Son Dakika
60 fotoğraftan kalan tek fotoğraf, idam edilişinin 59. yılında Kent Müzesi'ne verildi13 yaşındaki çocuğun coronavirüs testinin pozitif çıktığı iddia edildi“Pazaryerinin üstünün kapatılması gündemden düşmemeli..!!”Gaytancıoğlu, eğitimde yaşanan fırsat eşitsizliğine dikkat çektiKeşan TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kadir Mutaf: "Kırtasiyeler, okul ve tatil döneminde bile sürekli vatandaşa hizmet eden bir sektördür"Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı: "Ayda 22 bin 500 görüntüleme alan internet sitesi firmaların ticaretine destek olmaktadırArıcan, sorunları anlattı“Erikli’de bulunan sağlık merkezi tekrar açılarak, hizmet vermeye başladı”AÖF Keşan Büro Yöneticisi Mehmet Çaylak: "İkinci üniversite kayıtları 15 Ekim’e kadar sürüyor"Atölye Güneş Hobi& Sanat Evi dün açıldı
“Keşan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne tüm imkanlarımız ile destek olacağız”

“Keşan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne tüm imkanlarımız ile destek olacağız”

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, yaptığı açıklamada; meslek liseleri hakkında bilgilendirmede bulundu.

“Protokol kapsamında 3 projemiz var”

AB projeleri kapsamında hayata geçirilecek projelerin toplam bütçe olarak 900 bin Euro ile meslek liselerinin eğitim kalitesinin her geçen gün artması için çalıştıklarını belirten Şapçı, “Geçtiğimiz yıl Millî Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) arasında meslekî eğitim ile reel sektörü birbirine entegre etmek maksadıyla Meslekî Eğitim İş Birliği Protokolü hayata geçirildi. Bu protokolle birlikte Keşan Mesleki ve Teknik Anadolu Lise’sinin Keşan TSO ve Keşan Ticaret Borsası’na devrinin gerçekleşmesi için gerekli işlemlerimizi yaptık. Bu protokol kapsamında 3 projemiz var. 1.si Keşan MTAL ve Keşan TSO ortaklığı ile, ‘Metal Teknolojileri Atölyesini Yenilikçi Makinelerle Donatıyoruz’ kabul edildi ve halen proje uygulanmaktadır. 2.si ‘Trakya Metal ve Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri Profesyonel Yeterlilik Merkezi Projesi’ proje ön onayı aldı ve şu an sözleşme aşamasındadır. Son olarak, ‘Gençlerle Güvenli Geleceğe Birlikte Yürüyoruz’ proje başvurusu yapıldı ve şu an ön onay aşamasındadır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Koordinasyonunda AB Projeleri kapsamında hayata geçireceğimiz bu projelerimizin toplam bütçe olarak 900 bin Euro ile meslek liselerimizin eğitimlerinin, imkanlarının ve kalitesinin her geçen gün artması için çalışıyor ve destekliyoruz.” dedi.

“Mesleki eğitimin önü açılmalı ve mesleki

eğitim veren okulların kalite standardı yükseltilmeli”

Meslek liseleri pandemi sürecinde üstlendikleri rolle en zor zamanda toplumun en büyük ihtiyacı olan ürünleri ürettiklerini belirten Şapçı, sözlerine şöyle devam etti: “Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını günlük hayattan, toplumsal kurallara, eğitimden sanata her alanda değişikliklere neden oldu. Akademik başarısı düşük öğrencilerin tercih ettiği okullar olarak algılanan meslek liseleri, pandemi sürecinde üstlendikleri rolle en zor zamanda toplumun en büyük ihtiyacını maske ve hijyen malzemelerinin üretimini yaparak karşıladı. Biliyoruz ki, her aile, her ebeveyn çocuğunun akademik eğitim almasını ister, tıp okumasını, hukuk okumasını, mühendislik fakültelerini okuyup iyi eğitim alıp mesleğini eline almasını ister. Ama ülkenin fabrika işçisine de, teknikere de vasıflı çalışana da ihtiyacı var. Yılda binlerce öğrencimiz Tıp fakültelerinden mezun oluyor. Maalesef ülkemizde insanın doktoru var ama araçların doktoru yok. Örneğin; yeni mezun bir mühendis 2500-4000 TL arası maaşla iş bulabilirken, meslek liselerinden yeni mezun bir kaynak ustası 5000-8000 TL maaş ile işe direk başlayabiliyor. Ayrıca ülkemizdeki işsizlik rakamları ile iş açıklarını karşılaştırdığımızda, aslında iş açığı olan sektörlere ve pozisyonlara yetişmiş elemanları kaydırabilirsek işsizlik oranlarımız inanılmaz derecede azalacaktır. Bugün, bölgemizdeki sanayi kuruluşlarının yaşadığı en büyük sorun ne yazık ki ara eleman ve kalifiye eleman. Yeteri kadar kalifiye eleman olmaması, ara eleman kıtlığı sanayicinin de üreticinin de en büyük meseleleri arasında yer alıyor. Dolayısıyla mesleki eğitimin önü daha da açılmalı, mesleki eğitim veren okulların kalite standardı yükseltilmeli, ortaokul sonrasında öğrenciler buralara yönlendirilmeli.”

 

“Keşan Ticaret Borsası ile beraber devir alacağımız Keşan Mesleki

ve Teknik Anadolu Lisesi’ne tüm imkanlarımız ile destek olacağız”

Meslek liseleri, öğrenci sayısını 2019'a göre bu yıl yüzde 39,94 artırarak ilk sıraya yükseldiğinin altını çizen Şapçı, sözlerini şöyle tamamladı: “Meslek liseleri ve yüksekokulları, eğitim, içerik ve taşıdığı önem açısından, nitelikli iş gücünü yetiştirebilecek ve sektörün ihtiyacı olan iş gücü açığını kapatabilecek ve sektörün personel ihtiyacını karşılayabilecek yetenek ve imkana sahiptir. Değeri henüz hak ettiği konumu bulamamış mesleki eğitim veren kurumlar bir ülkenin en önemli yapı taşlarından biridir. Mesleki eğitimin geliştirilmesinin kurumsal temellerini teşkil eden meslek liselerinin ve yüksekokullarının öneminin anlaşılması ile sanayide ve üretimde katma değer artışına yardımcı olabileceği değerlendirilmelidir. Meslek liselerinden mezunların meslek yüksekokullarında alacakları eğitimle kendilerini geliştirmelerinin önünün açılmasıyla sanayinin ve üretimin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü karşılanacaktır. Sanayide ve üretimde istihdam edilen lise mezunlarının da yapılan iş birlikleriyle meslek yüksekokullarına yönlendirilmesi üretimdeki verimliliğe katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda Keşan TSO olarak meslek liselerinin nitelikli iş gücünü yetiştirebilecek ve sektörün ihtiyacı olan iş gücü açığını kapatabileceğine inanarak, sanayi-sektör iş birliklerini önceliğimiz olarak görüyoruz. Kısa zamanda Keşan Ticaret Borsası ile beraber devir alacağımız Keşan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne tüm imkanlarımız ile destek olacağız; tüm öğrencilerimizi ve öğrencilerimizin ailelerini geleceğe güvenle bir meslek sahibi olabilmeleri için okulumuza bekliyoruz.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

60 fotoğraftan kalan tek fotoğraf, idam edilişinin 59. yılında Kent Müzesi'ne verildi

Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, dün yaptığı basın açıklamasıyla, idam edilişlerinin 59. yılı olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı andı.

27 Mayıs 1960 darbesi sonrası 17 Eylül 1961 tarihinde idam edilen Merhum Başbakan Adnan Menderes'in 1955 yılında Keşan’ı ziyareti sırasında çekilen 60 fotoğraftan geriye kalan tek fotoğrafın, Keşan Kent Müzesi'nde sergilenmeye başlanmasıyla ilgili olarak düzenlenen basın toplantısına; Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ile Müze Koordinatörü Arkeolog Aslı Avcı katıldı. Basın toplantısında konuşan Helvacıoğlu, Keşan’lı Fotoğrafçı Orhan Saatçioğlu tarafından, 1955 yılında, Adnan Menderes’in Keşan’ı ziyareti sırasında çekilen fotoğrafın tarih için önemli bir fotoğraf olduğunu söyledi. Adnan Menderes, Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam edilişlerinin 59. yıldönümünde saygı ve rahmetle andığını belirten Mustafa Helvacıoğlu, "Darbelerin her türlüsüne karşıyız. Milli egemenlik ve demokrasiden yana olduğumuzu üstüne basa basa her yerde söylüyoruz. Milletimizin demokrasi kahramanlarını unutmadığını da belirtmek istiyoruz. Sayın Adnan Menderes’in 1955’te Keşan’a geldiği ve tek hatırası kaldığı bu fotoğrafın hikâyesiyle başladık. Milletimiz esasen darbecileri unutmadı. Bunu herkesin aynı fikirde olduğunu düşünerek milli iradeye uzanan elleri asla aklından çıkarmayan toplum olduğumuzu belirtmek isterim. Buradan aldığımız derslerin hiç ama hiç bitmediğini söylemeden geçemeyeceğim." dedi.

"Bu fotoğraf milletin kendi seçtiği kişilerini korumasıdır"

Darbelerin, sadece milli iradeye karşı olmadığını, fotoğraflara, toplumsal hafızaya karşı da olduğunu vurgulayan Helvacıoğlu, "Burada çok önemli bir hatıraya dikkat çekek istiyorum. 1955 yılında Keşan’ı ziyaret eden Sayın Menderes’in fotoğraflarını çeken, iki kuşak fotoğrafçı Sayın Orhan Saatçioğlu, bu ziyaret gününde 60 fotoğraf çekmiş ve vitrinde sergilemiş. Darbeciler o dönemde önce fotoğrafları kaldırtıp, negatifleri imha etmiş. 60 fotoğraftan geriye sadece bu fotoğraf kalmış. Keşan ziyaretinden tek bu kare kalıyor. Bu fotoğraf hem Keşan, hem müze için anlamlı bir fotoğraf. Bu fotoğraf milletin kendi seçtiği kişilerini korumasıdır. Bu fotoğraf darbeye direniştir. Dün olduğu gibi bugünde, 12 Eylül, 27 Mayıs, 15 Temmuz gibi kimden gelirse gelsin, nasıl olursa olsun, her türlü darbe girişine, bu ülke, bu toplum karşı. Ulu Önder’imizin dediği gibi ‘Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Milletindir.’ Bu anlamlı günde bir kez daha haykırıyoruz, ‘yaşasın milli egemenlik, yaşasın demokrasi, yaşasın demokrasi kahramanları.’ Bu fotoğrafın müzeye teslimiyle bugünü anlamlı kılıyoruz. Menderes ve arkadaşlarının idamından sonra, fotoğraflar silinerek yalnız bu fotoğraf kalmış o güne ait. Fotoğraf, Keşan Kent Müzesi’ne konulmak üzere armağan edildi. Bu fotoğrafı Keşan Kent Müzesi’nin en güzel yerinde muhafaza edeceğiz. Bu fotoğrafı çeken, saklayan ve Kent Müzesi’ne armağan eden Saatçioğlu ailesine teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

13 yaşındaki çocuğun coronavirüs testinin pozitif çıktığı iddia edildi

Bahçeköy'de, 13 yaşındaki bir çocuğun rahatsızlanması sonucu kaldırıldığı Keşan Devlet Hastanesi'nde yapılan coronavirüs testinin pozitif çıktığı iddia edildi.

İddiaya göre; Bahçeköy'de, babası ve babasının ailesi ile birlikte ikamet eden 13 yaşındaki bir çocuk rahatsızlanınca, Keşan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada coronavirüs belirtileri nedeniyle test yapılan çocuğun test sonuçları pozitif çıktı. Keşan Devlet Hastanesi'nde tedavisi başlanan çocuğun birlikte yaşadığı ailesinin ve yakınlarının test için örnek alındıktan sonra, karantina süreci başlatıldı.

Uzunköprü'de de vak'aların çıktığı iddia edildi

Öte yandan, Uzunköprü'de de coronavirüs vak'alarının çıktığı iddia edildi. Coronavirüs testleri pozitif çıkan 2 kişinin Uzunköprü Kaymakamlığı'nda görevli personeller olduğu da iddialar arasında yer aldı.

Haber MERKEZİ

“Pazaryerinin üstünün kapatılması gündemden düşmemeli..!!”

Saadet Partisi Keşan İlçe Başkanı Ahmet Köseler yaptığı açıklamada; pazaryerinin üzerinin kapatılmasıyla ilgili sorunun devam ettiğini belirterek, “Belediye başkanı sonuç vermeyen toplantılara bir an önce son verip pazaryerinin üzerini kapatmalıdır.” dedi.

“Pazarcı esnafı ve halk halen çile çekmeye devam ediyor”

Açıklamasına, “Keşan halkının pazaryeri çilesi bitmek bilmiyor.” diyerek, başlayan Köseler, şunları söyledi: “Pazaryeri; CHP’den AK Parti’ye intikal etmiş bir sorundur. Keşan halkı büyük umutlarla tam 10 yıl yeni pazar yerini bekledi ancak sonuç tam bir fiyasko ile sonuçlandı. Evet, CHP bunun bedelini ödedi, ödemesine de pazarcı esnafı ve halk halen yağmurda, çamurda, güneşte çile çekmeye devam ediyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte pazarcı esnafında, pazaryeri ile ilgili beklentiler tekrar gündeme gelmeye başladı. Sebzeci esnafın yeri tuhafiye esnafına göre daha iyi ancak üzerleri açık olduğundan bu böyle gitmez bu kışta bu çile tekrar çekilmez. Tuhafiyeci esnafının çilesi sokak aralarında çekilecek gibi değil. Kısa vadede umut verecek bir çözümde gözükmüyor. Ama çok amaçlı pazaryerinin üstünün kapatılması gündemden düşmemeli.”

“Belediye başkanı sonuç vermeyen toplantılara bir

an önce son verip pazaryerinin üzerini kapatmalıdır”

Ahmet Köseler sözlerine şöyle devam etti: “Belediye başkanı sonuç vermeyen toplantılara bir an önce son verip pazaryerinin üzerini kapatmalıdır. Sorunlar önceliğe göre, çözülecekse pazaryeri sorunu birinci sırada yerini almalıdır. Pazaryerinin üzerinin kapatılması pazarcı esnafının sorununu kökten çözmüyor yalnızca sebzeci esnafın sorunu çözülmüş oluyor. Tuhafiyeci esnafının sorunları yine ara sokaklarda yağmur çamur devam ediyor olacak. Pazaryerinin üzeri kapatıldıktan sonra bizlere göre, cumartesi gününün haricinde bir günde tuhafiyeciler için pazar kurulması denenebilir. Bunun bir kışın denenmesinde fayda var, tutarsa devam edilir tutmazsa yeni bir çözüm üzerinde durulur.”

“Eski itfaiye yerinin tuhafiyeci esnafının

sorunlarını çözeceğine inanmıyoruz”

Pazaryeri konusunda değerlendirmesine devam eden Köseler, “Bizler eski itfaiye yerinin tuhafiyeci esnafının sorunlarını çözeceğine inanmıyoruz. Orası da karşımıza ikinci bir pazaryeri fiyaskosuyla çıkabilir. Şu haliyle yer zaten pazarcı esnafına yetmiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yerinin oradan belediyeye devri kolay çözülecek bir şey değil. Pazarcı esnafı sokak aralarında daha kaç kış bekletilecek? Eğer pazarcı esnafının sorunu pazaryerini dönüşümlü olarak kullanmakla çözülmezse bize göre çözüm, Keşan’ın dışında yeni bir pazaryeri tahsis edilip modern bir şekilde yapılmasıyla çözülebilir.” şeklinde konuştu.

“Pazarlarını esnaflarımıza kapatan

ilçelere, Keşan’da pazarını kapatmalı”

Ahmet Köseler sözlerini şöyle tamamladı: “Son dönemde pazarcı esnafının mustarip olduğu konulardan biri de, çevre ilçelerin pandemiyi bahane ederek, pazarları Keşan esnafına kapatmasıdır. Keşan’daki pazarcı esnafı koruma adına, pazarlarını esnaflarımıza kapatan ilçelere, Keşan’da cumartesi kurulan halk pazarını kapatması gerekir. Keşanlı pazarcı esnafının gidebileceği doğru düzgün bir cumartesi pazarı kalmış durumda. Keşan Belediyesi pazarcısını koruma adına, elinden geleni yapmalıdır.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Gaytancıoğlu, eğitimde yaşanan fırsat eşitsizliğine dikkat çekti

CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu yaptığı açıklamada; eğitimde fırsat eşitsizliğinin yaşandığını belirterek, “Türkiye’de yaklaşık 3 milyon ailenin evinde internet yok. Bir çok evde televizyon dahi bulunmuyor.” dedi.

“3 milyon ailenin evinde internet yok”

Eğitimde fırsat eşitsizliğinin olduğunun altını çizerek, sözlerine başlayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’de yaklaşık 3 milyon ailenin evinde internet yok. Hatta, bir çok evde televizyon dahi bulunmuyor. Uzaktan eğitim yapma kararı alındı ama bunun altyapısının devlet tarafından karşılanması gerekiyor. Genel Başkanımız, her eve bir televizyon kampanyası konusunda çağrıda bulundu. Bunu devlet yapamıyorsa, belediyelerimizin yapabilmesi için görev istedi.”

“Milli Eğitim, sınıfta kaldı”

Okan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Milli Eğitim’in bütçesinin arttırılarak, okul öncesi ile ilk ve orta dereceli okullarda, internete erişimin kolaylaştırılması lazım. 3 milyon ailenin evine internet bir şekilde girmeli. Öğretmen giremeyeceğine göre, ders ve eğitim girmeli. Bunu Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapması gerekiyor. Ama Milli Eğitim bu konuda, sınıfta kaldı. Yaz tatilini boşa değerlendirmiş ve hiçbir çalışma yapmamış. Belirli dersler okulda yapılabilir. Okulların açılmaması nedeniyle, birçok esnafımız ekonomik anlamda zarar görecektir. Bu konuda gerekli önlemlerin yapılmadığını görüyoruz. Devletin gerekli önlemleri alması lazım.”

“Yüz yüze eğitimler bu süreçte,

zor ama imkansız değildir”

Gaytancıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Virüs salgınından tüm sektörler ve dünya etkileniyor ama dünya bu konuda önlemlerini alıyor. Özellikle biz, gençlerimizi eğitmek zorundayız. Okul çağında, 20 milyon gencimiz var. Onlara en iyi eğitimin verilmesi için çaba göstermeliyiz ve en iyi eğitiminde yüz yüze olduğunu uzmanlar dile getiriyor. Yüz yüze eğitimler bu süreçte, zor ama imkansız değildir. Özel okullar açıldı ve birçoğunda yüz yüze eğitim yapılıyor. Bunların belli bir standardı var. Gerekli sosyal mesafe hazırlanmış, çocukların ateşleri ölçülüyor, hastalıklı olup-olmadığı takip ediliyor. Devlet okullarında bunu sağlamak zor. Zamanında devletin eğitime yatırım yapmamasından kaynaklanan birçok sorun var. Bazı okullarımız kullanılmıyor, bazıları sırf hırs uğruna imam hatiplere devir edildi. Atıl durumda kaldı, yeni okullar yapılmadı. Nüfusa göre, öğrenci sayısı fazla. Her yıl 1 milyona yakın çocuk okula başlıyor. Bu sisteme Milli Eğitim’in ayak uydurması gerekirdi. Sınıf ve okul sayısı buna göre yapılmalıydı. Uzaktan eğitimle bir nesli kaybedemeyiz. Bundan ötürü de, yüz yüze eğitimi mutlaka yapmalıyız. Belli dersleri uzaktan eğitimle çözülür ama bazı derslerin yüz yüze verilmesi şarttır.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kadir Mutaf: "Kırtasiyeler, okul ve tatil döneminde bile sürekli vatandaşa hizmet eden bir sektördür"

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kadir Mutaf, 2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı'nın 21 Eylül 2020 Pazartesi günü itibarıyla, kademeli de olsa başlayacağını belirterek, kırtasiye alışverişini yapacak olan vatandaşlara "Kırtasiye, kırtasiyeciden alınır" sloganıyla çağrıda bulundu

Mutaf, okulların açılacak olmasıyla birlikte kırtasiye alışverişlerinin artmaya başlayacağı bu günlerde, velilerin, kırtasiye ürünlerini alırken, denetlenir yerlerden almasını önerdi. "Kırtasiye, kırtasiyecilerden alınır" sloganını hatırlatan Kadir Mutaf, "Böyle bir söylemi yıllardır dile getiriyoruz. Özellikle okulların açılmasına yakın tarihlerde Keşan Ticaret ve Sanayi Odası olarak daha çok vurguluyoruz. Kırtasiye, eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Kırtasiyeler, okul ve tatil döneminde bile sürekli vatandaşa hizmet eden bir sektördür. Sadece bir haftalık, 15 günlük bir süreç değil, 365 gün hizmet veren bir sektördür. Eğitim, kırtasiyesiz olmaz. Özellikle pandemiden dolayı yüz yüze eğitimin sınırlandırılması ve uzaktan eğitimin devam edilmesine, öğrencilerin motivasyonunu arttıracak etkenlerden biri de kırtasiye ürünleri olacak. Bu süreçte veliler açısından dikkat edilmesi gereken bir konu da kırtasiye ürünü alırken çocuklarımız için özenerek aldığımız ürünlerin, onların sağlığını tehdit etmemesidir. Ürünler alınırken bunların güvenilir yerlerden, denetlenebilir yerlerden almalarını öneririz." dedi.

"Tüketicilerin özellikle internetten ucuz ürün alabilmek için sağlıksız ve ne şartlarda üretildiği belli olmayan ürün almamalarını öneriyoruz"

Keşan'da faaliyet gösteren kırtasiyecilerin, gerek ilgili bakanlık, gerekse ilgili kurumlar tarafından sürekli olarak denetlendiğinin altın çizen Mutaf, şunları söyledi; "Çocuklarımıza sağlıklı ürün alabilmek için tüketicilerimizi bu gibi denetlenebilir işletmelerden alışveriş yapmaya davet ediyoruz. Tüketicilerin özellikle internetten ucuz ürün alabilmek için sağlıksız ve ne şartlarda üretildiği belli olmayan ürün almamalarını öneriyoruz. Sektördeki işletmelerin fiyatlarıyla kıyaslandığında birçok ürünün daha da ucuz olduğunu göreceklerdir. Bu sayede hem aldıkları ürünün güvenilirliğinden, sağlıklı olduğundan emin olacaklar hem de daha ucuza alışveriş yapabileceklerdir. Bu kapsamda yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diler, biran önce sağlıklı ve pandemiden uzak günlere dönebilmemizi dilerim."

Haber: İlker GÜREL

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar