Son Dakika
"Erikli merkezli" toplantıda planlama yapıldı“Keşan Belediyesi, dava açmalı”Çiftçi ve STK'lara TÜRİB ile ilgili bilgi verildiHelvacıoğlu personel görevlendirmeleriyle ilgili açıklama yaptı, Pekcan’a yüklendi: “8 ay maaş ödemeyen Başkan’a neden soru sormadınız?”“Boş yere harcanacak bir damla suyumuz yok”“Kıyıları koruyacaksanız, Saros’tan başlayın”300 yıllık çeşme için çalışmalar başladıKeşan'da hava kirliliği devam ediyor __14 Şubat’ta "Kalp" bolluğu yaşandı- Keşan’da 14 Şubat Sevgililer Günü’nde 4 çift evet dedi
Trakya'da ilk kuşkonmaz bitkisi Yeniceçiftlik'te ekildi

Trakya'da ilk kuşkonmaz bitkisi Yeniceçiftlik'te ekildi

Trakya bölgesinde bir ilki gerçekleştirerek, Yeniceçiftlik'teki 10 dönümlük alana kuşkonmaz bitkisi sözleşmeli ekim modeliyle ekilirken, ekimi yapan şirketin yetkilisi Mehmet Gürer, kuşkonmaz bitkisini uzun süredir araştırdıktan sonra ekmeye karar verdiğini söyledi.

Saat 11.00 sıralarında, Yeniceçiftlik Köyü yakınlarındaki 10 dönümlük alanda gerçekleştirilen programa; Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Yenimuhacir Belediye Başkanı Mustafa Türker, İl Genel Meclisi Üyesi İsmail Keleş, Edirne Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Nazan Türkarslan, Tarım ve Orman Keşan İlçe Müdürü Gökhan Kıyım, Yeniceçiftlik Köyü Muhtarı Erdinç Şeftali, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan TB (Ticaret Borsası) Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz, İpsala TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin, kuşkonmaz bitkisini eken şirket ile sözleşme yapan firma sahibi Arman Badur ile davetliler katıldı.

Badur: "Kavala ile Selanik arasında 3 bin hektarlık alanda ekili kuşkonmazın tümü Almanya’ya ihraç ediliyor"

Katılımcılara, kuşkonmaz bitkisinin, Trakya'da ilk olarak Yeniceçiftlik Köyü'nde ekilmesiyle ilgili süreç hakkında bilgi veren Arman Badur, Eskişehir’de yaklaşık 450 dönüm alanda kuşkonmaz ürettiklerini ifade ederek, "Daha önce Türkiye’nin çeşitli yerlerinde işlerimiz oldu. Yıllar önce Silivri’de tecrübemiz olmuştu. Fakat ondan beri Trakya’da ilk defa bir üreticimiz ile bir kuşkonmaz fidesi dikişi gerçekleştiriyoruz. Yıllık şu anda Türkiye’de 300 ton kadar bir üretim var. İthalatı da yaklaşık 300 ton kadar. 600 tonluk ve her sene gelişmekte olan bir taze kuşkonmaz pazarı mevcut. Bunun ihracat potansiyeli de ciddi anlamda yüksek. O yüzden gittikçe de gelişeceğini düşünüyoruz. Kavala ile Selanik arasında 3 bin hektar kuşkonmaz var. Bugün burada bir hektar kuşkonmaz ekiliyor. Kavala ile Selanik arasında bahsettiğim 3 bin hektarlık alanda ekili kuşkonmazın tümü Almanya’ya ihraç ediliyor. Yunanistan’da hiç tüketilmiyor. Aynı iklim koşullarına, aşağı yukarı burada olduğunu varsayarsak burada ne hedeflemek gerekir. Nasıl bir potansiyel var. Hep beraber düşünmek lazım. 3-4 yıl içinde Türkiye’de çok kısa zamanda 2 bin hektar kuşkonmaza sıçrayacağını düşünüyoruz." dedi.

"Kuşkonmaz değerli bir ürün"

Bitki ekiminin, kademeli ürün alınabilmesi için değişik yerlere ekilmesi gerektiğine de dikkat çeken Badur, "Hem karasal iklim olan yerlerde, hem daha sıcak yerlerde, hem yüksek ovalardaki yerlere yapılacak ekiplerle, 8-10 aylık bir üretim periyodu sağlanabilir. Kuşkonmaz değerli bir ürün. Değerli olmasının sebebi de maliyetinin yüksek olması. Maliyeti nispetindeki bir kar oranı olacağını düşünürsek birçok tarımsal ürüne göre katma değeri daha yüksek. Avrupa’da 350 bin ton taze üretim ve tüketim var. Avrupa’da yaklaşık 450 bin tonluk bir yıllık Pazar mevcut. Şu anda Türkiye’de 300 ton üretiliyor. Türkiye’deki tüm meyve ve sebze üretiminin tüm Avrupa’nın yüzde 75’ine eşit olduğunu düşünürseniz, Türkiye’nin burada misliyle üretim yapıyor olması gerekiyor. Türkiye her kalemde varken kuşkonmazda yok. Dolayısıyla işin doğası gereği kuşkonmaz üretiminin patlama yapacağını düşünüyorum. Türkiye’de kuşkonmaz olmamasının nedenlerinden biri, sermaye yoğunluğunun olması. Kuşkonmaz tohumu ithal geldiği için şuan pahalı. Şimdi burada önümüzdeki sene belki 50-100 kilo ürün olacak dekarda. Ondan sonraki sene dekardan 400-500 kilo ürün alacak. Ondan sonraki sene tam verime girecek, bir ton bölü dekar. Burada uzun dönemde geri dönen bir yatırım. Şu an dikilen bu fidelerden önümüzdeki sene dekarda 100 kilogram alacağız. Ondan sonraki sene, 500 kilogram, ondan sonra da tam verim alacağız. Sonrasında ise 10 yıl boyunca tam verim alır." diye konuştu.

"Günlük transfer olduğunda yazın bile sorunsuz bir şekilde devam edebilir"

Bitkinin bir dekarlık alana ekilecek fide maliyetinin yaklaşık 5 bin TL olduğunu belirten Arman Badur, şunları söyledi; "Kuşkonmaz, hamile bayanlara, emziren bayanlara özellikle çok tavsiye edilen bir şey. Onun dışında bir sürü ürünün de özelliklerini içeriyor. Afrodizyak özelliği ile biliniyor. Bol lif ve su içeriyor. Bu ürünün pazarlanması noktasında, biz sözleşmeli üretim modeli ile ürünü almayı taahhüt ediyoruz. Kuşkonmaz hasat edildi gibi aslında nemli ve serin bir ortama alınmalı. Bu bahar aylarında 1-2 gün yola dayanabilir ama daha Haziran'daki hasatlarda kesinlikle soğuk hava ihtiyacı var. Günlük transfer olduğunda yazın bile sorunsuz bir şekilde devam edebilir." 

Gürer: "Umarım beklentiler karşılanır ve bölgemizde bir alternatif ürün daha çıkar"

Daha sonra söz alan Mehmet Gürer, Trakya bölgesinde kuşkonmaz ekerek bir ilki gerçekleştirmekten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Ben yıllarca ticaretle uğraştım. Emeklilik ile ilgili böyle bir projem vardı. Kuşkonmaz hep ilgimi çekiyordu. Arıyordum ama bulamıyordum. Hatta geçen yıl evime deneme olarak 20 kök ektim. Sonradan araştırmalarımla Arman Bey bu konuda duayen olduğunu gördüm. Şuanda denemek için 1 hektarlık alana ekim yapıyoruz. Umarım beklentiler karşılanır ve bölgemizde bir alternatif ürün daha çıkar." şeklinde konuştu. Program; yetişmiş kuşkonmaz dağıtımının ardından sona erdi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

"Erikli merkezli" toplantıda planlama yapıldı

Yaz mevsimi öncesinde, Keşan Belediyesi'nin mücavir alanı içerisinde yer alan sahillerde yaşanan sorunların ve çözüm yollarının konuşulduğu dile getirilen toplantı, tüm daire amirlerinin katılımıyla, dün basına kapalı olarak gerçekleştirilirken, toplantıdaki ana gündem maddesinin ise Erikli Sahili olduğu ifade edildi.

Saat 10.00 sıralarında, Kaymakamlık Makamı'nda, Keşan Kaymakamı Nuri Özder başkanlığında başlayan toplantıya; 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Alb. Öztürk Mustafa Yılmaz, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ile Belediye Başkan Yardımcıları ve daire amirleri katıldı.

Helvacıoğlu, toplantı sonrasında soruları yanıtladı

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı sonrasında, basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Belediyesi'nin Saros Körfezi kıyısında bulunan mücavir alanları içerisinde kalan sahil bölgelerinde, yaz mevsimi öncesindeki planlamaları ele aldıklarını söyledi. Erikli merkezli gerçekleştirilen toplantıda, uygulamaları şimdiden belirlenmesi için birim amirleri ile bilgi alışverişinde bulunulduğunu kaydeden Helvacıoğlu, "Keşan Belediyesi mücavir alanı içerisinde bulunan yerlerin 2020 yılında yeniden düzenlenmesini görüştük. Bu kapsamda; misafirlerimizi daha iyi ağırlamak adına barınma, konaklama, çadır ve konser bölgeleri, güvenlik ve trafik tedbirlerini ele aldık. Büyük sorunun Erikli Sahili olması nedeniyle Erikli merkezli gerçekleştirilen toplantıda, Erikli Sahili'nin komşusu Mecidiye olduğu için bazı konular Mecidiye Muhtarımızı da ilgilendiriyor." dedi.

Erikli Köyü Muhtarı toplantıda neden yer almadı?

Erikli merkezli gerçekleştirildiği bildirilen toplantı sonunda, katılımcılar arasında, Mecidiye Köyü Muhtarı Ali Balaban yer alırken, Erikli Köyü Muhtarı Ercan Yıldız'ın ise bu toplantıda yer almaması, kafalarda soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu.

Haber: İlker GÜREL

“Keşan Belediyesi, dava açmalı”

Erikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi eski 2.Başkanı Şükrü Akıllı yaptığı açıklamada; sahillerin kiralanması konusunda tartışmaların bir kenara bırakılıp, kararın iptal edilmesi için mahkeme sürecinin başlatılması gerekiyor.

“Kiralama yapılarak, halkı sıkıntıya sokmak doğru değildir”

Bölgede sahillerin kiralanması hakkında değerlendirmelerde bulunan Akıllı, şunları söyledi: “Sahillerle ilgili süreç bundan sonra sıkıntılı olacaktır. Özellikle Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı tarafından mahkeme ve Danıştay kararları, yasalar bir kenara bırakılıp; bir limitet şirkete sahiller kiralanabilmiş ise, halka bundan sonra sıkıntı yaşayacaktır. Bundan ötürü de, kiralama işleminin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından iptal edilmesi gerekiyor. Muğla’da halk büyük sıkıntılar yaşamış ve yaşanan duruma halk, sivil toplum kuruluşları, kuruluşlar, belediye direnmiş. Sonuç olarak, yapılan bir takım kiralamalar iptal edilmiştir. Bölgemizdeki sahillerin kiralanması konusunda da, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler iptal için mahkeme yoluna gidecektir. Anayasamız, sahiller ve kumsalların kamunun malıdır, rantın değildir diyorsa, bunun gereği yapılmalı. Kiralama yapılarak, halkı sıkıntıya sokmak doğru değildir.”

“Keşan Belediyesi, dava açmalı”

Şükrü Akıllı sözlerine şöyle devam etti: “Kiralama konusunda, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin yanı sıra; Keşan Belediyesi’nin yasal anlamda gerekli mücadeleyi vermesi gerekiyor. Sahiller, Keşan Belediyesi’nin mücavir alanı içerisinde kalıyor. Bundan ötürü de, Keşan Belediyesi’nin zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerekiyor. Yasalara uymayan bu kiralamanın hukuksal anlamda itirazların yapılması gerekiyor. Erikli Sahili’nde yaz mevsiminde gelecek insanlar, protestolarını yapacaktır. Kimse memnun değil. Keşan Belediyesi, bu konuda dava açması gerekiyor. Keşan Belediyesi’nin, bu konuda adım atıp-atmayacağını hep birlikte göreceğiz. Halkın tepkisi olmadan sizler bu konuda tepkiyi gösteriniz.”

“Tartışmalarla zaman kaybedilmemeli ve ne yapılacaksa, acilen yapılmalı”

Sahiller konusunda tartışmalar devam ediyor ancak, yasal sürecin işletilmesi gerektiğini ifade eden Akıllı, sözlerini şöyle tamamladı: “Yasal sürecin başlatılması için herkes elini taşın altına koyması gerekiyor. Yaz mevsimine 2-3 ay kaldı ve kısa süre içerisinde dava sürecinin başlatılması gerekiyor. Şirket tarafından sahillerde, çalışmalar başlamadan mahkeme süreci başlatılmalı ve iptal edilmesi gerekiyor. Tartışmalarla zaman kaybedilmemeli ve ne yapılacaksa, acilen yapılmalı. Soruna çözüm üretilmeli. Birileri, ‘atı alan Üsküdar’ı geçti.’ Dememeli. Henüz, atı alan Üsküdar’ı geçmedi.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Çiftçi ve STK'lara TÜRİB ile ilgili bilgi verildi

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası), Keşan TB (Ticaret Borsası) ve İpsala TB (Ticaret Borsası) işbirliğinde, dün düzenlenen toplantıda, TÜRİB (Türkiye Ürün ihtisas Borsası) A.Ş. hakkında detaylı bilgiler verildi.

Saat 14.00 sıralarında, Keşan TSO Konferans Salonu'nda başlayan toplantıya; Tarım ve Orman Keşan İlçe Müdürü Gökhan Kıyım, Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan TB Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz, İpsala TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin, TÜRİB Genel Müdür Yardımcısı Dr. Necla Küçükçolak, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, S.S. 285 Sayılı Keşan Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi Müdürü Mehmet Ali Başak ile çiftçiler, bankaların müdür ve temsilcileri ile bazı STK'ların temsilcileri katıldı.

Kaymaz: "Sayede lisanslı depolarda bulunan ürünler, elektronik lisanslı ürün senediyle internet üzerinden kolayca alınıp satılabilmekte"

Keşan TB personeli Hüseyin Alpu'nun sunuculuğunu yaptığı toplantının açış konuşmasını yapan Kaymaz, toplantıya katılanlara "Hoş geldiniz" diyerek, şunları söyledi; "Tarım sektörünü elektronik ortama taşıyan Türkiye Ürün İhtisas Borsası, 2019 yılında faaliyete geçmesiyle birlikte hububat sektörü dijitalleşen ve çağa ayak uyduran bir sektör haline getirdi. Bu sayede lisanslı depolarda bulunan ürünler, elektronik lisanslı ürün senediyle internet üzerinden kolayca alınıp satılabilmekte. Pazarda verileri ve üreticileri güçlü kılmak, değişen ekonomiye ayak uydurmak ve bu bilgiyi vermek için hep birlikte çaba sarf ettik. TOBB’un iştiraki olan Ürün İhtisas Borsalar Anonim Şirketi, Keşan Ticaret Borsası’nın hem acentesi hem ortağıdır. 70 bin tonluk dikey silolar ve 15 bin ton yatay silo olmak üzere bölgemizde 85 bin tonluk lisanslı depo yatırımının yapılmasına katkı sağlayan başta TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve yönetim kuruluna teşekkür ediyorum. Ayrıca bugün burada bizimle olan ve bilgi sahibi olmak için değerli vakitlerini bize ayıran herkese teşekkür ediyorum."

Küçükçolak: "Burada yatırıcımlar doğrudan emir iletip işlem yaptırıyor"

Daha sonra söz alarak TÜRİB A.Ş. hakkında bilgiler veren Küçükçolak, tarım ürünlerine dayalı olarak lisanslı depolarda depolanabilen ürünlerin işlem gördüğünü belirterek, "Türkiye Ürün İhtisas Borsası yedi platformunu geçen yıl kapattıktan sonra biz hayata geçtik. Türkiye Ürün İhtisas Borsası 26 Temmuz 2019’dan beri faaliyet gösteriyor. Merkezi bir borsa, bütün ürünler tek çatı altında işlem görüyor. Burada yatırıcımlar doğrudan emir iletip işlem yaptırıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi de işlem yapıyor. Esasta elektronik ürün senetleri, lisanslı depoculuk, amaçları ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası’ndan kim nasıl yatırım yapabilir diye konuşacağız. Ayrıca bizim bültenlerimiz de var, o gün işlenen ürünün bilgisi nerden alınabilir diye uzak erişim ile akıllı telefonlardan ve bilgisayarlardan bilgilere erişilebilir." diye konuştu.

"Bu krizden sonra gıdanın korunması ve elde bulunması çok önemli oldu"

TÜRİB'de bilgilere tek noktadan erişilebildiğini ifade eden Dr. Necla Küçükçolak, "Eskiden her bölgenin kendi borsası o bölgenin lisanslı deposunda işlem yapıyordu. Şimdi tek borsa, tek fiyat ve tek izlenecek yer var. Bilgi tek noktadan dağılarak koordinasyonu da tek noktadan yapılıyor. Merkezi yapıda daha şeffaf fiyat oluşumuna katkı sağlıyoruz. Dışarıda tüccarla veya TMO ile anlaşılsa da bizim üzerimizden tescili yapılıyor, tek elden herkese eşit sürede duyuruluyor. Eğer ticaret yatırım amaçlı yapmak isteniyorsa kişi oturduğu yerden, Adana’dan da buğday alıp satabilir, Edirne’nin buğdayını da alıp satabilir. Ama sözleşmenin en sonunda ne varsa onu alma zorunluluğu var. Alım satım ticareti başka bir şey, alınan bu buğday un yapılacaksa en yakından almak daha iyi olur çünkü işin içine nakliye masrafı giriyor. Lisanslı deponun dışında kalan ürünlerin avantajları ve dezavantajları da var. Lisanslı depoya ürün koyuluyorsa teşvikler alınıyor, nakliye desteği alınıyor. Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olunuyor, laboratuar analizi ve kira desteği de alıyor. Bunun çıkış amacı gıda arz güvenliği. 2008’de dünyada gıda krizi yaşandı. Bu krizden sonra gıdanın korunması ve elde bulunması çok önemli oldu. Kötü şartlarda depolanan ürünün niteliği de fiyatı da ne yazık ki düşüyor. Bunu önlemek için üreticiler lisanslı depoculuğa teşvik edilmeli. Lisanslı depo ürünü belli kriterlerde alıyor. Lisanslı depolar sayesinde daya iyi saklanmış ürünleri tüketmeye başlayacağız. Ürünlerin sağlıklı depolarda saklanması, gıda ihtiyacını karşılayacak. Lisanslı depo sayesinde çiftçi bilinçlendiriliyor, ürün daha yüksek fiyattan işlem görüyor. Bir başka avantajda elüs kredileri var. Sübvansiyonlu bu kredi sadece Ziraat Bankasında var,  her banka elüs hesabı açabilir ama devlet sübvansiyonunda 0 faizli kredi var. Mal çoksa fiyat düşüyor. Hasat zamanı, malın çok olduğu ve herkesin satmak istediği bir zaman. Düşük fiyattan etkilenmemek için malı depoya koyduğunuzda bankalar onu teminat olarak alıyor. Ayrıca Ziraat Bankası üzerinden hazine garantili '0' faizli bir kredi de var." şeklinde konuştu.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

Helvacıoğlu personel görevlendirmeleriyle ilgili açıklama yaptı, Pekcan’a yüklendi: “8 ay maaş ödemeyen Başkan’a neden soru sormadınız?”

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Belediyesi’ndeki personel görevlendirmeleri ile ilgili açıklama yaptı.

İstanbul’daki fuar ziyaretlerinde konuyla ilgili açıklama yapan Helvacıoğlu, “26 personelimizin yeri değişti. Sonrasında bu durumla ilgili adeta kıyametler koparıldı. Bunlara gerek yok. Belediyenin iç işlerine hiç kimsenin karışması doğru değil. Bu durumu üzüntüyle karşılıyorum. Geçmiş dönemde herkes her şeye karışıyormuş. Parti de ilçe başkanı da belediye başkanına hükmediyormuş. Keşan Belediyesi’nin tüm bu yoğun çalışmalarının arkasında şimdi uygulanan mali disiplin var.” dedi.

CHP Keşan İlçe Başkanı Recep Pekcan’a seslenen Mustafa Helvacıoğlu, “Basın açıklaması sırasında çok heyecanlanmış. Sakin olsun. Keşke Sayın Recep Pekcan, ‘Daha önce 8 aydır maaş alamayan belediye personeline şimdi nasıl aynı bütçeyle zamanında maaş verebiliyorsunuz?’ diye sorsaydı. İlçe Başkanı geçmiş dönemde ‘Neden 8 aydır maaş ödemiyorsun Başkanım?’ diye sormadı. Kendinin anlamını da bilmediği mobbing terimini kağıttan okuyarak anlatıyor. Ben yemin ettim görev sürem boyunca bütün belediye personelini maaşını zamanında alacak. Personelimizin görev değişikliklerini sorgulamak Recep Pekcan’ın işi değil, haddi değil.” dedi.

Personelle ilgili yapılan ankete göre %82 verimlilik ve memnuniyet ile Keşan halkına hizmet ürettiklerine dikkat çeken Helvacıoğlu, “Daha verimli olmak ve memnuniyeti artırmak için çalışmalarımızı artıracağız. Keşan Belediyesi, Belediye Başkanı, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nın Meclis üyeleriyle yönetiliyor. Son düzenleme ile 26 personelimizi daha verimli olacakları yerlere görevlendirdik. Biz kimseyi çöpe vermedik. Bu birimizin adı Temizlik İşleri Müdürlüğü’dür. Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde çalışan personelimizi kimse rencide etmesin. Biz kimin hangi partili olduğuna değil işini nasıl yaptığına bakıyoruz ve hangi alanda verimli olacaksa oraya yönlendiriyoruz. Biz personelimizi işe girerken hangi alanda işe alınmışsa o alanda görevlendirdik.” şeklinde konuştu.

Keşan Belediyesi’nin SSK ve vergi borcunun bulunmadığının altını çizen Mustafa Helvacıoğlu, şunları söyledi: “Yaptığımız işlere gölge düşürmeye çalışan bir kitle var. Bizim yaptıklarımızı kimse yargılayamaz. Ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı planlarımız doğrultusunda sıraya koyduk. Keşan Belediyesi’nde 900 kişiye verebileceğimiz maaşı biz Keşan Belediyesi’nde 550 kişiye veriyoruz. Maaşların yüksekliğinden personel ihtiyacımız olmasına rağmen personel alamıyoruz. Allah versin daha çok alsınlar. Emekçimizin parasında gözümüz yok. 41 emekli olacak personelimiz vardı, bunların 11’inin yerini değiştirmişiz. Değiştirebiliriz. Biz personelimizle çalışmaktan mutluyuz. Kimse dışarıdan gazel okumasın. Siyaset yapıldığı söyleniyor. Biz personelimizin hangi partili olduğuna bakmıyoruz, işe nasıl daha faydalı olunur diye bakıyoruz. Basın Yayın’da görevli personelimiz Erdoğan Demir’in işe giriş statüsü işçi statüsü. Memurlar memur statüsüne işçiler işçi statüsüne geçti. Erdoğan Demir’i müzemizde görevlendireceğiz, belediyemizin spor etkinliklerinde görevlendireceğiz. Ama daha ilk günden karmaşa çıkartıldı. Herkes eline kürek alabilir, ben de alırım, aldım da. Bunda küçük düşürücü de rencide edici de bir şey yok. Emekliliği gelmiş olabilir, emekli olmak istemeyebilir. Erdoğan Demir iç basın bölümüzde görevine devam edecek. Basının değerini en iyi bilen başkanlardanım. Recep Pekcan başkanımız çok biliyorsa gelsin İnsan Kaynakları Müdürümüz olsun. Böyle siyaset yapılmaz.”

(Haber Merkezi)  

“Boş yere harcanacak bir damla suyumuz yok”

Jeofizik Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Hakan Balcı yaptığı açıklamada; son dönemde kuraklığın yaşanması nedeniyle, su kaynaklarının dikkatli kullanılması gerektiğini belirterek, “Boş yere harcanacak bir damla suyumuz yok.” dedi.

“Su zengini değiliz”

Dünya genelinde küresel kuraklığın yaşandığını belirten Balcı, “Yaşanan kuraklık, ülkemizi ve bölgemizi de yakından ilgilendirmektedir. Yakın zaman içerisinde ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacağız. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili ama tatlı su kaynakları açısından çok su zengini değiliz. Buna bağlı olarak, özellikle son yıllarda küresel kuraklıktan ötürü yağışlar azaldı. 30-40 yıl önce yaşanan kar yağışlarının artık o yoğunlukta olmadığını görüyoruz. Bu durum yer altı ve yer üstü sularının azalması açısından baş gösteren etkenlerdir. Yağışlar olmadığı için su anlamında azalma yaşanıyor. Meriç Nehri’ne bakıldığında su debileri çok son yılların çok altına düşmüş durumda. Yer altı sularında da, ciddi düşüşler yaşanıyor.” dedi.

“Gelecek neslimizi susuz bırakmayalım”

Hakan Balcı sözlerini şöyle tamamladı: “Su bir canlının yaşaması için çok önemlidir. Bundan ötürü de, son dönemdeki küresel kuraklıktan ötürü mevcut olan kaynaklarımızı doğru şekilde kullanmamız gerekiyor. Bizden sonra gelecek nesillerde, bundan faydalanabilsin. Su sondaj kuyuları açılırken ruhsat alınması gerekiyor. Kaçak kuyulardan kaçınılması gerekiyor. Yer altı sularına artık, gözümüz gibi bakmamız lazım. Keşan’a Kadıköy Barajı ve Kumdere’den gelen içme suyu var. Ama kar yağışlarının olmaması, içme suyu anlamında bizleri biraz endişelendiriyor. Yer altı sularımızı bilinçli şekilde kullanmalıyız. Boş yere harcanacak bir damla suyumuz yok. Bundan ötürü de, toplumun bilgilendirilmesi gerekiyor. Öğrencilerimizi de, bu konuda bilgilendirmemiz gerekiyor. Gelecek neslimizi susuz bırakmayalım.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar