Son Dakika
Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ayçiçeği fiyatlarını görüştü“İhaleye çıkarılan alan tarla mı yoksa mer’a mı?”Karaca: “Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmeli”“Herkes tribüne oynuyor”Çarşı merkezindeki işyerinde çıkan yangın korkuttuNedim İşlek: "Vatandaşlar, MERNİS üzerindeki adres bilgilerini kontrol etmeli"Kılınç: “Demokrasiler, hukuk çerçevesinde yaşarlar”YKS sonuçlarına göre Uygulamalı Bilimler'e 194 öğrenci yerleşti Göksel Aktaş, ikinci el araç satışı yapan yeterlilik belgesi sahiplerine seslendi: "Ekspertiz firmalarından ekspertiz yaptırıp noterde beyan etmek zorundadırlar"Havsa Belediye Başkanı Aydın Balkan, Mustafa Helvacıoğlu’nu ziyaret etti
TBMM Başkanı Şentop, Trakya Bölgesi'ndeki en önemli 2 eksik noktaya dikkat çekti: "Organize olmak ve iş takibi konularında sıkıntı yaşıyoruz"

TBMM Başkanı Şentop, Trakya Bölgesi'ndeki en önemli 2 eksik noktaya dikkat çekti: "Organize olmak ve iş takibi konularında sıkıntı yaşıyoruz"

Keşan ile İpsala oda ve borsaların organizasyonunda dün gerçekleştirilen Hamzadere Bölgesi Oda ve Borsaları İstişare Toplantısı'nda konuşan TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Trakya Bölgesi'ndeki potansiyele dikkat çekerken, bölge olarak organize olmak ve iş takibi konularında sıkıntı yaşandığını söyledi.

Saat 14.00 sıralarında başlayan toplantıya; TBMM Başkanı ve AK Parti Tekirdağ Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Şentop, AK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal, Edirne Valisi Ekrem Canalp, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, Keşan Kaymakamı Nuri Özder, AK Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası), Keşan TB (Ticaret Borsası) ve İpsala TB (Ticaret Borsası) Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri ile oda ve borsa üyeleri, siyasi partilerin ve STK'ların temsilcileri katıldı.

Şapçı: "Bölgemizde planlı tarım uygulamaları veya yeni çiftçi ürün teşviki sistemine geçilmesi gerekmektedir"

Toplantı, oda ve borsaların başlatılan "İstihdam Seferberliği 2019" kampanyası ile ilgili hazırlanan tanıtım sunumu gerçekleştirildi. Sunumun ardından söz alan Keşan TSO Yönetim Kurlu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan ve İpsala oda borsaları işbirliğiyle düzenledikleri toplantıya katılan herkese "Hoş geldiniz" diyerek, gündemlerinin, her zaman olduğu gibi bu toplantıda da Keşan, İpsala, Enez ve Saros Körfezi'ni kapsayan Hamzadere Bölgesi olduğunu kaydetti. Dünya ekseninde bölgenin ve ülkenin, genel anlamda ise ekonomi ve bu kapsamda tarım, ticaret ve turizmde bölge olarak ne tür desteklere ihtiyaç olunduğu konusunda bilgi paylaşımı bulunacaklarının altını çizen Şapçı, "Hepinizin bildiği üzere, Hamzadere Sulama Projesi %90 civarında tamamlandı. Fakat bu yıl tamamlanması ve bütçede yer bulamadığı için şuanda bekleme konumunda. Biz, bölge oda-borsaları olarak, Hamzadere Barajı ve sulama kanallarının bölgemiz adına tarımda çağ atlamak ve Gıda İhtisas OSB’ye hammadde sağlamak için olmazsa olmazımız olarak görüyoruz. Hamzadere Projesi’nin tamamlanması ile bölgemizde tarım çeşitliliğinin artarak çiftçilerimize daha yüksek ciro-gelir ve daha az riskli ürünler sağlayacağına inanıyoruz. Tabi bunun için detaylı çalışmalar yapıp, bölgemizde planlı tarım uygulamaları veya yeni çiftçi ürün teşviki sistemine geçilmesi gerekmektedir. Trakya’da en fazla coğrafi işaretli ürüne sahip bölge olarak, Hamzadere Sulama Projesi’nin tamamlanması ile coğrafi işaretli ürünlerimizin sayısını daha da arttırarak markalaşma süreçlerini başlatmamız gerekmektedir. Ayrıca; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, 21 ocak 2019 tarihinde yapılan '10. Türkiye Ekonomi Şurası' sırasında çalışmalarının başlatılacağını belirttiği, İhtisas OSB’ler için en üst seviye olan 6. seviye Teşvik Bölgesi Uygulaması’nın bir an önce hayata geçirilip, bölgemizde kurulacak olan Gıda İhtisas OSB’nin de bu kapsama alınması nihai önem arz etmektedir." dedi.

"Saros Körfezi’nde daha profesyonel bir turizm gelişimi sağlanması gerekmektedir"

Bölgenin, sadece tarım ve ticarette değil, turizm anlamında da büyük bir potansiyele sahip olduğunu da vurgulayan İsmail Şapçı, "Bu kapsamda, kalifiye yatırımcılarımızı bölgeye çekmek için bir an önce 1/25 binlik master planlarının tamamlanıp turizm teşvikli bölge ilanı gerçekleştirilmesi ve Saros Körfezi’nde daha profesyonel bir turizm gelişimi sağlanması gerekmektedir. İnanıyoruz ki; Saros Sahilleri, bölgede olduğu gibi Türkiye turizminde de önemli bir paya sahip olacak. Enez, Keşan karayolunun tamamlanma çalışmalarının yine turizm kapsamında ele alınması gereken önemli konular olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Yine bir diğer önemli konu; bölge nüfusumuz sürekli artış halinde, bu nedenle gençlerimiz daha kapsamlı yüksekokul ve üniversite eğitimine ihtiyaç duyuyorlar. Bölgede şehir dışından gelen öğrenci sayısının artması da bölge ekonomisine bacasız sanayi etkisi yapmaktadır. Ekonomiye bu denli katkısı olan üniversitelerimizin, bölüm ve öğrenci sayısını arttıracak çalışmaların yapılması düşük bütçeler ile büyük katkılar sağlayacaktır. Ayrıca, Keşan’ın bölgede merkez konumunda olması dolayısıyla ağır ceza merkezi ve buna bağlı ceza evinin kurulması, yine bölge ekonomimize yadsınamaz getiri sağlarken, ayrıca bizden bir hayli uzak olan ağır ceza merkezlerine ulaşılması konusunda da yol ve zaman tasarrufu sağlayacaktır. İlaveten, bölgemizin Yunanistan ile Bulgaristan başta olmak üzere Avrupa’ya yakınlığı ve her geçen gün artacak sanayisi dolayısıyla ihracatımız bölgenin çok üstünde gerçekleşecektir. Bu nedenle; bölgemize yakın olan İpsala Gümrük Kapısı’na veya Keşan’a iç gümrükleme alanı sağlanması halinde, ülke ekonomimize döviz getirerek ekonomimize büyük katkıda bulunacağız. Son olarak; Maliye Bakanlığı önderliğinde, aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, beraberliğiyle 'Burası Türkiye, Burada İş Var' istihdam 2019 seferberliği başlatılmış bulunmaktadır. İşverenlere istihdam ile ilgili 8 ana başlıkta toplanan teşvikler sağlanmaktadır. Bölgemizde bu teşviklerin uygulanması kolay ve makul olacağı için buradan bütün işverenlerimizi bu teşviklerden yararlanmaya davet ediyorum. İşletme maliyetlerimizi düşürmek için her türlü destek ve teşviklerden yararlanmamız, ekonomi anlamında zor dönemlerden geçtiğimiz bu günlerde bizlere nefes olacaktır." diye konuştu.

Kaymaz: "Bölge sorunlarının çözümünde yanımızda olacağınıza olan inancım tamdır"

Şapçı'nın ardından, Keşan TB Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz Söz aldı. Mustafa Şentop'un, Türkiye'nin önemli görevlerinden olan TBMM Başkanlığı görevine seçilmesinden dolayı, bölge insanı olarak gurur duyduklarını ifade eden Kaymaz, "Ayrıca bu görev süresi içerisinde Rabbim sizlerle birlikte olsun. İnşallah güzel ilerle anılırsınız. Bölge sorunlarının çözümünde yanımızda olacağınıza olan inancım tamdır." şeklinde konuştu.

Girgin: "Suyumuz var, noksan olan üretim kanallarımızın köylerde buluşması lazım"

Daha sonra söz alan İpsala TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin, dünyada en çok konuşulanların, su, gıda ve enerji olduğunun altını çizerek, "Gelecekte de böyle olacaktır. Katar örneği bize gıdanın önemini gösterdi. Enerjiyi elinde bulunduran devletler, devletlere hükmedecek, gıdayı elinde bulunduran ülkelerde insana hükmedecek. O yüzden gıdanın önemini kavramamız, Katar örneğine iyi bakmamız gerekiyor. Hamzadere Bölgesi diye adlandırdığımız, Keşan, İpsala ve Enez Bölgesi'ni sulayacak olan 350 bin dönüme cansuyu katacak olan Hamzadere Barajı, bizim en büyük önceliğimiz. İpsala, Keşan ve Enez'i kalkındıracak olan Hamzadere Barajı, sulama üretim kanallarının köylerde buluşmasıyla sertifikalı tohumculuğun bölgemizde geliştirilmesi, organik tarımın yaygınlaştırılması, yılda 2 ürün alınması, sebze ve meyveciliğin desteklenmesinin yanı sıra, seracılığın da geliştirilecek olması, ürün çeşitliliği ile katkı sağlayacak olması bölgemizin ekonomik katma değerini yükseltecektir. Bundan dolayı 2019 yılı için Hamzadere Barajı sulama faaliyetlerini yapabilmesi için mutlaka ödenek ayrılmalıdır. Bu bizim birinci görevimiz olmalıdır. Suyumuz var, noksan olan üretim kanallarımızın köylerde buluşması lazım. İstanbul'a 2 saat mesafedeyiz ve buradan bütün bölgeyi besleyecek bir potansiyelimiz var. Zenginlik orada duruyor ve bizlere bakıyor. Ne olur buraya bir ödenek çıkaralım. Ben sözlerimi, 'İnadına üretim, yine üretim, mutlaka üretim' diyerek, Atatürk'ün 'millete efendilik yoktur ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.' sözleriyle noktalıyorum." dedi.

Canalp: "Çanakkale üzerindeki bu köprü, sadece bir köprüden ibaret değildir"

Toplantı, Edirne Valisi Ekrem Canalp'in söz almasıyla devam etti. Keşanlılar, Enezliler ve İpsalalıların, kendilerini coğrafi bir bölgeyle tanımlama geleneğine sahip olduğunu belirten Canalp, "Aynı zamanda hepimiz Edirneli ve Trakyalıyız. Trakyalı olmanın da bir özelliğini de Sayın Meclis Başkanımızın seçiminde hepimiz beraber yaşadık. Tekirdağlılar, Sayın Başkanımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildiği zaman, Tekirdağ Milletvekili olmalarından dolayı bir heyecanı ve bir gururu yaşadılar. Ama aynı heyecanı ve aynı gururu bütün Edirneliler de yaşadı. Bu bölge, tarihsel olarak kendisini tarımla ve turizm ile özdeşleşmiş olan bir bölgedir. Gerçekten de tarımın bu bölge için hayati bir değere sahip olduğunu, bizden önce konuşma yapan çok saygıdeğer hatiplerde ifade ettiler. Turizm de aynı şekilde Saros Bölgesi'nden dolayı bu bölge için son derece kıymetli ve değerlidir. Ama bunların çok daha ötesinde yeni açılımlara da ihtiyacımız olduğu bir vakıadır.Bu çerçeve içerisinde de Keşan için ve bu bölge için kaçınılmaz olarak sanayinin de bu bölgelerde yoğun şekilde yer alması gerekmektedir. Bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın da gereği gibi karşılanabilmesi amacıyla Keşan'da kurulacak olan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Keşanımızın da bu bölgemizin de hem tarımının, hem de sanayisinin gelişmesi açısından son derece kritik bir rol oynayacaktır. Çünkü, tarımsal üretim, çok derin, çok değerli ve stratejiktir. Tarımsal ürünleri hammadde olarak ürettiğimiz zaman, mutlaka belli bir katma değer ile satabiliyoruz. Fakat biz bunları yarı mamül ya da tam muamele getirirsek, elde etmiş olduğumuz katma değer de bu kadar artıyor. Dolayısıyla da tarım ürünlerinin üretiminden elde etmiş olduğumuz avantajı katma değere dönüştürmek suretiyle, diğer illerde elde edilmiş olan avantajları, Edirnemize kazandırmak durumundayız. Bu sadece tarımın gelişmesini değil, aynı zamanda Keşan'da sanayinin gelişmesinin de önünü açacaktır. Katma değerin Keşan'da bulunması buranın ekonomisine dinamizm kazandıracaktır. Keşan için yeni fırsatlar da kapıdadır. Bu fırsatlarda esas itibariyle, Çanakkale Boğazı üzerinde inşa edilecek olan yeni köprünün tamamlanmasıyla ortaya çıkacaktır. Çanakkale üzerindeki bu köprü, sadece bir köprüden ibaret değildir. Ulaştırma Bakanlığı'nın stratejik planlama ve stratejik bakış açısına göre İstanbul üzerindeki aksı, bir şekilde daha geriye kaydırma planı vardır. Dolayısıyla şu anda yeni bir ulaşım aksı, yeni bir ulaşım ekseni ortaya çıkıyor. Bu ulaşım ekseni de Keşan, İpsala, Enez ve Uzunköprü'ye yepyeni fırsatları da beraberinde getirecektir. Fırsatlarla beraber inşallah bu bölgedeki ekonomizm, dinamizm çok daha belirgin hale gelecektir. İnşallah bölgemizi iyi bir gelecek bekliyor olacaktır." diye konuştu.

Şentop: "Bundan sonra, sahip olduğumuz imkanlar dahilinde, daha fazla işler yapacağız"

Toplantıda son konuşmayı, TBMM Başkanı Mustafa Şentop yaptı. Bu toplantının, bir başlangıç toplantısı olması temennisinde bulunan Şentop, Trakya Bölgesi'nde projelerin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Edirne, Kırklareli, Tekirdağ olarak baktığımızda Türkiye'nin sanayi imkanlarının büyük bir kısmı bu bölgelerde. Özellikle Tekirdağ'ın ekonomiye katkısı bakımından bir hesaplama yaptığımızda, Türkiye genelinde 5. sıralarda olduğunu görüyoruz. Tekirdağ'ın ihracatı ise 1.5 milyar dolar. Bu oran daha çok olması lazım. Yapılan iş burada ancak resmi kayıtlar İstanbul'da gözüküyor. Dolayısıyla buralara yatırım yapalım. Potansiyelimiz var. Turizm ve ziraat tarım alanında; sanayi, ulaştırma çok önemli. Bölgede çok iyi girişimciler, vatanını, toprağını seven insanlarımız var. Organize olmak ve iş takibi ile talep konusunda sıkıntımız var. Bundan sonra, sahip olduğumuz imkanlar dahilinde, daha fazla işler yapacağız. Sizlerin öncülüğünde, sizlerin takibiyle ben her zaman elimden gelen gayreti göstereceğim. Cumhurbaşkanımız, Tekirdağ mitinginde de; 'TBMM Başkanı aramızda. Bundan sonra O'nun koordinasyonunda Trakya'ya, Tekirdağ'a daha fazla hizmet getireceğiz' dedi. Biz bu sözün arkasında sonuna kadar duracağız. Hamzadere'yi takip edeceğiz ve arkasında duracağız. Beraber netice almaya çalışacağız." diye konuştu.

"Trakya'nın diğer ilçelerinden en önemli farkı kinoa yetiştiricileridir"

Sözlerinin son bölümünde, "Kinoa" üretimine dikkat çeken Mustafa Şentop, sözlerini şöyle tamamladı; "Trakya'nın diğer ilçelerinden en önemli farkı kinoa yetiştiricileridir. Kinoa, Avrupa'da çok tutulan bir tahıl. Besleyici değeri, protein değeri çok yüksek. Bu naturel, glutensiz bir tahıl. Diğer tahıllardan farklı olarak, anne sütüne eşdeğer protein içeren bir tahıl. Fiyatı da oldukça yüksek. Buğday kadar da verim veriyor. Bununla ilgili Avrupa'nın talebi; Güney Amerika'dan karşılanıyor. Bu ürünü, Latin Amerika'dan Avrupa pazarına sunmak, 90 günlük bir süreç imiş. Gemilere yüklendiği için nem sıkıntısı var. Bunun için ilaçlama yapmıyorlar, koruyucu bazı maddeler koyuyorlar. Geldikten sonra bunları bir daha temizliyorsunuz. Bu maddelerden arındırmak gerekiyor. Herhangi bir Avrupa ülkesinden buraya gelse, 2 günde buraya indirebiliriz. Avrupa'ya yakınlık bu anlamda çok önemli imkan sunuyor. Tüm bu imkanları değerlendirmek gerekiyor. Bu tarihi bir milat olarak kabul edelim." Yapılan konuşmaları ardından, Şentop'a, Keşan ve İpsala oda-borsa başkanları tarafından, günün anlam ve önemini belirten plaket ile "İpsala Pirinci" hediye edildi. MustafaŞentop, yenilen yemeğin ve toplantıya katılanlar ile fotoğraf çekilmesinin ardından Keşan'dan ayrıldı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ayçiçeği fiyatlarını görüştü

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, geçtiğimiz gün Lalapaşa Ziraat Odası'nda gerçekleştirilirken, toplantı sonrasında ayçiçeği fiyatları ile ilgili açıklama yapıldı.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve aynı zamanda TZOB (Türkiye Ziraat Odaıar Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan başkanlığında toplanan İl Koordinasyon Kurulu toplantısına; Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzel, Uzunköprü Ziraat Odası Başkanı Yıldız Kılıç, Meriç Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cengiz ve Enez Ziraat Odası Başkanı Recep Elmas katıldı.

Darcan: "Ayçiçeği üreticilerini önümüzdeki 2020 yılında ayçiçeği ekimi yapıp yapmama konusunda tereddütlendirmiştir"

Ayçiçeği fiyatlarının ele alınarak değerlendirmelerin yapıldığı İl Koordinasyon Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Hüseyin Darcan, açıklanan ayçiçeği fiyatlarının, girdi maliyetlerinin ve enflasyonun altında kalması nedeniyle üreticinin zor duruma sokulduğunu dile getirerek, "Mazot ,gübre, ilaç ve tohum girdilerinin yaklaşık %30 artması yıllık ortalama enflasyonun %20,35 olduğunu göz önüne alınarak açıklanan ayçiçeği fiyatlarının tüm ayçiçeği üreticilerini önümüzdeki 2020 yılında ayçiçeği ekimi yapıp yapmama konusunda tereddütlendirmiştir. Girdi maliyetlerinin bu kadar yüksek olmasına rağmen, açıklanan rakamın totalde % 7,8 artış göstermesi üreticimizi zor durumda bırakmıştır. 2019 yılı ayçiçeği rafine yağına %68, ayçiçeğinin temel hammaddesi yan ürünlerinden yeme %38, küspeye %30 artış olmuştur. Ürün girdi maliyetleri ve ayçiçeği bitkisinden çıkan ürünlerin yuvarlak hesap %30 zamlanmasına karşın, ayçiçeği satış fiyatına % 7,8 fark yapılmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Mevcut gümrük vergisi şu an üreticimizi koruyamamaktadır. Hükümetimizden gümrük vergisinin % 20 olmasının tekrar gözden geçirilerek vergi oranının artırılması istenilmektedir.” dedi.

Haber: İlker GÜREL

 

“İhaleye çıkarılan alan tarla mı yoksa mer’a mı?”

Büyük Cami Mahallesi sakinlerinden Yusuf Nalbantoğlu yaptığı açıklamada; Keşan Belediyesi tarafından Büyük Cami Mahallesi’nde ihaleye çıkarılan 99 bin 629,44 metrekarelik alanın mer’a olarak kullanıldığını belirterek, “Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası’nın bu konuda, belediyeye itirazda bulunması gerekiyor.” dedi.

“İhaleye çıkarılan alan yıllardır mer’a olarak kullanılıyor”

Keşan Belediyesi tarafından Büyük Cami Mahallesi’nde 1519 ada 1 parselde 99 bin 629,44 metrekarelik alanın 3 yıllığına ihaleye çıkartıldığını belirten Nalbantoğlu, “Mevcut alanın tarla olarak, yıllık 54 bin 796 TL’ye ihaleye çıkarıldığını görmekteyiz. Fakat, burası yıllardır mer’a alanı olarak kullanılmaktadır. Burası yemyeşil mer’a alanıdır. Keşan Belediyesi’nde tarla tapusu olarak geçebilir ama burası yıllardır mer’a alanı olarak kullanılıyor. Ben, 57 yaşındayım ve kendimi bildim bile mer’a olarak kullanılmaktadır. Bölgedeki yetiştiriciler, hayvanları bu alanda otlatıyor. Yetiştiricinin o bölgedeki tek mer’ası orasıdır. Hatta, geçmiş yıllarda, Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası tarafından gübreleme çalışması yapılarak, otların büyüyüp; hayvanların yemesi için çalışma yapılmıştı.” dedi.

“Alanın mer’a olarak, kullanıldığı

yetkililerin gözünden kaçmış”

“O alanın ihaleye çıkartılması, bölgede faaliyet gösteren yetiştiriciler açısından nasıl bir etki yaratacaktır?” şeklindeki soruya cevap veren Yusuf Nalbantoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Belediye, bu alanı ihaleye çıkartırken yeniden gözden geçirmesinde fayda var. Bu alanın mer’a olarak kullanıldığı yetkililerin gözünden sanırım kaçmış. Bu alanla ilgili gerekli incelemelerin yapılması gerekiyor. Ayrıca, yetiştiriciler düşünülerek, Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası’nın belediyeye itirazda bulunması gerekiyor. O alanın bozulması bence biraz sakıncalıdır. Bu mer’a alanda büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar otlamaktadır. Ayrıca, bu alana sadece bölgedeki yetiştiricilerinde değil; yakın köylerinde hayvanları da gelmektedir. Yetkililerin hatalarından geri dönmelerini temenni ediyorum.”

(Haber: Deniz ÇİL)  

Karaca: “Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmeli”

Enez’de üreticilik yapan Ahmet Karaca yaptığı açıklamada; çiftçinin üretim yaparak battığını ve ayağa kaldırılması için uzun vadeli faizsiz kredilerin verilmesi gerektiğini kaydetti.

“Köye dönüş projelerin hiçbirinde başarı sağlanamadı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, “doğal afetlerden olumsuz etkilenen çiftçilerin kredi borçlarının faizsiz olarak ertelenmeli.” şeklindeki açıklamaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Karaca, şunları söyledi: “Sayın Şemsi Bayraktar, çiftçinin battığını yeni mi hissetmiş? Çiftçi yıllardan bu yana batak içerisinde ve kredi borçlarıyla boğuşuyor. Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmediği sürece, elinde tarım arazisi kalmaz. Koltuklarda oturan arkadaşlarımız, köylerde önümüzdeki süreçteki büyük tehlikeyi göremiyorlar. Köylerde 50-60 yaş grubu insanlar emekli oldu ve bu insanlar sadece kendi hayatlarını sürdürmek için üretim yapacaklardır. Çiftçi, bunun üzerinde bir üretim yapamıyor. Çünkü batmış durumdalar. Çiftçi, ürettikçe batıyor. Ayrıca, köylere dönen genç nüfusunda olmadığını görüyoruz. Köye dönüş çerçevesinde, 40 koyun verildi ve buna benzer birçok proje yapıldı. Ama bu projelerin hiçbirinde başarı sağlanamadı.”

“Çiftçi, borçlarını yine borçla kapatmaya çalışıyor”

Ahmet Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de uygulanan yanlış tarım politikası nedeniyle, çiftçinin elinde bu gidişle toprak kalmayacak. Çünkü çiftçi üretim yapmak için sürekli borçlanıyor ve borçlarını yine borçla kapatmaya çalışıyor. Çiftçi, borcunu ödeyemediği içinde elindeki malları bankalar tarafından haciz ediliyor. Daha sonra da, bu topraklar büyük firmaların eline geçiyor. Çiftçinin kredisinin ertelenmesi değil; krediyle desteklenmesi gerekiyor.”

“Çiftçiye gerekli destekleme

yapılmazsa, dışa bağımlılık artacaktır”

Karaca, sözlerini şöyle tamamladı: “1 ton gübre 2 bin 500 TL seviyesinde ve bu fiyatlara çiftçi nasıl üretim yapabilir ki? Geçen yıl, ayçiçeği fiyatı 2 bin 700 TL seviyesinde iken; bu yıl verilen fiyat 2 bin 500 TL seviyesindedir. Büyük holdinglere, işçi ve sigorta desteği veriliyorsa, çiftçiye de verilmelidir. Eğer çiftçiye gerekli destekleme yapılmazsa, dışa bağımlılık artacaktır. Türkiye’de gübreye ve mazota sürekli zamlar geliyor. Enflasyonun yüzde 40-yüzde 50 olduğu bir ülkede nasıl tarım yapılacak? Devletin çiftçiyi desteklemesi gerekiyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

“Herkes tribüne oynuyor”

Keşan’da çevreye duyarlığıyla bilinen Mehmet Sorgut yaptığı açıklamada; GAZDAŞ’ın doğal gaza geçişler konusunda gerekli çalışmaları yapmamasını, bazı kamu kurumlarının halen doğal gaza geçmediğini ve yetkililerinde sorunları bilmesine rağmen herhangi bir adım atmaması konusunda eleştirilerde bulundu.

“GAZDAŞ, bu aylarda çalışma yapmıyor”

Keşan, geçmiş yıllarda hava kirliliği konusunda Türkiye’de ilk sıralarda yer aldığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Sorgut şunları söyledi: “Keşan’da hava kirliliğinin olması nedeniyle, doğal gaza geçişler hızlı şekilde gerçekleşti. İnsanlar temiz bir Keşan için geçiş yaptılar. Keşan’da geçmiş yıllarda, hava kirliliğinin yüzdesinin çok yüksek seviyede olduğunu görüyoruz. İnsanların nefes alamayacağı ve yaşayamayacağı kirlilik değerlerini görüyordu. Trakya Üniversitesi Fakültesi’ne, solunum ve akciğer rahatsızlığı nedeniyle, insanların başvurularının çok olduğunu görmekteyiz. Doğal gaz konusunda,

herkes belli bir sorumluluk üstlendi ve üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Keşan’a doğal gazın gelmesini sağlayan GAZDAŞ’ın bu aylarda çalışma yapmadığını görmekteyiz. İnsanlar, GAZDAŞ’ın geçişleri biraz ötelediğinden çekinerek, yeniden kömür alımına gittiğini görmekteyiz. Kış mevsiminde insanların mağdur edilmeden biran önce doğal gaza geçişlerin tamamlanması gerekiyor.”

“Herkes tribüne oynuyor”

Mehmet Sorgut sözlerini şöyle tamamladı: “Keşan’da kaç tane abone olduğu ve apartmanların ne kadarının geçiş yaptığı konusunda yetkililerin gerekli bilgilendirmeleri yapmalarını bekliyoruz. Keşan’da doğal gaza geçiş yapılması konusunda öneri yapan kurumların ne kadarı geçiş yaptı? Okullarda, kamu kurumlarında kömür yakılıyor. Hatta, yeni yapılan hastanede dahi kömür yakılıyor. Bu kurumların doğal gaz için ihaleye çıkıp-çıkmadığını ise, bilmiyoruz. Bu kış mevsiminde, yine sıkıntılı bir süreç yaşayacağımıza inanıyorum. Her yıl aynı konuları konuşmaktan bizler bıktık ama yetkililer çözüm üretme anlamında herhangi bir adım atmıyor. Mevcut görevlere kim gelirse gelsin, herkes tribüne oynuyor. Keşan’da yollar, kaldırımlar aynı şekilde. Siyasiler değişiyor ama kadrolar aynı. Herkes sorunları biliyor. Bu gidişle, bizler sorunları her yıl yaşamaya devam edeceğiz.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Çarşı merkezindeki işyerinde çıkan yangın korkuttu

Demirciler Caddesi üzerinde bulunan bir işyerinde, dün saat 10.00 sıralarında çıkan yangın, büyümeden söndürüldü.

İddiaya göre; Demirciler Caddesi üzerinde bulunan ızgara salonunda, henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, kısa sürede işyerinin bacasını sardı. İşyerinden çıkan dumanları fark edenlerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri, polis ve GAZDAŞ ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale eden itfaiye ekipleri, alevleri büyümeden söndürürken, işyerinin önünde toplanan kalabalık da rahat bir nefes aldı. İşyerinde maddi hasar meydana gelirken, yangında yaralı olmaması ise sevindirici olarak karşılandı.

Haber MERKEZİ

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar