Son Dakika
OSB Keşan’a biran önce kurulmalı...--“Çeltik üreticisi, hüsrana uğradı”LİDAŞ, toplam 90 bin ton depolama kapasitesi ile hizmete girecekKETEM Birimi'ndeki Sigara Bırakma Polikliniği hizmet vermeye devam ediyorPancar üreticisi Yusuf Uzdilli: "100 ton ürün elde eden bir üretici, yaklaşık 6 bin TL az para almış oluyor"“Mevlid-i Nebi Haftası’nın bu yıl ki teması ‘Hz. Peygamber ve Gençlik’tir”Eğitim Sen’in müzik ve şiir dinletisi etkinliği büyük beğeni topladı“Yolcular, Keşanlı taksicilerden memnun”Kışlık odunlar evlere taşınıyorBazı kalorifer ateşçilerinden örnek teşkil edecek davranış
Enez'deki "Saros Toplantısı"nda Keşan-Enez yolu ile 1/25 binlik planlar ağırlık bastı

Enez'deki "Saros Toplantısı"nda Keşan-Enez yolu ile 1/25 binlik planlar ağırlık bastı

* Enez'de gerçekleştirilen ve ağırlıklı olarak Keşan-Enez yolunun yapılması ile 1/25 binlik planların en kısa sürede yapılmasının konuşulduğu toplantıda, İbrahim Girgin'in "Biz sürü olmasını öğrenemiyorsak bir şey yapamayız." sözü ise toplantının dikkat çeken cümleleri arasında yerini aldı.

Edirne merkez ve ilçelerindeki oda ve borsaların meclis ve yönetimlerinin tarafından, Enez'de gerçekleştirilen "Saros Körfezi Sorunları ve Çözüm Önerileri" konulu toplantıda, özellikle Keşan-Enez yolunun acil olarak yapılması ve 1/25 binlik planlar dile getirilirken, sorunların çözüm noktasında mutlak birlikteliğe de dikkat çekildi.

Saat 18.00 sıralarında, Enez Belediyesi Meclis Toplantı Salonu'nda başlayan toplantıya; Enez Belediye Başkanı Abdullah Bostancı, ETSO (Edirne Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, Edirne TB (Ticaret Borsası) Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, Uzunköprü TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şerafettin Çakır, Keşan TSO Meclis Başkanı Orkun Özkaya ile Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan TB Meclis Başkanı Kemalettin Uslu ile Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz, İpsala TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin ile bölgedeki bazı STK'ların başkan ve temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Bostancı: "Enez'in geleceğini aydınlatmak istiyorsanız Keşan Enez yolunu dillendirelim"

Toplantının açılış konuşmasını yapan Abdullah Bostancı, toplantının Enez'de düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, katılımcıları Enez'de ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Edirne'den 200 km uzaklıkta olan Enez'in unutulduğunu zannettiklerini, ancak görüntüye bakıldığında unutulmadıklarını gördüğünü belirten Bostancı, "Enez, Edirne’nin en eski ilçesidir. İlçe olarak imarlı, denize sınırı olan tek ilçedir. Enez sınır ilçesidir. Doğal güzelliklerin ve tarihi güzelliklerin bileşkesidir. Deniz ile ormanın birleştiği, ekolojik popülasyonların içerisinde barındırdığı bir ilçedir. Bilimin ve bilginin kaynağı olan tüm unsurlar Enez'de toplanmış. Allah’ın bize verdiği bu lutfu ne kadar değerlendiriyoruz. 5 bin nüfusumuz var ve 5 bin nüfusa gelen kaynaklarımız belli. Maddi ve manevi katkılarınız oluyor. Yasaklı şehir olmaktan kurtardık kendimizi. Ancak en büyük sorun Keşan-Enez yolunun yapılmaması. Borsa ve oda başkanlarımız ile çok uğraş verdik. Ama artık dokunduğumuz anda işlemin değişebileceği ana geldik. Enez'in geleceğini aydınlatmak istiyorsanız Keşan Enez yolunu dillendirelim. Böylece yetkililere sürekli hatırlatmış oluruz. Bu yolda kazalar çok oluyor. Enez'e gelene kadar birçok araba hareketi var. Keşan'dan Enez'e gelene kadar 40 tane köy var. Bu sadece Enez'in değil, Keşan’ın da sorunudur. Keşan’ın, Enez'in, Trakya’nın ticaretinin canlanması için bu sorunu aşmalıyız. Enez Trakya’nın aynasıdır. Burada verilecek hizmetler tüm Trakya'yı etkiliyor." dedi.

"Vicdanınız kadar cüzdanınız da gerekiyor"

Enez'in özellikleri ile ilgili de konuşan Abdullah Bostancı, "Enez göçmen kuşların da uğrak yeri. Kuş popülasyonlarının tümü burada mevcut. Akvaryum gibi balık popülasyonu da var. Enez, İran’ın Ramsar Sözleşmesi'nde, 1974'te Enez sulak alanlar bölgesi olarak bu anlaşma içinde var. Yunanistan’ın 200 bin dönüm arazisi avlak alanı. Türkiye, avlak konusuna önem veriyor. Fakat neden Yunanistan buna önem vermiyor? Biz üretiyoruz, bizim bölgemizden oraya geçen kuşlar avlanıyor. Sınır bölgelerinde sınır ötesi ilişkilere imza atmışız. Orasının da milli park ilan edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Lütfen bunları üst mercilerde dile getirin. Birileri, bir yerlerde bazı unutulanlar olduğunu bilsin. 4,5 milyon bir bütçemiz var. 4,5 milyona ne yapabiliriz. Hiçbir şey. Beton parke ve beton ürünleri üreten bir şirket kurarak bütçemizi yükseltebilecek hale geldik. Bu fabrikanın şu anki iş hacmi 52 milyona ulaştı. Fakat bu bütçeye gelişemedik. 400 kişiye iş verir konuma geldik. İşsizlik oranının en düşük olduğu ilçelerden biri haline geldik. Ayrıca, limana gırgırlar, troller giriyor. Her gırgırda 35-40 kişi oluyor. Bilindiği gibi bir vatandaşımız elim bir olay sonucu hayatını kaybetti. Kimsenin ticaretine karşı değiliz ama yeni olaylar yaratmamamız lazım. Bu yıl da balık festivali yapacağız. Bu konuda misafir sayısını inşallah arttırırız. Sizlerden, Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne verdiğinizin desteğin 20'de 1'ini Enez festivaline vermenizi rica ederiz. Vicdanınız kadar cüzdanınız da gerekiyor. Sadece Enez'e değil, Yunanistan'da, Trakya'daki insanlara da katkı yapmış olacaksınız." diye konuştu.

Zıpkınkurt: "Saros Körfezi'ne sahip çıkarsak geleceğimize, doğaya sahi çıkarız"

Daha sonra söz alan ETSO Başkanı Recep Zıpkınkurt, sözlerinin başında, Çorlu'da yaşanan tren kazasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, toplantının Enez'de organize edilmesindeki amacın, Enez'e farkındalık katmak olduğunu söyledi. Enez'in Edirne ile birlikte denize açılan bir kapısı olduğunu dile getiren Zıpkınkurt, "Saros Körfezi'ne sahip çıkarsak geleceğimize, doğaya sahi çıkarız. Bu temizlikte bir körfez buralarda yok. Şehrimizin geleceğini turizmde görüyorsak, Saros'a sahip çıkmalıyız. Toplantımızı Enez ilçemizde yapmamızın nedeni de bu." şeklinde konuştu.

Öztürk: "Hükümet bu tarz yerleri farklı modelle desteklemeli"

Edirne TB Başkanı Özay Öztürk de Çorlu'da yaşanan tren kazasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi; "Bugün Enez'deyiz. Bize Ankara'da ya da birçok yerde Edirne'de deniz var mı diyene 'var' diyoruz. Saros gibi Türkiye'nin en önemli körfezlerinden bir tanesine Edirne ili sınırları içinde sahibiz. Bu da bizler açısından çok önemli. Farkındalık yaratmak adına bu toplantı burada yapıldı. 30 yıldır Saros'a gelen biri olarak buradaki gelişimi devamlı izledim. Bu gelişimde, maalesef çok küçük bütçelerle harikalar yaratılmaya çalışıyor. Ancak maalesef son dönemde kendi yazlığımıza gelme noktasında dahi soru işaretleri oluşuyor. Yerel yönetimlerin desteklenmesi noktasında çözüme kavuşturmalıyız. Enez, yazın 150 bin nüfusa hizmet vermeye çalışıyor. Bu bütçe ile orantılı ve çözülmesi gereken bir konu. Hükümet bu tarz yerleri farklı modelle desteklemeli. İstanbul'a bu kadar yakın olup, doğası güzel olan başka bir yer bilmiyorum. Bunu satmamız, ticari kazanca çevirmemiz gerekiyor. Bazı noktalarda büyürken sıkıntılı noktalar oluştu. Enez'e sahip çıkıyoruz ve çıkmaya da devam edeceğiz. Orta vadeli planlar yapmak için birlikte çalışmalıyız. El birliği ile herkes bir şey isterse Ankara'dan alınamayacak bir şey olmadığını düşünüyorum. Elimizden geleni yapmaya hazırız."

Şapçı: "Son 20 yıldır tüm kıyıda kontrolsüz bir büyüme var"

Daha sonra söz alan Keşan TSO Başkanı İsmail Şapçı, Enez'in sahili ile Ene Denizi'ne açılan bir penceresi olduğunun altını çizerek, şunları söyledi; "Son 20 yıldır tüm kıyıda kontrolsüz bir büyüme var. Bu da birçok problemi getirdi. Edirne il ve ilçeleri olarak tek yumruk olup problemleri konuşacağız ve çözüme ulaşacağız. Saros'da en başta 1/25 binlik planların tamamlanmaması büyük sorun. Bu nedenle herhangi bir turizm gelişim bölgesi olarak Saros'u gösteremiyoruz. Bu da teşvik, yatırım ve gelişime engel oluyor. 5-6 yıldır sit alanlarının yenilenmesi üzerine çalışılıyor. Bunun tamamlanması kati olup, devamında haritaların çizilmesi gerekiyor. Ayrıca Enez'e ulaşımımız bir hayli zor. Yolumuz, geçmiş dönemlere hitap eden bir yol. Bunun için de daha önce girişimlerimiz oldu. Enez-Keşan yolunun genişletilmesine ihtiyacımız var. Bu da turizm, tarım, balıkçılık faaliyetlerinin gelişmesini sağlayacak. Enez, Yunanistan a komşu, Saros’un bitiş noktası. 65. km sahil şeridimiz var ve 250 bin kişi ağırlıyoruz. Fakat altyapılarımızın eksikliği turizmin gelişmesine engel oluyor. Altyapıların tamamlaması için girişimlerde bulunmamız lazım. Bu anlamda hükümetimizden destek almamız gerekiyor. Sakin şehir toplantısı yapmıştık. Kışın çok fazla kaçak avcılık yapılıyor. Bunu fırsata çevirip av turizmine çevirme şansını yakalayabilir miyiz. Enez ve Saros’un kış turizmine de böylece katkı sağlayacaktır. Ayrıca yaz döneminde Erikli, Yayla, Gökçetepe'de kurulan kontrolsüz çadır ve işletmelerle bölgemiz zarar görüyor. Enez’de de oluyor. Kontrol olmazsa sıkıntı doğabiliyor. Ayriyeten son günlerde konu lan doğal gaz depolama tesisi kurulması konusu var. Bunun için ortak hareket edip Saros a zarar verip vermeyeceğini konuşmamız gerekiyor."  

Kaymaz: "Çocuklarımıza daha iyi gelecek bırakmak için buradayız"

Keşan TB Başkanı Necmi Kaymaz ise sözlerinin başında, Çorlu'da yaşanan tren kazasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, Enez'e katkı sağlamak amacıyla bu toplantının Enez2de yapıldığını dile getirdi. Her bölgenin ayrı sorunları olduğunu belirten Kaymaz, "Enez'deki sorunları konuşmak için buradayız. Oksijeni en yüksek olan bölgelerden bir tanesi burası. Bu değerlerin kaybolmaması adına STK’lar olarak yasaların kurumlara verdiği yetkiler çerçevesinde Keşan TB olarak katılımcı ve paylaşımcı olarak hazırız. Enez’i unutmuyoruz. Bölgemizi her yerde Hamzadere Bölgesi olarak adlandırıyoruz ve 3 ilçe birlikte hareket ediyoruz. Çocuklarımıza daha iyi gelecek bırakmak için buradayız. Ayrıca, Edirne’nin Saros’a sahip çıkmadığı söylemleri var. Bu asılsız söylem, STK’ların arasına nifak sokar. Lütfen buna izin vermeyelim. Sahip çıkmasak bugün burada olmazdık. Aslı olmayan şeylere itibar etmeyelim." diye konuştu.

Girgin: "Biz sürü olmasını öğrenemiyorsak bir şey yapamayız "

Toplantının devamında İpsala TB Başkanı İbrahim Girgin söz aldı. Tren kazasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Girgin, "Bu tür toplantıları en sık yapan bölgelerin başında geliyoruz. Geçmiş yıllarda, Trakya olarak tek bir sorun ve bu soruna çözüm olarak Ankara’ya giderek sonuç odaklı çalışalım kararı çıkmıştı. Biz de bu kararın arkasından koşarak, Enez-İpsala yolunun yapılmasını ve Ergene Eylem Planı'nın gerçekleşmesini sağlamıştık. Yani bize en acil kaç sorunumuz varsa onlara odaklanıp birlikte çözmemiz gerekiyor. Sorunları önem sırasına göre sıralamalıyız. Bölgemizde zenginliğimiz var. Sorunumuz da olacak. Bölgemizin kalkınması önceliklidir diyerek ailemiz geriye ittik." dedikten sonra İpsala Gümrük Kapısı'nda UMAT ile yeniden bir protokol imzalandığını ifade edip şunları kaydetti; "Yap işlet devret süresi doldu ve tekrar UMAT şirketinin protokolü imzalandı. Kapı tekrar sil baştan yeniden yapılacak. İpsala’da toplanan verginin yüzde 83'ü, Edirne'de yüzde 17'sini UMAT karşılıyor. Kuş sürüsü ile uçar. Biz sürü olmasını öğrenemiyorsak bir şey yapamayız. Edirne’de de sorunlarımızı hep birlikte sonuç odaklı olarak yapmalıyız. Bakanı ayağımıza getiriyoruz, dönüp arkama bakıyorum kimse yok. Enez tarımla değil, turizmle kalkınacak. Enez'in gerçeğini uzakta aramayın." 

Zıpkınkurt: "Şimdi de Enez'in tarihini ve turizmini öne çıkartalım"

Toplantının son bölümlerinde yeniden söz alan Recep Zıpkınkurt, "Enez, Keşan, İpsala'daki sorunları başkanlarımız her platformda dile getirdi. 1/25 binlik planlar ciddi anlamda takip edildi. Herhalde son aşamaya gelmiştir diye düşünüyorum. 12. ayda biteceği söyleniyor. Enez-Keşan yolunun duble yol çalışması devam ediyor. Turizm teşvikleri için 1/25 binlikler çıkmalı. Böylece bölge biran önce teşvik altına alınmalıdır. Dolayısıyla çıkacak konu başlıklarını ele alıp her platformda Ankara’ya sorunları taşıyalım. İpsala Pirinci son 2-3 yılda belli bir noktaya eldi. Şimdi de Enez'in tarihini ve turizmini öne çıkartalım." dedi.

Çakır: "Enez’de 5 yıldızlı otelin çalışmaması imkansız"

Uzunköprü TSO Başkan Yardımcısı Şerafettin Çakır da, Keşan-Enez yolunun iyi durumda olmadığına dikkat çekerek, "Yollar çok kötü. Gelme cesaretimiz olmuyor. Ayrıca Enez’e 5 yıldızlı otel düşünülmesiyle ilgili görüş alışverişi yaptık. İğneada’da varken, Enez’de 5 yıldızlı otelin çalışmaması imkansız." şeklinde konuştu.

Helvacıoğlu: "Oda, borsalardan başka Saros Körfezi'ne sahip çıkanlarımız az"

Toplantının bu bölümüne, Edirne'de yapılan toplantıdan dönen Enez Kaymakamı Elif Canan Tuncer Ersöz de katılırken, bu bölümde Keşan TSO Yönetim Kurulu eski Başkanı ve mevcut Meclis Üyesi Mustafa Helvacıoğlu söz aldı. Bazı tecrübelerini katılımcılar ile paylaşmak istediğini dile getirerek sözlerine başlayan Helvacıoğlu, "EMİTT Fuarı'nda 'Edirne'de deniz var mı?' diye 900 kişiye anket yaptık. Bazıları yok dedi. Biz de bu tanıtım çalışmasını yanlış yaptığımızı öğrenerek yollara döküldük. Fazla yaptık herhalde. Bugün kaosa dönüştü. Çok tanıtım yaptık diye eleştiri aldık ama biz Saros’u tanıttık. Üyelerimizi zenginleştirmek için tanıttık ama bürokrasi maalesef geç kaldı. Bürokrasi özel sektör kadar çalışamadı. Maalesef eksik kaldı. Şimdi yapacağımız iş sorunlarımızı tespit edip çok hızlı bir şekilde hareket etmeliyiz. Sorunlarımızı tespit edip çözüm odaklı için Ankara yolculuğumuz başlamalıdır. Şimdi çalışma zamanı. Enez’de 10 bin nüfusa bakan belediyemiz, yazın denize yetemez. Saros’a yeniden dizayn edecek bir yönetim şekli oluşturulmalıdır. Ekmek satsanız sezonda 3 milyon ekmek yapar. Vergi rekortmeni olursunuz. Her türlü zenginliğimiz var. Oda, borsalardan başka Saros Körfezi'ne sahip çıkanlarımız az. Daha çok sahip çıkmalıyız. Bu bir öz eleştiri. Günübirlikçi tesisleri olmalı. Çözüm üretmemiz için bunu yapmalıyız. Başkanımız büyük bir tesis yapmalı ki evimizin önü yerine bu tesise gitmeli insanlar. Her şey problem. Şimdi bu problemleri artık çözmeye yönelmemiz gerekiyor. Bakın özel sektörden biri turizm bakanı oldu. Enez yolunu mutlaka yaptırmalıyız. Balıkçılık konusunda yeni hikayeler yazmalıyız. Yılan balığı üretene teşvik olmalı. Trole ciddi önlemler almalı ve arkasında dik durmalıyız. Yöresel pazarları kurmalıyız. Ancak biz buraları kıymetlendiremiyoruz. Başkanımız ve kaymakamımızı yalnız bırakmamalıyız. Trolcüler geleceğine teknelerle olta turizmini geliştirmeliyiz." ifadelerine yer verdi.

Ersöz: "Çok değerli bir yerde yaşıyoruz"

Toplantıda konuşan Enez Kaymakamı Elif Canan Tuncer Ersöz de, Enez ve Saros Körfezi'nin, Türkiye'deki en önemli turizm bölgesi arasında yer aldığının altını çizerek, "Enez'i çok seviyoruz. Ayağınızı denize soktuğunuzda balıkları görebiliyorsunuz. Çok değerli bir yerde yaşıyoruz. Balıkçı barınaklarımızda sorunlarımız var. Bunları büyüklerimize ilettik. Duyarlılıklarınız nedeniyle teşekkür. Çocuklarımızın Enez'in tadını çıkartmaları dileğiyle." dedi. Toplantının son bölümünde konuşan Keşan TSO Meclis Üyesi İsmail Keleş, birlikteliğin örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, bu birlikteliğin hareket etmesi durumunda başarılamayacak bir şeyin olmayacağını söyledi. Toplantı, bu konuşmaların ardından, Enez Sahili'nde yenen akşam yemeği ile sona erdi.

İlker GÜREL / Fevzi Can DİREK

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

OSB Keşan’a biran önce kurulmalı...--

Yeni Mescit Mahalle Muhtarı Fikret Kantar, yaptığı açıklamada, Keşan’da işsizliğin çok fazla hissedildiğini ve istihdam alanlarının artırılması gerektiğini belirtirken; Tarım İhtisas OSB’nin de, Keşan’a biran önce kurulması gerektiğini kaydetti.

“İstihdam alanları artırılmalı”

İşsizlik oranının arttığını ancak, her şeye rağmen çalışanlarında olduğunu belirten Kantar, “Önümüzdeki kış mevsiminde, işsizlik ve hava şartları nedeniyle, çetin bir kış geçeceğini düşünüyoruz. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile belediye tarafından yardımlar yapılmaktadır. Yardımlarla ilgili başvuranların hiçbiri geri gönderilmedi. Yardımlar belli bir yere kadar yapılabilir ama insanların öncelikle istihdam edilmesi gerekiyor. Kısacası, taşıma suyla değirmen dönmez. Yardımla ne kadar geçim sürdürebilir ki insan. İstihdam alanları genişletilerek, geçici süreli işlerin süreklilik halinde olmasını istiyoruz.” dedi.

“OSB’nin artık, biran önce Keşan’a kurulmalı”

Paşayiğit Mahallesi sınırların kurulması düşünülen Tarım İhtisas OSB hakkında da, konuşan Fikret Kantar, sözlerini şöyle sürdürdü: “OSB’nin artık, biran önce Keşan’a kurulmasını istiyoruz. Öncelikle bölgedeki işsizlik sorununun çözülmesi için adımlar atılmalıdır. Yerel seçimlere az bir zaman kaldı ve belediye başkan adaylarının işsizliğin çözümü üzerinde durmalarını istiyorum. Ayrıca, mahallemiz için düşünülen kentsel dönüşümün biran önce yapılmasını istiyorum.”

“Amacımız; gençlerin kendilerini geliştirmesidir”

Yaptıkları projeden de, bahseden Kantar, sözlerini şöyle tamamladı: “Öğretmenlerimiz tarafından öğrencilerin kendisini geliştirmesi için ücretsiz kurslar düzenliyoruz. Şuanda düzenlenen kurslarımız son derece faydalı oluyor. Amacımız; gençlerin kendilerini geliştirmesidir.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

“Çeltik üreticisi, hüsrana uğradı”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; çeltik fiyatları ve üreticinin durumu hakkında değerlendirmede bulundu.

“Devletin desteği hiç doğru dürüst olmadı”

Türkiye’nin pirinçte ithalatçı bir ülke konumunda olduğunu belirten Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’nin uzun zamandan beri çeltik üretimi ciddi anlamda artıyor. 20 yıldan beri 300 bin tondan 900 bin tonlara çıktı. Bu tamamen yerli ıslahçıların ve çiftçilerin başarısıdır. Hem ıslahçılar iyi tohum geliştirdiler hem de çiftçi bu tohumları kullandı. Arazilerini büyüttüler, modern aletler kullandılar. Buna göre, üretim arttı. Fakat, devletin desteği hiç doğru dürüst olmadı. Tam tersine bazı yıllar köstek oldu. Bu yıllardan biri de 2018’dir.”

“Tarım Bakanlığı uyudu”

Okan Gaytancıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Hasat iyi geçti ve verim yüksekti. Fiyat bazı çeşitlerde 3 TL’nin üzerinde seyretti. Fakat, TMO tarafından piyasalara müdahale edilmediğinden faizler yükselince ve enflasyon artınca fiyatlar geriledi. Devlet burada TMO’yu kullanmadı. Tabiri caizse Tarım Bakanlığı uyudu. Üretici borcunu ödeyebilmek için ürününü elden çıkarmaya başladı. Üretici, kilogramı 1,80 TL’ye ve 2 liraya sattı. Ama biz bu ürünü ithal ediyoruz. Şuanda, ithal maliyeti çok yüksek ve yaklaşık 3,5 TL’ye denk geliyor. Ürün ithal edileceğine, kendi çiftçinize destek verin. 15 Eylül’de Osmancık’ın fiyatını 3 TL’den açıklayın demiştim. Fakat, 15 Kasım’a gelindi ve fiyatlar açıklanıyor. Osmancık için 2,60 TL olarak açıklanıyor. Fakat, iri taneli çeşitler için fiyat yok. Bu son derece yanlış bir uygulamadır.”

“Üretici açısından bir hüsran oldu”

Üreticinin çok zor durumda olduğunu belirten Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “TMO görevini yapamamıştır. Önümüzdeki yıl çeltik üretimini olumsuz etkileyecek bir karardır. Bunu 2 ay önce açıklasalar piyasada taban fiyat oluşurdu. Kimsenin elinde mal yok. Hasat başlamadan önce fiyat açıklanması çiftçiyi rahatlatır. Üretici açısından bir hüsran oldu.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

 

LİDAŞ, toplam 90 bin ton depolama kapasitesi ile hizmete girecek

Türkiye'deki lisanslı depoculuk sektörüne öncülük etmek ve bu iş alanı ile ilgili sorunları çözmek, ayrıca ülkedeki gelecek yıllarda kurulacak olan Ürün İhtisas Borsacılığı'nın da önünü açmak amacıyla kurulan TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) LİDAŞ (Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk San. ve Tic. A.Ş.), gelecek yıl Keşan'da 90 bin ton kapasite ile hazır hale gelecek.

TMO-TOBB LİDAŞ, TMO Keşan Ajans Amirliği'ne ait arazisini, arazi içerisindeki taşınmazları ile birlikte kiralamasının ardından, yaz aylarında, gelecek yıl yapacağı alımlar için silo çalışmaları başladı. Başlatılan çalışmalar kapsamında, her biri 2 bin 500'er tonluk 5 silo yapımı tamamlanırken, yaklaşık 50 dönümlük alanda, mevcut binalar ve yine yaklaşık 20 bin tonluk mevcut depoların yanı sıra, toplamda 28 adet 2 bin 500'er tonluk silonun yapılacağı öğrenildi. Böylece, toplam depolama kapasitesinin 90 bin tona çıkartılacağı alanda sorunsuz faaliyet gösterilmesi hedefleniyor. Çalışmalar hızla devam ederken, TMO Keşan Ajans Amirliği'nin, gelecek yıl faaliyet göstermeyeceği, depolama işlemlerinin TMO-TOBB LİDAŞ tarafından yürütüleceği bilgisi edinildi.

Haber: İlker GÜREL

KETEM Birimi'ndeki Sigara Bırakma Polikliniği hizmet vermeye devam ediyor

Keşan Toplum Sağlığı Merkezi Verem Birimi’nin alt katında faaliyet gösteren KETEM (Kanser Erken Teşhis Tarama Eğitim Merkezi) Birimi'ndeki  Sigara Bırakma Polikliniği, ücretsiz olarak hizmet vermeye devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye çapında yıllardır uyguladığı sigara bırakma seferberliği kapsamında kurulan Sigara Bırakma Poliklinikleri, hizmete devam ediyor. Keşan'da da Keşan Toplum Sağlığı Merkezi Verem Birimi’nin alt katında faaliyet gösteren KETEM Birimi'ndeki Sigara Bırakma Polikliniği, görevlendirilen bir doktor ile hizmet vermeye devam ediyor. Hafta içi mesai saatleri içerisinde, alınan randevu sonrasında hastalara verilen hizmet kapsamında, muayene yapılıyor. Yapılan muayene sonrasında, uygun görüldüğü takdirde, sigarayı bırakmak isteyen kişiye, sigara bırakma tedavisinde kullanılan nikotin bandı verilebiliyor. Geçmiş yıllarda, bahse konu poliklinikte, sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçlar ücretsiz olarak verilmiş ve bu konuda ciddi oranda başarı elde edilmişti.

Haber: İlker GÜREL

Pancar üreticisi Yusuf Uzdilli: "100 ton ürün elde eden bir üretici, yaklaşık 6 bin TL az para almış oluyor"

Bölgedeki ekilişleri 2018 yılının Mart ayında, söküm işlemleri is Ekim ayının başlarında başlayan pancarda, söküm işlemi tamamlanırken, bölgede uzun yıllar pancar üretimi yapan üreticilerden Yusuf Uzdilli, ekilişlerin gelecek yıl biraz daha düşebileceğini belirtti.

Uzdilli, bölgedeki pancar sökümlerinin tamamlandığını belirterek, yaklaşık 550-600 dönüm ekiliş yapılan Keşan Bölgesi'nden, Alpullu Çeker Fabrikası'na gönderilen ürünün, 4 bin ile 5 bin ton civarında olduğunu söyledi. Alpullu Şeker Fabrikası'nın 12 Ekim 2018 tarihinde alıma başladığını, Ekim ayının sonunda da alımların sonlandığını ifade eden Yusuf Uzdilli, "Verimler ve kalite bu yıl düşük. Şu şartlarda pancar üreticisi, sadece girdiği kapıdan çıkar. Zarar etmez ama kar da etmez. Kalite düşük olduğu için üreticinin eline, açıklanan fiyatın altında para geçecek. Bu yıl tonu 235 TL'ydi. Ancak şeker oranı düşük olduğu için bu rakamlar 150 ile 170 TL arasına geriledi. Yani 100 ton ürün elde eden bir üretici, yaklaşık 6 bin TL az para almış oluyor." dedi.

"Bazı teklifler sunuyorlar"

Alpullu Şeker Fabrikası'nın 30 Kasım 2018 tarihinde itibaren el değiştireceğini bildiren Uzdilli, fabrikayı devralan kişilerin, bölgedeki üreticileri ziyaret ettiğini ifade ederek, "Bazı teklifler sunuyorlar. Biz de durum değerlendirmesi yapıyoruz. Aslında ekiliş konusunda çok umudumuz yok. Bazı tereddütlerimiz olsa da, bunu zaman gösterecek. Devletin verdiği imkanlar ile devralacak firmanın verdiği şartlar, birbirine yakın." diye konuştu.

"Firma da, devletin açıkladığı fiyata göre, 15 kuruş fark veriyor"

Devletin, pancar üreticisine "Küspe Kartı" dağıttığını, firmanın ise bunu vermediğini ifade eden Yusuf Uzdilli, şunları söyledi; "Firma da, devletin açıkladığı fiyata göre, 15 kuruş fark veriyor. Ancak burada firma küspe vermeyecek. Devlet, bize duruma göre nakliye ücreti ödüyordu. Şimdi firma, ton ya da dönüm başına 50 TL verecekmiş. Bu rakamlar ilerleyen yıllarda bizi kurtarır mı kurtarmaz mı bilmiyoruz. Artık ekecek üretici bulmak lazım. Eski sistemlerdeki ekilişleri yakalamak biraz zor gibi görünse de, pancar ekecek olan arkadaşları ikna edebilirsek durum değişebilir."

Haber: İlker GÜREL

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar