Son Dakika
“Saros’ta, çevre katliamının olmasını istemiyoruz..!!”Muhalefetin personel maaşları ile ilgili krediyi reddettiği mecliste tartışma çıktıYunanistan, Türk polis botuna taciz ateşi açtıKocaman, esnafların diğer ilçelere alınmamasını eleştirdi "Sanki eyalet sistemine dönmüşüz gibi bir hava var"“Çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz”“50 yıl boyunca su sorunu yaşanmayacak”Onaylanan kredilerini almaya gidenler sosyal mesafeyi unuttuÇalınan eşyaları bulununca şikayetçi olmadı -İtfaiyenin kedi mesaisi -İYİ Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar: "Üretimden para kazanamayan üreticiler şehirlere gidiyor"
Yeni yazarkasada kademeli geçiş olacak

Yeni yazarkasada kademeli geçiş olacak

Yılbaşından sonra zorunlu hale getirildiği bildirilen yazarkasada, süre uzatımı yapıldığı, bu nedenle yazarkasa zorunluluğuna kademeli olarak geçiş yapılacağı belirtildi.

15 Haziran 2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 426)'nde aşağıdaki değişiklikler yapıldı. Anılan Genel Tebliğin; “4. Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanma Mecburiyetinin Başlama Tarihleri” başlıklı bölümündeki (c) ve (d) bentlerinde değişiklik

 yapılırken, (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (e), (f), (g), (ğ), (h) ve (ı) bentleri eklendi. “c) “a” ve “b” bentleri dışında kalan mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyeti; 2014 yılı satışları veya gayrisafi iş hasılatı dikkate alınarak yeniden belirlenirken, yapılan değişiklik şu şekilde: “ 2014 yılı satışları veya gayri safi iş hasılatı:  1 milyon TL’yi aşan mükellefler için, 1 Nisan 2016 tarihinden, 1 milyon TL’den 500 Bin TL’ye kadar olan mükellefler için, 1 Temmuz 2016 tarihinden, 500 Bin TL ile 150 Bin TL arasında olan mükellefler için, 1 Ekim 2016 tarihinden, 150 Bin TL’den az olan mükellefler için, 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanma mecburiyeti başlayacaktır. Dileyen mükellefler, yukarıda belirtilen tarihlerden önce de Bakanlıkça (Maliye Bakanlığınca) onaylanmış Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları alarak kullanabileceklerdir. Nitelikleri 10/5/1991 tarihli ve 20867 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili 31 Seri No.lu Genel Tebliğde belirlenmiş olan ‘Bilgisayar Bağlantılı Ödeme Kaydedici Cihazları’ kullanan mükellefler için Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanma mecburiyetinin başlama tarihi; bu tür cihazların, aynı veya şube şeklindeki işyerlerinde çok sayıda kullanılıyor olmaları, birbirleri ile olduğu kadar değişik çevre birimleri ile de entegre olacak şekilde kullanılmaları, farklı teknik özelliklere sahip olmaları gibi nedenlerle ve bu cihazların kullanıldığı işyerlerinin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz sistemine en uygun şekilde entegrasyonunu sağlamak amacıyla, yukarıda yer verilen yıllık satış ve gayri safi iş hasılatı tutarlarına bağlı olmaksızın, 1 Ocak 2017 olarak belirlenmiştir. d) Mükellefler, 3100 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine tâbi mevcut ödeme kaydedici cihazlarını bu bölümdeki bentlerde belirtilen tarihleri geçmemek üzere mali hafızaları doluncaya kadar kullanabilirler. Bu Tebliğin yayım tarihinden geçerli olmak üzere; belirtilen tarihlerden önce mali hafızaları dolan mevcut ödeme kaydedici cihazlara yeni malî hafıza takılmaz ve cihaz Bakanlıkça yayımlanan Genel Tebliğlerde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hurdaya ayrılır. Cihazı hurdaya ayrılan mükellefler Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları almak suretiyle yükümlülüklerini yerine getirebileceklerdir. e) 1Ocak 2015 ila 31Aralık 2015 tarihleri arasında işe başlayan/başlayacak mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanım mecburiyeti 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlayacak olup dileyen mükellefler bu tarihten önce de Bakanlıkça onaylanmış Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları alarak kullanabileceklerdir. f) 1 Ocak 2016 tarihinden sonra işe başlayacak mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyeti işe başlama tarihinden itibaren 30 gün (kalkınmada öncelikli yörelerde 60 gün) içinde başlayacaktır. g) 3100 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan ilgili mevzuata göre ödeme kaydedici cihaz kullanımından muaf tutulanların, muafiyetlerinin devamı süresince Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyetleri bulunmamaktadır. ğ) 3100 sayılı Kanun ile ilgili mevzuata göre ihtiyari olarak sinema giriş bileti, yolcu taşıma bileti düzenleyen veya faaliyetlerinde ihtiyari olarak ödeme kaydedici cihaz kullanmak isteyen mükellefler, bu bölümde yer verilen bentlerdeki sürelerden sonra ödeme kaydedici cihaz kullanmayı tercih edecek olmaları halinde, Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanmak mecburiyetindedirler. h) Akaryakıt pompalarına bağlanan ödeme kaydedici cihazları kullanmak zorunda olan mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyeti, Gelir İdaresi Başkanlığınca konuya ilişkin hazırlanacak teknik kılavuz ve mesajlaşma protokolü dokümanlarının hazırlanarak ilan edilmesi ve zorunluluk başlangıç tarihlerinin Bakanlıkça belirlenmesini müteakip belirtilen tarihlerden itibaren başlayacaktır. ı) Mükellefler Yeni Nesil Ödeme Kaydedici cihaz alarak kullanmaya başlamalarını takiben, işletmelerinde mevcut 3100 Sayılı Kanuna tabi eski ödeme kaydedici cihazlarını Bakanlıkça yayımlanan Genel Tebliğlerde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hurdaya ayırma işlemine tabi tutacaklardır.”

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Saros’ta, çevre katliamının olmasını istemiyoruz..!!”

Sazlıdere Köyü Muhtarı Mehmet Özdemir yaptığı açıklamada; 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle, değerlendirmelerde bulunarak, Saros Körfezi’nde kurulması planlanan FSRU Limanı Projesi’nin çevreyi olumsuz yönde etkileyeceğini kaydetti.

“Projenin çevreye ve doğaya vereceği zarar çok büyüktür”

5 Haziran Dünya Çevre Günü olduğunu hatırlatarak, sözlerine başlayan Özdemir, bölgede kurulması planlanan FSRU Limanı Projesi’nin çevreye ve doğaya vereceği zararlar hakkında değerlendirmelerde bulunarak, şunları söyledi: “Tüm çevrecilerin gününü kutluyorum. Halkımızın çevreye daha duyarlı olmalarını bekliyorum. Bölgemize son dönemde FSRU Limanı Projesi’nin kurulması planlanıyor. Ancak, bu projenin çevreye ve doğaya vereceği zarar çok büyük olacaktır. Orman içerisine yaklaşık 17 kilometrelik borular döşenecek. Yapılacak bu çalışma nedeniyle, 10 bin ağacın kesimi gerçekleştirilmesi planlanıyor. Proje, bölgenin bitki örtüsünü olumsuz yönde etkileyecektir. Boru hattı için açılacak çukur nedeniyle, yaban hayvanlarının geçişlerini belli bir zaman engelleyecektir. Saros ve Korudağ’da yetişen bir çok bitki çeşidi tahrip olacaktır. Sazlıdere halkı, çevreye çok duyarlıdır. Halkımızda, Saros’ta herhangi bir tahribatın olmamasını istiyor.”

“Çevre katliamının olmasını istemiyoruz”

Sazlıdere’ye yapılacak 270 metre uzunluğunda bir limanın Saros’a çok büyük zararı olacağına kayıt düşen Mehmet Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Liman yapımında, dolgu malzemeleri kullanılacak. Bu durumda, denizde ciddi sıkıntılar doğuracaktır. Limana gelecek büyük gemilerin doğal gazı boşaltması haftalarca sürecek. Saros Körfezi’ne gelecek diğer gemiler tur atmak zorunda kalacak. Gemilerde herhangi bir olumsuzluk yaşanması durumunda, Saros’ta çok ciddi bir çevre tahribatı yaşanabilir. Denizde yaşayan yüzlerce canlı yok olabilir. Bu limanın Saros’a yapılması büyük bir yanlıştır. Telafisi olmayan yanlış hayata geçirilmeden vazgeçilmelidir. Projeye izin veren yetkililer, yerinde inceleme yapmış olsalar, verdikleri karardan vazgeçeceklerine inanıyorum. Halk olarak, çevre katliamının olmasını istemiyoruz. Halk olarak gerekli tepkiyi göstermeye devam edeceğiz.”

“Saros, yok edilmemeli”

Özdemir sözlerini şöyle tamamladı: “FSRU Limanı projesi, sadece Sazlıdere’nin değil; Trakya’da yaşayan herkesin sorunudur. Proje, illaki yapılacaksa daha uygun bir yer yapılabilir. Doğal gazı, Avrupa’ya taşımak isteniyor. Sazlıdere’ye çok faydasının olacağını düşünmüyorum. Biz sadece bu işin nakliyesini yapmış olacağız. Saros, dünyanın sayılı körfezlerinden biridir. Bu güzel körfezin kirletilmemesini ve yok edilmemesini istiyoruz. Çevremizi temiz tutalım.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Muhalefetin personel maaşları ile ilgili krediyi reddettiği mecliste tartışma çıktı

Keşan Belediye Meclisi'nin olağanüstü toplantısı 4 Haziran 2020 tarihinde gerçekleştirilirken, personel maaşlarının ödenmesi için İller Bankası'ndan 4 milyon 500 bin TL'lik kredi kullandırılması maddesine "Ret" oyu veren muhalefet, belediyenin maaşları ödeyebileceğini, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ise kendisinin ve belediye başkan yardımcılarının 3 ay maaş almayacağını kaydederek, siyasi ranta alet edildiklerini söyledi.

Keşan Belediyesi Konferans ve Tiyatro Salonu’nda sosyal mesafeli şekilde gerçekleştirilecek ve saat 15.00’te başlayan toplantıya katılanlara, salona girişlerinde ateş ölçer ile ateşleri ölçülerek dezenfekten ve maske verildi. Gündem maddelerine geçilmeden önce Keşan Belediyesi tarafından hazırlanan çevre filminin izletildi. Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Belediyesi’nin bu olağanüstü toplantının ardından Haziran ayı olağan toplantısı yapmak için de karar alındığını belirterek meclis üyelerine ve meclise katılanlara teşekkür etti.

Helvacıoğlu: "Şu an itibari ile de Keşan’da pozitif olmadığını da son bilgiler olarak sizinle paylaşmak istiyorum"

Yeni normalleşmede artık eskisi gibi olunmayacağını kaydeden Helvacıoğlu, "Yeni normalleşme artık eskisi gibi olmayacak. Tüm dünyada, ülkemizde Keşan’da rahmetli olmuşlara gani gani rahmet dilerken, şu anda hasta olanlara da şifalar diliyoruz. Keşan olarak da Türkiye olarak da başarılı bir dönem geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Sağlık sistemimizin önemi ortaya çıktı. Keşan'da da aynı hedeflerle hep beraber Keşan Belediye Meclisi'nin katkısıyla personelinin özverisi, Hıfzıssıhha Kurulu ile birlikte yaptığımız çalışmalar ve vatandaşımızın da kurallara uyması olağanüstü bir 60-70 gün geçirdik. Benim bilgim dahilinde, 1’i Keşan 3’ü İpsala'dan 1 de Enez’den olmak üzere  5 vatandaşımız hayatını kaybetti. Şu an itibari ile de Keşan’da pozitif olmadığını da son bilgiler olarak sizinle paylaşmak istiyorum. Bunlar bizi rehavete götürmemeli, Saros Körfezi vesilesi ile önümüzdeki günlerde yoğun bir katılım bekliyoruz. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelecek 200-300 bin nüfus ve sirkülasyon, 3 ayda  geçen yılki gibi olursa 3 milyona yakın nüfus demek. Bunlar izim için çok tehlikeli bir 3 ay geçireceğimiz anlamına geliyor. İkinci dalga değil ama daha birincisi bitmeden yeniden hastanelerimiz dolsun istemiyoruz, turizmimiz etkilensin istemiyoruz. Bizlere büyük yük düşecek. Allah yardımcımız olsun derken tedbiri de elden bırakmamayı tekrarlamak istiyorum. Mesafe,  dezenfeksiyon ve sosyal mesafe yanında maskelerimizi ihmal etmeyelim. Yaşam devam edecek ama tedbiri elden bırakmayacağız. Bu girişten sonra olağanüstü meclisimizin başında yarın Çevre Haftası başlıyor. Hafta nedeniyle meclisimizde sürpriz olarak bir videomuz var.Şimdi onu izleyelim." dedi.

"Paşayiğit’teki alandan da 30 Ekim’den sonra çöpten elektrik üretimine başlayacağız"

Filmin gösteriminin ardından tekrar söz alan Helvacıoğlu Erikli ve Yayla’daki çöpler ve Paşayiğit’teki GÜNEKAB eliyle yaptırılan Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi'nde yaşanan sorunların kanayan birer yara olduğunu dile getirerek, "Ama bu iki yaranın da bu yıl çözüleceğini kamuoyu ile paylaşmak isterim. Erikli ve Yayla’da bu sene GÜNEKAB’ın sorumluluğunda. Keşan Belediyesi’nin de desteği ile GÜNEKAB ile yaptığımız çalışma sonrasında o işi hallediyoruz. Paşayiğit’teki alandan da 30 Ekim’den sonra çöpten elektrik üretimine başlayacağız. Burada da üye olan belediyeler olarak çöpten elde edilecek gelirle oradaki giderlerimizi düşürmüş olacağız. Benim de 15 aylık görev süremde Erikli ve Yayla’daki, tablo ile Paşayiğit’te çöp alanı benim içimi sızlatan konulardır." diye konuştu

"Meclisin onlara sahip çıkmasını bekliyorum"

Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmesiyle devam etti. Toplantıda ilk olarak "Belediyemizde, ülkemizde yaşanan Covid-19 salgınından dolayı vergi, kira, harç, su vb. tahsilatlarında düşüşler olduğundan, personel maaşlarının ödenmesinde kullanılmak üzere 3 ay ertelemeli 36 ay vadeli 4.500.000,00 TL’si kredinin İller Bankası (İlbank) A.Ş.’den kullandırılması için Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'na yetki verilmesinin görüşülerek karara bağlanması." gündem maddesi görüşüldü. Bu madde ile ilgili olarak söz alan Helvacıoğlu, "Malum 3 ay bir coronavirüs sorunu yaşadık. Şirketlerimiz maaşlarını ödeyemez hale geldi. Ama devlet ve hükümetimizden büyük destekler geldi. Bu desteklerle başarılı bir coronavirüs ekonomisi ile bugüne gelindi. Bundan sonra da tedbirlerimizi arttırmamız gerekiyor. Yine belediyeler konusunda  Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 3 ay kesinti yapılmaması kararı alındı. Dünya ekonomisi sarsıldı, kepenkler kapandı dünyadaki ekonomik krizi hepiniz yaşıyorsunuz. Biz hizmet etmek için personelimizin maaşlarını ödemek için canla başla bu 3 ayı geçirdik. Geçen ay paylarımız eksik gelmesine rağmen bir şekilde maaşları vereceğiz dedik. Çünkü personelimiz bizim için alın teri, Keşan Belediyesi’nin personeli başka kurumların personelleri gibi değil. Sağlık çalışanı kadar çok kıymetli. İdari izinlerinde çalıştılar, büyük bir kısmı mesai almadı. 8 ay maaş alınmayan süreçte biz meclis olarak Keşan Belediyesi’nde bu maaşlar alınacak dedik. Ancak gelecek tablonun 3 ay boyunca sadece maaşlara verilmek kaydıyla İller Bankası’ndan gelen bu imkanı Keşan Belediyesi’nin meclisine taşıdık. Karar meclisin, hep beraber tartışacağız. Personelimizin de kulağı bu mecliste. Önümüzdeki günlerde alınamayacak bir maaş sistemi var. İller Bankası’ndan 3’te 1'lik bir pay geliyor. Belki karınlarını doyuracak kadar maaş alacaklar. Meclisin onlara sahip çıkmasını bekliyorum." dedi.

Tümer: "'Ben 5 ayda bu maaşları ödeyemeyecek vaziyete geldim' diyorsanız o ayrı bir mesele"

Madde ile ilgili olarak partilerin grup sözcülerinden görüşleri alındı. Kredi talebi ile ilgili red oyu veren CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Grubu adına konuşan Feridun Tümer, şunları söyledi; "Yaptığımız tespitlerde, Keşan Belediyesi'nin bu maaşları ödeyecek bütçesi var. Ertelenen her ödemenin de geri dönüşü başladı. Belediyemiz, 2 milyon 500 bin TL gibi bir ödeme aldı. Haziran ayında da 8 milyon TL'ye yakın tahsilat alacak. Tabii ki coronavirüsten her yer yara aldı. 8 ay maaş alınmadığı dönem oldu evet. Ama Pazaryeri Projesi yapılırken, İller Bankası'na yoğun bir ödememiz vardı. Gerekçesi de buydu. 2019’a kadar da hiçbir personelin alacağı yoktu. Keşan Belediyesi'nin 4 günde 2 milyon 500 bin TL tahsilatı olmuş. Belediyemizin bu ödemeleri yapacak bütçesi var. Bu yüzden bu krediyi onaylamıyoruz. Belediyemizin maaş ödemek gibi bir zafiyeti yoktur. Keşan Belediyesi şuan kanuni kredi oranını doldurdu. Bu kredi ile ilgili verilmiş bir bakanlık onayı da yok. Personeli kullanarak acıtasyon yapmayın. Hibe gibi göstermeyin. Bu kredi talebinin 1.4 milyon lira faizi var ve bu kaç işçinin maaşına tekabül eder? Bu maaşları siz vermiyorsunuz. Belediye veriyor. Bu hibe değil Keşan’ın parasıdır. Keşan Belediyesi’nin 4 günde 5 milyon girdisi oldu. 'Ben 5 ayda bu maaşları ödeyemeyecek vaziyete geldim' diyorsanız o ayrı bir mesele. 20 gün önce bütün birim amirlerini aradınız, 'Nisan ayı mesailerini yazmayın' dediniz. Birim amirlerinin bazıları da bunu kabul etmedi. Belediyeden atılan 7 işçinin maliyeti 21 bin liraydı, sizin aldığınız üç tane işçinin maliyeti 29 bin lira. Keşan Belediyesi’nin maaş ödeyecek parası vardır."

Topçu: "Bunun için ekstra bir krediye ihtiyacı yoktur"

Red oyu veren İYİ Parti adına konuşan Grup Sözcüsü Zafer Topçu da, belediyenin maaşları ödeyebilecek güçte olduğunu dile getirerek, "Keşan Belediyesinin, çalışanların maaşlarını ödeyebilecek geliri ve durumu vardır, bunun için ekstra bir krediye ihtiyacı yoktur. Bu yüzden krediye gerek duymuyor ve kabul etmiyoruz. Teşekkürler." diye konuştu.

Gergin: "Maaşları ödemek için bütçenin başka bir noktasından ödün verdiğinizde, hizmetler aksayacaktır"

Madde ile ilgili olumlu görüş bildiren AK Parti Grubu adına konuşan Grup Sözcüsü Nehir Gergin de şu ifadelere yer verdi; "Biz bu maddeyi olumlu buluyoruz. İçinde bulunduğumuz durum olağandışı bir durumdur. Olağandışı durumlar her zaman ön görülemez. Tüm dünyada, tüm devletlerde ve çok büyük şirketlerde benzer durumlar ve zorluklar yaşanmaktadır. Kaldı ki bu sorunlar yaşandığı için devletimiz de belli destekler sağladı. Özel sektör ve kamu rahatlatıldı. Bu da içinde bulunduğumuz krizin büyüklüğünü gösteriyor. Kullanılmasını istediğimiz bu kredi maaş ödemelerinde kullanılacak, başka bir hizmette kullanılmayacak. Ancak bütçe bir bütündür. Maaşları ödemek için bütçenin başka bir noktasından ödün verdiğinizde, hizmetler aksayacaktır. Biz hizmetlerin aksamasını istemiyoruz. Bu kredi de büyük bir kredi değil ancak bu şartlarda önemli bir kredi. Belediyecilik anlayışımız gereği, sadece ödemelerini yapan bir belediye değiliz, hizmet veren bir belediyeyiz. En kötü şartta bile en iyi hizmeti vererek, personelin de maaşını zamanında almasını istiyoruz."

Helvacıoğlu: "Helvacıoğlu ve Cumhur İttifakı’nın sıkışması ve iş yapamamasını istiyorsunuz"

Grup sözcülerinin ilettiği görüşlerin ardından söz alan Mustafa Helvacıoğlu, muhalefetin hizmetlere engel olma çabasında olduğunu düşündüğünü ifade ederek, "4 milyon 350 bin lira zorunlu giderimiz var. 2 milyon 370 milyon lira fatura geliyor. 2 milyon açığımız var. Kasamızda ise 100 bin liramız var. Bu belediye sadece maaş ödemek için kurulduysa, eyvallah. Bugüne kadar hep maaş ödeme olmuş çünkü hizmet olmamış. Böyle bir şey yok. Bu kredi sadece 600 çalışan için alınacaktı. Ben ve başkan yardımcılarım 3 ay maaş almayacak. Üzülerek ifade ediyorum ki siyasi ranta alet ediliyoruz. Halkımızın takdirini kazanıyoruz. Siz 8 ay maaş vermemeye alışmışsınız, 3 ay vermesek de olur diyorsunuz. Sizin amacınız personelin maaş alıp almaması değil. Umurunuzda bile değil. Helvacıoğlu ve Cumhur İttifakı’nın sıkışması ve iş yapamamasını istiyorsunuz. Derdiniz üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Bu vebali ödeyemezsiniz. Alın terine muhalefet edemezsiniz. Ama amacınız bizi çalıştırmamak. Ben ve başkan yardımcılarım üç ay maaş almayacak ve işçilerimizin ödemesini yapacağız." diye konuştu.

Keşan'da at arabaları tarih olacak

Toplantının devamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 8 Nisan 2020 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete'nin tasnif cetvelinde D-12 grubunda olan Keşan Belediyesi'nin D-13 grubunda değerlendirilmesi sonucunda mevcut norm kadrolara ilave olarak 25 adet memur kadro ihdasına ait (I) sayılı cetveldeki değişiklikler görüşülerek oybirliği ile kabul edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 8 Nisan 2020 tarihinde yayımlanan Resmi Gazetenin tasnif cetvelinde D-12 grubunda olan Belediyemizin D-13 grubunda değerlendirilmesi sonucunda mevcut norm kadrolara ilave olarak 12 adet sürekli işçi kadro ihdasına ait (V) sayılı cetveldeki değişiklikler de oybirliği ile kabul edildi. Keşan'da at arabalarının şehir merkezi ve mücavir alanlarında her türlü amaç için kullanımının yasaklanması da görüşülerek oybirliği ile kabul edildiği toplantıda, at arabalarının motorlu yük taşıma (Triporter) aracına dönüştürülmesine ait proje kapsamında 100 adet triporter aracının Keşan Belediyesi tarafından satın alınması ve daha önce kayıt altına alınan at arabası sahiplerine bedelsiz olarak verilmesi konusunda Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'na yetki verilmesi de oybirliği ile kabul edildi. Toplantıda, mücavir alanda bulunan seyyar satış arabalarının standart hale getirilmesi kapsamındaki projede yer alan  24 adet örnek seyyar satış arabalarının belediye tarafından alınarak, daha önce kayıt altına alınan seyyar araba sahiplerine bedelsiz olarak verilmesi hususunda Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'na oy birliği ile yetki verilmesiyle devam etti. İller Bankası A.Ş. kontrolünde hazırlatılan İzzetiye 1/5000 ölçekli İlave Nazım İmar Planı  40155 ve İzzetiye 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı'nın 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 8/b maddesi gereğince askı süreci sonrası yapılan itiraz düzeltmelerin de görüşülerek oybirliği ile kabul edildiği toplantıda, Keşan Çok Amaçlı Pazaryeri Kompleksi'nin açık pazar yeri olarak kullanılan kısmının üzerinin uzay çatı sistemi ile kapatılması ve çatı üzerine güneş enerji panellerinin yapılması amacıyla hazırlatılacak projeler hakkında meclise bilgi verilerek konuyla ilgili hazırlanan sunum meclise izlettirildi. Yukarı Zaferiye Mahallesi 842 adada yer alan belediye hizmet alanında yapılması düşünülen kapalı otopark, giyim pazarı, gençlik merkezi ve nikah salonu için hazırlatılacak projeler hakkında meclise bilgi verilerek görsel olarak da meclise bilgi verildi. Yukarı Zaferiye Mahallesi 1310 adada mülkiyeti Keşan Belediyesi adına kayıtlı 3-4 parseller için hazırlatılacak konut projesi hakkında meclise bilgi verilerek sunum gerçekleştirildi. Toplantı, sona ererken, Keşan Belediye Meclisi’nin Haziran ayı olağan toplantısının 10 Haziran 2020 Çarşamba günü yapılmasına karar verildi.

Haber: İlker GÜREL

Yunanistan, Türk polis botuna taciz ateşi açtı

Edirne Valiliği tarafından yapılan açıklamada; sınırda Yunanistan tarafından 10-12 kişilik askeri kamuflajlı bir grubun Meriç Nehri’ndeki Polis Özel Harekat botuna taciz ateşi açtığını duyurdu.

4 Haziran 2020 Perşembe günü saat 17.30 sıralarında gerçekleşen olayla ilgili yapılan açıklamada, şunlara yer verildi: “İlimiz Meriç ilçesi Başyurt Hudut Karakolu Rahmanca Köyü Mülki sınırları içinde, Polis Özel Harekat unsurlarımızca Meriç Nehri’nde botla devriye görevi ifa edilirken, nehrin ülkemiz sınırı kısmında ağaç köklerine takılı bir göçmen şahsa ait ceset görülüp fotoğraf ve video çekimi yapılırken Yunanistan tarafından 10-12 kişilik askeri kamuflajlı bir grup tarafından Polis Özel Harekat botumuza yönelik taciz ateşi açılmış, görevli personelimizin hemen pozisyon alıp havaya uyarı ateşi açması sonrasında taciz atışı son bulmuştur.”

(Haber Merkezi)

Kocaman, esnafların diğer ilçelere alınmamasını eleştirdi "Sanki eyalet sistemine dönmüşüz gibi bir hava var"

Keşan Tuhafiye ve Manifaturacılar Odası Başkanı Hasan Kocaman, Keşan'daki esnafın çevre ilçelerde kurulan pazarlara alınmadığı için bu ilçelerdeki esnafların da Keşan'daki pazara gelmemesi yönünde karar alındığını bildirirken, bu konuda eleştirilerde bulundu.

Kocaman, coronavirüs tedbirlerinin ardından Keşan'da kurulan ilk pazarda dışarıdan gelen esnafa izin verildiğini, ancak aynı hoşgörüyü Keşan esnafına gösterilmeyerek, çevrede kurulan pazarlara alınmadığını hatırlatıp, Keşan'da da böyle bir karar aldığını söyledi. Çevrede kurulan pazarlara gidemediklerini ve yaptıkları görüşmelerde bu kararın kaymakamlıklar, belediye başkanlıkları gibi kurumlar tarafından alındığı yönünde söylemler olduğunu kaydeden Hasan Kocaman, "Bizler gibi sık sık buluşup istişare edemiyorlar ya da aralarında iletişim kopukluğu var, bilemiyoruz. Ama bu bizim Keşanlı esnafımıza olumsuz olarak yansıdı. Herkesin kendisine göre bir ödeme planı var. Bu süreçte kimse bizlere ‘aç mısınız tok musunuz kardeşim?’ diye de sormadı, böyle bir süreçte birbirimize destek olmalıyız diye düşünüp biz kendilerini ilçemize davet ettik ve aynı karşılığı göremedik. Sıkıntı büyük ve gün geçtikçe de çekilen kredilerin ödemesi yaklaşacak. Hala pazara gidemiyorsak bu kredileri neyle ödeyeceğiz? Yanlış anlaşılmasın ama sanki eyalet sistemine dönmüşüz gibi bir hava var. Böyle bir durum olmamalı. Çevre ilçelerin yetkililerine bu kararlarını tekrar gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum. Biz de bugün kendileri ile aynı kararı aldık. Kendilerine bir çağrı yaptık ve ‘eğer siz bizim esnafımızı davet etmiyor ve önünü açamıyorsanız, sizin esnafınız da bize gelmesin’ şeklinde bir çağrı yaptık. Aynı çağrıyı buradan tekrar yapıyoruz. Bizim gitmediğimiz ilçelerdeki esnaf arkadaşlarımız da lütfen bize gelmesin. Bizim gitmediğimiz yerlerde de fiyatlar artıyor ve fırsatçılık yapıyorlar. Keşan esnafı olarak biz daha kalabalığız. Biz aynı şekilde yaşamayı devam ettirmeliyiz. Bizim gitmediğimiz yerde doğru düzgün bir pazar kurulmuyor ve fiyatlar da yukarı çıkıyor. Çevre ilçelerdeki esnaf, bize gelmesin. Biz gidemedikçe onların da gelmemesi kararını aldık. Böyle bir üzücü durumu yaşadığımız için üzgünüz." dedi.

Haber: İlker GÜREL

 

 

“Çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz”

Eğitim Sen Keşan Temsilcilik Başkanı Vedat Bulut yaptığı açıklamada; devlet ve özel okullarının telafi eğitimine başlayacak olmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz”

Devlet ve özel okullardaki eğitimin durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Bulut, “2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı sona erdi. 19 Haziran’da da, uzaktan eğitim uygulaması da sona erecek. Öğrencilerimizin başarıları, birinci eğitim-öğretim yılında aldıkları notlarla değerlendirildi. Yılı ne yazık ki, bu şekilde kapatıyoruz. Ancak, devlet ve özel okullar arasında eşitsizlik söz konusu. Yetkililerin aldıkları kararlar, bu eşitsizliği daha da derinleştirecektir. Çocuklarını özel okula gönderen veliler, almadıkları eğitimin ücretini geri istediklerinden ötürü, 15 Ağustos itibariyle telafi eğitimlerine başlayacak. Eğer bu eğitime katılmak isteniyorsa, geriye dönük ücret talep edilemeyecek. Talep edilmesi durumunda ise, telafi eğitimine katılamayacaklar. Burada öğrenciler arasında eşitsizlik ortaya çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, özel okulları teşvik için ve velilerin geriye dönük paralarını talep etmemeleri için 3 haftalık telafi eğitimi yapabileceklerini ifade edildi. Devlet okulları kapalı ama özel okullar faaliyetlerine devam etmiş olacak. Biz, çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz.” dedi.

“15 Haziran’dan itibaren hizmet vermeye başlayacak”

Vedat Bulut sözlerine şöyle devam etti: “Milli Eğitim Bakanlığı’ndan son yapılan açıklamaya göre, özel eğitim kursları velilerin istemesi halinde hemen açılabilecek. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’nde ise, 15 Haziran’dan itibaren hizmet vermeye başlayacak. Sosyal devletin görevi, öğrenciler arasındaki eşitlikleri engellemesi gerekiyordu. Yapılan uygulama çocuklarımızın yaşamlarını doğrudan etkiliyor ve eğitimde eşitsizliğin yaşanmasına neden oluyor. Ayrıca, devlet ve özel okullarında telafi eğitimi yapılacaksa, aynı anda başlatılması gerekiyor. Devlet okullarında da, telafi eğitimi yapılacak ama özel okulların eğitimi öne çekiliyor. Bunu anlamak mümkün değil.”

“Okul öncesi eğitimde, çocuklarımız sosyal mesafeyi koruyacak bilince sahip değil”

Bulut sözlerini şöyle tamamladı: “Okul öncesi eğitim veren kurumların kesinlikle açılmaması gerekiyor. Çünkü okul öncesi eğitimde, çocuklarımız sosyal mesafeyi koruyacak bilince sahip olmadıkları için biz bu durumu sakıncalı buluyoruz. Bu konuda, yetkililerin gerekli düzenlemeyi yapmasını bekliyoruz.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar