Son Dakika
Kısa süre içerisinde yeni hastane seferleri başlayacakCHP’de listeler değişti, Bircan 2.sıraya adayı olduKantar: “Bonzai ile ilgili cezalar ağırlaştırılmalı”“Üretici, iflas etme noktasına geldi”Gaytancığlu, AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştirdiMotosiklet minibüse çarptı: 1 yaralıYağmur Sokak 45 gündür internet bekliyorÇeltik tohumu su ve toprakla buluşuyorKarahisar Muhtarı İlhan Siner: "4 bin dekar alanın sulanabilir hale gelmesini sağlayanlara teşekkür ederiz"2018 yılı hasat ve balya bağlama fiyatları belirlendi
“Mahalle bakkalının en önemli özelliği samimiyet”

“Mahalle bakkalının en önemli özelliği samimiyet”

Keşan’da uzun yıllardır bakkal işleten ve Güven Market’in işletmecisi olan Tamer Güven, mahalle bakkalı olmanın zorluklarını ve büyük marketlere karşı yaşadıkları zorlukları anlattı.

“Dükkanımı kapatmayı düşünmedim”

1984 yılından bu yana bakkalcılık yaptığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Güven, “1984’den beri aynı yerdeyim. Hiç yer değiştirmedim. Bekardım, evlendim. Çocukları evlendirmeye bile başladım. Ben hiçbir zaman dükkanımı kapatmayı düşünmedim. Güç meselesi. Ben güçlüyüm. Mahalleli burayı seviyor. Burada karşılaşan müşteri ayaküstü sohbet ediyor. Herkes birbirini tanıyor. Ben de işimi seviyorum.”

“Mahalle bakkalının en önemli

özelliği içinde samimiyet barındırıyor”

Mahalle halkının dükkana evinin anahtarını bile teslim edebildiğini ifade eden Tamer Güven, şunları söyledi: “Mahalle bakkalının en önemli özelliği içinde samimiyet barındırmasıdır. Buraya gelen müşteri, mahalleli sadece alışveriş yapmıyor ki! Ayaküstü muhabbet ediyor. Evinin anahtarını bırakıyor. Önemli eşyalarını bırakıyor. Birisi bir eşyasını bırakıyor. Belki günlerce geri almıyor. Ama biliyor ki eşyası güvende. Çünkü biz birbirimizi biliriz.”

“Eskiden kırılırdım ama şimdi alıştım”

Açıklamasına, “Eskiden süpermarketlere giden müşterilere kırılırdım ama artık duruma alıştım.” diyerek, devam eden Güven, şöyle konuştu: “Bana gelmek yerine süpermarkete giden müşterilerime eskiden içimden kırılıyordum. Ama şimdi alıştım. Benden almak zorunda değil kimse. Ama insan tabi ki kırılıyor. Kızınlık demeyelim. Ben sadece bana borcu olup da süpermarketten alışveriş yapanlara kızıyorum. Paraları varsa borçlarını ödemeliler. Çünkü ben de mal alırken nakde ihtiyaç duyuyorum. Süpermarkete gittiğinde 1 TL’niz eksikse o ürünü alamıyorsunuz, geri bırakıyorsunuz. Kalsın, sonra alırız demiyor süpermarketler. Ama bana 2 TL eksik, sonra veririm diyebiliyorlar. Bu samimiyetten kaynaklanıyor. Tabi ki bu samimiyetten de mutluluk duyuyorum. Güven çok önemli. Ben küçük çocukların bakkal amcası olmayı seviyorum.”

“İşin zorlukları…”

İşinin zorluklarını da anlatan Tamer Güven şöyle devam etti: “Mahalle bakkalları kapanıyor. Çünkü genelde mahalle bakkalının ilk hedefi emekli olmak. Emekli olan bakkalını kapatıyor. Direnmiyor! Bizim işimiz kolay gibi görünüyor ama büyük zorlukları da var. Sabah 07.00’de açıyorum, gece 01.00’de kapatıyorum. Saatleri çok uzun. Bazen eşim yardım ediyor.”

“Bakkallık eskiye göre daha kolay”

Eski dönemlere kıyasla, bu zamanlarda bakkalcılığın daha kolay olduğunu anlatan Güven, “Ama şimdi bakkallık eskiye göre daha kolay. Satıcılarla iyi geçinirsen kolaylıklar sağlanıyor. Eskiden zordu çünkü her şey tekeldeydi. Bunu alıyorsan al, yoksa başkası alır diyordu satıcılar. Ve tercih şansımız olmuyordu. Şimdi rekabet var. Ondan almazsam başkasından alma şansım var. Kimse bana zorla bir ürün aldırtamıyor. Kendi istediğim ürünü kendi istediğim kadar alabiliyorum.” dedi.

“Süpermarketlerin bana zararı var”

Tamer Güven sözlerini şöyle devam etti: “Süpermarketlerin bana zararı var. Ama ben de bu zararları en aza indirmek için alternatif çözümler üretmeye çalışıyorum. Mesela tost yapıyorum. Süpermarkette satılmayan alternatif ürünler bulmaya çalışıyorum. Sürekli bana gelen müşterilerim var ama süpermarkete de gidiyorlar. Ay boyunca alışveriş yapıp maaşını alınca ödeme yapanlar var. Aldıkları ürünü yazdırıyorlar. Sonra toplu ödüyorlar. Bu benim için bazen sıkıntı yaratsa da arada güven duygusu olduğu için, rahatsızlık duymuyorum.”

“Markasını bilmediği ürünü bakkaldan

almıyor ama süpermarketten alıyor”

Vatandaşın, markasını bilmediği ürünü bakkaldan almadığını ama süpermarketten aldığına dikkat çeken Güven, sözlerini şöyle tamamladı: “Devir ekonomi devri. Durumlar bozuk. Ben isim vermeden söyleyeyim. Bazı marketlerde ismi duyulmamış markaların ürünleri satılıyor. Tabi ki doğal olarak daha ucuz ürünler oluyorlar. Ama benim mahalle bakkalı olarak adı duyulmamış ya da az duyulmuş markaların ürünlerini satma lüksüm yok. Mahalleli bana soruyor. Markayı beğenmeyip almıyor. Ama aynı ürünü süpermarketten alıyor. Benim fiyatlarım ürünün kalitesine göre. Ucuza almış olsam tabi ki de ucuza satabilirim. Ben duyulmadık bir kola markası getirsem kimse almaz. Ama süpermarketten alıyor. Belki de insanlar çekiniyor. Süpermarkette kimin ne aldığını kimse görmüyor. Ama burada belki de çekiniyorlar.”

(Deniz ÇİL)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Kısa süre içerisinde yeni hastane seferleri başlayacak

S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetimi, yeni hastane güzergahına seferlerin başlatılması için harekete geçti.

S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetimi, yapımı devam eden ve 11 Haziran 2018 tarihinde açılışının gerçekleştirileceği yeni Devlet Hastanesi güzergahına seferlerin başlatılması için harekete geçti. İlgili kurumlar ile güzergah belirlenmesinde görüşmelere başlandığı öğrenilirken, kararın kısa süre içerisinde belli olacağı, kararın olumlu çıkması sonrasında da 2, 4 ve 5 nolu minibüs hatlarının bu güzergahı da içerisine alan seferlerin başlatılacağı edinilen bilgiler arasında.

 İlker GÜREL

CHP’de listeler değişti, Bircan 2.sıraya adayı oldu

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Merkezi tarafından YSK’ya teslim edilen Edirne Milletvekili aday listelerinde değişiklik yaşandı.

YSK tarafından yapılan incelemeler sonucunda, CHP Genel Merkezi’nin Edirne’deki 2.sıra milletvekili adayı olarak belirlediği Ediz Ün’ün adaylığının kabul edilmediği öğrenildi.

CHP Genel Merkezi yetkilileri, konuyu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bildirmesinin ardından; Kılıçdaroğlu’nun 2.sıra milletvekili adaylığı için Erdin Bircan’ın getirilmesi yönünde bilgi tebliğ ettiği öğrenildi.

Pekcanlı: “Ediz Ün’ün yerine 2.sıra adayı

olarak milletvekilimiz Erdin Bircan aday gösterildi”

Konuyla ilgili olarak, dün açıklama yapan CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı şunları söyledi:

“Geçmiş dönem Merkez İlçe Başkanımız Ediz Ün’ün daha önce Cumhurbaşkanı’na hakaretten 1 yıl

ceza alması nedeni ile Yüksek Seçim Kurulu tarafından milletvekili adaylığına uygun olmadığı

belirtilmiştir. Ediz Ün’ün yerine 2.sıra adayı olarak milletvekilimiz Erdin Bircan aday gösterilmiştir.

Partimize ilimize ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Çalışmalarımıza vakit kaybetmeden başlıyoruz”

Pekcanlı açıklamasını şöyle tamamladı: “Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Örgütü olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidar, Yalova Milletvekilimiz Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı yapmak için çalışmalarımıza vakit kaybetmeden başlıyoruz. Buna göre; 1.sıra adayımız Okan Gaytancıoğlu, 2. sıra adayımız Erdin Bircan, 3.sıra adayımız Yakup Atalay, 4.sıra adayımız Erdoğan Gümülcineli olarak belirlenmiştir.”

(Deniz ÇİL)

 

Kantar: “Bonzai ile ilgili cezalar ağırlaştırılmalı”

Yenimescit Mahallesi Muhtarı Fikret Kantar, yaptığı açıklamada; bonzai içenlerinde ve satanlarında en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini kaydetti.

“Mahallemizdeki metruk evler

belediye tarafından kapatılacak”

Yenimescit Mahallesi’nde 4 tane metruk ev bulunduğunun altını çizerek, sözlerine başlayan Kantar, şunları söyledi: “Bu evlerden iki tanesi Keşan Belediyesi ile yaptığımız yazışmalar neticesinde ev sahiplerinin imzalarını alarak, emniyet güçleri nezaretinde kapatıldı. Şimdi 2 metruk ev kaldı. Bir tanesi Ferdi Sokak üzerinde bir tanesi de Asır Sokak üzerinde. Bu metruk evlerle ilgili yasal olarak işlemler yapıldı. Polis memuru arkadaşlarla evleri fotoğrafladık. Bir de yasal olarak, ev sahiplerinin imzaları gerekiyordu. İmzalar da atıldı. Bir hafta 10 gün içerisinde bu evler belediyemiz tarafından kapatılacaktır.”

“8-10 yaş yaşlarında bir çocuğa

bonzai verilmiş ama durumu iyi”

Asır Sokak üzerindeki bir evde istenmeyen bir olayın yaşandığını hatırlatarak, sözlerine devam eden Fikret Kantar, “8-10 yaş yaşlarında bir çocuğa bonzai verilmiş. Annesinin fark etmesiyle annesi tarafından hastaneye getiriliyor. Hastanede zehirlenmediği, bonzai içirildiği anlaşılıyor. Devlet hastanemizden Tekirdağ’a sevk ediyor. Tekirdağ’da yoğun bakımda olduğu haberlerini alıyoruz. Hayati tehlikesi olmadığı bilgilerini aldık.” dedi.

“Cezalar ağırlaştırılmalı”

Fikret Kantar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bonzaiden artık kurtulmamız lazım. Tüm Türkiye’yi sardı. Bonzai ile ilgili her ay bir açıklama yapıyorum. Bunların cezalarının ağırlaştırılmasını düşünüyorum. Gençlerimize yazık oluyor. Halkın görmediği kız öğrencilerimiz, erkek öğrencilerimiz bonzainin esir olmuş. Cezaların ağırlaştırılmasını ve bonzai ile mücadele edilmesini istiyorum. İçene çok ağır satana daha da ağır ceza verilmeli.”     Deniz Çil

 

“Üretici, iflas etme noktasına geldi”

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li Üyesi ve üretici Mehmet Ali Yetim yaptığı açıklamada; buğdayda açıklanan fiyatların düşük kaldığını, benzer durumun ayçiçeği ve çeltikte de yaşanabileceğini belirterek, “Fiyatların düşük kalması durumunda, üretici iflas etme noktasına gelir.” dedi.

“Üretici, iflas etme noktasına geldi”

Döviz fiyatlarının artışının, üreticiye yansımaları hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Yetim, “Buğday fiyatları açıklandığında, dolar 4,20 lira seviyelerindeydi. Şuanda ise, 4,70 lira seviyelerine gelmiş durumda. Dövizdeki artış nedeniyle, açıklanan buğday fiyatının düşük kaldığını düşünüyorum. Dövizdeki hareketlilik nedeniyle, mazot fiyatlarında da, 17-20 kuruş arasında bir artış oldu. Gübre fiyatlarının ne olacağı belli değil. Gübreye, özel tüketim vergisi konuldu. Ayrıca, havaların iyi gitmemesi nedeniyle,          buğdayda verim oranları düşük seviyelerde. Bölgemizde, dönümden 100 kilogram alınacak yer olduğu gibi 250 kilogram alınacak yerde bulunmaktadır. Dövizdeki hareketlilik, yüksek olan girdi maliyetleri ve buğdayda açıklanan fiyatın düşük kalması üreticiyi iflas etme noktasına getirdi.”

“Buğdayda olduğu gibi ayçiçeği ve çeltikte de,

düşük bir fiyatın açıklanacağını düşünüyorum”

Hükümet yetkililerinin üreticinin bu kötü durumunu görmesi gerektiğine kayıt düşen Mehmet Ali Yetim sözlerine şöyle devam etti: “Buğdayda, bin 50 lira olarak açıklandı ama ekonomik gidişatı göz önüne alınarak, belli bir artışın olması gerekiyor. Eğer seçim üzeri hükümet yetkilileri, ürün fiyatlarını artırmayı düşünmüyorlarsa, üreticiyi düşünmedikleri anlamına geliyor. Üreticinin ekonomik anlamda ezilmemesi için buğdayın en az bin 400-bin 500 lira olması gerekiyor. Buğday üreticisini düşünmeyen bir hükümet, ayçiçeği ve çeltik üreticisini de düşüneceğine inanmıyorum. Ayçiçeği ve çeltikte de, buğdayda olduğu gibi düşük bir fiyatın açıklanacağını düşünüyorum. Bu durumda, Trakya’daki üreticinin bitirilmesi anlamına geliyor.”

Yetim sözlerini şöyle tamamladı: “Üreticiler, Cumhurbaşkanı adaylarının açıklamalarında üreticilere vereceği desteği göz önüne alarak, bir değerlendirme yapmalarını istiyorum.”

(Deniz ÇİL)

Gaytancığlu, AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştirdi

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; AK Parti’nin ekonomi politikalarına eleştirerek, insanların artık, borcunu ödeyemez duruma geldiğini kaydetti.

“İstihdam yaratamaz, ekonominizi düzeltemezsiniz”

Açıklamasına, “AK Parti’nin yıllardır uyguladığı ekonomi politikası şansa gitti.” diyerek, başlayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Üretime dayanmayan, sadece sıcak para ticaretini hedef alan ekonomi politikalarının uzun süre sürdürülemeyeceğini bütün dünya ekonomistleri söyler. Temelinde bir şeyler üretip markalaşıp dünyaya satamazsanız ham maddenizi işleyip dünya piyasalarına arz edemezseniz bunun sonu sürdürülebilir değildir. İstihdam yaratamaz, ekonominizi düzeltemezsiniz. Ekonomide var olan işçinin, memurun, esnafın gelirlerini artıramazsanız ekonomik büyümeyi sağlayamazsınız.”

“İnsanlar borcunu ödeyemiyor”

AK Parti’nin yıllardır yurt dışında olan fazla parayı Türkiye’ye çekerek, yüksek faiz ödediğini ifade eden Okan Gaytancıoğlu şunları söyledi: “Bunu inşaat sektörüne tamamen rant getiren bir sektöre aktardı. İnsanları tüketici kredileriyle, konut kredileriyle borçlandırdı. Yine aynı şekilde kendi arabanızı üretmiyorsunuz, başka ülkelerden getirip insanlara 60-70 bin gibi rakamlarla satarak borçlandırıyorsunuz. Sağlıklı büyümenin olması gerekiyor. Buğday üretirsiniz, un yaparsınız, dünyaya başka ürünler satarsınız. Demir çelik sanayinizi, motor sanayinizi desteklersiniz, bilişim teknolojilerini desteklersiniz. Endüstriyel yatırımlarınızı yaparsınız. Türkiye’nin bulunduğu konumu kullanarak lojistiğinizden yararlanırsınız. Türkiye’yi bu şekilde büyütürsünüz. İnşaatlarla, AVM’lerle, yeni konutlarla büyütemezsiniz. Bu ülkede AKP iktidar olduğundan beri 9 defa vergi affı çıktı. Çünkü insanlar borcunu ödeyemiyor.”

“Türkiye’de yeni bir iktidar,

yeni bir anlayış gerekiyor”

CHP olarak, her zaman yapıcı bir muhalefet sergilediklerine kayıt düşen Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Ekonomi böyle yönetilmez dedik. Ama AKP bu yoldan dönmedi ve artık dünyadan da o para gelmiyor. O para güvenli bir limana gelir, bizde güvenli bir liman yok ki. Olağanüstü hal var. Hukuk sistemini de iyileştirmediniz. Ne oldu? Birçok firma kapattı gitti. Çünkü güçlü sermaye demokrasinin, hukuk devletinin olduğu yerlerde kalır. Türkiye OHAL’le yönetiliyor. Artık, Türkiye’de yeni bir iktidar, yeni bir anlayış gerekiyor. O da 24 Haziran’da gerçekleşecek. Nasıl bir üretim, nasıl bir paylaşım olacağını göreceksiniz. En başında söylediğim gibi hiçbir ülke üretmeden kalkınamamıştır.”

(Deniz ÇİL)

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar