Son Dakika
Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan: "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"Oktay Bozkurt, delegelere, “İnce” çağrısında bulundu “Üretici için iyi bir sezon olmadı”Yeniden yapılandırmada başvurular 3 bini aştıGüpegündüz attılar ve gittilerErikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi yöneticileri, gündemdeki konuları değerlendirdiDurak, Sazlıdere’de bugün yapılacak toplantıya bölge halkını davet ettiSu havuzu, çiçeklik olduKorkuluklar kot farkında eridiAktaş: “İkinci el piyasasında, bayram öncesi hareketlilik bekliyoruz”
“OHAL değil, demokrasi istiyoruz”

“OHAL değil, demokrasi istiyoruz”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Merkezi tarafından alınan karar doğrultusunda, “OHAL Değil, Acil Demokrasi” başlığı altında dün, tüm Türkiye’de olduğu gibi Keşan’da da oturma eylemi gerçekleştirildi.

Saat 12.30’da başlayan eylem, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirildi. Oturma eylemine, CHP’lilerin yanı sıra; bazı siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri katıldı. Katılımcılar, Türk Bayrağı ile alana gelerek, oturma eylemi yaptı.

Eylemde, ortak basın açıklamasını CHP Keşan İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli okudu.

Gümülcineli: “16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti”

Gümülcineli, açıklamasında şunlara yer verdi: “Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz’daki FETÖ darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşrutiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında ‘Evet’ demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklediği, ‘Hayır’ demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır.”

“Ülkemiz, 21 aydır OHAL’le yönetiliyor”

Ülkenin 21 aydır OHAL’le yönetildiğini hatırlatan Erdoğan Gümülcineli sözlerine şöyle devam etti: “İlan edilişindeki amacından uzaklaşarak demokrasi ve hukuk sistemine yönelik bir saldırıya dönüşen OHAL rejimi; insan haklarını ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye’yi tek tipe sokmak için sendikalar, meslek oda ve birlikleri ile sivil toplum kuruluşlarına yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir. AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL giderek bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı-solcu, muhafazakâr-sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm toplumu baskı altına alan otoriter bir rejime dönüşmüştür. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır.”

“OHAL değil, demokrasi istiyoruz”

Gümülcineli açıklamasını şöyle tamamladı: “OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır. OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur. OHAL, Ahmet Şık başta olmak üzere hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış gazetecileri zindanlara atmaktır. OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir. OHAL, işlerini geri almak için ölümü göze alarak bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın ölüm tehlikesinin görmeyen hükümet inadıdır. OHAL, dünyaca ünlü kimi bilim insanlarını FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır. OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır. OHAL, muhaliflerini ‘terörist’ olarak tanımlayabilme cüretidir. OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır. OHAL, madende oğlu 4 yıldır yatan anaya; ‘artık yürüyemezsin, yasak artık’ demektir. OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksız bir şekilde kardı dışı bırakmaktır. OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerin ‘okuma hakkı’nı elinden alabileceğini söylemek ve öğrencileri tutuklatmaktır. OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyum atamaktır. OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencilerin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda ‘Hayır’ propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır. OHAL, seçilmişi milletvekillerini hukuksuz bir şekilde tutuklatmak ve yargılatmaktır. OHAL, hâkimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir. OHAL, yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir. OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır. Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir. OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur. OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki ‘beğen’ butonundan korkmaktır. OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır. İlan ederken 1 buçuk ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır. Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye’yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL’i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir. Bizim talebimiz kesindir; halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine derhal son verilmesidir. Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır. Sendikalar, meslek odaları ve birlikleri ile sivil toplum örgütlerine yönelik iktidar gücü ile uygulanan sindirme politikaları son bulmalıdır. Sivil darbe ile tek koltukta birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir. Sadece bu meydandan değil, Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki saraylıları uyarıyoruz. Bizler OHAL değil demokrasi istiyoruz”

Eyleme katılanlar, yaklaşık yarım saat oturduktan sonra alandan ayrıldılar.

(Deniz ÇİL)

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan: "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"

Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan, Keşan S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüs Taşıyıcılar Kooperatifi ortakları tarafından kurulan KETUS (Keşan Toplu Ulaşım Sistemi)'a alınan 2 aracın satışa çıkartılmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Büyükkayhan, dernek başkanı olarak göreve geldiğinde, engellilerin Çanakkale gezisi için KETUS A.Ş.'ye başvurduğunu ve şirket yönetiminin hiçbir talepte bulunmadan engelli vatandaşları Çanakkale'ye geziye götürdüğünün altını çizerek başladığı açıklamasında, bu konuda KETUS A.Ş. yönetimine bir kez daha teşekkür ettiğini söyledi. Bahse konu gezi sırasında, engelli vatandaşların taşınabilmesi adına en azından TOKİ ile Halk Ekmek arasında bir güzergah belirlenebileceği yönünde bir talepte bulunduğunu dile getiren İsmail Büyükkayhan, "Bunu tamamen ücretsiz yapmasalar da olurdu. Ancak bu işlem bir türlü gerçekleşemedi. Bu konuyu Keşan Belediye Başkanımıza ilettiğimde bazı hukuksal problemler olduğunu, bunları aşmak için çalıştıklarını, aştıkları andan itibaren engellilerin yanında olmak için çaba gösterdiklerini söylemişti. Fakat şimdiye kadar bir sonuç alınamadı." dedi.

" Mecburen araçları satışa çıkartmış oluyor"

Engelli vatandaşların bu süreçte, KETUS A.Ş. tarafından alınan araçlardan yararlanma şanslarının olmadığına dikkat çeken Büyükkayhan, "Bunun asın nedeninin, hukuksal problemin çözülmemesi olduğunu düşünüyorum. KETUS bu araçlara para ödedi ve araçlar çalışmadığı halde taksitlerini ödüyor. Mecburen de araçları satışa çıkartmış oluyor. Bu, onlar için gayet doğal. Çalışmayan bir malzemeye ölü yatırım yapılmaz. Ben de bir ticaret adamı olsam belki ben de aynı şeyi düşünürü.m. Biran önce KETUS ve belediye arasındaki problemin çözülerek engelli ve yaşlılar için diğer ile ve ilçelerde olduğu gibi halkın menfaatine işlem başlamasını bekliyoruz. Belediye seçimlerinden önce inşallah bu iş olacaktır. Belediye Başkanımızın da bize bu fedakarlığı göstereceğinden hiç şüphem yok." diye konuştu.

"Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"

KETUS A.Ş.'nin araçları satmasıyla ilgili plaka ve güzergah belirlenmesinin etken olabileceği yönündeki söylemleri hatırlatan İsmail Büyükkayhan, bu konunun Keşan Belediye Meclisi toplantılarında dile getirilmediğini ifade ederek, şunları söyledi; "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir. Nasıl ki TBMM, aldığı kararları Türkiye sınırları içerisinde uyguluyorsa, yerelde Belediye Meclisi de aldığı kararları ilçe sınırları içinde uygulayabilir. Alacağı kararlar da her zaman halkın menfaatinedir." 

İlker GÜREL

 

Oktay Bozkurt, delegelere, “İnce” çağrısında bulundu

 

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne eski İl Başkanı Oktay Bozkurt yaptığı açıklamada; kurultay delegelerinin, halkın çağrısına cevap vermesi gerektiğini ve değişim kurultayı için imza vermeleri gerektiğini kaydetti.

“Delegelerimiz, halkın çağrısına cevap vermeli”

Açıklamasına, “Sevgili yol arkadaşlarım, başlamış olan kurultay çağrımız Türkiye'nin gerçeklerini gören delegelerimizce karşılık bulmuş ve ilk günden 350 imzayı geçmiştir.” diyerek, başlayan Bozkurt, şunları söyledi: “Yeterli imza olmasından çok sevindirici olan, koltuk hesabı olmadan siyasi kariyer hesabı olmadan değişim ihtiyacına yürekleri ile katılan delegelerimiz olmasıdır. Bülent Ecevit’in genel başkanlığa geldiği gibi halkın isteklerine yanıt veren bir Cumhuriyet Halk Partisi delegasyonu o yıllarda olduğu gibi %40 barajını yıkıp geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi adında da geçtiği gibi halkın partisidir. Halkın çağrısına cevap vermek tüm delegelerimizi bir görevdir.”

“Değişim kurultayına imza verilmesini istiyorum”

Oktay Bozkurt sözlerine şöyle devam etti: “Tek adam rejimine, karşı muhalefet etmek kolay olmayacaktır. Bu görevi yıllar sonra ‘bu adam baş eder’ dediğimiz Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce üstlenmelidir. Cumhurbaşkanı olarak, görmek istediğimiz ve Türkiye'yi gerçek kimliğine kavuşturacak diye inandığımız Muharrem İnce'yi Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek kimliğine büründürecek kişi olarak görmemek zaten en büyük hata olacaktır. Bu bilinç ile tüm delegelerimizin bizlere 16 yıl sonra muhalefet olarak, kaç oy alacağımız değil; nasıl kazanacağımızı gösteren Muharrem İnce'nin genel başkan olması için değişim kurultayına imza vermelerini dilerim.”

“Delegelerimize çağrım, değişim hareketine katılmalarıdır”

Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu çağrıyı daha önce de yapmış bir eski il başkanı olarak, bu değişimin siyasi kayıpların ve kazançların değil, halkın kazanç ve kayıpları ile sonuçlanacağını tekrar hatırlatmak isterim. Mesele parti içi mesele değil; tam olarak Türkiye meselesidir. Türkiye'nin kazanması için yapmış olduğum çağrı için siyasi kayıp yaşamış biri olarak kendimi çok gururlu ve onurlu hissetmekteyim. Bunu zaman bize Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanı adayı olarak Türkiye'ye yakışan bir aday kazandırması ile daha da derinden hissettim. Yeni yönetim sistemi ile seçim süreçlerinde artık partinin kurumsal yapısının yanında güçlü lider ve halkın lideri ihtiyacı çok açıktır. İşte tam olarak bu sebep ile Muharrem İnce’yi partimize genel başkan olmasının yanında cumhuriyetimize, kişisel haklarımıza, özgürlüğümüze, halkımıza önderlik etmesi için delegelerimize çağrım bu değişim hareketine katılmalarıdır.”

(Deniz ÇİL)

 

 “Üretici için iyi bir sezon olmadı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan, yaptığı açıklamada; hububat hasadı hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sezonun üretici açısından iyi olmadığını kaydetti.

“Döviz kurundaki yükseliş,

girdi maliyetlerini %30 arttırdı”

Hububat üreticisi açısından iyi bir sezonun geçmediğini belirten Darcan, şunları söyledi: “Verimler düşük. Sap da zayıf ve balya sıkıntısı var. Çok iyi bir sezon değildi. Sezon ortasında yağmurların yağması sıkıntılı bir süreçti. Rekolte beklentilerin altında kaldı. Fiyat açısından baktığımızda ise diğer yıllara göre verilen fiyat iyiydi. Geçen yılki fiyatlara %12 artış yansıtıldı. Fiyat güzel ama döviz kurunda yükseliş girdi maliyetlerini yaklaşık %30 arttırdı. Gelen zamlara göre fiyat düşük kaldı. Ekim sezonunda artışları yakından hissedeceğiz. Mazot, gübre ve ilaçta müthiş bir artış var. Yeni sezonda bunlar karşımıza çıkacak.”

“Çimlenmeden dolayı TMO’nun

ürün almama sorununu çözdük”

Hüseyin Darcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çimlenmeden dolayı TMO ürün almıyordu ama bu sorunu çözdük. TMO ile görüşmelerimiz oldu. Şu anda çimlenmedeki %4 oran, %10’a çıktı. Yemlik sınıfından alacaklar. Ufak bir fiyat düşüşü yaşandı. Söz konusu oran geri çevrilenler için iyi bir rakam. Vatandaşın elinde ürün kalacağını düşünmüyorum.”

“Ayçiçeği üretimi açısından sıkıntı gözükmüyor”

Ayçiçeği üretimi hakkında değerlendirmede bulunan Darcan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ayçiçeği üretimi açısından şu anda her hangi bir sıkıntı gözükmüyor. Yağışların zamanında meydana gelmesi faydalı oldu. Ancak hasat sezonuna daha belirli bir zaman var ve neler yaşanacağını kestiremeyiz. Çeltikte de sıkıntımız yok. Örtü altında değiliz, doğaya müdahale etme şansımız yok. Aşırı sıcaklar ayçiçeğini etkiliyor.” 

(Deniz ÇİL)

Yeniden yapılandırmada başvurular 3 bini aştı

 

18 Mayıs 2018 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında, borçlarını yapılandırmak isteyenler için süreç devam ediyor.

31.03.2018 tarihine kadar olan borçları ve beyana tabi vergilerde 31 Mart 2018 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameleri kapsayan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamındaki yeniden yapılandırma başvuruları yoğun şekilde devam ediyor. Bahse konu kanun ile ilgili olarak Keşan merkezin yanı sıra, belde ve köylerinde de bilgilendirici çalışmalar yürüten Keşan Vergi Dairesi Müdürlüğü, kanun kapsamında borçlarını yapılandırmak isteyen vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor. Kanun kapsamında başvuru sayısının 3 bini aştığı tahmin ediliyor.

İlker GÜREL

Güpegündüz attılar ve gittiler

İspat Cami Mahallesi Muhtar Ali Çevikel Caddesi üzerindeki boşluk alana, güpegündüz gayet doğalmış gibi atılan koltuklar tepki çekti.

Muhtar Ali Çevikel Caddesi üzerinde, gündüz vakti, taşıdıkları eski koltukları herkesin şaşkın bakışları arasında, daha önce park yapılacağı yönünde açıklamaların yapıldığı, ancak hurdalıktan kurtulamayan alana atan kişilerin, daha sonra da hiçbir şey olmamış gibi oradan ayrılması tepki çekti. Vatandaşların uyarısına rağmen atılan koltuklar, uzun süredir hala aynı yerde dururken, ilgili mercilerin bu konuda yasal bir yaptırım uygulaması gerektiği dile getiriliyor. Daha önce, yeşil alan olduğu ve park yapılacağı yönündeki söylemlerin ardından park bekleyen vatandaşlar, bu manzara ile karşılaşmaları sonrasında yetkililerin gereğini yapmalarını istedi.

İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar