Son Dakika
Keşan’da, Cuma namazı kılınacak camiler belli olduÇarşı merkezinde maske zorunluluğu getirildiKeşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen: "Kısıtlama sürecinde üretim sekteye uğramadı"Sanayi Kavşağı'ndaki kazada 4 kişi yaralandı“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”“İşlerimiz 5’te 1 oranında düştü”“İktidarın erken seçime gideceğini düşünmüyorum”Valilikten polisin yasağa uymadıkları için müdahale ettiği grup ile ilgili açıklama geldiYasak sonrası manzara değişmediAçar, süne ile mücadeleye dikkat çekti: "Çiftçilerimizin ilaçlama yapması önemlidir"
“Mahalle bakkalının en önemli özelliği samimiyet”

“Mahalle bakkalının en önemli özelliği samimiyet”

Keşan’da uzun yıllardır bakkal işleten ve Güven Market’in işletmecisi olan Tamer Güven, mahalle bakkalı olmanın zorluklarını ve büyük marketlere karşı yaşadıkları zorlukları anlattı.

“Dükkanımı kapatmayı düşünmedim”

1984 yılından bu yana bakkalcılık yaptığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Güven, “1984’den beri aynı yerdeyim. Hiç yer değiştirmedim. Bekardım, evlendim. Çocukları evlendirmeye bile başladım. Ben hiçbir zaman dükkanımı kapatmayı düşünmedim. Güç meselesi. Ben güçlüyüm. Mahalleli burayı seviyor. Burada karşılaşan müşteri ayaküstü sohbet ediyor. Herkes birbirini tanıyor. Ben de işimi seviyorum.”

“Mahalle bakkalının en önemli

özelliği içinde samimiyet barındırıyor”

Mahalle halkının dükkana evinin anahtarını bile teslim edebildiğini ifade eden Tamer Güven, şunları söyledi: “Mahalle bakkalının en önemli özelliği içinde samimiyet barındırmasıdır. Buraya gelen müşteri, mahalleli sadece alışveriş yapmıyor ki! Ayaküstü muhabbet ediyor. Evinin anahtarını bırakıyor. Önemli eşyalarını bırakıyor. Birisi bir eşyasını bırakıyor. Belki günlerce geri almıyor. Ama biliyor ki eşyası güvende. Çünkü biz birbirimizi biliriz.”

“Eskiden kırılırdım ama şimdi alıştım”

Açıklamasına, “Eskiden süpermarketlere giden müşterilere kırılırdım ama artık duruma alıştım.” diyerek, devam eden Güven, şöyle konuştu: “Bana gelmek yerine süpermarkete giden müşterilerime eskiden içimden kırılıyordum. Ama şimdi alıştım. Benden almak zorunda değil kimse. Ama insan tabi ki kırılıyor. Kızınlık demeyelim. Ben sadece bana borcu olup da süpermarketten alışveriş yapanlara kızıyorum. Paraları varsa borçlarını ödemeliler. Çünkü ben de mal alırken nakde ihtiyaç duyuyorum. Süpermarkete gittiğinde 1 TL’niz eksikse o ürünü alamıyorsunuz, geri bırakıyorsunuz. Kalsın, sonra alırız demiyor süpermarketler. Ama bana 2 TL eksik, sonra veririm diyebiliyorlar. Bu samimiyetten kaynaklanıyor. Tabi ki bu samimiyetten de mutluluk duyuyorum. Güven çok önemli. Ben küçük çocukların bakkal amcası olmayı seviyorum.”

“İşin zorlukları…”

İşinin zorluklarını da anlatan Tamer Güven şöyle devam etti: “Mahalle bakkalları kapanıyor. Çünkü genelde mahalle bakkalının ilk hedefi emekli olmak. Emekli olan bakkalını kapatıyor. Direnmiyor! Bizim işimiz kolay gibi görünüyor ama büyük zorlukları da var. Sabah 07.00’de açıyorum, gece 01.00’de kapatıyorum. Saatleri çok uzun. Bazen eşim yardım ediyor.”

“Bakkallık eskiye göre daha kolay”

Eski dönemlere kıyasla, bu zamanlarda bakkalcılığın daha kolay olduğunu anlatan Güven, “Ama şimdi bakkallık eskiye göre daha kolay. Satıcılarla iyi geçinirsen kolaylıklar sağlanıyor. Eskiden zordu çünkü her şey tekeldeydi. Bunu alıyorsan al, yoksa başkası alır diyordu satıcılar. Ve tercih şansımız olmuyordu. Şimdi rekabet var. Ondan almazsam başkasından alma şansım var. Kimse bana zorla bir ürün aldırtamıyor. Kendi istediğim ürünü kendi istediğim kadar alabiliyorum.” dedi.

“Süpermarketlerin bana zararı var”

Tamer Güven sözlerini şöyle devam etti: “Süpermarketlerin bana zararı var. Ama ben de bu zararları en aza indirmek için alternatif çözümler üretmeye çalışıyorum. Mesela tost yapıyorum. Süpermarkette satılmayan alternatif ürünler bulmaya çalışıyorum. Sürekli bana gelen müşterilerim var ama süpermarkete de gidiyorlar. Ay boyunca alışveriş yapıp maaşını alınca ödeme yapanlar var. Aldıkları ürünü yazdırıyorlar. Sonra toplu ödüyorlar. Bu benim için bazen sıkıntı yaratsa da arada güven duygusu olduğu için, rahatsızlık duymuyorum.”

“Markasını bilmediği ürünü bakkaldan

almıyor ama süpermarketten alıyor”

Vatandaşın, markasını bilmediği ürünü bakkaldan almadığını ama süpermarketten aldığına dikkat çeken Güven, sözlerini şöyle tamamladı: “Devir ekonomi devri. Durumlar bozuk. Ben isim vermeden söyleyeyim. Bazı marketlerde ismi duyulmamış markaların ürünleri satılıyor. Tabi ki doğal olarak daha ucuz ürünler oluyorlar. Ama benim mahalle bakkalı olarak adı duyulmamış ya da az duyulmuş markaların ürünlerini satma lüksüm yok. Mahalleli bana soruyor. Markayı beğenmeyip almıyor. Ama aynı ürünü süpermarketten alıyor. Benim fiyatlarım ürünün kalitesine göre. Ucuza almış olsam tabi ki de ucuza satabilirim. Ben duyulmadık bir kola markası getirsem kimse almaz. Ama süpermarketten alıyor. Belki de insanlar çekiniyor. Süpermarkette kimin ne aldığını kimse görmüyor. Ama burada belki de çekiniyorlar.”

(Deniz ÇİL)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Keşan’da, Cuma namazı kılınacak camiler belli oldu

Corona virüsü salgını tedbirleri kapsamında, 16 Mart’ta ibadete ara verilen camiler, yarın Cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açılıyor.

Keşan merkezinde, köylerinde ve beldelerinde Cuma namazı kılınacak ve kılınmayacak camiler, Keşan İlçe Müftülüğünün sosyal paylaşım sitesinde yayımlandı.

Yarın kılınacak Cuma namazları, corona virüsü tedbirleri nedeniyle, belirlenen cami bahçelerinde kılınacak.

Öte yandan abdestin camilerde değil, evlerde alınması gerektiği, belli mesafede saf tutulacağı, maske takılması gerektiği, namaz çıkışlarında tokalaşmanın olmayacağı ve camiye herkesin kendi seccadesiyle gelmesi gerektiği hakkında uyarılarda bulunuldu.

Keşan merkezinde Cuma namazı kılınacak camiler ve yerler ise, şöyle:

Çamlıkent Cami Bahçesi, Hacı Mümine Özkaya Cami Bahçesi, Hersekzade Ahmet Paşa Cami Bahçesi, Hersekzade Ahmet Paşa Anadolu İmam Hatip Lisesi Bahçesi, İzzetiye Mahalle Cami Bahçesi, Karaağaç Cami Bahçesi, Kurtuluş Özkaya Cami Bahçesi, Paşayiğit Mahallesi Yeni Cami Bahçesi, Sanayi Cami Bahçesi, Saray Avluları Cami Bahçesi, Sosyal Konutlar TOKİ Cami Bahçesi, Yukarı Zaferiye Mahallesi Cami Bahçesi.

Cuma namazı kılınmayacak camiler ise, şöyle:

Yörüker, Ensaray, Aşağı Zaferiye, Hacı Mehmet Ağa, Bekir Varnalı, Tahta Cami, İki Minareli Çarşı Cami, İstasyon Mahallesi, Yeni Sanayi Mescidi.

Keşan Beldelerinde ise, Cuma namazı kılınacak camiler ve yerler ise, şöyle:

Beyendik Beldesi TOKİ Cami, Beyendik Beldesi Açık Hava Düğün Salonu, Yenimuhacir Beldesi TOKİ Cami, Yenimuhacir Beldesi Açık Hava Düğün Salonu.

Keşan’a bağlı köylerde Cuma namazı kılınacak camiler ise, şöyle:

Akçeşme, Akhoca, Altıntaş, Bahçeköy, Barağı, Beyköy, Boztepe, Büyükdoğanca, Çamlıca, Çeltik, Çobançeşme, Danişment, Dışbudak, Erikli Köyü Sahil Cami, Gökçetepe, Kadıköy, Karacaali, Karasatı, Karlıköy, Kızkapan, Koruklu, Kozköy, Küçükdoğanca, Lalacık, Mahmutköy, Maltepe, Mecidiye Köyü Fatma Hatun Cami, Mecidiye Köyü Eski Cami, Pırnar, Sazlıdere, Seydiköy, Siğilli, Suluca, Şabanmera, Şükrüköy, Türkmen, Yayla, Yeniceçiftlik.

Cuma namazı kılınmayacak köyler ise, şöyle:

Çelebi, Erikli Köyü, Gündüzler, Karahisar, Mercan, Orhaniye, Yerlisu, Yeşilköy.

(Haber Merkezi)

Çarşı merkezinde maske zorunluluğu getirildi

Keşan’da çarşı merkezinde, yoğunluğu fazla olduğu caddelerde maske zorunluluğu getirildi.
Keşan Kaymakamı Nuri Özder başkanlığında toplanan Keşan İlçe Hıfzıssıhha Kurulu maske zorunluluğu ile ilgili karar aldı.

Alınan karara göre, çarşı merkezinde insan yoğunluğunun fazla olduğu İsmail Saraç Caddesi, Önder Caddesi, Demirciler Caddesi, Alparslan Türkeş Meydanı ve İsmet İnönü Caddesi’nde, vatandaşlar için maske takma zorunluluğu kararı aldı. Karar ile ilgili Keşan Belediyesi anons sistemi vasıtasıyla duyuru yapıldı.

Haber Mekezi

Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen: "Kısıtlama sürecinde üretim sekteye uğramadı"

Ramazan Bayramı süresince uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan çiftçiler, kısıtlamada üretime devam ederken, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, üretimin sekteye uğramadığını söyledi.

Coronavirüs tedbirleri kapsamında, 23-24-25-26 Mayıs Ramazan Bayramı süresi boyunca tüm Türkiye genelinde sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı. Bu uygulamadan, tarımsal faaliyette bulunarak üretime katkı veren çiftçiler muaf tutuldu. Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, kısıtlama süresince, çiftçilerin tarımsal faaliyetlerine devam ettiğini dile getirerek, faaliyetler hakkında da bilgilendirmede bulundu.

"Çiftçimiz tarlasında arazisinde olmak zorundaydı"

Üretime devam etme zorunluluğu olduğunu söylediği çiftçilerin, kısıtlama süresince tarlalarında çalıştığını kaydeden Şen, "Çiftçilerimiz ekim ve dikim işlemlerini gerçekleştirmeye devam ettiler. Bazı bölgelerde ayçiçeği ve çeltik ekimlerinin %80-90’ı gerçekleşmiş vaziyette. Keşan’da da durum aynı. Çiftçimiz üretimin en önemli günlerinde oldukça hareketli. Çiftçimiz tarlasında arazisinde olmak zorundaydı. Hayvancılık ile uğraşan insanlar otluk ihtiyaçlarını karşılamak zorundaydılar. Bunu sağlayan üreticiler de bunlarla meşguldüler. Üreticiler olarak bayramı çalışarak geçirdik. Bu yıl virüs sebebiyle köylerde de çok hareketlilik olmadı. İnsanlar ayçiçeği ekimlerine ve arazilerini tırmıklamaya devam etti. Sulu arazilerde bahçesi olanlar bahçelerini ekmeye ve çeltik olan bölgelerde çeltiklerin ekimlerine devam edildi. Bu konuda bizlere gösterilen özen için ilk olarak İlçe Hıfzıssıhha Kurulu'na teşekkür ederiz. Yasak sürecinde üretim sekteye uğramadı. Son 2-3 gündür yağışlar oluyor. Yağışlardan dolayı bazı çiftçilerimiz evlerinde kaldı. Bazı tarım işlerinde yağmur da yağsa engellemeyen durumlar var. Bu durumdan engellenmeyen çiftçiler tarım arazilerinde çalışmalarına devam ettiler." dedi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

 

Sanayi Kavşağı'ndaki kazada 4 kişi yaralandı

Sanayi Kavşağı'nda, dün saat 14.30 sıralarında, hafif ticari araç ile otomobilin çarpılması sonucu meydana gelen trafik kazasında, 4 kişi yaralanırken, otomobilde sıkışan yaşlı çift, ekipler ve vatandaşların yardımı ile sıkıştıkları yerden çıkartıldı.

İddiaya göre; Gelibolu istikametinde giden V.Ç. yönetimindeki 22 FB 201 plakalı hafif ticari araç, Sanayi Kavşağı'na geldiği sırada şehir merkezinden gelerek kavşaktan çıkış yapmak isteyen S.D. yönetimindeki 22 AC 231 plakalı otomobil ile çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ekipleri ve itfaiye sevk edildi. Kazada, V.Ç. ile aynı araçta bulunan P.Y. ve otomobilde bulunan S.D. ile eşi K.D. yaralandı. Otomobilde sıkışan sürücü S.D. ile eşi K.D., ekiplerin ve vatandaşların yardımı ile sıkıştıkları yerden çıkartıldı. Yaralılar, ambulanslar ile kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”

Edirne İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Şenol Günday, yaptığı açıklamada; corona virüs salgını sürecinde yetiştiricilerin yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Küçükbaş hayvan fiyatları düştü”

Corona virüsü salgını sürecinde yetiştiricilerin yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Günday, “Bu süreçte, talebin olmaması nedeniyle, küçükbaş hayvanların fiyatlarında ciddi düşüşler yaşandı. Küçükbaşta baskül fiyatları 26 TL seviyesindeyken, 22 TL’ye kadar düştü. Fakat, fiyatlar kasaplarda değişmedi. Sadece yetiştiricinin elindeki fiyatlar değişti. Ayrıca, yetiştiricinin elindeki küçükbaş hayvanlara talep olmadığı için satışını yapamadı. Bu durumda yetiştiricinin maliyetlerini artırdı. Yetiştiriciler olarak, biran önce işlerimizin rayına girmesini bekliyoruz.” dedi.

“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”

“Yetiştiriciler, salgın sürecinden ne kadar etkilendi?” şeklindeki soruya cevap veren Şenol Günday sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte, tüm yetiştiricilerimiz olumsuz yönde etkilendi. Ama küçükbaş hayvanını virüsten önce satan yetiştiricilerimiz bu süreçten çok fazla etkilenmemiştir. Salgın, bölgemizde küçükbaş hayvancılığın hareketleneceği döneme denk geldi. Bundan ötürü de, küçükbaşta sıkıntılar var. Hayvancılıkta yem çok önemlidir. Ama yem fiyatları bu süreçte hiç yerinde durmadı ve sürekli artış yaşandı. Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor. Eğer bu şekilde devam ederse, kimse ayakta duramaz.”

Günday sözlerini şöyle tamamladı: “Salgın nedeniyle, sadece Türkiye’deki değil; tüm dünyadaki insanlar, sektörler olumsuz etkileniyor. Temennimiz, biran önce bu salgının sona erip, günlük yaşama geri dönmektir.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar