Son Dakika
Lütfü Açar, üretim sezonunu değerlendirdi..."Coronavirüs önlemleri" toplantısına katılım yoğun olunca "Sosyal mesafe" uyarısı yapıldı“MHP’nin baraj sorunu yoktur”Kantar, kısıtlamada çıkan olaylar ile ilgili açıklama yaptı: "Her türlü suça ve suçluya göğüs geren emniyet güçlerimizle vatandaşı kimse karşı karşıya getirmesin"Tezcan Aktaş, devam eden sebzecilik ve meyvecilik çalışmaları hakkında öneride bulunduKeşanlılar Sürücü Kursu Müdürü Ender Arda: "Eğitimlerimize yayınlanan genelgeye göre devam etmek zorundayız"“Rezervasyonlar, geçen yıla göre yüzde 70-yüzde 80 oranında düştü”CHP heyeti, Kunduracılar Çarşı’nda incelemelerde bulunduAydemir, emekli olan engellilerin maaş mağduriyetini gündeme getirdiMısır 2 TL'den tezgahlardaki yerini aldı
Veteriner Hekimi Küçük, Kurban Bayramı öncesinde uyarılarda bulundu

Veteriner Hekimi Küçük, Kurban Bayramı öncesinde uyarılarda bulundu

Veteriner Hekimi Oktay Küçük, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde, kurbanlıklar ile ilgili bazı uyarılarda bulunurken, kurban kesimine dikkat çekti.

Küçük, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle, bazı vatandaşların şimdiden kurbanlık seçmeye başladığını dile getirerek, kurban kesiminin, ibadet anlamında da son derece önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Her yıl Kurban Bayramı'nda, ortalama 800 bin büyükbaş ve 2,5 milyon küçükbaş hayvanın her yıl kurban olarak kesilmesi göz önünde bulundurulduğunda, toplumun birçok kesimini ilgilendiren ekonomik faaliyet olduğunun da bilindiğine dikkat çeken Oktay Küçük, "Kurban sürecinin tarımsal ekonomiye getirdiği pozitif ivme ile birlikte, çok sayıda küçükbaş ve küçükbaş hayvanın kısa bir zaman diliminde doğu illerinden batı illerine nakli, bu hayvanların kesimi ve tüketilecek ete dönüştürülmesi sürecinde çevre sağlığı, hayvan sağlığı dolayısıyla halk sağlığı ile gıda güvenirliğin ilişkin birçok riski de beraberinde getirmektedir. Kırsal yaşamdan uzaklaşmış, büyükşehirlerde yaşamlarını sürdüren kurbanlık hayvan hususunda bilgi ve tecrübesi yok denecek kadar az olan insanlar için, sağlıklı ve güvenilir kurban seçiminin nasıl yapılacağı, kurban kesiminde nelere dikkat edileceği, çevre ve halk sağlığının korunması adına yapılması gerekenler ve kesim sonrası elde edilen etin değerlendirilmesinin ve muhafazasının nasıl yapılacağı önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.

"Kurban olarak satın alınacak hayvanın sağlıklı olması son derece önemlidir"

Kurbanlıkların, illerde vali, ilçelerde ise kaymakam başkanlığında toplanan komisyonlar tarafından belirlenen ve ilan edilen kurban satış yerlerinden alınması gerektiğini dile getiren Küçük, "Ülkemizdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tanımlanarak kayıt altına alınmakta olup her bir hayvana bireysel tanımlama numarası içeren kulak küpesi takılmaktadır. Kurbanlık olarak satın alınacak hayvanın mutlaka kulak küpelerinin olmasına buna ilaveten büyükbaş hayvanlar için sahip, işletme, uygulanan koruyucu aşı bilgileri gibi birçok bilginin mevcut olduğu hayvan pasaportunun bulunmasına dikkat edilmeli ve satıcıdan talep edilmelidir. Ayrıca kurbanlık hayvan, satış yerine başka bir ilden getirilmiş ise Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı il/ilçe müdürlüklerinde görevli veteriner hekimler tarafından düzenlenen 'Veteriner Sağlık Raporu' olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. Kurban olarak satın alınacak hayvanın sağlıklı olması son derece önemlidir. Kist hidatik, şarbon bruselloz, tüberküloz gibi hayvanlardan insanlara geçebilen zoonoz hastalıklar halk sağlığı açısından önem arz etmektedir. Genel hatları ile sağlıklı hayvan çevre ile iletişim halindedir. Kıl yapısı parlak ve iştahı yerindedir. Çevre ile iletişimi olmayan veya çok az olan etrafındaki hareketlere tepki vermeyen ya da huysuz olan kıl yapısı mat ve kırışık olan, iştahsız olan vücut ısısı yükselmiş olan öksürük, ağzında aşırı salya, burundan irinli akıntı, aşırı göz akıntısı soluk alıp vermede zorlanma gibi dış bakı ile elde edilebilen bu gözlemler ile hayvanın sağlık durumuna ait fikir sahibi olabiliriz." diye konuştu.

"Alt çenede ön orta ve son kesiciler olmak üzere 8 adet kesici diş 18 adet azı dişi toplam 20 diş bulunmaktadır"

Kurbanlıkların, kurban olarak sayılabilmesi için bazı gerekliliklerin olduğu bilgisini veren Oktay Küçük, şunları söyledi; "Bir hayvanın kurban olabilmesi için, koyun ve keçi için 1, sığır ve manda 2, devenin ise 5 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Koyunlar için istisnai durumlar söz konusu olup,6 aylıktan büyük olmak şartı ile bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli cüsseli olan koyunlarda kurban edilebilmektedir. Hayvanların yaşları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kayıtlarına, üretici tarafından tutulan kayıtlara en önemlisi de hayvanların diş gelişimine göre tayin edilebilmektedir. Sığırların üst çenesinde kesici diş mevcut değildir, üst çenede sadece azı dişi bulunur ki bunlar toplam 12 adettir. Alt çenelerinde ise hem kesici hem de azı dişi bulunur. Alt çenede ön orta ve son kesiciler olmak üzere 8 adet kesici diş 18 adet azı dişi toplam 20 diş bulunmaktadır. Sığırlarda kesici dişlerin durumu izlenerek yaşları belirlenebilir. Kesici dişler geçici süt dişi olarak çıkar, bu süt dişlerin dökülerek yani halk arasında “ kapak atma diye” diye ifade edilen kalıcı kesici dişlerin çıkması hayvanın 2 yaşını doldurduğunu gösterir. Hayvanın cüssesi kesinlikle yaşına ilişkin net bir bilgi vermez.”

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Lütfü Açar, üretim sezonunu değerlendirdi...

Uzman Tarım Danışmanı Lütfü Açar yaptığı açıklamada; bölgedeki üretim sezonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Salgın döneminde gıdanın, sağlık

kadar önemli olduğu ortaya çıktı”

Çiftçinin her zaman olduğu gibi yine üretimine devam ettiğinin altını çizerek, sözlerine başlayan Açar, şunları söyledi: “Corona virüsü salgının yaşandığı bu süreçte; sağlık kadar gıdanın da, çok önemli olduğu sonucu ortaya çıktı. Hem üretimi artıracağız hem de güvenilir ürün üreteceğiz. Güvenilir ürün üretmenin yolları bellidir. Kimse, ben istediğim zaman istediğimi yaparım şeklinde düşünmemeli. Herkes belli kurallar içerisinde üretimini yapmalıdır. Bu durum gün geçtiğinde daha fazla hissedilmeye başlandı. Bakanlığımızın birimleri ve danışmanlık kuruluşları da, bu konuda gerekli çabayı sarf etmektedir. Bölgede hem ürünü artıracağız hem de güvenilir ürünü artıracağız.”

“Süne ilaçlaması acilen yapılmalı”

Hububat üretiminde, süne mücadelesi verildiğini ifade eden Lütfü Açar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Süne mücadelesi, tarım teşkilatlarımızın en kolay yaptığı iştir. Buğdayın dane oluşumuyla, sünenin süt olum dönemindeki durum tespit edilmiş ve ilaçlama kararı çıkmıştır. Çiftçilerimiz, bu süreçte süne ilaçlaması acilen yapılmalıdır. Kullanılan ilaçlar çok önemlidir. Özellikle çevreci ilaçları seçmemiz gerekiyor. Atılacak ilaç, en fazla 1 hafta içerisinde etkisini gösterip kendisini yok etmelidir. Dolayısıyla, diğer ürünlere ve canlılara en az zarar verecek uygulamalar yapılmalıdır.”

“Ayçiçeğinde herhangi bir olumsuzluk yok”

Yağlık ayçiçeği üretimi hakkında da, değerlendirmelerde bulunan Açar, şunları söyledi: “Bölgemizde, hububat ekiminden sonra en fazla ekilen ürün yağlık ayçiçeğidir. Bu üretimde, bölge ekonomisine ciddi katkısı olmaktadır. İklimin gidişatına bakıldığında, ayçiçeğinde herhangi bir olumsuzluğun olmadığını görmekteyiz. Çiftçilerimizin üretimine bizler yardımcı oluyoruz. Keşan, Tarımsal Danışmanlık anlamında Trakya’nın merkezidir.”

“Edirne, çeltik ekiminin yüzde 50’sine sahip”

Çeltik üretimiyle ilgili de konuşan Lütfü Açar, sözlerini şöyle tamamladı: “Çeltik ürünleri de, kendisini göstermeye başladı. Çeltik ekiminin yüzde 50’sine sahip olan ilimizdeki üretim ne kadar çok olursa, o kadar insanların tüketimine arz edilecektir. Üretimin fazla olması da, ekonomiye katkı sağlayacaktır. Keşan ve Edirne’de ciddi bir tarımsal potansiyelin olduğunu görmekteyiz. Tüm çiftçilerimizin emeklerinin karşılığını almasını temenni ediyorum.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

"Coronavirüs önlemleri" toplantısına katılım yoğun olunca "Sosyal mesafe" uyarısı yapıldı

Keşan Lokantacı Kahveci ve Otelciler Esnaf Odası tarafından, coroanvirüs tedbirleri kapsamında, yeni normalleşme süreci ile birlikte uzun bir aranın ardından işyerlerini yeniden açacak esnaflara yönelik düzenlenen toplantıya beklenenden fazla esnaf katılınca, esnafların sosyal mesafe kuralına uymaları için konuşmaların yapıldığı toplantı, aynı gün 3 grup şeklinde yapılırken, merak edilen masa aralıklarının en az 1,5 metre, sandalye aralıklarının ise en az 60 cm olması gerektiği bildirildi.

Saat 11.00'de, Keşan Belediyesi Çok Amaçlı Pazaryeri Kompleksi Konferans ve Tiyatro Salonu'nda başlayacağı duyurulan "Covid-19 Kapsamında Alınması Gereken Önlemler" konulu toplantıya; Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Lokantacı Kahveci ve Otelciler Esnaf Odası Başkanı Hüseyin Çakmak, Keşan Tuhafiyeci ve Manifaturacılar Esnaf Odası Başkanı Hasan Kocaman'ın yanı sıra, halk pazarının kurulması nedeniyle beklenenden daha fazla Keşan Lokantacı Kahveci ve Otelciler Esnaf Odası üyesi esnaf katıldı. Toplantıya katılan kişi sayısı fazla olunca, sosyal mesafenin korunması için toplantı salonuna girişler kapatıldı.

Sosyal mesafenin sağlanması istendi

Topalı salonunun kapısında kalan bazı esnaflar, kapıların kapatılmasına tepki gösterirken, toplantıda sunumu gerçekleştiren Keşan İlçe Sağlık Müdürlüğü'nde görevli Dr. Ebru Kurt, salondaki özel güvenlik görevlilerine ve zabıta ekiplerine, sosyal mesafenin sağlanması gerektiğini söyledi.

Helvacıoğlu: "Yarın pozitif vakalar çıkarsa başımıza iş almış oluruz"

Yetkililer, toplantıya katılan esnaflardan coronavirüs tedbirleri kapsamında uygulanması gereken sosyal mesafe kuralına uymalarını istediği sırada esnaflara seslenen Helvacıoğlu, toplantıya katılan esnafların sosyal mesafe kuralına uyarak oturması gerektiğine dikkat çekerek, "Risk almışlar. Toplantıyı 2'ye ya da 3'e bölmeliyiz. 3 bölüm şeklinde yapılacak toplantıda aynı bilgilendirmelerde bulunulacak. Bu nedenle çarşıda işi olan esnafımız işini halledip diğer bölümdeki toplantıya katılım sağlayabilir. Hem kendiniz hem Keşan için bu önemli. Yarın pozitif vakalar çıkarsa başımıza iş almış oluruz. Hazır Keşan’da sıfıra inmişken dikkat etmek zorundayız. Benim fikrim salonun %30 kadarını boşaltmamız lazım. İşi olan öğlen 13.00'te ya da 15.00’te gelebilir." diyerek esnafları uyardı. Çakmak da, esnaflara, bir sonraki toplantıya katılım sağlayabileceği bilgisini vererek, herkesin hem kendi sağlığı, hem de toplum sağlığı için sosyal mesafe kuralına uyması gerektiğini söyledi.

"Yunanistan en az bir ay kapılarını açmayabilir"

Toplantıya katılan esnaflara yapılan uyarı sonrasında, bazı esnaflar ilerleyen saatlerde yapılacak toplantılara katılmak üzere salondan ayrıldı. Toplantı Mustafa Helvacıoğlu'nun yaptığı açış konuşmasıyla başladı. Coronavirüs salgınını yok etmek için tüm çabaların devam etmesi gerektiğini dile getiren Helvacıoğlu, "Sizleri çok özledik, siz de ekmeğinizi özlediniz. Dayanılmaz gücünüz azaldı. Pazartesiden (bugünden) itibaren bu işi Allah'ın izni ile başaracağız. Heyecanlısınız farkındayız. Ancak bu salgın hastalığını yok etmek için çabalarımıza devam etmek, tedbirlere uymak zorundayız. Sizlere toplantı öncesi uyarılarımız oldu. Onlar ileride hiçbirimize zarar gelmesin diye yapıldı. Hiçbir art niyet yok. Çok üzüldük, çok gerildik. Bu günlerde sabırsızız. Bu gerilmeler, sabırsızlıklar anlayış ile olmalı. Biraz işimize adapte olmalıyız. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yunanistan en az bir ay kapılarını açmayabilir, okullar tatil, yazlıkçılardan eksikler olacak. Şartlarınız, koşullarınız, sunumlarınız, müşteriye ifadeleriniz, önlükleriniz, karton ya da çay bardağı kullanımınız, müşterilerin masada oturma şekli, garsonların mesafesi, tabak, çatal, kaşık her şey yeniden gözden geçirilecek. Sizi çok zor bir süreç beklese de başaracağınıza inanıyoruz. Siz bu şehrin misafirhanesisiniz. Hepiniz bizim göz nurumuzsunuz. Size daha çok dikkat edeceğiz. Zabıtalarımıza söyledim, size ceza keserek değil, sizi uyararak ilerleteceğiz. Fakat karşılıksız kalırsa o zaman yapılacak bir şey yok. Keşan bu işi fırsata çevirecek. Hayırlı işler diliyorum, işiniz bereketli olsun." şeklinde konuştu.

Çakmak: "İlginize, sabrınıza çok teşekkür ediyorum"

Daha sonra söz alan Hüseyin Çakmak, şunları söyledi: “Valilikten gelen talimat gereği bu toplantıyı yapmak zorundayız. Bu sıkıntıya göğüs gerelim. İlginize, sabrınıza çok teşekkür ediyorum. Herkese hayırlı ve bereketli olsun."

"Bulaşık makinesi bulundurmayan işletmelerde tek kullanımlık karton bardak/tabaklar kullanılacaktır"

Yapılan konuşmaların ardından Ebru Kurt, coronavirüs salgınının bulaşı yolları ve alınacak önlemler konulu sunumuna geçti. Esnafların bilinçli şekilde hizmet vermesi adına bu toplantının gerçekleştirildiğini belirten Kurt, virüsün bulaşı yollarını anlatarak, esnafların bu konuda alabileceği önlemleri, hazırladığı sunum eşliğinde katılımcılara aktardı. Ebru Kurt'un verdiği bilgilere göre, yeni normalleşmede işyerlerinde şu kurallar geçerli olacak; "İşletmelerin görülebilir giriş kısımlarına Covid 19 ile alakalı rehber/afiş/broşürler asılacaktır. İşletmenin giriş kapısı/lavabo giriş çıkışlarına/masalara dezenfektan/kolonya konulmalıdır. Tüm müşterilerin maske kullanımı ve girişte el dezenfeksiyonu zorunludur. Tüm masaların arası minimum 1,5 metre ve sandalye araları minimum 60 cm tutulmalıdır. Sık sık kapı ve pencereler açılarak havalandırılmalı, vantilatör ve el kurutucu cihazlar kullanılmamalı, klimalar temiz havayı dışarıdan alacak modda çalıştırılmalıdır. Dergi/gazete, kart/taş oyunları, ortak kullanılan sebil/kahve makinelerinin kullanımı yasaklanmıştır. Bulaşık makinesi bulundurmayan işletmelerde tek kullanımlık karton bardak/tabaklar kullanılacaktır." 

Toplantı devam ederken, Keşan Belediyesi ekiplerince esnaflara siperlik, eldiven, steril mendil ve maskeden oluşan poşet dağıtıldı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

“MHP’nin baraj sorunu yoktur”

MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Edirne İl Başkanı Zakir Tercan yaptığı açıklamada; Türkiye’de son dönemde yapılan anketlerde, MHP’nin baraj altında kaldığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Bizim baraj sorunumuz yoktur.” dedi.

“MHP’yi baraj altında koymaya

kimsenin gücü yetmeyecektir”

Türkiye’de son dönemde yapılan seçim anketlerinde, MHP’nin baraj altında kaldığının dile getirilmesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Tercan, “Bizim barajla ilgili hiçbir sorunumuz yoktur. Her seçim anketinde, MHP’nin baraj altında kaldığı dile getirilmiştir. Ama bu millet, MHP’yi seçimlerde baraj altına bırakmamıştır. Seçimlerde, barajı patlatmıştır ve mecliste yerini almıştır. Türk Milleti, MHP’yi asla barajın altında bırakmaz. Kimsenin gücü MHP’yi baraj altında koymaya gücü yetmeyecektir.” dedi.

“Edirne’den en az 1 milletvekili çıkaracağız”

Zakir Tercan sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhur İttifakı çok güzel şekilde devam etmektedir. 2023 yılı hedefimizdir. MHP’yi hak ettiği yere getirmek için mücadele ediyoruz. Edirne’de de çalışıyoruz. MHP olarak, Edirne’den en az 1 milletvekili çıkaracağız. Dolayısıyla, bizim baraj sorunumu yoktur. Baraj sorunu olan partiler vardır ve onlar bizi hiçbir şekilde ilgilendirmiyor. Onlar MHP’ye iyi gözle bakmayan partilerdir. Bizim onlarla da, herhangi bir işimiz olmaz. Allah’ta onlara hiçbir şey nasip etmiyor. Çünkü bölücülerle birlikte hareket ediyorlar. Bugün 40 bin kişinin katili olan PKK terör örgütüyle kol kola giren partiler var. Bunları herkes biliyor. Ayrıca, MHP’yi arkadan hançerlemek isteyenlerin iki yakası hiçbir zaman bir araya gelmeyecektir. MHP teşkilatları diridir. Partimize sürekli olarak, katılımlar olmaktadır.”

“MHP, devletin ve vatanın menfaatlerini

her şeyin üzerinde tutmuştur”

MHP’nin büyük bir parti olduğunu ifade eden Zakir Tercan, sözlerini şöyle tamamladı: “MHP, 51 yıllık mazisi olan bir partidir. MHP, devletin ve vatanın menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmuştur. Önce ülkem, vatanım, bayrağım demiştir. Bizler ülkemize ve vatanımıza sevdalıyız. MHP, bu ülkenin direncidir. Ülkücüler, bu milletin ve vatanın temel taşıdır. MHP ve ülkücüler, bu ülke için her şartta, en kötü günde dahi karanlıktan çıkar ve ülkemizi aydınlatır. Örnek vermek gerekirse; 15 Temmuz’da, MHP Genel Başkanı hür iradesini ortaya koydu ve ülkücüler o süreçte meydanlara inerek, FETÖ’nün hain darbe girişimini engellemiştir. İçerdeki ve dışardaki şer odaklarının hevesini kursaklarında bırakmıştır.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

Kantar, kısıtlamada çıkan olaylar ile ilgili açıklama yaptı: "Her türlü suça ve suçluya göğüs geren emniyet güçlerimizle vatandaşı kimse karşı karşıya getirmesin"

Yenimescit Mahallesi Muhtarı Fikret Kantar, sokağa çıkma kısıtlamasında mahallede meydana gelen olayda, Keşan ilçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, biber gazından etkilenen çocukları ekip araçları ile hastaneye götürürken, bu süreçte bazı roman derneklerinin ise kenara çekildiğini söyledi.

Kantar, sözlerinin başında, Keşan'da huzuru sağlamak için canını dişine katan Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü personeline teşekkür etti. Ramazan Bayramı'ndaki 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasında, Yenimescit Mahallesi'nde meydana gelen olay nedeniyle üzüntü duyduklarını belirten Fikret Kantar, "Bayramın birinci günü olması sebebiyle 700 Evler TOKİ Konutları'nda yaşayan vatandaşlardan bazıları, sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen evlerinin dışında alkol almaya başlamaları bu durumdan rahatsız olan bazı sağduyulu vatandaşların emniyet güçlerini arayarak bilgisi vermesi üzerine olay yerine gelen emniyet güçlerimiz dışarıda alkol alan vatandaşları bir kaç kez ikazda bulunmasına rağmen ikazlarını dinlemeyip alkol almaya devam eden şahıslara emniyet güçlerimizi müdahale etmek zorunda kalmıştır. Şahısların alkolün etkisiyle emniyet güçlerine karşı koymaları ve kalabalığın bir anda artması sebebiyle haklı olarak emniyet güçleri havaya uyarı ateşinde bulunmuş ve biber gazı kullanmıştır. Bazı vatandaşların olay anında çocuklarıyla evlerinden çıkması sebebiyle çocuklar da biber gazından etkilenmiştir. Biber gazından etkilenen çocuklarımızı emniyet güçleri anında kendi araçları ile Keşan Devlet Hastanesi'ne götürmüş ve tedavilerini yaptırmıştır." dedi.

"Herkes evlerinde rahat bir şekilde otururken, polis arkadaşlarımız bizler için sokaklarda çalışmaktadırlar"

Yenimescit Mahallesi Muhtarı olarak kendisinin ve Mustafa Kemalpaşa Mahallesi Muhtarı Bayramali Kalfalar "Vatandaşların bütün sıkıntılarını problemleri mücadele ederken amaçları ne olduğu belli olmayan vatandaşın sesi olması gerekirken sesi soluğu çıkmayan kenara çekilen roman dernekleri ne işe yaramaktadır? Kime hizmet etmektedir? Sadece yardım toplama konularında mı? Başlarını gömdükleri kumdan çıkaracaklar mı? Bizler için gecesini gündüzüne katan, her türlü suça ve suçluya bizlerin huzuru için göğüs geren emniyet güçlerimizle vatandaşı kimse karşı karşıya getirmesin. Polis her zaman vatandaşın iyiliği ve huzuru için çalışmaktadır. 700 Evler TOKİ Konutları'nda oturan bütün vatandaşlarımızı polisimize karşı saygı ve sevgiye davet ediyorum ve öyle olduklarına da canı gönülden inanıyorum. Herkes evlerinde rahat bir şekilde otururken, polis arkadaşlarımız bizler için sokaklarda çalışmaktadırlar. Keşan'da yaşayan bütün vatandaşlarımızı bu coronavirüsle uğraştığımız bugünlerde emniyet güçlerimizin uyarılarına uymaya ve onlara yardımcı olmaya davet ediyorum." diye konuştu.

Haber: İlker GÜREL

Tezcan Aktaş, devam eden sebzecilik ve meyvecilik çalışmaları hakkında öneride bulundu

Keşan TB (Ticaret Borsası) Toprak, Bitki ve Sulama Suyu Laboratuar Sorumlusu Ziraat Yüksek Mühendisi Tezcan Aktaş, tarla bilgileri, sebzecilik ve meyvecilik çalışmalarının devam ettiğine dikkat çekerken, faaliyetlerini bu yönde sürdüren üreticilere önemli uyarılarda bulundu.

Aktaş, bölge yürütülen tarla bitkileri, meyvecilik, sebzecilik çalışmalarının yoğun olarak devam ettiğini ifade ederek, yağmurla birlikte sezon sonunda verim ve kalitenin artması yönünde beklentiler olduğunu kaydetti. Ancak yağışların ardından bitkilerde hastalık ve zararlı tahribatları, eşik değerin üzerine çıkarttığını ifade eden Tezcan Aktaş, "Bitkiler zararlı ve hastalıklarla mücadele ederken strese girmektedir. Strese giren bitkiler toprakta bulunsa dahi Azot, Fosfor (P), Potasyum (K), Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg), Bor(B), Demir (Fe), Bakır(Cu), Mangan (Mn) ve Çinko (Zn) gibi elementlerin birini veya birkaçını bünyelerine alamamaktadır. Bunun sonucu olarak yüksek verim ve kaliteli ürün bekleyen üretici hasat zamanı geldiğinde beklediği sonucun tersi sonuçla karşılaşmaktadır. Verim ve kaliteyi artırmak için hastalık ve zararlı mücadelesi yaparken bitki analizi yaptırıp bitkinin hangi elementleri alamadığı bunun yaprakta eksiklik oranına bakılıp hastalık ve zararlı ilaçlamaları ile birlikte yapraktan eksik olan elementi vererek hasat zamanı yeniden kalite ve verimini artırabilir." dedi.
"Coronavirüs tedbirleri kapsamında toprak ve bitki analiz örnekleri almaya devam ediyoruz"

Analiz yaptırmadan rast gele kullanılan yaprak gübrelerinin, bitkilerde yarar yerine zarar sağladığına da dikkat çeken Aktaş, "Nasıl tuzu olan yemeğe tuz atmıyorsak sekerli çaya şeker atmıyorsak bitki bünyesinde olan elementi de bitkiye yeniden yapraktan uygularsak bu bitkiye fayda değil zarar sağlamaktadır. Ancak analiz yaptırarak noksanlığın doğru tespiti yapılmalıdır. Tespit yapıldıktan sonra karışabilir hastalık ve zararlı ilaçları ile beraber yaprak gübreleri de bitkiye atılması hasat zamanı verim ve kaliteyi artırmaktadır. Üreticilerimiz bu yağışlı ve güzel gecen üretim sezonunu bilinçli bir şekilde geçirmelidir. Hasat zamanı geldiğinde yüksek verim ve kaliteli ürün alarak mutlu olmaları için doğru bitki besleme doğru hastalık ve Zaralı ile mücadele etmeleri gerekmedir. Keşan Ticaret Borsası olarak coronavirüs tedbirleri kapsamında toprak ve bitki analiz örnekleri almaya devam ediyoruz. Bitki analizi ve bitki besleme ile ilgi her türlü bilgiyi almak için tüm üreticilerimizi Keşan Ticaret Borsası toprak analiz laboratuarımıza bekleriz." diye konuştu.

Haber: İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar