Son Dakika
Halı saha onarımı yaptırılacakAtık eşya kumbara yerleri kiraya verilecekSebze ürünleri satın alınacakCHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Gaytancıoğlu: “Adalet istiyoruz..!!”“Kadını güçlendirmemiz lazım”Aksal: “Çiftçi borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili kanun teklifi yasalaştı”- Keşan kızarmaya başladıPark halindeki araçta yangın çıktı“Küçük üreticinin teminatı kooperatiftir”Edirneli Öz, aşı sırası gelmediği için Akşener'e mesaj gönderdi
Keşan Eğitim ve Dayanışma Federasyonu Başkanı Hasret Dinç: "Rol model gençlerimiz pozitif ayrımcılık yapılıp toplumun önünde elmas gibi parlatılmalı"

Keşan Eğitim ve Dayanışma Federasyonu Başkanı Hasret Dinç: "Rol model gençlerimiz pozitif ayrımcılık yapılıp toplumun önünde elmas gibi parlatılmalı"

Keşan Eğitim ve Dayanışma Federasyonu Başkanı Hasret Dinç,  8 Nisan Dünya Romanlar Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu.

Dinç, Türkiye'de yaşayan kültürel, bir birinden farklı vatandaşların bulunduğunu dile getirerek, "Bir çoğunun benzer yönleri olduğu kadar farklı yapıları da var. Hepsi bizlere miras ve kültürel zenginliğimizdir. Bir çoğunun kendilerine has olumlu benzer özelikleri ve yönleri bulunmaktadır. Ancak adı 'Roman' olan öylesine kadim bir toplum var ki binlerce yılın acısını halen üzerinden atamamıştır. Avrupa'nın ortasında işkenceler maruz kalmış  gaz odalarında öldürülmüştür. 1935-1945 arası Nazi Almanya'sında resmi olmayan verilere  göre 880.000 kişi soykırıma uğramıştır. Almanya ancak 1982'de Romanların tıpkı Yahudiler gibi Hitler’in hedefi olduğunu ve soykırımına uğradığını, Birleşmiş Milletler de 1989'da etnik nedenlerden dolayı soykırımına tabi tutulduklarını kabul etmiştir. Roman toplumu bir çok sorun ile mücadele ederken pandemi sürecinin de eklemlenmesi yaşanan yoksulluğa tuz biber olmuştur. Ülkemizde ise 30 yıldır Roman toplumu farklı alanlarda sorunlarını dile getirmeye başladı örgütlenme ve dernekleşme süreci gelişmeye başladı her ne kadar sivil toplum bilinci tam olarak oluşmasa da haberleşmenin ve iletişimin teknolojik ilerlediği süreçte sorunlar görünür olarak ciddi olarak dile getirilmeye başladı. İlçemize ciddi anlamda Roman nüfusu bulunmakta Keşan'da yaşayan romanlar ülkemizin diğer roman vatandaşlarından farklı olarak göçebe değil de yerleşik düzende yaşıyorlar." diye konuştu.

"Kötü olan bir şeyi Roman kelimesinin içine sokarak kadim bir toplumu kötü söylemlere maruz bırakmak tam bir vicdansızlık örneğidir"

Son dönemde ayrımcılık vakalarında azalma görüldüğünü belirten Hasret Dinç, "Kötü olan bir şeyi Roman kelimesinin içine sokarak kadim bir toplumu kötü söylemlere maruz bırakmak tam bir vicdansızlık örneğidir. Keza ülkemizde yaşayan tüm topluluklarda iyi yada kötü olan her şey vardır. Roman toplumu sadece ayrımcılık ile mücadele etmiyor, eğitim ve istihdam başta olmak üzere çok fazla sorun ile savaşıyorlar. Geçmiş yıllarda eğitimli Roman gençleri sayısı oldukça azdı, şimdi ise bir nebze olsun daha fazla bu süreçte yetişen roman gençleri eğitimlerini tamamladıktan sonra hayat mücadelesine başladılar. Bazıları ise işsizlik ile uğraşıyor. 2 ve 4 yıllık mezunlar ile yaptığım görüşmelerde 'ben bunun için mi okudum?' diye sitem ediyorlar. Haksız da değiller öğrencilerimiz kendi yakınlarında örnek alabileceği hiç kimseyi göremiyorlar. Eğitim hayatlarında 'ben x abim-ablam gibi olacağım' diyebilecekleri, örnek alabilecekleri büyükleri yok. Aslında bununla ilgili geçmiş yıllarda çeşitli toplantı seminer çalıştay benzeri çalışmalar yapıldı. Bazen de pozitif ayrımcılık yapılması yönünde fikirler ortaya konuldu. Sözde karşılık bulundu ancak, Keşanmızda hayata gecen hiç bir şey maalesef bulunamadı. Rol model gençlerimiz pozitif ayrımcılık yapılıp toplumun önünde elmas gibi parlatılmalı, gelecek nesillerimiz onları örnek almalı. Sadece benim tanıdığım Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Tarih Öğretmeni, İngilizce Öğretmeni, Muhasebe, İşletme 2 ve 4 yıllık mezunlar bulunmakta rol model sıkıntısı olmamalıdır. İstenildiği taktirde Keşan'ımıza rol model olacak gençler vardır. Gelecek nesillerimizin eğitime daha sıkı sarılabilmesi için rol model gençlerimize pozitif ayrımcılık yapması gelecek nesil için ışık niteliğindedir." dedi.

"Romanlar için sorumluluk alınmalı"

Federasyon olarak eğitim hayatını sürdürenlere destek olmaya devam ettiklerini dile getiren Dinç, şunları söyledi; "Pandemi süreci herkesi etkilediği gibi kişisel ve kurumsal olarak bizleri de etkiledi; lakin bize ulaşan yardım talep eden kişiye elimizde olmasa da, kişisel borçlanarak ailenin talep ve isteğini yapmak için emek sarf ediyoruz bazen de, belediyenin veya kaymakamlığın ilgili birimlerine yönlendirmeye çalışıyoruz. Tek isteğimiz herkesin kendi eğitimini tamamlayıp ekmeğini kazanacağı istihdama kavuşması. Onlardan da isteğimiz geleceğe ışık saçmaları yaşanan tüm olumsuzluklara duyarsız olmamalı kendilerinin yaşadığı sorunları diğer çocuklar da yaşayacağını düşünüp sosyal sorumluluk almalardır."

8 Nisan Dünya Romanlar Günü...

Hasret Dinç, sözlerini şöyle tamamladı; "Nazi Almanya'sında yüz binlerce Roman, Nazilerin ölüm kamplarında 3 Ağustos 1944 tarihinde bir gün içinde can verdi. Kurtulanlar ise Avrupa'nın dört bir yanına dağıldı. Bu büyük felaketten sonra Romanlar pek çok platformda bir araya geldi. 8 Nisan 1971'de, ayrımcılıkla mücadelede işbirliğini teşvik etmek, Romanların sorunlarını tartışmak üzere Uluslararası Roman Kongresi farklı ülkelerden gelen Romanlarla Londra'da ilk kez toplandı. 1990 yılında düzenlenen 4. Uluslararası Roman Kongresi'nde de 8 Nisan tarihi "Dünya Romanlar Günü" olarak kabul edilip 2. Dünya Savaşı'nda Naziler tarafından soykırıma uğrayan, sayısı tam olarak bilinmeyen Romanların anısına dünyanın her yerinde yaşayan Romanlara ithaf edildi. O günden bu yana her yıl 8 Nisan Dünya Romanlar günü, Romanların ayrımcılığa karşı mücadelesini şekillendirmekte ve bu doğrultuda; "Barış, refah ve dayanışma için birlik!" anlayışıyla kutlanmaktadır. Ülkemiz için bu toplantı bağlayıcı niteliği bulunmasa da, Roman vatandaşlara yönelik sosyal içerme strateji belgesinde açıkça belirtilen '"8 Nisan Dünya Romanlar Günü'nde Roman vatandaşlara yönelik program düzenlenecektir." ibaresi bulunmaktadır .Bu vesile ile İlçemizde Köylerimizde Ülkemizde Bulunan Tüm Roman Vatandaşların 8 Nisan Dünya Romanlar Gününü Kutluyorum. Sizler tarihin en güzel en temiz insanlarısınız."

Haber: İlker GÜREL

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Halı saha onarımı yaptırılacak

Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Polisevi Şube Müdürlüğü halı saha onarımı için ihale düzenleyecek.

Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre, halı saha onarımı için düzenlenecek ihale, 26 Nisan 2021 tarihinde saat 14.00’te Kemalpaşa Mahallesi Kayserili Ahmetpaşa Caddesi No: 3 Merkez / Çanakkale adresinde yapılacak.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle;https://www.ilan.gov.tr/ilan/775777/ihale-duyurulari/yapim-isi-ve-insaat-ihaleleri/hali-saha-onarimi-yaptirilacaktir

Atık eşya kumbara yerleri kiraya verilecek

Lüleburgaz sınırları dahilinde muhtelif yerlere Tekstil Atık Kumbarası Konmak Suretiyle Kullanılmış Tekstil Ürünlerinin Kaynağında Toplanması, Ayrıştırılması ve Taşınması Hakkı ve Atık Eşya Kumbara Yerlerinin kira verilmesiyle ilgili ihale düzenlenecek.

Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre, 50 adet tekstil kumbarası 1 yıl süresince kiraya verilecek.

İhale, 27 Nisan 2021 tarihinde saat 14.00’te Lüleburgaz Belediye Başkanlığı Encümen Salonu’nda yapılacak.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle;https://www.ilan.gov.tr/ilan/775449/endustriyel-urunler/cevre-ve-geridonusum/tekstil-urunlerinin-kaynaginda-toplanmasi-ayristirilmasi-ve-tasinmasi-hakki-ve-atik-esya-kumbara-yerlerinin-kiraya-verilmesi-isi-ihale-edilecektir

Sebze ürünleri satın alınacak

65 MKNZ. P.TUG.K. 7 kalem sebze  alımı için ihale düzenleyecek.

Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanan ilana göre, 65 MKNZ. P.TUG.K. 7 kalem sebze  alımı için ihale düzenleyeceği ihale65'inci Mknz.P.Tug.K.lığı İhale Kom.Bşk.lığı Lüleburgaz/KIRKLARELİ adresinde, 10 Mayıs 2021 tarihinde saat 11.00’de yapılacak.

İlanın detayları için ise internet adresi şöyle;https://www.ilan.gov.tr/ilan/776415/ihale-duyurulari/mal-alim-ihaleleri/sebze-alinacaktir

CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Gaytancıoğlu: “Adalet istiyoruz..!!”

CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, mecliste düzenlediği basın toplantısında, Saros Körfezi’nde BOTAŞ tarafından yapılmaya başlanan FSRU Limanı projesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Saros, kendi kendini temizleyebilen nadir körfezlerinden biridir”

Dünyanın kendi kendini temizleyebilen nadir körfezlerinden birisinin Saros Körfezi olduğunu belirten Gaytancıoğlu, “Her yıl şubat-nisan ve temmuz aylarının 15-18’i arasında başlayıp, 25-28’ine kadar devam eden bir 10 günlük temizleme işlemini Saros Körfezi doğal olarak kendi kendine gerçekleştirir.

Saros Körfezi aynı zamanda 1973 yılından beri doğal sit alanı olarak korunmaktadır. Kaptan Cousteau 1970’li yıllarda gemisi Calipso ile Türkiye ziyaretinde Saros Körfezi için ‘Kızıldenizin Kuzey versiyonu’ deyimini kullanmıştır. Hatta Çevre Bakanlığı da 2 yıl süreyle denizaltı ve bölgede yapmış olduğu incelemeler sonucunda Saros Körfezi için içinde barındırdığı zengin balık çeşitleri nedeniyle deniz biyologları ve dalış meraklıları arasında büyük ve doğal bir akvaryumdur ifadesini kullanmaktadır. Çevre Bakanlığı diyor ki, Saros Körfezi’nde 144 çeşit balık, 78 tür deniz bitkisi ve 34 tür süngere ev sahipliği yapan, su altı zenginlikleri ile dolu ve sualtı etkinlikleri ile ilgilenenler için çok önemli bir bölgedir. Çevre Bakanlığı diyor ki, Saros Körfezi ve kıyıları jeomorfolojik, peyzaj, ekolojik, floristik, biyogenetik ve turistik özelliklerinin bozulmadan korunması amacıyla ‘özel çevre koruma bölgesi’ olarak ilan edilmişti. Hatta bölge Barselona Sözleşmesi kapsamında korunmaktadır.” dedi.

“Çevre Bakanlığı Saros’un tahribatını görmezden geliyor”

Okan Gaytancıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Aynı Çevre Bakanlığı Saros’un tahribatını görmezden geliyor. Bölgenin 25 binlik ve 100 binlik planlarında yer almamasına rağmen FSRU limanı inşaatına izin veriyor. Bundan yaklaşık 2 yıl önce bölgemize kabus gibi çöken bir FSRU limanı yapımı projesi gündeme geldi. Nedir FSRU? Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi –Floating Storage Regasification Unit. Sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) okyanus kanallarından geçirilmesi ve aktarılması sırasında FSRU gemileri kullanılıyor. Dolayısıyla bu geminin sıvılaştırılmış gazı boşaltması için bir limana ve boru hattına ihtiyacı var.  Bu liman ve boru hattı için Saros’un en güzel yerlerinden birisi olan Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinin arasında bir bölge seçilmiştir. Yani doğal SİT alanı seçilmiştir. Proje duyurulduğunda Keşan Sanayi ve Ticaret Odası, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünden bu limanın bölgeye olası etkileri konusunda bir değerlendirme raporu talep etmiştir. Rapor Eylül 2018’de tamamlanmış ve Çevre Bakanlığı’nın web sayfasında da yer almıştır. Rapor özetle, buraya yanaşacak 300 metre boyundaki gemilerin pervanesinin çapı 10 metre olduğunu ve bu pervane döndüğünde 60-70 metre derinliğindeki suyu çevirdiği için girdap yarattığını bildirerek balık yuvalarını tamamen tahrip ettiği, bölgede diri bir fay hattı olduğundan tutun da gemilerin yaratacağı girdabın bölgedeki flora ve faunayı olumsuz etkileyeceğini ve bu nedenle ortaya koymuştur. Konu bir anda bölgenin gündemine girmiş ve Sazlıdere Köyü’nde ÇED halkın bilgilendirilmesi toplantısı yapılmıştır. Projede 35 km boru hattı döşenecek ve 10 binden fazla ağaç kesileceği için bölge halkının ciddi tepkileri nedeniyle bilgilendirme toplantısı gerçekleştirilememesine rağmen ÇED süreci başlatılmıştır.”

“Bilim uzmanları, ÇED raporuna olumsuz görüş bildirdi”

Açıklamasına, “ÇED raporunun, Mart 2020’de tamamlanmış ve 10 farklı disiplinden bilim uzmanının tamamı ÇED raporuna olumsuz görüş bildirmiştir.” diyerek, devam eden Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Bu rapor sonucuna göre; Keşan Kent Konseyi ve Saros Çevre Gönüllüleri Dayanışması Edirne Bölge İdare Mahkemesine başvurmuş ve ÇED iptali kararı almıştır. Yani projeye başlanılmamıştır. Maalesef bu işin yüklenicisi BOTAŞ, Çevre Bakanlığına başvurmuş ve herkesin evde olduğu, kimsenin COVİD’den dolayı sokağa çıkmadığı bir ortamda 6 Mayıs 2020 günü Ankara’da İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’nu toplamış ve yeni bir ÇED süreci başlatmıştır. Bu süre içerisinde bölge halkı, sivil toplum örgütleri projeye ciddi tepkiler göstermiş ve her ortamda tepkisini dile getirmiştir. Hatta bölge halkı, 170 bin imza toplayarak projeye karşı olduğunu açıkça ifade etmiştir. 2. ÇED süreci, 8 Kasım 2020’de başlamıştır. 8 Kasım 2020 günü BOTAŞ yetkilileri, mahkeme heyeti ve izin verilen çok az sayıda bölge halkı ile tanıtım yapılmış ve 10 farklı disiplinden oluşan bilirkişi heyetine dosyalar verilerek 2 aylık bir sürede incelemelerini tamamlayarak raporlarını teslim etmeleri istenmiştir. 2 aylık süre geçmeden hemen 10 gün sonra BOTAŞ’ın liman yapımı için işi verdiği müteahhit LİMAK inşaatın dozer ve iş makineleri korsan çalışma yaparak bölgede ağaç katliamına ve yol yapımına başlamıştır. Hatta dozerlerin ve iş makinelerinin çalışma yaptığından arazi sahibi Mehmet Zeybek’in haberi bile olmamıştır. Kamulaştırma bedeli çok düşük olarak Mehmet Zeybek’in hesabına yatırılmıştır. İtiraz süreci bile başlamadan dozerler çalışmıştır.”

“Adalet istiyoruz”

9 farklı bilim uzmanının 2.ÇED raporunu “olumsuz” olarak hazırlayıp, mahkemeye sunduklarının altını çizen Okan Gaytancıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bu rapora istinaden yürütmeyi durdurma kararı için Edirne Bölge İdare Mahkemesine başvuru yapılmış ve halen yürütmeyi durdurma kararı mahkeme tarafından verilmemiştir. Daha kaç bin imza istenmektedir? Kaç bilirkişi raporu daha istenecektir. Bu raporları yazanlar Çevre Bakanlığının atadığı uzmanlar, hatta tamamına yakını profesör. Boru hattı döşenecek arazi ve liman yapılacak bölgenin 7 km ilerisinde aktif ve diri bir fay hattı bulunmaktadır. Bundan dolayı deprembilimciler ve jeologlar bu projeye karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin kendine özgü bir tarımsal potansiyeli vardır. Bundan dolayı ziraat mühendisleri bu projeye karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin taraması yapılmış, proje inşaat açısından incelenmiş ve uygun olmadığından dolayı inşaat mühendisleri karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin endemik bitki örtüsü olduğu için biyologlar ve kuşbilimciler karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgede bulunan tüm bitki ve hayvan çeşitleri olumsuz etkileneceği açıklandığı için çevre mühendisleri karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin yapısı uygun olmadığından projeye peyzaj mimarları karşıdır.

Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin orman yapısını inceleyen ormancılar karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin yapımında izlenen yol hukuki olmadığından hukukçular karşıdır. Bölge halkı, sivil toplum örgütleri kısacası mantığı olan herkes projeye karşıdır. Peki kim karşı çıkmıyor? Katar gazı taşınacağı için yani arkasında Katar sermayesi olduğu için, Katar ile ilişkisi olanlar karşı çıkmıyor. Katar’ın kılıcını kuşananlar projeye karşı çıkmıyor. Hukuk çiğneniyor. Adalet istiyoruz.”

“CHP iktidarında inşaat hangi noktadaysa onu durdurup doğal haline geri döndüreceğiz”

Gaytancıoğlu açıklamasını şöyle tamamladı: “BOTAŞ karşı çıkmıyor. Hatta BOTAŞ kendini sözde affettirmek için bölgeye kesilen ağaçların karşılığında zeytin fidanı dağıtmaya başlamış ve halka zeytin fidanı diktirmek için çaba göstermektedir. Zeytin barışı simgelemekte ancak çevre barış değil tahribatın önlenmesini istemektedir. Aynı BOTAŞ, bir doğal gaz etkin enerji limanını Aliağa’da inşa ettirmiştir. Kime inşa ettirmiştir. Kalyon inşaata. Bu proje doğalgazı al-öde prensibi ile kullanmaktır. Şimdi buradan soruyorum.  BOTAŞ ile etki liman işletmeleri arasında yapılan kapasite sözleşmesinin içeriği nedir? BOTAŞ’ın yıllık ne kadar gaz alma taahhüdü vardır? Taahhüt içerisinde yıllık alınmayan miktarın ödemesi BOTAŞ tarafından yapılmakta mıdır? Bugüne kadar kaç metreküp gaz alınmış ve ne kadar ödeme yapılmıştır? Size söz veriyorum CHP iktidarında inşaat hangi noktadaysa onu durdurup doğal haline geri döndüreceğiz. Saros bize atalarımızdan mirastır. Bölgenin karşı kıyısında 100 yıl önce Kurtuluş savaşının kıvılcımı Çanakkale’de atılmıştır. Yüzbinlerce şehit kanı ile sulanmış bölgede Katar sermayesinin iş yapmasına izin verilmemesi gerekir.”

(Haber Merkezi)

“Kadını güçlendirmemiz lazım”

Edirne Valiliği ve Keşan Belediyesi tarafından sepetçilik mesleğinin yaşatılarak kadınların istihdama kazandırılması amacıyla hayata geçirilen “Emek kadından, sepet hasırdan” projesi kapsamında kurulan (KESKÜP) Keşan Sepetçi Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin çalışmalarını yerinde görmek amacıyla, dün, Edirne Valisi Ekrem Canalp’in eşi Dr. Ayten Canalp, Keşan’da ziyaretlerde bulundu.

Canalp, saat 11.15 sıralarında, Keşan Sosyal Hizmet Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyarete, Ayten Canalp’in yanı sıra; Keşan Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, AK Parti Keşan İlçe Başkanı Gürcan Kılınç ve Keşan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Nergis Mustafa Paşa katıldı.

Canalp: “Kadın gücüne farkındalık getirmek için yola çıktık”

Ziyarette konuşan Canalp, Keşan’da bulunmaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, şunları söyledi: “Keşan’ın her açıdan hevesli ve azimli bir ilçe olduğunu biliyorduk ama bugün kendileriyle de birlikte olunca kat kat daha fazla azmin, hevesin ve heyecanın olduğunu gördük. Kadın gücüne farkındalık getirmek için yola çıkmıştık ve ilk olarak Keşan’dan başladığımıza çok memnun oldum. Buradaki birliktelik ve azim bize çok moral oldu ve doğru bir yoldayız dedik. İnşallah Edirne ilini Keşan ve diğer ilçelerle birlikte kadınlarımızın gücünü ve enerjisini ülkemizin ekonomisine kazandıracağız. Hep böyle birlik ve beraberlik içerisinde Edirneli kadınlarımızın hayata katkı sağlamalarını sağlayacağız.”

Ayten Canalp’in ardından Fatma Aksal söz aldı.

Aksal: “Amacımız; kadın istihdamını başta Edirne olmak üzere ülkemizin bütün illerinde arttırmaktır”

Kadınların hayatın her alanında olduğu gibi ekonomide de, yer almak istediğini ifade eden Aksal, şunları söyledi: “Güçlü kadın, güçlü erkek ve güçlü Türkiye diyoruz. Burada üreten kadınlarımız çok güzel sepetler yapmışlar. İnşallah bunlara katma değer katarak ev ekonomilerine katkı sağlar hale getireceğiz. Ben Sayın Valimize ve eşi Ayten hanıma çok teşekkür ediyorum. Tüm ilçeleri dolaşarak katkı veriyor. Kendisini bugün Keşan’da görmekten çok mutlu oldum. Kadınlarımız hayatın her alanında olduğu gibi iş alanında da son derece başarılılar. Amacımız kadın istihdamını başta Edirne olmak üzere ülkemizin bütün illerinde arttırmaktır. Ben emeği geçen sayın kaymamıza ve ciddi bir destek veren belediye başkanımıza ve Nergis hanıma çok teşekkür ediyorum. Tüm Keşanlı kadınlarımızın ellerine sağlık diyorum. İnşallah bu pandemi sürecinde maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyarak üretmeye devam etmelerini diliyorum. Onlar ürettikçe biz onların yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz.”

“Kadını güçlendirmemiz lazım”

Kadın kooperatifçiliğini çok önemsediklerini ifade eden Fatma Aksal, sözlerine şöyle devam etti: “Kadınlarımızı iş hayatına kazandırmamız gerekiyor. Devletin herkese istihdam sağlaması mümkün değil. Üretmek zorundayız. O anlamda kadın kooperatifleri çok önemli. Burada sepet kurusunu gördük. Herkesi tebrik ediyorum. İnanılmaz güzel ürünler ve hepsi doğal. İnsanlar artık plastikten bıktı. Daha doğal malzemelerden ürünler istiyorlar. Kadınlarımız bu ürünleri evde ve kendilerine uygun olan saatlerde üretebilirler. Hem ev hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacaklar. İlk önce iç piyasamıza süreceğiz ama dış pazara da ihracat potansiyeli olan sepetlerimiz de var. Ben kadınlarımızı tebrik ediyorum. İnşallah hayatın her alanında olduğu gibi ekonomide de daha çok yer alırlar. Kadını güçlendirmemiz lazım.”

“Kadınlar için her türlü teşvikler var”

Aksal, sözlerini şöyle tamamladı: “Ülkemiz ve dünya nüfusunun yarısını kadınlar oluşturuyor. Biz kadınımızı geride bırakarak ne Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ne de partimizin hedef gösterdiği 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşmamız mümkün değil. Ben kadınlarımızı burada üretmeye davet ediyorum. Gelsinler kurslara gitsinler. Her türlü teşvikler var. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın kursları var. Belediyemizin kooperatifleri var. Biz kendilerine her türlü desteği vermeye hazırız. İnşallah onlarda gelir üretime katkı sağlarlar. Kooperatifçiliğe Tarım, Aile ve Sosyal Hizmetler ve Ticaret bakanlıklarımızın çok ciddi destekleri var.”

(Haber-Foto: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar