Son Dakika
Kısa süre içerisinde yeni hastane seferleri başlayacakCHP’de listeler değişti, Bircan 2.sıraya adayı olduKantar: “Bonzai ile ilgili cezalar ağırlaştırılmalı”“Üretici, iflas etme noktasına geldi”Gaytancığlu, AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştirdiMotosiklet minibüse çarptı: 1 yaralıYağmur Sokak 45 gündür internet bekliyorÇeltik tohumu su ve toprakla buluşuyorKarahisar Muhtarı İlhan Siner: "4 bin dekar alanın sulanabilir hale gelmesini sağlayanlara teşekkür ederiz"2018 yılı hasat ve balya bağlama fiyatları belirlendi
“Mahallem Konuşuyor”un son bölümünde köyler konuşuldu

“Mahallem Konuşuyor”un son bölümünde köyler konuşuldu

Keşan FM’de 15 günde bir yayınlanan “Mahallem Konuşuyor” programının 15 Haziran 2017 Perşembe günü yayınlanan 12. bölümünde Keşan köyleri ve Keşan Muhtarlar Derneği  konuşuldu.

Keşan FM Yayın Sorumlusu Buket Birsen Çayır’ın moderatörlüğünde saat 14.10’da başlayan programın stüdyo konuğu, Keşan Muhtarlar Derneği Başkanı, Yayla Köyü Muhtarı Mehmet Onur oldu. Çayır, programdan önce bazı köyleri ziyaret ederek muhtarlarla görüştüklerini ve köylerin sorunları hakkında bilgiler aldıklarını aktardı. Telefonla görüştükleri bazı muhtarların kayıt vermek istemediğini ifade eden Çayır, “Muhtarlarımızın bazıları kayıt vermeyi değil programın canlı yayın konuğu olmayı istediler. 45 köyümüz var. Tamamını 45 dakika süren bir programda konuşmak imkansız. Son programda köylere yer vermekteki amacımız; köylerimizin sorunlarına da olabildiğince kulak vermekti. Daha sonra, ilerleyen günlerde sadece köylerimizi konuşacağımız bir program da yapabiliriz. Ancak şu an için köylerimizi bu projenin dışında tutmak istemedik ve son programı köylerimizin sorunlarına ayırdık.”şeklinde konuştu.

“Gökçetepe ve Sazlıdere, Yayla kadar şanslı değil!”

Sözlerine, Yayla köyünün, coğrafi olarak Keşan’a 32 km., Saros Körfezi’ne 1 Km. mesafede yer aldığını, geçim kaynaklarının; kuru tarım, hayvancılık ve balıkçılık olduğunu dile getirerek başlayan Mehmet Onur, tüm köyler ele alındığında; köy yollarının iyileştirilmesiyle birlikte daha fazla parke taş döşenmesi işinin gerekliliğine dikkat çekti. Sahil köyü olan Yayla’nın bu sebeple bazı avantajlara sahip olduğunu dile getiren Onur, Gökçetepe ve Sazlıdere gibi yine sahilde olan bazı köylerin ise aynı şansa sahip olmadığını kaydetti. İmar planı dışında kalmalarının bu iki köyü olumsuz etkilediğini bildiren Onur, imar konusunun bu köyler için en kısa sürede çözüme kavuşturulması gerektiğine vurgu yaptı

Meriç; “Zati yakacak ihtiyacımız siter karşılığı para ile verilecek. Burada bir hata var. Bu yanlıştan dönülmeli”

Canlı yayın sırasında, programdan önce röportajları gerçekleştirilen Akhoca köyü Muhtarı Emrullah Meriç ve Gökçetepe köyü Muhtarı Abdullah Kemik’in köylerinin sorunlarına yönelik verdikleri bilgiler ve Keşan Muhtarlar Derneği ile ilgili eleştiri ve görüşleri de yayınlandı. Muhtarların görevinin kolay olmadığını kaydeden Meriç, “Vatandaşımız sorunlarının çözümü için bize geliyor. Her konuda çabalıyoruz fakat her zaman gerekli çözümü üretemiyoruz.” şeklinde konuştu. Emrullah Meriç, Akhoca’nın sorunlarını şöyle sıraladı: “Eğitim öğretim döneminde taşımalı sistemle ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Bu durum öğrencileri ve öğrenci velilerini üzüyor. Şu ana kadar bu sorunumuzu aşamadık. Vatandaşımız çöp toplama bedeli olan 5 TL’yi ödemekte rahat davranıyor. Ödemiyor. Bunun gerekliliğini anlatmakta güçlük çekiyoruz. Geçim kaynağımız tarım, çiftçilik yapıyoruz. Toprak, göç veren bölgemiz için değerli. Bu noktada yapılan tarımda toplulaştırma çalışmaları halkımızı son derece memnun etti. Topraksız aileler 40’ar dönüm toprak sahibi oldu. 107 vatandaşımız çok yakında belgelerini alacak. Akhoca’ya 3 bin 500 metrekare parke taşı döşendi ama bu bize az geliyor. Elbette diğer köylerimiz de ihtiyacı olanı alsın fakat Akhoca’nın da hak ettiğini alması bizi mutlu eder. Bir de biz orman köylüsüyüz. Devletimiz bu yıla kadar zati yakacak ihtiyacımızı diğer orman köylerimizle birlikte karşılıyordu. Ancak bu yıl, yakacağımızın siter karşılığı paralı olarak verilmesi kararlaştırıldı. Orman köylüsü olmayan köyler de bu kapsama alındı. Burada bir hata yapılıyor. Halkımız tepkili. Bu yanlıştan en kısa sürede dönülmesini arzu ediyoruz.”

"Kılıçköy sınırları içindeki şehit mezarlığı hak ettiği yapıya kavuşsun"

Meriç, Kılıçköy sınırları içerisinde bulunan şehit mezarlığına da şu sözlerle dikkat çekti: “Burada, Osmanlı-Rus harbi zamanında Bulgar çeteleri tarafından katledilen askerlerimizin olduğu söyleniyor. O döneme canlı şahit olanlardan duyuyoruz. Buranın tarihçilerimiz tarafından araştırılmasını ve düzenleme yapılarak hak ettiği fiziksel ve manevi yapıya kavuşmasını istiyoruz.”

Kemik; "Arkadaşlar, siz hangi köye gittiniz, hangi noksanları tespit ettiniz de gittiniz toplantılara?”

Gökçetepe Muhtarı Abdullah Kemik, ana sıkıntılarının, Sazlıdere de dahil olmak üzere imar konusu olduğunu söyledi. İmar planlarının ivedi şekilde hayata geçirilerek Gökçetepe ve Sazlıdere’nin canlandırılması gerektiğinin altını çizen Kemik, “Turizm ile ilgili yapılan toplantılarda da dile getirdim. Bu bölgeye bir şeyler yapılabilmesi için bu sorunu çözmemiz gerekiyor. 2 bin 500 dönüm arazi satılmış ancak bu sorun çözülmeden direk dahi dikemiyorsun araziye. İl Genel Meclis üyeleri, Edirne’de gerçekleştirilen toplantılara hazırlıklı gitmeli. Ben şimdi buradan soruyorum, 'Arkadaşlar, siz hangi köye gittiniz, hangi noksanları tespit ettiniz de gittiniz toplantılara?' Köyleri gezip, sorunları belirleyerek, 45 köyümüzün sorunlarını rapor haline getirerek görüşmelere gitmek lazım. İl Genel Meclis üyeliği böyle olmalı. Gönlümüz bunları istiyor. Köyden, muhtardan, köylünün ağzından noksanları yazıp veya derleyip toplayıp Edirne’de buna göre proje yapılmalı veya bütçe buna göre hazırlanmalıdiye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

 

“Muhtarlıklarımız, sahillerde oluşturacakları birimlerle, kimlik bildirimine yardımcı olabilir.”

Programda, 1774 Sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nda, OHAL kapsamında yapılan düzenlemeyi hatırlatan Mehmet Onur, “Yapılan düzenleme ile bu kanunun ilgili maddesine 'günübirlik kiralanan evler' de eklenmiş. Kanunun ilgili maddesinde sayılan özel veya resmi her türlü konaklama tesisinin tüm kayıtlarını bilgisayarda günü gününe tutması, kolluk kuvvetlerinin veri kayıt sistemine tüm güncellemeleri anlık olarak iletmeleri gerektiği bir zorunluluk olarak ifade ediliyor. Bu konuda gerekli itinayı göstermeyenlere ise 10 bin TL ile 5 bin TL. arasında idari para cezası verileceği, durumun, işletme ruhsatının iptaline kadar varabileceği vurgulanıyor. Halkımızın, kimlik bildirimi konusuna duyarlı davranması, işletmelerimizin güncellemeleri hassasiyetle takip etmeleri gerekiyor. Bizler de muhtarlar olarak, henüz bu konuyu bir araya gelerek konuşmadık ama,vatandaşımıza yardımcı olmak adına sahillerimizde muhtarlık birimleri oluşturabilir, halkımızı bilgilendirebiliriz.”şeklinde konuştu.

Muhtarlara, dernek çatısı altında birlik olma çağrısı!

Program sırasında yayınlanan röportajlarda, muhtarlar Meriç ve Kemik’in, dernek konusunda birlik çağrısı yapmaları dikkat çekti. Meriç, yapılan son genel kuruldan sonra dernekte kutuplaşmalar olduğunu, bazı muhtarların dernekten kopma noktasına geldiğini vurguladı. “Meseleleri büyütmeden, hataları kusurları abi - kardeş duygusuyla değerlendirerek bir arada kalmaya devam edelim, derneğimize sahip çıkalım” diyen Meriç, muhtarlara; “Seçilmiş insanlar olarak birbirimizden üstünlüğümüz yok. Bugünden tezi yok gelin derneğimize sahip çıkalım” çağrısı yaptı. Kemik ise, derneğin amacına uygun yürütülmediği takdirde dernekte durma taraftarı olmadığını belirterek, şunları söyledi; “Muhtarlar Derneği’nde son zamanlarda çekişmeler olduğu doğrudur. Var olan bir şeye yok diyemeyiz. Hepimiz insanız. Bu muhtarlıklar bir gün bitecek. Akraba ilişkilerimizi, dostluk, kardeşlik ilişkilerimizi unutmadan, bu dernek çatısı altında güzel şeyler bu güne kadar yaptık, bundan sonra da yapılacağına eminim. Çok kötü günlerden alındı bu dernek. Ben istiyorum ki hep birlikte olalım. Derneğin yaşatılabilmesi için 3 TL belge parası alınıyor. Benim içim cızlıyor. Dernek amacına uygun hale gelmeli, bedel almadan işler yürütülmeli. Dernek budur. Parayla olduktan sonra başka yerde de yapılır bu.”

Onur: "Herkese karşı saygı çerçevesi içerisinde ilişkilerimi sürdürdüm, sürdürüyorum

Dile getirilen eleştiri, öneri ve birlik çağrısı üzerine Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Onur, “2 dönemdir muhtarlık yapıyorum. Herkese karşı saygı çerçevesi içerisinde ilişkilerimi sürdürdüm, sürdürüyorum. Toplamda 3 yılı kapsayan başkanlık döneminde de bir yılı doldurdum. Genel kurulumuzda benden önceki başkan Kozköy Muhtarı Kadir Uzun ile çekiştik. Başkan ben oldum. O günden bu yana da, onu destekleyen bazı arkadaşlarımız dernekten ayrılma kararı aldı. Hatta yeni dönem muhtar olan arkadaşlarımızın bazılarıyla  oturup çay kahve dahi içmeden küs olduk. 51 üyesi olan derneğin belirli giderleri var. Abdullah Kemik’in ifade ettiği 3 TL belge parasını almayı, Kemik’in de dahil olduğu bir ortamda ortak bir karar olarak belirledik. En azından derneğe faydası olur düşüncesi ile alınsın denildi. Ben de istemiyorum bu bedelin alınmasını. Haliyle derneği yaşatmak için gelire ihtiyaç duyuyoruz. 100 TL aidat bedelimiz var. Bunu düzenli ödeyen de 22 muhtar arkadaşımız.” şeklinde konuştu.

Programın sonunda Çayır,  “Mahallem Konuşuyor”un değerlendirilmesi kapsamında, Keşan Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan’ı da davet ettiklerini, tarihi henüz belli olmamakla birlikte, en kısa süre içerisinde Başkan Özcan ile bir program yapacaklarını dile getirdi.

Haber MERKEZİ

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Kısa süre içerisinde yeni hastane seferleri başlayacak

S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetimi, yeni hastane güzergahına seferlerin başlatılması için harekete geçti.

S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetimi, yapımı devam eden ve 11 Haziran 2018 tarihinde açılışının gerçekleştirileceği yeni Devlet Hastanesi güzergahına seferlerin başlatılması için harekete geçti. İlgili kurumlar ile güzergah belirlenmesinde görüşmelere başlandığı öğrenilirken, kararın kısa süre içerisinde belli olacağı, kararın olumlu çıkması sonrasında da 2, 4 ve 5 nolu minibüs hatlarının bu güzergahı da içerisine alan seferlerin başlatılacağı edinilen bilgiler arasında.

 İlker GÜREL

CHP’de listeler değişti, Bircan 2.sıraya adayı oldu

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Merkezi tarafından YSK’ya teslim edilen Edirne Milletvekili aday listelerinde değişiklik yaşandı.

YSK tarafından yapılan incelemeler sonucunda, CHP Genel Merkezi’nin Edirne’deki 2.sıra milletvekili adayı olarak belirlediği Ediz Ün’ün adaylığının kabul edilmediği öğrenildi.

CHP Genel Merkezi yetkilileri, konuyu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bildirmesinin ardından; Kılıçdaroğlu’nun 2.sıra milletvekili adaylığı için Erdin Bircan’ın getirilmesi yönünde bilgi tebliğ ettiği öğrenildi.

Pekcanlı: “Ediz Ün’ün yerine 2.sıra adayı

olarak milletvekilimiz Erdin Bircan aday gösterildi”

Konuyla ilgili olarak, dün açıklama yapan CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı şunları söyledi:

“Geçmiş dönem Merkez İlçe Başkanımız Ediz Ün’ün daha önce Cumhurbaşkanı’na hakaretten 1 yıl

ceza alması nedeni ile Yüksek Seçim Kurulu tarafından milletvekili adaylığına uygun olmadığı

belirtilmiştir. Ediz Ün’ün yerine 2.sıra adayı olarak milletvekilimiz Erdin Bircan aday gösterilmiştir.

Partimize ilimize ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Çalışmalarımıza vakit kaybetmeden başlıyoruz”

Pekcanlı açıklamasını şöyle tamamladı: “Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Örgütü olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidar, Yalova Milletvekilimiz Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı yapmak için çalışmalarımıza vakit kaybetmeden başlıyoruz. Buna göre; 1.sıra adayımız Okan Gaytancıoğlu, 2. sıra adayımız Erdin Bircan, 3.sıra adayımız Yakup Atalay, 4.sıra adayımız Erdoğan Gümülcineli olarak belirlenmiştir.”

(Deniz ÇİL)

 

Kantar: “Bonzai ile ilgili cezalar ağırlaştırılmalı”

Yenimescit Mahallesi Muhtarı Fikret Kantar, yaptığı açıklamada; bonzai içenlerinde ve satanlarında en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini kaydetti.

“Mahallemizdeki metruk evler

belediye tarafından kapatılacak”

Yenimescit Mahallesi’nde 4 tane metruk ev bulunduğunun altını çizerek, sözlerine başlayan Kantar, şunları söyledi: “Bu evlerden iki tanesi Keşan Belediyesi ile yaptığımız yazışmalar neticesinde ev sahiplerinin imzalarını alarak, emniyet güçleri nezaretinde kapatıldı. Şimdi 2 metruk ev kaldı. Bir tanesi Ferdi Sokak üzerinde bir tanesi de Asır Sokak üzerinde. Bu metruk evlerle ilgili yasal olarak işlemler yapıldı. Polis memuru arkadaşlarla evleri fotoğrafladık. Bir de yasal olarak, ev sahiplerinin imzaları gerekiyordu. İmzalar da atıldı. Bir hafta 10 gün içerisinde bu evler belediyemiz tarafından kapatılacaktır.”

“8-10 yaş yaşlarında bir çocuğa

bonzai verilmiş ama durumu iyi”

Asır Sokak üzerindeki bir evde istenmeyen bir olayın yaşandığını hatırlatarak, sözlerine devam eden Fikret Kantar, “8-10 yaş yaşlarında bir çocuğa bonzai verilmiş. Annesinin fark etmesiyle annesi tarafından hastaneye getiriliyor. Hastanede zehirlenmediği, bonzai içirildiği anlaşılıyor. Devlet hastanemizden Tekirdağ’a sevk ediyor. Tekirdağ’da yoğun bakımda olduğu haberlerini alıyoruz. Hayati tehlikesi olmadığı bilgilerini aldık.” dedi.

“Cezalar ağırlaştırılmalı”

Fikret Kantar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bonzaiden artık kurtulmamız lazım. Tüm Türkiye’yi sardı. Bonzai ile ilgili her ay bir açıklama yapıyorum. Bunların cezalarının ağırlaştırılmasını düşünüyorum. Gençlerimize yazık oluyor. Halkın görmediği kız öğrencilerimiz, erkek öğrencilerimiz bonzainin esir olmuş. Cezaların ağırlaştırılmasını ve bonzai ile mücadele edilmesini istiyorum. İçene çok ağır satana daha da ağır ceza verilmeli.”     Deniz Çil

 

“Üretici, iflas etme noktasına geldi”

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li Üyesi ve üretici Mehmet Ali Yetim yaptığı açıklamada; buğdayda açıklanan fiyatların düşük kaldığını, benzer durumun ayçiçeği ve çeltikte de yaşanabileceğini belirterek, “Fiyatların düşük kalması durumunda, üretici iflas etme noktasına gelir.” dedi.

“Üretici, iflas etme noktasına geldi”

Döviz fiyatlarının artışının, üreticiye yansımaları hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Yetim, “Buğday fiyatları açıklandığında, dolar 4,20 lira seviyelerindeydi. Şuanda ise, 4,70 lira seviyelerine gelmiş durumda. Dövizdeki artış nedeniyle, açıklanan buğday fiyatının düşük kaldığını düşünüyorum. Dövizdeki hareketlilik nedeniyle, mazot fiyatlarında da, 17-20 kuruş arasında bir artış oldu. Gübre fiyatlarının ne olacağı belli değil. Gübreye, özel tüketim vergisi konuldu. Ayrıca, havaların iyi gitmemesi nedeniyle,          buğdayda verim oranları düşük seviyelerde. Bölgemizde, dönümden 100 kilogram alınacak yer olduğu gibi 250 kilogram alınacak yerde bulunmaktadır. Dövizdeki hareketlilik, yüksek olan girdi maliyetleri ve buğdayda açıklanan fiyatın düşük kalması üreticiyi iflas etme noktasına getirdi.”

“Buğdayda olduğu gibi ayçiçeği ve çeltikte de,

düşük bir fiyatın açıklanacağını düşünüyorum”

Hükümet yetkililerinin üreticinin bu kötü durumunu görmesi gerektiğine kayıt düşen Mehmet Ali Yetim sözlerine şöyle devam etti: “Buğdayda, bin 50 lira olarak açıklandı ama ekonomik gidişatı göz önüne alınarak, belli bir artışın olması gerekiyor. Eğer seçim üzeri hükümet yetkilileri, ürün fiyatlarını artırmayı düşünmüyorlarsa, üreticiyi düşünmedikleri anlamına geliyor. Üreticinin ekonomik anlamda ezilmemesi için buğdayın en az bin 400-bin 500 lira olması gerekiyor. Buğday üreticisini düşünmeyen bir hükümet, ayçiçeği ve çeltik üreticisini de düşüneceğine inanmıyorum. Ayçiçeği ve çeltikte de, buğdayda olduğu gibi düşük bir fiyatın açıklanacağını düşünüyorum. Bu durumda, Trakya’daki üreticinin bitirilmesi anlamına geliyor.”

Yetim sözlerini şöyle tamamladı: “Üreticiler, Cumhurbaşkanı adaylarının açıklamalarında üreticilere vereceği desteği göz önüne alarak, bir değerlendirme yapmalarını istiyorum.”

(Deniz ÇİL)

Gaytancığlu, AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştirdi

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; AK Parti’nin ekonomi politikalarına eleştirerek, insanların artık, borcunu ödeyemez duruma geldiğini kaydetti.

“İstihdam yaratamaz, ekonominizi düzeltemezsiniz”

Açıklamasına, “AK Parti’nin yıllardır uyguladığı ekonomi politikası şansa gitti.” diyerek, başlayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Üretime dayanmayan, sadece sıcak para ticaretini hedef alan ekonomi politikalarının uzun süre sürdürülemeyeceğini bütün dünya ekonomistleri söyler. Temelinde bir şeyler üretip markalaşıp dünyaya satamazsanız ham maddenizi işleyip dünya piyasalarına arz edemezseniz bunun sonu sürdürülebilir değildir. İstihdam yaratamaz, ekonominizi düzeltemezsiniz. Ekonomide var olan işçinin, memurun, esnafın gelirlerini artıramazsanız ekonomik büyümeyi sağlayamazsınız.”

“İnsanlar borcunu ödeyemiyor”

AK Parti’nin yıllardır yurt dışında olan fazla parayı Türkiye’ye çekerek, yüksek faiz ödediğini ifade eden Okan Gaytancıoğlu şunları söyledi: “Bunu inşaat sektörüne tamamen rant getiren bir sektöre aktardı. İnsanları tüketici kredileriyle, konut kredileriyle borçlandırdı. Yine aynı şekilde kendi arabanızı üretmiyorsunuz, başka ülkelerden getirip insanlara 60-70 bin gibi rakamlarla satarak borçlandırıyorsunuz. Sağlıklı büyümenin olması gerekiyor. Buğday üretirsiniz, un yaparsınız, dünyaya başka ürünler satarsınız. Demir çelik sanayinizi, motor sanayinizi desteklersiniz, bilişim teknolojilerini desteklersiniz. Endüstriyel yatırımlarınızı yaparsınız. Türkiye’nin bulunduğu konumu kullanarak lojistiğinizden yararlanırsınız. Türkiye’yi bu şekilde büyütürsünüz. İnşaatlarla, AVM’lerle, yeni konutlarla büyütemezsiniz. Bu ülkede AKP iktidar olduğundan beri 9 defa vergi affı çıktı. Çünkü insanlar borcunu ödeyemiyor.”

“Türkiye’de yeni bir iktidar,

yeni bir anlayış gerekiyor”

CHP olarak, her zaman yapıcı bir muhalefet sergilediklerine kayıt düşen Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Ekonomi böyle yönetilmez dedik. Ama AKP bu yoldan dönmedi ve artık dünyadan da o para gelmiyor. O para güvenli bir limana gelir, bizde güvenli bir liman yok ki. Olağanüstü hal var. Hukuk sistemini de iyileştirmediniz. Ne oldu? Birçok firma kapattı gitti. Çünkü güçlü sermaye demokrasinin, hukuk devletinin olduğu yerlerde kalır. Türkiye OHAL’le yönetiliyor. Artık, Türkiye’de yeni bir iktidar, yeni bir anlayış gerekiyor. O da 24 Haziran’da gerçekleşecek. Nasıl bir üretim, nasıl bir paylaşım olacağını göreceksiniz. En başında söylediğim gibi hiçbir ülke üretmeden kalkınamamıştır.”

(Deniz ÇİL)

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar