Son Dakika
Keşan Anafartalarspor Başkanı Salih Kirezci: "Bu olumsuzluk için özür dileriz!"Özcan, aday adaylığı hakkında konuştu: “Kesin kararımı, Cuma günü açıklayacağım”“Yanlış tarım politikaları nedeniyle, kıtlık yaşanacağını düşünüyorum”Boyalık, CHP’nin 2014 yılı vaatlerini gündeme taşıdı: “Tutulan söz yok..!!”Jandarma ve polisten ortak trafik uygulaması...CHP yönetiminden 5 kişi aday adaylığı başvurusu için istifa ettiUyuşturucu maddelerin ele geçirildiği operasyonda 1 kişi tutuklandıEmniyetin eş zamanlı operasyonunda 1 kişi tutuklandıAylin Arıkan, baronun Keşan temsilcisi olduFeyzullah Aktan, Mehmet Emin Meriç'i ziyaret etti

Kategori : Tarım

Meriç: “Çeltik, üreticiden 1,25-1,35 liraya alınıyor ancak, markette, 6,5 liraya satılıyor..!!”

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, “TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerekiyor. Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım.” dedi.

:::::::::::::::::::::::::
Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, dün yaptığı açıklamada; üreticinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek, TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi)’nun artık, fiyatlara müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.
“Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun
ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz”
Çeltik üreticilerinin durumunun her geçen gün kötüye gittiğinin altını çizerek, sözlerine başlayan Meriç, “Bugün itibariyle, piyasada ciddi bir karamsarlık söz konusu. Üreticiler olarak, bu karamsar tablonun ortadan kalmasını umut içerisinde bekliyoruz. Ancak, görünen o ki, umudumuz, umutsuzluğa dönüşmeye başladı. Eğer TMO yaşanan kötü gidişata müdahale etmediği takdirde, Trakya Bölgesi’nde intihar vak’aları devam edecektir. Yaşanan bu durum son derece üzücü bir durumdur. Gidişat bu şekilde devam ederse, üretici gelecek yıllarda ürün ekemez duruma gelecektir.” dedi.
“Hasat dönemi geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi”
TMO’nun çeltikte yaşanan karamsar tabloyu ortadan kaldırması için adım atması gerektiğine dikkat çeken Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Hasat döneminin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, ofis halen müdahale etmedi. Ofis, neyi bekliyor bilmiyoruz. Üreticinin malı, traktör kasalarında, depolarında ya da dışarda branda altında bekliyor. Çünkü fiyatlar çok düşük seviyelerde ve üretici piyasanın canlanmasını bekliyor.”
“TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor”
“Fiyatların düşük olduğundan bahsettiniz. Peki, üretici ne kadara mal ediyor ve şuandaki satış fiyatı nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şunları söyledi: “Çeltiğin üreticiye maliyeti, bin 620 liradır. Ancak, çeltik fiyatı şu anda, bin 250-bin 400 lira arasındadır. Dolayısıyla, bu fiyatlara üretici malını satması durumunda zarar etme noktasına gelir. Fiyatlarda bu şekilde devam ederse, her gün iflaslar da, artacaktır. Kısacası, üreticinin bu fiyatlarla ayakta kalması mümkün değil. Üreticiler olarak, çalışarak batıyoruz. Bundan ötürü de, TMO’nun en az bin 800 lira gibi bir fiyat açıklaması gerekiyor ki, üretici olarak, rahat bir nefes alalım. Eğer fiyat açıklamazsa ve mevcut fiyatlar devam etmesi durumunda, gelecek yıl kimse ekim yapamaz.” 
“Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında
alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor”
Çeltik fiyatları her geçen gün düşerken, marketlerdeki fiyatlarda hiçbir değişikliğin yaşanmadığını dile getiren Mehmet Emin Meriç, sözlerine şöyle devam etti: “Çeltik, üreticiden kilogramı 1,25-1,35 lira arasında alınırken; markette aynı ürün kilogramı 6,5 liraya satılıyor. Arada çok ciddi fiyat farkları var. 
Farkın çok fazla olmasını anlamak mümkün değil. Kısacası, piyasayı öldürdüler. Bundan ötürü de, hükümetin kötü gidişata el atması gerekiyor.”
“Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz”
“Üreticinin geçen yıllar ve bu yıl ki, durumları karşılaştığımızda ne tür farklılıklar vardır?” şeklindeki soruya cevap veren Meriç, şöyle konuştu: “2015 yılı, karabasan yılıdır diyebiliriz. Ayçiçeğinde durum böyle. Sadece buğdayda, TMO’nun devreye girmesiyle, üretici rahat bir nefes aldı. Ancak, ayçiçeğinde başlayan sıkıntı, çeltikle devam etti. Çeltik, üreticisinin durumu daha kötü. Çünkü çeltik üreticisi, harman vadeli alışveriş yapıyor. Ekim ayında hasat olduğunda, kasım ayında bunu paraya dönüştüreceğini düşünerek, hareket ediyor. Fakat, mevcut fiyatlara mal satışı yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla, sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.”
“İcar fiyatları, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır”
Mehmet Emin Meriç, “Bazı üreticiler, icar fiyatlarının yüksek olduğunu dile getiriyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?” şeklindeki soruya ise, şöyle cevap verdi: “İcar fiyatları yüksek seviyelerde ve her geçen günde artmaktadır. Fiyatlar, her yıl yüzde 10-yüzde 20 artmaktadır. Geçen yıl 350-400 lira olan icar fiyatları, bu yıl 450-500 lira seviyesindedir. İcarla yer alan üreticiler, kara kara düşünüyorlar ve geriye vermeye başladılar. Üreticinin durumu kötüye gidiyor ve Allah yardımcısı olsun diyorum.”
“Hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım”
Meriç, sözlerini şöyle tamamladı: “Çeltik fiyatlarının düşmesi sadece biz, üreticileri değil; yanımızda çalıştırdığımız insanlara yansımaktadır. Üreticiler olarak, yanımızda çalıştırdığımız ve evine ekmek götüren insanlarda var. Eğer biz zarar ettiğimizde, çalışanlarımızda sıkıntıya düşecektir. Bundan ötürü de, hükümetin yaşanan soruna ‘dur!’ demesi lazım.” 

Mehmet Emin Meriç “Ortalama 700 kilo ve üzerinde mahsul almayı bekliyoruz”

 

Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Emin Meriç, yaptığı açıklamada, yaklaşan çeltik hasadıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, bu yıl çeltikte 1 lira 80 kuruş ile  2 lira arasında bir fiyat beklediklerini söyledi.

Mayıs  ayı itibariyle ilk tohumun toprakla buluştuğu çeltikte, zorlu bekleyiş, kısa süre sonra başlayacak olan hasat dönemiyle sona erecek. Bu yıl havaların da güzel gitmesiyle birlikte çeltik üreticilerinin yüzü gülerken, yüksek verim ve iyi fiyat beklentisi de iyice arttı.

“Bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek”

Konuyla ilgili konuşan Keşan Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı

 

 

Mehmet Emin Meriç’te, Keşan bölgesinde

 ilk hasadın Eylül ayının ikinci haftası itibariyle başlayacağını belirterek; “Allah kjısmet ederse, bu sene biz Keşan bölgesinde, Keşan olarak 10-12 Eylül gibi çeltik hasadına başlayacağız. Sanıyorum İpsala’da bizden birkaç gün önce veya sonra başlayacak. Ama bölge olarak Eylül ayının 10’undan itibaren biçerdöverler tarlaya girecek. Gördüğümüz kadarıyla şu an itibariyle genelde ilaçlamada, uçakların sayesinde başarılı olduk. Bu da verime yansıyacak. Her ne kadar tarlalarda biraz ot görünse de verim olarak bu sene beklediğimiz ürünü alacağız. Eğer ki, bu 10 gün içinde bir hastalık veya yağmur felaketi gelirse, bir şey söyleyemeyiz. Şu an itibariyle görülen bu.” dedi.

“Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum”

Hasat hazırlıklılarının başladığını ve bu yıl üreticilerin ortalama 700 kilo ve üzerinde ürün beklediğini aktaran Meriç; “Herkes makinelerini hazırladı, bakımlarını yaptı. Tarlaların bir kısmından suları çekmeye başladılar veya son sularını veriyorlar. Bundan sonra da artık hasada başlanılacak. Beklenti büyük, her sene olduğu gibi büyük umutlarla işin içine giriyoruz.  Beklentilerimiz, 700 kilonun altında olmaması. Ortalama 700 kiloluk bir mahsul alınacak diye düşünüyorum. Bunu Enez ve İpsala’da üreticilerle yaptığım görüşmelerde de doğruladım. Bizim burada fiyat olarak da bir beklentimiz var. Hava sıcaklıklarından dolayı mahsulde bazı yerlerde haşlama yaptı. Şu 10 gün poyraz esmesi, bizleri rahatlattı. Yoksa lodos varken tam hastalık başlamıştır. 1 haftadır bu poyraz esmesi, en azından tane döneminde bize fayda sağladı, bu da verime yansıyacaktır.” şeklinde konuştu.

“1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz”

Çeltikte bu yıl iyi bir fiyat beklediklerini söyleyen Mehmet Emin Meriç; şunları söyledi: “Fiyat olarak  da beklediğimiz, 1 lira 80 kuruş veya 2 lira arasında bir fiyat bekliyoruz.Bunun altında fiyat açıklandığı takdirde malımızı sattığımızda büyük bir kabus yaşarız. Yine 2 liranın da üzerinde olmaması lazım. Çünkü burada üreticilerin yanı sıra, tüketicileri de düşünmemiz lazım. Çünkü burada 700-800 bin kişi bunun ekimiyle ilgileniyorsa, 80 milyon kişi de bunu tüketiyor. Bu ülkede yaşıyorsak, bu insanımızı da düşünmemiz gerekiyor.

“İthal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor”

Mehmet Emin Meriç, sözlerinin devamında ise yaşanan bir sıkıntıdan bahsederek; “En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi de, piyasadaki denetimsizlikten dolayı bizim Osmancık pirinci diye satılan pirincin tamamına ithal edilen pirinçlerin karıştırılması. Hindistan’dan, Pakistan’dan gelen pirinçler, bizim pirinçlerimizle karıştırılıyor. Bu da bizim ürettiğimiz pirincin damak tadını bozuyor. Aslında bu pirinç karıştırılmasa, tedbir alınsa, paketlerin üzerinde nerede üretildiği ve kim tarafından üretildiği yazılsa, bu pirinçler daha düşük fiyata tüketiciye ulaşabilir. Hem de damak tadı farklı olur. O nedenle ithal malın, bizim ürettiğimiz pirinçlere karıştırılmaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir”

Beklenilen fiyatın bu yıl üreticiye verilmesi gerektiğini aktaran Meriç; şunları söyledi: “Eğer ki devlet bunu isterse, bizim istediğimiz fiyatı çok rahat verebilir.  Zaten dolarda ciddi bir yükselme söz konusu. Zaten bizim ürettiğimiz kaliteli pirinci, 2 liranın altında bir fiyatla ithal edemezler. O zaman dünyada bu ise bizim pirincimiz de bunun altında gitmemeli. Buğdayda olduğu gibi, dışarıdan 80 kuruşa alınan buğdayın aynı kalitesini, Türkiye’de 60 kuruşa alıyorlar. Burada azcık devlet ithalatla ilgili çalışma yaparsa, bizim pirincimiz bu fiyatı bulur. Fırsatçılara da müsaade edilmemeli. Üreticiler, 60 randımanlı pirincini, 1 lira 80 kuruşla, 2 liranın altında satmasınlar. Bütün üreticilere bunu çok rahat söylüyorum.”

“TMO’nun bize güven vermesi gerekiyor”

TMO’nun müdahale edip etmemesi konusunda da görüş belirten Mehmet Emin Meriç; şöyle konuştu: “TMO 3 yıldır çeltikte fiyat açıklamıyor. Ancak söylenilen, ‘Biz eğer çok aşağı düşerse veya 2 liranın üzerine çıkarsa, müdahale eder fiyat açıklarız’ şeklinde TMO’dan görüş belirtiliyor.  TMO’nun bize bu anlamda bir güven vermesi gerekiyor. BU konuda İpsala’daki çeltik üreticilerimiz Ankara’ya gittiğinde görüşmelerde bulundu. Orada TMO’nun ‘Biz hem üreticiyi, hem tüketiciyi kollamak zorundayız’ dediklerini öğrendik.  TMO özellikle bu sene buğdayda çok doğru bir politika yaptı. Eğer ki TMO o fiyatı açıklamasaydı, buğday fiyatı 60 kuruş, 50 kuruşa kadar düşecekti. Ayçiçeğinde de eğer Trakya Birlik fiyat açıklamasaydı, Ayçiçeği 1 lira 70 kuruştan satılacaktı. Ama fiyat açıklandıktan sonra çiftçi perişan oldu. Trakya topraklarının %65’i ayçiçeği, %35’i de buğday ve çeltik. Ama ayçiçeği eken üreticilerin tamamı perişan. İnşallah bu sıkıntıyı çeltikte yaşamayız.”

Son Eklenenler

Keşan Anafartalarspor Başkanı Salih Kirezci: "Bu olumsuzluk için özür dileriz!"

Kısa bir süre önce Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü tarafından durdurulan otomobilin içerisinde uyuşturucu bulunması ve otomobil içerisinde bulunan Keşan Anafartalarspor Kulübü yöneticisi M.A.'nın tutuklanmasıyla ilgili olarak, dün Keşan Anafartalarspor Kulübü yönetimi basın toplantısı yaptı.

Saat 15.00 sıralarında, Keşan Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü önünde başlayan toplantıya; Keşan Anafartalarspor Kulübü Başkanı Salih Kirezci ile bazı Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Keşan Anafartalarspor Kulübü yöneticisi M.A.'nın, uyuşturucudan Tekirdağ'da tutuklanmasıyla ile ilgili çıkan haberler ile ilgili konuşan Kirezci, "Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta, spora yakışmayan, kulübümüz adına da istenmeyen, yönetimimizin içindeki bir kişi üzerinden adli bir vaka yaşandı. Bu nedenle biz de bir açıklama yapma gereği duyduk. Kulübümüz, 40 yıllık geçmişi olan, kamuya mal olmuş bir spor kulübüdür. Adı geçen eski yöneticimiz, daha önce birçok dernekte yöneticilik yapmış kişidir. Keşanspor, Engelliler Derneği ve bizim kulübümüzde yönetimine girmiş, hatta ailesi, kulübümüzün kurucularından olan kişidir." dedi.

"Bu kişi yönetimimize gelerek; şans oyunlarından kendisine bir miktar para çıktığını ve kulübe maddi yardımda bulunmak istediğini, şans verilmesi durumunda da 1 dönem yöneticilik yapmak istediğini söyledi"

Adı geçen yöneticinin, kulüp başkanı olarak anılmasıyla ilgili süreç hakkında bilgi veren Salih Kirezci, "Bu kişi yönetimimize gelerek; şans oyunlarından kendisine bir miktar para çıktığını ve kulübe maddi yardımda bulunmak istediğini, şans verilmesi durumunda da 1 dönem yöneticilik yapmak istediğini söyledi. Biz de kendisine olumsuz cevap vermesek de, 17 kişilik yönetim olarak bu konuyu görüşeceğimizi söyledik. 1 ya da 2 gün içerisinde bu arkadaş, basına haber vermiş. Tertip edilen yemekle de resmi olmayan bu kararı, basına deklare ettik. Amacımız; arkadaşın beyanlarına dayanarak, kulüplerin de zor durumda olduğunu düşünerek, bu arkadaşımıza yetki vermeyi düşündüğümüzü söyledik. Ancak resmi bir karar almamıştık. Resmi olarak bu kulübün başkanı benim. Kısa bir süre sonra da bu olay yaşandı." diye konuştu.

"Haberi okuduğumuz andan itibaren Yönetim Kurulu olarak toplandık ve bu kişinin gerek yönetimden, gerekse kulüpten ihracı için gerekli işlemleri başlattık"

Bahse konu olayla ilgili haber aldıklarından hemen sonra, Yönetim Kurulu olarak toplandıklarını aktaran Kirezci, "Bu durum, her konuda olsa da özellikle spor adına son derece olumsuz bir durum. Biz, gençlerle spor yapan kamuya mal olmuş bir spor kulübüyüz. Kulübümüzün adının bu şekilde olumsuzluklarla anılması hepimizi çok üzdü. Dolayısıyla haberi okuduğumuz andan itibaren Yönetim Kurulu olarak toplandık ve bu kişinin gerek yönetimden, gerekse kulüpten ihracı için gerekli işlemleri başlattık. Kulübümüzün yöneticisi benim. Kamuoyundan ve tüm bürokrasiden bu olumsuzluk için çok özür diliyorum. Bu konuda mutlaka sorumluluk duyuyoruz. Onlar da bize güvenerek, bizim organizasyonlarımıza katılıp destek oluyorlar. Bizim bunu daha iyi incelememiz gerekirdi. Biz de belki zaafa düştük. Bu arkadaşın ihraç işlemleri tamamlandıktan sonra, yedeklerden biri gelerek, yönetimdeki görevini alacaktır." şeklinde konuştu.

"Biz bu kişinin tutuklandığını sonraki gün öğrendik"

Sözlerinin son bölümünde, geçen Cuma günü transferlerin son günü olduğu bilgisini veren Salih Kirezci, takımın, Serkan Bayraktar ve Hayrettin Yıldız antrenörlüğünde sezona hazır olduğunu söyledi. Bürokrasinin, belediyenin ve tüm Keşanlıların da desteği ile daha iyi takım kurarak daha iyi yerlere geleceklerine olan inancını dile getiren Kirezci, daha sonra soruları cevaplandırdı. "Bahse konu olayla ilgili haber çıktıktan sonra, şuanda yaptığınız açıklamadan önce, sosyal medyadaki hesabınızda ilgili haberi eleştiren paylaşımlar yapmanızın nedeni nedir?" şeklindeki soruyu cevaplandıran Salih Kirezci, "Biz olayı tam olarak anlayalım ve buna göre açıklama yapalım diye, kamuoyunun destekleri ile ayakta duran kulüp olarak, çevrede rahatsızlık vereceğini düşünerek, o gün sosyal medyada tepki verdim. Biz bu kişinin tutuklandığını sonraki gün öğrendik. Biraz da sonucu bilmemenin verdiği şaşkınlık yüzünden tepki de gösterdik. Bizim amacımız burada kimseyi suçlamak değil. Olayın manşete taşınması bize biraz tuhaf geldi. Spor kulüplerinin amacı, gençler kötü alışkanlıklara yönelmesin diye spor yaptırtmaktır. Daha dikkatli olup, daha iyi inceleyebilirdik. Bahse konu kişi, daha önce de çeşitli dernek ve kulüplerde yöneticilik yapmış, şans oyunlarından para çıktığını sosyal medyada deklare etmiş biridir. Biz bunun bu noktaya geleceğini düşünemedim ama maalesef oldu. Artık yolumuza devam edeceğiz. Kulübümüz, geçen yıldan daha iyi durumdadır." dedi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Özcan, aday adaylığı hakkında konuştu: “Kesin kararımı, Cuma günü açıklayacağım”

Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, dün yaptığı açıklamada; Ankara ziyareti ve belediye başkanlığı için yeniden aday adayı olup-olmayacağı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Ankara’da seçim öncesi

bilgi alışverişinde bulunduk”

Ankara ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Özcan, “12 Ekim 2018 Cuma günü saat 10.00’da genel merkezin davetlisi olarak, Ankara’daydım. Partili belediye başkanlarının toplantısı vardı. Toplantılara katıldık. Seçim öncesinde bilgi alışverişinde bulunduk. Seçim stratejilerinin nasıl olacağıyla ilgili konuşuldu ve değerlendirmeler yapıldı. Gidişimizin amacı bunlardı.” dedi.

“Cuma gününü bekleyin”

“Ankara’ya gittiniz ve tüm Keşan’ın merak ettiği bir konu var. Ankara’da adaylığınız hakkında konuşuldu mu? Tekrar aday olmayı düşünüyor musunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Mehmet Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ankara’da, mutlaka görüşmelerim oldu. Kendi içimde de bazı düşüncelerim var. Ortamı değerlendiriyorum. Kesin kararımı Cuma günü CHP Keşan İlçe Başkanlığı Binası’nda yapacağım toplantıda açıklayacağım. Cuma gününü bekleyin”

(Haber: Deniz ÇİL)

“Yanlış tarım politikaları nedeniyle, kıtlık yaşanacağını düşünüyorum”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu yaptığı açıklamada; 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle değerlendirmede bulunarak, “AK Parti iktidarının izlediği yanlış tarım politikaları nedeniyle, gelecek süreçte, Türkiye’de kıtlık yaşanacağını düşünüyorum.” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti ve üreticiler

yaşanan durumu hak etmiyorlar”

16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle, değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Gaytancıoğlu, “Dünya Gıda Günü’nde, kıtlıkla karşılaşacak ülke Türkiye’dir. Çünkü üretime ve üreticiye destek vermeyen, üreticinin borç batağına girmesine yol açan bir hükümet tarafından yaklaşık 16 yıldır yönetiliyoruz. Türkiye tarımını tamamen dışa bağımlı hale getirmiş ve yapısal sorunları çözmeyi hiç düşünmemiş. Yaşanan sorunlar ithalat yapılarak, çözülmeye çalışılıyor. Halkın beslenme ihtiyacını yabancı ülkelerin üreticilerine bırakmış durumdalar. Pirinç, nohut ve fasulye olmak üzere bir çok ürünü ithal etmeyi kendisine ilke edinmiş bir hükümet tarafından yönetiliyoruz. Dünya Gıda Günü’nün yaklaştığı bugünlerde bu durumun değiştirilmesi gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve üreticiler bu durumu hiç hak etmiyorlar.” dedi.

“AKP kendi gıdasını güvence altına almıyor”

Okan Gaytancıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Yurt dışından ithal edilen etlerde şarbon tehlikesinin olduğunu gördük ve yaşadık. Bazı tüketiciler, şarbon şüphesiyle hastanelere kaldırılmıştı. Ama halen Brezilya ve Uruguay’dan hayvan ithal etmek için araştırmalar yapılıyor. Tüm kontroller kaldırılarak, halen dışarıdan hayvan ithal etmekle soruna çözüm aramak doğru değildir. Türkiye toprakları çok verimlidir. Türk üreticisi çalışkandır ve teknolojiyi takip etmektedir. Ama iyi bir yönlendirmenin yapılması gerekiyor. Türkiye’de buğday kıtlığı olacaktır. Çünkü taban gübre fiyatı çok arttı ve bunu kullanmadan ekim yapmayı planlıyor. Taban gübre kullanmadan ekim yapması durumunda verim çok fazla düşecektir. Bu gidişle, Türkiye ürün ithal edecek ülke bulamayacak. Çünkü tüm dünya ülkeleri tarımlarını koruyorlar ve dışarıya ürün vermeyerek, kendi stoklarını koruyorlar. Kısacası, kendi ürünlerini koruma altına alıyorlar. Fakat, AKP kendi gıdasını güvence altına almıyor ve başka ülkelerde gıdayı aramaya çalışıyor. Türk insanı tamamen tahıl tüketen bir hale geliyor. Mevut hükümet görevini yapamıyor. Onların yerine üretimi destekleyen hükümetlerin gelmesini temenni ediyorum.”

“Türkiye’de kıtlık yaşanacak”

Hazırlanan tarım raporu hakkında da, bilgilendirmede bulunan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Hazırladığım tarım raporunu, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na sundum. Türkiye’de tarım politikaları bu şekilde giderse, kıtlık yaşanacağını dile getirdim. Üretici yeterince desteklenmiyor. Üreticinin 100 milyar lira alacağı var. Üretici, sürekli olarak, borçlanıyor. İthalatı özendirici adımlar var. Birçok tarımsal ve hayvancılık alanındaki tesisler yabancıların eline geçmiş durumda. Kırsal kesimde insanlar kalmıyor. Bunların hepsini bir arada düşünürsek, Türkiye’de kıtlık yaşanacaktır.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Boyalık, CHP’nin 2014 yılı vaatlerini gündeme taşıdı: “Tutulan söz yok..!!”

AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, yaptığı açıklamada; CHP’li Keşan Belediyesi’nin 2014 yerel seçimlerinde Keşan için vaat ettiği sözleri yerine getiremediğini belirterek, eleştirilerde bulundu.

“Verdiği sözü tutmayan CHP

belediyesinden bir şey olmaz”

Yenimescit Mahallesi’nde, İspat Cami Mahallesi’nde, Aşağı Zaferiye Mahallesi’nde bir seçim atmosferi içerisinde olduklarının altını çizerek, sözlerine başlayan Boyalık, şunları söyledi: “Keşan’ın düzgün yönetilmediğini defalarca dile getirdik. Bu sebeple de, halkın teveccühünü almak için sokaklarımızı geziyoruz. Sokaklarda gezerken çocukların olur olmaz yerlerde, inşaat yıkıntıları arasında oynadığını, uçurtma uçurduğunu gördük ve bundan rahatsızlık duyduk. CHP’li Keşan Belediyesi’nin 2014 yerel seçimlerinde Keşan’a verdiği sözler vardı. Bunlardan bir tanesi de her mahallede gençlerin, çocukların oynayabileceği parkların oluşturulacağıydı. 20-25 tane tutmadıkları sözler var. Ancak, bizim için önemli olan çocuklar ve yaşlılardır. Çocuklara ve yaşlılara verdiği sözü tutmayan CHP belediyesinden bir şey olmaz. Park olarak yapılan yerleri nargile salonuna çeviren bir belediye var. Çocuklarımıza değer vermeliyiz. Keşan’daki çocuk parklarında nargile satışına izin veriliyorsa ve bunların adı çocuk parkıysa, diyecek söz dahi bulamıyorum. Çocuk parklarında sigara bile içilmez. Çocuklarımızı bu kötü alışkanlıklardan uzak tutmalıyız. Bu sebeple Keşan Belediyesi, Keşan halkına verdiği çocuk parkı sözünü tutmamıştır. Ama AK Parti Belediyesi olduğunda önce çocuklar ve gençler için bir şeyler yapacak. Sonra da yaşlılar için, çünkü yaşlılarımız da bizim için çok kıymetlidir.”

“Tutulan söz yok”

Keşan’da huzurevi yapılması konusunda ciddi manada yol kat ettikleri belirten Hüseyin Boyalık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Keşan Belediyesi bize arsayı imarlı olarak daha 6 ay önce teslim edebildi. 5 yıl önce ‘Keşan’a huzur evi yapacağım’ diye söz veriyorsun, seçim beyannamesi bastırıyorsun ve 5 yıl boyunca bu sözü unutuyorsun. Emin olun ki Mart’taki seçimlerde de ‘Keşan’a huzurevi yapacağız’ diye beyanat verecekler. Böyle bir mantık yok. Keşan halkını verdikleri sözleri tutmayarak kandırıyorlar. Seçim beyannamelerine bakın, tutulan söz yok. CHP’den aday adayı olacak biri çıkıyor, ‘Keşan’a Kent Müzesi yapacağız’ diyor. Kent Müzesi yapmak zaten seçim beyannamenizde var. 5 yıldır niye yapmadınız? Neredesin Keşan Belediyesi? Keşan Belediyesi, hiçbir zaman bu işleri yapma taraftarı olmadı. Keşan’a enerji lazım, enerjik bir kadro lazım.  Bu kadro da, AK Parti sayesinde Keşan’a gelecektir, Keşan bu hizmeti alacak.”

“Keşan Belediyesi oraya bir beton yığını dikti”

“CHP’den aday adayı olan Şenol Yalı’nın, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda pazaryerinin üstünü asma germe sistemiyle kapatacaklarını duyurdu. Pazaryeri projesi eleştirdiğiniz bir projeydi. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Boyalık, sözlerini şöyle tamamladı: Şenol ağabeyimiz kıymetli bir mimardır. Ama bu projenin başından sonuna kadar CHP’nin içerisinde olan biridir. Bu işler yapıldıktan sonra eleştirilmez, yapım aşamasındayken eleştirilir. İlk günden beri bu projeyi eleştiriyoruz. Oradaki insanlar 2 yıldır eziyet çekiyorlar. Yapıcı eleştiriler lazım, biz yıkıcı değiliz. Yapıcı olmak için Keşan Belediyesi’ni eleştiriyoruz. Pazaryeriniz üzeri kapatılmalı. Keşan’a manifaturacılar için kapalı bir pazaryeri oluşturulmalı. Mevcut alan çok daha güzel değerlendirilebilirdi. Orasının adı pazaryeriydi, belediye binası değildi. Keşan Belediyesi oraya bir beton yığını dikti. Bu, CHP’nin yaptığı en büyük hatadır. Kent Konseyi diye bir şey kurmuşlar, belediyenin arka bahçesi. Kent Konseyi kentin ıslahını, sağlığını düşünür. Niye konuşmuyorlar bu konuda. Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu işe kalbini koyacak, emek harcayacak bir kadro lazım. Bu da AK Parti’de var. Bizler bu işe talibiz. Keşan’ın başarıyla 5 yıl içinde havasını, suyunu, yolunu değiştireceğiz. Keşan’da huzurla yaşayacağız.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

Jandarma ve polisten ortak trafik uygulaması...

Keşan İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Timi ve Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme ve Büro Amirliği ekipleri tarafından, 13 Ekim 2018 tarihinde ortak uygulama yapıldı.

Keşan-Enez, Keşan-İpsala ve Malkara-Keşan güzergahlarında, 3'er ekip ile 23.00 ile 01.00 saatleri arasında gerçekleştirilen uygulamada, Keşan İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Timi ve Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme ve Büro Amirliği ekipleri, araç sürücülerine yönelik kontroller gerçekleştirdi. Araçların belgeleriyle ilgili de kontroller yapan ekiplerin, bölge ayırt etmeden birlikte, vatandaşların huzuru ve güvenliği amacıyla gerçekleştirdikleri uygulama, sürücüler tarafından destek gördü. Ekipler, evrak eksiği bulunan sürücü ve araçlara cezai işlem uyguladı.

Polis, haftaya denetim ile başladı

Öte yandan, jandarma ile birlikte 13 Ekim'de uygulama yapan trafik ekipleri, dün de Paşayiğit Caddesi'nde ters yön uygulaması yaptı. Artarak devam eden trafik uygulamalarının, devam edeceği bildirildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar