Son Dakika
67 okulda karne alan 13 bin 391 öğrenci yarıyıl tatiline başladı“Hükümet, Türkiye’yi hukuk sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyor”Akıllı: “Belediye ve kooperatif yönetimi devir konusunu unuttu”Karaman: “Dernek binası en geç 1 ay içinde kullanıma açılacak” Keşan TSO Kadın Girişimciler'in kadınları üretime teşvik edecek projesi: "Marifetli Hanım Eller Kooperatifi"Mecidiye’deki kalker ocağıyla ilgili dava, 24 Ocak’ta gerçekleştirilecekOkul Sporları Organizasyonu'nun düzenlediği spor yarışmalarında önemli başarılar elde edildiYayırıl tatili Umre kafilesi dualarla kutsal topraklara uğurlandıKeşan Sosyal Hizmet Merkezi’nin minik öğrencileri de karnelerini aldıBaşkan Özcan’dan öğrencilere karne hediyesi
“Mahallem Konuşuyor”un son bölümünde köyler konuşuldu

“Mahallem Konuşuyor”un son bölümünde köyler konuşuldu

Keşan FM’de 15 günde bir yayınlanan “Mahallem Konuşuyor” programının 15 Haziran 2017 Perşembe günü yayınlanan 12. bölümünde Keşan köyleri ve Keşan Muhtarlar Derneği  konuşuldu.

Keşan FM Yayın Sorumlusu Buket Birsen Çayır’ın moderatörlüğünde saat 14.10’da başlayan programın stüdyo konuğu, Keşan Muhtarlar Derneği Başkanı, Yayla Köyü Muhtarı Mehmet Onur oldu. Çayır, programdan önce bazı köyleri ziyaret ederek muhtarlarla görüştüklerini ve köylerin sorunları hakkında bilgiler aldıklarını aktardı. Telefonla görüştükleri bazı muhtarların kayıt vermek istemediğini ifade eden Çayır, “Muhtarlarımızın bazıları kayıt vermeyi değil programın canlı yayın konuğu olmayı istediler. 45 köyümüz var. Tamamını 45 dakika süren bir programda konuşmak imkansız. Son programda köylere yer vermekteki amacımız; köylerimizin sorunlarına da olabildiğince kulak vermekti. Daha sonra, ilerleyen günlerde sadece köylerimizi konuşacağımız bir program da yapabiliriz. Ancak şu an için köylerimizi bu projenin dışında tutmak istemedik ve son programı köylerimizin sorunlarına ayırdık.”şeklinde konuştu.

“Gökçetepe ve Sazlıdere, Yayla kadar şanslı değil!”

Sözlerine, Yayla köyünün, coğrafi olarak Keşan’a 32 km., Saros Körfezi’ne 1 Km. mesafede yer aldığını, geçim kaynaklarının; kuru tarım, hayvancılık ve balıkçılık olduğunu dile getirerek başlayan Mehmet Onur, tüm köyler ele alındığında; köy yollarının iyileştirilmesiyle birlikte daha fazla parke taş döşenmesi işinin gerekliliğine dikkat çekti. Sahil köyü olan Yayla’nın bu sebeple bazı avantajlara sahip olduğunu dile getiren Onur, Gökçetepe ve Sazlıdere gibi yine sahilde olan bazı köylerin ise aynı şansa sahip olmadığını kaydetti. İmar planı dışında kalmalarının bu iki köyü olumsuz etkilediğini bildiren Onur, imar konusunun bu köyler için en kısa sürede çözüme kavuşturulması gerektiğine vurgu yaptı

Meriç; “Zati yakacak ihtiyacımız siter karşılığı para ile verilecek. Burada bir hata var. Bu yanlıştan dönülmeli”

Canlı yayın sırasında, programdan önce röportajları gerçekleştirilen Akhoca köyü Muhtarı Emrullah Meriç ve Gökçetepe köyü Muhtarı Abdullah Kemik’in köylerinin sorunlarına yönelik verdikleri bilgiler ve Keşan Muhtarlar Derneği ile ilgili eleştiri ve görüşleri de yayınlandı. Muhtarların görevinin kolay olmadığını kaydeden Meriç, “Vatandaşımız sorunlarının çözümü için bize geliyor. Her konuda çabalıyoruz fakat her zaman gerekli çözümü üretemiyoruz.” şeklinde konuştu. Emrullah Meriç, Akhoca’nın sorunlarını şöyle sıraladı: “Eğitim öğretim döneminde taşımalı sistemle ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Bu durum öğrencileri ve öğrenci velilerini üzüyor. Şu ana kadar bu sorunumuzu aşamadık. Vatandaşımız çöp toplama bedeli olan 5 TL’yi ödemekte rahat davranıyor. Ödemiyor. Bunun gerekliliğini anlatmakta güçlük çekiyoruz. Geçim kaynağımız tarım, çiftçilik yapıyoruz. Toprak, göç veren bölgemiz için değerli. Bu noktada yapılan tarımda toplulaştırma çalışmaları halkımızı son derece memnun etti. Topraksız aileler 40’ar dönüm toprak sahibi oldu. 107 vatandaşımız çok yakında belgelerini alacak. Akhoca’ya 3 bin 500 metrekare parke taşı döşendi ama bu bize az geliyor. Elbette diğer köylerimiz de ihtiyacı olanı alsın fakat Akhoca’nın da hak ettiğini alması bizi mutlu eder. Bir de biz orman köylüsüyüz. Devletimiz bu yıla kadar zati yakacak ihtiyacımızı diğer orman köylerimizle birlikte karşılıyordu. Ancak bu yıl, yakacağımızın siter karşılığı paralı olarak verilmesi kararlaştırıldı. Orman köylüsü olmayan köyler de bu kapsama alındı. Burada bir hata yapılıyor. Halkımız tepkili. Bu yanlıştan en kısa sürede dönülmesini arzu ediyoruz.”

"Kılıçköy sınırları içindeki şehit mezarlığı hak ettiği yapıya kavuşsun"

Meriç, Kılıçköy sınırları içerisinde bulunan şehit mezarlığına da şu sözlerle dikkat çekti: “Burada, Osmanlı-Rus harbi zamanında Bulgar çeteleri tarafından katledilen askerlerimizin olduğu söyleniyor. O döneme canlı şahit olanlardan duyuyoruz. Buranın tarihçilerimiz tarafından araştırılmasını ve düzenleme yapılarak hak ettiği fiziksel ve manevi yapıya kavuşmasını istiyoruz.”

Kemik; "Arkadaşlar, siz hangi köye gittiniz, hangi noksanları tespit ettiniz de gittiniz toplantılara?”

Gökçetepe Muhtarı Abdullah Kemik, ana sıkıntılarının, Sazlıdere de dahil olmak üzere imar konusu olduğunu söyledi. İmar planlarının ivedi şekilde hayata geçirilerek Gökçetepe ve Sazlıdere’nin canlandırılması gerektiğinin altını çizen Kemik, “Turizm ile ilgili yapılan toplantılarda da dile getirdim. Bu bölgeye bir şeyler yapılabilmesi için bu sorunu çözmemiz gerekiyor. 2 bin 500 dönüm arazi satılmış ancak bu sorun çözülmeden direk dahi dikemiyorsun araziye. İl Genel Meclis üyeleri, Edirne’de gerçekleştirilen toplantılara hazırlıklı gitmeli. Ben şimdi buradan soruyorum, 'Arkadaşlar, siz hangi köye gittiniz, hangi noksanları tespit ettiniz de gittiniz toplantılara?' Köyleri gezip, sorunları belirleyerek, 45 köyümüzün sorunlarını rapor haline getirerek görüşmelere gitmek lazım. İl Genel Meclis üyeliği böyle olmalı. Gönlümüz bunları istiyor. Köyden, muhtardan, köylünün ağzından noksanları yazıp veya derleyip toplayıp Edirne’de buna göre proje yapılmalı veya bütçe buna göre hazırlanmalıdiye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

 

“Muhtarlıklarımız, sahillerde oluşturacakları birimlerle, kimlik bildirimine yardımcı olabilir.”

Programda, 1774 Sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nda, OHAL kapsamında yapılan düzenlemeyi hatırlatan Mehmet Onur, “Yapılan düzenleme ile bu kanunun ilgili maddesine 'günübirlik kiralanan evler' de eklenmiş. Kanunun ilgili maddesinde sayılan özel veya resmi her türlü konaklama tesisinin tüm kayıtlarını bilgisayarda günü gününe tutması, kolluk kuvvetlerinin veri kayıt sistemine tüm güncellemeleri anlık olarak iletmeleri gerektiği bir zorunluluk olarak ifade ediliyor. Bu konuda gerekli itinayı göstermeyenlere ise 10 bin TL ile 5 bin TL. arasında idari para cezası verileceği, durumun, işletme ruhsatının iptaline kadar varabileceği vurgulanıyor. Halkımızın, kimlik bildirimi konusuna duyarlı davranması, işletmelerimizin güncellemeleri hassasiyetle takip etmeleri gerekiyor. Bizler de muhtarlar olarak, henüz bu konuyu bir araya gelerek konuşmadık ama,vatandaşımıza yardımcı olmak adına sahillerimizde muhtarlık birimleri oluşturabilir, halkımızı bilgilendirebiliriz.”şeklinde konuştu.

Muhtarlara, dernek çatısı altında birlik olma çağrısı!

Program sırasında yayınlanan röportajlarda, muhtarlar Meriç ve Kemik’in, dernek konusunda birlik çağrısı yapmaları dikkat çekti. Meriç, yapılan son genel kuruldan sonra dernekte kutuplaşmalar olduğunu, bazı muhtarların dernekten kopma noktasına geldiğini vurguladı. “Meseleleri büyütmeden, hataları kusurları abi - kardeş duygusuyla değerlendirerek bir arada kalmaya devam edelim, derneğimize sahip çıkalım” diyen Meriç, muhtarlara; “Seçilmiş insanlar olarak birbirimizden üstünlüğümüz yok. Bugünden tezi yok gelin derneğimize sahip çıkalım” çağrısı yaptı. Kemik ise, derneğin amacına uygun yürütülmediği takdirde dernekte durma taraftarı olmadığını belirterek, şunları söyledi; “Muhtarlar Derneği’nde son zamanlarda çekişmeler olduğu doğrudur. Var olan bir şeye yok diyemeyiz. Hepimiz insanız. Bu muhtarlıklar bir gün bitecek. Akraba ilişkilerimizi, dostluk, kardeşlik ilişkilerimizi unutmadan, bu dernek çatısı altında güzel şeyler bu güne kadar yaptık, bundan sonra da yapılacağına eminim. Çok kötü günlerden alındı bu dernek. Ben istiyorum ki hep birlikte olalım. Derneğin yaşatılabilmesi için 3 TL belge parası alınıyor. Benim içim cızlıyor. Dernek amacına uygun hale gelmeli, bedel almadan işler yürütülmeli. Dernek budur. Parayla olduktan sonra başka yerde de yapılır bu.”

Onur: "Herkese karşı saygı çerçevesi içerisinde ilişkilerimi sürdürdüm, sürdürüyorum

Dile getirilen eleştiri, öneri ve birlik çağrısı üzerine Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Onur, “2 dönemdir muhtarlık yapıyorum. Herkese karşı saygı çerçevesi içerisinde ilişkilerimi sürdürdüm, sürdürüyorum. Toplamda 3 yılı kapsayan başkanlık döneminde de bir yılı doldurdum. Genel kurulumuzda benden önceki başkan Kozköy Muhtarı Kadir Uzun ile çekiştik. Başkan ben oldum. O günden bu yana da, onu destekleyen bazı arkadaşlarımız dernekten ayrılma kararı aldı. Hatta yeni dönem muhtar olan arkadaşlarımızın bazılarıyla  oturup çay kahve dahi içmeden küs olduk. 51 üyesi olan derneğin belirli giderleri var. Abdullah Kemik’in ifade ettiği 3 TL belge parasını almayı, Kemik’in de dahil olduğu bir ortamda ortak bir karar olarak belirledik. En azından derneğe faydası olur düşüncesi ile alınsın denildi. Ben de istemiyorum bu bedelin alınmasını. Haliyle derneği yaşatmak için gelire ihtiyaç duyuyoruz. 100 TL aidat bedelimiz var. Bunu düzenli ödeyen de 22 muhtar arkadaşımız.” şeklinde konuştu.

Programın sonunda Çayır,  “Mahallem Konuşuyor”un değerlendirilmesi kapsamında, Keşan Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan’ı da davet ettiklerini, tarihi henüz belli olmamakla birlikte, en kısa süre içerisinde Başkan Özcan ile bir program yapacaklarını dile getirdi.

Haber MERKEZİ

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

67 okulda karne alan 13 bin 391 öğrenci yarıyıl tatiline başladı

Türkiye genelinde olduğu gibi Keşan'da da 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı’nın 1. dönemi, dün, 50 resmi, 17 özel olmak üzere toplamda 67 okulda 13 bin 391 öğrencinin karne almasıyla sona ererken, Ali Kale ve Kardeşleri İlkokulu'nda, Karne Töreni yapıldı.

Saat 10.30'da başlayan törene, Keşan Kaymakamı Nuri Özder ve Keşan İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili İlhan Saz, okul yöneticileri, öğretmenler ve veliler katıldı. Özder ve Saz, burada öğrenciler ile bir araya gelerek, ilkokul öğrencileri ile anasınıfı öğrencilerine karne ve başarı belgeleri ile hediyeler takdim etti.

Özder: "Bazı branşlardaki norm kadromuzda ise fazlamız var"

Karne dağıtımının ardından basın mensuplarına ilk dönem ile ilgili kısa bir değerlendirmede bulunan Nuri Özder, 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı 1. döneminin, fazla büyük bir sorun olmadan geride kaldığını dile getirerek, "Çok yoğun bir sıkıntı yaşamadık. Bazı sıkıntılarımız oluyor tabii ki ama ikinci dönem bunların daha az olması için çalışacağız. Öğretmen açığı ile ilgili bir sorunumuz yok. Ücretli öğretmen sayımız oldukça az. Bazı branşlardaki norm kadromuzda ise fazlamız var. Tüm öğretmen ve öğrencilerimize iyi tatiller dilerim." dedi.

Saz: "Değerli veliler; Karneler çocuklarımızın nasıl bir insan olduğunu ortaya koymaz"

Daha sonra konuşan Keşan İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili İlhan Saz, 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı 1. yarıyıl sonunda Keşan'da 13 bin 391 öğrencinin karne heyecanı yaşadığını dile getirerek, "İlçemizde 1108 öğretmenimizle sorunsuz olarak 1.yarıyıl dönemini tamamlamış bulunmaktayız. Sevgili öğrenciler; Başarı birden çok faktöre bağlıdır. Başarıya ulaşmada sorumluluk duyma, planlı çalışma, ulaşılabilir hedeflere sahip olma ve kararlı olma son derece önemlidir. Tatiller, dinlenmeyi hak ettiğimiz dönemlerdir. Bütün bir dönemin yorgunluğunu tatilde atmak en büyük hakkınızdır. Kitap okuma alışkanlığınızı pekiştirmek amacıyla bol bol kitap okumanızı tavsiye ediyorum. Değerli öğretmen arkadaşlarım; Bugün sizlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmayı sınıflarımızda bekleyen öğrencilerimiz, yarın ülkemizi daha iyi seviyelere çıkarabilmek için bayrağı hepimizden teslim alacaktır. Elimizdeki cevheri gerektiği gibi işlersek verdiğimiz emekler asla boşa gitmeyecektir. Sevgi dolu, sabırlı, hoşgörülü, yenilikleri takip edip, bilgilerini güncelleyen ve bu bilinçle hareket eden siz değerli meslektaşlarımın yetiştirdiği öğrenciler her birimizin gururu olacaktır. Değerli veliler; Karneler çocuklarımızın nasıl bir insan olduğunu ortaya koymaz, onların okul derslerindeki durumlarının nasıl olduğunu gösteren belgelerdir. Karneleri değerlendirirken, çocuklarımızı cesaretlendirmeli, özgüvenlerini yitirmelerine neden olacak kıyaslamalardan kaçınmalıyız. Esas olan Çocuklarımızın mutluluğudur. Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 2. döneme en iyi şekilde hazırlık yapmaktayız. 1. dönem çalışmalarımıza katkı sunan ve desteklerini esirgemeyen tüm paydaşlarımıza, tüm kişi ve kurumlara destek ve katkılarından ötürü şükranlarımızı arz ediyor tüm öğretmen ve öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum." diye konuştu. Eğitim öğretim yılının ikinci dönemi ise 5 Şubat 2018 Pazartesi başlayacak.

 

İlker GÜREL

 

 

 

“Hükümet, Türkiye’yi hukuk sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyor”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu yaptığı açıklamada; OHAL’in 6’ncı defa 3 ay daha uzatılması ve ülkedeki ekonomik durum hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Dış dünyada itibar kaybediyoruz,

mecliste sürekli kan kaybediyor”

Açıklamasına, “AKP, Türkiye’de ekseni kaydırmaya çalışıyor ancak, halktan destek bulamıyor.” diyerek, başlayan Gaytancıoğlu şunları söyledi: “16 Nisan’dan sonra tek adam rejimi devreye girdi. 15 Temmuz’da da, bir darbe girişimi sonucu ülkede OHAL ilan edildi. Türkiye, OHAL sürecinden bir türlü çıkarılamıyor. Çıkamadığımızdan ötürü de, dış dünyada itibar kaybediyoruz, mecliste sürekli kan kaybediyor. Meclise yasalar gelmiyor ve tek adam rejimi kendi gücünü kanun hükmünde kararnamelerle, sarayda hazırladığı yasalarla Türkiye Cumhuriyeti’ne dikte ettirmeye çalışıyor. Biz, CHP olarak, 15 Temmuz’a genel kontrollü darbe dedik. 20 Temmuz saray darbesine karşıyız. Çünkü 1 milyona yakın insan tutuklandı ve yerlerinden edildi.”

“Hükümeti Türkiye’yi hukuk

sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyor”

Okan Gaytancıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de hukuku bitirmek isteyen tek adam rejimi var. Türkiye Cumhuriyeti, 1923 tarihinden itibaren belli bir süre tek partiyle yönetildi ancak, daha sonra çok partili döneme geçildi ve demokrasi işledi. Halkın seçtiği kişiler parlamentoda yer aldı. Yasalar uzlaşmayla geçti. Anayasa Mahkemesi’nin kararları tüm yasaların üzerindedir. Fakat, hükümet Türkiye’yi hukuk sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyorlar. Hukukun üstünlüğünü ön plana çıkarmıyor, üstünlerin hukukunu ortaya çıkarıyorlar. Burada üstün olanda, tek adamdır. Sarayda, danışmanlar yasaları hazırlıyor ve meclise gerek duyulmadan çıkartılıyor. Örnek vermek gerekirse; OHAL, 6’ncı defa 3 ay uzatıldı. Uzatılmasıyla birlikte meclis tatile sokuldu.”

“İnsanlar işsizlik ve yoksullukla baş başa kaldı”

AK Parti hükümetinin Türkiye’nin yüzde 11.1 büyüdüğünü dile getirdiğini hatırlatan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’de ekonomi çok kötü durumda ancak, büyüdüğümüz dile getiriliyor. Bundan ne işsizler ne çiftçiler, ne de emekliler faydalanabiliyor. Ama bağkur primlerinde yüzde 20’ye yakın bir artış söz konusu. Emekli maaşlarına gelen zam ise, yüzde 5.4 seviyelerindedir. Enflasyon ise, yüzde 12 seviyelerinde olduğu görülüyor. Kısacası, ekonomi çok kötü durumdadır. Dışarıda ülkenin itibarı kalmadı. Bunun yolu uzlaşma ve hukukun üstün kılınmasıdır. Türkiye’de farklı gündemler ortaya atılıyor ama insanlar işsizlik ve yoksullukla baş başa kalıyor.”

“Birçok ürünü ithal ediyoruz”

Türkiye tarımının durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Okan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye tarım ülkesi ama halen birçok ürünü ithal ediyoruz. Halkımız yaşananları görüyor. İlk seçimlerde, halkımız sandıkta gereken cevabı verecektir. CHP olarak, Türkiye’yi yönetmeye talibiz.”

(Deniz ÇİL)

Akıllı: “Belediye ve kooperatif yönetimi devir konusunu unuttu”

Erikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi eski 2. Başkanı Şükrü Akıllı, yaptığı açıklamada; kooperatifin, Keşan Belediyesi’ne devri ve yaz döneminde alınması gereken tedbirler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Yaz mevsimi için güvenlik tedbirleri alınmalı”

Erikli’nin yaz mevsiminde nüfusunun 75 bin-80 bin seviyelerine ulaştığının altını çizerek, sözlerine başlayan Akıllı, şunları söyledi: “Nüfusun artması nedeniyle, güvenlik tedbirlerinin artırılmasında ve zabıta sayısının artırılmasında fayda var. Erikli’nin belli noktalarına mobese kameralarının da, konulması gerekiyor. Erikli’nin ve bölgenin güvenliği için bunlar şarttır. 2017 yılının sonlarında Erikli’de toplantı olmuştu ve konu hakkında, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan bilgilendirmede bulunmuştu.”

“Yaz döneminde su sıkıntısı yaşanabilir”

Şükrü Akıllı sözlerine şöyle devam etti: “Yaz mevsiminde yaşanan olumlu ya da olumsuz olaylar karşısında tecrübe sahibi olmuş oluyoruz. Erikli’de herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmaması için kış mevsiminden itibaren alınması gerekiyor. Erikli’de en büyük sorunların başında su geliyor. Bu yıl yeterli yağışların olmadığını görüyoruz. Eğer havalar bu şekilde devam ederse, gelecek yaz döneminde su anlamında ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliriz. Ayrıca, alt yapı anlamında gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Aksi takdirde, gelecek yaz döneminde tatil için gelenler insanlar yine çile çekmeye devam ederler.”

“Belediye ve kooperatif

yönetimi devir konusunu unuttu”

Kooperatifin belediyeye devri konusunda, değerlendirmelerde bulunan Akıllı, sözlerini şöyle tamamladı: “Belediyeye devir konusunda kaçınılıyor. Ufak tefek tedbirlerle, Erikli’de bazı şeyler düzeltilmeye çalışılıyor. Ancak, ufak tefek tedbirler alınarak, Erikli’de sorunlar çözülemez. Kalıcı tedbirlerin alınması gerekiyor. Biz, kooperatifin Keşan Belediyesi’ne devrini sürekli dile getirdik. Ancak, gelinen noktaya bakıldığında, belediye ve kooperatif yönetimi devir konusunu unuttu. Önümüzdeki dönem, kooperatifin görev süresi doluyor. Soruyorum: Erikli’de hizmeti kim götürecek? Artık, sorunun çözüme kavuşturulması gerekiyor.”

(Deniz ÇİL)

Karaman: “Dernek binası en geç 1 ay içinde kullanıma açılacak”

Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği’nin yeni binasında inşaat çalışmaları devam ediyor.

Konuyla ilgili olarak, Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği Başkanı Sebahattin Karaman ve Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Gücüyener bilgilendirmede bulundu.

“1 ay içinde kullanıma açılacak”

Dernek binasının en geç 1 ay içerisinde kullanıma açılacağını belirten Karaman, “Yıkım aşamasındaki süreç sıkıntılı oldu. Binanın ana yol üzerinde olması ve bizim bölgemizde binayı yıkacak donanımda makine yoktu. Makine İstanbul’dan geldi. Diğer süreçler ile birlikte de bizim düşündüğümüzden 1,5 aylık bir sarkma oldu. Bizim amacımız 6 aylık bir süreçte içine geçmekti ama olmadı. Binanın yapımına 1,5 ay geç başladık. Yinede düşündüklerimizi uyguladık. Mimar Şenol Yalı kardeşimizi tebrik ederek anmak istiyorum. Bize çok faydası oldu. Teknik ekibimizin desteği, onların motivasyonu ve yönetim, denetim kurulu arkadaşlarımız dahil bir ekip oluşturduk ve binayı bu duruma getirdik. Binanın yüzde 95’lik kısmı bitti. Hedeflediğimiz amaçlar doğrultusunda, bina için hedeflediğimiz meblağ vardı buna da paramız yetti. Eksik olarak ince işçilik kaldı. İnce sıva ve parke döşeme kaldı. En fazla 1 ay içerisinde içine geçeceğiz. Asansörümüz oldu, boyamız bitti, su ve doğal gaz bitti.” dedi.

“Bina ne şekilde kullanılacak?”

Dernek binasının ne şekilde kullanılacağı hakkında da, bilgilendirmede bulunan Sebahattin Karaman, sözlerine şöyle devam etti: “Binamızın adı Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği, binamızın alt katımızı kiracılarımız belli. 2. ve 3. kat Emekli Öğretmenler Derneği ve toplantı salonu olarak kullanacağız. Son 3 katı kiraya vereceğiz. Sosyal amaçlı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Teras katı da lokanta olarak kullanmak istiyoruz.”

“Diğer binalarda, asansör olmadığı

için fazlalık gibi gözüküyor”

Dernek binasının diğer binalara göre, yüksekliğinin fazla olduğu yönünde yapılan eleştiriler hakkında da, konuşan Karaman, sözlerini şöyle tamamladı: “Herkes bir şeyler söyleyecek, eleştirilere açığız. Hatamız var ise hatamızı da kabul ederiz. Karşılıklı bakıldığında karşımızdaki bina ile yüksekliği aynı. Gözüken ön tarafta bir asansör boşluğunun olduğu bölge var. Bu yerin yapılması gerekiyordu. Diğer binalarda o yok, asansör olmadığı için fazlalık gibi gözüküyor. Binamızın 1 metrelik kapalı çıkması vardı önceden Belediye Başkanımıza gittik bu konuda o da teknik olarak bunu yapamayacağımızı söyledi. Şu anda bir fazlalık yok veya kapalı çıkmamız yok.”

(Deniz ÇİL)

 

Keşan TSO Kadın Girişimciler'in kadınları üretime teşvik edecek projesi: "Marifetli Hanım Eller Kooperatifi"

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Kadın Girişimciler Kurulu tarafından, Trakya'daki oda ve borsaların ortaklığında kurulan Trakya ABİGEM (Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi) A.Ş. işbirliğinde, "Bin kadın" sloganı ile hazırlanan "Marifetli Hanım Eller Kooperatifi" projesi, dün düzenlenen basın toplantısı ile tanıtıldı.

Saat 12.30 sıralarında, Keşan TSO Meclis Toplantı Salonu'nda başlayan basın toplantısına; Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Kadın Girişimciler Kurulu üyeleri ile Trakya ABİGEM A.Ş. Direktörü Fatih Yaldız katıldı.

Helvacıoğlu: "Kadına değer vermek sözle olmaz"

Toplantıda, proje ile ilgili bilgiler veren Helvacıoğlu, Keşan TSO Kadın Girişimciler Kurulu ile Trakya ABİGEM A.Ş. işbirliğinde gerçekleştirilen projede, Keşan, İpsala ve Enez’i kapsayan bölgedeki bin kadının üretime katılması amacıyla hayata geçirileceğinin altını çizerek, "Bu önemli proje ile yaşamın her alanında yanımızda olan kadınlarımızı üretime teşvik edeceğiz. Marifetli hanım eller projemiz ile kadınlarımız aile, bölge ve ülke ekonomisine de katkı sağlayacak. Gıda ve hizmet konusunda ürettikleri ev ve el ürünlerini satarak ekonomiye değer katacaklar. Kadın girişimcilerimiz bir araya gelerek bilgi ve deneyim alışverişinde bulunacak ve birbirlerini güçlendirmeleri sağlanacak. Üyeler, internet sitesi üzerinden de sipariş alıp satış yapabilecek. Kooperatif üyesi kadınlar, eğitimler sayesinde istedikleri alanlarda uzmanlaşma imkanı da bulacak. Sabit satış noktası ve satış tır dorsesi marifeti ile kadınlarımız kooperatif kültürü kapsamında ürettikleri ev ve el ürünlerini pazarlayabilecekler. Hazırladığımız projeyi AB, Kalkınma Ajansı ve sınır ötesi gibi çağrıya çıkan hibe programlarına sunacağız. Kadına değer vermek sözle olmaz. Kadınlarımızı üretime sokabiliyorsak işte o zaman kadına değer vermiş oluruz." dedi.

Yaldız: "Kadınlarımız, artık el ürünlerini sosyal medyadan satışa sunuyor"

Mustafa Helvacıoğlu'nun ardından söz alan Yaldız, projenin, kadınlara yönelik ve üretimin amaçlanması nedeniyle tercih edilebilir olduğunun altını çizerek, "Proje taslağı olarak hazır olmalıyız. Çünkü başvuru süresi kısa oluyor ve bu kısa sürede hazırlıklı olmalıyız. Kadınlarımız, artık el ürünlerini sosyal medyadan satışa sunuyor. Bu kadınlarımızı tespit ederek, projeye dahil edebilir, böylece hem üretimi arttırır, hem de projenin amacına ulaşmasına yardımcı olabiliriz. Ciddi ve kadınlara destek verici olan bu proje, eğitimlerle güçlendirilebilir. " diye konuştu. Toplantı, Kadın Girişimciler Kurulu üyelerinin, proje hakkındaki sorularını cevaplandırılmasının ardından sona erdi.

İlker GÜREL

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250