Son Dakika
Saros Körfezi'ndeki görüntüye coronavirüs kurallarına uyulmaması da eklendiKurban Bayramı'nda Mezbaha’da 590 kurban kesildi12 yaşındaki çocuğa akrabası tarafından cinsel taciz iddiasıAK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal: "Cumhurbaşkanımız Edirne'ye daha çok destek olacağını belirtti""Vakıf'taki tesisler, TÜGVA'ya 20 yıllığına kiralandı""Çiftçi, yetiştirici ve esnaf, sıkıntı içerisinde""Erikli'de altyapı sorunları üst düzeye çıktı" _ "İşlerimizde, geçen yıllara göre; yüzde 70 oranında azalma yaşandı" Beyendik TOKİ'de yürekleri ağza getiren olay...- Protokol, kolluk kuvvetleri ve şehit ailelerinin bayramını kutladı
Kurtulmuş, damla sulamanın çeltik ekimindeki kullanımına ve avantajlarına dikkat çekti

Kurtulmuş, damla sulamanın çeltik ekimindeki kullanımına ve avantajlarına dikkat çekti

Kur Sulama Sistemleri yetkilisi Burçak Nur Kurtulmuş, damla sulamanın, çeltik ekimindeki avantajlarına değinerek, bu yöntem ile daha az kaynak kullanarak daha fazla verim alınabildiğini söyledi.

Kurtulmuş, gün geçtikçe dünyadaki en değerli kaynağın "Su" olduğu gerçeğinin daha da belirginleşmeye başladığının altını çizdi. Bu önemli kaynakta zaman zaman sıkıntılar çıkmaya başlandığını hatırlatan Burçak Nur Kurtulmuş, "Bu anlamda, tarımsal faaliyetlerde daha az kaynak kullanarak, daha fazla verim elde edilebilmesi adına projeler üretmeye devam ediyoruz. Çeltikteki damla sulama uygulaması da bunlardan biri. Bu uygulama duyulmaya başlandı ve beğenildi. Önümüzdeki yıllarda bu uygulamanın daha fazla kullanılacağını düşünüyoruz. Türkiye geneline bakıldığında ağırlıklı çeltik üretimi Trakya Bölgesi’nde gerçekleştirildiği için bu konuya önem vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Damla sulamada, daha az kaynak kullanarak daha fazla verim almaya gayret ediyoruz. Damla sulama kullanılacak araziler üzerinde çalışmalar yaparak projeler  geliştiriyoruz. Çeltikte damla sulama uygulaması için buğday mibzeri ile kuru araziye ekim yapılarak, araziyi, kanola veya pancar eker gibi altını sert bir şekilde işleyerek hazırlanıyor. Daha sonra ekim kısmına geçiliyor. Hububat mibzeri ile kuru araziye ekim gerçekleştiriliyor. Çeltik ekimini dönüm başına 12 ile 18 kilo arasında tutuluyor. Tabi bu ekim şekline göre değişebiliyor." dedi.

"Arazi düz ise çok fazla eğim yok ise tek yıllık borular kullanılabilir"

Ekilişte tohumların, toprağın altına çok inmemesinin sağlanması gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, "Böylece tohumlar daha rahat bir şekilde patlayabilsin. Ekim yapıldıktan sonra ilaç atılıyor ve 70 santim aralıklı olarak damla sulama boruları çekiliyor. Çeltikte çimlenme gerçekleştikten sonra sulama programları yapılıyor. Bu bitkinin ekildiği bölge ve toprağın yapısıyla alakalıdır. Sulama programı yaparken, her bitkinin kullanması gereken bir katsayı var ve buna dikkat edilmesi gerekiyor. Bununla bölgedeki buharlaşma oranlarını alınıp, çarpılıp ve bu şekilde bitkinin tüketmesi gereken su miktarı ortaya çıkıyor. Çeltikte damla sulama kullanıldığı zaman çimlenme biraz daha geç oluyor. Sulama programı yaparken dikkat edilmesi gereken dikkat edilmesi gereken önemli konular var. Çeltikteki damla sulamada gübre sistemi de önemlidir. Saf olarak dekar başına 15 kilo azot, 5 kilo fosfor ve 5 kilo da potasyum gübresi kullanılabilir. Damla sulamada sisteminin kullanılmasında en büyük artılardan biri, bitkinin istediği zaman istediği kadar suyu da gübreyi de kullanma şansı olduğudur. Çeltik üretimi için arazide tava yapılarak salma sulama yapıldığında ilk başta taban gübresini fazla fazla verip üzerine su salınıyor. Fakat burada ne kadar çözüldüğü, bitkinin ne kadar alabildiği yani ne kadar buharlaşabildiğini bilemiyoruz. Damla sulamada ise önümüzde takvim belli. Toplamda 15 kilo azot veriliyor ve bunu parçalayarak her sulamada verme imkanımız var. Daha sonra çiçeklenme başlangıcından bitene kadar potasyum ihtiyacını gidermemiz gerekiyor. Bu da dekara saf olarak 5 kilo şeklinde yapılıyor. Çeltikte yaptığımız damla sulama denemeleri neticesinde çok eğimli arazilerde basınç ayarlı boruların tercih edilmesini öneriyoruz. Fakat arazi düz ise çok fazla eğim yok ise tek yıllık borular kullanılabilir." diye konuştu.

"Bitki çok daha sağlıklı bir sap geliştiriyor"

Çeltik tavalarında çeltik çıkışı öncesinde bir ilaçlama yapıldığına dikkat çeken Kurtulmuş, şunları söyledi; "Fakat  atılan ilaçlar suyla birlikte taşındığı için tavaların çıkışlarında problemler yaşatır. Damla sulamada suyla taşınma olmadığından dolayı traktörde demir tekerlek kullanmadan mısır veya pancar nasıl ilaçlanıyorsa çeltikte öyle ilaçlanabiliyor. Böylece atılan ilaç , istenilen yere düşüyor ve orada kalıyor. Bitkilerin, köklerinden suyu, besin maddelerini ve havayı almaları gerek. Çeltik tavalarında su basıldığında su tamamen yukardan baskı yaptığı için toprağın içinde hiçbir şekilde oksijen bırakmıyor. Çeltik bitkisi, oksijensiz solunum yapıyor ve yukarı çıktıkça sap devamlı inceliyor. Başak olduktan sonra ise bitki yatmaya başlıyor. Damla sulama sisteminde, toprak boğulmadığından dolayı bitki çok rahat oksijen, besin maddeleri ve suyu alabiliyor. Bu şekilde bitki çok daha sağlıklı bir sap geliştiriyor. Damla sulamada çeltiğin boyu sudan kaçmadığı için, normal tavalarda ekilen çeltiğe göre daha kısa oluyor. Arazi kiralarında bayır yerler, eğimli yerler her zaman daha düşük maliyetli olur. Damla sulamada önerdiğimiz arazi biçimleri özellikle eğimli tava olmayan araziler. Bu arazilerde tir çekmenize, tava yapmanıza ve lazer kullanmanıza gerek yok. Arazi kiralarında damla sulama için eğimli yerler daha düşük maliyetli olacaktır. Bunun haricinde tava sisteminde toprak işlemek için çok güçlü traktörlere ve ekipmanlara ihtiyaç vardır. Damla sulamada bu kadar güçlü traktörlere ve ekipmanlara gerek olmadığı için toprak işlemeden de ciddi anlamda kazanç sağlanıyor. Toprağın kendi içinde bir tesviyesi olması yeterli oluyor. Bunun ardından normal tavaya çeltik ekiminde dekar başına 20-25 kilo arasında tohum kullanıyor. Damla sulamada mibzerle ekildiğinde eminiz ki ileriki dönemlerde 12 kilonun da altına düşecek. Gübreleme maliyetinde de istenilen zaman istenildiği kadar gübre verildiğinden dolayı bu konuda da kesinlikle bir kazanç sağlanacaktır. En büyük maliyetin ilaçta olduğu görülüyor. Trakya bölgesinde 6-7 kez tarlaya girerek çeltik arazisine ilaç atan çiftçilerimiz oluyor. Damla sulama sisteminde kullanılan ilaçlar çok daha etkili çalışacağından dolayı ilaç yönünden ciddi bir kazanç elde ediliyor. Su konusunda ileriki dönemlerde ciddi sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyoruz. Damla sulamada, sulama daha az yapıldığı için suyu basmak için kullanılan enerjide büyük tasarruf sağlanacaktır. Örneğin; normal tava sulamaya göre 4’te 1 oranında daha az su kullanılmışsa 4’te 1 oranında daha az elektrik faturası ödeniyor. Kullanılan ilaçların hepsi, tavaya atıldığı zaman basılan suyla birlikte yukarı çıkıyor ve tohumun üstünde kalıyor. Damla sulama sistemiyle ise su çok fazla yukarı çıkmadığı için ilacın etkisi büyük oluyor. Normalde çeltik tavalarında otu suyla boğmaya çalışıyoruz. Damla sulamada ilaç atılıyor ve atıldığı yerde eşit bir dağılım olarak kalıyor. Ruhsatlı olarak kullanılan ilaçların neredeyse yüzde yüzü damla sulamada daha iyi sonuç veriyor."

Haber: İlker GÜREL

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Saros Körfezi'ndeki görüntüye coronavirüs kurallarına uyulmaması da eklendi

Kurban Bayramı tatilinde, binlerce tatilcinin, tatil için tercih ettiği Saros Körfezi'nde yaşanan manzara, geçmiş bayramları aratmazken çöp, sahillere kurulan çadırlar, araç trafiği, kumsaldaki kirlilik gibi görüntüler yeniden şikayet konusu olup, maske ve sosyal mesafe kurallarına ise uyulmaması dikkat çekti. 

Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen binlerce tatilci, tatil için Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan sahil bölgelerini tercih etti. Tatilciler, arife gününden itibaren Saros Körfezi'ndeki kıyı bölgelerinde yoğunluk yaşanmasına neden oldu. Tatil için özellikle Mecidiye ve Erikli sahillerini tercih eden tatilciler nedeniyle, kumsallarda adeta adım atacak yer kalmazken, kumsallara yan yana çadırlar kuruldu.

Araç park etmeye yer kalmadı

Mecidiye Sahili'nde ve Erikli Sahili'ndeki araç yoğunluğu nedeniyle araçların park edilmesine yer kalmazken, araçlar gibi bazı tatilciler de buldukları boşluklara çadır kurdu. Bu durum, Erikli ve Mecidiye sahillerinde tatillerini geçirenler tarafından tepki gördü. Tatilcilerin kullandığı güzergah içerisinde kalan Mecidiye Köyü içerisinde oluşan araç kuyruğu gibi Gökçetepe Köyü Sahili'nde de araç kuyrukları oluştu. Saros Körfezi’nin kıyılarında yer alan İtalyan Koyu da adeta tatilci akınına uğradı. Cenevizlilerden kalma tarihi kalenin etrafında oluşan koyda kamp kuran vatandaşlar bir yandan tatillerini yaparken, diğer yandan da tarihi kale kalıntıları arasında fotoğraf çekildi.

Uyarı levhaları çamaşır askılığı oldu..!

Mecidiye ve Erikli sahillerinde, vatandaşların maske ve sosyal mesafe kurallarına uymalarına dikkat çekmek için asılan tabelalar, tatilciler tarafından çamaşır askılığı ve çadırlarının iplerini bağlayacakları bir direk olarak kullanıldı.

Çöp ve çadır sorununa maske ve sosyal mesafe de eklendi

Geçen yıllardaki bayram tatillerinde yaşanan çöp ve kumsallara kurulan çadırların görüntüleri bu bayram da yaşanırken, bu sorunlara maske ve sosyal mesafe kurallarına uyulmaması da eklendi.

Kumsala takılan araç vatandaşların yardımı ile çıkarıldı

Öte yandan, tatilci yoğunluğunun bir hayli fazla olduğu Mecidiye Sahili'nde kumsalın yakınına park eden bir otomobil, bulunduğu yere saplanarak kaldı. Aracını çıkartmaya çalışan sürücüye, etraftaki vatandaşlar yardım etti. Otomobil, vatandaşların yardımı ile saplandığı yerden çıkartıldı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Kurban Bayramı'nda Mezbaha’da 590 kurban kesildi

Keşan’da, Kurban Bayramı namazının ardından, kurbanlıklarını kestirmek için vatandaşların yolunu tuttuğu Keşan TB (Ticaret Borsası) Mezbaha İşletmeciliği’nde 4 günlük bayram sürecinde 590 kurban kesildi.

Bayram namazının ardından kurbanlıklarını kestirmek için Keşan TB Mezbaha İşletmeciliği’nin yolunu tutan vatandaşlar, daha önce aldıkları sıraya göre kurbanlıklarını kestirirken, sırasını bekleyen vatandaşlara, coronavirüs tedbirleri nedeniyle bu yıl ikramda bulunulmadı. Yetkililerin coronavirüs tedbirleri kapsamında gerçekleştirdiği kurban kesim yerlerini; Keşan Belediye Başkan Vekili Nehir Gergin, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan TB Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz da ziyaret ederek, kurban kestiren vatandaşların bayramını kutladı. Kurbanlarını kestirmek için sırada bekleyen vatandaşlar, uygulamadan dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Yetkililerin gözetiminde kesilen kurbanlarını teslim alan vatandaşlar, evlerinin yolunu tuttu. Öte yandan, 4 günlük Kurban Bayramı süresince, 164 adet küçükbaş, 426 adet ise büyükbaş kurban kesildi. Kesilen kurbanların geçen yıla göre arttığı bildirildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

 

 

12 yaşındaki çocuğa akrabası tarafından cinsel taciz iddiası

Mecidiye Köyü'ndeki İtalyan Koyu'nda, 2 Ağustos 2020 tarihinde, saat 14.00 sıralarında meydana gelen olayda, 50 yaşındaki şüphelinin, 12 yaşındaki akrabası olan çocuğa cinsel istismar ve saldırıda bulunduğu iddia edildi.

İddiaya göre; tatil için İtalyan Koyu'na giden E.G. (50), akrabası olan E.Ö. (12)'ye cinsel tacizde bulunduğu ihbarını alan Erikli Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, olay yerine gitti. Olay ile ilgili tanıkların ifadelerini alan jandarma ekipleri, E.G.'nin, E.Ö.'ye cinsel taciz ve saldırıda bulunduğunu tespit etti. Cumhuriyet Savcısı'nın talimatı üzerine gözaltına alınan şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından Keşan Adliyesi'ne sevk edildi. Cinsel taciz ve saldırıda bulunduğu iddia edilen 12 yaşındaki çocuk ise psikolog eşliğinde ifadesinin alınması için Edirne Çocuk İzleme Merkezi'ne götürüldü.

 Haber MERKEZİ

AK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal: "Cumhurbaşkanımız Edirne'ye daha çok destek olacağını belirtti"

AK Parti Edirne Milletvekili ve KEFEK Başkanı Dr. Fatma Aksal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti İl Başkanları Toplantısı'nda, Erdoğan'ın Edirne'ye daha çok destek vereceğini söylediğini ifade etti.

Aksal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Edirne'yi ziyaret edeceğini, ancak coronavirüs salgını nedeniyle bu ziyareti bir süre ertelediğini belirterek, "Edirne çok kıymetli bir şehir. Edirne’ye sadece Edirne olarak bakmamamız lazım. Edirne balkanların başkentidir. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısıdır. Özellikle Ayasofya Camii’nin açıldığı günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul’un fethinin Edirne’den başladığını bir kez daha hatırlattı. Edirne’nin kendisi için ne kadar değerli olduğunu belirtti. Edirnelilerin bayramını kutlayıp saygılarını, sevgilerini iletti. Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah en kısa zamanda Edirne’yi ziyaret edecek. Zaten bir Edirne ziyareti planlanıyordu. Salgın nedeni ile bunu bir süre ertelemek durumunda kaldı. Bu salgın hastalık biraz daha yoluna girerse Cumhurbaşkanımız ilk fırsatta Edirne’ye gelecek. Cumhurbaşkanımıza her gittiğimizde hiçbir talebimizi geri çevirmedi. Cumhurbaşkanımız Edirne ile ilgili tüm konularda destek oldu, destek olmaya da devam ediyor. Kendisi de söylediği gibi Edirne’ye daha çok destek olacağını belirtti." dedi.

"Büyük bir memnuniyet ile Edirne’den ayrıldıklarını duyduk"

ABD Ankara Büyükelçisi David Satterfield ve ailesinin Edirne ziyaretinde, Edirne'ye hayran kalmaları ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Fatma Aksal, "Bayram ziyareti nedeniyle Amerikan Büyükelçisi Edirne’yi ziyaret etti ve ziyaretinden hayranlığını belirtti. Edirne Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış bir şehir. Çok farklı kültürlere, çok farklı dillere, dinlere ev sahipliği yapmış bir şehir. Türk İslam mimarisinin en güzel eserlerinden biri olan Selimiye Camii Edirne’de. Herkes Selimiye Camii’ni görmeli diyorum. Selimiye Camii yanında başka güzellikler de var. Bulgar Kilise’si, Sinagog, farklı dinler, farklı kültürlerin uzun yıllar iç içe yaşandığı bir şehir Edirne. Büyükelçi, Sağlık Külliyesi’ni de ziyaret etti. Avrupa’da akıl hastalarının zindana atıldığı günlerde, Türkiye’de Osmanlı akıl hastalarını müzikle tedavi ediyordu. Değişik gıdalar ile suyla tedavi ediyordu. Edirne bu anlamda gezilmeye, görülmeye değer. Sayın Büyükelçi, bayram dolayısıyla ziyaret etti. Büyük bir memnuniyet ile Edirne’den ayrıldıklarını duyduk. Bu da bizi çok memnun etti." diye konuştu

"İnşallah daha çok sabreder ve dikkat edersek bugünleri de atlatacağız"

Tüm İslam aleminin Kurban Bayramı'nı tebrik eden Aksal, şunları söyledi; “Tüm hemşehrilerimizin bayramını kutluyorum. İnşallah sağlıkla nice bayramlara. Her şeyin başı sağlık, sağlıkla, huzurla, mutlulukla nice bayramlar dilerim. Milletçe sarılmayı tokalaşmayı seven insanlardık, dokunmayı tokalaşmayı unuttuk. İnşallah daha çok sabreder ve dikkat edersek bugünleri de atlatacağız.”

Haber: İlker GÜREL

 

 

"Vakıf'taki tesisler, TÜGVA'ya 20 yıllığına kiralandı"

CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu yaptığı açıklamada; Enez'e bağlı Vakıf Köyü’nde bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün sosyal tesislerinin, TÜGVA (Türkiye Gençlik Vakfı)’ya kiralanması hakkında eleştirilerde bulunurken, konuyla ilgili olarak, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin yanıtlaması istemiyle, soru önergesi verdiğini kaydetti.

"İktidar, yandaşlara rant sağlama peşinde"

AK Parti iktidarı, Türkiye ekonomisini kötü yönettikçe yeni kaynaklar bulmaya çalıştığını belirten Gaytancıoğlu, "Ülkemizin doğal güzelliklerini heba etme pahasına yandaşlara rant sağlama peşindeler. Yandaşlara, kiralama ya da satışlar yapılıyor. Sırada, Saros Körfezi var. Saros Körfezi'nde önce, Gökçetepe Sahili'nde TÜRGEV'e bir alan kiralama yapılmıştı. İl Özel İdaresi'ne ait tesislerin kimseye sorulmadan Çevre Bakanlığı tarafından TÜRGEV'e kiralanmıştı. O kampta, belirli öğrenciler 5'er günlük sürelerle eğitim alıyorlar. Bu olabilir ama o sahillerin bir vakıfa ya da bir zümreye kiralanamaz. Bunu daha önce de, dile getirmiştik. Daha sonra Erikli Sahili'ne sıra geldi ve sahiller MUÇEV tarafından kiralandı. Ama buralar halkındır ve halkın yararlanması gerekiyor. Daha sonra Sazlıdere'ye FSRU Limanı yapılmak isteniyor. 10 bin ağaç kesilecek ve gemiler gelecek. Bu durum tüm doğal güzelleri bozacak. Biz bu uygulamanın olmaması gerektiğini dile getirerek, karşı çıktık. Bununla ilgili yeni bir mahkeme süreci başlatıldı." dedi.

"20 yıllığına TÜGVA'ya verildi"

Okan Gaytancıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Enez'e bağlı Vakıf Köyü’nde İl Özel İdaresi'nin uhdesinde bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün sosyal tesislerinin 13+7 yıl olmak üzere toplam 20 yıllığına TÜGVA'ya verildiğini görüyoruz. Saros'taki bir tesis, yine iktidara yakın bir vakfa kiralandı. Buralarda ne yapılacağını bilmiyoruz. Kiralamadan yine kimsenin haberi yok. Gökçetepe'dekine benzer bir durum yaşanacaktır. Yapılanlar yine yanlıştır. Çünkü yine bu yerler, bir zümreye ait olacaktır. Sahiller yine halkın olmayacak. Biz, bu duruma karşı çıkacağız. Parti yöneticilerimiz ve İl Genel üyelerimizle bu alanları ziyaret edeceğiz. Ayrıca, Mecidiye'deki taş ocakları sorunlarımız var. Saros Körfezi, ciddi bir tehdit altındadır. Halkın kullanması gereken alanların bir zümreye bırakılması yanlıştır. Saros'un tamamına yakınında, bu tür kiralamalar ve işletmeler mevcuttur. Hukuki yolları sonuna kadar zorlayacağız ve demokrasiyle bu işi çözmeye çalışacağız."

Soru önergesi...

Gaytancıoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şunlara yer verdi: "Seçim Bölgem Edirne’nin Enez İlçesine bağlı Vakıf Köyü’nde bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün sosyal tesisleri, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA)’ya 20 yıllığına devredilmiştir. Kamuoyundan gizli yapılan bu işlem halkımızın tepkisine neden olmuştur. Bu nedenle aşağıdaki sorularımın, Tarım ve Orman Bakanı Bekir PAKDEMİRLİ tarafından yanıtlanmasını istiyorum.

1-Enez'e bağlı Vakıf Köyü'ndeki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne ait tesis kaç yıllığına TÜGVA’ya devredilmiştir?

2-Devir işlemi hangi yasaya göre yapılmıştır?

3-Bu devir için bir ücret alınmış mıdır? Alınmış ise söz konusu ücret ne kadardır?

4-Vakıfköy ve Gökçetepe’de TÜGVA’ya devrettiğiniz tesislerin kıyılarının halkın kullanımına kapatılması yasalara uygun mudur?

5-Bakanlığınızın sahipliğinde olup bu şekilde vakıf ve derneklere devredilmiş kaç tesis vardır?

6-Hangi vakıf ve derneğe kaç tesis devredilmiştir?

7-Bu tesisler hangi kriterlere göre devredilmektedir?"

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar