Son Dakika
“Saros’ta, çevre katliamının olmasını istemiyoruz..!!”Muhalefetin personel maaşları ile ilgili krediyi reddettiği mecliste tartışma çıktıYunanistan, Türk polis botuna taciz ateşi açtıKocaman, esnafların diğer ilçelere alınmamasını eleştirdi "Sanki eyalet sistemine dönmüşüz gibi bir hava var"“Çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz”“50 yıl boyunca su sorunu yaşanmayacak”Onaylanan kredilerini almaya gidenler sosyal mesafeyi unuttuÇalınan eşyaları bulununca şikayetçi olmadı -İtfaiyenin kedi mesaisi -İYİ Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar: "Üretimden para kazanamayan üreticiler şehirlere gidiyor"
Şen, belediyede işten çıkarmalara tepki gösterdi: “Yaptıkları uygulama, kul hakkı yemedir..!!”

Şen, belediyede işten çıkarmalara tepki gösterdi: “Yaptıkları uygulama, kul hakkı yemedir..!!”

Keşan Belediyesi’nden işten çıkartılan 8 çalışanla ilgili olarak, dün, Keşan Emek ve Demokrasi Platformu tarafından basın toplantısı düzenlendi.

Eğitim Sen Keşan İlçe Temsilciliği binasından düzenlenen toplantı, saat 13.00 sıralarında başladı.

Toplantıya; DİSK/Genel-İş Sendikası Trakya Şube Başkanı Salim Şen, Keşan Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri ile Keşan Belediyesi’nden işten çıkartılan çalışanlar katıldı.

“İş akdinin feshi, bir işçinin idamının fermanıdır”

Toplantıda, konuşan Şen, Keşan Belediyesi’nde işten çıkartılan çalışanların durumu hakkında şunları söyledi: “Pazartesi günü akşam saatlerinde, Keşan Belediyesi Personel Şirketi’nde çalışan 7 sendika üyesi arkadaşımızın yanı sıra; belediyede sözleşmeli memur olarak, çalışan Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası üyesi 1 arkadaşımızın iş akdini fesih edildiğine dair tebligatlar kendilerine ulaşmış. DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası olarak, uzun yıllardır örgütlü olduğumuz Keşan Belediyesi’ndeki bu uygulamayı Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleriyle birlikte, nasıl bir tepki geliştireceğimizi görüştük. Bu çerçevede; Genel İş’in çağrısı üzerine Salı günü saat 18.00’de bir araya gelip görüşmelerde bulunduk. Bizler yapılan bu dayatmayı kabul etmemiz mümkün değildir. Bizim için öncelikli olan insanların işidir, işlerinin sürekliliğidir, iş güvencesidir. Yaptığımız toplu sözleşmelerde birinci önceliğimiz budur. Ücretler göreceli kavramlardır. Bir toplu sözleşmede değiştirilemezse, diğerinde değiştirebilirsiniz. Ancak, işin olmadığı bir yerde ne toplu sözleşmenin ne de ücretin bir anlamı olmaz. İş akdinin feshi, bir işçinin idamının fermanıdır. Belediye giderlerinin fazla olması nedeniyle, işten çıkartıldığı ifade ediliyor. Bu işçileri belediye ne biz aldırdık ne de bu konuda herhangi bir dahilimiz yoktur. Belediye bu insanlar alınıyor ve çalıştırılıyor. Bunlar işlerinde, 5-5.5 yıl çalışıyorlar. Düne kadar bu arkadaşlarımız fazlalık olarak görülmedi de, şimdi mi fazlalık görülüyor? İş akdinin feshini gerektiren ciddi bir dayanak yoktur. Sadece personel giderlerinin yüzde 40’ının üzerine çıktığı ifade ediliyor.”

“Kanunun hiçbir yerinde, işçiyi işten atacaksın demez”

Salim Şen, sözlerine şöyle devam etti: “Ben, 27 yıllık bir belediyeciyim. Belediyeyi şuanda yönetenlerin tamamından fazla belediyecilik tecrübem vardır. Bu konuda, mütevazi değilim. Yüzde 40’ın üzerinde çalışan var bahanesiyle bize gelmesinler. Kanunun hiçbir yerinde, işçiyi işten atacaksın demez. Sadece ilke olarak, kanun koyucu tarafından ilgili mevzuata eklenmiş bir ifadedir. Yüzde 40’ın üzerinde personel giderini aşma ki, yatırımlara bütçe ayırmış ol şeklinde bir ifadedir. Türkiye’de bin 400 belediyeden çoğu ya da tamamına yakını bunu aşmıştır. 2018 yılının nisan ayında, kanun hükmündeki kararnamenin emrettiği şekilde belediye şirketlerine devir olduktan sonra, bu arkadaşlarımız ve personel, giderlerin içerisine devir olmuştur. Oysa ki, 1 yıl önce bu arkadaşlarımızın maaşları belediye personel giderlerinin içerisinde değildi. Ramazan Ayı’nın ortasında ve bayrama sayılı günler kala işçileri işten atmak için herhangi bir gerekçe olamaz.”

Yaptıkları uygulama, kul hakkı yemedir”

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’nun “Ne kul hakkı, ne de maaş hakkı yemenin derdinde değiliz” şeklindeki söylemlerini hatırlatarak, sözlerine devam eden Şen, şunları söyledi: “Yaptıkları uygulama tam da, kul hakkı yemenin karşılığıdır. İşçilerin çalışma hakkını, evine götüreceği ekmeği elinden aldınız. Bu kişilerin suçu neydi? Hangi kritere göre, siz çalışanları işten çıkartıyorsunuz? Bu toplu işten çıkarmadır. Aynı gün 8 kişiyi işten çıkarıyorsunuz. İşçi çıkarma esnasında, son gelen ilk çıkar uygulaması işlemez miydi? Niyet bu değildir. İşten çıkarmaları biz ret ediyoruz. Bu arkadaşlarımızın işine geri dönmesinin sağlanmasını istiyoruz. Keşan Belediyesi’nde iş barışı olacaksa ve toplumsal barış sağlanacaksa, bu arkadaşlarımız işlerine dönmelidir. Belediyede çalışan 8 kişiyi işten çıkartıyorsunuz ama 3 kişiyi alıyorsunuz. 3 değil, 33 kişi işe alın. Ben çok işçinin olmasından keyif duyarım. İnsanların işinin ve aşının olmasından keyif duyarım. Ben, yakından takip edeceğim. Kimleri alıp-almadığını hep birlikte göreceğiz. Gerekçelerinin doğru olup-olmadığını takip edeceğiz.”

“İnsanları karşınıza alıp, ikna

edip emekliliklerini isteyebilirler”

Salim Şen, sözlerine şöyle devam etti: “Belediye başkanıyla yaptığımız sözleşme sürecinde, emekliliği gelmiş ama emekli olmadığından yana yakındı. İnsanları farklı yerlere sürerek ve tehdit ederek, çözüm üretilmez. İnsanları karşınıza alıp, ikna edip onore ederseniz emekliliklerini isteyebilirler. Belediye başkanı olarak, çağırıp şartları anlatınız. Bir insanı zorla emekli edemezsiniz. Memurlarda 65 yaş sınırı, işçilerde bu sınırda yoktur. Dolayısıyla, inatlaşmayla çözüm üretilemez. Belediye başkanı daha çok konuştuğu için bizleri dinledi mi bilmiyorum.”

“Belediyemizde, bankamatik

işçisi niteliğinde kimse yoktur”

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, göreve geldiğinde, belediyede bankamatik çalışanı olup-olmadığını araştırdığını ancak, bulamadığını belirten Şen, “Belediyedeki çalışanların işlerine gelip gittiğini ve verilen görevleri yerine getirdiğini gördü. Belediyemizde, bankamatik işçisi niteliğinde kimse yoktur. Bugüne kadar da, böyle bir tespitte bulunamadı. Üyelerimizin tamamı işlerine gidip geliyorlar.” dedi.

“Bizim derdimiz, bağcıyı dövmek değil; üzüm yemektir”

Salim Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Keşan Belediyesi’nde 3 aylık deneme süresini tamamlamayan arkadaşlardan da, iş akdi fesih edilen arkadaşlarımız oldu. Deneme süreleri içerisinde, performansını beğenmeyip, iş akdini fesih edebilir. Halk Ekmek Şirketi’nde iş akdi fesih edilen arkadaşlarımız var. Bizim derdimiz, bağcıyı dövmek değil; üzüm yemektir. Sorunlara birlikte el atıp, yine birlikte çözüm arayabiliriz. Sendika olarak, tüm üyelerimizin maaşlarını zamanında almasını istiyoruz. Biz, bu işten çıkarmalara en sert şekilde karşı duracağız.”

“Bu iş, kıdem tazminatıyla olmaz”

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’nun “8 kişi işten çıktı ve 115 bin TL tazminat parası ödeyeceğiz.” şeklindeki açıklaması hakkında da, konuşan Şen, şunları söyledi: “Sayın başkan kıdem tazminatlarının 115 bin TL tuttuğunu ifade etmiş. Bu iş, kıdem tazminatıyla olmaz. Haksız ve hukuksuz davalardan geri adım atılmazsa, açılacak bu davalardan belediyenin kaç paralık bir yük altına girdiğini kamuoyuyla paylaşacağız. Ben farklı nedenlerle, bu arkadaşlarımızın iş akdini fesih ettim ve kıdem tazminatlarını öderim diyorsa, büyük bir yanılgı içerisindedirler. İhbar süreleri, kötü niyetle ilgili tazminatlar, işe iade davaları, işe almak istemediğinde 8 aylık maaşlar gündeme gelecektir. Dolayısıyla, 115 bin TL’lik tazminatların nereye gideceğini gelecek süreçte göreceğiz. Başkanımız inşallah bundan vazgeçer.”

“Belediyede, 552 kişi çalışıyor”

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, belediyede 700 çalışanın olduğunu iddia ettiğini hatırlatarak, sözlerine devam eden Salim Şen, şunları söyledi: “Keşan Belediyesi’nde 700 çalışan yok. Belediyede memur, işçi, belediye şirketi çalışanları olmak üzere toplam 552 kişi çalışıyor. 552 sayısı çok fazla değildir. Bu kişiler verimli ve üretime dönük kullanılırsa çok büyük bir sayı değildir. Belediyede hiçbir zaman 700 çalışan olmadı.”

“10 günlük cayma süresi bulunuyor”

Şen, sözlerini şöyle tamamladı: “Keşan Belediyesi’ndeki huzuru ve çalışma barışını bozmama adına, işten çıkartılan arkadaşlarımızın yeniden işe alınmaları için 10 günlük cayma süresi bulunuyor. Bu arkadaşlarımızın biran önce işe alınmalarını talep ediyoruz. Bizleri farklı eylemliklere itmemelerini istiyoruz. Sorunların çözümü konusunda, birlikte hareket edilmesini istiyoruz. Başkandan kararını değiştirmesini istiyoruz. Meydanlarda, işçi çıkarmayacağı yönündeki sözünü tutmasını bekliyoruz.”

Emek ve Demokrasi Platformu…

Daha sonra Keşan Emek ve Demokrasi Platformu tarafından hazırlanan ortak basın metni DİSK/Genel-İş Sendikası Trakya Şube Başkanı Salim Şen, tarafından okundu.

Açıklamada, şunlara yer verildi: “DİSK/Genel-İş Sendikası olarak Keşan Belediyesinde uzun yıllardır örgütlü bulunmaktayız. Bunun yanı sıra 696 sayılı KHK ile kurulu bulunan Keşan Belediyesi Personel Ltd.Şti.’nde de örgütlenerek 288 işçinin yetkili sendikası olduk. Buna bağlı olarak Bakanlıktan yetki talebimize gelen olumlu cevap ile 9 Mayıs 2019 Perşembe günü bu işyerimizde Toplu-İş Sözleşmemizi imzaladık. Bütün kamuoyunun malumu olduğu üzere 696 sayılı KHK ile kurulan belediye şirketlerinde çalışan işçiler, taşeron işçi diye adlandırdığımız ve uzun yıllardır emekleri vahşice sömürülen işçilerden oluşmaktadır. Biz de Genel-İş Sendikası olarak bu üyelerimizin zaten çok geri olan ekonomik, sosyal vb. haklarını bir nebze olsun ileriye taşımanın mücadelesini vermekteyiz. Keşan halkının bildiği üzere bu işçi arkadaşlarımız çok düşük ücretler ile oldukça zor şartlar altında çalışmaktadırlar. Söz konusu işçiler yıllardır yazın sıcağında, kışın kar, yağmur ve fırtınasında bu ilçenin çöpünü toplamakta, yolunu yapmakta, suyunu akıtmakta, kanalizasyonunu tamir etmekte, yangınlara canları pahasına müdahale etmektedirler. Ancak; bugün için geldiğimiz noktada bu işçilerin bütün bu hizmetleri göz ardı edilmekte, belediye başkanı tarafından belediye kaynaklarını tüketen işe yaramaz insanlar olarak gösterilmektedir. Üstelikte üyelerimizin bu özverilerine rağmen bu işçi arkadaşlarımızdan 7 tanesinin her türlü hukuki, insani ve vicdani değerden uzak bir biçimde, Ramazan Ayı içerisinde ve bayrama sayılı günler kala iş akitlerinin haksız bir şekilde fesih edildiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Bu işçilerimize verilen tebligatlarda gerçekçi hiçbir mazeret gösterilmemiştir.

Oysa biz DİSK/Genel-İş Sendikası olarak Belediye Başkanına seçildiği günden itibaren sendika olarak niyetimizin “bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olduğunu” bu nedenle her türlü sorununu ve sıkıntısını bizimle paylaşabileceğini sendika olarak var olan sıkıntıların çözümü noktasında işbirliği yapabileceğimizi söyledik. Ancak bugün belediye başkanı Sayın Mustafa Helvacıoğlu’nun sorun çözmeden anladığının insanları işten atmak olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Üstelikte bu arkadaşlarımız imzalanmış olan Toplu-İş Sözleşmelerinin daha mutluluğunu bile yaşayamadan 13 Mayıs 2019 Pazartesi günü şirket merkezine çağrılarak kendilerine iş akitlerinin fesih edildiğine dair yazılar tebliğ edilmiştir. Aslında 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin ardından göreve gelen Sayın Mustafa Helvacıoğlu’nun işten çıkardığı işçiler sadece bu arkadaşlar da değildir. Deneme süresi bahane edilerek daha öncesinde de Belediye Şirketinde ki işçilerden iş akdi fesih edilenler olmuştur. Üstelik Sözleşmeli Memur statüsünde çalışan bir 4/b’li çalışanın da sözleşmesinin bitmesi beklenmeden iş akdi fesih edilmiştir. Yine Keşan Halk Ekmek Ltd.Şti.’nde çalışan işçilerin de pek çoğu işten atıldılar. Belediye Başkanı Sayın Mustafa Helvacıoğlu mazbatasını aldığı günden bu yana yegane uğraşısı personel olmuş, sürgünler, işten atmalar ve tehditler her gün artarak devam etmiştir. Belediye seçimleri esnasında meydanlarda tek bir işçiyi bile işten atmayacağım diyen, hatta Keşan’a 5 bin işçi istihdamı yaratacağını vaat eden Belediye Başkanının bu sözleri ne olmuştur.

Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu tarafından bu işten atmaların gerekçesi olarak Belediye Personel giderlerinin % 40 oranının üzerinde olması gösterilmektedir. Oysa ki, bu durum Belediye açısından bir suç değil ilgili yasa tarafından işaret edilen bir ilke ve bir temennidir. Ülkemizde ki yüzlerce Belediye aynı durumdadır. Üstelik bundan dolayı bir kamu zararı çıkarılması da söz konusu değildir. Ekonomik sıkıntı gerekçe gösterilerek işçiler işten atılmakta ancak bu işçilere yasal tazminatlarının (kıdem tazminatının) yanı sıra ödenecek olan ihbar, işsizlik, sendikalaşma, kötü niyet ve boşta geçen sürelere ilişkin tazminatlar ile Belediyenin ne kadar büyük bir ekonomik yükün altına gireceği kamuoyundan gizlenmektedir. Şunu tarihe not düşün ki eğer bu işçiler tekrar işe başlatılmazlar ise Belediye Başkanının dediği gibi bu sekiz arkadaşın tazminatlarının toplamı 115 bin TL değil, bunun kat be kat üzerinde olacak ve Belediye büyük bir ekonomik yükün altına girmiş olacaktır. Ayrıca bizlerde Keşan halkı olarak bundan böyle Keşan Belediyesine yeni personel alınıp-alınmadığının takipçisi olacağız. 

Sevgili Keşan halkı; Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu şunu bilmelidir ki insanların çalışma hakkı anayasal bir haktır ve engellenemez. İnsanların bu haklarının elinden alınması ne insan haklarıyla ne vicdanla ne de hukukla izah edilebilir. Gerçekçi hiçbir gerekçe göstermeden işçileri işten atmakla Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu Keşan Belediyesinde ki huzuru ve çalışma barışını bozmuştur. Aslında sadece Keşan Belediyesinde ki huzur bozulmamış Keşan’daki toplumsal barışta bozulmuştur. Keşan Belediyesinde iktidar 1989 yılında ANAP’tan SHP’ye, 2001 yılında CHP’den MHP’ye ve 2004 yılında da MHP’den CHP’ye olmak üzere defalarca el değiştirmiş, ancak seçilen Belediye Başkanlarından hiçbiri çalışanların işi ile aşı ile oynamamıştır. Bu utanç tablosunu Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’ndan hemen, derhal, ivedilikle ortadan kaldırmasını istiyor ve bekliyoruz. Aksi takdirde DİSK/Genel-İş Sendikası ve Keşan Emek ve Demokrasi Platformu olarak başta hukuki haklarımız olmak üzere yürüyüş, basın açıklaması, iş yavaşlatma ve iş bırakma gibi her türlü sendikal hakkımızı kullanmaktan kaçınmayacağımızı belirtmek isteriz.

Değerli Keşan halkı; son olarak DİSK/Genel-İş sendikası ve Keşan Emek ve Demokrasi Platformu olarak buradan Keşan Belediye Başkanına bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, Keşan’da kavga değil barış istiyorsanız, Keşan’da huzur istiyorsanız çok geç olmadan 7 işçi ve 1 sözleşmeli memurun iş akdinin feshine dair almış olduğunuz bu hukuksuz, insani ve vicdani değerlerden uzak kararınızı geri çekiniz. Biz var olan sorun ve sıkıntıların çözümü noktasında görüşmeye ve işbirliği yapmaya hazırız. Aksi halde Keşan’da doğacak olumsuzlukların müsebbibi biz değil siz olacaksınız.”

(Haber-Foto: Deniz ÇİL)

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Saros’ta, çevre katliamının olmasını istemiyoruz..!!”

Sazlıdere Köyü Muhtarı Mehmet Özdemir yaptığı açıklamada; 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle, değerlendirmelerde bulunarak, Saros Körfezi’nde kurulması planlanan FSRU Limanı Projesi’nin çevreyi olumsuz yönde etkileyeceğini kaydetti.

“Projenin çevreye ve doğaya vereceği zarar çok büyüktür”

5 Haziran Dünya Çevre Günü olduğunu hatırlatarak, sözlerine başlayan Özdemir, bölgede kurulması planlanan FSRU Limanı Projesi’nin çevreye ve doğaya vereceği zararlar hakkında değerlendirmelerde bulunarak, şunları söyledi: “Tüm çevrecilerin gününü kutluyorum. Halkımızın çevreye daha duyarlı olmalarını bekliyorum. Bölgemize son dönemde FSRU Limanı Projesi’nin kurulması planlanıyor. Ancak, bu projenin çevreye ve doğaya vereceği zarar çok büyük olacaktır. Orman içerisine yaklaşık 17 kilometrelik borular döşenecek. Yapılacak bu çalışma nedeniyle, 10 bin ağacın kesimi gerçekleştirilmesi planlanıyor. Proje, bölgenin bitki örtüsünü olumsuz yönde etkileyecektir. Boru hattı için açılacak çukur nedeniyle, yaban hayvanlarının geçişlerini belli bir zaman engelleyecektir. Saros ve Korudağ’da yetişen bir çok bitki çeşidi tahrip olacaktır. Sazlıdere halkı, çevreye çok duyarlıdır. Halkımızda, Saros’ta herhangi bir tahribatın olmamasını istiyor.”

“Çevre katliamının olmasını istemiyoruz”

Sazlıdere’ye yapılacak 270 metre uzunluğunda bir limanın Saros’a çok büyük zararı olacağına kayıt düşen Mehmet Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Liman yapımında, dolgu malzemeleri kullanılacak. Bu durumda, denizde ciddi sıkıntılar doğuracaktır. Limana gelecek büyük gemilerin doğal gazı boşaltması haftalarca sürecek. Saros Körfezi’ne gelecek diğer gemiler tur atmak zorunda kalacak. Gemilerde herhangi bir olumsuzluk yaşanması durumunda, Saros’ta çok ciddi bir çevre tahribatı yaşanabilir. Denizde yaşayan yüzlerce canlı yok olabilir. Bu limanın Saros’a yapılması büyük bir yanlıştır. Telafisi olmayan yanlış hayata geçirilmeden vazgeçilmelidir. Projeye izin veren yetkililer, yerinde inceleme yapmış olsalar, verdikleri karardan vazgeçeceklerine inanıyorum. Halk olarak, çevre katliamının olmasını istemiyoruz. Halk olarak gerekli tepkiyi göstermeye devam edeceğiz.”

“Saros, yok edilmemeli”

Özdemir sözlerini şöyle tamamladı: “FSRU Limanı projesi, sadece Sazlıdere’nin değil; Trakya’da yaşayan herkesin sorunudur. Proje, illaki yapılacaksa daha uygun bir yer yapılabilir. Doğal gazı, Avrupa’ya taşımak isteniyor. Sazlıdere’ye çok faydasının olacağını düşünmüyorum. Biz sadece bu işin nakliyesini yapmış olacağız. Saros, dünyanın sayılı körfezlerinden biridir. Bu güzel körfezin kirletilmemesini ve yok edilmemesini istiyoruz. Çevremizi temiz tutalım.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Muhalefetin personel maaşları ile ilgili krediyi reddettiği mecliste tartışma çıktı

Keşan Belediye Meclisi'nin olağanüstü toplantısı 4 Haziran 2020 tarihinde gerçekleştirilirken, personel maaşlarının ödenmesi için İller Bankası'ndan 4 milyon 500 bin TL'lik kredi kullandırılması maddesine "Ret" oyu veren muhalefet, belediyenin maaşları ödeyebileceğini, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ise kendisinin ve belediye başkan yardımcılarının 3 ay maaş almayacağını kaydederek, siyasi ranta alet edildiklerini söyledi.

Keşan Belediyesi Konferans ve Tiyatro Salonu’nda sosyal mesafeli şekilde gerçekleştirilecek ve saat 15.00’te başlayan toplantıya katılanlara, salona girişlerinde ateş ölçer ile ateşleri ölçülerek dezenfekten ve maske verildi. Gündem maddelerine geçilmeden önce Keşan Belediyesi tarafından hazırlanan çevre filminin izletildi. Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan Belediyesi’nin bu olağanüstü toplantının ardından Haziran ayı olağan toplantısı yapmak için de karar alındığını belirterek meclis üyelerine ve meclise katılanlara teşekkür etti.

Helvacıoğlu: "Şu an itibari ile de Keşan’da pozitif olmadığını da son bilgiler olarak sizinle paylaşmak istiyorum"

Yeni normalleşmede artık eskisi gibi olunmayacağını kaydeden Helvacıoğlu, "Yeni normalleşme artık eskisi gibi olmayacak. Tüm dünyada, ülkemizde Keşan’da rahmetli olmuşlara gani gani rahmet dilerken, şu anda hasta olanlara da şifalar diliyoruz. Keşan olarak da Türkiye olarak da başarılı bir dönem geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Sağlık sistemimizin önemi ortaya çıktı. Keşan'da da aynı hedeflerle hep beraber Keşan Belediye Meclisi'nin katkısıyla personelinin özverisi, Hıfzıssıhha Kurulu ile birlikte yaptığımız çalışmalar ve vatandaşımızın da kurallara uyması olağanüstü bir 60-70 gün geçirdik. Benim bilgim dahilinde, 1’i Keşan 3’ü İpsala'dan 1 de Enez’den olmak üzere  5 vatandaşımız hayatını kaybetti. Şu an itibari ile de Keşan’da pozitif olmadığını da son bilgiler olarak sizinle paylaşmak istiyorum. Bunlar bizi rehavete götürmemeli, Saros Körfezi vesilesi ile önümüzdeki günlerde yoğun bir katılım bekliyoruz. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelecek 200-300 bin nüfus ve sirkülasyon, 3 ayda  geçen yılki gibi olursa 3 milyona yakın nüfus demek. Bunlar izim için çok tehlikeli bir 3 ay geçireceğimiz anlamına geliyor. İkinci dalga değil ama daha birincisi bitmeden yeniden hastanelerimiz dolsun istemiyoruz, turizmimiz etkilensin istemiyoruz. Bizlere büyük yük düşecek. Allah yardımcımız olsun derken tedbiri de elden bırakmamayı tekrarlamak istiyorum. Mesafe,  dezenfeksiyon ve sosyal mesafe yanında maskelerimizi ihmal etmeyelim. Yaşam devam edecek ama tedbiri elden bırakmayacağız. Bu girişten sonra olağanüstü meclisimizin başında yarın Çevre Haftası başlıyor. Hafta nedeniyle meclisimizde sürpriz olarak bir videomuz var.Şimdi onu izleyelim." dedi.

"Paşayiğit’teki alandan da 30 Ekim’den sonra çöpten elektrik üretimine başlayacağız"

Filmin gösteriminin ardından tekrar söz alan Helvacıoğlu Erikli ve Yayla’daki çöpler ve Paşayiğit’teki GÜNEKAB eliyle yaptırılan Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi'nde yaşanan sorunların kanayan birer yara olduğunu dile getirerek, "Ama bu iki yaranın da bu yıl çözüleceğini kamuoyu ile paylaşmak isterim. Erikli ve Yayla’da bu sene GÜNEKAB’ın sorumluluğunda. Keşan Belediyesi’nin de desteği ile GÜNEKAB ile yaptığımız çalışma sonrasında o işi hallediyoruz. Paşayiğit’teki alandan da 30 Ekim’den sonra çöpten elektrik üretimine başlayacağız. Burada da üye olan belediyeler olarak çöpten elde edilecek gelirle oradaki giderlerimizi düşürmüş olacağız. Benim de 15 aylık görev süremde Erikli ve Yayla’daki, tablo ile Paşayiğit’te çöp alanı benim içimi sızlatan konulardır." diye konuştu

"Meclisin onlara sahip çıkmasını bekliyorum"

Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmesiyle devam etti. Toplantıda ilk olarak "Belediyemizde, ülkemizde yaşanan Covid-19 salgınından dolayı vergi, kira, harç, su vb. tahsilatlarında düşüşler olduğundan, personel maaşlarının ödenmesinde kullanılmak üzere 3 ay ertelemeli 36 ay vadeli 4.500.000,00 TL’si kredinin İller Bankası (İlbank) A.Ş.’den kullandırılması için Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'na yetki verilmesinin görüşülerek karara bağlanması." gündem maddesi görüşüldü. Bu madde ile ilgili olarak söz alan Helvacıoğlu, "Malum 3 ay bir coronavirüs sorunu yaşadık. Şirketlerimiz maaşlarını ödeyemez hale geldi. Ama devlet ve hükümetimizden büyük destekler geldi. Bu desteklerle başarılı bir coronavirüs ekonomisi ile bugüne gelindi. Bundan sonra da tedbirlerimizi arttırmamız gerekiyor. Yine belediyeler konusunda  Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 3 ay kesinti yapılmaması kararı alındı. Dünya ekonomisi sarsıldı, kepenkler kapandı dünyadaki ekonomik krizi hepiniz yaşıyorsunuz. Biz hizmet etmek için personelimizin maaşlarını ödemek için canla başla bu 3 ayı geçirdik. Geçen ay paylarımız eksik gelmesine rağmen bir şekilde maaşları vereceğiz dedik. Çünkü personelimiz bizim için alın teri, Keşan Belediyesi’nin personeli başka kurumların personelleri gibi değil. Sağlık çalışanı kadar çok kıymetli. İdari izinlerinde çalıştılar, büyük bir kısmı mesai almadı. 8 ay maaş alınmayan süreçte biz meclis olarak Keşan Belediyesi’nde bu maaşlar alınacak dedik. Ancak gelecek tablonun 3 ay boyunca sadece maaşlara verilmek kaydıyla İller Bankası’ndan gelen bu imkanı Keşan Belediyesi’nin meclisine taşıdık. Karar meclisin, hep beraber tartışacağız. Personelimizin de kulağı bu mecliste. Önümüzdeki günlerde alınamayacak bir maaş sistemi var. İller Bankası’ndan 3’te 1'lik bir pay geliyor. Belki karınlarını doyuracak kadar maaş alacaklar. Meclisin onlara sahip çıkmasını bekliyorum." dedi.

Tümer: "'Ben 5 ayda bu maaşları ödeyemeyecek vaziyete geldim' diyorsanız o ayrı bir mesele"

Madde ile ilgili olarak partilerin grup sözcülerinden görüşleri alındı. Kredi talebi ile ilgili red oyu veren CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Grubu adına konuşan Feridun Tümer, şunları söyledi; "Yaptığımız tespitlerde, Keşan Belediyesi'nin bu maaşları ödeyecek bütçesi var. Ertelenen her ödemenin de geri dönüşü başladı. Belediyemiz, 2 milyon 500 bin TL gibi bir ödeme aldı. Haziran ayında da 8 milyon TL'ye yakın tahsilat alacak. Tabii ki coronavirüsten her yer yara aldı. 8 ay maaş alınmadığı dönem oldu evet. Ama Pazaryeri Projesi yapılırken, İller Bankası'na yoğun bir ödememiz vardı. Gerekçesi de buydu. 2019’a kadar da hiçbir personelin alacağı yoktu. Keşan Belediyesi'nin 4 günde 2 milyon 500 bin TL tahsilatı olmuş. Belediyemizin bu ödemeleri yapacak bütçesi var. Bu yüzden bu krediyi onaylamıyoruz. Belediyemizin maaş ödemek gibi bir zafiyeti yoktur. Keşan Belediyesi şuan kanuni kredi oranını doldurdu. Bu kredi ile ilgili verilmiş bir bakanlık onayı da yok. Personeli kullanarak acıtasyon yapmayın. Hibe gibi göstermeyin. Bu kredi talebinin 1.4 milyon lira faizi var ve bu kaç işçinin maaşına tekabül eder? Bu maaşları siz vermiyorsunuz. Belediye veriyor. Bu hibe değil Keşan’ın parasıdır. Keşan Belediyesi’nin 4 günde 5 milyon girdisi oldu. 'Ben 5 ayda bu maaşları ödeyemeyecek vaziyete geldim' diyorsanız o ayrı bir mesele. 20 gün önce bütün birim amirlerini aradınız, 'Nisan ayı mesailerini yazmayın' dediniz. Birim amirlerinin bazıları da bunu kabul etmedi. Belediyeden atılan 7 işçinin maliyeti 21 bin liraydı, sizin aldığınız üç tane işçinin maliyeti 29 bin lira. Keşan Belediyesi’nin maaş ödeyecek parası vardır."

Topçu: "Bunun için ekstra bir krediye ihtiyacı yoktur"

Red oyu veren İYİ Parti adına konuşan Grup Sözcüsü Zafer Topçu da, belediyenin maaşları ödeyebilecek güçte olduğunu dile getirerek, "Keşan Belediyesinin, çalışanların maaşlarını ödeyebilecek geliri ve durumu vardır, bunun için ekstra bir krediye ihtiyacı yoktur. Bu yüzden krediye gerek duymuyor ve kabul etmiyoruz. Teşekkürler." diye konuştu.

Gergin: "Maaşları ödemek için bütçenin başka bir noktasından ödün verdiğinizde, hizmetler aksayacaktır"

Madde ile ilgili olumlu görüş bildiren AK Parti Grubu adına konuşan Grup Sözcüsü Nehir Gergin de şu ifadelere yer verdi; "Biz bu maddeyi olumlu buluyoruz. İçinde bulunduğumuz durum olağandışı bir durumdur. Olağandışı durumlar her zaman ön görülemez. Tüm dünyada, tüm devletlerde ve çok büyük şirketlerde benzer durumlar ve zorluklar yaşanmaktadır. Kaldı ki bu sorunlar yaşandığı için devletimiz de belli destekler sağladı. Özel sektör ve kamu rahatlatıldı. Bu da içinde bulunduğumuz krizin büyüklüğünü gösteriyor. Kullanılmasını istediğimiz bu kredi maaş ödemelerinde kullanılacak, başka bir hizmette kullanılmayacak. Ancak bütçe bir bütündür. Maaşları ödemek için bütçenin başka bir noktasından ödün verdiğinizde, hizmetler aksayacaktır. Biz hizmetlerin aksamasını istemiyoruz. Bu kredi de büyük bir kredi değil ancak bu şartlarda önemli bir kredi. Belediyecilik anlayışımız gereği, sadece ödemelerini yapan bir belediye değiliz, hizmet veren bir belediyeyiz. En kötü şartta bile en iyi hizmeti vererek, personelin de maaşını zamanında almasını istiyoruz."

Helvacıoğlu: "Helvacıoğlu ve Cumhur İttifakı’nın sıkışması ve iş yapamamasını istiyorsunuz"

Grup sözcülerinin ilettiği görüşlerin ardından söz alan Mustafa Helvacıoğlu, muhalefetin hizmetlere engel olma çabasında olduğunu düşündüğünü ifade ederek, "4 milyon 350 bin lira zorunlu giderimiz var. 2 milyon 370 milyon lira fatura geliyor. 2 milyon açığımız var. Kasamızda ise 100 bin liramız var. Bu belediye sadece maaş ödemek için kurulduysa, eyvallah. Bugüne kadar hep maaş ödeme olmuş çünkü hizmet olmamış. Böyle bir şey yok. Bu kredi sadece 600 çalışan için alınacaktı. Ben ve başkan yardımcılarım 3 ay maaş almayacak. Üzülerek ifade ediyorum ki siyasi ranta alet ediliyoruz. Halkımızın takdirini kazanıyoruz. Siz 8 ay maaş vermemeye alışmışsınız, 3 ay vermesek de olur diyorsunuz. Sizin amacınız personelin maaş alıp almaması değil. Umurunuzda bile değil. Helvacıoğlu ve Cumhur İttifakı’nın sıkışması ve iş yapamamasını istiyorsunuz. Derdiniz üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Bu vebali ödeyemezsiniz. Alın terine muhalefet edemezsiniz. Ama amacınız bizi çalıştırmamak. Ben ve başkan yardımcılarım üç ay maaş almayacak ve işçilerimizin ödemesini yapacağız." diye konuştu.

Keşan'da at arabaları tarih olacak

Toplantının devamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 8 Nisan 2020 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete'nin tasnif cetvelinde D-12 grubunda olan Keşan Belediyesi'nin D-13 grubunda değerlendirilmesi sonucunda mevcut norm kadrolara ilave olarak 25 adet memur kadro ihdasına ait (I) sayılı cetveldeki değişiklikler görüşülerek oybirliği ile kabul edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 8 Nisan 2020 tarihinde yayımlanan Resmi Gazetenin tasnif cetvelinde D-12 grubunda olan Belediyemizin D-13 grubunda değerlendirilmesi sonucunda mevcut norm kadrolara ilave olarak 12 adet sürekli işçi kadro ihdasına ait (V) sayılı cetveldeki değişiklikler de oybirliği ile kabul edildi. Keşan'da at arabalarının şehir merkezi ve mücavir alanlarında her türlü amaç için kullanımının yasaklanması da görüşülerek oybirliği ile kabul edildiği toplantıda, at arabalarının motorlu yük taşıma (Triporter) aracına dönüştürülmesine ait proje kapsamında 100 adet triporter aracının Keşan Belediyesi tarafından satın alınması ve daha önce kayıt altına alınan at arabası sahiplerine bedelsiz olarak verilmesi konusunda Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'na yetki verilmesi de oybirliği ile kabul edildi. Toplantıda, mücavir alanda bulunan seyyar satış arabalarının standart hale getirilmesi kapsamındaki projede yer alan  24 adet örnek seyyar satış arabalarının belediye tarafından alınarak, daha önce kayıt altına alınan seyyar araba sahiplerine bedelsiz olarak verilmesi hususunda Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu'na oy birliği ile yetki verilmesiyle devam etti. İller Bankası A.Ş. kontrolünde hazırlatılan İzzetiye 1/5000 ölçekli İlave Nazım İmar Planı  40155 ve İzzetiye 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı'nın 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 8/b maddesi gereğince askı süreci sonrası yapılan itiraz düzeltmelerin de görüşülerek oybirliği ile kabul edildiği toplantıda, Keşan Çok Amaçlı Pazaryeri Kompleksi'nin açık pazar yeri olarak kullanılan kısmının üzerinin uzay çatı sistemi ile kapatılması ve çatı üzerine güneş enerji panellerinin yapılması amacıyla hazırlatılacak projeler hakkında meclise bilgi verilerek konuyla ilgili hazırlanan sunum meclise izlettirildi. Yukarı Zaferiye Mahallesi 842 adada yer alan belediye hizmet alanında yapılması düşünülen kapalı otopark, giyim pazarı, gençlik merkezi ve nikah salonu için hazırlatılacak projeler hakkında meclise bilgi verilerek görsel olarak da meclise bilgi verildi. Yukarı Zaferiye Mahallesi 1310 adada mülkiyeti Keşan Belediyesi adına kayıtlı 3-4 parseller için hazırlatılacak konut projesi hakkında meclise bilgi verilerek sunum gerçekleştirildi. Toplantı, sona ererken, Keşan Belediye Meclisi’nin Haziran ayı olağan toplantısının 10 Haziran 2020 Çarşamba günü yapılmasına karar verildi.

Haber: İlker GÜREL

Yunanistan, Türk polis botuna taciz ateşi açtı

Edirne Valiliği tarafından yapılan açıklamada; sınırda Yunanistan tarafından 10-12 kişilik askeri kamuflajlı bir grubun Meriç Nehri’ndeki Polis Özel Harekat botuna taciz ateşi açtığını duyurdu.

4 Haziran 2020 Perşembe günü saat 17.30 sıralarında gerçekleşen olayla ilgili yapılan açıklamada, şunlara yer verildi: “İlimiz Meriç ilçesi Başyurt Hudut Karakolu Rahmanca Köyü Mülki sınırları içinde, Polis Özel Harekat unsurlarımızca Meriç Nehri’nde botla devriye görevi ifa edilirken, nehrin ülkemiz sınırı kısmında ağaç köklerine takılı bir göçmen şahsa ait ceset görülüp fotoğraf ve video çekimi yapılırken Yunanistan tarafından 10-12 kişilik askeri kamuflajlı bir grup tarafından Polis Özel Harekat botumuza yönelik taciz ateşi açılmış, görevli personelimizin hemen pozisyon alıp havaya uyarı ateşi açması sonrasında taciz atışı son bulmuştur.”

(Haber Merkezi)

Kocaman, esnafların diğer ilçelere alınmamasını eleştirdi "Sanki eyalet sistemine dönmüşüz gibi bir hava var"

Keşan Tuhafiye ve Manifaturacılar Odası Başkanı Hasan Kocaman, Keşan'daki esnafın çevre ilçelerde kurulan pazarlara alınmadığı için bu ilçelerdeki esnafların da Keşan'daki pazara gelmemesi yönünde karar alındığını bildirirken, bu konuda eleştirilerde bulundu.

Kocaman, coronavirüs tedbirlerinin ardından Keşan'da kurulan ilk pazarda dışarıdan gelen esnafa izin verildiğini, ancak aynı hoşgörüyü Keşan esnafına gösterilmeyerek, çevrede kurulan pazarlara alınmadığını hatırlatıp, Keşan'da da böyle bir karar aldığını söyledi. Çevrede kurulan pazarlara gidemediklerini ve yaptıkları görüşmelerde bu kararın kaymakamlıklar, belediye başkanlıkları gibi kurumlar tarafından alındığı yönünde söylemler olduğunu kaydeden Hasan Kocaman, "Bizler gibi sık sık buluşup istişare edemiyorlar ya da aralarında iletişim kopukluğu var, bilemiyoruz. Ama bu bizim Keşanlı esnafımıza olumsuz olarak yansıdı. Herkesin kendisine göre bir ödeme planı var. Bu süreçte kimse bizlere ‘aç mısınız tok musunuz kardeşim?’ diye de sormadı, böyle bir süreçte birbirimize destek olmalıyız diye düşünüp biz kendilerini ilçemize davet ettik ve aynı karşılığı göremedik. Sıkıntı büyük ve gün geçtikçe de çekilen kredilerin ödemesi yaklaşacak. Hala pazara gidemiyorsak bu kredileri neyle ödeyeceğiz? Yanlış anlaşılmasın ama sanki eyalet sistemine dönmüşüz gibi bir hava var. Böyle bir durum olmamalı. Çevre ilçelerin yetkililerine bu kararlarını tekrar gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum. Biz de bugün kendileri ile aynı kararı aldık. Kendilerine bir çağrı yaptık ve ‘eğer siz bizim esnafımızı davet etmiyor ve önünü açamıyorsanız, sizin esnafınız da bize gelmesin’ şeklinde bir çağrı yaptık. Aynı çağrıyı buradan tekrar yapıyoruz. Bizim gitmediğimiz ilçelerdeki esnaf arkadaşlarımız da lütfen bize gelmesin. Bizim gitmediğimiz yerlerde de fiyatlar artıyor ve fırsatçılık yapıyorlar. Keşan esnafı olarak biz daha kalabalığız. Biz aynı şekilde yaşamayı devam ettirmeliyiz. Bizim gitmediğimiz yerde doğru düzgün bir pazar kurulmuyor ve fiyatlar da yukarı çıkıyor. Çevre ilçelerdeki esnaf, bize gelmesin. Biz gidemedikçe onların da gelmemesi kararını aldık. Böyle bir üzücü durumu yaşadığımız için üzgünüz." dedi.

Haber: İlker GÜREL

 

 

“Çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz”

Eğitim Sen Keşan Temsilcilik Başkanı Vedat Bulut yaptığı açıklamada; devlet ve özel okullarının telafi eğitimine başlayacak olmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz”

Devlet ve özel okullardaki eğitimin durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Bulut, “2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı sona erdi. 19 Haziran’da da, uzaktan eğitim uygulaması da sona erecek. Öğrencilerimizin başarıları, birinci eğitim-öğretim yılında aldıkları notlarla değerlendirildi. Yılı ne yazık ki, bu şekilde kapatıyoruz. Ancak, devlet ve özel okullar arasında eşitsizlik söz konusu. Yetkililerin aldıkları kararlar, bu eşitsizliği daha da derinleştirecektir. Çocuklarını özel okula gönderen veliler, almadıkları eğitimin ücretini geri istediklerinden ötürü, 15 Ağustos itibariyle telafi eğitimlerine başlayacak. Eğer bu eğitime katılmak isteniyorsa, geriye dönük ücret talep edilemeyecek. Talep edilmesi durumunda ise, telafi eğitimine katılamayacaklar. Burada öğrenciler arasında eşitsizlik ortaya çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, özel okulları teşvik için ve velilerin geriye dönük paralarını talep etmemeleri için 3 haftalık telafi eğitimi yapabileceklerini ifade edildi. Devlet okulları kapalı ama özel okullar faaliyetlerine devam etmiş olacak. Biz, çocuklarımızın eşit koşullarda eğitim almasını istiyoruz.” dedi.

“15 Haziran’dan itibaren hizmet vermeye başlayacak”

Vedat Bulut sözlerine şöyle devam etti: “Milli Eğitim Bakanlığı’ndan son yapılan açıklamaya göre, özel eğitim kursları velilerin istemesi halinde hemen açılabilecek. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’nde ise, 15 Haziran’dan itibaren hizmet vermeye başlayacak. Sosyal devletin görevi, öğrenciler arasındaki eşitlikleri engellemesi gerekiyordu. Yapılan uygulama çocuklarımızın yaşamlarını doğrudan etkiliyor ve eğitimde eşitsizliğin yaşanmasına neden oluyor. Ayrıca, devlet ve özel okullarında telafi eğitimi yapılacaksa, aynı anda başlatılması gerekiyor. Devlet okullarında da, telafi eğitimi yapılacak ama özel okulların eğitimi öne çekiliyor. Bunu anlamak mümkün değil.”

“Okul öncesi eğitimde, çocuklarımız sosyal mesafeyi koruyacak bilince sahip değil”

Bulut sözlerini şöyle tamamladı: “Okul öncesi eğitim veren kurumların kesinlikle açılmaması gerekiyor. Çünkü okul öncesi eğitimde, çocuklarımız sosyal mesafeyi koruyacak bilince sahip olmadıkları için biz bu durumu sakıncalı buluyoruz. Bu konuda, yetkililerin gerekli düzenlemeyi yapmasını bekliyoruz.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar