Son Dakika
Keşan’da, Cuma namazı kılınacak camiler belli olduÇarşı merkezinde maske zorunluluğu getirildiKeşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen: "Kısıtlama sürecinde üretim sekteye uğramadı"Sanayi Kavşağı'ndaki kazada 4 kişi yaralandı“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”“İşlerimiz 5’te 1 oranında düştü”“İktidarın erken seçime gideceğini düşünmüyorum”Valilikten polisin yasağa uymadıkları için müdahale ettiği grup ile ilgili açıklama geldiYasak sonrası manzara değişmediAçar, süne ile mücadeleye dikkat çekti: "Çiftçilerimizin ilaçlama yapması önemlidir"
“İçme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak”

“İçme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak”

Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, “Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası” nedeniyle yaptığı açıklamada; Trakya Bölgesi’nde yaşanan çevre kirliliği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Halka ait olan kıyılar ve kumsallar, iktidar tarafından kiralama yoluyla özelleştiriliyor”

Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası’nda, Trakya’daki ekolojik yıkım projelerinin bir kez daha düşünülmesi gerektiğini belirten Kaçar, “Saros Körfezi’nin baş belası taş ocaklarının ardı arkası kesilmiyor. Mecidiye ve İbrice Limanı çevresinde yeni kalker ocaklarının açılması ve kapasitelerinin arttırılması için ÇED süreçleri devam ettiriliyor. Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesi için iktidarın aceleciliği had safhada, BOTAŞ kamulaştırma süreçlerini hızla devam ettirme peşinde. Sultaniçe ve Enez'in doğası ve denizi, fabrika atık depolama projesinin bilinmez sonuçlarıyla çok yakında karşı karşıya gelecek. Anayasaya ve kıyı kanununa göre; halka ait olan kıyılar ve kumsallar, iktidar tarafından kiralama yoluyla özelleştiriliyor. Tüm bunlar özel çevre koruma bölgesi ilan edilen Saros Körfezi’nde yaşanıyor. Bölgemizde biyoçeşitlilik ve ormanlarımız ciddi tehlike altındadır.” dedi.

“İçme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak”

Trakya’nın bazı sahillerinde temiz ve sağlıklı içme suyu temininin gerçekleşemediğini ifade eden Bülent Kaçar, şunları söyledi: “Atık suların gereği gibi arıtılamaması sahillerimizde ve yerleşim yerlerimizde halen önemli bir sorundur. Bölgemizin kanayan yarası Ergene Nehri, acımasızca kirletilmeye devam ediliyor. Kirletenlerden yargı önünde hesap soruluyor mu? Çevremizi, nehirlerimizi kirletenlere göz yumanlara adli ve idari yaptırımlar uygulanıyor mu? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kimleri savcılığa şikayet etmiş? Hangi fabrikalar adli ve idari cezalara maruz kalmış maalesef halen bilemiyoruz. Trakya Bölgesi, ciddi bir hava kirliliği ile karşı karşıyadır. Hava kirliliği, toprak kirliliği ve su kirliliği ile mücadele etmez ve yetkililerin etkin idari tedbirler almalarını sağlayamazsak hepimiz ciddi hastalıklarla baş başa kalacağız. Trakya'nın yeraltı sularının kirlenmesini engelleyemez, içme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak.”

“Yaşamımızı savunmak zorundayız”

Kaçar, sözlerini şöyle tamamladı: “Yıldız dağlarında RES'lerin ve taş ocaklarının, doğaya ve köylere verdiği zararlarla boğuşan Trakya’mızın, Marmara Denizi sahilleri kısa zaman içerisinde Ergene Derin Deniz Deşarjının acı sonuçlarıyla karşılaşacak. Kirliliği yaratan sanayi tesislerinin ileri arıtmalarını çalıştırmalarını sağlayamayanların halı altına süpürme girişimleri doğamızı değil kurtarmak yeni ve büyük çevresel sorunlara yol açacağı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Siyasi iktidar, Kırklareli Dokuzhöyük'te ve Hayrabolu'da kömürlü termik santrallerin kurulmasına vize vererek, Danıştay'ın Trakya'da Kömürlü Termik Santral Kurulamaz kararlarına aykırı kararlar almaktadır. Trakya'da yerin üstü yerin altından çok daha değerlidir. Trakyalılara rağmen bölge ve il çevre düzeni planlarında yapılan değişiklikler her şeyin sermaye için olduğunu açıkça gösteriyor. Bölge halkının topyekûn karşı çıktığı, on binlerce imza ile itiraz ettiği projeler umursanmadan halkın katılımı ilkesi görmezden gelinerek bir bir hayata geçirilmeye çalışılıyor. Yapmamız gereken tek şey var! Ekolojik kırıma ve yıkımlara, bilinç ve kararlılıkla karşı durmak. Bilim ve hukukun rehberliğinde toplumsal bir karşı duruşu hep birlikte oluşturmak. Yaşamımızı savunmak zorundayız. Başka çaremiz yok.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Keşan’da, Cuma namazı kılınacak camiler belli oldu

Corona virüsü salgını tedbirleri kapsamında, 16 Mart’ta ibadete ara verilen camiler, yarın Cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açılıyor.

Keşan merkezinde, köylerinde ve beldelerinde Cuma namazı kılınacak ve kılınmayacak camiler, Keşan İlçe Müftülüğünün sosyal paylaşım sitesinde yayımlandı.

Yarın kılınacak Cuma namazları, corona virüsü tedbirleri nedeniyle, belirlenen cami bahçelerinde kılınacak.

Öte yandan abdestin camilerde değil, evlerde alınması gerektiği, belli mesafede saf tutulacağı, maske takılması gerektiği, namaz çıkışlarında tokalaşmanın olmayacağı ve camiye herkesin kendi seccadesiyle gelmesi gerektiği hakkında uyarılarda bulunuldu.

Keşan merkezinde Cuma namazı kılınacak camiler ve yerler ise, şöyle:

Çamlıkent Cami Bahçesi, Hacı Mümine Özkaya Cami Bahçesi, Hersekzade Ahmet Paşa Cami Bahçesi, Hersekzade Ahmet Paşa Anadolu İmam Hatip Lisesi Bahçesi, İzzetiye Mahalle Cami Bahçesi, Karaağaç Cami Bahçesi, Kurtuluş Özkaya Cami Bahçesi, Paşayiğit Mahallesi Yeni Cami Bahçesi, Sanayi Cami Bahçesi, Saray Avluları Cami Bahçesi, Sosyal Konutlar TOKİ Cami Bahçesi, Yukarı Zaferiye Mahallesi Cami Bahçesi.

Cuma namazı kılınmayacak camiler ise, şöyle:

Yörüker, Ensaray, Aşağı Zaferiye, Hacı Mehmet Ağa, Bekir Varnalı, Tahta Cami, İki Minareli Çarşı Cami, İstasyon Mahallesi, Yeni Sanayi Mescidi.

Keşan Beldelerinde ise, Cuma namazı kılınacak camiler ve yerler ise, şöyle:

Beyendik Beldesi TOKİ Cami, Beyendik Beldesi Açık Hava Düğün Salonu, Yenimuhacir Beldesi TOKİ Cami, Yenimuhacir Beldesi Açık Hava Düğün Salonu.

Keşan’a bağlı köylerde Cuma namazı kılınacak camiler ise, şöyle:

Akçeşme, Akhoca, Altıntaş, Bahçeköy, Barağı, Beyköy, Boztepe, Büyükdoğanca, Çamlıca, Çeltik, Çobançeşme, Danişment, Dışbudak, Erikli Köyü Sahil Cami, Gökçetepe, Kadıköy, Karacaali, Karasatı, Karlıköy, Kızkapan, Koruklu, Kozköy, Küçükdoğanca, Lalacık, Mahmutköy, Maltepe, Mecidiye Köyü Fatma Hatun Cami, Mecidiye Köyü Eski Cami, Pırnar, Sazlıdere, Seydiköy, Siğilli, Suluca, Şabanmera, Şükrüköy, Türkmen, Yayla, Yeniceçiftlik.

Cuma namazı kılınmayacak köyler ise, şöyle:

Çelebi, Erikli Köyü, Gündüzler, Karahisar, Mercan, Orhaniye, Yerlisu, Yeşilköy.

(Haber Merkezi)

Çarşı merkezinde maske zorunluluğu getirildi

Keşan’da çarşı merkezinde, yoğunluğu fazla olduğu caddelerde maske zorunluluğu getirildi.
Keşan Kaymakamı Nuri Özder başkanlığında toplanan Keşan İlçe Hıfzıssıhha Kurulu maske zorunluluğu ile ilgili karar aldı.

Alınan karara göre, çarşı merkezinde insan yoğunluğunun fazla olduğu İsmail Saraç Caddesi, Önder Caddesi, Demirciler Caddesi, Alparslan Türkeş Meydanı ve İsmet İnönü Caddesi’nde, vatandaşlar için maske takma zorunluluğu kararı aldı. Karar ile ilgili Keşan Belediyesi anons sistemi vasıtasıyla duyuru yapıldı.

Haber Mekezi

Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen: "Kısıtlama sürecinde üretim sekteye uğramadı"

Ramazan Bayramı süresince uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan çiftçiler, kısıtlamada üretime devam ederken, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, üretimin sekteye uğramadığını söyledi.

Coronavirüs tedbirleri kapsamında, 23-24-25-26 Mayıs Ramazan Bayramı süresi boyunca tüm Türkiye genelinde sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı. Bu uygulamadan, tarımsal faaliyette bulunarak üretime katkı veren çiftçiler muaf tutuldu. Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, kısıtlama süresince, çiftçilerin tarımsal faaliyetlerine devam ettiğini dile getirerek, faaliyetler hakkında da bilgilendirmede bulundu.

"Çiftçimiz tarlasında arazisinde olmak zorundaydı"

Üretime devam etme zorunluluğu olduğunu söylediği çiftçilerin, kısıtlama süresince tarlalarında çalıştığını kaydeden Şen, "Çiftçilerimiz ekim ve dikim işlemlerini gerçekleştirmeye devam ettiler. Bazı bölgelerde ayçiçeği ve çeltik ekimlerinin %80-90’ı gerçekleşmiş vaziyette. Keşan’da da durum aynı. Çiftçimiz üretimin en önemli günlerinde oldukça hareketli. Çiftçimiz tarlasında arazisinde olmak zorundaydı. Hayvancılık ile uğraşan insanlar otluk ihtiyaçlarını karşılamak zorundaydılar. Bunu sağlayan üreticiler de bunlarla meşguldüler. Üreticiler olarak bayramı çalışarak geçirdik. Bu yıl virüs sebebiyle köylerde de çok hareketlilik olmadı. İnsanlar ayçiçeği ekimlerine ve arazilerini tırmıklamaya devam etti. Sulu arazilerde bahçesi olanlar bahçelerini ekmeye ve çeltik olan bölgelerde çeltiklerin ekimlerine devam edildi. Bu konuda bizlere gösterilen özen için ilk olarak İlçe Hıfzıssıhha Kurulu'na teşekkür ederiz. Yasak sürecinde üretim sekteye uğramadı. Son 2-3 gündür yağışlar oluyor. Yağışlardan dolayı bazı çiftçilerimiz evlerinde kaldı. Bazı tarım işlerinde yağmur da yağsa engellemeyen durumlar var. Bu durumdan engellenmeyen çiftçiler tarım arazilerinde çalışmalarına devam ettiler." dedi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

 

Sanayi Kavşağı'ndaki kazada 4 kişi yaralandı

Sanayi Kavşağı'nda, dün saat 14.30 sıralarında, hafif ticari araç ile otomobilin çarpılması sonucu meydana gelen trafik kazasında, 4 kişi yaralanırken, otomobilde sıkışan yaşlı çift, ekipler ve vatandaşların yardımı ile sıkıştıkları yerden çıkartıldı.

İddiaya göre; Gelibolu istikametinde giden V.Ç. yönetimindeki 22 FB 201 plakalı hafif ticari araç, Sanayi Kavşağı'na geldiği sırada şehir merkezinden gelerek kavşaktan çıkış yapmak isteyen S.D. yönetimindeki 22 AC 231 plakalı otomobil ile çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ekipleri ve itfaiye sevk edildi. Kazada, V.Ç. ile aynı araçta bulunan P.Y. ve otomobilde bulunan S.D. ile eşi K.D. yaralandı. Otomobilde sıkışan sürücü S.D. ile eşi K.D., ekiplerin ve vatandaşların yardımı ile sıkıştıkları yerden çıkartıldı. Yaralılar, ambulanslar ile kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”

Edirne İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Şenol Günday, yaptığı açıklamada; corona virüs salgını sürecinde yetiştiricilerin yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Küçükbaş hayvan fiyatları düştü”

Corona virüsü salgını sürecinde yetiştiricilerin yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Günday, “Bu süreçte, talebin olmaması nedeniyle, küçükbaş hayvanların fiyatlarında ciddi düşüşler yaşandı. Küçükbaşta baskül fiyatları 26 TL seviyesindeyken, 22 TL’ye kadar düştü. Fakat, fiyatlar kasaplarda değişmedi. Sadece yetiştiricinin elindeki fiyatlar değişti. Ayrıca, yetiştiricinin elindeki küçükbaş hayvanlara talep olmadığı için satışını yapamadı. Bu durumda yetiştiricinin maliyetlerini artırdı. Yetiştiriciler olarak, biran önce işlerimizin rayına girmesini bekliyoruz.” dedi.

“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”

“Yetiştiriciler, salgın sürecinden ne kadar etkilendi?” şeklindeki soruya cevap veren Şenol Günday sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte, tüm yetiştiricilerimiz olumsuz yönde etkilendi. Ama küçükbaş hayvanını virüsten önce satan yetiştiricilerimiz bu süreçten çok fazla etkilenmemiştir. Salgın, bölgemizde küçükbaş hayvancılığın hareketleneceği döneme denk geldi. Bundan ötürü de, küçükbaşta sıkıntılar var. Hayvancılıkta yem çok önemlidir. Ama yem fiyatları bu süreçte hiç yerinde durmadı ve sürekli artış yaşandı. Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor. Eğer bu şekilde devam ederse, kimse ayakta duramaz.”

Günday sözlerini şöyle tamamladı: “Salgın nedeniyle, sadece Türkiye’deki değil; tüm dünyadaki insanlar, sektörler olumsuz etkileniyor. Temennimiz, biran önce bu salgının sona erip, günlük yaşama geri dönmektir.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar