Son Dakika
Mezbaha İşletmeciliği, Belediye ve Borsa işbirliğinde yenilenmeye devam edecekBoyalık, Afrin operasyonunu ve ekonomiyi değerlendirdi Gaytancıoğlu: “Çocuk istismarında bulunanlar, hadım edilmeli..!!”Keşan'da "Okuryazarlık Seferberliği" başladıİşçimen, Adana fuarını değerlendirip TAPDK konusunda üyeleri bilgilendirdiBu yamaların yarısı asfalt yarısı beton“İnsanlar bu yıl da sorunlarıyla baş başa kalacak”İYİ Parti'de görev dağılımı yapıldıPaşayiğit'te çözümün adı: "Beton bariyer"--Kavşak çalışması, esnafın işlerini vurdu

Kategori : Tarım

Meriç: “Çeltik, üreticiden 1,25-1,35 liraya alınıyor ancak, markette, 6,5 liraya satılıyor..!!”

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, “TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerekiyor. Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım.” dedi.

:::::::::::::::::::::::::
Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, dün yaptığı açıklamada; üreticinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi)’nun artık, fiyatlara müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.
“Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun
ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz”
Çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğinin altını çizerek, sözlerine başlayan Meriç, “Bugün itibariyle, piyasada ciddi bir karamsarlık söz konusu. Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz. Ancak, görünen o ki, umudumuz, umutsuzluğa dönüşmeye başladı. Eğer TMO yaşanan kötü gidişata müdahale etmediği takdirde, Trakya Bölgesi’nde intihar vak’aları devam edecektir. Yaşanan bu durum son derece üzücü bir durumdur. Gidişat bu şekilde devam ederse, üretici gelecek yıllarda ürün ekemez duruma gelecektir.” dedi.
“Hasat dönemi geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi”
TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerektiğine dikkat çeken Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Hasat döneminin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi. Ofis, neyi bekliyor bilmiyoruz. Üreticinin malı, traktör kasalarında, depolarında ya da dışarda branda altında bekliyor. Çünkü fiyatlar çok düşük seviyelerde ve üretici piyasanın canlanmasını bekliyor.”
“TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor”
“Fiyatların düşük olduğundan bahsettiniz. Peki, üretici ne kadara mal ediyor ve şuandaki satış fiyatı nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şunları söyledi: “Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Dolayısıyla, bu fiyatlara üretici malını satması durumunda zarar etme noktasına gelir. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar da, artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım. Eğer fiyat açıklamazsa ve mevcut fiyatlar devam etmesi durumunda, gelecek yıl kimse ekim yapamaz.” 
“Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında
alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor”
Çeltik fiyatları her geçen gün düşerken, marketlerdeki fiyatlarda hiçbir değişikliğin yaşanmadığını dile getiren Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor. Arada çok ciddi fiyat farkları var. 
Farkın çok fazla olmasını anlamak mümkün değil. Kısacası, piyasayı öldürdüler. Bundan ötürü de, hükümetin kötü gidişata el atması gerekiyor.”
“Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz”
“Üreticinin geçen yıllar ve bu yıl ki, durumları karşılaştığımızda ne tür farklılıklar vardır?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şöyle konuştu: “2015 yılı, karabasan yılıdır diyebiliriz. Ayçiçeğinde durum böyle. Sadece buğdayda, TMO’nun devreye girmesiyle, üretici rahat bir nefes aldı. Ancak, ayçiçeğinde başlayan sıkıntı, çeltikle devam etti. Çeltik, üreticisinin durumu daha kötü. Çünkü çeltik üreticisi, harman vadeli alışveriş yapıyor. Ekim ayında hasat olduğunda, kasım ayında bunu paraya dönüştüreceğini düşünerek, hareket ediyor. Fakat, mevcut fiyatlara mal satışı yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla, sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.”
“İcar fiyatları, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır”
Mehmet Emin Meriç, “Bazı üreticiler, icar fiyatlarının yüksek olduğunu dile getiriyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?” şeklindeki soruya ise, şöyle cevap verdi: “İcar fiyatları yüksek seviyelerde ve her geçen günde artmaktadır. Fiyatlar, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır. Geçen yıl 350-400 lira olan icar fiyatları, bu yıl 450-500 lira seviyesindedir. İcarla yer alan üreticiler, kara kara düşünüyorlar ve geriye vermeye başladılar. Üreticinin durumu kötüye gidiyor ve Allah yardımcısı olsun diyorum.”
“Hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım”
Meriç, sözlerini şöyle tamamladı: “Çeltik fiyatlarının düşmesi sadece biz, üreticileri değil; yanımızda çalıştırdığımız insanlara yansımaktadır. Üreticiler olarak, yanımızda çalıştırdığımız ve evine ekmek götüren insanlarda var. Eğer biz zarar ettiğimizde, çalışanlarımızda sıkıntıya düşecektir. Bundan ötürü de, hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım.” 

Mehmet Emin Meriç “Ortalama 700 kilo ve üzerinde mahsul almayı bekliyoruz”

 

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, yaptığı açıklamada, yaklaşan çeltik hasadıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, bu yıl çeltikte 1 lira 80 kuruş ile  2 lira arasında bir fiyat beklediklerini söyledi.

Mayıs  ayı itibariyle ilk tohumun toprakla buluştuğu çeltikte, zorlu bekleyiş, kısa süre sonra başlayacak olan hasat dönemiyle sona erecek. Bu yıl havaların da güzel gitmesiyle birlikte çeltik üreticilerinin yüzü gülerken, yüksek verim ve iyi fiyat beklentisi de iyice arttı.

“Bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek”

Konuyla ilgili konuşan Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı

 

 

Mehmet Emin Meriç’te, Keşan bölgesinde

 ilk hasadın Eylül ayının ikinci haftası itibariyle başlayacağını belirterek; “Allah kjısmet ederse, bu sene biz Keşan bölgesinde, Keşan olarak 10-12 Eylül gibi çeltik hasadına başlayacağız. Sanıyorum İpsala’da bizden birkaç gün önce veya sonra başlayacak. Ama bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek. Gördüğümüz kadarıyla şu an itibariyle genelde ilaçlamada, uçakların sayesinde başarılı olduk. Bu da verime yansıyacak. Her ne kadar tarlalarda biraz ot görünse de verim olarak bu sene beklediğimiz ürünü alacağız. Eğer ki, bu 10 gün içinde bir hastalık veya yağmur felaketi gelirse, bir şey söyleyemeyiz. Şu an itibariyle görülen bu.” dedi.

“Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum”

Hasat hazırlıklılarının başladığını ve bu yıl üreticilerin ortalama 700 kilo ve üzerinde ürün beklediğini aktaran Meriç; “Herkes makinelerini hazırladı, bakımlarını yaptı. Tarlaların bir kısmından suları çekmeye başladılar veya son sularını veriyorlar. Bundan sonra da artık hasada başlanılacak. Beklenti büyük, her sene olduğu gibi büyük umutlarla işin içine giriyoruz.  Beklentilerimiz, 700 kilonun altında olmaması. Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum. Bunu Enez ve İpsala’da üreticilerle yaptığım görüşmelerde de doğruladım. Bizim burada fiyat olarak da bir beklentimiz var. Hava sıcaklıklarından dolayı mahsulde bazı yerlerde haşlama yaptı. Şu 10 gün poyraz esmesi, bizleri rahatlattı. Yoksa lodos varken tam hastalık başlamıştır. 1 haftadır bu poyraz esmesi, en azından tane döneminde bize fayda sağladı, bu da verime yansıyacaktır.” şeklinde konuştu.

“1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz”

Çeltikte bu yıl iyi bir fiyat beklediklerini söyleyen Mehmet Emin Meriç; şunları söyledi: “Fiyat olarak  da beklediğimiz, 1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz.Bunun altında fiyat açıklandığı takdirde malımızı sattığımızda büyük bir kabus yaşarız. Yine 2 liranın da üzerinde olmaması lazım. Çünkü burada üreticilerin yanı sıra, tüketicileri de düşünmemiz lazım. Çünkü burada 700-800 bin kişi bunun ekimiyle ilgileniyorsa, 80 milyon kişi de bunu tüketiyor. Bu ülkede yaşıyorsak, bu insanımızı da düşünmemiz gerekiyor.

“İthal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor”

Mehmet Emin Meriç, sözlerinin devamında ise yaşanan bir sıkıntıdan bahsederek; “En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi de, piyasadaki denetimsizlikten dolayı bizim Osmancık pirinci diye satılan pirincin tamamına ithal edilen pirinçlerin karıştırılması. Hindistan’dan, Pakistan’dan gelen pirinçler, bizim pirinçlerimizle karıştırılıyor. Bu da bizim ürettiğimiz pirincin damak tadını bozuyor. Aslında bu pirinç karıştırılmasa, tedbir alınsa, paketlerin üzerinde nerede üretildiği ve kim tarafından üretildiği yazılsa, bu pirinçler daha düşük fiyata tüketiciye ulaşabilir. Hem de damak tadı farklı olur. O nedenle ithal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir”

Beklenilen fiyatın bu yıl üreticiye verilmesi gerektiğini aktaran Meriç; şunları söyledi: “Eğer ki devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir.  Zaten dolarda ciddi bir yükselme söz konusu. Zaten bizim ürettiğimiz kaliteli pirinci, 2 liranın altında bir fiyatla ithal edemezler. O zaman dünyada bu ise bizim pirincimiz de bunun altında gitmemeli. Buğdayda olduğu gibi, dışarıdan 80 kuruşa alınan buğdayın aynı kalitesini, Türkiye’de 60 kuruşa alıyorlar. Burada azcık devlet ithalatla ilgili çalışma yaparsa, bizim pirincimiz bu fiyatı bulur. Fırsatçılara da müsaade edilmemeli. Üreticiler, 60 randımanlı pirincini, 1 lira 80 kuruşla, 2 liranın altında satmasınlar. Bütün üreticilere bunu çok rahat söylüyorum.”

“TMO’nun bize güven vermesi gerekiyor”

TMO’nun müdahale edip etmemesi konusunda da görüş belirten Mehmet Emin Meriç; şöyle konuştu: “TMO 3 yıldır çeltikte fiyat açıklamıyor. Ancak söylenilen, ‘Biz eğer çok aşağı düşerse veya 2 liranın üzerine çıkarsa, müdahale eder fiyat açıklarız’ şeklinde TMO’dan görüş belirtiliyor.  TMO’nun bize bu anlamda bir güven vermesi gerekiyor. BU konuda İpsala’daki çeltik üreticilerimiz Ankara’ya gittiğinde görüşmelerde bulundu. Orada TMO’nun ‘Biz hem üreticiyi, hem tüketiciyi kollamak zorundayız’ dediklerini öğrendik.  TMO özellikle bu sene buğdayda çok doğru bir politika yaptı. Eğer ki TMO o fiyatı açıklamasaydı, buğday fiyatı 60 kuruş, 50 kuruşa kadar düşecekti. Ayçiçeğinde de eğer Trakya Birlik fiyat açıklamasaydı, Ayçiçeği 1 lira 70 kuruştan satılacaktı. Ama fiyat açıklandıktan sonra çiftçi perişan oldu. Trakya topraklarının %65’i ayçiçeği, %35’i de buğday ve çeltik. Ama ayçiçeği eken üreticilerin tamamı perişan. İnşallah bu sıkıntıyı çeltikte yaşamayız.”

Son Eklenenler

Mezbaha İşletmeciliği, Belediye ve Borsa işbirliğinde yenilenmeye devam edecek

Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, dün Keşan TB (Ticaret Borsası) Mezbaha İşletmeciliği'ni ziyaret ederken, ziyarette yaptığı açıklamada, mezbahada güneş enerji panelleri ve soğuk hava deposu çalışmaları yapılacağını dile getirirken, Canlı Hayvan Borsası ve mezbahanın Keşan ekonomisine katkılarına dikkat çekildi.

Saat 13.30 sıralarında, Keşan TB Mezbaha İşletmeciliği'ne gelen Mehmet Özcan ve beraberindeki Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Feyzi Engin, Keşan Belediyesi Meclis Başkanı Ercan Ersoylu, Keşan Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Mahmut Yıldırır'ı, Keşan Ticaret Borsası Meclis Başkanı Necmi Kaymaz ile bazı borsa yöneticileri karşıladı.

Özcan: "Güneş enerji panelleri koyacağız"

Ziyarette konuşan Özcan, 1'inci sınıf durumdaki mezbahanın 13 yıldır hizmet verdiğinin altını çizerek, "Keşan Belediyesi ve Keşan Ticaret Borsası olarak birlikte işlettiğimiz mezbaha borsanın fiilen işletmesiyle oldukça modernize oldu. 2013 sonunda Tarım Bakanlığı'nın mezbahalarla ilgili acil modernizasyon yönetmeliği kapsamında 40 günlük çalışmayla 900 bin TL masraf ederek mezbahamızı hem kapasite olarak, hem de bütün ekipmanları değiştirip mevzuatta aranan bütün şartlara uyan bir mezbaha haline getirdik. İçeride bulunan su depolarını dışarı koyduk. Kesilen hayvanların etlerinin transferden önce 24 saat soğuk hava depolarında  bekletilmeleri gerekiyormuş. Kapasitemiz yetiyor ama  bunu geliştirmemiz lazım. Bu nedenle kazan dairesinin yerini değiştirip, orayı soğuk hava deposu yapmayı planlıyoruz. Ayrıca doğal gaz hattı buraya geldiğinde de, mezbahayı doğal gaz sistemine dönüştüreceğiz. Bir de buranın sıcak su ihtiyacını karşılayabilmek için güneş panelleri koyacağız. Protokol gereği binaya yapılan kalıcı masraflar mal sahibine aittir. Soğuk hava deposu ve güneş panellerini belediye eliyle yaptıracağız. Onların cebinden para çıkartmadan yaptıracağız bunları." dedi.

"Küçükbaş kesimlerinde Edirne mezbahasının kesimini biz burada 1 aydan daha kısa bir sürede yapıyoruz"

Keşan TB Camlı Hayvan Borsası'nın işlem hacmine de değinen Özcan, buradaki kapasite sayesinde, Keşan'da haftalık büyükbaşta yaklaşık 1 milyonluk, küçükbaşta da 250-500 bin TL bir pazar oluştuğunu dile getirerek, "Pazar, Şarköy, Malkara, Uzunköprü, İpsala, Enez, Gelibolu gibi bölgeye hitap eden bir şey. Türkiye'deki sayılı mezbahaların içerisinde belki de ilk 5 veya 10'da yer aldığı kanaatindeler. Küçükbaş kesimlerinde Edirne mezbahasının kesimini biz burada 1 aydan daha kısa bir sürede yapıyoruz. Bu yoğun talebi sürdürülebilir hale getirebilmemiz için kalitemizi de sürekli yenilememiz gerekiyor. Yenilikler ile hem mezbahanın kapasitesi artacak, hem de müşteri hizmetlerinde büyük bir avantaj elde edilecek. Mezbahamızda Türkiye ortalamasının üzerinde bir hizmet verdiğimiz kanaatindeyiz." diye konuştu.

Kaymaz: "Aramızda nasıl bir protokol imzalandığını bizden öğrenmek istediler"

Daha sonra söz alan Necmi Kaymaz, Keşan Belediyesi ve Keşan TB'nin ortaklığında yürütülen mezbaha çalışmalarının, diğer il ve ilçelere örnek olduğunu bildirerek, şunları söyledi; "Bazı illerde faaliyet gösteren borsalardan gelen arkadaşlarımız, bunu nasıl başardığımızı, aramızda nasıl bir protokol imzalandığını bizden öğrenmek istediler. Kendilerine gerekli bilgileri verdik. Muğla Belediye mezbahasından da talep geldi. Ancak uzak olduğu için kabul edemedik. Gönüllülük esasına dayalı bir iş yapıyoruz. Hiçbirimiz buradan 1 TL dahi almıyoruz. Ücretsiz, gönüllülük esasına göre yapılan bir iş bu. Bizden sonraki arkadaşların da aynı özveriyle bu işi devam ettireceklerine inanıyoruz. Çünkü sistem kuruldu. Sistemin yürümesi için herkes üzerine düşeni yapmak zorunda. Buradaki her şey iki tarafında özverisiyle oldu. Tesise yeni yatırımlar yapılması gerekiyor. Bu bizim rekabet gücümüzü arttırıyor. " Ziyaretin son bölümünde yeniden söz alan Özcan, yen imar planlarının ardından, Mezbaha İşletmeciliği'nin yanına bir elektrik trafosu konması için çalışma başlatıldığını söyledi.

İlker GÜREL

 

 

 

Boyalık, Afrin operasyonunu ve ekonomiyi değerlendirdi

AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, yaptığı açıklamada; Afrin operasyonu ve ülke ekonomisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Cumhurbaşkanımızın dik duruşuyla

Ortadoğu’da, dünyada varlığımızı gösterdik”

Açıklamasına, “Ülkemiz son zamanlarda hem ekonomik hem de siyasi olayların tam ortasında yer alıyor.” şeklindeki soruya cevap veren Boyalık, şunları söyledi: “15 Temmuz darbe girişiminin, ardından ekonomik darbe girişimi, ardından Ortadoğu’da patlayan Suriye olaylarının gitgide hızlanması ülkemizi ciddi anlamda tedirgin etmiştir. Ancak, AK Parti hükümetinin ciddi ve dik duruşu sadece o bölgede değil, dünyada varlığımız hissettiriyor. Bir zamanlar müttefikimiz olan ABD’nin diğer tarafta bize karşı bir hareket içerisinde olduğunu da gözlemlemekteyiz. Ama bunlar hiçbir zaman bizi yıldıramaz. Hükümetimizin, özellikle cumhurbaşkanımızın dik duruşuyla Ortadoğu’da, dünyada varlığımızı gösterdik. Bunun dışında şu anda Türkiye’de yaşayan yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli’nin tekrar geri dönüşü için ülkelerinde huzurlu bir yaşam sürmeleri için Afrin önemli bir konu. Ülkemize gelen mülteciler geri dönecek ve Afrin’de tampon olacaklar. O bölge de güvenli bir bölge haline gelecek. Ülkemizin silahlı kuvvetleri şu an orada gayet başarılı operasyonlar yürütmekte. Son zamanlarda Suriye birliklerinin oraya girdiği yönünde asparagas haberler de çıktı. Bunlar gerçeği yansıtmıyor. Bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de şükranlarımızı sunuyoruz. Milliyetçi, onurlu duruşuyla her zaman AK Parti’nin yanında oldu. Hatta bir seçim birlikteliği konuşuyor, konuşuluyor değil artık biz ortak sayılırız. Bunlar bizim için güzel şeyler. Milliyetçi olan kimseyle bir sorunumuz yok. Biz tek yumruk olduk. Mesele devlet, vatan ve bayrak meseledir. Bu bayrak şehitlerimizin kanıyla sulanmıştır. Hiçbir şekilde bunu siyasi oyunlara alet etmeyiz. Ülkede olduğu gibi Keşan’da da milliyetçi arkadaşlarımızla tek yumruğuz. MHP Keşan İlçe Başkanımız Erkan Gege’de aynı şeyi ifade etti.”.

“Türkiye’de kişi başı milli gelir yaklaşık

12 bin-13 bin dolar seviyelerindedir”

Hüseyin Boyalık sözlerine şöyle devam etti: “AK Parti iktidara geldikten sonra büyük kazanımlar elde etmiş bir Türkiye ekonomisi var. Alt gelir ve orta gelirde ciddi anlamda bir ivme kazanan ticaretiyle, her şeyiyle artan bir ekonomik durum var. Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisinin en güçlü ilk 10 ekonomisi içine girme gibi bir hedefimiz vardı. Bu hedefimiz hala sürmekte. Özellikle inşaat sektöründeki ivmenin artırılmasıyla, yapılaşmanın artırılmasıyla ülke ekonomisinde ciddi anlamda bir kazanım sağlanmıştı. Türkiye’de 11 bin dolar civarında olan kişi başı milli gelir düzeyi şu anda yaklaşık 12 bin-13 bin dolar seviyelerine çıkararak yüksek gelirli ekonomilere daha uyum sağlar hale geldi ülkemiz. Bu noktada hükümetimiz ortak akılla hareket ediyor. İhracatı, büyümeyi arttırıcı hamleleri ortak akılla yapıyoruz. Bu da ülkemizde sanayicilere ve KOBİ’lere çeşitli destekler verilerek sağlanıyor. Bu desteklerin de verilmesi AK Parti hükümeti zamanında sürekli devam edecek. Bunlarda büyümenin sürdürülebilir olması için gerekli olan hareketler. Ne savaş, ne ekonomik darbeler ne de 15 Temmuz darbesi ekonomimizi bozamıyor. Bu da güçlendirilmiş bir Türkiye ekonomisinin olduğunu göstermekte. Diri bir yapıya sahip ekonomimiz var. Tek başına iktidar her şeyi planlayarak, programlayarak devam etmekte. Özellikle sanayicilerin üretimde kullandığı ithal girdisi olan malları Türkiye’de üretmek amacıyla teşvikler verilmektedir.”

“2018’de daha güçlü bir ekonomi olacağı inancındayız”

Boyalık sözlerini şöyle tamamladı: “AK Parti hükümeti zamanında proje bazlı destekler getirildi. Bunlarda sanayicilerimizin elini kolaylaştırmıştır. Büyümeyi destekleyen istihdam oranlarını yakalamak için çeşitli aktiviteler yapılıp, büyümenin topluma yayılması amaçlanmaktadır. Bu noktada, Türkiye ekonomisinin 2017 yılında büyüme oranı yüzde 11.1 olarak gerçekleşmiştir. Maalesef ki, ikinci yarıda da bu oran yaklaşık 7.4 gibi gerçekleşmiştir. Uluslararası krizin ve Ortadoğu’daki krizlerin etkileriyle birlikte ufak bir daralma olmasına rağmen yine 2018’e umutla bakmaktayız. 2018’de daha güçlü bir ekonomi olacağı inancındayız. AK Parti iktidarı her zaman büyüyen bir ekonomiye sahip Türkiye hedeflemektedir. Ekonomi olmazsa Türkiye olamaz, ekonomi olmazsa başarılı ve kuvvetli bir yönetim olamaz.”

(Deniz ÇİL)

 

Gaytancıoğlu: “Çocuk istismarında bulunanlar, hadım edilmeli..!!”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; çocuk istismarında bulunan kişilerin en ağır şekilde cezalandırılıp, hadım edilmesi gerektiğini kaydetti.

“En ağır cezalara çarptırılmalı”

Türkiye’de son dönemde yaşanan çocuk istismarı hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Böyle bir durumun olmaması gerekiyor. Bunu telaffuz etmek dahi hoş değildir. Çocuk istismarında bulunanların, düşünenlerin toplumdan dışlanması gerekiyor. İstismarda bulunan kişilerinde en ağır cezalara çarptırılmalı. Toplumun belli bir eğitime ihtiyacı var. Ama AKP, hiçbir şekilde eğitime önem vermiyor. Toplum nasıl eğitilirse ve bilgiye ulaşması sağlanırsa, bunun önünün alınabileceğini düşünüyorum.”

“Hadım edilebilir”

“İdam konusu sürekli olarak, dile getiriliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Okan Gaytancıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “İdam, Türkiye Cumhuriyeti’nde vardı. İdam konusuna dikkatli yaklaşılması lazım. Toplumda, bu olaydan sonra hep kamuoyu baskısı olur ve dikkatli olunmalı. Uluslararası anlaşmalarla, Türkiye kendisini bağlamıştır. Örnek vermek gerekirse; bu tür suçları işleyenler, hadım edilebilir. Hadım edilmesi bence, daha caydırıcı bir durumdur. İdam konusunda soğuk kanlı davranıyoruz. 15 Temmuz’dan sonra da, gündeme gelmişti. Ama suçlar geriye dönük işlemiyor.”

“AKP’yle birlikte benzer vak’alarda artış yaşandı”

Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuk istismarı konusunda, yeteri kadar yayın yapmıyor. En çok izlenene saatlerde, televizyonlarda magazin ya da şiddet içeren programlar yer alıyor. Bunların yerine toplumu bilgilendirici ve eğitici programların gösterilmesi gerekiyor. Ama çocuk istismarı yapanlarında en ağır cezalarla yargılanması gerekiyor. AKP’yle birlikte buna benzer vak’alarda ciddi bir artış yaşandığını görmekteyiz.”

(Deniz ÇİL)

Keşan'da "Okuryazarlık Seferberliği" başladı

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından canlı yayın ile başlatılan "Okuryazarlık Seferberliği" kapsamında, Keşan'da da "Keşan'da Okuma Yazma-Bilmeyen Kalmasın" sloganıyla kurslar başladı.

Keşan'da "Keşan'da Okuma Yazma-Bilmeyen Kalmasın" sloganıyla başlatılan okuma yazma kurslarını ziyaret eden, Keşan İlkçe Milli Eğitim Müdürü İlhan Saz ve Keşan Halk eğitim Merkezi Müdürü Turgut Yıldız, kursiyerler ile bir araya geldi. Konuyla ilgili bilgi veren Saz, "Keşan Kaymakamlığımızın koordinesinde Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitimi Merkezi okuma yazma kurslarımız başlamıştır. Keşan Anafartalar İlkokulunda 18 kursiyerimiz dün itibariyle kurslara başlamıştır. Şehit Ahmet Can İlk ve Orta Okulu'nda 7 kursiyerimiz, Yenimuhacir İlk ve Ortaokulu'nda 12 kursiyerimiz bugün itibariyle kurslara başlayacaktır. Keşan Halk Eğitim Merkezi binasında ise 15 kursiyerimiz sabah,16 kursiyerimiz akşam grubu olarak devam etmektedir. Seferberlik kapsamında okuma yazma bilmeyen vatandaşların I. Kademe Yetişkin Okuma Yazma Kurslarına katılmaları sağlanarak okuryazar hale getirilmesi ve ilkokul düzeyinde öğrenim görmelerini sağlayacak olan II. Kademe Yetişkin Okuma Yazma Kurslarına yönlendirilmesi amaçlanmaktadır." dedi.

İlker GÜREL

 

 

İşçimen, Adana fuarını değerlendirip TAPDK konusunda üyeleri bilgilendirdi

Keşan TSO (Keşan Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa İşçimen, dün düzenlediği basın toplantısında, TÜYAP tarafından, Adana'da gerçekleştirilen Doğalgaz Teknolojileri, İnşaat Teknolojileri ve Mobilya Fuarı'nı değerlendirdi.

Saat 12.00 sıralarında başlayan basın toplantısına, İşçimen'in yanı sıra,  Keşan TSO 2. Grup Meslek Komitesi Başkanı Selçuk Ataklı, Genel Sekreter Erdem Başak ve Basın-Yayın İnsan Kaynakları sorumlusu Gökhan Gürer katıldı. Adana'da, 15-16 Şubat 2018 tarihlerinde gerçekleştirilen Doğalgaz Teknolojileri, İnşaat Teknolojileri ve Mobilya Fuarı'na, Keşan TSO olarak 22 kişiden oluşan bir heyetle katıldıkları bilgisini veren Mustafa İşçimen, fuarda, inşaat sektöründeki yenilikleri ve firmalar ile bazı istişareler yaptıklarını dile getirerek, "İyi bir fuar geçti. Özellikle inşaat sektöründeki arkadaşlarımız, bu sektördeki yenilikleri görerek, birebir görüşmeler yaptı. Fuarın ardından, Adana Ticaret Odası'nın misafiri olduk. Adana Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Sayın Muzaffer Emin Yumuşak tarafından ağırlandık. Bölge istişarelerinde bulunduk. Bu istişarelerde, Adana'nın Tarım OSB konusunda bizden bir adım önde olduğunu ve Tarım OSB'nin 12 bin dönüm tarım arazisi üzerinde çalışmalara başlandığını öğrendik. Bizim de bölgemizde yapılacak Gıda OSB konusunda yardımcı olacaklarını söylediler. Adana'da, seracılık, turizm, sanayi ve kimyasal sanayinin çok gelişmiş olduğunu da öğrendik. Adana'da sanayinin gelişmesinde Sabancı Ailesi'nin büyük katkısı olduğu söylendi. Daha sonra Adana'da bir gezi yaptık. Ayrıca Adana'nın markalaşmış ürünlerini gördük." dedi.

"TAPDK'da belge değişimine gidildi"

Sözlerinin son bölümünde, TAPDK ruhsatları ile ilgili olarak da bilgiler veren İşçimen, TAPDK ruhsatlarının yenilenmesi için başvuru tarihinin 31 Mart 2018 mesai bitimi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi; "TAPDK'da belge değişimine gidildi. Bununla ilgili olarak üyelerimizin, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü ile istişarede bulunması gerekiyor. TAPDK yenilemelerine özen göstermeliler. Çünkü satışlarını 1 yıl boyunca bu belge ile yapacaklar. Belirtilen tarihe kadar başvurularını mutlaka yapsınlar."

İlker GÜREL

 

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250