Son Dakika
Şehitlik Anıtı taşınacak mı?Hain darbe girişiminin 3. yılında şehitler için Mevlid-i Şerif okutuldu“Çiftçi ve esnaf kan ağlıyor”“Deprem; dünyanın yaşaması için gerekli olan bir dönüşümdür”“CHP, engelli maaşlarının iyileştirilmesi için önerge verdi”"Sarı gelin" üreticisinin yüzünü güldürüyorTrakya Fest, 17 Temmuz’da başlıyorKeşan'da başlayan kovalamaca, Karasatı Köyü'nde son buldu Cumhuriyet TIR'ı Erikli Sahili'nde ziyaretçi akınına uğradıEmniyetin uygulamasında aranması olan 1 kişi gözaltına alındı __
“Ne S-400 Ne F-35 Bağımsız Türkiye”

“Ne S-400 Ne F-35 Bağımsız Türkiye”

ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi) Keşan İlçe Başkanı Metin Tanal dün, Ne S-400 Ne F-35 Bağımsız Türkiye” başlıklı yazılı açıklamada bulundu.

Tanal, açıklamasında şunlara yer verdi: “Türkiye; başını ABD’nin çektiği NATO ittifakıyla Çin ve Rusya ekseninde şekillenen Avrasya ittifakının sürdürdüğü küresel hegemonya mücadelesinin çatışma üssü haline gelme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu kaygı verici durumun Türkiye’nin riskli bir coğrafyada yer almasının yanı sıra; AKP rejiminin sürdürdüğü tutarsız ve yönsüz dış politika çizgisinin de bir yansıması olarak da değerlendirmek gerekir. ABD’nin Ortadoğu’ya müdahalesinin taşeronluğunu üstlenmekle başlayan süreç, Yeni Osmanlıcı bir rüzgar estirme, Esad rejiminin devrilmesiyle bölgenin egemen gücü haline gelme düşleriyle ilerleyerek bugün Türkiye’yi kendilerinin ‘değerli yalnızlık’ olarak nitelediği tecrit edilmiş konuma sürüklemiş; Müslüman Kardeşler modelinin Katar’la birlikte tek savunucusu durumuna düşürmüştür.
İşte bu tutarsız dış politika zihniyeti Türkiye’nin ABD ile Rusya arasında salınmasını, tüm ‘büyük devlet’ olma iddialarına karşın her seferlerinde ülkenin güvenliğini tehlikeye düşüren, ekonomik kaynaklarını tüketen bir konuma sürüklenmesine yol açmaktadır. Yakın zamana kadar hava savunmasını jet uçaklarıyla yapan Türkiye 2013 yılında Çin yapımı HQ-9 hava savunma sisteminin alınmasına karar verdiğini açıklamış, o dönem Amerika ve Avrupa’nın tehditlerine boyun eğilerek bu karardan vazgeçildiği duyurmuştur. Böylelikle dış politikada kolay yön değiştirebilen, omurgası zayıf bir aktör izlenimi vermiştir.
Bugün de S-400 üzerinden ABD ile bir gerilim yaşanmaktadır. Anlaşmanın 2017 Aralık ayında yapıldığının ifade edildiği S-400 tercihinde, Ankara’nın ‘jet krizi’, ‘büyükelçi cinayeti’ gibi Rusya’yla yaşanan sorunları aşma hamlesinin yanında, 15 Temmuz darbe girişiminin yarattığı korku ve panik psikolojisinin de etkili olduğu hissedilmektedir. Nitekim AKP yanlısı basın S-400’lerin 15 Temmuz günü yurda getirilmesine önererek bu ruh halini açığa vurmaktadır. Tartışmanın teknik boyutları bir yana ABD’nin, Türkiye’nin S-400 kararını CAATSA adı verilen ABD’nin hasımlarıyla mücadele yasa kapsamına sokması, ABD Savunma Bakan Vekili’nin tehditkar mektubu hiçbir şekilde kabul edilemez. ABD’nin ülkemize ve bölgemize yönelik her tür müdahalesinin, tehdit ve şantajının karşısında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz. Ancak, Türkiye’nin hem S-400’leri alırım hem de F-35 ve Patrick seçeneklerini elimde tutarım tavrı da hiç gerçekçi değildir. Memleket derin bir ekonomik kriz içinden geçerken kullanmasam da S-400’ün parasını öderim, ABD’ye de daha yüklü siparişler vererek durumu tamir ederim yaklaşımı da hiç gerçekçi değildir. Yoksul halkımızın silahlanmaya cömertçe saçacak bu kadar parası da yoktur.
Bu krizden AKP’nin dış politika yaklaşımıyla çıkılamaz. Bizim özlemimiz ne S-400’lere ne de F-35’lere para akıtan bağımsız, bağlantısız kişilikli bir dış politikadır.
Türkiye, Ortadoğu’ya yönelik mezhepçi bir anlayışla yürüttüğü maceracılıktan vazgeçmeli, komşularıyla sorunlarını barışçıl bir şekilde çözmeyi ilke edinecek tutarlı ve kişilikli bir dış politika anlayışını benimsemelidir. ABD emperyalizminin ülkemize ve bölgemize yönelik müdahalelerine gerçekten karşı koyabilmenin, küresel hegemonya mücadelesinde büyük güçlerin oyuncağı olmaktan kurtulabilmenin yolu buradan geçiyor.
ÖDP, bağımsız Türkiye mücadelesini bu anlayışla, anti-emperyalist, anti-kapitalist bir temelde sürdürecektir. Türkiye‘nin, ABD emperyalizmine ve başta NATO olmak üzere onun askeri ve ekonomik tüm yüzlerine karşı, kendi ayakları üzerinde durarak mücadele etmesi dün olduğu gibi bugün de bu devrimci anlayışla mümkündür.”

(Haber Merkezi)

                                                                                                         

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Şehitlik Anıtı taşınacak mı?

Hastane Caddesi üzerinde bulunan Şehitlik Anıtı'nın, Asli Mezarlık'taki Şehitlik'in önünde bulunan alanda yapılacak düzenlemeye dahil edilerek, bu alana taşınacağı bildirildi.

 Keşan Kaymakamlığı tarafından, 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain darbe girişiminin 3. yıldönümü nedeniyle düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı kapsamında, dün Asri Mezarlık'taki şehitlik ziyareti sırasında, Hastane Caddesi üzerinde bulunan Şehitlik Anıtı'nın taşınmasıyla ilgili görüş alışverişi yapıldı.

Helvacıoğlu:"Şehitlerimize önemi arttırarak, dualarımızı daha iyi ortamda yapmayı düşünüyoruz"

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, tören sonrasında, Keşan Kaymakamı NuriÖzder ve Keşan Şehit Aileleri ve Gazileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ferhat Dönmez'e Asri Mezarlık önünde bulunan ve Keşan Belediye Meclisi toplantısında, düzenleme yapılmasının görüşülerek karara bağlandığı alana bir Şehitlik Anıtı yapmak istediklerini paylaştı. Düzenleme kapsamında, Hastane Caddesi üzerindeki Şehitlik Anıtı'nın da bu alana taşınmak istediklerini ifade eden Helvacıoğlu, "Göründüğü gibi şehitlerimizin kabirleri arasındaki koridorda programlar yapmak zorunda kalıyoruz. İnşallah böyle bir çalışmamız olacak. Gelecek yıla yetiştirebilir miyiz bilemeyiz ama bölgemizdeki diğer il ve ilçelerde güzel şehitlik alanları var. Bizim de şehitlerimize önemi arttırarak, dualarımızı daha iyi ortamda yapmayı düşünüyoruz. Tabiiki kamuoyunda da paylaşacağız. Yaptık oldu olmayacak." dedi.

Dönmez: "Şehitlik Anıtı'na yakışacak bir düzenleme olacaktır"

Mustafa Helvacıoğlu'nun bu açıklamasının ardından, Hastane Caddesi'ndeki Şehitlik Anıtı'nın, Asri Mezarlık karşısındaki, düzenlemesi yapılacak alana taşınmasını istediklerini dile getiren Ferhat Dönmez, "Hastane Caddesi üzerindeki Şehitlik Anıtı'nın kaldırılarak, belirtilen alanda, çok daha güzel bir anıt oluşturulmasını istiyoruz. Burada yapılacak şehitlikte, şehitlerimizin fotoğrafları yer alacak. Ziyaret edilebilecek, görselliğin de Şehitlik Anıtı'na yakışacak bir düzenleme olacaktır. Beklediğimiz Şehitlik Anıtı'nı biran önce yapılmasını bekliyoruz." diye konuştu. Şehitlik Anıtı'nın yeni yerine taşınması durumunda, boşalan yerin nasıl değerlendirileceği sorusu da daha şimdiden kafalarda yer etmeye başladı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Hain darbe girişiminin 3. yılında şehitler için Mevlid-i Şerif okutuldu

Keşan Kaymakamlığı, 15 Temmuz 2016 tarihindeki hain darbe girişiminin 3. yıldönümünde, şehitlik ziyaret edilirken, şehitler için Mevlid-i Şerif okutuldu ve 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı kapsamında gün içerisinde çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Program, saat 11.00 sıralarında, Asri Mezarlık'ta şehitliğin ziyaret edilmesiyle başladı. Buradaki ziyarete; Keşan Kaymakamı Nuri Özder, 4. Mekanize Tugay Komutanı Albay Öztürk Mustafa Yılmaz, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Keşan İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ahmet Barış Ulucanlı, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin, AK Parti Keşan İlçe Başkanı Gürcan Kılınç, Keşan Şehit Aileleri ve Gazileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ferhat Dönmez, şehit aileleri ve vatandaşlar katıldı. Burada, İlçe Müftüsü Mehmet Yiğit'in okuduğu duanın ardından, şehit mezarlarına karanfil bırakıldı.

Mevlid-i Şerif okutuldu

Program kapsamında, öğlen namazı öncesinde, Hersekzade Ahmet Paşa Camii’nde Mevlid-i Şerif ve Hatm-i Şerif okutuldu. Keşan Kaymakamı Nuri Özder, 4. Mekanize Tugay Komutanı Albay Öztürk Mustafa Yılmaz, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, daire amirleri ve vatandaşların katıldığı Mevlid-i Şerif'in ardından, Keşan Lokantacı, Kahveci ve Otelciler Esnaf Odası tarafından, pilav ayran ikramında bulunuldu. Programlar kapsamında, saat 14.30'da Cumhuriyet Meydanı'nda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü temalı fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

“Çiftçi ve esnaf kan ağlıyor”

Keşan Madeni Eşya ve Demirciler Odası Başkanı Hüseyin Erkan, yaptığı açıklamada; esnafın ve çiftçinin işlerinin kötü olduğu belirterek, hükümetin ekonomik anlamda gerekli tedbirleri alması gerektiğini kaydetti.

“Faizler yüksek olduğu sürece, piyasalar kötü gitmeye devam edecek”

Esnafın işlerinin ve ekonomisinin her geçen gün kötüye gittiğini belirten Erkan, “Hükümet, esnafı yeniden ayağa kaldırmak için ekonomik anlamda gerekli tedbirleri almalı. Geçmiş yıllarda, alınan ekonomik tedbirlerin esnaf için hiçbir faydası olmamıştı. İnşallah yeni alınacak tedbirler, esnaf açısından iyi olur. Şuanda, sadece bizim gibi küçük esnafların değil; inşaat sektörünün dahi işleri durma noktasına geldi. Faiz oranlarının yüksek olması nedeniyle, kimse kıpırdayamıyor. Faizler yüksek olduğu sürece, piyasalar kötü gitmeye devam edecektir. Çiftçi, buğday harmanını yaptı ama ekonomik anlamda piyasalara yansımadı. Kısacası, çiftçi ve esnaf kan ağlıyor.” dedi.

“Faizler düşürülmeli ve esnaflara uzun vadeli krediler verilmeli”

Hüseyin Erkan sözlerini şöyle tamamladı: “Esnaflar, yıllardan bu yana sicil affının çıkartılmasını istedi. Devletin esnafı rahatlatması için bunu çıkarması gerekiyor. Bunun yanı sıra; kredi faizleri düşürülmeli ve esnaflara uzun vadeli krediler verilmeli. Esnafın önünü görmesi için devletimizin adım atmasını istiyoruz. Eğer bu şekilde devam ederse, esnaf kalmayacak. Çünkü her gün elektriğe, mazota, benzine ve diğer girdi ürünlerine zam geliyor. Bu zamlar karşısında, insanlar ne kadar dayanacağız? Vatandaş olarak, kemer sıkıyoruz ama birazda onlar kemer sıksın.”

(Haber: Deniz ÇİL)

“Deprem; dünyanın yaşaması için gerekli olan bir dönüşümdür”

Jeofizik Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Hakan Balcı yaptığı açıklamada; son dönemde Türkiye’de ve dünyada belli aralıklarla yaşanan depremlerin normal olup-olmadığı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Deprem; dünyanın yaşaması için gerekli olan bir dönüşümdür”

Türkiye ve dünyada yaşanan deprem hareketliliği hakkında değerlendirmelerde bulunan Balcı, “Zaman içerisinde, küçük ve orta ölçekli depremlerle karşılaşıyoruz. Bununla ilgili olarak, ülkemizi ve bölgemizi ilgilendiren Kuzey Anadolu Fay hattında, belli periyotlarda hareketliliğin yaşandığını görüyoruz. Özellikle son zamanlarda Marmara Denizi içerisinde yaşanan hareketlilik dikkat çekicidir. Küçük çaplı depremler yaşanıyor. Depremler insanların nefes alıp vermesi gibidir ve dünyanın da, yaşaması için depremler oluyor, olmaya devam edecektir. Deprem; dünyanın yaşaması için gerekli olan bir dönüşümdür. Önemli olan depremlere karşı hazırlıklı olunması gerekiyor. Özellikle binalarımız ve yapılarımız konusunda, zaman zaman güncelleme söz konusudur.” dedi.

“Bizim bilemediğimiz tek husus, depremin ne zaman olacağıdır”

“Depremin havaların ısınmasına ya da başka nedenlere bağlanıyor. Peki, depremin ne zaman olacağını bilmemiz mümkün müdür?” şeklindeki soruya cevap veren Hakan Balcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremlerin yaz mevsiminde yaşanan sıcaklıklara ya da kış mevsiminde yaşanan bazı  durumlara bağlanıyor. Ama bilimsel anlamda, kanıtlanmış bir durum yoktur. Dolayısıyla, aşırı sıcakların olması panik yapacak bir durum değildir. Depremler belli süreçte, tekrarlanıyor ve faylar çalıştıkça da, deprem ürettiğini görmekteyiz. Bizim bilemediğimiz tek husus ise, depremin ne zaman olacağıdır. Ama nerede olabileceğini kestirebiliyoruz.”

“Deprem, okullarda ders olarak gösterilmeli”

Depremde, alınması gereken tedbirler hakkında, tavsiyelerde bulunan Balcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Öncelikle vatandaşımızın hazırlıklarını yapması gerekir. Oturduğumuz evlerimizde gerekli tedbirleri almalıyız. Çocuklarımızı bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Çocuklarımıza belli başlı deprem eğitimleri verilmeliyiz. Ailelerin bu konuda bilgi sahibi olması gerekir. Deprem, sadece ailede değil, okullarda da ders olarak gösterilmeli. Bu da benim kişisel bir tavsiyemdir.”

(Haber: Deniz ÇİL)

“CHP, engelli maaşlarının iyileştirilmesi için önerge verdi”

Keşan Engellileri Koruma Derneği Genel Sekreteri Sedat Aydemir yaptığı açıklamada; CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık’ın engellilerin maaşlarının iyileştirilmesi konusunda, önerge verdiğini belirterek, tüm milletvekillerinin buna destek vermesini beklediklerini söyledi.

“Önerge verilmesi konusunda mutlu olduk”

Engellilerin maaşlarının artırılması konusunda, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık meclise önerge verdiğini belirten Aydemir, “Engelli aylıkları çok düşük düzeyde ve bunun iyileştirilmesi konusunda, meclise önerge verildi. Bu konuda, milletvekiline ve CHP’lilere teşekkür ederiz. Çünkü birçok engelli birey, maaşlarının düşük olması nedeniyle, ilaçlarını alamıyorlar. Bundan ötürü de, maaşlarında iyileştirme yapılması gerekiyor. Bununla ilgili olarak, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık’ın önerge vermesi konusunda mutlu olduk.” dedi.

“İnşallah, önergeye tüm milletvekillerimiz gerekli desteği verir”

Sedat Aydemir sözlerini şöyle tamamladı: Engellerin maaşlarında her yıl çok az bir artış yaşanıyor. Maaşlarda yaşanan artışlar yeterli düzeyde değildir. Engellilere, 3 ayda bir maaş veriliyor ve bununla geçinmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla, engellilere insani yaşam kalitesini artıran ve insan onuruna yakışan bir ücretin verilmesi gerekiyor. Bazı devlet yöneticileri, 1 günde kendi maaşlarına zam yapabiliyorsa, engelliler içinde zam yapabilirler. İnşallah verilen önergeye tüm milletvekillerimiz gerekli desteği verir ve maaşlarımızda gerekli iyileştirme yapılır.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar