Son Dakika
Cam ustası Yıldırım: "Camında çatlak olan araçlar muayeneden geçmiyor"Yukarı Zaferiye Mahallesi sakini Aldanmaz, revizyon ve ilave imar planlarını eleştirdiHelvacıoğlu: “Mezun öğrenciler iş bulamazken, işletmeler usta bulamıyor..!”Şapçı, Gaz ve Tesisatı Teknolojisi bölümünün 1 kişi tarafından tercih edilmesini değerlendirdiGege, imar planı değişikliğini değerlendirdi: “28 Temmuzda elini kaldırmış hiçbir meclis üyesi arkadaşı biz orada göremedik”Miniklerin göz dolduran yardımı500 balyayı ateşe verdi, kaçarken yakalandıKadına yönelik şiddet ve tacize dikkat çekmek için yola çıkan ekip Keşan'da mola verdiAdnan Vural’dan, Keşan’ın köylerini ziyarete gelen Mehmet Geçmiş’e tepki: “Umarım bundan sonra gelirse bize haber verir”Edirne İl Emniyet Müdürü değişti
“Keşan’da cami açığımız var”

“Keşan’da cami açığımız var”

Anadolu Gençlik Dergisi Keşan Temsilcisi Mustafa Kabakçılı yaptığı açıklamada; Keşan’da cami sayısının az olduğunu belirterek, ihtiyacın biran önce giderilmesi gerektiğini kaydetti.

“Oruç tutmayanlar, Ramazan Ayı’na

saygısını göstermeye çalışıyor”

Açıklamasına, “Ramazan Ayı’nın son haftasına girdik.” diyerek, başlayan Kabakçılı, şunları söyledi: “Ramazan’da orucunu tutanlara, Allah kabul etsin. Biz, İslam toplumuyuz ve tutan ya da tutmayan herkes, Ramazan Ayı’nın bilincinde ve önemini biliyor. Orucunu tutmayanlar, Ramazan Ayı’na saygısını göstermeye gayret ediyorlar.”

“Cami açığımız var”

Keşan İlçe Müftüsü Mehmet Yiğit’in geçen Cuma günü verdiği vaaz da, cami sayısındaki yetersizliğe vurgu yaptığını hatırlatarak, sözlerine devam eden Mustafa Kabakçılı şöyle konuştu: “Dernek olarak, daha önce yaptığımız açıklamalarda, Keşan’ın merkezinde cami açığının çok fazla olduğunu dile getirdik. Özellikle cuma namazlarında, camilerde yer olmadığı için cemaat ibadetlerini ayakkabılık bölümünde ya da dışarılarda halı ve kilimlerin üzerinde yaptıklarını görüyoruz. Yağmurlu havalarda, bu durumun çok fazla sıkıntı yarattığını dile getirmiştik. Aynı konuyu yeniden gündeme getiriyoruz. Keşan merkezde ciddi anlamda cami açığı var. Cami açığını giderilmesi için hem belediyeye hem de duyarlı vatandaşlara ve kuruluşlara iş düşüyor.”

“Köylerde, 300 kişiye 1 cami düşerken, Keşan

merkezde 7 bin-8 bin kişiye 1 cami düşüyor”

Cami yeri için gösterilmesi için belediyenin öncülük etmesi gerektiğine kayıt düşen Kabakçılı

 sözlerini şöyle tamamladı: “Biz, Keşan Belediyesi tarafından yapılan yeni pazaryeri kompleksi içerisinde camiye yer ayrılmasını istemiştik. Ancak, ezanda kulağı olmayanların camide ve namazda gözü olmuyor. Bu konuda, Keşan Belediyesi de böyle bir tavır sergiledi. Bu durumda bizleri son derece üzmüştür. Keşan merkez ve köyleriyle birlikte yaklaşık 65-70 tane camimiz bulunmaktadır. Bunların 14 tanesi Keşan’da iken; geri kalan ise, köylerimizde bulunmaktadır. Köylerde, 300 kişiye 1 cami düşerken, Keşan merkezde 7 bin-8 bin kişiye 1 cami düşmektedir. Bundan ötürü de, ilçemizdeki cami sayısı ihtiyaca cevap vermemektedir. Keşan halkına dini anlamda hizmetin verilmesi için yer gösterilip, ihtiyacın biran önce giderilmesini istiyoruz.”

(Deniz ÇİL)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Cam ustası Yıldırım: "Camında çatlak olan araçlar muayeneden geçmiyor"

 

Oto cam ustası Osman Yıldırım, 1 Temmuz 2017 tarihinden sonra, camında çatlak olan araçların, ağır kusurlu olduğu için muayeneden geçemediğini söyledi.

Yıldırım, 1 Temmuz 2017 öncesinde, araçların camındaki çatlak ve küçük çizilmelerin, 'sürücü görüş açısını engelliyor' gerekçesiyle hafif kusur olarak gözüktüğünü ve muayeneden geçtiğini dile getirerek, "Yeni düzenleme ile artık camında çatlak olan araçlar muayenede ağır kusur olarak görünüyor ve muayeneden geçemiyor. Artık muayene öncesi araçta dikkat edilecek noktaları listelediğimizde, arabanızın camında çatlak olup-olmadığını da dikkate almanızı öneririz. Araç muayenesi için randevu alıp, aracınızı muayeneye sokmak üzere, muayene istasyonlarına gittiğinizde, mağdur olmamak ve muayene işlemlerini tekrarlamak zorunda kalmamak için cam çatlakları konusunda gerekli önlemleri aldıktan sonra muayeneye gidilmelidir." dedi.

"Mini onarım hizmeti ve doğal afetlere karşı kaskolanmış olduğuna dikkat ediniz"

Cam değişimi ile ilgili önerilerde de bulunan Osman Yıldırım, şunları söyledi; "Aracınızın camında çatlak varsa, kasko sigortası ile camınızı değiştirmek mümkündür. Bazı sigorta şirketlerinde bir defaya mahsus cam değiştirme imkanı sunulduğu bilgisini paylaşmakta fayda var. Kaskonuzu yaptırırken, mini onarım hizmeti ve doğal afetlere karşı kaskolanmış olduğuna dikkat ediniz. Araç cam değiştirme işlemi mini onarım kapsamında da değiştirilebilmektedir."

İlker GÜREL

Yukarı Zaferiye Mahallesi sakini Aldanmaz, revizyon ve ilave imar planlarını eleştirdi

Yukarı Zaferiye Mahallesi'nde ikamet eden Fethi Aldanmaz, revizyon ve ilave imar planları ile ilgili olarak yaptığı eleştirilere devam ederken, planlara onay vermeyen Süleyman Eren haricindeki diğer tüm Keşan Belediye Meclisi üyelerinin, planlara onay verirken vicanlarının nasıl hiç mi sızlamadığını sordu.

Aldanmaz, şimdiye kadar Keşan halkının oyları ile seçilen kişilerin, hangi partiden olurlarsa olsunlar, ilk önce Keşanlı olmalarının hakkını; onları hizmet için seçen Keşan halkına vermek zorunda olduğunun altını çizerek, "Belediye Meclisi'nin MHP'li Üyesi Süleyman Eren hocam hariç, Belediye Meclisi üyeleri ve İmar Komisyonu üyeleri, bu yeni imar planlarını imzalarken, parmak kaldırırken hiç mi vicdanınız sızlamadı? İktidarı, muhalefeti birlik olmuşçasına, yıllardır, dağ, taş, bayır, tarla toplayan üç beş kişinin rantını düşünerek yapılan bu imara nasıl evet dersiniz? Yıllardır, Keşan'ın her türlü sosyalliğinde bulunan, bu şehre emek vermiş, Keşan'ın yerli halkı bunu hak ediyor mu? Siz hiç mi görmüyor musunuz ya da gözlerinize mil mi çektiler? Keşan'da öyle yerlere ruhsatlar ve imar vermişler ki aklınız durur. Bunları bütün meclis üyeleri ve bütün Keşan halkı biliyor. 'Vallahi buralara kat veremeyiz' diyenler, o ruhsat verdikleri binalara bakarken acaba içi sızlamıyor mu? Keşan'a emeği geçmiş olan yerli halkın ahını almayın." dedi.

"Ferah ve yaşam kalitesi yaşanacak bir hale getirilir ve ondan sonra dışarılara imar verirsin"

Bir şehrin, şehir olması için ilk önce o şehrin içerisinin dizayn edilmesi gerektiği görüşünü bildiren Fethi Aldanmaz, "Ferah ve yaşam kalitesi yaşanacak bir hale getirilir ve ondan sonra dışarılara imar verirsin. Sen şehrin içini gündeme almadan bazı kişilerce toplanan tarlaları imara açıyorsun. Olmaz arkada. Bu vicdanlar buna dayanamaz. Bu millet yüz yıllık yıkık dökük yerlerde oturuyorlar ve yıllardır bir beklenti içerisinde hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Sayın Başkan; ilk toplantıda 'ben kat artırımı sözü vermedim' dedi. Peki başkan; yukarıları imara açacağının sözünü de vermedin. Oraları yıllardır toplayanlara vahi mi indi de tarlaları topladılar. Oraya imar vermeyin o zaman ve ormanlardan temiz hava gelsin. Şehir içine ve yeni hastane karşısına, İzzetiye Mahallesi'ne doğru verin bakalım o yerleri toplayanlar nasıl zıplayacaklar. Ancak bu mümkün değil. Sayın Başkan ve meclis üyelerinin o zenginlere gücü yetmez, gariban Keşan halkının dededen kalma binalarının yıkık-dökük içinde kalmasına yeter. Yok sosyal demokratmış, yok milletçiymiş, muhafazakarmış... Herkes siyaseti milletin derdini bırakmış, işleri sadece rantmış. Keşan halkı bunları öğrendi. Hadi topladınız ve imar verdiniz. Yerler sizin olsun ama gökyüzünü de mi satın aldınız? Yukarıya doğru insanlara bir kat vermeniz, sizleri neden rahatsız ediyor? Sonra babalarınızın malını mı, cebinizden paranızı mı yoksa yeni rant yerlerinden bu halka hisse mi vereceksiniz? Gelin bu yanlıştan dönün." diye konuştu.

"Keşan'da nefes almaya ve sıcak bir yuvada oturmaya bu insanların da hakkı var"

Şehir içerisindeki bazı yerlere ayrıcalık yapıldığını iddia eden Aldanmaz, şunları söyledi; "Şehir içerisindeki bazı yerlere neden ayrıcalık yapıp da katlar verdiniz? Keşan'da nefes almaya ve sıcak bir yuvada oturmaya bu insanların da hakkı var. 5 katın yanında kat verilmeyen yerlerde kömür, lastik, naylon yakılırsa, Keşan'ın havasını nasıl temiz tutacaksınız? Dönün bu yanlıştan Sayın Başkan ve meclis üyeleri. Sonra bu insanların yüzüne nasıl bakacaksınız? Eğer 28 Ağustos'tan sonra bu yeni imar planına 'Evet' diyen ve meclisten bu haliyle geçecek bir imar planına Keşan halkı olarak imza toplayıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na, yeni imar planının neye göre yapıldığını ve yerinde incelemek üzere başvuru yapacağız."

Haber MERKEZİ

Helvacıoğlu: “Mezun öğrenciler iş bulamazken, işletmeler usta bulamıyor..!”

 

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, yaptığı açıklamada, meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının eğitim durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’deki herkesin, çocuğunu doktor, mühendis, avukat olsun diye yetiştirmek için uğraştığını söyleyerek sözlerine başlayan Helvacıoğlu, “Hangi çocuğa ‘büyüyünce ne olacaksın’ diye

sorsak, ‘doktor, mühendis’ diyor. Peki biz, en önemli ihtiyacımız olan nitelikli iş gücünü nasıl geliştireceğiz? Meslek liseleri, her geçen gün, kan kaybederek zayıflıyor. Meslek yüksek okulları, uygulamasız oldukları için tecrübesiz eleman yetiştiriyor ve teorik olarak kağıt üzerinde usta yetiştiriyor. Diploma değil, insanın kendisi ustalık yapacak. Yetişen kalifiye elemanın kendisi usta olmalıdır. Mesleki eğitim ayağında, ticaret odaları ve esnaf odaları aktif rol almalıdır. Bu konuda bizlerle işbirliği yapılmalı ve birlikte hareket edilmelidir.” dedi.

“İyi yetişen kişi, iyi maaş alır”

Meslek liseleri ve meslek yüksekokulları arasında geçiş teşviki olması gerektiğinin altını çizen Mustafa Helvacıoğlu, “Meslek lisesinde okuyan bir kişi, aynı bölümü meslek yüksekokulunda okuduğunda, devletin de bir teşviki olmalıdır ki özendirici olsun. Devlet, meslek lisesinde okuyana meslek yüksekokuluna gitmesi için iş garantisi vermelidir. Meslek lisesindeki öğrenci o bölümü sevmeli ve bilmeli ki meslek yüksekokuluna gittiğinde de aynı bölümü tercih etsin. Öğrenci seçtiği meslekten mezun olduğunda ve iyi yetiştiğinde, örneğin devlette ona ‘Senin 3 yıl maaşının yarısını vereceğim, sigortanı 40 ay ödeyeceğim.’ demelidir. İyi yetişen kişi, iyi maaş alır.” şeklinde konuştu.

“Türkiye’deki mesleki eğitim, dünya standartlarına kavuşturulmalıdır”

Helvacıoğlu, sözlerinin devamında, Türkiye’deki işsizliğin arttığını ancak işletmelerin de eleman bulunamadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Türkiye’deki mesleki eğitimde bir sorun var. Demek ki Türkiye’deki meslek liselerinde bir eksiklik var. Bu eksiklikleri ve sorunları telafi edebilmemiz için, nitelikli iş gücü yetiştirebilmemiz için, esnaf odaları ve ticaret odalarıyla birlikte işbirliği yapmalıyız. Ne isteniyorsa, nokta atışı atışı yaparak o yönde iyileştirme yapılmalıdır. Türkiye’deki mesleki eğitim, dünya standartlarına kavuşturulmalıdır.  Bizim derdimiz, teorikten çok pratik meslek liselerinde ve meslek yüksekokullarında. Kağıt üzerinde her şey okunuyor ama pratik yok. Pratik uygulama artmadığı sürece ilerleyemeyiz.”

“Sadece Ankara’da birlikte masaya oturuluyor”

İşkur’un son projesinin iş dünyası ve mesleki eğitim adına çok fazla önem taşıdığına değinen Mustafa Helvacıoğlu, “İşkur, bu projesinde diyor ki ‘Yeni başlayan bir elaman, hiçbir şey bilmiyorsa, buyursun şu firmada o işi öğrensin. Sonra bu elaman işi öğrenirken maaşını 3 ay İşkur versin. Öğrendikten sonra firma, o elamanı işe alsın sonra da 30 ay sigortasını devlet ödesin. Aslında devlette, Milli Eğitim Bakanlığı da, odalar ve borsalar da bu iş için büyük çaba sarf ediyor ama kopukluk yaşıyoruz. Herkes, bir iş yapıldığında kendi tarafında yapıldığını sanıyor. Sadece Ankara’da birlikte masaya oturuluyor. Siyaset bu işi düşünerek, başarılı uygulamalar ortaya koyuyor ama 81 ile gelince hepsinde gayretler düşüyor. Ticaret odalarının, esnaf odalarının, sayın valimizin, milli eğitim müdürlüklerimizin, halk eğitim müdürlüklerimizin ve İşkur temsilcilerinin sık sık bir istihdam kurulu oluşturtmak kaydıyla bu işi yapmaları gerekiyor.” dedi.

“Bizlerle yapılacak işbirliği, çözüm odaklı olacaktır”

Helvacıoğlu, mesleki eğitiminin, iş piyasasında belirli bir işi yapmak veya bir mesleği yerine getirmek için gerekli olan bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazandırmayı amaçladığını belirterek, şöyle devam etti: “Mesleki eğitim, işletmeler açısından çok önemlidir, verimliliği arttırır, performansı arttırır ve iş kalitesini öne çıkararak, işletmelerin inovasyon ve araştırma yeteneğini güçlendirir. Eğer kaliteli bir eleman çalıştırırsak bu özelliklerle de olursa ticaret ve işletmelerimiz daha çok kazanır. Dolayısıyla ekonomi kazanır. Mesleki ve teknik eğitim, bireylerin ekonomik gelişmesini sağlar, refahını arttırır, fakirliği önler ve sosyal uyumluluğu sağlar. Kısacası mesleki eğitim, şehre çok iyi katkılar verir. İş verimliliğine ve iş dünyasına çözüm istiyorsak, mesleki eğitim ayağında kamu ve özel sektör ortaklığını arttırmalıyız. Biz, iş dünyasının temsilcileriyiz. Bizlerle yapılacak işbirliği, çözüm odaklı olacaktır. İş gücü niteliğini arttırmazsak, ilerleyen yıllarda çok daha zor günler bizi bekliyor.”

“Robotların bile işsiz kalacağı dönem geliyor” 

“Ne iş olsa yaparım” döneminin bittiğini de sözlerine ekleyen Mustafa Helvacıoğlu, iş ehliyeti olmayan kimsenin çalışamayacağını vurgulayarak, “Artık sadece mesleki iş ehliyeti olan kişi çalışacak. Eleman yetişmediği sürece ilerideki yıllarda, az gelişmiş olan ülkelerden ya iş gücü gelecek ya da robotlar gelecek. ‘4.0 sanayi devrimi’ başlıyor. Robotların bile işsiz kalacağı dönem geliyor. Donanımlı olmayan para kazanamayacak, işi iyi bilen ve iş ehliyeti olan kazanacak. Daha önce de söylediğim gibi mühendis 2 milyona iş bulamazken, işletmeler de 4 milyona usta bulamıyor. Eğer 10-15 yıl sonra nitelikli eleman bulamaz hale gelirsek, bu dışarıdan iş gücü gelecek anlamına geliyor, yani akıllı üretim dönemi geliyor. bu akıllı üretim döneminde sınıfta kalarak, küme düşmemeliyiz.”

Fevzi Can DİREK

Şapçı, Gaz ve Tesisatı Teknolojisi bölümünün 1 kişi tarafından tercih edilmesini değerlendirdi

TMMOB (Türkiye Makine Mühendisleri Odası Birliği) Makine Mühendisleri Odası Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Makine Mühendisi Tanju Şapçı, yaptığı açıklamada, Keşan’da Gaz ve Tesisatı Teknolojisi

programının yalnızca 1 kişi tarafından tercih edilmesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Doğalgaz sektöründe çalışan bizler için bu personeller altın değerindedir”

Şapçı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Eğitimin bu kadar önemli olduğu yüzyılımızda Keşan’da Gaz Tesisatı ve Teknolojileri Programını sadece 1 kişinin tercih etmesi Keşan için düşündürücüdür. Eğitimli eleman açığının had safhada olduğu günümüzde bu dallarda eğitim alacak personelin olmaması ya herkesin hayalinin yüksek olmasından ya da buralarda okuyan öğrencilerin mezun olduktan sonra iş bulamamasından kaynaklanmaktadır. Doğalgaz sektöründe çalışan bizler için bu personeller altın değerindedir. Bu eğitimi almış olan arkadaşlarımız gaz firması ile bizler arasında köprü vazifesi görmektedirler. Bir de bu bölümde okuyan arkadaşlarımızın dikey geçiş sistemi ile mühendis olma hakları bulunmaktadır. Keşan’da bulunan sanat okuluna da bu eğitim ile ilgili lise seviyesinde sınıf açılması gerektiği kanaatindeyim.”

“Eleman sıkıntımızı dışarıdan gelen arkadaşlarla çözüyoruz”

Alternatif enerji kaynakları faaliyete geçene kadar doğalgaz kullanmaya devam edileceğini dile getiren Tanju Şapçı, “Bu en az 30-40 yıl boyunca bu sektöre yatırım yapanların iş yapacağı anlamına gelir. Meslek Lisesi’nde okuyan arkadaşlarımızın üniversite sınavında sınavsız geçebileceği bölümlerdir. 2 yıllık bir programdan mezun olanlar sıhhi tesisat ve bina içi doğalgaz tesisatı yapabilen kalifiye elemanlardır. Bizler şu anda maalesef eleman sıkıntımızı dışarıdan gelen arkadaşlarla çözüyoruz. Herkesin avukat, doktor, mühendis olamayacağı bir sistemde bu mesleklere yardımcı olacak ara elemanlara her zaman ihtiyaç vardır ve bu ihtiyaç gün geçtikçe daha da artmaktadır.”

Fevzi Can DİREK

Gege, imar planı değişikliğini değerlendirdi: “28 Temmuzda elini kaldırmış hiçbir meclis üyesi arkadaşı biz orada göremedik”

 

MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Keşan İlçe Teşkilatı Başkanı Erkan Gege, geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlediği basın açıklamasında, Keşan İlave İmar ve Revizyon İmar Planlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Gege, Keşan'da bir çok vatandaşın bu planları beklediğini söyleyerek, “Keşanımızın 1984'te en son düzenlenmiş olan ima planı, tekrardan revize edildi. İlave ve eklerle beraber hazırlandı. Geçtiğimiz Temmuz ayı toplantılarında partimizin öngörüsü bu konu hakkında, imar değişikliğine ret oyu veren tek parti olduk. Bunun akabinde CHP ve AKP'nin oy çokluğu ile imar değişikliği revizyonu kabul edildi. 28 Ağustosa kadar askı süreci var. Askı sürecinin mantıklı süresi içerisinde son güne bırakmadan belediye yapılan bu değişiklik ile ilgili bilgilendirme toplantıları düzenledi geçtiğimiz hafta içerisinde. Yerinde bir karardı. Geç alınmış bir karardı, keşke bunu daha önce bizim ifadelerimizde de vardı. Basına da yansıdı ve meclis toplantısında, meclis üyelerimiz vasıtasıyla bu fikirlerimizi beyan etmiştik. Bu bilgilendirme toplantıları değişiklikten veya imar taslağının hazırlanmasından sonra, onaylanmasından önce yapılmasında fayda vardı. En azından vatandaşın haklı talepleri mantıklı bir şekilde dinlenirdi. Onaylanmış bir planın üzerinde bilgilendirme toplantısı yapmak maalesef pek tatmin edici olmadı, karşılık bulmadı. Çarşamba günü bizde katıldık o toplantıya ki vatandaşlar haklı taleplerini orada isyan şekline vararak, sert bir dil ile ifade ettiler. Bunlar vatandaşa daha öncesinden anlatılmış olsaydı, orada çok şen şakrak bir toplantı yaşanabilirdi. Maalesef yaşanan süreç bu. Burada ifade etmek isterim ki partimizin öngörüsü bu imar değişikliğinin bu şekilde olmaması gerektiği yönündeydi.” dedi.

“Utangaçlıkları mı var, çekindikleri bir şey mi var?”

Erkan Gege, imar değişikliğinin CHP ve AK Parti meclis üyelerinin oy çokluğu ile kabul edildiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Şimdi de vatandaşa anlatılmaya çalışılıyor, ne kadar anlatılacak, vatandaş ne kadar tatmin olacak bilmiyoruz. Benim vatandaşlara çağrım sükunetle arsa, arazilerini askılardan takip etmek, bilemedikleri teknik hususlarda da tapuları ile beraber benim arsamın son vaziyeti ne oldu şeklinde oradaki belediye çalışanları veya iller bankası personeli, bu planı yapmış olan arkadaşlar ifade edeceklerdir. Benim onlara bir tavsiyem olabilir ama şunu ifade etmek isterim ki bu imar değişikliğine ret oyu vermiş biz MHP, toplantılara iştirak ederek konu hakkında hem bilgi almak hem de o toplantıda bir temsil görevimizi yerine getirirken bu imar değişikliğine el kaldırmış, 28 Temmuzda yapılan toplantıda elini kaldırmış hiçbir meclis üyesi arkadaşı biz orada göremedik. Siz Keşan'ın 50 yıllık bir imarı ile ilgili 4 bin dönüm yeni imara açılmış olan arsa ve arazi ile ilgili kabul oyu veriyorsunuz ve bu oyunuzun arkasında maalesef durmuyorsunuz. Ben imar komisyonu üyelerini göremedim toplantıda. En baş, en asli görevleri. AKP soğuk kanlılıkla bu imar değişikliğine meclis üyeleri vasıtası ile evet verdiler. Lakin kendilerini de göremedik toplantıda. Çok mühim işleri vardır, tahmin ediyorum. Türkiye'de iktidar partisinin temsilcisi, Keşan'ın en başlıca sorunu, en başlıca işi olan imar değişikliğinin en can alıcı toplantısına katılmıyor. Pişman mısınız acaba çok merak ediyorum. Utangaçlıkları mı var, çekindikleri bir şey mi var? Kendilerinin bu konu hakkında basına açıklama yapmalarını bekliyoruz. Merak ediyorum yorumları ne olacak.”

“Belediye Başkanına yakışmadı”

İlk gün yapılan toplantının hararetli geçtiğini ve insanlar bir merak veya sinirli gelmiş olabileceğini ifade eden Gege, “Vatandaş orada yıllarca bu anı beklediklerini söyledi. Talepleri karşılık görmeyince eleştirinin dozu yüksek olabilir ama Belediye Başkanımızın orada, o da etten tırnaktan bir insan, onunda bizim gibi sinirleri var ama birazcık daha toleranslı olmasını beklerdim. Her ne kadar, cerrah, doktor olsan da, sen orada cerrah görevi ile oturmuyorsun. Sunuma Belediye Başkanı olarak katılıyorsun ve o sorumluluktasın. Her ne olursa olsun vatandaşı sükunet ile dinlemesi gerekiyordu bence. Farklı şekilde teskin edebilirdi insanları, bırakıp gitmesi hiç hoş olmadı. Belediye Başkanına yakışmadı. Bizler, vatandaşlar, siyasi partiler bizim gibi kuruluşlar belediyeyi eleştireceğiz. En doğal hakkımız bizim bu. Siz de bunun gereğini yapacaksın. Çünkü icra makamında, yapabilme makamında sen oturuyorsun. Biz oturmuyoruz.” şeklinde konuştu.

“Kabahatin büyüğünü AK Parti'de görüyorum”

Gege, sözlerinin devamında, vatandaşların yıllardır imar için büyük bir değişiklik beklediğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Yukarı Zaferiye'nin sorunları var ama Büyük Camii Mahallesi'nin de kendine göre sorunları var. Yekta Baydar'dan sanayiye kadar yer evleri, toz içerisinde insanlar oturuyor. Müteahhitler o bölgeye giremiyorlar. İnsanlar o bölgede  müteahhite verseler evlerini, nezih bir daire içerisinde oturur. İmkanı olursa bir daireden daha da kira geliri elde eder. Hayat standardını biraz daha yükseltebilirdi. Bu imar planı kanunlara göre yapılan bir plan, Belediye Başkanı buraya 5 kat vereyim, buraya 3 kat vereyim diye bir yetkisi yok. Memlekette imar kanunu diye bir kanun var. Bu imar kanununda, yükseklik, yol, yeşil alan gibi unsular birbirlerini bağlıyor. Başkanın da elinde değil, ama vatandaşların beklentileri var. Toplantıda muhtarın da bir haykırışı vardı; benim haberim yoktu şeklinde, Keşan'da 3 tane siyasi partiden birinin temsilcisi olan ben, benim de haberim yoktu bu imar değişikliğinden ve sanıyorum bizim meclis üyelerimizin de haberi yok. Sorun orada başlayıp, orada bitiyor. Keşan'da keşke bu toplantıları meclis toplantılarından kabulden önce yapsaydık. Bunu gerekirse haftalara yayabilirdik. Bu hafta Aşağı Zaferiye'nin imar planı görüşülecektir şeklinde yapılabilirdi. Bu tepkilerin önüne ancak bu şekilde geçilebilirdi. İnsanlar orada diyecek ki benimde talebim var ama seninde talebin var bakın buyurun hep beraber oturalım bir uzlaşı ortamı yaratılabilirdi. O olmadığı için insanların kafasında bir sürü değişik fikir oluştu. Faklı yorumlayanlar oldu. Sıra sıra konferans salonunda olabilirdi, bu hafta Aşağı Zaferiye'yi görüşüyoruz, gelsin muhtar ve mahalle sakinleri şeklinde olabilirdi. Orada insanların tepkisi şu şekilde oldu; siz bizim mahallemize gelmediniz, bizim sokağımıza gelmediniz oturduğunuz yerden bir plan yaptınız diye tepki gösterdiler. 50 yıllık bir imar planı, herkesin beklentisi ve bu bir gerçek herkes bunu bekliyordu. Ev yapmaya niyeti olandan tut, müteahhite, arsası olan gibi bir çok kişi bunu bekliyordu. Herkese yaranamayabilirsin, Belediye de haklı. Birilerinin arsasından yol geçmek zorunda kalacak. Senden geçmezse, ondan geçecek. Yeşil alan için birilerinin arsası istimlak edilecek. Bunların anlatılması gerekiyordu, kolay bir şey değildi. İnşallah Keşan için hayırlısı olur diyoruz. Bu işin esas müsebbibi zaten CHP, bunun organizasyonundan tut her şeyini yapan ama burada ben kabahatin büyüğünü AKP'de görüyorum. O ellerini kaldırırlarken acaba neler düşündüler, kaldırdılar da o ellerin arkasında neden durmuyorlar.  Kömür arabasında halkın sorunlarına eğiliyorum diyen zihniyet, burada herkesin yıllarca umutla beklediği imar planı değişikliğinde oralı bile olmamış AKP temsilcilerinin bu konu hakkında ne bir yorumlarını duyduk, ne bir gelişimlerini duyduk. Ağzı var dili yok bir vaziyette dut yemiş bülbül gibi arkadaşlar. Ben onlardan bu konu hakkında basına insanlara, rahat olun biz sizin arkanızdayız, biz sizin hakkınızı, hukukunuzu koruyacağız demesini bekliyoruz.”

Fevzi Can DİREK

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250