Son Dakika
“Yerel basın yaşamalı ve desteklenmeli..!!”Emniyetten baskın gibi motosiklet operasyonu“Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyor”İbrahim Öztürk: "Bizim bölgemizde dolar değil, tarım ve faiz etken"Halk Pazarı için sürücülere "Park yasağı" uyarısıAykut: “Engelliler, KETUS’un seferlere başlamasını bekliyor”Yusuf Çapraz’a 154 öğrenci kayıt yaptırdı  Keşan'ın meydanına yakışmayan manzaraVatandaş, göletteki çöplerin toplanmasını istediJandarma öğrenci servislerini denetledi
“OSB konusu takip edilmiyor..!!”

“OSB konusu takip edilmiyor..!!”

MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Keşan İlçe Başkanı Erkan Gege, yaptığı açıklamada; parkomat uygulaması, Gıda İhtisas OSB ve Edirne’nin bütünşehir olması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Faydası olacağını düşünüyorum”

Keşan’da 1 Aralık 2017 tarihi itibariyle başlayan parkomat uygulaması hakkında değerlendirmelerde bulunan Gege, şunları söyledi: “Edirne’de, İstanbul’da yıllardır süren bir uygulama, Keşan’da uygulanmaya başladı. Artısı ve eksisini hep beraber göreceğiz ama faydası olacağını düşünüyorum. En azından insanlarımızın otopark kültürü geliştirmesi, ambulans ve itfaiye için trafiğin rahatlaması açısından faydalı olacağını düşünüyorum. Uygulamalarda ufak tefek eksiklikler olabiliyor, ilk 10-15 dakikanın ücretsiz olması gibi insanların haklı talepleri var. Düşünün ki; ekmek fırınının önünde duruyorsunuz, 1,25 liraya ekmek alacaksınız ama 3 lira otopark parası ödemek zorunda kalabilirsin. Bunun gibi birçok örnek olabilir. Yetkililer veya bu işin işletmecileri bu konu hakkında güncelleme yapılabilir. Gazilerimiz, engelli ve yaşlı vatandaşlar için de öncelik sağlama veya fiyat uygulamasında indirim yapılabilir. Ticaret illa para değildir, fikirler alınabilir. Parkomat uygulamasına geçilmenin amacı; Keşan’daki trafiğin rahatlamasıydı. Kimsenin ticari yönden zenginleşmesi, para kazanması amacıyla düşünülen, uygulanan bir sistem değil. Keşan’ın keşmekeş olan trafiğine çözüm bulmak, yapılmış olan otoparka insanları alıştırmak ve özendirebilmekti. Kuruluş amacı bu olduğu için halkın yararına ne faydası olacağı, neler yapılabilir diye tartışılabilir. Keşan Belediyesi otoparkı demişken, buradan yetkilileri de uyarıyorum: alınmasınlar, darılmasınlar, her sözümüzü kendine sakla demesinler ama kendilerinden ricam Keşan Belediyesi’nin iki katlı otoparkını yıkasınlar.”

“Kent Konseyimiz şu an hiç çalışmıyor”

Keşan Kent Konseyi’nin çalışmaları hakkında, eleştirilerde bulunarak, sözlerine devam eden Erkan Gege, “Biz siyasi bir partiyiz, biz Keşan’ın faydasına, bölgemizin yararına ve insanlarımızın hayrına olan her şeyde fikir beyan etmek zorundayız. Kimseyi kayırma gibi bir derdimiz, kimseyi yerme gibi bir derdimiz yok. Kent Konseyi’nin kuruluş amacı; kent yaşamının, kent vizyonunun, hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, Keşan’ımızın daha yaşanılabilir bir şehir havasına getirilmesi, kasabadan çıkıp şehir olabilmemiz için nelerin yapılabileceğini tespit edilmesi ve bu konu sadece yol, park değil telefon hattından tutun da elektrik hattına kadar oradan geçmesin, buradan geçerse Keşan’a faydası ‘şu olur’ şeklinde Keşan’ın şehir olabilmesi için yapılabilecek tüm önlemleri, çareleri ilgili kurumlara aktaran bir konsey olması gerekiyor. Bence Kent Konseyimiz şu an hiç çalışmıyor. Ben icraatlarını hiç duymuyorum. Kendilerinden sorumluluklarının farkına varıp daha ciddi çalışmalar beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Biz kendi üzerimize düşenleri yapıyoruz, onlara da talip oldukları görevlerde sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum. Keşan’ın yollarını herkes konuştu ama Kent Konseyi bu konu hakkında fikir beyan etmedi.” dedi.

“Kent Konseyi, Keşan Belediyesi’nin

yan kuruluşu gibi çalışması gerekiyor”

Keşan’da uyuşturucu sorunu yaşandığını ve bunu Kent Konseyi olarak, dile getirmeleri gerektiğine vurgu yapan Gege, “Bu sorunla ilgili toplumun her kesimiyle görüşmeler yapılmalı. Tespit ettiğiniz görüşmeleri ve çalışmaları da emniyete ve kaymakamlığa sunmalısınız. Buna fikir üretmeniz gerekiyor. Gençler spor, doğa yürüyüşleri gibi farklı meşgalelere yönlendirilebilir. Örneğin uyuşturucuya bağımlı gençleri tespit edip, bu kişilere birer bisiklet alınıp en azından başka yönlere aktarılıp, kurtulabilme umudu var içimizde. Bence Kent Konseyi, Keşan Belediyesi’nin yan kuruluşu gibi çalışması gerekiyor. Keşan Belediyesi’nin yetemediği yerde Kent Konseyi görecek, duyacak, fark edecek ve bunu belediyenin ilgili birimlerine, müdürlerine iletecek, Keşan’daki sorunları birer birer eksiltmeye çalışacaklar.”  dedi.

“Gerekli ilginin gösterilmediğini düşünüyorum”

Keşan’a kurulması düşünülen Gıda İhtisas OSB hakkında da, değerlendirmelerde bulunan Erkan Gege, şunları söyledi: “Keşan’a yapılması konusunda gerekli ilginin gösterilmediğini düşünüyorum. OSB’nin kurulmasının Keşan’a faydası mutlaka olacaktır. Keşan’ın bölgesel değerini arttıracağını, yatırımcı çekeceğinden dolayı gençlerin istihdamı ve bölgede cazibe merkezi olacağını daha öncede söylemiştik. OSB’nin kurulması için dilekçeler verildiğinden bahsedilmişti ancak, 3 tane bakan eskittik. 3 bakan geldi geçti ama imzalar atılamıyor. Heyetler kurup Ankara’ya gidemedik. Son günlerde duyduğumuz, Uzunköprü bu konu hakkında resmi prosedürde bizim önümüze geçtiğini görüyoruz ve duyuyoruz. Neticede, Uzunköprü’de Edirne’nin ilçesi, Keşan’da ilçesi buna ilgi alaka gösterecekler ortak vekillerimizdir. Biz niye geri kaldık da onlar bizim önümüze geçti. Bunu iktidar partisine sorabilirsiniz. Neticede onların sorumluluğunda, onların fikirleri daha önemli. Biz ancak yapın, edin deriz. Onlar yapma makamında, icraat makamında ama anladığım kadarıyla OSB konusunda ayak sürmesi var. Yapacağız, edeceğizden öte gidilmiyor. Ama Keşan ekonomisinin bir yarası olur. Biz bunu buraya kuramazsak almamız gereken haklardan geri kalmış oluruz. Uzunköprü 40 kilometre, burada kurulu bir OSB var ise Keşan’da ihtiyacınız kalmayabilir, bizim OSB hayallerimiz suya düşmüş olabilir. Bu konu hakkında mücadele etmek gerekiyor. İlgi alaka olmadığı için yürümüyor. Ağlamayan çocuğa meme vermiyorlar. Bizim çocuklar ağlıyor ama anladığımız kadarıyla sun’i bir ağlama, samimi bir ağlama değil. Bunu iktidar partisinin yetkilileri gerekirse buradaki Ticaret ve Sanayi Odası’nı, belediye başkanını, bizleri de alacak ve gerekirse bölge vekillerini de organize edip OSB sorununa çözüm üretecek. Hatta bölge vekilleri bu işi organize sahibi olsun. Kimin gitmesi icap ediyorsa, Keşan’ın ciddiyetini ortaya koyabilmek açısından programlı bir düzenleme yapılması lazım. Herkes çok iyi olacak ve işin takipçisiyiz.”

“Takip edilmiyor ya da samimi değiliz”

Gege sözlerine şöyle devam etti: “OSB’de 3 tane bakan değişti ama ilerleme kat edilemedi. OSB, böyle mi takip ediliyor? Demek ki takip edilmiyor ya da samimi değiliz. Bazıları elektrik direklerini nasıl dikeceğiz, altyapıyı, kanalizasyonu, tesisatlarını, yollarını nasıl yapacağız diye düşünüyorlar. Ama biz hala ot parasının hesabındayız. Büyük bir yatırım, büyük bir düşünce ama dediğim gibi gözümüzde de küçültmeden ısrarla takipçisi olursak, olacağını düşünüyorum. Malkara’ya yapıldı. İlgili sorumlular Keşan için ısrarcı olursa olmaması için hiçbir sebep yok.”

“Rafet Sezen’in OSB’yle ilgilendiğini düşünmüyorum”

AK Parti Edirne Milletvekili Rafet Sezen’in Gıda İhtisas OSB konusunun takipçi olması gerektiğini dile getiren Erkan Gege, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Ankara’dan TBMM’den yönetiliyor. Kanunlar milletin rızasıyla, vekilleri vasıtasıyla kanunlar çıkarılıyor ve yatırımlar da taleplere göre bu meclisten yapılıyor. Biz de Edirne’den 3 tane vekil gönderdik Ankara’ya, git milletin vekili ol diye. Bir tane iktidar partisi AKP’den, iki tane de CHP’den, vekil gönderildi. Ama neticede ben iktidar partisinin vekilini, bir defa bakan geldiğinde gördüm, başkada hiç yüz yüze karşılaşmadım. Keşan’da hiçbir programda, törende görmedim, yorumunu da duymadım. OSB hakkında da, hiçbir fikrinin olduğunu, bildiğini bile zannetmiyorum. Duymuştur o kadar! Esas görev alması gereken iktidar partisi vekilidir. Bu işin eksiği nedir şeklinde Ankara’da bunun takipçisi olması lazım. Bu konu hakkında da bize bilgi vermesi lazım. İlgilendiğini hiç zannetmiyorum. Varlığı ile yokluğu, en azından bizim Keşan, İpsala, Enez bölgesinde belli değil. Millet seçti ama milletin attığı oylara layık olarak görevini yapmıyor bence eksik yapıyor.”

“Söz almakla olmuyor”

“Geçen Ağustos Ayı’nda Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci geldiğinde, gümrükleme sahası İpsala’ya kurulacak diye AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, bakandan söz almıştı. Üzerinden 3 ay geçti ama bununla ilgili bir gelişme oldu mu?” şeklindeki soruya cevap veren Gege, şunları söyledi: “Söz almakla olmuyor. Vekiller veya bakanlar hangi birine yetişsinler? Devletin Bakanı, yaparız, ederiz, bölge için ihtiyaç ise mutlaka yapılsın diye söz veriyor. Ama bunu neticede buranın insanı talep etmek, buranın vekilleri talep etmek veya çözmek zorunda. Bakan beye gidilecek tekrar hatırlatılacak. Gündeme alalım, yatırım planına alalım diye bakana iletecek. Bir tek söz vermek ile iş bitmiyor. Söz vermeye kalkınca nelerin sözünü veriyorlar. Her gün bir söz veriliyor ama maalesef sözler değil icraat mühim. Bu yapılabilirse buna da hizmet etti deniliyor. Bu yapılmadığı zaman da bölgeye hizmet edemiyorsun.”

“Bütünşehir…”

Edirne’nin bütünşehir olması hakkında da, düşüncelerini paylaşan Erkan Gege, sözlerini şöyle tamamladı: “Bütün şehir ile ilgili iyi mi olur, kötü mü olur bilmiyoruz. Bu konu hakkında bizim bilgimiz yok. Biz araştırıyoruz, siyasiler araştırıyor, ilgililer araştırıyor, Keşan vatandaşının, köydeki vatandaşın haberinin olacağını zannetmiyorum. Bunun Keşan’a ve oluşturulacak bölgeye anlatılması gerekiyor. Bildiğimiz ve duyduğumuz kadarı ile 2018 yılı Mart ayına kadar bunun süresi var. Seçimden en az bir yıl önce bunun uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Bunun faydası ne olur, ben faydasının olacağını hiç düşünmüyorum. Edirne bir bütün olacak ve her köy mahalleye dönecek, İl Özel İdareler kapanacak tamamıyla bütünşehirin belediye başkanı ve ilçe belediye başkanları doğrudan meclis üyeleri haline gelecek. Hizmet merkezden yönetileceği için hizmete ulaşmak veya hizmeti ihtiyaç sahibine ulaştırmak, kavram karmaşasına yol açacaktır. Ulaşımı zor olan köylere bu hizmetler nasıl götürülebilecek çok merak ediyorum. Köyde elektrik arızası olduğunda kim müdahale edecek. Mutlaka ihtiyaçlara göre revize edilecektir. Bence bütünşehirden ziyade, olan hizmetlerin daha da iyileştirilip bu sistemde yürümesi bana daha da mantıklı geliyor. Kurulu bir düzende yaşıyorduk, şu an hiç alışık olmadığımız bir düzen ile karşı karşıya kalacağız. Yapılmak istenen hizmetten ziyade, bu işin siyasi ayağının olduğu da benim aklıma geliyor. Bütünşehirde Edirne Belediyesi’ne herhangi bir köy vatandaşı da oy kullanabilecek, bugüne kadar kullanmıyordu. Kullanılmayan kırsal oylarının siyasi olarak, seçimlere etkilerinin hesabı yapılıp zorlama bu yönden olabilir mi diye aklıma geliyor, bir  boyutu da siyasi olabilir diye düşünüyorum.”

(Deniz ÇİL)

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Yerel basın yaşamalı ve desteklenmeli..!!”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; AK Parti hükümetinin uyguladığı enerji politikaları, Sazlıdere’ye yapılmak istenen FSRU projesi ve yerel basının yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Doğaya zarar veren termik

santralleri kullanmaya çalışıyoruz”

Açıklamalarına, “Bütün hükümetler enerjiyi ucuza getirmenin peşindeler.” diyerek, başlayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Doğaya zarar vermemek, doğayla beraber hareket eden enerjileri bulmak hükümetlerin asli görevleridir. Türkiye’nin çok ciddi bir güneş kaynağı var. Güneş, aslında tüm enerjiyi sağlayabilecek potansiyeldeyken şu an Rusya’ya bağımlı durumdayız. Doğal gazın yüzde 55’ini Rusya’dan elde ediyoruz. Onun dışında barajlarımızı, hidroelektrik santrallerimizi kullanamıyoruz. Rüzgâr enerjisi gibi temiz enerji santrallerimizi kullanamıyoruz. Doğaya zarar veren termik santralleri kullanmaya çalışıyoruz.”

“AKP doğa katliamları yapıyor”

Dünyanın termik santral ve nükleer santrallerden vazgeçtiğine kayıt düşen Okan Gaytancıoğlu “Dünya vazgeçerken, Türkiye nükleer santral ve termik santraller kullanmaya çalışıyor. Özellikle doğalgazı başka ülkeden gelmesine rağmen kullanıyoruz. Bunu yaparken de AKP doğa katliamları yapıyor. Bunun en basit örneğini Eskişehir Alpu Ovası’nda gördük. Oldukça verimli bir tarım arazisine herhangi bir araştırmaya gerek duymadan termik santral kurmaya çalıştılar. Halkın tepkisiyle karşılaşınca biraz ertelendi ama yine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle bunu yapmaya çalışıyorlar.” şeklinde konuştu.

“Proje, Saros’u katleder”

Gaytancıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Eskişehir Alpu Ovası’nda yaşanan benzer durum, Sazlıdere içinde geçerlidir. Saros FSRU Gemi İskelesi projesinin Sazlıdere’den geçmesi Saros’u katletmek anlamına geliyor. 3 ay önce sevgili Erdin Bircan’la Sazlıdere’ye gelerek oraya yapılmaması gerektiğini savunmuştuk. Ancak, AK Parti Genel Başkanı çıkardığı bir kararnameyle bu projenin olabilirliğini gündeme getirerek 2 Ekim’de bir ÇED toplantısı yapılacağını duyurdu. Tabii kalkınmak zorunda olan bir ülkeyiz. Ama doğayı koruyarak yapmalıyız, doğayı katlederek değil. Saros kendi kendini temizleyen bir denizdir. Orada bir sürü canlı var. Enerji lazım diye böyle bir yatırımın yapılması son derece yanlıştır. Evet, enerji bize lazım. Niye güneş enerjisini kullanmayalım? Niye bir ülkeye bağımlı olarak hareket ediyoruz? Etrafında tarım dışı arazi olan, orman olmayan yerlerde tabi ki termik santral yapılabilir. Türkiye’nin alabileceği en iyi karar güneş enerjisine geçmektir. Enerjimizi güneşten kullanmalıyız. O yüzden Sazlıdere’ye dikkat çekiyoruz. Biz, CHP olarak, doğayı kirleten termik santrallere karşıyız.”

“Yerel basın yaşamalı ve desteklenmeli”

Yerel basının sorunlarının her geçen gün artarak, devam ettiğini belirten Okan Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yerel basınla ilgili hükümetin aldığı bazı kararlar var. Sayfa sayısının sınırlandırılması, Basın İlan Kurumu’nun aldığı ciddi ilan ücretleri yerel basının yaşamasına engel oluyor. Yerel basın yaşamalı ve ciddi anlamda desteklenmelidir. Çünkü ulusal basın belli bir siyasi gündemdedir. Ama yerel basın özgür ve istediğini yazabiliyor. Yereldeki haberleri genele taşıyabiliyor. Bundan ötürü de, yerel basın bizler için çok önemlidir. Yerel basının teşviki için bir dizayn gereklidir. Ama bu yerel basını öldürerek ve onlara yaşama şansı tanımayarak olmaz. Kâğıt fiyatlarının son derece arttığı bir ortamda, siz yerel basına bazı avantajlar sağlamazsanız, yerel basın nasıl yaşayacak? Kağıt, kalıp ve boya fiyatlarının belli bir seviyeye çıktığını görmekteyiz. Basının desteklenmesi konusunda kararların çıkması bekleniyordu ama çıkmadı. Türkiye’de yerel basının güçlendirilmesi için muhalefet olarak, destek vermeye çalışacağız.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Emniyetten baskın gibi motosiklet operasyonu

Yenimescit Mahallesi'nde, Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin yanı sıra, Özel Harekat Polisi, Motosikletli Yunus Timi ile Çevik Kuvvet ekiplerinin de destek verdiği motosiklet uygulaması gerçekleştirilirken, uygulamada çok sayıda motosiklet trafikten men edildi.

Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ve Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, dün saat 18.30'da başlayan motosiklet uygulaması yapıldı. Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin, Yenimescit Mahallesi'nin çeşitli noktalarında, aynı ana başlattığı operasyona, Özel Harekat Polisi, Motosikletli Yunus Timi ile Çevik Kuvvet ekipleri de destek verdi.

Plakasız, eksik evraklı motosikletler toplandı

Ekiplerin, 2 saat boyunca sürdürdüğü motosiklet operasyonunda, plakasız görülen her motosikletin şasi ve motor numaraları kontrol edilerek, çalıntı ihbarı verilen motosikletlerin numaraları ile karşılaştırıldı. Plakasız ve eksik evraklı çok sayıda motosiklet üzerinde uygulama gerçekleştiren ekipler, operasyon süresinde çok sayıda motosiklet çeşitli maddelerden trafikten men ederek, çekici ile yediemin otoparkına gönderdi. Operasyonu meraklı gözlerle seyreden mahalle sakinleri, operasyonların, uyuşturucuya karşı da gerçekleştirilmesini istedi. Gazetemiz baskıya girdiği saatlerde operasyon ile ilgili çalışmaların devam etmesi nedeniyle, detaylı bilgiyi bir sonraki sayımızda bulabilirsiniz.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

“Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyor”

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li Üyesi ve ayçiçeği üreticisi Mehmet Ali Yetim yaptığı açıklamada; ayçiçeği hasadının yüzde 95’inin tamamlandığını belirterek, çiftçilerin alacaklarının zamanında yapılması gerektiğini kaydetti.

“150-200 kilogram arasında ürün alınıyor”

Ayçiçeği hasadının yaklaşık yüzde 95’inin tamamlandığını belirten Yetim, “Bölgemizdeki ayçiçeği tarlalarında dönüm başına 150-200 kilogram arasında ürün alınıyor. Yağlı Tohumlar ve kooperatifin belirlediği yüksek yağ oranları ve en yüksek rakamlara ulaşmak mümkün gözükmüyor. Belirlenen yağ oranları kadar, yağ çıkmıyor. Üretici olarak, zararlarımız çok fazladır.” dedi.

“Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyor”

Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yorulmaz’ın “15 Ağustos’ta, Trakya Birlik’e ayçiçeğini teslim eden çiftçiler, hiçbir ödeme alamadı.” şeklindeki açıklamasını hatırlatan Mehmet Ali Yetim şunları söyledi: “Bazı çiftçilerimize ödemenin yapılmadığını bizlerde duyuyoruz. Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyorlar. Çiftçinin parasını şimdi diğer yarısını sonra verilmesi gibi bir durumun olması da kabul edilemez. Burada, çiftçinin sırtına binmeye çalışıyorlar. Kurum olarak, tüccar kafasıyla bu işi yürütüyorlar. Fakat, bunlar ana parayı dahi ödemekte sıkıntı yaratıyorlar ve insanları yalvartıyorlar. Bu doğru bir davranış değildir. Alım yapılıyorsa, zamanında ödemelerin yapılması gerekiyor.”

“Yöneticiler maaşlarını ve huzur haklarını zamanında

alıyorsa, çiftçilerinde alacağını zamanında almalı”

Yetim sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yıl, üründen çok düşük verim aldık. Yağmur yağması nedeniyle, 150-200 kilogram ürün alındı. Fiyatlar geçmiş yıllara göre; yüzde 35 oranında arttı ama girdi maliyetleri yüzde 50-yüzde 60 gibi bir artış yaşandı. Bunlar karşılaştırıldığında, çiftçiler olarak yine zarardayız. Bizler paramız aldık ama borcumuzun ne kadarını ödeyip ne kadarını ödeyemeyeceğimizi göreceğiz. Yağlı Tohumların ödemesini yapmadığı çiftçilere biran önce ödemelerini yapması gerekiyor. Çiftçiye verilen para yine sizlere veriliyor. Yöneticiler maaşlarını ve huzur haklarını zamanında alıyorsa, çiftçilerinde alacağını zamanında alması gerekiyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

İbrahim Öztürk: "Bizim bölgemizde dolar değil, tarım ve faiz etken"

Keşan Umum Emlak Müşavirler Derneği Başkan Yardımcısı İbrahim Öztürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ı değerlendirirken, Keşan bölgesinde dolar üzerinde kira ya da satışın olmadığını söyledi.

Öztürk, Türkiye’de yerleşik kişilerin, ilgili Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ı değerlendirdi. Keşan ve bölgesinde, bu karar ile değişen bir durumun olmayacağı görüşünü dile getiren İbrahim Öztürk, "Keşan'da Dolar ile Euro ile yaptığımız bir iş yok. Bu karar daha çok büyük şehirleri etkileyecektir. Bizim bölgemizde vatandaşlar peşinatı zor veriyor. Kaldı ki doları nereden bulacaklar? Dolayısıyla, Keşan bölgesindeki piyasanın pek değişeceğini sanmıyorum. Bizim bölgemizde dolar değil, tarım ve faiz etken." dedi.

"Bu şartlarda konut kredisini kimse kullanamaz"

Keşan bölgesinde, tarıma göre hareket yaşandığının altını çizen Öztürk, "Keşan'da tarım iyi giderse, ürünlerin fiyatları da yüksek olursa, o zaman piyasa hareketlenir. Ayrıca, tarımın dışında faiz oranları da piyasayı belirleyen bir diğer faktör. Faizlerin artması, emlak piyasasını çok etkiledi. Şuanda 10 kişide belki 1 kişi konut kredisi kullanıyor. Bu şartlarda da konut kredisini kimse kullanamaz. İnşallah düzelecektir. İnşaat sektörü Türkiye'de ekonominin lokomotiflerinden. Alınan 'TL kararı' ile ilgili Türkiye geneline baktığımızda ise piyasanın olumlu yönde etkilenebileceğini söyleyebiliriz." diye konuştu.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Halk Pazarı için sürücülere "Park yasağı" uyarısı

Keşan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Cumartesi günleri Halk Pazarı'nın kurulduğu bazı cadde ve sokaklara araçların park etmemesi için uyarı levhaları koydu.

Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Keşan'da, Cumartesi günleri, Halk Pazarı'nın kurulduğu bazı cadde ve sokaklarda, Cuma akşamından araçların park edilerek bırakılması ve esnafın Cumartesi sabahı tezgah açamamasıyla ilgili şikayetler üzerine çalışma yaptı. Ekipler, Halk Pazarı'nın kurulduğu bazı cadde ve sokakların duvarlarına; "Cumartesi Pazarı bölgesidir. Cuma günleri saat 20.00'den sonra araç park etmek yasaktır." yazan uyarı levhaları koydu. Esnafın talebi üzerine yapılan bu çalışmanın ne kadar etkili olacağı ise bugün kurulan Halk Pazarı'nda belli olacak.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar