Son Dakika
Genç avukattan üzücü haber dün geldiPekcanlı: “2019 yılının ilk 11 ayında, 110 bin 959 esnaf kepenk kapattı”Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere muhtarları "mücavir alan" ile ilgili nedenleri anlattıKeşanlı Kıbrıs Gazilerine Milli Mücadele Madalyası ve Beratı verildiŞahinbaş, doğal gaz faturalarının makul seviyede gelmesi için önerilerde bulunduKöseler, asgari ücret ve eğitimin durumunu değerlendirdiEşini dövüp tehdit eden koca tutuklandı Yaya geçidinden geçen kadına kamyon çarptı -Keşanlılar geleneksel tıbbın imkânlarından yararlanacakHatalı parklar, trafiği kilitliyor

Kategori : Gündem

Genç avukattan üzücü haber dün geldi

Evinden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç avukat Hakan çağış Taşdelen (30)'e ait otomobilin İpsala'ya bağlı Yenikarpuzlu Beldesi ile Koyuntepe Köyü arasındaki sulama kanalında bulunmasının ardından, burada 3 gündür yürütülen arama çalışmaları, genç avukatın cesedinin bulunmasıyla sona erdi.

İddiaya göre; 3 Aralık 2019 tarihinde, saat 19.00 sıralarında, ava gideceğini söyleyerek evden ayrılan genç Avukat Hakan Çağıl Taşdelen'den haber alamayan ailesi, durumu jandarmaya bildirdi. Bunun üzerine harekete geçen İpsala İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, çevrede yaptıkları araştırmada, Taşdelen'e ait 22 AAL 835 plakalı otomobili, 4 Aralık 2019 tarihinde, sabah saatlerinde İpsala'ya bağlı Yenikarpuzlu Beldesi ile Koyuntepe Köyü arasındaki sulama kanalında buldu. Vinç yardımıyla kanaldan çıkartılan otomobilde yapılan ilk incelemelerde, Taşdelen bulunamadı.

Arama ekipleri ve sahası genişletildi

Arama çalışmaları, 4 ve 5 Aralık 2019 tarihilerinde sonuç vermeyince, dün de devam etti. Sabah yeniden başlatılan arama çalışmalarında, sulama kanalının bağlandığı Hamzadere Barajı su toplanma havuzunun, yaklaşık 8 metre derinliğindeki su seviyesi, tahliye edildi. Lastik botla havuza inen Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şubesi Sualtı Grup Amirliği'nde görevli dalgıçların suda yaptıkları aramalara, Çanakkale Sahil Güvenlik ile Edirne ve Tekirdağ AFAD ekipleri de destek verdi. Jandarma, Keşan Doğal Afet Arama Kurtarma, Keşan Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ile Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale ekipleri ise iz köpekleriyle çevredeki çeltik tarlaları ve arazide yaya olarak da arama yaptı.

Kanalın 15. km'sinde bulundu

Çevrede bulunan bir çoban, aramaların yapıldığı sulama kanalının, pompalama bölümüne yakın olan alanda bir ceset olduğunu fark ederek durumu yetkili mercilere iletti. Çobanın söylediği alana giden ekipler, cesedi sulama kanalından çıkarttı. Otomobilin bulunduğu mesafeden yaklaşık 15 km sonra ulaşılan cesedin, ailesi tarafından Avukat Hakan Çağıl Taşdelen'e ait olduğu teşhis edildi. Taşdelen'in  cesedi otopsi için morga kaldırılırken, ailesi, ayakta durmakta güçlük çekti. Hakan Çağıl Taşdelen'in bulunmasıyla, 3 gün süren aramalar da sona erdi.

Haber: İlker GÜREL

Pekcanlı: “2019 yılının ilk 11 ayında, 110 bin 959 esnaf kepenk kapattı”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı yaptığı açıklamada; 2019 yılının ilk 11 ayında iş yeri kapanışlarının %6.2 oranında artarak, 110 bin 959 seviyesine ulaştığını kaydetti.

“Vatandaş, faturaların gelmesiyle birlikte krizi hissetmeye başlayacak”

Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte faturaların gelmeye başladığını belirten Pekcanlı, “Vatandaş, faturaların gelmesiyle birlikte krizi hissetmeye başlayacak. Bu kış mevsimi diğer kışlara benzemeyecek. Ekonomik olarak, çok sert bir kış mevsimi geçireceğiz. Doğal gaz çok temiz bir yakıt fakat Türkiye için hiç ekonomik olmayan bir yakıt türüdür. Çünkü çoğunu yurt dışından getirtiyoruz. Avrupa bizim yarı fiyatımıza ısınıyor. Bu ay faturalar geldiğinde, vatandaş nasıl bir dar boğazdan geçtiğimizi hissedecek. Esnaf da, şuanda aynı durumdadır.” dedi.

“İş yeri kapanışları, %6.2 oranında arttı”

Türkiye genelinde kepenk kapatan esnaf sayısının 110 bin 959’a ulaştığının altını çizerek, sözlerine başlayan Fevzi Pekcanlı, sözlerini şöyle tamamladı: “2019 yılının ilk 11 ayında, iş yeri kapanışları %6.2 oranında artış gösterdi. Bu kadar esnafın dükkanını kapattığı haberini okuyunca derin bir üzüntü yaşadım. 2002 yılında, Bülent Ecevit’e bir yazar kasa atma olayı yaşanmıştı. O krizi herkes hatırlar. Zannedersem bu kış da, iktidar partisinin il başkanlıklarına bu yazar kasa fırlatılacaktır. Herkes o pozisyonda. Tabii ki, bunu bir benzetme olarak söylüyorum. Böyle bir şeyin yaşanmasını asla istemem. Zor günlerden geçiyoruz. Edirne’de kapalı çarşılarımız var tarihi ve bu çarşılardaki dükkanlara zamlar yapılmaya çalışılıyor. Edirne sınır bölgesi, insanlar burada turist görünce alışveriş yapılıyor sanıyor. Ama buranın yerli esnafına bu turistlerin bir katkısı yok. Onlar büyük markalara marketlere gidiyor. AVM’lere kazandırıyor. Yerel esnafın bundan bir kazancı olmuyor. Devleti yöneten bürokratların bunu görmesi gerekir. Keşanlı esnaf da bunu bilir. Bunu gözeterek zam yapılmalı. Edirne’deki kalabalığın yerel esnafa bir faydası yok. Global firmalara katkısı var.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere muhtarları "mücavir alan" ile ilgili nedenleri anlattı

Keşan Belediye Meclisi'nde görüşülerek, ilerleyen toplantılara bırakılan Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere köylerinin Keşan Belediyesi mücavir alanı içerisine dahil edilmesiyle ilgili görüş bildiren köy muhtarları, oluşturulacak komisyonun göz önünde bulundurmaları gereken noktalara dikkat çekti.

Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Gökçetepe Köyü Muhtarı Abdullah Kemik, talepleri iletilen köylerin Keşan Belediyesi mücavir alanlarına dahil edilmesinde, artı yönlerin ok daha fazla olduğunu belirterek, "Keşan Belediyesi'nin gündeme aldığı 3. madde ile ilgili, Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin imarının belediyeye devrolması veya belediyeye imar alanının genişletilmesi ile ilgili çalışmada tavsiye kararları alındı. Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye ilk bakışta eksilerle belediyeye başlayacağı görülüyor. Unutulmasın ki buralar da Keşan’ın bir parçası. Keşan turizmle bir şeyler kazanıyor. Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin içerisinde olduğu turizmle. Bu işe başlarken sadece artılar düşünülmez tabii, ama ileriki zamanda artılar, eksilerin kat kat üzerine geçecektir. Bugüne kadar hiç olmayan imar yolları açılacak, sıkıntılar büyük." dedi.

"Artık zamanının geldiğini düşünüyoruz"

Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin de Keşan'ın birer parçası olduğunun altını çizen Kemik, "Bayramlarda, seyranlarda buraya gelecek olan gelirleri, ekonomik olarak Keşan’a katkılarını düşünelim. Buralar bayramlarda binlerce kişinin dolaştığı alan oluyor. Bir şeyi alırken belediyeler ve muhtarlıklar ticari amaçla yönetilemez, buralar hizmet yerleridir. İlk zamanlarda belediyenin sıkıntıları olabilir. Bizler artık bu işin zamanının geldiğini, bugünden sonra bir yerden başlamaları gerektiğini düşünüyoruz. Buradaki sahilleri ve imar durumunu, buradaki bütünlüğü hiç kimsenin elinin tersi ile itme lüksüne sahip değil. Burada kimsenin başka şeyler arama lüksü de yok. Eğer Keşan büyüyecekse, sahilleri ile birlikte büyüyecekse, biz turizme evet diyeceksek bu olaya mutlaka artı şeklinde düşüncelerin olması gerektiğine inanıyoruz. Keşan Belediyesi Erikli'yi alırken artıları ile mi aldı? Bayramlarda marketlerde ekmek veya diğer ürünleri bulamayanların hepsi Keşan'a gelip alıyor. İmarın orada yaygınlaştığını düşünürsek, bu vatandaşlar alışverişini orada yapamazsa yine Keşan’dan yapacak. Keşan’a faydalarını sadece belediyeye olarak düşünmemek lazım. Keşan’a katkısını çok olacağına inanıyoruz. Artık zamanının geldiğini düşünüyoruz." diye konuştu.

Balaban: "Biz buraya imar planı, alt yapı, içme suyu, yol ile ilgili çalışmalara 10 yılda yardımcı olursak, Keşan Belediyesi 5 yılda yapabilir"

Konuyla ilgili konuşan Mecidiye Köyü Muhtarı Ali Balaban da, kendilerinin, Gökçetepe ve Sazlıdere’den farklı olarak, biz daha önce belediye oldukları dönemde, farklı bir mücavir alan olduğunu ifade ederek, şunları söyledi; "Belediye ile ilgili çalışması vardı zaten. Mevcut mücavir alanı tekrar Keşan Belediyesi’ne bağlanması için bir çalışma yapılıyor. Fakat şimdi Keşan Belediyesi’nin ya da belediyelerin köylere göre olanakları çok farklı. Devletten ekipman desteği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan destekler geliyor. İmar çalışması ile ilgili daha hızlı işlemler yapabiliyor. Fakat köy muhtarlıkları bakanlıklarla, Kaymakamlık ve Valilik üzerinden yazışmalar yaparak izinler almak zorunda. Gelen hizmetler, daha kısa sürede gelir. Biz buraya imar planı, alt yapı, içme suyu, yol ile ilgili çalışmalara 10 yılda yardımcı olursak, Keşan Belediyesi 5 yılda yapabilir. Bize bu yönde artıları olur. Yaz aylarında günübirlikçiler geliyor. Çöpünü, pisliğini bırakıyorlar. Biz ‘kurduğun çadırı kaldır, çöpünü topla’ dedik mi ‘hangi hakla kaldırırsın’ denildiğinde vatandaş bir yönde haklı olur. Yazılı bir evrak verilmez, sadece kaldırın oradakileri denilir. Jandarma marifetiyle kaldırmaya çalışır. Jandarmaya da yazılı bir evrak gelmediği için iki eli bağlanıyor. Keşan Belediyesi’nin kendi mücavir alanları içerisinde yaşadık gördük. Zabıtayı gönderildiğinde, vatandaş çadırını çöpünün kaldırmadığı zaman 200-300 TL civarında kanuni bir cezası da oluyor. Zabıta ceza kesme yetkisine sahip, çadırları direk kaldırabiliyor. Erikli gibi bu yerlerinde belediyenin mücavir alana girmesi her şekilde artı yönü olacak. Keşan Belediyesi donanımlı araç-gereç hizmetleri ile bize hizmet verdiği zaman burada biz bu işin altından kalkarız, sahilimizi de kontrol altında tutabiliriz. Keşan Belediyesi’ne bağlanmadığımız sürece Mecidiye olarak tekrar belediyeyi geri alma şansımız olmadığı için bizim de iki elimiz taş altında kalır ve yoruluruz."

Özdemir: "Belediye burada zarar etmez"

Sazlıdere Köyü Muhtarı Mehmet Özdemir de, Sazlıdere Köyü'nün, Keşan Belediyesi'ne bağlanması noktasında fayda olacağını vurgulayarak, "Buranın öncelikle suyu var. Belediye o sudan da Erikli’ye, Yayla’ya kadar faydalanabilir. Hatta sahilde belediyenin kullanacağı yerler de var. Buraları bir şekilde kullanabilir ve gelir getirir. Belediyenin, sahillerde, köyde yaşayan insanların arsa vergileri, tapu-inşaat ruhsatları getirisi kadar, geliri de olur. Belediye burada zarar etmez, tabi bizim de faydamız olur. Artık sahil çok genişledi. Yaz aylarında buranın nüfusu 10 bin civarında oluyor. Bunun altından köy muhtarının kalkması çok zor. Orada Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı Feridun Tümer konuştu. Sazlıdere Köyü’de Keşan halkı. Çünkü Sazlıdere Köyü’nün, Keşan’da en az 40-50 haneye yakın yaşayan insanı var. Aynı zamanda Keşan halkı da yaz aylarında buraya gelip Belediye hizmetlerini görmek ister. Burada bir kısmının evi var, sahilde yazlıkları var. Bu insanlarda, belediye hizmetlerinin bu köye gelmesini isteyenler yani. Biz bunu o şekilde düşündük ve müracaat ettik. Erikli nasıl belediyeye bağlandıysa, biz de belediyeye bağlanmak istiyoruz. Keşan’daki bizim köylülerimiz olsun, gerek Keşan halkı olsun onlarda buraya gelip sahilden yararlanıyorlar. Onlarda sahilde daha güzel bir hizmet olmasını istiyorlar. Belediye bunları yapabilir. Bizim gücümüz yetmiyor ama belediye bunları yaparken her hizmetin bir karşılığı olur. Buralar mücavir alanına alınırsa hem belediye için iyi olur hem Keşan halkı için iyi olur. Keşan halkına iyi anlatmak lazım. Buraya hizmet gelirse hem belediye kazanacak hem de köy olarak biz kazanacağız." şeklinde konuştu.

Haber: İlker GÜREL

Keşanlı Kıbrıs Gazilerine Milli Mücadele Madalyası ve Beratı verildi

1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan tüm gazilere, KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) Bakanlar Kurulu Kararı ile "Milli Mücadele Madalyası ve Beratı" verilmesi kararı kapsamında, tüm Türkiye'de olduğu gibi Keşan'da da dün düzenlenen törende, Keşanlı 23 gaziye madalyaları ve beratları takdim edildi.

Saat 10.30 sıralarında, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Konferans Salonu'nda başlayan törene; Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Garnizon Komutanı Albay Öztürk Mustafa Yılmaz, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Edirne Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bilgin Özbaş, Keşan İlçe Jandarma Komutanı J.Kd.Bnb. Ahmet Barış Ulucanlı, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin, Sosyal Hizmet Merkezi Keşan İlçe Müdürü Nergis Mustafapaşa, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan Şehit Aileleri ve Gazileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ferhat Dönmez, gaziler ve aileleri katıldı.

Özbaş: "Bugün Doğu Akdeniz'de gemilerimiz ve uçaklarımız rahatlıkla dolaşıyorsa, bu sizlerin kahramanlığı ve cesareti sayesindedir. Fazlasıyla hak ettiğini madalyaların sizlere hayırlı olmasını diliyorum"

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı'nın okunduğu törenin açış konuşmasını yapan Bilgin Özbaş, "Üzerinde yaşadığımız vatan topraklarının, önemi, jeopolitik konumu itibarıyla ülkemiz üzerinde emelleri olan dış güçlerin her zaman hedefi olmuştur. Bugüne kadar yapılan tüm savaşlarda, terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da, vatanın, birlik ve beraberliğimize yapılan tehditler, canlarını vermekten çekinmeyen aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafın boşa çıkarılmıştır. Bugün şanlı bayrağımızın altında hür bir şekilde yaşıyorsak, kahraman şehitlerimiz ve gazilerimize borçluyuz. Geçmişte göstermiş olduğunuz cesaret, bu toprakların vatan olmasını sağlamıştır. Sizleri için onur ve gurur kaynağı olan bu madalyalar, çocuklarınız ve torunlarınız için onur ve gurur kaynağı olacaktır. Bugün Doğu Akdeniz'de gemilerimiz ve uçaklarımız rahatlıkla dolaşıyorsa, bu sizlerin kahramanlığı ve cesareti sayesindedir. Fazlasıyla hak ettiğini madalyaların sizlere hayırlı olmasını diliyorum." dedi.

Dönmez: "Gaziliğin değerlerini topluma anlatmamız gerekiyor"

Daha sonra söz alan Ferhat Dönmez, Kıbrıs Barış Harekatı'nın önemine dikkat çekerek,"Yapılan zulmü bir gazi olarak Kıbrıs ziyaretimizde gördüm. Bu zulümleri nasıl yaptıklarına hala inanamıyorum. Barış Harekatı'nın anlamı çok iyi bilinmelidir. Askerlerimiz, orada onur ve gururla mücadele verdi. Gaziliğin değerlerini topluma anlatmamız gerekiyor. Bu anlamda gerekli çalışmaların yapılmasını umuyorum. Sadece gazilik unvanı ile madalya vermek değil, gazilerimize sahip çıkmak önemlidir." diye konuştu.

Madalyalar ve beratlar takdim edildi

Yapılan konuşmaların ardından, gazilere ve ebediyete uğurlanan merhum gaziler adına ailelerine madalyaları ve beratlarının teslimine geçildi. Ali Dinçtürk, Beytullah Ateş, Fikret Yüksel, Mehmet Küçükoğlu, Bilen Demir, Mehmet Göçer, Muhterem Mercan, Hasan Savran, Kazım Güroğlu, Mehmet Yılmazoğlu, Ömer Erginbaş, Kadir Can, Hüsmen Karaman, Mustafa Andaç, Fikri Oltan, Nizamettin Bıyıkoğlu, Hamdi Saltık'a madalya ve beratları takdim edilirken, merhum gazilerden Sadık Kılıç'ın madalya ve beratı eşi Hanife Kılıç'a, Emin Kuş'un madalya ve beratı Ayşe Kuş'a, Sabahattin Duman'ın madalya ve beratı ise Nesibe Duman'a takdim edildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Şahinbaş, doğal gaz faturalarının makul seviyede gelmesi için önerilerde bulundu

Makine Mühendisi Yaşar Şahinbaş, yaptığı açıklamada, doğal gaz faturalarının makul seviyelerde gelmesi için önerilerde bulundu.

“Faturaların makul seviyelere gelmesi için binanızın mantolaması olmalı”

Isı yalıtımının iyi olduğu bir binada ısınmanın çok daha kolay ve tasarruflu olacağını belirten Şahinbaş, “Faturaların daha makul seviyelere gelmesi için binanızın mantolamasının olması gerekiyor. Peteklerde yeteri kadar büyük olmalı. Küçük petekle yarım saatte ısınan bir daire, büyük petekle 15 dakikada ısınır ve geri kalan süre bize tasarruf sağlar. Bir de kombinin özellikli olması gerekiyor. Tam yoğuşmalı ve çift yoğuşmalı kombilerin tercih edilmesi gerekir. Bu da, bizim için sudan tasarruf sağlar. Oda sıcaklığını 22 dereceye ayarladığımızda, kombi durur ve oda sıcaklığı düşene kadar bu süre korunur. Isı yalıtımı iyi yapılmış bir binada da bu bize bir tasarruf olarak döner.” dedi.

“Kombinizi, 22 dereceye ayarlayın”

Doğal gaz kombisinin 22 dereceye ayarlanması gerektiğinin altını çizen Yaşar Şahinbaş, sözlerini şöyle tamamladı: “22 derece makul bir derecedir. Projelerimizi de, 22 dereceye göre ayarlıyoruz. Doğal gaz yanarken, evde uzun kollu bir üstle oturulmasında fayda var. Kombimizi 25 dereceye çıkarıp, kış mevsiminde evde tişörtle oturmak, bize tasarruf sağlamayacaktır. Bu israf olur. Kışın neden kısa kollu gezelim ki? Kombisini sonuna kadar açıp, ev sıcak olduğu için camları açanlar var. Bu israftır ve gökyüzünü ısıtamayız. 22 derece teknik olarak makine mühendislerinin bize vermiş olduğu değerdir. İnsanın vücut sıcaklığı 22 dereceye alışmalı. Halkımız sobadan doğalgaza geçince, sobanın sıcaklığını hissetmek istiyor. Sobanın sıcaklığı 28-30 dereceleri bulur. Buna gerek yoktur. Diğer odalara geçtiklerinde de doğal olarak hasta olurlar. Kısacası kombimizi 22 derecede ve sürekli kullanıyor olmak, ısınmamız için bize yeterlidir.”

(Haber-Foto: Nilüfer ÇELİK)

Köseler, asgari ücret ve eğitimin durumunu değerlendirdi

Saadet Partisi Keşan İlçe Başkanı Ahmet Köseler yaptığı açıklamada; asgari ücret ve eğitimin durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Çalışanın altın teri kurumadan verilmeli”

Türkiye’de, 2020 yılı asgari ücret belirleme görüşmelerinin başladığını belirten Köseler, “Devlet, sendikalar ve işveren kesimi oturup, asgari ücretin ne kadar olacağını bu ay içerisinde belirleyecekler. Ülkemizde açlık sınırı 2 bin 12 TL seviyesinde, yoksulluk sınırı 6 bin 849TL’dir. Ama asgari ücret belirlenirken açlık sınırı seviyesinde konuşulduğunu görmekteyiz. Bir ailenin açlık sınırı seviyesindeki bir ücretle geçimini sürdürmesi mümkün değildir. Dolasıyla, ailelerin geçim derdiyle ilgilenmeyen bir iktidar var. Açlık sınırı seviyesinde ücret belirlemek emeğe, emekçiye ve insana zulümdür. Bundan ötürü de, asgari ücretin normal şartlarda yoksulluk sınırında olması gerekir. Ekonomik kriz var deniliyor ve bu kadar yüksek ücretlerin verilemeyeceği dile getiriliyor. Ancak, israftan vazgeçilirse ve iktidar kendi harcamalarında tasarrufa giderse, bu ücretler çalışana rahatlıkla verilebilir. Peygamber Efendimiz, ‘Çalışanın altın teri kurumadan verilmeli.’ diyor. Biz sadece çalışanın altın terinin verilmesinden yanayız. Bir ülkede, insan çalışmasının sonunda kendi geçimini sağlayacak bir ücreti elde edebilmelidir.”

“Öğrenciler daha iyi koşullarda eğitim alırlardı”

Türkiye’deki eğitim sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Ahmet Köseler, şunları söyledi: “Türkiye’de üniversite öğrenci sayısı son 17 yılda 1 milyon 677 bin 936’dan 7 milyon 749 bin 502’ye çıkmıştır. Yani toplamda 4,6 kat artmıştır. Oysa aynı dönemde Türkiye’nin nüfusu 65 milyondan 82 milyona çıkarak sadece dörtte birlik bir artış kaydetmiştir. Türkiye’de 7 milyon 749 bin 502 üniversite öğrencisinin olması kaynakların israfından başka bir şey değildir. Türkiye’ye 7 milyon değil, 1 milyon üniversite öğrencisi yeter. Türkiye’de eğer 7 milyon değil, 1 milyon üniversite öğrencisi olsaydı, devletin öğrenci başına yaptığı harcama daha yüksek olurdu; öğrenciler daha iyi koşullarda eğitim alırlardı.”

“Bilim insanı olması beklenen en başarılı

üniversite mezunları ise bu ülkeyi terk etti”

Köseler sözlerini şöyle tamamladı: “4 Kasım 1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu profesörler için iki yabancı dil şartından vazgeçmiştir. Doçentlik için tek yabancı dil şartını öngörmüştür. 1983 yılında Resmî Gazetede yayımlanan Doçentlik Sınav Yönetmeliğiyle doçentlik yabancı dil sınavını başarmak için yüz üzerinden en az yetmiş alma şartı getirilmişti. 2000 yılında Resmî Gazetede yayımlanan Doçentlik Sınav Yönetmeliğiyle yabancı dil sınavında baraj yetmişten altmış beşe indirilmiştir. 2018 yılında  doçentlik için yabancı dil barajı, altmış beşten elli beşe indirilmiştir. Doktor öğretim üyeliği için ise dil şartı öngörülmemiştir. İnternette, ‘tez yazdırma’, ‘paralı tez’, ‘parayla tez yazdırma’ gibi terimlerle arama yapın; bu işi ‘uygun ücret karşılığında’ yapan pek çok siteye ulaşacaksınız. Türkiye’de neden değerli şeyler kısa sürede değerlerini yitiriyor? Neden? İnsan denen yaratıkta değerleri ele geçirme konusunda doğuştan gelen bir güdü vardır. Bu güdü sadece Türklerde değil, bütün milletlerde vardır. Ancak, başka milletlerde değerlerin yağmalanmasına devlet müsaade etmez iken Türkiye’de devlet buna izin vermekte ve hatta bunun alt yapısını bizzat hazırlamaktadır. Türkiye’de devlet destekli bir değersizleştirme süreci vardır. Fark buradadır. Üniversitenin içinde yer alan, değer üretebilen bazı bilim insanları ise üniversiteden ya resmen ihraç edildi ya yıldırıldı ya da istifa ettirildi. Bilim insanı olması beklenen en başarılı üniversite mezunları ise bu ülkeyi terk ettiler. Kalan bir avuç bilim insanı da bugün üniversitede yeni bir şeyler yaratmaya uğraşmıyorlar. Dolu yağarken saçak altına sığınan insanlar misali, şu riskli günlerin geçmesi için susup bekliyorlar. Üniversite hocaları kendi odalarında arkadaşlarıyla yüksek sesle konuşmaktan dahi korkar hâle geldiler. Bugün Türk üniversitesinin içinde bulunduğu boğucu havada değer üretilmesi çok zor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Eşini dövüp tehdit eden koca tutuklandı

Keşan'da, 4 Aralık 2019 tarihinde, saat 23.00 sıralarında meydana gelen olayda, eşine şiddet uygulayarak hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alınan koca, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

İddiaya göre; Keşan Emniyet Müdürlüğü'ne başvuran N.K., kendisini döverek, tehdit ettiği ve hakaretlerde bulunduğu iddiasıyla kocası S.K.'dan şikayetçi oldu. İhbar üzerine harekete geçen polis, S.K.'yı yakalayarak, Cumhuriyet Savcısı'nın talimatı ile gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.K., çıkarıldığı mahkemece "kasten yaralama" ve "tehdit- hakaret" suçlarından tutuklanıp, cezaevine gönderildi. N.K. ve kızı N.S.K. da, kendi istekleri üzerine kadın sığınma evine yerleştirildi.

 Haber MERKEZİ

Yaya geçidinden geçen kadına kamyon çarptı -

İlyas Bey Caddesi üzerinde, dün saat 14.15 sıralarında meydana gelen trafik kazasında, yaya geçidinden geçmen isterken kamyonun çarptığı kadın yaralandı.

İddiaya göre; Rasim Ergene Caddesi üzerinden, İlyas Bey Caddesi'ne dönen Remzi Bolat (47) yönetimindeki 34 JC 6227 plakalı kamyon, Rasim Ergene Caddesi üzerindeki yaya geçidinden karşıya geçiş yapan Sabriye Danışman'a (80) çarptı. Yaşlı kadın, çarpmanın etkisiyle yaralanarak yere düşerken, kazayı fark etmeyen sürücü, çevredekilerin uyarısı ile kamyonu durdurdu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis çevrede güvenlik önlemi alırken, yaralanan Sabriye Danışman, ambulansla Keşan Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak, tedavi altına alındı. Kamyon sürücüsü, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.

Haber: İlker GÜREL

 

Keşanlılar geleneksel tıbbın imkânlarından yararlanacak

Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle Keşan Devlet Hastanesi’nde Geleneksel ve tamamlayıcı tıp ünitesi kurulacak. Keşan Devlet Hastanesi’nin 2019 Mali Destek Programları kapsamında hazırladığı “Sağlık Turizminde Geleneksel Tıbba Modern Yaklaşım” projesinin başlangıç toplantısı yapıldı.

Keşan Devlet Hastanesi’nde yapılan organizasyona Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Edirne İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Cengiz Kalkan, Keşan Devlet Hastanesi Başhekim Vekili Opr. Dr Ahmet Alparslan, hastane çalışanları ve davetliler katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin modern tıbbın tamamlayıcısı olan geleneksel tıbbın son dönemde tekrar eski itibarına kavuştuğunu söyledi. Şahin şunları söyledi: “Trakya Kalkınma Ajansı olarak Bölgemizde sağlık turizmini geliştirmek amacıyla devlet, özel ve üniversite hastaneleri ile 2016 yılından bu yana işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Sağlık turizmi çalışmalarımızın ilk aşamasında her yıl düzenlenen Dünya Sağlık Turizmi Fuarı Hestoruex’e katılım sağladık. Ardından Sağlık Turizmi Çalıştayı düzenledik. Çalıştay ile Bölgemizin sağlık turizmi açısından avantaj, dezavantaj ve hedef ülkelerin hangileri olabileceğini tartıştık. Buradan elde ettiğimiz neticede gördük ki Trakya Bölgesi için Balkan ülkelerinin hedef ülke olabileceği sonucuna vardık.  Bu kapsamda da Ajansımızdan uzman arkadaşlarımız Gümülcine Başkonsolosluğu ve Batı Trakya’daki Yüksek Tahsilliler Derneği aracılığı ile İskeçe ve Gümülcine şehirlerinde farklı branşlarda çalışan soydaş doktorları Trakya’ya davet etti. Davet neticesinde birbirinden değerli bu doktorlarımız Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde sağlık turizmi yetki belgesi almış sağlık tesislerini ziyaret ettiler.

Bu yıl açtığımız Turizmin Geliştirilmesi ve Çeşitlendirilmesi Mali Destek Programına başvuran Edirne Sultan 1.Murat Devlet Hastanesi, Edirne Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ve Keşan Devlet Hastanesi 1.160.000 TL’lik hibe desteğinden yararlanacak. Bu projeler ile hastanelerimizin donanım, ekipman, eğitim ve tanıtım eksikliğinin giderilmesi sağlanacak. Böylece yurtdışında tedavi amacıyla gelen hastalarımıza daha kaliteli hizmet verilmiş olacak. Önümüzdeki hafta da kamu, özel, üniversite hastanelerimiz ve bakanlığımızın temsilcileri ile Edirne’de Trakya Uluslararası Sağlık Turizmi Çalıştayı düzenleyeceğiz. Keşan Devlet Hastanesi tarafından hazırlanan Sağlık Turizminde Geleneksel Tıbba Modern Yaklaşım Projesi’nin de 243.202 TL olan toplam bütçesinin 182,202 TL’si Trakya Kalkınma Ajansı tarafından karşılanacak. Bu proje ile modern tıbbın tamamlayıcısı olarak geleneksel tıp uygulamaları eski itibarlı yerine kavuşmuş olacak. Projenin hazırlanması sürecinse emeği geçen herkese teşekkür ediyor, projenin hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Uygulama süresi 18 ay olan proje kapsamında Keşan Devlet Hastanesi’ne bağlı olarak çalışacak Geleneksel ve tamamlayıcı tıp ünitesinin (GETAT) kazandırılması amaçlanıyor. Hastane çalışanı olan 3 hekim alternatif tıp eğitimi (mezoterapi, ozonterapi ve apiterapi ) alacak. Bu sayede hastane hizmet çeşitliliğini artırarak sağlık turizmi alanında gelir ve prestij kazanacak.

(Haber Merkezi)

 

Hatalı parklar, trafiği kilitliyor

İsmail Saraç Caddesi üzerinde, dün, yapılan çift sıra parklar trafiğin kilitlenmesine neden olduğu görüldü.

Saat 11.00 sıralarında bazı sürücüler çift sıra park yaparak, özel işlerini halletmek üzere araçlarının yanından ayrıldı.

Hatalı parklar nedeniyle, bir kamyon yoldan geçmekte zorlandı ve trafiğin bir süre kilitlendiği görüldü. Araç sürücüleri, korna çalarak sürücüyü uyardı ve hatalı parkı yapan sürücü bir süre sonra gelerek, aracını kaldırdı.

Vatandaşlar, Keşan içerisinde yaşanan hatalı park sorunu konusunda sürücülerin ve yetkililerin daha duyarlı olmalarını istedi.

(Haber-Foto: Deniz ÇİL)

“Yakma kurallarına herkes uymalı”

Keşan’da havaların soğumasıyla birlikte, kömür yakan binaların ya da konutların yakma tekniklerine uyup-uymadığı gündeme gelmeye başladı.

Keşan’da hava kirliliğini asgari düzeye indirmek amacıyla, doğal gaza geçişlerin yaşandığı ve kazan denetimlerinin yapıldığını belirten vatandaşlar, “Keşan, havası en kirli ilçeydi. Bunu asgari düzeye düşürmek amacıyla, doğal gaza geçişler yapıldı. İlçemizdeki konutların yüzde 50’si doğal gaza geçiş yaptı ve hava kirliliği geçmiş yıllardaki gibi kötü durumda değil. Fakat, bazı apartmanlarda yakıcıların kurallara uymadığını görmekteyiz. Apartman sakinleri, yakıcılarına gerekli uyarılarda bulunmalılar. Keşan’da hava kirliliğinin yaşanmaması için herkes yakma kurallarına uymalı. Bu konuda, herkes gerekli hassasiyeti göstermeli. Yetkililer, bu konuda gerekli çalışmaları yapıyorlar ancak, denetimleri artırmalarında fayda var.” dedi.

(Haber-Foto: Deniz ÇİL)

AK Parti Keşan İlçe Teşkilatı, İl Başkanı Belgin İba’yı ziyaret etti

AK Parti Keşan İlçe Başkanı Gürcan Kılınç ve yönetim kurulu üyeleri, dün, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba’yı makamında ziyaret etti.

Ziyarete, Kılınç’ın yanı sıra; yönetim kurulu üyeleri, kadın ve gençlik kolları yöneticileri katıldı.

Gürcan Kılınç, AK Parti Keşan  İlçe  Teşkilatı olarak, hayırlı olsun ziyaretinde bulunduklarını belirterek, “Sayın Belgin İba’nın yeni görevinin hayırlara vesile olmasını temenni  ederiz. El birliği, güç birliği, söz birliği dahası gönül birliğiyle, ‘Durmak Yok Yola Devam’ diyoruz.”

İba’da, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, teşekkür etti.

(Haber: Deniz ÇİL)

Enez’deki yangın büyümeden söndürüldü __

Enez Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü binasında, 5 Aralık 2019 Perşembe günü bilinmeyen bir nedenden ötürü yangın çıktığı öğrenildi.

Yangın, sabah saat 06.50 sıralarında meydana geldi.

Yangını gören çevredeki vatandaşlar, durumu Enez Belediyesi’ne ait itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alındı.

Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç’te olay yerine gelerek, incelemelerde bulundu ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü çalışanlarına geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

(Haber Merkezi)

- Kameralara takılan ayakkabı hırsızı serbest bırakıldı

Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, güvenlik kameraları incelemesinin ardından yakaladığı ayakkabı hırsızı, serbest bırakıldı.

İddiaya göre; 2 Aralık 2019 tarihinde, saat 07.00 sıralarında, İspat Cami Mahallesi'nde bulunan bir apartmanda meydana gelen ayakkabı hırsızlığı ile ilgili güvenlik kameralarını inceleyen Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelinin H.C.K. olduğunu belirledi. Yenimescit Mahallesi'nde, şüphelinin yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda yakalanan H.C.K., Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı ile gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, savcılıkta alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

 Haber MERKEZİ

Göçmen kaçakçısı polisten kaçamadı ---

Keşan-Malkara yolu üzerinde, 2 Aralık 2019 tarihinde, saat 20.30 sıralarında meydana gelen olayda, "Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti" suçunun önlenmesine yönelik yapılan kontrollerde, kovalamaca sonucunda durdurulan araçta 7 göçmen yakalanırken, araç sürücüsü tutuklandı.

İddiaya göre; "Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti" suçunun önlenmesine yönelik çalışma yapan Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelendikleri bir aracı durdurmak istedi. Polisin dur ihtarına uymayarak Beyendik Kavşağı istikametine giden araç, yaşanan kovalamaca sonucunda Beyendik Kavşağı'nda durduruldu. Kaçmaya çalışan araç sürücüsünü yakalamaya çalışan polis, hafif şekilde yaralanırken, aracın sürücüsü olduğu belirlenen S.S.B. ile yanında bulunan B.D., polis tarafından yakalandı. Durdurulan araçta arama yapan polis, yanlarında aracın arka koltuğunda ve bagaj bölümünde, üzerlerinden pasaport ya da kimlik çıkmayan 5 Bangladeş, 1 İran, 1 Pakistan uyruklu olmak üzere toplam 7 düzensiz göçmen bulundu. Cumhuriyet Savcısı'nın talimatı ile gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında, " haklarında “Göçmen Kaçakçılığı Yapmak ve Görevli Memura Mukavemet” suçlarından haklarında adli işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden S.S.B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.

Haber MERKEZİ

Helvacıoğlu: "Amacımız Keşan'ın hava kalitesini arttırmak"

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan’ın hava kalitesinin arttığını söyledi.

Mustafa Helvacıoğlu, hava kirliliği ile ilgili olarak şunları ifade etti; "Keşan'daki hava kalitemiz arttı. Başarıyı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü ile birlikte başardık. İlçemizde 16 bine yakın doğalgaz abonesi var. Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü ile sıkı çalışarak kömür ve baca ve kazan denetimleri yaptık. Şehrimize giren kömürlerle ilgili kalite denetimi yaptık. Ağır cezalar uyguladık. Keşan’da 2 yılı aşkın süredir doğalgaza geçtik. Amacımız Keşan'ın hava kalitesini arttırmak.Keşan'da kullanılan kömür kalitesini arttırdık. Denetimlerin geçmiş yıllarda eksik kaldığını da belirtirsek ciddi bir zafiyet yaşamışız. Bölgemizde Koah hastası, akciğer kanseri ve hava kirliliğinin neden olduğu kanser hastalıkları o kadar çoğaldı ki her camimizde her gün cenazemiz var. Hava kirliliğinin neden olduğu rahatsızlıklardan dolayı.  Ölen kişinin çok sayıda olduğunu tespit ettik. Geçen sene hava kalitesinin 300 Mikrogram/metreküplerden 50 Mikrogram/metreküplere kadar indirdik. Biz bu başarıyı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü ile başardık. Hava kalitemiz arttı. Keşan havası solunabilir, yaşanabilir bir ilçe yolunda. Türkiye'nin en kirli havasına sahip Keşan şimdilerde çok ilerleyerek temiz havaya kavuşmaya başladı. 2 yıl önce hava kalitesi 3 bin Mikrogram/metreküp değerleri gördü." dedi. Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, geçtiğimiz günlerde Belediye Meclis Üyesi Şafak Uslu ile birlikte Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Abdullah Bülbül'ü makamında ziyaret etmiş ve burada ilçedeki hava kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar başta olmak üzere çeşitli temaslarda bulunmuştu.

 Haber MERKEZİ

 

- Araçtan cep telefonu ve çanta çalan 2 şüpheli tutuklandı

Cumhuriyet Mahallesi Murat Sokak üzerinde, 4 Aralık 2019 tarihinde, saat 17.00 sıralarında meydana gelen olayda, araçtan cep telefonu ve sırt çantası çalan 2 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

İddiaya göre; Murat Sokak üzerinde bulunan bir aracın içinden cep telefonu ve sırt çantası çalındığı ihbarını alan Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çevrede yaptıkları araştırmalarda ve tanıkların ifadelerinde, olayı 2 kişinin gerçekleştirdiğini belirledi. Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, belirtilen eşgale uygun şüpheliler üzerinde çalışma başlattı. Yapılan araştırmalarda, olayı gerçekleştiren şüphelilerin Ö.D. ve E.M. olduğunu tespit etti. Şüpheliler, kısa süre içerisinde, çaldıkları telefon ve sırt çantası ile birlikte yakalandı. Cumhuriyet Savcısı'nın talimatı ile gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Ö.D. ve E.M. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.

Haber MERKEZİ

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü Enez'de kutlandı

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkı nedeniyle ilgili Enez'de program düzenlendi.

Enez Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan program, çelenk sunumunun ardından, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın söylenmesiyle başladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Enez İlçe Başkanı Vedat Avcu'nun günün anlam ve önemini belirten konuşma yaptığı program, daha sonra sona erdi.

 Haber MERKEZİ

Her 100 bin kişiden 323'ü ceza infaz kurumunda

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından, Ceza İnfaz Kurumu'nun 2018 yılı istatistiki verileri açıklandı.

TÜİK tarafından yapılan yazılı açıklamada; "Ceza infaz kurumunda 31 Aralık 2018 tarihindeki kişi sayısı, 2017 yılının aynı tarihine göre %14 artarak 264 bin 842 oldu. Ceza infaz kurumlarının 31 Aralık 2018 tarihindeki nüfusunun %78,9'unu hükümlüler ve %21,1'ini tutuklular oluşturdu. Bu kişilerin %96,1'ini erkekler, %3,9'unu ise kadınlar oluşturdu. Her yılın 31 Aralık tarihi itibarıyla Türkiye'de yüz bin kişi başına düşen ceza infaz kurumundaki kişi sayısı 2013 yılında 188 olurken, bu sayı yıllar itibarıyla sürekli artarak 2017 yılında 288'e ve 2018 yılında 323'e ulaştı. Diğer taraftan 2018 yılında 12 ve daha yukarı yaştaki her yüz bin kişiden 401'i ceza infaz kurumunda yer aldı. Bir hükümlünün aynı yıl içinde bir veya daha fazla giriş kaydı dikkate alındığında, 1 Ocak-31 Aralık 2018 tarihleri arasında ceza infaz kurumlarına 266 bin 889 hükümlü giriş kaydı yapıldı. Yine bir hükümlünün aynı yıl içinde bir veya daha fazla çıkış kaydı dikkate alındığında, aynı tarihler arasında 215 bin 170 hükümlü çıkış kaydı yapıldı. Giren hükümlülerin %96,2'sini, çıkan hükümlülerin ise %96,1'ini erkekler oluşturdu. Ceza infaz kurumuna hükümlü statüsünde giriş kaydı olanlardan ceza infaz kurumuna girdiği andaki yaşa göre çocuk (12-17 yaş grubu) olanların sayısı bir önceki yıla göre %1,9 artarak 2 bin 95 olurken, suç işlediği andaki yaşı çocuk yaşta olanların sayısı bir önceki yıla göre %22,8 artışla 14 bin 502 oldu. Ceza infaz kurumuna giren hükümlülerin birden fazla suç işlemesi durumunda en ağır cezayı gerektiren suç esas alınmakta olup, bu esasa göre değerlendirildiğinde, ceza infaz kurumuna 1 Ocak-31 Aralık 2018 tarihleri arasında giren hükümlülerin %17'si hırsızlık, %12,4'ü yaralama, %6,7'si Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, %5,8'i İcra İflas Kanunu'na muhalefet ve %3,5'i ise öldürme suçu işledi. Ceza infaz kurumuna 1 Ocak - 31 Aralık 2018 tarihleri arasında giren hükümlüler işlenen suça göre değerlendirildiğinde hırsızlık suçu işleyenlerin %47,3'ü ilköğretim mezunu, %15,1'i ortaokul ve dengi okul, %13,5'i ilkokul mezunu kişilerden, yaralama suçu işleyenlerin ise %37,5'i ilköğretim, %23,4'ü lise ve dengi meslek okulu, %17'si ilkokul mezunu kişilerden oluştu. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu işleyenlerin %36,9'unu ilköğretim, %19'unu lise ve dengi meslek okulu, %18,8'ini ilkokul mezunu hükümlüler oluşturdu. Öldürme suçu işleyenlerin %29,9'u ilköğretim, %27,6'sı lise ve dengi meslek okulu, %17,2'si ilkokul mezunuyken, cinsel suçları işleyenlerin %37,7'si ilköğretim, %20,6'sı lise ve dengi meslek okul, %17,2'si ilkokul mezunu hükümlüler olarak gerçekleşti. Ceza infaz kurumuna 1 Ocak - 31 Aralık 2018 tarihleri arasında giren hükümlüler eğitim durumu ve işlenen suç sırası itibariyle değerlendirildiğinde; okuryazar olup bir okul bitirmeyenlerde %30,1, okuma-yazma bilmeyenlerde %25,6, ilköğretim mezunlarında %21,9, ortaokul ve dengi meslek okulu mezunlarında %18,6, ilkokul mezunlarında %13,9 ile hırsızlık suçu; lise ve dengi meslek okulu mezunlarında %13,3 ve yükseköğretim mezunlarında %10,5 ile yaralama suçu ilk sırada yer aldı." ifadelerine yer verdi.

Haber MERKEZİ

Keşan Belediyesi, Balık Pazarı’nda çalışma yapacak

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Balık Pazarı’nda yıllardan bu yana süregelen koku sorunu başta olmak üzere esnafın yaşadığı sorunların çözüme kavuşturulması noktasında köklü çözüm üretileceğini söyledi.

Keşan Belediyesi Su Kanalizasyon Müdürü Erhan Başaran, İmar ve Şehircilik Müdürü Ali Ünal, Zabıta Müdürü Gökhan Yılmaz, Hukuk İşleri Müdürü Av. Orkan Özkaya, Fen İşleri Müdürü Erdi Kılıç ve ilgili teknik personelle birlikte yerinde inceleme yapan Belediye Başkanı Helvacıoğlu, “Bodruma üst kattan su geliyor. Bu su kokuya neden oluyor. Hem balık pazarındaki esnafımız, hem çevre esnafımız hem de yolu kullanan vatandaşlarımız kokudan rahatsız. Bu soruna öncelikle pansuman, sonrasında da köklü ve kalıcı çözüm üretmeliyiz. Balık Pazarı’nın bodrumu çok güzel bir depo olur ama önce şartlarının iyileştirilmesi gerekli.” dedi.

Helvacıoğlu: "Bu işi sadece Keşan Belediyesi sahiplenmemeli

Esnafın da yaşadığı iş yerlerine sahip çıkmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, şunları söyledi: "Bu işi sadece Keşan Belediyesi sahiplenmemeli. Esnaf da işin ucundan tutmalı. Birlikten kuvvet oluşturmalıyız. Keşan’ın kabuk değiştirmeye ihtiyacı var. Birlikte düzenleme yapılırsa bu işten herkes memnun olur. Çok daha güzel ve bereketli işler önümüzdeki bizi bekliyor. İş yeri vitrin ve görünümünü değiştirmeliyiz. İş yerlerimizi caddeden daha görünür hale getirmeliyiz. Kimseyi üzmek gibi bir niyetimiz yok. Bizim derdimiz esnafımızın mutlu olması ve işlerinin artması. Bence belki daha küçük olacak şekilde yazın Erikli ve Yayla’da da mini balık pazarı alanı oluşturmalıyız. Sahilde vatandaşlarımız balık alacak temiz ve güzel mekanlar istiyor. Bu ihtiyaca da hep birlikte çözüm üretmeliyiz. Bunu yapabiliriz. Aynı zamanda bu yerlerin hemen yanında pişirme alanları da yapabiliriz. Geçmişte birtakım hizmetler yapılmış, yapanlardan Allah razı olsun ama sorunlara çözüm üretmek için önümüze bakmamız gerekiyor. Balık pazarımız düzenlemelerle birlikte, ışıl ışıl, pırıl pırıl olmalı. Adeta bir kuyumcu dükkanı gibi olmalı. Olur mu çok da güzel olur ve biz bunu birlikte başarabiliriz. Yapacağımız görsellikler ve düzenlemelerle balık pazarı görüntüsünü oluşturmalıyız. Modern bir balık pazarını esnafımızla istişare ederek, güzel örnekleri yerinde görerek yeniden yapılandırmalıyız. Tabelalara görsellik katmalıyız." dedi. Helvacıoğlu, tadilatla ilgili Hal’deki esnafın da yer aldığı bir komisyon kurularak güzel bir proje hazırlanması talimatını verdi. Helvacıoğlu, Balık Pazarı’ndaki iş yerlerinin sözleşmelerinin güncelleneceğini ve site yönetimi oluşturulacağını da ifade etti. Balık Pazarı esnafı da halin ciddi şekilde tadilata ihtiyaç duyduğunu kaydetti ve istişare halinde ortaya güzel sonuçlar çıkarılacağına inandıklarını bildirdi.

Haber Merkezi

 

           

Son Eklenenler

Genç avukattan üzücü haber dün geldi

Evinden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç avukat Hakan çağış Taşdelen (30)'e ait otomobilin İpsala'ya bağlı Yenikarpuzlu Beldesi ile Koyuntepe Köyü arasındaki sulama kanalında bulunmasının ardından, burada 3 gündür yürütülen arama çalışmaları, genç avukatın cesedinin bulunmasıyla sona erdi.

İddiaya göre; 3 Aralık 2019 tarihinde, saat 19.00 sıralarında, ava gideceğini söyleyerek evden ayrılan genç Avukat Hakan Çağıl Taşdelen'den haber alamayan ailesi, durumu jandarmaya bildirdi. Bunun üzerine harekete geçen İpsala İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, çevrede yaptıkları araştırmada, Taşdelen'e ait 22 AAL 835 plakalı otomobili, 4 Aralık 2019 tarihinde, sabah saatlerinde İpsala'ya bağlı Yenikarpuzlu Beldesi ile Koyuntepe Köyü arasındaki sulama kanalında buldu. Vinç yardımıyla kanaldan çıkartılan otomobilde yapılan ilk incelemelerde, Taşdelen bulunamadı.

Arama ekipleri ve sahası genişletildi

Arama çalışmaları, 4 ve 5 Aralık 2019 tarihilerinde sonuç vermeyince, dün de devam etti. Sabah yeniden başlatılan arama çalışmalarında, sulama kanalının bağlandığı Hamzadere Barajı su toplanma havuzunun, yaklaşık 8 metre derinliğindeki su seviyesi, tahliye edildi. Lastik botla havuza inen Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şubesi Sualtı Grup Amirliği'nde görevli dalgıçların suda yaptıkları aramalara, Çanakkale Sahil Güvenlik ile Edirne ve Tekirdağ AFAD ekipleri de destek verdi. Jandarma, Keşan Doğal Afet Arama Kurtarma, Keşan Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ile Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale ekipleri ise iz köpekleriyle çevredeki çeltik tarlaları ve arazide yaya olarak da arama yaptı.

Kanalın 15. km'sinde bulundu

Çevrede bulunan bir çoban, aramaların yapıldığı sulama kanalının, pompalama bölümüne yakın olan alanda bir ceset olduğunu fark ederek durumu yetkili mercilere iletti. Çobanın söylediği alana giden ekipler, cesedi sulama kanalından çıkarttı. Otomobilin bulunduğu mesafeden yaklaşık 15 km sonra ulaşılan cesedin, ailesi tarafından Avukat Hakan Çağıl Taşdelen'e ait olduğu teşhis edildi. Taşdelen'in  cesedi otopsi için morga kaldırılırken, ailesi, ayakta durmakta güçlük çekti. Hakan Çağıl Taşdelen'in bulunmasıyla, 3 gün süren aramalar da sona erdi.

Haber: İlker GÜREL

Pekcanlı: “2019 yılının ilk 11 ayında, 110 bin 959 esnaf kepenk kapattı”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı yaptığı açıklamada; 2019 yılının ilk 11 ayında iş yeri kapanışlarının %6.2 oranında artarak, 110 bin 959 seviyesine ulaştığını kaydetti.

“Vatandaş, faturaların gelmesiyle birlikte krizi hissetmeye başlayacak”

Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte faturaların gelmeye başladığını belirten Pekcanlı, “Vatandaş, faturaların gelmesiyle birlikte krizi hissetmeye başlayacak. Bu kış mevsimi diğer kışlara benzemeyecek. Ekonomik olarak, çok sert bir kış mevsimi geçireceğiz. Doğal gaz çok temiz bir yakıt fakat Türkiye için hiç ekonomik olmayan bir yakıt türüdür. Çünkü çoğunu yurt dışından getirtiyoruz. Avrupa bizim yarı fiyatımıza ısınıyor. Bu ay faturalar geldiğinde, vatandaş nasıl bir dar boğazdan geçtiğimizi hissedecek. Esnaf da, şuanda aynı durumdadır.” dedi.

“İş yeri kapanışları, %6.2 oranında arttı”

Türkiye genelinde kepenk kapatan esnaf sayısının 110 bin 959’a ulaştığının altını çizerek, sözlerine başlayan Fevzi Pekcanlı, sözlerini şöyle tamamladı: “2019 yılının ilk 11 ayında, iş yeri kapanışları %6.2 oranında artış gösterdi. Bu kadar esnafın dükkanını kapattığı haberini okuyunca derin bir üzüntü yaşadım. 2002 yılında, Bülent Ecevit’e bir yazar kasa atma olayı yaşanmıştı. O krizi herkes hatırlar. Zannedersem bu kış da, iktidar partisinin il başkanlıklarına bu yazar kasa fırlatılacaktır. Herkes o pozisyonda. Tabii ki, bunu bir benzetme olarak söylüyorum. Böyle bir şeyin yaşanmasını asla istemem. Zor günlerden geçiyoruz. Edirne’de kapalı çarşılarımız var tarihi ve bu çarşılardaki dükkanlara zamlar yapılmaya çalışılıyor. Edirne sınır bölgesi, insanlar burada turist görünce alışveriş yapılıyor sanıyor. Ama buranın yerli esnafına bu turistlerin bir katkısı yok. Onlar büyük markalara marketlere gidiyor. AVM’lere kazandırıyor. Yerel esnafın bundan bir kazancı olmuyor. Devleti yöneten bürokratların bunu görmesi gerekir. Keşanlı esnaf da bunu bilir. Bunu gözeterek zam yapılmalı. Edirne’deki kalabalığın yerel esnafa bir faydası yok. Global firmalara katkısı var.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere muhtarları "mücavir alan" ile ilgili nedenleri anlattı

Keşan Belediye Meclisi'nde görüşülerek, ilerleyen toplantılara bırakılan Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere köylerinin Keşan Belediyesi mücavir alanı içerisine dahil edilmesiyle ilgili görüş bildiren köy muhtarları, oluşturulacak komisyonun göz önünde bulundurmaları gereken noktalara dikkat çekti.

Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Gökçetepe Köyü Muhtarı Abdullah Kemik, talepleri iletilen köylerin Keşan Belediyesi mücavir alanlarına dahil edilmesinde, artı yönlerin ok daha fazla olduğunu belirterek, "Keşan Belediyesi'nin gündeme aldığı 3. madde ile ilgili, Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin imarının belediyeye devrolması veya belediyeye imar alanının genişletilmesi ile ilgili çalışmada tavsiye kararları alındı. Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye ilk bakışta eksilerle belediyeye başlayacağı görülüyor. Unutulmasın ki buralar da Keşan’ın bir parçası. Keşan turizmle bir şeyler kazanıyor. Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin içerisinde olduğu turizmle. Bu işe başlarken sadece artılar düşünülmez tabii, ama ileriki zamanda artılar, eksilerin kat kat üzerine geçecektir. Bugüne kadar hiç olmayan imar yolları açılacak, sıkıntılar büyük." dedi.

"Artık zamanının geldiğini düşünüyoruz"

Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin de Keşan'ın birer parçası olduğunun altını çizen Kemik, "Bayramlarda, seyranlarda buraya gelecek olan gelirleri, ekonomik olarak Keşan’a katkılarını düşünelim. Buralar bayramlarda binlerce kişinin dolaştığı alan oluyor. Bir şeyi alırken belediyeler ve muhtarlıklar ticari amaçla yönetilemez, buralar hizmet yerleridir. İlk zamanlarda belediyenin sıkıntıları olabilir. Bizler artık bu işin zamanının geldiğini, bugünden sonra bir yerden başlamaları gerektiğini düşünüyoruz. Buradaki sahilleri ve imar durumunu, buradaki bütünlüğü hiç kimsenin elinin tersi ile itme lüksüne sahip değil. Burada kimsenin başka şeyler arama lüksü de yok. Eğer Keşan büyüyecekse, sahilleri ile birlikte büyüyecekse, biz turizme evet diyeceksek bu olaya mutlaka artı şeklinde düşüncelerin olması gerektiğine inanıyoruz. Keşan Belediyesi Erikli'yi alırken artıları ile mi aldı? Bayramlarda marketlerde ekmek veya diğer ürünleri bulamayanların hepsi Keşan'a gelip alıyor. İmarın orada yaygınlaştığını düşünürsek, bu vatandaşlar alışverişini orada yapamazsa yine Keşan’dan yapacak. Keşan’a faydalarını sadece belediyeye olarak düşünmemek lazım. Keşan’a katkısını çok olacağına inanıyoruz. Artık zamanının geldiğini düşünüyoruz." diye konuştu.

Balaban: "Biz buraya imar planı, alt yapı, içme suyu, yol ile ilgili çalışmalara 10 yılda yardımcı olursak, Keşan Belediyesi 5 yılda yapabilir"

Konuyla ilgili konuşan Mecidiye Köyü Muhtarı Ali Balaban da, kendilerinin, Gökçetepe ve Sazlıdere’den farklı olarak, biz daha önce belediye oldukları dönemde, farklı bir mücavir alan olduğunu ifade ederek, şunları söyledi; "Belediye ile ilgili çalışması vardı zaten. Mevcut mücavir alanı tekrar Keşan Belediyesi’ne bağlanması için bir çalışma yapılıyor. Fakat şimdi Keşan Belediyesi’nin ya da belediyelerin köylere göre olanakları çok farklı. Devletten ekipman desteği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan destekler geliyor. İmar çalışması ile ilgili daha hızlı işlemler yapabiliyor. Fakat köy muhtarlıkları bakanlıklarla, Kaymakamlık ve Valilik üzerinden yazışmalar yaparak izinler almak zorunda. Gelen hizmetler, daha kısa sürede gelir. Biz buraya imar planı, alt yapı, içme suyu, yol ile ilgili çalışmalara 10 yılda yardımcı olursak, Keşan Belediyesi 5 yılda yapabilir. Bize bu yönde artıları olur. Yaz aylarında günübirlikçiler geliyor. Çöpünü, pisliğini bırakıyorlar. Biz ‘kurduğun çadırı kaldır, çöpünü topla’ dedik mi ‘hangi hakla kaldırırsın’ denildiğinde vatandaş bir yönde haklı olur. Yazılı bir evrak verilmez, sadece kaldırın oradakileri denilir. Jandarma marifetiyle kaldırmaya çalışır. Jandarmaya da yazılı bir evrak gelmediği için iki eli bağlanıyor. Keşan Belediyesi’nin kendi mücavir alanları içerisinde yaşadık gördük. Zabıtayı gönderildiğinde, vatandaş çadırını çöpünün kaldırmadığı zaman 200-300 TL civarında kanuni bir cezası da oluyor. Zabıta ceza kesme yetkisine sahip, çadırları direk kaldırabiliyor. Erikli gibi bu yerlerinde belediyenin mücavir alana girmesi her şekilde artı yönü olacak. Keşan Belediyesi donanımlı araç-gereç hizmetleri ile bize hizmet verdiği zaman burada biz bu işin altından kalkarız, sahilimizi de kontrol altında tutabiliriz. Keşan Belediyesi’ne bağlanmadığımız sürece Mecidiye olarak tekrar belediyeyi geri alma şansımız olmadığı için bizim de iki elimiz taş altında kalır ve yoruluruz."

Özdemir: "Belediye burada zarar etmez"

Sazlıdere Köyü Muhtarı Mehmet Özdemir de, Sazlıdere Köyü'nün, Keşan Belediyesi'ne bağlanması noktasında fayda olacağını vurgulayarak, "Buranın öncelikle suyu var. Belediye o sudan da Erikli’ye, Yayla’ya kadar faydalanabilir. Hatta sahilde belediyenin kullanacağı yerler de var. Buraları bir şekilde kullanabilir ve gelir getirir. Belediyenin, sahillerde, köyde yaşayan insanların arsa vergileri, tapu-inşaat ruhsatları getirisi kadar, geliri de olur. Belediye burada zarar etmez, tabi bizim de faydamız olur. Artık sahil çok genişledi. Yaz aylarında buranın nüfusu 10 bin civarında oluyor. Bunun altından köy muhtarının kalkması çok zor. Orada Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı Feridun Tümer konuştu. Sazlıdere Köyü’de Keşan halkı. Çünkü Sazlıdere Köyü’nün, Keşan’da en az 40-50 haneye yakın yaşayan insanı var. Aynı zamanda Keşan halkı da yaz aylarında buraya gelip Belediye hizmetlerini görmek ister. Burada bir kısmının evi var, sahilde yazlıkları var. Bu insanlarda, belediye hizmetlerinin bu köye gelmesini isteyenler yani. Biz bunu o şekilde düşündük ve müracaat ettik. Erikli nasıl belediyeye bağlandıysa, biz de belediyeye bağlanmak istiyoruz. Keşan’daki bizim köylülerimiz olsun, gerek Keşan halkı olsun onlarda buraya gelip sahilden yararlanıyorlar. Onlarda sahilde daha güzel bir hizmet olmasını istiyorlar. Belediye bunları yapabilir. Bizim gücümüz yetmiyor ama belediye bunları yaparken her hizmetin bir karşılığı olur. Buralar mücavir alanına alınırsa hem belediye için iyi olur hem Keşan halkı için iyi olur. Keşan halkına iyi anlatmak lazım. Buraya hizmet gelirse hem belediye kazanacak hem de köy olarak biz kazanacağız." şeklinde konuştu.

Haber: İlker GÜREL

Keşanlı Kıbrıs Gazilerine Milli Mücadele Madalyası ve Beratı verildi

1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan tüm gazilere, KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) Bakanlar Kurulu Kararı ile "Milli Mücadele Madalyası ve Beratı" verilmesi kararı kapsamında, tüm Türkiye'de olduğu gibi Keşan'da da dün düzenlenen törende, Keşanlı 23 gaziye madalyaları ve beratları takdim edildi.

Saat 10.30 sıralarında, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Konferans Salonu'nda başlayan törene; Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Garnizon Komutanı Albay Öztürk Mustafa Yılmaz, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Edirne Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bilgin Özbaş, Keşan İlçe Jandarma Komutanı J.Kd.Bnb. Ahmet Barış Ulucanlı, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin, Sosyal Hizmet Merkezi Keşan İlçe Müdürü Nergis Mustafapaşa, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan Şehit Aileleri ve Gazileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ferhat Dönmez, gaziler ve aileleri katıldı.

Özbaş: "Bugün Doğu Akdeniz'de gemilerimiz ve uçaklarımız rahatlıkla dolaşıyorsa, bu sizlerin kahramanlığı ve cesareti sayesindedir. Fazlasıyla hak ettiğini madalyaların sizlere hayırlı olmasını diliyorum"

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı'nın okunduğu törenin açış konuşmasını yapan Bilgin Özbaş, "Üzerinde yaşadığımız vatan topraklarının, önemi, jeopolitik konumu itibarıyla ülkemiz üzerinde emelleri olan dış güçlerin her zaman hedefi olmuştur. Bugüne kadar yapılan tüm savaşlarda, terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da, vatanın, birlik ve beraberliğimize yapılan tehditler, canlarını vermekten çekinmeyen aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafın boşa çıkarılmıştır. Bugün şanlı bayrağımızın altında hür bir şekilde yaşıyorsak, kahraman şehitlerimiz ve gazilerimize borçluyuz. Geçmişte göstermiş olduğunuz cesaret, bu toprakların vatan olmasını sağlamıştır. Sizleri için onur ve gurur kaynağı olan bu madalyalar, çocuklarınız ve torunlarınız için onur ve gurur kaynağı olacaktır. Bugün Doğu Akdeniz'de gemilerimiz ve uçaklarımız rahatlıkla dolaşıyorsa, bu sizlerin kahramanlığı ve cesareti sayesindedir. Fazlasıyla hak ettiğini madalyaların sizlere hayırlı olmasını diliyorum." dedi.

Dönmez: "Gaziliğin değerlerini topluma anlatmamız gerekiyor"

Daha sonra söz alan Ferhat Dönmez, Kıbrıs Barış Harekatı'nın önemine dikkat çekerek,"Yapılan zulmü bir gazi olarak Kıbrıs ziyaretimizde gördüm. Bu zulümleri nasıl yaptıklarına hala inanamıyorum. Barış Harekatı'nın anlamı çok iyi bilinmelidir. Askerlerimiz, orada onur ve gururla mücadele verdi. Gaziliğin değerlerini topluma anlatmamız gerekiyor. Bu anlamda gerekli çalışmaların yapılmasını umuyorum. Sadece gazilik unvanı ile madalya vermek değil, gazilerimize sahip çıkmak önemlidir." diye konuştu.

Madalyalar ve beratlar takdim edildi

Yapılan konuşmaların ardından, gazilere ve ebediyete uğurlanan merhum gaziler adına ailelerine madalyaları ve beratlarının teslimine geçildi. Ali Dinçtürk, Beytullah Ateş, Fikret Yüksel, Mehmet Küçükoğlu, Bilen Demir, Mehmet Göçer, Muhterem Mercan, Hasan Savran, Kazım Güroğlu, Mehmet Yılmazoğlu, Ömer Erginbaş, Kadir Can, Hüsmen Karaman, Mustafa Andaç, Fikri Oltan, Nizamettin Bıyıkoğlu, Hamdi Saltık'a madalya ve beratları takdim edilirken, merhum gazilerden Sadık Kılıç'ın madalya ve beratı eşi Hanife Kılıç'a, Emin Kuş'un madalya ve beratı Ayşe Kuş'a, Sabahattin Duman'ın madalya ve beratı ise Nesibe Duman'a takdim edildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Şahinbaş, doğal gaz faturalarının makul seviyede gelmesi için önerilerde bulundu

Makine Mühendisi Yaşar Şahinbaş, yaptığı açıklamada, doğal gaz faturalarının makul seviyelerde gelmesi için önerilerde bulundu.

“Faturaların makul seviyelere gelmesi için binanızın mantolaması olmalı”

Isı yalıtımının iyi olduğu bir binada ısınmanın çok daha kolay ve tasarruflu olacağını belirten Şahinbaş, “Faturaların daha makul seviyelere gelmesi için binanızın mantolamasının olması gerekiyor. Peteklerde yeteri kadar büyük olmalı. Küçük petekle yarım saatte ısınan bir daire, büyük petekle 15 dakikada ısınır ve geri kalan süre bize tasarruf sağlar. Bir de kombinin özellikli olması gerekiyor. Tam yoğuşmalı ve çift yoğuşmalı kombilerin tercih edilmesi gerekir. Bu da, bizim için sudan tasarruf sağlar. Oda sıcaklığını 22 dereceye ayarladığımızda, kombi durur ve oda sıcaklığı düşene kadar bu süre korunur. Isı yalıtımı iyi yapılmış bir binada da bu bize bir tasarruf olarak döner.” dedi.

“Kombinizi, 22 dereceye ayarlayın”

Doğal gaz kombisinin 22 dereceye ayarlanması gerektiğinin altını çizen Yaşar Şahinbaş, sözlerini şöyle tamamladı: “22 derece makul bir derecedir. Projelerimizi de, 22 dereceye göre ayarlıyoruz. Doğal gaz yanarken, evde uzun kollu bir üstle oturulmasında fayda var. Kombimizi 25 dereceye çıkarıp, kış mevsiminde evde tişörtle oturmak, bize tasarruf sağlamayacaktır. Bu israf olur. Kışın neden kısa kollu gezelim ki? Kombisini sonuna kadar açıp, ev sıcak olduğu için camları açanlar var. Bu israftır ve gökyüzünü ısıtamayız. 22 derece teknik olarak makine mühendislerinin bize vermiş olduğu değerdir. İnsanın vücut sıcaklığı 22 dereceye alışmalı. Halkımız sobadan doğalgaza geçince, sobanın sıcaklığını hissetmek istiyor. Sobanın sıcaklığı 28-30 dereceleri bulur. Buna gerek yoktur. Diğer odalara geçtiklerinde de doğal olarak hasta olurlar. Kısacası kombimizi 22 derecede ve sürekli kullanıyor olmak, ısınmamız için bize yeterlidir.”

(Haber-Foto: Nilüfer ÇELİK)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar