Son Dakika
Kısa süre içerisinde yeni hastane seferleri başlayacakCHP’de listeler değişti, Bircan 2.sıraya adayı olduKantar: “Bonzai ile ilgili cezalar ağırlaştırılmalı”“Üretici, iflas etme noktasına geldi”Gaytancığlu, AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştirdiMotosiklet minibüse çarptı: 1 yaralıYağmur Sokak 45 gündür internet bekliyorÇeltik tohumu su ve toprakla buluşuyorKarahisar Muhtarı İlhan Siner: "4 bin dekar alanın sulanabilir hale gelmesini sağlayanlara teşekkür ederiz"2018 yılı hasat ve balya bağlama fiyatları belirlendi
Lütfü Açar, TARSİM ile ilgili öneri ve eleştiride bulundu

Lütfü Açar, TARSİM ile ilgili öneri ve eleştiride bulundu

Uzman Tarım Danışmanı ve Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetleri Derneği Muhasip Üyesi Lütfü Açar, geçtiğimiz hafta bölgede etkili olan dolu nedeniyle meydana gelen zararı hatırlatarak, TARSİM'e dikkat çekti.

Açar, geçtiğimiz hafta, bölgede etkili olan dolu yağışı nedeniyle bazı hububat ürünlerinin zarar gördüğünü hatırlatarak, tüm üreticilere geçmiş olsun temennisinde bulundu. Bir daha böyle bir zararın yaşanmamasını dileklerini de ileten Lütfü Açar, "Ancak tarımsal üretim; üretim şekli itibari ile açıkta ve kapalı ortamlarda yapılmaktadır. Açıkta yapılan tarımsal faaliyetler tamamen doğa şartlarında yapıldığına göre bu ve buna benzer doğa olaylarının olması muhtemeldir. Kaldı ki kapalı ortamlarda da yapılan tarımsal faaliyetlerinde  zamanla doğa olayları karşısında zarar gördüğü de görülmektedir. Devletimiz; geçmişte bu gibi yaşanan ve de yaşanması muhtemel doğa olayları karşısında mevcut olan yasalar ile üreticinin derdine derman olmaktaydı. Kısmen de olsa üreticilerin mağduriyetleri gideriliyordu. Ancak devlet, bu yasaları kaldırarak, TARSİM'i (Tarım Sigortalıları Havuzu) kurmuştur. Devlet kaynakları da bu havuzun içerisine atılmıştır. Ayrıca üreticinin sigorta ettirdiği ürünün bedelinin yarısını da peşin olarak ödeyerek TARSİM, gerek devlet olsun gerek ise üretici kaynaklarından desteklenen bir sigorta oluşumu olmuştur. TARSİM'in uygulanmaya başlandığı ilk yıllarda vatandaş TARSİM'e karşı olumlu yaklaşmış, ancak geçen yıllar itibari ile uygulamalardan dolayı üretici, mağduriyet yaşamış ve TARSİM'den uzaklaşmaya başlamıştır." dedi.

"Kaç işletme TARSİM sigorta acentelerine gidip de tarımsal faaliyetleri ile ilgili faaliyetlerini sigorta ettirmişlerdir?"

Meselenin de bu noktada kilitlendiğini ifade eden Açar, sorulması gereken sorunun; Geçen zaman dilimi içerisinde, üreticinin TARSİM'i sahiplenmesi gerekirken neden uzaklaştığı olması gerektiğinin altını çizerek, "Bakın ben ilçemizden örnekler vereyim. Bugün bu ilce sınırları içerisinde ÇKS'ye takriben 4.500 civarında kayıtlı çiftçi vardır. Bu çiftçilerin büyük oranı aynı zamanda hayvancılık işletmesine de sahiptir veya tamamen hayvancılık işletmesi şeklindedir. Bu hayvancılık işletmeleri de dikkate alındığında, takriben TARSİM'den faydalanması gereken toplam işletme sayısının 8.500'ün üzerinde olduğu görülecektir. Peki bugünkü tarih itibari ile kaç işletme TARSİM sigorta acentelerine gidip de tarımsal faaliyetleri ile ilgili faaliyetlerini sigorta ettirmişlerdir? Sigortalı olanlarında büyük bir oranı ise ilgili kurumlardan kullandıkları kredilerden dolayı mecburiyetten sigortalıdırlar. Diğer taraftan mülkiyet olayı henüz tam olarak çözülemediğinden üretici tüm işlediği arazilerinin tamamını sigorta yaptıramamaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak da kayıt altına aldıramadığı arazilerindeki üretimlerini kayıtlı araziler üzerinden göstermesi ile de dekar verimlerinden kaynaklanan problemler ile de mağduriyetler yaşanmaktadır." diye konuştu.

"TARSİM üretici açısından daha güvenceli bir kuruluş olacağı yerde, üreticinin bu konudaki mağduriyeti geçmişe göre daha fazla olduğu görülmektedir"

Üreticinin, TARSİM'den başka sigorta güvencesinin olmadığını kaydeden Lütfü Açar, sözlerini şöyle tamamladı; "Geçmişteki uygulamaların yetersiz kaldığı, ihtiyaca cevap vermediği  bahanesi ile bu uygulamalar kaldırıldı. İlgili kaynaklar TARSİM’e aktarıldı. Neticede TARSİM üretici açısından daha güvenceli bir kuruluş olacağı yerde, üreticinin bu konudaki mağduriyeti geçmişe göre daha fazla olduğu görülmektedir. Maalesef durum bu olmakla birlikte yine de  üreticinin TARSİM’den başka güvencesi olmadığı bilinmelidir. Neticede üreticinin işi bir anlamda Allaha kalmamalıdır. Herhangi bir doğa olayı ile de karşılaşmamsına dua etmemelidir. Çünkü herhangi bir doğa olayı karşısında TARSİM; Su baskınıdır, sel baskınıdır, doludur, yağmurdur, rüzgardır, fırtınadır, hortumdur, şimşektir, yangındır bahanelerine birde verim bahaneleri ile birlikte gizemli hesaplama formülleri ile üreticiyi sistemden uzaklaştırmamalıdır. Daha gerçekçi tedbirler ile üretici sisteme özendirilmelidir."

İlker GÜREL

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Kısa süre içerisinde yeni hastane seferleri başlayacak

S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetimi, yeni hastane güzergahına seferlerin başlatılması için harekete geçti.

S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetimi, yapımı devam eden ve 11 Haziran 2018 tarihinde açılışının gerçekleştirileceği yeni Devlet Hastanesi güzergahına seferlerin başlatılması için harekete geçti. İlgili kurumlar ile güzergah belirlenmesinde görüşmelere başlandığı öğrenilirken, kararın kısa süre içerisinde belli olacağı, kararın olumlu çıkması sonrasında da 2, 4 ve 5 nolu minibüs hatlarının bu güzergahı da içerisine alan seferlerin başlatılacağı edinilen bilgiler arasında.

 İlker GÜREL

CHP’de listeler değişti, Bircan 2.sıraya adayı oldu

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Merkezi tarafından YSK’ya teslim edilen Edirne Milletvekili aday listelerinde değişiklik yaşandı.

YSK tarafından yapılan incelemeler sonucunda, CHP Genel Merkezi’nin Edirne’deki 2.sıra milletvekili adayı olarak belirlediği Ediz Ün’ün adaylığının kabul edilmediği öğrenildi.

CHP Genel Merkezi yetkilileri, konuyu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bildirmesinin ardından; Kılıçdaroğlu’nun 2.sıra milletvekili adaylığı için Erdin Bircan’ın getirilmesi yönünde bilgi tebliğ ettiği öğrenildi.

Pekcanlı: “Ediz Ün’ün yerine 2.sıra adayı

olarak milletvekilimiz Erdin Bircan aday gösterildi”

Konuyla ilgili olarak, dün açıklama yapan CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı şunları söyledi:

“Geçmiş dönem Merkez İlçe Başkanımız Ediz Ün’ün daha önce Cumhurbaşkanı’na hakaretten 1 yıl

ceza alması nedeni ile Yüksek Seçim Kurulu tarafından milletvekili adaylığına uygun olmadığı

belirtilmiştir. Ediz Ün’ün yerine 2.sıra adayı olarak milletvekilimiz Erdin Bircan aday gösterilmiştir.

Partimize ilimize ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Çalışmalarımıza vakit kaybetmeden başlıyoruz”

Pekcanlı açıklamasını şöyle tamamladı: “Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Örgütü olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidar, Yalova Milletvekilimiz Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı yapmak için çalışmalarımıza vakit kaybetmeden başlıyoruz. Buna göre; 1.sıra adayımız Okan Gaytancıoğlu, 2. sıra adayımız Erdin Bircan, 3.sıra adayımız Yakup Atalay, 4.sıra adayımız Erdoğan Gümülcineli olarak belirlenmiştir.”

(Deniz ÇİL)

 

Kantar: “Bonzai ile ilgili cezalar ağırlaştırılmalı”

Yenimescit Mahallesi Muhtarı Fikret Kantar, yaptığı açıklamada; bonzai içenlerinde ve satanlarında en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini kaydetti.

“Mahallemizdeki metruk evler

belediye tarafından kapatılacak”

Yenimescit Mahallesi’nde 4 tane metruk ev bulunduğunun altını çizerek, sözlerine başlayan Kantar, şunları söyledi: “Bu evlerden iki tanesi Keşan Belediyesi ile yaptığımız yazışmalar neticesinde ev sahiplerinin imzalarını alarak, emniyet güçleri nezaretinde kapatıldı. Şimdi 2 metruk ev kaldı. Bir tanesi Ferdi Sokak üzerinde bir tanesi de Asır Sokak üzerinde. Bu metruk evlerle ilgili yasal olarak işlemler yapıldı. Polis memuru arkadaşlarla evleri fotoğrafladık. Bir de yasal olarak, ev sahiplerinin imzaları gerekiyordu. İmzalar da atıldı. Bir hafta 10 gün içerisinde bu evler belediyemiz tarafından kapatılacaktır.”

“8-10 yaş yaşlarında bir çocuğa

bonzai verilmiş ama durumu iyi”

Asır Sokak üzerindeki bir evde istenmeyen bir olayın yaşandığını hatırlatarak, sözlerine devam eden Fikret Kantar, “8-10 yaş yaşlarında bir çocuğa bonzai verilmiş. Annesinin fark etmesiyle annesi tarafından hastaneye getiriliyor. Hastanede zehirlenmediği, bonzai içirildiği anlaşılıyor. Devlet hastanemizden Tekirdağ’a sevk ediyor. Tekirdağ’da yoğun bakımda olduğu haberlerini alıyoruz. Hayati tehlikesi olmadığı bilgilerini aldık.” dedi.

“Cezalar ağırlaştırılmalı”

Fikret Kantar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bonzaiden artık kurtulmamız lazım. Tüm Türkiye’yi sardı. Bonzai ile ilgili her ay bir açıklama yapıyorum. Bunların cezalarının ağırlaştırılmasını düşünüyorum. Gençlerimize yazık oluyor. Halkın görmediği kız öğrencilerimiz, erkek öğrencilerimiz bonzainin esir olmuş. Cezaların ağırlaştırılmasını ve bonzai ile mücadele edilmesini istiyorum. İçene çok ağır satana daha da ağır ceza verilmeli.”     Deniz Çil

 

“Üretici, iflas etme noktasına geldi”

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li Üyesi ve üretici Mehmet Ali Yetim yaptığı açıklamada; buğdayda açıklanan fiyatların düşük kaldığını, benzer durumun ayçiçeği ve çeltikte de yaşanabileceğini belirterek, “Fiyatların düşük kalması durumunda, üretici iflas etme noktasına gelir.” dedi.

“Üretici, iflas etme noktasına geldi”

Döviz fiyatlarının artışının, üreticiye yansımaları hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Yetim, “Buğday fiyatları açıklandığında, dolar 4,20 lira seviyelerindeydi. Şuanda ise, 4,70 lira seviyelerine gelmiş durumda. Dövizdeki artış nedeniyle, açıklanan buğday fiyatının düşük kaldığını düşünüyorum. Dövizdeki hareketlilik nedeniyle, mazot fiyatlarında da, 17-20 kuruş arasında bir artış oldu. Gübre fiyatlarının ne olacağı belli değil. Gübreye, özel tüketim vergisi konuldu. Ayrıca, havaların iyi gitmemesi nedeniyle,          buğdayda verim oranları düşük seviyelerde. Bölgemizde, dönümden 100 kilogram alınacak yer olduğu gibi 250 kilogram alınacak yerde bulunmaktadır. Dövizdeki hareketlilik, yüksek olan girdi maliyetleri ve buğdayda açıklanan fiyatın düşük kalması üreticiyi iflas etme noktasına getirdi.”

“Buğdayda olduğu gibi ayçiçeği ve çeltikte de,

düşük bir fiyatın açıklanacağını düşünüyorum”

Hükümet yetkililerinin üreticinin bu kötü durumunu görmesi gerektiğine kayıt düşen Mehmet Ali Yetim sözlerine şöyle devam etti: “Buğdayda, bin 50 lira olarak açıklandı ama ekonomik gidişatı göz önüne alınarak, belli bir artışın olması gerekiyor. Eğer seçim üzeri hükümet yetkilileri, ürün fiyatlarını artırmayı düşünmüyorlarsa, üreticiyi düşünmedikleri anlamına geliyor. Üreticinin ekonomik anlamda ezilmemesi için buğdayın en az bin 400-bin 500 lira olması gerekiyor. Buğday üreticisini düşünmeyen bir hükümet, ayçiçeği ve çeltik üreticisini de düşüneceğine inanmıyorum. Ayçiçeği ve çeltikte de, buğdayda olduğu gibi düşük bir fiyatın açıklanacağını düşünüyorum. Bu durumda, Trakya’daki üreticinin bitirilmesi anlamına geliyor.”

Yetim sözlerini şöyle tamamladı: “Üreticiler, Cumhurbaşkanı adaylarının açıklamalarında üreticilere vereceği desteği göz önüne alarak, bir değerlendirme yapmalarını istiyorum.”

(Deniz ÇİL)

Gaytancığlu, AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştirdi

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; AK Parti’nin ekonomi politikalarına eleştirerek, insanların artık, borcunu ödeyemez duruma geldiğini kaydetti.

“İstihdam yaratamaz, ekonominizi düzeltemezsiniz”

Açıklamasına, “AK Parti’nin yıllardır uyguladığı ekonomi politikası şansa gitti.” diyerek, başlayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Üretime dayanmayan, sadece sıcak para ticaretini hedef alan ekonomi politikalarının uzun süre sürdürülemeyeceğini bütün dünya ekonomistleri söyler. Temelinde bir şeyler üretip markalaşıp dünyaya satamazsanız ham maddenizi işleyip dünya piyasalarına arz edemezseniz bunun sonu sürdürülebilir değildir. İstihdam yaratamaz, ekonominizi düzeltemezsiniz. Ekonomide var olan işçinin, memurun, esnafın gelirlerini artıramazsanız ekonomik büyümeyi sağlayamazsınız.”

“İnsanlar borcunu ödeyemiyor”

AK Parti’nin yıllardır yurt dışında olan fazla parayı Türkiye’ye çekerek, yüksek faiz ödediğini ifade eden Okan Gaytancıoğlu şunları söyledi: “Bunu inşaat sektörüne tamamen rant getiren bir sektöre aktardı. İnsanları tüketici kredileriyle, konut kredileriyle borçlandırdı. Yine aynı şekilde kendi arabanızı üretmiyorsunuz, başka ülkelerden getirip insanlara 60-70 bin gibi rakamlarla satarak borçlandırıyorsunuz. Sağlıklı büyümenin olması gerekiyor. Buğday üretirsiniz, un yaparsınız, dünyaya başka ürünler satarsınız. Demir çelik sanayinizi, motor sanayinizi desteklersiniz, bilişim teknolojilerini desteklersiniz. Endüstriyel yatırımlarınızı yaparsınız. Türkiye’nin bulunduğu konumu kullanarak lojistiğinizden yararlanırsınız. Türkiye’yi bu şekilde büyütürsünüz. İnşaatlarla, AVM’lerle, yeni konutlarla büyütemezsiniz. Bu ülkede AKP iktidar olduğundan beri 9 defa vergi affı çıktı. Çünkü insanlar borcunu ödeyemiyor.”

“Türkiye’de yeni bir iktidar,

yeni bir anlayış gerekiyor”

CHP olarak, her zaman yapıcı bir muhalefet sergilediklerine kayıt düşen Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Ekonomi böyle yönetilmez dedik. Ama AKP bu yoldan dönmedi ve artık dünyadan da o para gelmiyor. O para güvenli bir limana gelir, bizde güvenli bir liman yok ki. Olağanüstü hal var. Hukuk sistemini de iyileştirmediniz. Ne oldu? Birçok firma kapattı gitti. Çünkü güçlü sermaye demokrasinin, hukuk devletinin olduğu yerlerde kalır. Türkiye OHAL’le yönetiliyor. Artık, Türkiye’de yeni bir iktidar, yeni bir anlayış gerekiyor. O da 24 Haziran’da gerçekleşecek. Nasıl bir üretim, nasıl bir paylaşım olacağını göreceksiniz. En başında söylediğim gibi hiçbir ülke üretmeden kalkınamamıştır.”

(Deniz ÇİL)

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar