Son Dakika
Bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti --Kıbrıs Gazisi Ali Biçer, harekatın 44.yıldönümünde anılarını anlattı __2 otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü 5 kişi yaralandı __Tekin Keşan'a, Akcan Havsa'ya atandı __Uybaş, sezonu değerlendirdi ve su sorununa dikkat çekti __Mercan Sokak esnafı 1 yıldır yol bekliyor __Engelli Yılmaz Sancar: "Devlet Hastanesi'nde engelli raporu için benden ücret talep edildi" __“Trol ve gırgır tekneleri, Enez Limanı’nı kullanmayacak” __Keşan TSO üyelerine, e-ticaret semineri verildi __Uzunköprü, Türkiye’yi temsil ediyor -
ÖDP Keşan İlçe Başkanı Metin Tanal: "AKP iktidarında ülkemizde emperyalizmin gizli işgali derinleştirildi"

ÖDP Keşan İlçe Başkanı Metin Tanal: "AKP iktidarında ülkemizde emperyalizmin gizli işgali derinleştirildi"

 

ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi) Keşan İlçe Başkanı Metin Tanal, bazı Yönetim Kurulu üyelerinin de katıldığı basın toplantısında, ABD ile yaşanan "Vize Krizi" ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Saat 12.30 sıralarında, parti binasında başlayan basın açıklamasına, Tanal ile bazı Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Yönetim adına yapılan açıklamayı okuyan Metin Tanal, "Saray-AKP rejimi ülkemizi derin bir bunalımın içine sürükledi. Bu konjonktürde ülkemiz krizden krize savrulurken, hem bölge ülkelerinin hem de küresel güçlerin oyun sahası haline geldi. ABD’nin vize başvurularını durdurma kararı böyle bir ortamda gerçekleşti. Bugün bu kararın ardından ABD’nin ülkemize yönelik müdahalelerini sineye çekmek de Saray-AKP rejiminin estirdiği milliyetçi rüzgarlara sığınmak da aynı derecede hatalıdır. Türkiye’yi içine düşürüldüğü bu durumdan kurtaracak tek güç halkın öz gücü ve dayanışmasıyla yürüteceği mücadeledir. ABD, kuruluşundan itibaren AKP iktidarına büyük destek verdi.Amerikan emperyalizmi Türkiye’nin ve bölgemizin siyasal İslam’ın hakimiyeti altına girmesini, kendi Ortadoğu stratejisinin gereği olarak destekledi. 60’lardaki yeşil kuşak projesi ile kurulan emperyalizm ve siyasal İslam arasındaki stratejik birlik, 12 Eylül’ün imkanları içinde büyütüldükten sonra, BOP ekseninde AKP’nin iktidara taşınmasıyla ivme kazandı. Bölgemizin bugün cihatçı güçler eliyle iç savaşlarla parçalanması, ülkemizde etnik ve mezhepsel dağılmanın ortaya çıkması, AKP’nin ABD güdümünde izlediği siyasetlerin hazin bir sonucudur. Bugün aralarındaki anlaşmazlık, ABD’nin bölge politikalarındaki değişimin bir sonucu olarak gündeme gelmiştir. AKP emperyalizmin kendine biçtiği misyonun ötesine taşarken, ABD Müslüman Kardeşler benzeri yapılarla ittifakı terk edip yeni ittifaklara yönelmiştir. Dolayısıyla ortaya çıkan çelişki bir anti-emperyalist tutum olmanın ötesinde, ancak emperyalizmin iç cephe krizi olarak nitelendirilebilir." dedi.

"AKP iktidarında ülkemizde emperyalizmin gizli işgali derinleştirildi"

Türkiye'de, 1950'li yıllar ile birlikte emperyalizme bağımlılık ilişkisinin derinleşmeye başladığını dile getiren Tanal, "AKP iktidarı döneminde derinleştirilmiştir. AKP iktidarında, emperyalizmin neo-liberal ekonomi programı doğrultusunda ülkemizin yer altı ve yer üstü kaynakları emperyalist şirketlere peşkeş çekilmiştir. Kamu mülkiyetindeki fabrikalar kapatılmış, iletişim alt yapısı ve madenler başta olmak üzere tüm stratejik kurumlar elden çıkarılmış, tarımsal üretim sınırlandırılmış, ülkemizi ekonomik olarak ayakta tutabilecek tüm sermaye birikimi tasfiye edilmiştir. Türkiye ekonomisi tümüyle sıcak para girişlerine ve dış borçlara bağlı hale getirilerek, dışa bağımlı yapısı derinleştirilmiştir. Türkiye bugün dünyanın en kırılgan ekonomiye sahip ülkelerinin başında gelmektedir. AKP-Saray rejimi dış politikada da iflas etmiştir. Amerikan güdümünde izlenen fetihçi-mezhepçi yap-boz siyaseti çökmüştür. Türkiye, bölgesinde model alınan bir ülke olmaktan çıkmış, tüm komşularıyla sorunlu güvenilmez bir ülke haline gelmiştir. ABD’nin bölgedeki etnik-mezhepsel çatışmalara bel bağlayan politikasının yarattığı dalga ülkemizi de içine almış, Türkiye toplumu da parçalanma noktasına gelmiştir.Aynı zamanda AKP bölgede girdiği kirli ilişkiler sonucunda, küresel güçlerin esiri konumuna gelmiştir. AKP bu güçsüzlüğün yarattığı çaresizlik içerisinde kimi zaman ABD ile uzlaşma arayan, kimi zaman ABD’ye karşı Rusya’ya sığınan tutarsız bir eksene sürüklenmiştir. Bu zafiyet ülkemizi küresel güçlerin hakimiyet ve oyun sahasına dönüştürmüştür. Son yaşanan krize bu mercekten bakmakta yarar vardır." diye konuştu.

"AKP ile emperyalizme karşı mücadele edilemez"

ABD krizinin ardından, yaratılan milliyetçi rüzgar eşliğinde kimi kesimlerin, Erdoğan ve AK Parti merkezli bir anti-emperyalist mücadele yanılsaması yaratmaya çalıştığını ifade eden Tanal şunları söyledi; "Türkiye’yi her bakımdan zayıf, içerde parçalanmış bir ülke haline getiren AKP-Saray rejimi ile mücadele edilmeden ülkemizin bağımsızlığını savunmak mümkün değildir. AKP-Saray rejiminin derdi kendi iktidarını sürdürmektir. ABD ya da başka bir güçle ilişkisinde belirleyici olan da ülkemizin bağımsızlığı değil, aralarındaki çıkar çatışmalarıdır. AKP eliyle yaratılan hukuksuz ve baskıcı ortam, Türkiye’ye yönelik müdahalelere zemin hazırlamakta, gerekçe oluşturmaktadır. Ancak emekçiler demokrasiyi ve özgürlükleri ancak kendi mücadeleleriyle kazanmayı amaçlarlar, emperyalizmin ülkemizin geleceğini belirlemeye yönelik hiçbir girişimini kabul etmezler. 'Saray-AKP rejimi artık son bulmalıdır', demek, AKP’ye karşı direnen milyonların memleketin geleceğini ABD ve dış müdahalelere bağlayan bir çaresizliğe, teslimiyetçiliğe asla prim vermeleri anlamına gelmez.Bu noktada bundan 50 yıl önce, 9 Ekim’de Bolivya’da emperyalizme karşı mücadele eden Che Guevara’nın sözleri bizlere en doğru kılavuzdur: ‘Emperyalizm bir hayduttur. Emperyalizme asla güvenilmez. Asla ama asla.’ Siyasal İslam ABD öncülüğünde Batı emperyalizmi desteğiyle iktidara geldi. Siyasal İslam iktidarında Türkiye güçsüz ve yorgun bir ülke konumuna sürüklendi. Bu 'tükenmişlik sendromuna' son verecek, ülkemizi AKP-Saray rejiminden kurtaracak olan, Gezi’den HAYIR dalgasına halkın başka bir gelecek için yükselen mücadelesidir. Türkiye’yi içine sürüklendiği bu bunalımdan ancak ve ancak 'Hayır' diyen milyonların sesiyle kurulacak 'Sol' bir seçenek kurtaracaktır."

İlker GÜREL

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti --

İspat Cami Mahallesi Paşayiğit Caddesi üzerinde, 19 Haziran 2018 Perşembe günü saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda, bıçakla yaralanan kişi, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

İddiaya göre; Daha önce aralarında husumet bulunan Osman Kara (43) ve Emre Pirinçustası(28), Paşayiğit Caddesi üzerinde karşı karşıya geldi. Burada tartışmaya başlayan ikiliden Prinçustası, hurda toplamada kullandığı bıçağı cebinden çıkartarak Osman Kara'ya sapladı ve olay yerinden kaçtı. Aldığı bıçak darbesiyle kan kaybeden Kara ise aracına binerek işyerine gitti.

Asayiş kısa sürede yakaladı

Kanlar içerisinde araçtan inen Osman Kara'yı kanlar içerisinde görenler, Kara'yı hemen Keşan Devlet Hastanesi'ne götürdü. Osman Kara, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kara'nın cesedi otopsi için hastane morguna konuldu. EmrePirinçustası ise olaydan kısa süre sonra polis tarafından yakalanarak, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek mahkemeye çıkartılan Pirinçustası, tutuklanarak cezaevine konuldu. Öte yandan, Osman Kara'nın, otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan cenazesi, Keşan Hacı Mümine Özkaya Camii'nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından asri mezarlıkta toprağa verildi.

Haber MERKEZİ

Kıbrıs Gazisi Ali Biçer, harekatın 44.yıldönümünde anılarını anlattı __

Kıbrıs Gazisi Ali Biçer, yaptığı açıklamada; Kıbrıs Barış Harekatı’nın 44. Yıldönümü nedeniyle, anılarını anlattı.

“7 tezkereci arkadaşımız

vardı ve hayatlarını kaybetti”

Kıbrıs Barış Harekatı’nda yaşadıklarını anlatarak, sözlerine başlayan Biçer, “Acemi birliğimin ardından usta birliğine geçtim ve Kıbrıs Harekatı başladı. Gemiye binene kadar bize bir şey söylemediler. Gemide komutanlarımız ‘Harekata çıktık. Gazamız mübarek olsun’ dediler. Sabaha karşı harekat başlamış oldu. Gemiden iner inmez ateşle karşılaştık. Burada 7 tezkereci arkadaşımız vardı, 7’si de hayatını kaybetti. O dönemde genciz ve kafamıza bir şeyi takmıyorduk. O dönemde bugünleri görüp-görmeyeceğimi bile düşünmedim. Öyle bir hava vardı. O günkü şartlarda G-1 tüfeklerle çatışmaya giriyorduk. İki şarjör ateş ediyoruz, silah tutukluk yapıyordu. Vurulan arkadaşımızın silahını alıyorduk. Bataryalarımız bitti, irtibat kesildi. Sabaha kadar bir birimizi doğradık.” dedi.

“Ya denize atlayacaktık ya da ölecektik”

Ali Biçer sözlerine şöyle devam etti: “2 harekata kalktığımızda, bir çatışmaya girdik. İki tepelik arasında bir alan. Kafasını kaldıran vuruluyordu. 3 arkadaş söz konusu alanda bulunan deniz boyundaki bir patikadan tepelik alanı geçmek istedik. Bizi fark ettiler ve ateş açtılar. Ya denize atlayacağız ya da öleceğiz. Yaklaşık 25 metre yükseklikten denize atladık. Karaya çıktığımızda yüzmeyi bilmediğimiz ortaya çıktı. Denizden nasıl çıktığımıza hâlâ anlam veremiyorum. Bu olayı hiç unutamadım. Karaya çıktığımız alanda bir taşı siper yaptık ama o kadar şiddetli ateş ediyorlardı ki kaya parçalandı. Daha sonra takviye birliklerimizin desteği ile kurtulduk. Harekatta yaşananlar çok farklıydı. Savaş iyi bir şey değil.” şeklinde konuştu.

“Rumlar gelmiş, erkekleri ve kadınları kesmiş”

Biçer, sözlerini şöyle tamamladı: “Kıbrıs Barış Harekatı’nda oradaki halkın Türk askerine bakışı çok iyiydi. Rumlar gelmiş, erkekleri ve kadınları kesmiş. Biz son anlarda onlara can olduk. Ancak daha sonra halk değişmiş. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra ziyaret amaçlı adaya gittim. Türk askerine olan sempati kaybolmuş. Bununla karşılaştım. Benim kucağımda orada 20 arkadaşım vefat etti. Kurtuldular ve her şeyi unuttular. Unutabilirler ama Kıbrıs, Türkiye için stratejik bir noktada. Bugün olsa yine oraya giderim. Zor bir dönem geçirdik, benim için unutulmayan bir süreçtir.”

(Deniz ÇİL)

 

 

 

2 otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü 5 kişi yaralandı __

Keşan-Malkara yolunun 2. kilometresinde bulunan kavşakta, dün saat 16.00 sıralarında meydana gelen trafik kazasında, 1 kişi hayatını kaybederken 5 kişi de yaralandı.

İddiaya göre; Malkara'da Keşan'a giden Selfet Doğan (36) yönetimindeki 34 VH 6882 plakalı otomobil, yolun 2. kilometresinde bulunan kavşağa geldiği sırada, aynı istikamette giden ve kavşaktan dönmek için sola dönüş yapmak isteyen Ali İşlek (66) yönetimindeki 59 PH 042 plakalı otomobile çarptı. 34 VH 6882 plakalı otomobilin takla attığı kazada; sürücüler Doğan ve İşlek'in yanı sıra; Yasin Yıldız (27), Cengiz Aydemin (52), Emine İşlek (61) ve Emine İşlek (6) yaralandı. Yaralılar, olay yerine çağırılan ambulanslar ile Keşan Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan, durumu ağır olan Ali İşlek, yapılan tüm müdahalelerin ardından kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Haber MERKEZİ

 

 

Tekin Keşan'a, Akcan Havsa'ya atandı __

Keşan İlçe Emniyet Müdürü Zafer Akcan Havsa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atanırken, 2. Sınıf Emniyet Müdürü olan Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin de Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandı.

3. Sınıf Emniyet Müdürü iken Yüksek Değerlendirme Kurul Kararı, İçişleri Bakanlığının 6 Temmuz 2018 tarihli Oluru ile 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi eden Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin, Edirne İl Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. Tekin, Valilik Makamı'nın 18 Temmuz 2018 tarihli oluru ile de Keşan İlçe Emniyet Müdürü olarak atandı. Yapılan atama ile 29 Ağustos 2018 tarihinde Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü görevine başlayan Zafer Akcan ise Havsa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Öte yandan, Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü görevinin ardından İpsala Kara Hudut Kapısı Şube Müdürü olarak görev yapan Edirne İl Emniyet Müdür Yardımcısı 2. Sınıf Emniyet Müdürü Göksel Demiralp de Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Haber

İlker GÜREL

Uybaş, sezonu değerlendirdi ve su sorununa dikkat çekti __

Kudret Gayrimenkul Sahibi Kudret Uybaş yaptığı açıklamada; Erikli’deki sezonda hareketliliğin yaşanıp-yaşanmadığı ve yıllardır devam eden su sorunu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Sezon şuana kadar beklentilerimizi karşılamadı”

Yaz sezonun gelmesiyle birlikte Erikli’de hareketliliğin yaşanıp-yaşanmadığı hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Uybaş, şunları söyledi: “Erikli’de 15 Temmuz’a kadar istenen doluluk oranına ulaşamadık. Haziran ayında ve 10 Temmuz’a kadar ki, süreçte havaların yağmurlu olması, esnaf açısından iyi olmadı. Kısacası, sezon şuana kadar beklentilerimizi karşılamadı.”

“Festivallerin başlamasıyla,

yüzde 100’lük doluluk oranına ulaştık”

Kudret Uybaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erikli’de festivallerin başlamasıyla birlikte hareketlenmeler başladı. Festivallerin olması nedeniyle, Erikli’de yüzde 100’lük bir doluluk söz konusudur. Gençlerin olduğu bir yoğunluk yaşanıyor. Ağustos ayında bir festival daha var ve yine yoğunluk yaşanacaktır. Ayrıca, birçok memurun ve özel sektörde çalışanların 20 Temmuz’dan sonra izin aldığını görmekteyiz.

Herhangi bir aksilik olmaması durumunda ağustos ayının sonuna kadar yoğunluk olacaktır.”

“Erikli’de su sorunu yaşanıyor”

Erikli’de yaşanan su sorunu bu yıl daha fazla yaşandığını belirten Uybaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Evlere artık, tankerle su taşımak zorunda kalınıyor. Bu sorun haftasonu katlanarak devam edecektir. Bölgemize, festival için ek olarak, 10 bin insan gelmesi nedeniyle, sorun daha fazla kendisini hissettirecektir. Kooperatif yetkililerinde ve ilgililerden ekstra bir çaba gösterilmesini bekliyoruz. Erikli’de su sınırlı şekilde veriliyor. Alt yapı sorunu artarak devam ediyor. Yetkililerin sorunu çözmesini bekliyoruz.”

(Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar