Son Dakika
Gaytancıoğlu, "Çevre" ve "OSB" eleştirilerine cevap verdiGökçetepe Köyü Muhtarı Kemik, Karagöz'ün açıklamalarına sert çıktı: "Gökçetepe'de koyun otlatan insanın sizden daha duyarlı olduğunu bilin"Özcan, Ankara ziyaretini değerlendirdi -.“Üretici, her yıl hayal kırıklığı yaşıyor” -.Alışveriş için taşıma yapan otobüslere park yeri hazırlanıyor --.Vural: “Siğilli’nin bozuk yol sorunu kısa sürede çözülecek” --.“17 Ocak’a kadar asıl adresine taşınmayan seçmen oy kullanamayacak” -Engelli ve ağır hastaların evde oy kullanabilmeleri için son başvuru yarın -.Bendis, vatandaşın önerilerini WhatsApp’tan alacakBatuhan Er, Van Büyükşehir Belediyespor'da
İtfaiye Müdür Vekili Başaran, baca temizliği ile ilgili uyardı ___-

İtfaiye Müdür Vekili Başaran, baca temizliği ile ilgili uyardı ___-

Keşan Belediyesi İtfaiye Müdür Vekili Göksel Başaran, yaptığı açıklamada; vatandaşların yaklaşan kış mevsimi öncesi baca temizliğini mutlaka yaptırmaları gerektiğini söyledi.

Her yıl binlerce insanın soba, şofben ve bacalardan dolayı hidrokarbon içeren kömür ve doğal gaz kaynaklı karbon monoksit zehirlenmesine maruz kaldığına dikkat çeken Başaran, “Soba-baca ve şofben-baca bağlantısının yanlış yapılması, sobaların yanlış yakılması ve yanlış kullanımı, baca temizliğinin yaptırılmaması, bacalar ile soba ve şofben cihazlarının standartlara uygun olmaması veya yanlış montajdan dolayı özellikle alçak basınçlı-lodoslu havaların sık yaşandığı sonbahar ve kış aylarında karbon monoksit zehirlenmeleri artmaktadır.” dedi.

“Şofben-baca bağlantılı ölümler zehirlenme ve boğulmadan kaynaklanmaktadır”

Göksel Başaran, açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Soba-baca bağlantılı olaylar zehirlenmeden, şofben-baca bağlantılı ölümler ise zehirlenme ve boğulmadan kaynaklanmaktadır. Kokusuz, renksiz, tatsız bir gaz olan karbon monoksit zehirlenmelerinin özellikle uykuda iken farkına varılmasının güçlüğü, bu zehirlenmeye karşı önlemlerde toplumun bilinçli olması ve hususlara dikkat etmesini gerektirmektedir.”

“Tekniğine uygun imalatı, temizliği ve bakımı yapılmayan bacalar zehirlenme ve yangınlara neden olur”

Başaran, bacalarda dikkat edilecek hususlar ile ilgili de şu bilgileri hatırlattı: “Tekniğine uygun imalatı, temizliği ve bakımı yapılmayan bacalar zehirlenme ve yangınlara neden olur. Baca temizliği, sonbahar ve kış aylarına girerken yaptırılmalı; kömür gibi fazla miktarda is bırakan yakıt kullanıldığı takdirde 2 ayda bir, sıvı ve gaz gibi diğer yakıtlar kullanıldığı takdirde 3 ayda bir temizletilmelidir. Bacalar standartlara uygun yaptırılmalı, baca gazlarının soğumasını azaltmak, baca tepmesini önlemek ve hava şartlarının etkisini azaltmak için bacalar mutlaka yalıtılmalı veya baca duvarı et kalınlığı en az 10 cm. olmalıdır. Yangın emniyeti için bacalar çatının mahyasından en az 50-80 cm yükseklikte olmalıdır. İdeal yanma için etkili baca yüksekliği en az 3,5 m, en fazla 5 m olmalıdır. Bacalara yağmur suları, kuşlar, ağaç yaprakları v.b. şeylerin girmesini engellemek için mutlaka baca başlığı kullanılmalıdır. Rüzgârlı havalarda hava akışı yüksekten alçağa doğru gerçekleştiği için binanın çevresinde yüksek yapılar veya ağaç gibi engellerden dolayı sık sık meydana gelen baca tepmesini önlemek için bacaların en üst noktasının, çatının en üst noktasından 1 m daha yüksek olması sağlanmalıdır. Bacalar yatak odalarından, merdiven sahanlığından, bina girişlerinden, havalandırma boşluklarından, çatı arasından, banyo ve tuvaletten geçirilmemelidir.”

“Binaların Yangından Korunması yönetmeliklerine mutlaka uyulmalıdır”

Kömürlü sobalarda dikkat edilecek hususlar hakkında da bilgi veren Göksel Başaran, şunları söyledi: “Sobada eksik yanma sonucu oluşan karbon monoksit gibi zararlı gazlar oda içine sızdığında zehirlenmelere neden olur. Soba alımında, sobaların TSE standartlarına uygunluğuna dikkat edilmelidir. Böylece sobanın ısı verimi de elde edilir. Yakıtın standartlara uygunluğu ve izin belgesi olmayan satıcılardan kömür alınmaması önem taşımaktadır. Soba aşırı doldurulmamalıdır. Aşırı doldurulan sobanın duman yolu daralır ve soba içinde düzensiz ısı dağılımı olacağından baca çekişi zayıflar. İyi ısınmayan ve alttan yakılan kömür sobalarında karbon monoksit zehirlenmesi riski artmaktadır. Soba tutuşturulurken yakıtın üstten yanması sağlanmalıdır. Böylece soba içinde ortaya çıkan zehirli gazlar yanarak sobayı terk ederler. Kömürü tutuşturmak için üzerine az miktarda kâğıt ya da karton ve bunların üzerine de kolay yanan çıra ve odun konulmalıdır. Sönmekte olan sobaya tutuşması güç yakıtların konulmaması gerekir. Yakıt iyi olsa bile yavaş yavaş ilave edilmelidir. Soba yakıtla beslenirken, yeni atılan yakıtın üzerine kor halindeki yakıttan bir miktar konulması, sobadaki yakıtın sürekli olarak üstten yanmasını sağlar. Yatmadan önce sobaya kesinlikle yakıt konulmamalıdır. Bacalar standartlara uygun değilse alçak basınçlı havalarda soba yakılmamalıdır. Kullanılan her türlü ısıtma cihazının kalite belgesine sahip olup olmadığına, garantilerine ve garanti sürelerine dikkat edilmelidir. Alınacak cihazın kapasitesinin kullanılacak mekana uygunluğu incelenerek karar verilmelidir. Binaların Yangından Korunması yönetmeliklerine mutlaka uyulmalıdır.”

Haber MERKEZİ                                 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Gaytancıoğlu, "Çevre" ve "OSB" eleştirilerine cevap verdi

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, AK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal'ın, "Çevre" ve Uzunköprü'ye "OSB" yapılmasıyla ilgili yaptığı açıklamaları "Talihsiz" olarak değerlendirirken, Uzunköprü'de yapılması istene OSB'ye karşı çıkmadıklarını, sadece tarıma elverişli olmayan bir yere yapılmasının uygun olacağı görüşünü ilettiklerini söyledi.

Gaytancıoğlu, Fatma Aksal'ın, AK Parti'nin Edirne ilçeleri belediye başkan adaylarının açıkladığı Edirne'de ve Keşan'da düzenlenen AK Parti Keşan Belediye Başkan Adayı Tanıtım Toplantısı'ndaki çevre ve Uzunköprü'de OSB yapılmasına kendisinin karşı çıktığı şeklindeki açıklamalarını eleştirdi. Aksal'ın, Edirne'de yaptığı açıklamada, Ergene Nehri'nin kirlenmesiyle ilgili "Onlar kirletti biz temizledik." şeklindeki sözlerine değinen Okan Gaytancıoğlu, "Ergene'yi bin 500- 2 bin 500 civarındaki fabrikaların kirlettiği kesin. Ergene'nin doğduğu yerde ciddi bir yaşam var ama fakat battığı yerde yaşam yok. Kanser var. AKP yıllardır bunu çözeceğiz dediler. Fakat bu konuda bir samimiyet göremiyoruz. Sanayi atıkların çevreye ne kadar zarar verdiğini bilmek için alim olmaya gerek yok. Dolayısıyla, Ergene ile ilgili sözleri son derece talihsiz ve yanlış buluyorum. AKP'nin yıllardır uyguladığı vahşi kapitalizm sonucu ciddi anlamda çevre kirliliği oluştu. Biz Ergene Havzası'nı çevre düzenlemesinin biran önce hayata geçmesini istiyor ve parti olarak zaten destek veriyoruz. Bu konuda polemiğe girmeye gerek yok. Daha önce de maalesef diğer milletvekilleri de sıkıştıklarında CHP'li belediyelerin Ergene'yi kirlettiği yönünde söylemlerde bulunmuştu. Bu son derece yanlış bir demeç. Bu konuda karşılıklı tartışmaya girmeye de gerek yok. Neredeyse Trakya'nın kanalizasyonu haline gelmiş bir nehrin, vatandaşların evsel atıkları tarafından kirlenmeyeceğini bir çocuğun bile bilmesi gerekir. Ergene'yi kirleten, aşırı derecede organize olmamış fabrikalardır. Onlar da iktidarlar ve bu konuda biraz daha bütçe ayırarak Organize Sanayi Bölgeleri'ndeki tesisleri bitirsinler ve biz de kendilerini tebrik edelim." dedi.

"Ne Organize Sanayi Bölgesi'ne ne serbest bölgeye ne de bir sanayi yatırımına karşıyız"

Sözlerinin devamında, Fatma Aksal'ın, geçtiğimiz gün Keşan'da yapılan Aday Tanıtım Toplantısı'nda, "Uzunköprü'de 1 OSB yapacaktık. Okan Gaytancıoğlu, 'Biz oraya OSB yaptırmayız' dedi." şeklindeki sözlerine de değinen Gaytancıoğlu, "Destek verdiğimiz yerler var vermediğimiz yerler var. Biz, ne Organize Sanayi Bölgesi'ne ne serbest bölgeye ne de bir sanayi yatırımına karşıyız. OSB'nin kuruluş yeri için her zaman doğaya zarar vermemesi için çalışmalar yaparız. Dolayısıyla, Uzunköprü'deki yerin 1. sınıf tarım arazisi olduğunu defalarca söyledim. Bunun nedeni de Ziraat Fakültesi'nden 3 tane bilim adamıyla bu görüşe vardık. Her ne kadar Tarım Müdürlüğü'nün, '6. sınıf tarım arazisidir.' raporu olduğu denilse de, güzel bir şekilde tesviye edildiğinde, 1. sınıf tarım arazisi olabilecek niteliktedir. Şuanda mera var ve hayvanlar otlayarak su içebiliyor. Biz de diyoruz ki, tarıma elverişli olmayan ve daha da geniş araziler var. Buralara OSB kurulsun ama kamulaştırma bedelini de devlet kendi bütçesinden versin. Fakat devlet kendi bütçesinden para vermesin diye, Kavacık Köyü'nün girişine, 1. sınıf tarım arazisine OSB kurarsak, nüfusumuz arttığında beslenebilecek toprak bulamayız. Toprak varlığımız gün geçtikçe azalıyor ama nüfusumuz artıyor. Demek ki ilerleyen yıllarda bize daha çok hayvan, bitki lazım. Onlar, mecliste çoğunlukları var ve istediklerini yapabilirler. Biz, güzellikle bu işi halletmek istiyoruz. Biz istihdama niye karşı çıkalım. Bizim dediğimiz, 1. sınıf tarım arazisine yapılması yerine, tarıma elverişli olmayan alana yapılması. Bunu da kendisine açık yüreklilikle söyledim. Yoksa yatırımlara karşı çıkmamız söz konusu olamaz." diye konuştu.

Haber: İlker GÜREL

Gökçetepe Köyü Muhtarı Kemik, Karagöz'ün açıklamalarına sert çıktı: "Gökçetepe'de koyun otlatan insanın sizden daha duyarlı olduğunu bilin"

Gökçetepe Köyü Muhtarı Abdullah Kemik, Keşan Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz'ün Gökçetepe Köyü'ndeki orman kampı yakınlarında bulunan 40 hektarlık alana kalker ocağı yapılmasının planlanmasıyla ilgili kendisine ulaşamadıkları ve ne tür işlem yapıldığını bilmedikleri yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.

Gökçetepe Köyü Muhtarı Abdullah Kemik, Keşan Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz'ün, Gökçetepe Köyü yakınlarındaki orman kampına yakın olan yaklaşık 40 hektarlık bir alanda patlatmalı kalker ocağı kurulacağı yönündeki açıklamasında, kendisiyle ilgili "Görüşmek istedik ancak kendisiyle görüşemedik. Kendisine ulaşılması için yakın olan arkadaşları ile görüştük. Onlarda ulaştıklarını söylediler ama herhangi bir dönüş olmadı." şeklindeki söylemlerine tepki gösterdi.

"Ocak 10 ile 27'si arasında beni en az 15 defa gördü"

Karagöz'ün, açıklamasında, "Keşan Gökçetepe orman kampına yakın bir alanda yaklaşık 40 hektarlık alanda patlatmalı kalker ocağı açmak için çevresel etki değerlendirmesi için izin başvurusu yapıldığını gördük. Bunun üzerine Gökçetepe Köy Muhtarı ile görüşmek istedik ancak kendisiyle görüşemedik. Kendisine ulaşılması için yakın olan arkadaşları ile görüştük. Onlarda ulaştıklarını söylediler ama herhangi bir dönüş olmadı. Çevresel etki değerlendirme izni verilmemesi için itiraz dilekçeleri yazılması gerekiyor. Bunun için köye giderek bir bilgilendirme toplantısı yapmayı hedefledik. Böyle bir şey yapılamadı ve Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü nasıl bir görüş beyan edecek, izin verir mi yoksa vermez mi bilemiyoruz. Bildiğimiz kadarıyla itiraz dilekçeleri falan verilmedi." şeklindeki sözlerini hatırlatan Kemik, Karagöz'ün kedisinin amiri olmadığını, kendisinin de Karagöz'ün memuru olmadığını söyledi. Bu nedenle kendisinin, Hasan Karagöz'e bilgi vermek gibi bir durumu söz konusu olmadığını vurgulayan Abdullah Kemik, "Ben ulaşılamaz bir insan değilim. Hasan Karagöz bu süreçte Kaymakamlık çevresinde, Ocak 10 ile 27'si arasında beni en az 15 defa gördü. Hasan Karagöz benim ne amirim, Kaymakamım." dedi.

"'İtiraz dilekçesi verilmemiş' derken iyi öğrensin"

Gökçetepe Köyü Muhtarlığı görevini 15 yıldır yürüttüğünü hatırlatan Kemik, "Ben, gizlisi saklısı olmayan, ulaşılabilir bir insanım. Ben, bu olay duyulduktan sonra köyde toplantı yaparak, köy halkını bilgilendirdim. 'İtiraz dilekçesi verilmemiş' derken iyi öğrensin, iyi bilgilensin. 3 Ocak 2019 tarihinde, Kaymakamlığa gelerek, bahse konu kalker ocağı ile ilgili gerekli müracaatımı yaptım. 4 Ocak 2019 tarihi ve 43 sayıyı yazı ile Edirne Valiliği'ne gönderdim. Vali Bey de gecikmeksizin, 13 Ocak 2019 Pazar günü İl Çevre Müdürü, ekibini de alarak köyümüze geldi ve bizi, yerin neresi olduğu, neresine yapılmak istendiği konusunda bilgilendirdi. Hatta buradaki bir harita mühendisi arkadaşımız da geldi. Kalker ocağı yapılacak yerin, şu anki mevcut ocağın olduğu, yani Gökçetepe ile hiç alakası olmayan bir yere yeniden müracaat yapıldığını öğrendik. Biz de ne olursa olsun, bu dağların delinmemesi gerektiğini yaptığımız görüşmelerde söyledik. Ben hesabımı, amirlerime, devlet büyüklerime ve sorumlu olduğum köy halkıma veririm. Beni köylü ile karşı karşıya getirmek istendiği için bunları söylemek durumunda kaldım." diye konuştu.

"Gökçetepe'de koyun otlatan insan bile sizden daha duyarlı olduğunu bilin"

Gökçetepe Köyü halkının, kendi bölgesini korumak için son derece duyarlı olduğunun bilinmesi gerektiğini vurgulayan Abdullah Kemik, "Sayın Hocam, size Gökçetepe'den ekmek çıkmaz. Eğer çok hizmet etmek istiyorsanız, gidin kendi köyünüze hizmet edin. Gökçetepe'de koyun otlatan insan sizden daha duyarlı olduğunu bilin. Gökçetepe ile ilgili şeyleri bilmeden, sormadan beyanat vermeniz size yakışmaz. Ayrıca, geçtiğimiz yıllarda, Gökçetepe Köyü ile İbrice Limanı arasında bulunan bölgede taş ocağı kurulmak istenmiş, buna karşı muhtarlık olarak, bazı STK'ların ve köy halkının katılımları ile protesto gösterisi yapmıştık. Kendisini o zaman göremedik." şeklinde konuştu.

Haber: İlker GÜREL

 

Özcan, Ankara ziyaretini değerlendirdi -.

Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, yaptığı açıklamada; geçen hafta gerçekleştirdiği Ankara ziyareti hakkında bilgilendirmede bulundu.

“TANAP projesi…”

Ankara ziyaretinde, TANAP ofisine uğradığını belirten Özcan, “Uçak batığı projesi ile aktarma istasyonunda kullanılacak 2 adet treyler araç projesini almıştık. 2017 haziranında hazırlanan projeler. Kabul edilen 2 projemizde dövizdeki artışlardan dolayı bütçe konusunda ciddi sıkıntılar oldu. Proje bedeliyle, 2 treyler yerine sadece 1 tane alabiliyorduk. Uçak batığı da yine dövizden kaynaklı olarak maliyetler 2 katına çıktı. Bu 2 proje için bütçe artımını talep ettik ve kabul edildi. Ankara’dayken de imzaya çağırdılar. Yaklaşık 638 bin TL olan uçak batığı projesinin hibe parasını 1 milyon 280 bin TL çıkardılar. Treyler araç projesinin de bütçesini 2 katına çıkardılar ve 2 araç alabileceğiz. Cuma günü firma yetkilileri ile uçak batığı projesinin sözleşmesini imzalayacağız. Diğer projenin de ihale hazırlıklarına başladık. Yaz mevsimi ortalarında büyük törenle uçağı batıracağız. TANAP’ta yetkili bize, ‘Uçak batığı projesi bin tane sosyal sorumluluk projesi içerisinde birinci olacak. Ona göre hazırlıklarınızı yapın’ dedi. Çok orijinal bir şey. Diğer projemizde de sosyal içerikli. Bu bizim için sevindirici bir durum.” dedi.

“Önümüzdeki hafta aday açıklanır”

“Genel merkezdeki görüşmelerde adayın ne zaman açıklanacağı konusunda bir söylem oldu mu?” şeklindeki soruya cevap veren Mehmet Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: “3 kez adaylık süreci yaşamış bir insanım. 4’üncüyü yaşıyorum. 2004 yılında 8 Şubat’ta ön seçimden çıktık. 2009’da 9 Şubat’ta açıklandı. 2014’te 9 Şubat’ta açıklandı. Bu dönem süreç erken başladı. Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti arasında ittifak görüşmeleri var. Edirne’de ittifak içerisine giren iller arasında. Geçtiğimiz cuma günü iki parti görüşmede bulundu. Pazartesi günü ise, İYİ Parti yetkilileri, Edirne genelinde yapılacak ittifakın ana hatlarını yapacaklar diye duydum. Sanıyorum yarın olmazsa da önümüzdeki hafta Salı veya Çarşamba günü aday açıklanır.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

 

 

“Üretici, her yıl hayal kırıklığı yaşıyor” -.

Uzun yıllardır üreticilik yapan Ahmet Karaca, yaptığı açıklamada; üreticinin durumunun her geçen yıl kötüye gittiğini belirtti.

“Üretici bitmiş durumda”

Hükümetin uyguladığı yanlış ekonomik politikaları nedeniyle, üreticinin bittiğinin altını çizerek, sözlerine başlayan Karaca, “Bu dönem, buğdaylara üre gübresi atım dönemidir. Ama sadece bizim köyde değil; hiçbir köyde herhangi bir hareketliliğin yaşandığını görmüyorum. Bu durum üretici de büyük bir ekonomik çöküşün habercisidir. Üre gübresi zamanında atılamazsa, verim kaybı yaşanır. Bölgede hububat ve ayçiçeğinde ekim alanlarımız daraldı. Dolayısıyla, üretici hem verim kaybı yaşayacak hem de 2019 yılında ekonomik krizden daha fazla etkilenmiş olacak.” dedi.

“Üretici her yıl hayal kırıklığı yaşıyor”

“Üretici olarak, 2019 yılından beklentiniz nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Ahmet Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üretici olarak, her yıl iyi bir sezonun geçmesini umut ediyoruz. Ama her geçen yıl bir önceki yılı aratır hale geldi. Üretici her yıl hayal kırıklığı yaşıyor. Ülkemizde, yaklaşık 10 yıldan bu yana buğday fiyatları aynı seviyelerde olduğunu görüyoruz. Mazot ve gübre fiyatları sürekli artarken; buğday taban fiyatları her nedense sürekli aynı seviyede ilerliyor. Tarım sektöründe, girdi maliyetleri artıkça üretici adım adım eriyor. Yanlış uygulanan politikalar nedeniyle, üretim düştü. Pazara filesini alıp çıkan vatandaş, Türkiye’deki enflasyon ve tarım ekonomisinin durumunun ne halde olduğunu birebir görüyor.”

“Verimde çok fazla sıkıntının olacağını düşünmüyorum”

“Enez, Çeribaşı kirazıyla adını duyurdu. Bu yıl beklentiniz nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Karaca, sözlerini şöyle tamamladı: “Kiraz ve çilekte, bu yıl verim anlamında çok fazla sıkıntının olacağını düşünmüyorum. Çünkü iklimsel olarak, havalar soğuk gidiyor. İnşallah havalar iklim koşullarına uygun şekilde gider. Bu yıl, ürünlerimizi yurtdışına kendimiz ihracat yapmaya çalışacağız. Devletin vereceği destekle bunu başaracağımıza inanıyorum. Tarımda değişikliği belli bir bölgede sağladık ama kazancı sağlayamadık. Bunu da, sağlayacağımıza inanıyorum.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Alışveriş için taşıma yapan otobüslere park yeri hazırlanıyor --.

Özellikle, Cumartesi günleri kurulan Halk Pazarı'ndan alışveriş yapmak isteyen yabancı uyruklu vatandaşları Keşan'a getiren otobüslerin sorun haline geldiği park yeri ile ilgili yeni bir çalışma başlatıldı.

Bazı STK'lar kadar, esnaflar ile alışveriş için Keşan'a gelen yabancı uyruklu vatandaşların yakındığı, otobüslerin park sorunu ile ilgili Keşan Belediyesi tarafından çalışma başlatıldı. Alışveriş yapmak için özellikle Yunanistan'dan gelen Yunan vatandaşlarını taşıyan çok sayıda otobüs, şehir merkezine giriş-çıkışların yanı sıra, yolcu alma konusunda da sıkıntılar çekmesinin önüne geçmek için eski cezaevinin bulunduğu alan, Keşan Belediyesi ekiplerince, otobüslerin park edebileceği bir alana çevriliyor. Keşan Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, bahse konu alanda, dün başlattığı çalışma kapsamında, alana park edilmiş vaziyetteki araçların sahiplerine ulaşılarak, araçların alandan çekilmesi sağlandı. Çalışma kapsamında, bahse konu alanın etrafına tel örgüler çekilecek ve giriş-çıkışlar kontrol altına alınacak. Bu alana park edecek otobüsler, alışveriş yapan vatandaşları burada bekleyecek.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar