Son Dakika
Çeltik fiyatları, üreticiyi memnun etmedi..!!3 kurumun ortaklaşa düzenlediği "Kermes ve Aşure Günü" için istenen para tepki çektiMarmara Bölgesi'ndeki Ziraat Odası başkanları endişelerini aktardıRuhsal Bakım Engelli Evi açılış için gün sayıyorKantar: “Gençlerimiz, ortaokulu bitirdiğinde Endüstri Meslek Lisesi’ne yönlendirilmeli”"Fuhuş yaptırmak"tan aranan şüpheli yakalandıBelediye Şehitlik Anıtı önünde aşure dağıttı34 göçmenin yakalandığı olayda 3 organizatör gözaltındaTers yönü kullanan sürücülere ceza kesildiBelediye, eski hastaneden adliyeye kadar olan yolu bütün şekilde asfaltladı

Kategori : Tarım

Meriç: “Çeltik, üreticiden 1,25-1,35 liraya alınıyor ancak, markette, 6,5 liraya satılıyor..!!”

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, “TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerekiyor. Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım.” dedi.

:::::::::::::::::::::::::
Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, dün yaptığı açıklamada; üreticinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi)’nun artık, fiyatlara müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.
“Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun
ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz”
Çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğinin altını çizerek, sözlerine başlayan Meriç, “Bugün itibariyle, piyasada ciddi bir karamsarlık söz konusu. Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz. Ancak, görünen o ki, umudumuz, umutsuzluğa dönüşmeye başladı. Eğer TMO yaşanan kötü gidişata müdahale etmediği takdirde, Trakya Bölgesi’nde intihar vak’aları devam edecektir. Yaşanan bu durum son derece üzücü bir durumdur. Gidişat bu şekilde devam ederse, üretici gelecek yıllarda ürün ekemez duruma gelecektir.” dedi.
“Hasat dönemi geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi”
TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerektiğine dikkat çeken Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Hasat döneminin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi. Ofis, neyi bekliyor bilmiyoruz. Üreticinin malı, traktör kasalarında, depolarında ya da dışarda branda altında bekliyor. Çünkü fiyatlar çok düşük seviyelerde ve üretici piyasanın canlanmasını bekliyor.”
“TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor”
“Fiyatların düşük olduğundan bahsettiniz. Peki, üretici ne kadara mal ediyor ve şuandaki satış fiyatı nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şunları söyledi: “Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Dolayısıyla, bu fiyatlara üretici malını satması durumunda zarar etme noktasına gelir. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar da, artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım. Eğer fiyat açıklamazsa ve mevcut fiyatlar devam etmesi durumunda, gelecek yıl kimse ekim yapamaz.” 
“Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında
alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor”
Çeltik fiyatları her geçen gün düşerken, marketlerdeki fiyatlarda hiçbir değişikliğin yaşanmadığını dile getiren Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor. Arada çok ciddi fiyat farkları var. 
Farkın çok fazla olmasını anlamak mümkün değil. Kısacası, piyasayı öldürdüler. Bundan ötürü de, hükümetin kötü gidişata el atması gerekiyor.”
“Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz”
“Üreticinin geçen yıllar ve bu yıl ki, durumları karşılaştığımızda ne tür farklılıklar vardır?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şöyle konuştu: “2015 yılı, karabasan yılıdır diyebiliriz. Ayçiçeğinde durum böyle. Sadece buğdayda, TMO’nun devreye girmesiyle, üretici rahat bir nefes aldı. Ancak, ayçiçeğinde başlayan sıkıntı, çeltikle devam etti. Çeltik, üreticisinin durumu daha kötü. Çünkü çeltik üreticisi, harman vadeli alışveriş yapıyor. Ekim ayında hasat olduğunda, kasım ayında bunu paraya dönüştüreceğini düşünerek, hareket ediyor. Fakat, mevcut fiyatlara mal satışı yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla, sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.”
“İcar fiyatları, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır”
Mehmet Emin Meriç, “Bazı üreticiler, icar fiyatlarının yüksek olduğunu dile getiriyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?” şeklindeki soruya ise, şöyle cevap verdi: “İcar fiyatları yüksek seviyelerde ve her geçen günde artmaktadır. Fiyatlar, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır. Geçen yıl 350-400 lira olan icar fiyatları, bu yıl 450-500 lira seviyesindedir. İcarla yer alan üreticiler, kara kara düşünüyorlar ve geriye vermeye başladılar. Üreticinin durumu kötüye gidiyor ve Allah yardımcısı olsun diyorum.”
“Hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım”
Meriç, sözlerini şöyle tamamladı: “Çeltik fiyatlarının düşmesi sadece biz, üreticileri değil; yanımızda çalıştırdığımız insanlara yansımaktadır. Üreticiler olarak, yanımızda çalıştırdığımız ve evine ekmek götüren insanlarda var. Eğer biz zarar ettiğimizde, çalışanlarımızda sıkıntıya düşecektir. Bundan ötürü de, hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım.” 

Mehmet Emin Meriç “Ortalama 700 kilo ve üzerinde mahsul almayı bekliyoruz”

 

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, yaptığı açıklamada, yaklaşan çeltik hasadıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, bu yıl çeltikte 1 lira 80 kuruş ile  2 lira arasında bir fiyat beklediklerini söyledi.

Mayıs  ayı itibariyle ilk tohumun toprakla buluştuğu çeltikte, zorlu bekleyiş, kısa süre sonra başlayacak olan hasat dönemiyle sona erecek. Bu yıl havaların da güzel gitmesiyle birlikte çeltik üreticilerinin yüzü gülerken, yüksek verim ve iyi fiyat beklentisi de iyice arttı.

“Bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek”

Konuyla ilgili konuşan Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı

 

 

Mehmet Emin Meriç’te, Keşan bölgesinde

 ilk hasadın Eylül ayının ikinci haftası itibariyle başlayacağını belirterek; “Allah kjısmet ederse, bu sene biz Keşan bölgesinde, Keşan olarak 10-12 Eylül gibi çeltik hasadına başlayacağız. Sanıyorum İpsala’da bizden birkaç gün önce veya sonra başlayacak. Ama bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek. Gördüğümüz kadarıyla şu an itibariyle genelde ilaçlamada, uçakların sayesinde başarılı olduk. Bu da verime yansıyacak. Her ne kadar tarlalarda biraz ot görünse de verim olarak bu sene beklediğimiz ürünü alacağız. Eğer ki, bu 10 gün içinde bir hastalık veya yağmur felaketi gelirse, bir şey söyleyemeyiz. Şu an itibariyle görülen bu.” dedi.

“Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum”

Hasat hazırlıklılarının başladığını ve bu yıl üreticilerin ortalama 700 kilo ve üzerinde ürün beklediğini aktaran Meriç; “Herkes makinelerini hazırladı, bakımlarını yaptı. Tarlaların bir kısmından suları çekmeye başladılar veya son sularını veriyorlar. Bundan sonra da artık hasada başlanılacak. Beklenti büyük, her sene olduğu gibi büyük umutlarla işin içine giriyoruz.  Beklentilerimiz, 700 kilonun altında olmaması. Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum. Bunu Enez ve İpsala’da üreticilerle yaptığım görüşmelerde de doğruladım. Bizim burada fiyat olarak da bir beklentimiz var. Hava sıcaklıklarından dolayı mahsulde bazı yerlerde haşlama yaptı. Şu 10 gün poyraz esmesi, bizleri rahatlattı. Yoksa lodos varken tam hastalık başlamıştır. 1 haftadır bu poyraz esmesi, en azından tane döneminde bize fayda sağladı, bu da verime yansıyacaktır.” şeklinde konuştu.

“1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz”

Çeltikte bu yıl iyi bir fiyat beklediklerini söyleyen Mehmet Emin Meriç; şunları söyledi: “Fiyat olarak  da beklediğimiz, 1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz.Bunun altında fiyat açıklandığı takdirde malımızı sattığımızda büyük bir kabus yaşarız. Yine 2 liranın da üzerinde olmaması lazım. Çünkü burada üreticilerin yanı sıra, tüketicileri de düşünmemiz lazım. Çünkü burada 700-800 bin kişi bunun ekimiyle ilgileniyorsa, 80 milyon kişi de bunu tüketiyor. Bu ülkede yaşıyorsak, bu insanımızı da düşünmemiz gerekiyor.

“İthal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor”

Mehmet Emin Meriç, sözlerinin devamında ise yaşanan bir sıkıntıdan bahsederek; “En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi de, piyasadaki denetimsizlikten dolayı bizim Osmancık pirinci diye satılan pirincin tamamına ithal edilen pirinçlerin karıştırılması. Hindistan’dan, Pakistan’dan gelen pirinçler, bizim pirinçlerimizle karıştırılıyor. Bu da bizim ürettiğimiz pirincin damak tadını bozuyor. Aslında bu pirinç karıştırılmasa, tedbir alınsa, paketlerin üzerinde nerede üretildiği ve kim tarafından üretildiği yazılsa, bu pirinçler daha düşük fiyata tüketiciye ulaşabilir. Hem de damak tadı farklı olur. O nedenle ithal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir”

Beklenilen fiyatın bu yıl üreticiye verilmesi gerektiğini aktaran Meriç; şunları söyledi: “Eğer ki devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir.  Zaten dolarda ciddi bir yükselme söz konusu. Zaten bizim ürettiğimiz kaliteli pirinci, 2 liranın altında bir fiyatla ithal edemezler. O zaman dünyada bu ise bizim pirincimiz de bunun altında gitmemeli. Buğdayda olduğu gibi, dışarıdan 80 kuruşa alınan buğdayın aynı kalitesini, Türkiye’de 60 kuruşa alıyorlar. Burada azcık devlet ithalatla ilgili çalışma yaparsa, bizim pirincimiz bu fiyatı bulur. Fırsatçılara da müsaade edilmemeli. Üreticiler, 60 randımanlı pirincini, 1 lira 80 kuruşla, 2 liranın altında satmasınlar. Bütün üreticilere bunu çok rahat söylüyorum.”

“TMO’nun bize güven vermesi gerekiyor”

TMO’nun müdahale edip etmemesi konusunda da görüş belirten Mehmet Emin Meriç; şöyle konuştu: “TMO 3 yıldır çeltikte fiyat açıklamıyor. Ancak söylenilen, ‘Biz eğer çok aşağı düşerse veya 2 liranın üzerine çıkarsa, müdahale eder fiyat açıklarız’ şeklinde TMO’dan görüş belirtiliyor.  TMO’nun bize bu anlamda bir güven vermesi gerekiyor. BU konuda İpsala’daki çeltik üreticilerimiz Ankara’ya gittiğinde görüşmelerde bulundu. Orada TMO’nun ‘Biz hem üreticiyi, hem tüketiciyi kollamak zorundayız’ dediklerini öğrendik.  TMO özellikle bu sene buğdayda çok doğru bir politika yaptı. Eğer ki TMO o fiyatı açıklamasaydı, buğday fiyatı 60 kuruş, 50 kuruşa kadar düşecekti. Ayçiçeğinde de eğer Trakya Birlik fiyat açıklamasaydı, Ayçiçeği 1 lira 70 kuruştan satılacaktı. Ama fiyat açıklandıktan sonra çiftçi perişan oldu. Trakya topraklarının %65’i ayçiçeği, %35’i de buğday ve çeltik. Ama ayçiçeği eken üreticilerin tamamı perişan. İnşallah bu sıkıntıyı çeltikte yaşamayız.”

Son Eklenenler

Çeltik fiyatları, üreticiyi memnun etmedi..!!

TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) Genel Müdürlüğü dün yaptığı açıklamada, 2019 dönemi çeltik alım fiyatlarını açıkladı.

TMO; baldo, Gönen, Edirne çeşit çeltiklerin tonu 3 bin 800 TL, cammeo, romeo, keshan, galileo, tunca, köprü cl, özgür cl, güneş cl, beşer, proteo, fedra, barone cl 3 bin 500 TL, osmancık-97, gala, çakmak, efe, yatkın, paşalı, halilbey, durağan, kızıltan, hamzadere, sur cl, ülfet, sarhan, ımı 2554, boyabatkalesi, rekor cl, diğer yerli ıslah çeşitler 3 bin 50 TL, vasco, ronaldo, meco, nembo, colombo cl, kikko, ribaldo, 7721, rocca, diğer yabancı ıslah çeşitler 2 bin 900 TL, luna 2 bin 700 TL olarak açıklandı.

Konuyla ilgili olarak, dün, Keşanlı çeltik üreticisi Mehmet Emin Meriçve İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Sedat Balcılar, İpsala Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan görüşlerini aldık.

Meriç: “Ofis, çeltik alımı yapacağını

ifade ediyor ancak, Keşan’da yok”

TMO tarafından çeltik fiyatlarının açıklandığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Meriç, şunları söyledi: “Açıklanan çeltik fiyatları çok kötü değil ama çok iyi de diyemeyiz. Çeltik maliyetleri geçmiş yıllara yüksek seviyede. Ofis,çeltik alımı yapacağını ifade ediyor ancak, Keşan’da yok. Edirne’de yetkililerle yaptığımız görüşmede, Keşan’daki çeltik üreticisi ürününü İpsala’ya götürsün deniliyor. İpsala’daki ofisin depoları, oradaki üreticilere yeterli olmayacak. Keşan’da, 60 bin ya da 80 bin dönüm alanda çeltik ekimi yapılıyor. Peki, bu kadar geniş alanda ekim yapan Keşanlı üreticiler ne yapacak? Keşan’daki TMO’yu devir alan firma, çeltik üreticisinin derdine nasıl çare üretecek? Bu konuda, üreticilerin bilgilendirilmesini bekliyoruz.Osmancık cinsi pirinç, yerli üretim ve bu ürünün desteklenmesi gerekirken, fiyatın çok aşağı da olduğunu görmekteyiz.”

Balcılar: “Çiftçi, nakavt oldu”

TMO’nun çeltik fiyatını açıklamasının ardından çiftçinin nakavt olduğunun altını çizen Balcılar, şöyle konuştu: “Çeltik üreticisi geçen yıl, cameo cinsi çeltiğin tonunu 3 bin 500 TL’ye satışını yaptı. Aradan geçen 1 yılın ardından TMO’nun açıkladığı fiyat yine aynı oldu. Fakat, çiftçinin maliyeti 1 yıllık süreç içerisinde yüzde 40 oranında arttı. Üreticinin eline geçen para ise, yine aynı oldu. Dolayısıyla, çeltik üreticisi, sermayesinin yüzde 40’ını kaybetti ve fakirleşti. TMO fiyat açıklamadan önce, Osmancık cinsi çeltik, 3 bin 200-3 bin 250 TL seviyesinde satılıyordu. TMO, 3 bin 50 TL olarak fiyat açıkladı. TMO, hiç fiyat açıklamasa daha iyiydi. Bu durum çiftçiye destek değil, köstek oldu.”

“Üretici olarak, açıklanan

fiyattan memnun değiliz”

Sedat Balcılar sözlerini şöyle tamamladı: “TMO, 10 gün içerisinde alımlara başlar. Çiftçinin ürününü TMO’ya vermekten başka bir çaresi yok. Çünkü çiftçinin ilaç kullanımı, diğer masrafları var ve bu ürünü bir şekilde satmak zorunda. Çiftçi, ürününü satmayıp bekletme durumu gibi bir şansı da yok. Ürününü satıp, borçlarını ödeyecek. Üretici olarak, açıklanan fiyattan memnun değiliz.”

Darcan: "Maliyet fiyatına Osmancık cinsinin fiyatını açıklarsanız üreticinin sonu olur"

TMO'nun açıkladığı çeltik fiyatlarını "İyi görmüyoruz" diyerek değerlendiren Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve aynı zamanda TZOB (Türkiye Ziraat Odaları Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, fiyatların memnun etmediğini belirterek, "Açıklanan fiyatlar, maliyet fiyatlarına göre düşük. Kaliteye göre; Luna 2.70 TL, diğer yabancı ıslah çeşitleri 2.90 TL, Osmancık-Gala-yerli ıslah çeşitleri 3.05 TL, Cameo 3.50 TL, Baldo-Gönen-Edirne çeşit çeltikler ise 3.80 TL olarak belirlenmiş. Çeltik üreticileri olarak maliyetlerimiz unutulmamalı. Ayrıca sulamanın, kira bedelinin yüksek olduğu yerler de var. Dönüm maliyetleri daha üst seviyelerde. Luna'da 700-800 kilo verim elde edilebilir. Osmancık cinsinde 800 kilo ortalama yakalamak zor. Osmancık çeşidinde en iyi ihtimalle 700 kg verim alınır. Baldo cinsinde de aynı verimden bahsedemeyiz. Dane maliyeti de 3 TL civarında. Siz maliyet fiyatına Osmancık cinsinin fiyatını açıklarsanız üreticinin sonu olur. Çeltiğe verilen destek zaten yıllardır 10 kuruş olarak kaldı. Fiyatları üreticiler olarak iyi görmüyoruz. TMO alım yapacak. Lisanslı depoya ürününü getirene de garantisini verdiler. Fiyatlar çok hoş değil, piyasayı nasıl etkileyecek bilmiyoruz." dedi.

Haber: (Deniz ÇİL- İlker GÜREL)

 

 

3 kurumun ortaklaşa düzenlediği "Kermes ve Aşure Günü" için istenen para tepki çekti

Keşan Kaymakamlığı, Keşan Belediye Başkanlığı ve Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlediği, ilk ve orta dereceli okullarda eş zamanlı başlayan "Kermes ve Aşure Günü" etkinliği için velilerden bazı okullarda 8, bazı okullarda ise 10'ar TL para istenmesi, bazı velilerin tepkisini çekti.

Keşan Kaymakamlığı, Keşan Belediye Başkanlığı ve Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığında, ilk ve orta dereceli 22 okulda düzenlenen "Kermes ve Aşure Günü" etkinliği, dün saat 12.00'de başladı. Etkinlik kapsamında, bazı okullarda pilav, ayran ve aşure, bazı okullarda ise lokma, ayran, çiğ köfte ve aşure dağıtıldı.

Helvacıoğlu: "Aileleri, velileri kaynaştıralım, bir araya getirelim istedik"

Eş zamanlı başlayan etkinliklere, Ahmet Yenice Ortaokulu'nda katılan, Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz ile bazı Belediye Meclisi üyeleri, lokma, ayran ve çiğ köfteden oluşan menüyü, öğrencilere dağıttı. Burada etkinlik ile ilgili açıklamalarda bulunan Helvacıoğlu, etkinliğin Keşan'daki 22 ilk ve orta dereceli okulda aynı anda başladığını belirterek, "Bu yıl kermesleri Muharrem Ayı'na denk getirdik. Kermesler her zaman ilk baharda yapılıyordu. Biz erken yapalım istedik. Aileleri, velileri kaynaştıralım, bir araya getirelim istedik. Herkes memnun ve mutlu. Keşan'da bir ilki yapıyoruz. Eğitim en önemli dinamiklerden biri. Eğitime her zaman önem veriyoruz. Belediyecilik olarak da eğitime önem vereceğiz." dedi. Hazırlanan menülerin öğrencilere dağıtılmasının ardından, aynı menü protokol üyelerine okulun Öğretmenler Odası'nda ikram edildi.

Velilerden istenen 8 TL tepki çekti

Okullarda eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bu etkinliğin bir gün öncesinde, bazı okul velilerinden 8, bazı okul velilerinden ise 10 TL istendiği iddia edildi. Velilerin cep telefonlarına gönderilen mesajda; "Salı günü aşure pilav ayran 8 TL okul kermesi yapılacak diğer velilerimize duyurur musunuz?" şeklindeki ifadeler sonrasında şaşkınlık yaşayan veliler, okullarda düzenlenen kermeslerde, velilerin yiyecek ya da içecekler hazırlayarak satışa sunduğunu ve buradan elde edilen gelirin okulların harcamalarında kullanıldığını hatırlatarak, etkinlik olmadan, üstelik de aşurelerin Keşan Belediyesi tarafından dağıtılacağının açıklanmasına rağmen peşin ücret talep edilmesine anlam veremediklerini söyledi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Marmara Bölgesi'ndeki Ziraat Odası başkanları endişelerini aktardı

Marmara Bölgesi il ve ilçelerindeki Ziraat Odaları'nın başkanları, dün Edirne'de düzenlenen toplantıda bir araya gelirken, burada yapılan basın açıklamasında, alım fiyatı aşağı inen ayçiçeği ile ilgili endişeler dile getirildi.

Edirne'de düzenlenen toplantıda, aşağı inen ayçiçeği alım fiyatları ile ilgili basın açıklamasını ziraat odaları başkanları adına TZOB (Türkiye Ziraat Odaları Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan yaptı. Sözlerine, ayçiçeğinin, ülkenin ve bölgenin ekonomisi açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu dile getirerek başlayan Darcan, "Sıvıyağ tüketimimizin yüzde 76’sı, tohumları yüzde 40-45 oranında yağ içeren ayçiçeğinden karşılanmaktadır. Küspesinin içerdiği yüzde 30-40 oranındaki protein ile de hayvan beslemesinde değerli bir yem olan ayçiçeği, sabun ve boya sanayinde değerlendirilmekte; sapları da yakacak olarak kullanılmaktadır. Sapların yakılması ile oluşan kül ise yüzde 36-40 oranında potasyum içermekte ve gübre olarak değerlendirilebilmektedir. 2018 yılında 1 milyon 800 bin ton olarak gerçekleşen yağlık ayçiçeği üretiminin 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına göre yüzde 11 artışla, 2 milyon ton olması beklenmektedir. Bu üretim rekor düzeydedir. 2 milyon ton üretim, ülkemizde bu yıla kadar görülen en yüksek üretim rakamıdır. Her türlü zorluğa rağmen üreticimiz üretmeye devam etmektedir. Üretim artışında; İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ekim alanlarının artması, yağ açığının kapatılması amacıyla yapılan destekler, son yıllarda yaşanan verim artışı, Çukobirlik ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin ayçiçeği alımına başlaması gibi gelişmelere etkili olmuştur. Verim miktarındaki artışın yanında ekim alanlarının artması ayçiçeği üretiminin artmasına neden olmuştur. Son 10 yılda ekim alanları yüzde 26 oranında artarken ayçiçeği verimi yüzde 49 oranında artış göstermiştir. Ekim alanları ve verimdeki artışla birlikte son on yılda ayçiçeği üretimi yüzde 87 oranında artmıştır. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlu bitkiler içerisinde ayçiçeğinin payı yüzde 45’dir. Ülkemizde halkın genelde bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesi ayçiçeğinin önemini artırmaktadır. Çerezlik tüketimi amaçlı da üretim yapılmaktadır. Yağlık ayçiçeği üretimi ülke geneline yayılmış olmakla birlikte, üç bölgede yoğunlaşmıştır. Türkiye ayçiçeği üretiminin yüzde 87 Marmara, İç Anadolu ve Karadeniz  bölgelerinde gerçekleştirilmektedir." dedi.

"Doların daha da gerilemesi durumunda bu fiyat daha da gerileyecek mi?"

 Marmara Bölgesi'nin, toplam üretimden yüzde 55 pay aldığı bilgisini veren Hüseyin Darcan, "İç Anadolu bölgesi yüzde 21, Karadeniz Bölgesi yüzde 11 oranında pay almaktadır. Ayçiçeği üretiminde il düzeyinde de yoğunlaşma vardır. 4 ilde gerçekleştirilen üretim, toplam üretimin yüzde 60’ını oluşturmaktadır. Bu illerden Tekirdağ, toplam üretimin yüzde 19’unu karşılayarak ilk sırada yer almaktadır. Tekirdağ ilini, Konya, Edirne ve Kırklareli illeri takip etmektedir. Bu illerimizi sırasıyla Adana, Çorum, Çanakkale, Tokat, İstanbul ve Samsun izlemektedir. Bu yıl ayçiçeğinin ekiminden hasadına kadar geçen süreçte yağışlar yeterli düzeyde gerçekleşmiştir. Ayçiçeği veriminde geçen yıla göre artış beklenmektedir. Bu beklenti 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına da yansımıştır. Ayçiçeği hasadı ilk olarak Temmuz ayı sonunda Çukurova’da başlamış olup, Ağustos ayı itibari ile Marmara Bölgesi ve diğer bölgelerde de artmıştır. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli 8 Ağustos’ta yüzde 40 yağ oranlı, yüzde 9 rutubetli ve yüzde 2-4 yabancı madde içerikli yağlık ayçiçeği fiyatını 2,5 TL/kg olarak belirlemiştir. Birliğimizce yapılan çalışma sonucunda ayçiçeğinin 2019 yılı maliyeti 2,46 TL/kg olarak tespit edilmiştir. Açıklanan 2,5 TL/kg fiyat, Birliğimiz tarafından açıklanan maliyetin yüzde 1,6 üzerindedir. Trakya Birlik ve Tarım Kredi Kooperatifi bu fiyattan alıma başlamıştır. Ancak bilindiği üzere gümrük vergi oranları üreticimizi korumaya yetmemektedir. Dolar kuru yüksekliği nedeniyle yapılan ithalat maliyeti de 2.500 Ton/TL seviyesindeydi. Ancak geçtiğimiz haftadan itibaren dolar kurunda görülen gerileme ayçiçeği fiyatına yansımış ve piyasada fiyatlar 2.200 Ton/TL’ye kadar gerilemiştir. Doların daha da gerilemesi durumunda bu fiyat daha da gerileyecek mi? Bu kabul edilir bir durum değildir. Trakya Birlik 2500 Ton/TL’ye ürün almaya devam ediyor. Sonuçta ne olacak? Üretici ürününü piyasaya değil, Trakya Birlik’e teslim edecek ve piyasada yağ fiyatlarının ithal ürünle düşmesi durumunda Trakya Birlik zarar edecek. Bu durumdan hem üretici hem de Trakya Birlik zarar görecek. Hasat döneminde bu tür ani değişimlere karşı hızlı önlemler alınmalıdır. Gümrük vergi oranı piyasayı koruyamıyor ise referans fiyatlar artırılarak, düşük fiyatlı ürün ithalatı engellenmelidir. Bu nedenledir ki ayçiçeğinde referans fiyat üreticilerimiz için büyük önem taşımaktadır. Hali hazırda ayçiçeğinde ton başına ithal fiyatların bin 450 lira seviyesinde olduğu dikkate alındığında üreticilerimiz tedirginlik içindedir. Geçmiş yıllardaki uygulamalara bakıldığında 800 dolar/Ton’a kadar çıkarılan referans fiyat üreticilerimiz tarafından yerinde bir karar olarak değerlendirilmiştir.  Bu yılda da referans fiyatın 700 dolar/tona yükseltilmesini bekliyoruz. Bu ton başına alınan verginin 90 dolardan 140 dolar seviyesine çıkartılması demektir. Gelen ithal ürün maliyetinin ton başına 50 dolar artması iç piyasa fiyatlarının gerilemesini engelleyecektir. Ayrıca, 2017 yılında yağlı tohum, bitkisel yağ ve bunların küspelerinin işlenmesi sonucu arta kalan küspelerinin ithalatı için ödenen döviz miktarı3,2 milyar dolar iken 2018 yılında bu rakam yüzde 9,4 düşüşle 2,9 milyar dolara gerilemiştir. Artan üretimle birlikte, ithalata duyulan ihtiyaç da azalacaktır. Üreticilerimizin bir sonraki sezonda üretime devam edebilmesinin sağlanması, üretimin cazip hale gelmesi bakımından fiyat düşüşleri önlenmelidir. Üreticilerimizin alın terinin karşılığını alması, hem üreticilerimizin hem ülkemizin kazançlı çıkması en büyük temennimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle ayçiçeği üreticilerimize bereketli bir hasat dönemi diliyorum." diye konuştu

Haber: İlker GÜREL

 

Ruhsal Bakım Engelli Evi açılış için gün sayıyor

Vural İnşaat Sahibi Adnan Vural yaptığı açıklamada; Ruhsal Bakım Engelli Evi’ndeki çalışmalar ve inşaat sektörünün durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Kasım ya da aralık ayında

açılışımızı gerçekleştireceğiz”

Aşağı Zaferiye Mahallesi’nde, atıl durumda bulunan yurt binasının Ruhsal Bakım Engelli Evi olarak hazırlandığını belirten Vural, “Binamızda gerekli güçlendirme çalışmaları yapıldı. Mevcut binamıza 2 adet asansör ilave ettik. Yeni yönetmeliğe göre; yangın merdiveni demirden değil, betondan olması gerekiyormuş. Bizlerde ona göre, gerekli dizaynı yaptık. Herhangi bir aksilik yaşanmaması durumunda, kasım ya da aralık ayında tüm çalışmalarımız tamamlanıp, açılışımızı gerçekleştireceğiz. Ruhsal Bakım Engelli Evi’nin açılmasıyla birlikte, yaklaşık 45-50 kişi istihdam edilmiş olacak. Bu merkezin açılmasıyla birlikte bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır.” dedi.

“2020 yılı, inşaat sektörü

açısından son derece iyi olacaktır”

İnşaat sektörünün durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Adnan Vural, sözlerini şöyle tamamladı: “Faiz oranlarının düşmesiyle birlikte, inşaat sektöründe belli bir canlılık yaşanmaya başladı. 2020 yılı, inşaat sektörü açısından son derece iyi olacaktır. Faizlerde düşüş yaşanırsa, sektör eski günlerine geri dönüş yapar. Parası olan insanlarda, konut alma konusunda adım atacaktır. İnşallah, sektörümüz her şey daha iyi olur.”

(Haber-Foto: Nilüfer ÇELİK)

Kantar: “Gençlerimiz, ortaokulu bitirdiğinde Endüstri Meslek Lisesi’ne yönlendirilmeli”

Yenimescit Mahallesi Muhtarı Fikret Kantar, yaptığı açıklamada; Yenimescit’in yanı sıra, Keşan’ın diğer mahallerinde de, işsiz insanların bulunduğunu belirterek, “Yetkililerin yaşanan işsizlik sorununa çözüm üretmesini istiyoruz.” dedi.

“Mahallemizde işsiz insan olduğu kadar Keşan’ın

diğer mahallelerinde de, işsiz insanlar bulunuyor”

Yenimescit Mahallesi’nin belli bölgelerinde yaşayan vatandaşların eğitimsiz olması nedeniyle, işsiz kaldığını belirten Kantar, şunları söyledi: “Vasıflı ve kalifiye eleman yok. Ama günlük işlere gidiliyor. Günlük işlerde, insan gücüne dayalı işlerdir. Mahallemizdeki insanlar mevsimlik işlere giderek geçimlerini sağlıyorlar. Bunun yanı sıra; İŞKUR kanalıyla, alımlar yapılıyor. Ama bunlarda 6 aylık ya da 9 aylık işlerdir. İŞKUR, mahallemizden ne kadar kişi işe alabilir ki? Bizim mahallemizde işsiz insan olduğu kadar Keşan’ın diğer mahallelerinde de, işsiz insanlar bulunuyor. Hangi birine iş bulup, istihdam edebilecek ki? Yetkililerin yaşanan işsizlik sorununa çözüm üretmesini istiyoruz.”

“Gençlerimiz, ortaokulu bitirdiğinde

Endüstri Meslek Lisesi’ne yönlendirilmeli”

Mahallede yaşayan gençlerin önünün açılması için adım atılması gerektiğine kayıt düşen Fikret Kantar, sözlerine şöyle devam etti: “Gençlerimiz, ortaokulu bitirdiğinde Endüstri Meslek Lisesi’ne yönlendirilmesi gerekiyor. En azından bir meslek sahibi olarak okullardan mezun olsunlar. Vasıflı ve kalifiye eleman olarak yetiştirilirse, en azından iş bulma imkanları olacaktır.”

“Üniversite mezunlarımız, kendi işlerini yapamıyor”

Kantar, sözlerini şöyle tamamladı: “Mahallemizde, 4 yıllık ve 2 yıllık üniversite mezunlarımız var. Ama bazıları iş bulamadıkları için mezun oldukları branşların dışında işler yaptığını görmekteyiz. Üniversite mezunu kardeşlerimiz seyyar esnaflık yapıyor, çöpte çalışıyor, marangozluk, mermercilik yapıyorlar. İngilizce ve Tarih öğretmeni olan kardeşlerimiz de kendi mesleklerini icra edemiyorlar. Dolayısıyla, yaşanan durumu gören gençlerimizde, ‘okusam ne olacak ki?’ şeklinde yanlış bir düşünce içerisine giriyor. Gençler, simit satıp; boyacılık yaparak aile bütçesine katkı sağlayabileceğini dile getiriyor. Eğitimli gençlerimiz bulunuyor ama rol modelimiz bulunmuyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar