Son Dakika
Keşan Anafartalarspor Başkanı Salih Kirezci: "Bu olumsuzluk için özür dileriz!"Özcan, aday adaylığı hakkında konuştu: “Kesin kararımı, Cuma günü açıklayacağım”“Yanlış tarım politikaları nedeniyle, kıtlık yaşanacağını düşünüyorum”Boyalık, CHP’nin 2014 yılı vaatlerini gündeme taşıdı: “Tutulan söz yok..!!”Jandarma ve polisten ortak trafik uygulaması...CHP yönetiminden 5 kişi aday adaylığı başvurusu için istifa ettiUyuşturucu maddelerin ele geçirildiği operasyonda 1 kişi tutuklandıEmniyetin eş zamanlı operasyonunda 1 kişi tutuklandıAylin Arıkan, baronun Keşan temsilcisi olduFeyzullah Aktan, Mehmet Emin Meriç'i ziyaret etti
Enez'deki "Saros Toplantısı"nda Keşan-Enez yolu ile 1/25 binlik planlar ağırlık bastı

Enez'deki "Saros Toplantısı"nda Keşan-Enez yolu ile 1/25 binlik planlar ağırlık bastı

* Enez'de gerçekleştirilen ve ağırlıklı olarak Keşan-Enez yolunun yapılması ile 1/25 binlik planların en kısa sürede yapılmasının konuşulduğu toplantıda, İbrahim Girgin'in "Biz sürü olmasını öğrenemiyorsak bir şey yapamayız." sözü ise toplantının dikkat çeken cümleleri arasında yerini aldı.

Edirne merkez ve ilçelerindeki oda ve borsaların meclis ve yönetimlerinin tarafından, Enez'de gerçekleştirilen "Saros Körfezi Sorunları ve Çözüm Önerileri" konulu toplantıda, özellikle Keşan-Enez yolunun acil olarak yapılması ve 1/25 binlik planlar dile getirilirken, sorunların çözüm noktasında mutlak birlikteliğe de dikkat çekildi.

Saat 18.00 sıralarında, Enez Belediyesi Meclis Toplantı Salonu'nda başlayan toplantıya; Enez Belediye Başkanı Abdullah Bostancı, ETSO (Edirne Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt, Edirne TB (Ticaret Borsası) Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, Uzunköprü TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şerafettin Çakır, Keşan TSO Meclis Başkanı Orkun Özkaya ile Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan TB Meclis Başkanı Kemalettin Uslu ile Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Kaymaz, İpsala TB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin ile bölgedeki bazı STK'ların başkan ve temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Bostancı: "Enez'in geleceğini aydınlatmak istiyorsanız Keşan Enez yolunu dillendirelim"

Toplantının açılış konuşmasını yapan Abdullah Bostancı, toplantının Enez'de düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, katılımcıları Enez'de ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Edirne'den 200 km uzaklıkta olan Enez'in unutulduğunu zannettiklerini, ancak görüntüye bakıldığında unutulmadıklarını gördüğünü belirten Bostancı, "Enez, Edirne’nin en eski ilçesidir. İlçe olarak imarlı, denize sınırı olan tek ilçedir. Enez sınır ilçesidir. Doğal güzelliklerin ve tarihi güzelliklerin bileşkesidir. Deniz ile ormanın birleştiği, ekolojik popülasyonların içerisinde barındırdığı bir ilçedir. Bilimin ve bilginin kaynağı olan tüm unsurlar Enez'de toplanmış. Allah’ın bize verdiği bu lutfu ne kadar değerlendiriyoruz. 5 bin nüfusumuz var ve 5 bin nüfusa gelen kaynaklarımız belli. Maddi ve manevi katkılarınız oluyor. Yasaklı şehir olmaktan kurtardık kendimizi. Ancak en büyük sorun Keşan-Enez yolunun yapılmaması. Borsa ve oda başkanlarımız ile çok uğraş verdik. Ama artık dokunduğumuz anda işlemin değişebileceği ana geldik. Enez'in geleceğini aydınlatmak istiyorsanız Keşan Enez yolunu dillendirelim. Böylece yetkililere sürekli hatırlatmış oluruz. Bu yolda kazalar çok oluyor. Enez'e gelene kadar birçok araba hareketi var. Keşan'dan Enez'e gelene kadar 40 tane köy var. Bu sadece Enez'in değil, Keşan’ın da sorunudur. Keşan’ın, Enez'in, Trakya’nın ticaretinin canlanması için bu sorunu aşmalıyız. Enez Trakya’nın aynasıdır. Burada verilecek hizmetler tüm Trakya'yı etkiliyor." dedi.

"Vicdanınız kadar cüzdanınız da gerekiyor"

Enez'in özellikleri ile ilgili de konuşan Abdullah Bostancı, "Enez göçmen kuşların da uğrak yeri. Kuş popülasyonlarının tümü burada mevcut. Akvaryum gibi balık popülasyonu da var. Enez, İran’ın Ramsar Sözleşmesi'nde, 1974'te Enez sulak alanlar bölgesi olarak bu anlaşma içinde var. Yunanistan’ın 200 bin dönüm arazisi avlak alanı. Türkiye, avlak konusuna önem veriyor. Fakat neden Yunanistan buna önem vermiyor? Biz üretiyoruz, bizim bölgemizden oraya geçen kuşlar avlanıyor. Sınır bölgelerinde sınır ötesi ilişkilere imza atmışız. Orasının da milli park ilan edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Lütfen bunları üst mercilerde dile getirin. Birileri, bir yerlerde bazı unutulanlar olduğunu bilsin. 4,5 milyon bir bütçemiz var. 4,5 milyona ne yapabiliriz. Hiçbir şey. Beton parke ve beton ürünleri üreten bir şirket kurarak bütçemizi yükseltebilecek hale geldik. Bu fabrikanın şu anki iş hacmi 52 milyona ulaştı. Fakat bu bütçeye gelişemedik. 400 kişiye iş verir konuma geldik. İşsizlik oranının en düşük olduğu ilçelerden biri haline geldik. Ayrıca, limana gırgırlar, troller giriyor. Her gırgırda 35-40 kişi oluyor. Bilindiği gibi bir vatandaşımız elim bir olay sonucu hayatını kaybetti. Kimsenin ticaretine karşı değiliz ama yeni olaylar yaratmamamız lazım. Bu yıl da balık festivali yapacağız. Bu konuda misafir sayısını inşallah arttırırız. Sizlerden, Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ne verdiğinizin desteğin 20'de 1'ini Enez festivaline vermenizi rica ederiz. Vicdanınız kadar cüzdanınız da gerekiyor. Sadece Enez'e değil, Yunanistan'da, Trakya'daki insanlara da katkı yapmış olacaksınız." diye konuştu.

Zıpkınkurt: "Saros Körfezi'ne sahip çıkarsak geleceğimize, doğaya sahi çıkarız"

Daha sonra söz alan ETSO Başkanı Recep Zıpkınkurt, sözlerinin başında, Çorlu'da yaşanan tren kazasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, toplantının Enez'de organize edilmesindeki amacın, Enez'e farkındalık katmak olduğunu söyledi. Enez'in Edirne ile birlikte denize açılan bir kapısı olduğunu dile getiren Zıpkınkurt, "Saros Körfezi'ne sahip çıkarsak geleceğimize, doğaya sahi çıkarız. Bu temizlikte bir körfez buralarda yok. Şehrimizin geleceğini turizmde görüyorsak, Saros'a sahip çıkmalıyız. Toplantımızı Enez ilçemizde yapmamızın nedeni de bu." şeklinde konuştu.

Öztürk: "Hükümet bu tarz yerleri farklı modelle desteklemeli"

Edirne TB Başkanı Özay Öztürk de Çorlu'da yaşanan tren kazasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başladığı konuşmasında şunları söyledi; "Bugün Enez'deyiz. Bize Ankara'da ya da birçok yerde Edirne'de deniz var mı diyene 'var' diyoruz. Saros gibi Türkiye'nin en önemli körfezlerinden bir tanesine Edirne ili sınırları içinde sahibiz. Bu da bizler açısından çok önemli. Farkındalık yaratmak adına bu toplantı burada yapıldı. 30 yıldır Saros'a gelen biri olarak buradaki gelişimi devamlı izledim. Bu gelişimde, maalesef çok küçük bütçelerle harikalar yaratılmaya çalışıyor. Ancak maalesef son dönemde kendi yazlığımıza gelme noktasında dahi soru işaretleri oluşuyor. Yerel yönetimlerin desteklenmesi noktasında çözüme kavuşturmalıyız. Enez, yazın 150 bin nüfusa hizmet vermeye çalışıyor. Bu bütçe ile orantılı ve çözülmesi gereken bir konu. Hükümet bu tarz yerleri farklı modelle desteklemeli. İstanbul'a bu kadar yakın olup, doğası güzel olan başka bir yer bilmiyorum. Bunu satmamız, ticari kazanca çevirmemiz gerekiyor. Bazı noktalarda büyürken sıkıntılı noktalar oluştu. Enez'e sahip çıkıyoruz ve çıkmaya da devam edeceğiz. Orta vadeli planlar yapmak için birlikte çalışmalıyız. El birliği ile herkes bir şey isterse Ankara'dan alınamayacak bir şey olmadığını düşünüyorum. Elimizden geleni yapmaya hazırız."

Şapçı: "Son 20 yıldır tüm kıyıda kontrolsüz bir büyüme var"

Daha sonra söz alan Keşan TSO Başkanı İsmail Şapçı, Enez'in sahili ile Ene Denizi'ne açılan bir penceresi olduğunun altını çizerek, şunları söyledi; "Son 20 yıldır tüm kıyıda kontrolsüz bir büyüme var. Bu da birçok problemi getirdi. Edirne il ve ilçeleri olarak tek yumruk olup problemleri konuşacağız ve çözüme ulaşacağız. Saros'da en başta 1/25 binlik planların tamamlanmaması büyük sorun. Bu nedenle herhangi bir turizm gelişim bölgesi olarak Saros'u gösteremiyoruz. Bu da teşvik, yatırım ve gelişime engel oluyor. 5-6 yıldır sit alanlarının yenilenmesi üzerine çalışılıyor. Bunun tamamlanması kati olup, devamında haritaların çizilmesi gerekiyor. Ayrıca Enez'e ulaşımımız bir hayli zor. Yolumuz, geçmiş dönemlere hitap eden bir yol. Bunun için de daha önce girişimlerimiz oldu. Enez-Keşan yolunun genişletilmesine ihtiyacımız var. Bu da turizm, tarım, balıkçılık faaliyetlerinin gelişmesini sağlayacak. Enez, Yunanistan a komşu, Saros’un bitiş noktası. 65. km sahil şeridimiz var ve 250 bin kişi ağırlıyoruz. Fakat altyapılarımızın eksikliği turizmin gelişmesine engel oluyor. Altyapıların tamamlaması için girişimlerde bulunmamız lazım. Bu anlamda hükümetimizden destek almamız gerekiyor. Sakin şehir toplantısı yapmıştık. Kışın çok fazla kaçak avcılık yapılıyor. Bunu fırsata çevirip av turizmine çevirme şansını yakalayabilir miyiz. Enez ve Saros’un kış turizmine de böylece katkı sağlayacaktır. Ayrıca yaz döneminde Erikli, Yayla, Gökçetepe'de kurulan kontrolsüz çadır ve işletmelerle bölgemiz zarar görüyor. Enez’de de oluyor. Kontrol olmazsa sıkıntı doğabiliyor. Ayriyeten son günlerde konu lan doğal gaz depolama tesisi kurulması konusu var. Bunun için ortak hareket edip Saros a zarar verip vermeyeceğini konuşmamız gerekiyor."  

Kaymaz: "Çocuklarımıza daha iyi gelecek bırakmak için buradayız"

Keşan TB Başkanı Necmi Kaymaz ise sözlerinin başında, Çorlu'da yaşanan tren kazasında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, Enez'e katkı sağlamak amacıyla bu toplantının Enez2de yapıldığını dile getirdi. Her bölgenin ayrı sorunları olduğunu belirten Kaymaz, "Enez'deki sorunları konuşmak için buradayız. Oksijeni en yüksek olan bölgelerden bir tanesi burası. Bu değerlerin kaybolmaması adına STK’lar olarak yasaların kurumlara verdiği yetkiler çerçevesinde Keşan TB olarak katılımcı ve paylaşımcı olarak hazırız. Enez’i unutmuyoruz. Bölgemizi her yerde Hamzadere Bölgesi olarak adlandırıyoruz ve 3 ilçe birlikte hareket ediyoruz. Çocuklarımıza daha iyi gelecek bırakmak için buradayız. Ayrıca, Edirne’nin Saros’a sahip çıkmadığı söylemleri var. Bu asılsız söylem, STK’ların arasına nifak sokar. Lütfen buna izin vermeyelim. Sahip çıkmasak bugün burada olmazdık. Aslı olmayan şeylere itibar etmeyelim." diye konuştu.

Girgin: "Biz sürü olmasını öğrenemiyorsak bir şey yapamayız "

Toplantının devamında İpsala TB Başkanı İbrahim Girgin söz aldı. Tren kazasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Girgin, "Bu tür toplantıları en sık yapan bölgelerin başında geliyoruz. Geçmiş yıllarda, Trakya olarak tek bir sorun ve bu soruna çözüm olarak Ankara’ya giderek sonuç odaklı çalışalım kararı çıkmıştı. Biz de bu kararın arkasından koşarak, Enez-İpsala yolunun yapılmasını ve Ergene Eylem Planı'nın gerçekleşmesini sağlamıştık. Yani bize en acil kaç sorunumuz varsa onlara odaklanıp birlikte çözmemiz gerekiyor. Sorunları önem sırasına göre sıralamalıyız. Bölgemizde zenginliğimiz var. Sorunumuz da olacak. Bölgemizin kalkınması önceliklidir diyerek ailemiz geriye ittik." dedikten sonra İpsala Gümrük Kapısı'nda UMAT ile yeniden bir protokol imzalandığını ifade edip şunları kaydetti; "Yap işlet devret süresi doldu ve tekrar UMAT şirketinin protokolü imzalandı. Kapı tekrar sil baştan yeniden yapılacak. İpsala’da toplanan verginin yüzde 83'ü, Edirne'de yüzde 17'sini UMAT karşılıyor. Kuş sürüsü ile uçar. Biz sürü olmasını öğrenemiyorsak bir şey yapamayız. Edirne’de de sorunlarımızı hep birlikte sonuç odaklı olarak yapmalıyız. Bakanı ayağımıza getiriyoruz, dönüp arkama bakıyorum kimse yok. Enez tarımla değil, turizmle kalkınacak. Enez'in gerçeğini uzakta aramayın." 

Zıpkınkurt: "Şimdi de Enez'in tarihini ve turizmini öne çıkartalım"

Toplantının son bölümlerinde yeniden söz alan Recep Zıpkınkurt, "Enez, Keşan, İpsala'daki sorunları başkanlarımız her platformda dile getirdi. 1/25 binlik planlar ciddi anlamda takip edildi. Herhalde son aşamaya gelmiştir diye düşünüyorum. 12. ayda biteceği söyleniyor. Enez-Keşan yolunun duble yol çalışması devam ediyor. Turizm teşvikleri için 1/25 binlikler çıkmalı. Böylece bölge biran önce teşvik altına alınmalıdır. Dolayısıyla çıkacak konu başlıklarını ele alıp her platformda Ankara’ya sorunları taşıyalım. İpsala Pirinci son 2-3 yılda belli bir noktaya eldi. Şimdi de Enez'in tarihini ve turizmini öne çıkartalım." dedi.

Çakır: "Enez’de 5 yıldızlı otelin çalışmaması imkansız"

Uzunköprü TSO Başkan Yardımcısı Şerafettin Çakır da, Keşan-Enez yolunun iyi durumda olmadığına dikkat çekerek, "Yollar çok kötü. Gelme cesaretimiz olmuyor. Ayrıca Enez’e 5 yıldızlı otel düşünülmesiyle ilgili görüş alışverişi yaptık. İğneada’da varken, Enez’de 5 yıldızlı otelin çalışmaması imkansız." şeklinde konuştu.

Helvacıoğlu: "Oda, borsalardan başka Saros Körfezi'ne sahip çıkanlarımız az"

Toplantının bu bölümüne, Edirne'de yapılan toplantıdan dönen Enez Kaymakamı Elif Canan Tuncer Ersöz de katılırken, bu bölümde Keşan TSO Yönetim Kurulu eski Başkanı ve mevcut Meclis Üyesi Mustafa Helvacıoğlu söz aldı. Bazı tecrübelerini katılımcılar ile paylaşmak istediğini dile getirerek sözlerine başlayan Helvacıoğlu, "EMİTT Fuarı'nda 'Edirne'de deniz var mı?' diye 900 kişiye anket yaptık. Bazıları yok dedi. Biz de bu tanıtım çalışmasını yanlış yaptığımızı öğrenerek yollara döküldük. Fazla yaptık herhalde. Bugün kaosa dönüştü. Çok tanıtım yaptık diye eleştiri aldık ama biz Saros’u tanıttık. Üyelerimizi zenginleştirmek için tanıttık ama bürokrasi maalesef geç kaldı. Bürokrasi özel sektör kadar çalışamadı. Maalesef eksik kaldı. Şimdi yapacağımız iş sorunlarımızı tespit edip çok hızlı bir şekilde hareket etmeliyiz. Sorunlarımızı tespit edip çözüm odaklı için Ankara yolculuğumuz başlamalıdır. Şimdi çalışma zamanı. Enez’de 10 bin nüfusa bakan belediyemiz, yazın denize yetemez. Saros’a yeniden dizayn edecek bir yönetim şekli oluşturulmalıdır. Ekmek satsanız sezonda 3 milyon ekmek yapar. Vergi rekortmeni olursunuz. Her türlü zenginliğimiz var. Oda, borsalardan başka Saros Körfezi'ne sahip çıkanlarımız az. Daha çok sahip çıkmalıyız. Bu bir öz eleştiri. Günübirlikçi tesisleri olmalı. Çözüm üretmemiz için bunu yapmalıyız. Başkanımız büyük bir tesis yapmalı ki evimizin önü yerine bu tesise gitmeli insanlar. Her şey problem. Şimdi bu problemleri artık çözmeye yönelmemiz gerekiyor. Bakın özel sektörden biri turizm bakanı oldu. Enez yolunu mutlaka yaptırmalıyız. Balıkçılık konusunda yeni hikayeler yazmalıyız. Yılan balığı üretene teşvik olmalı. Trole ciddi önlemler almalı ve arkasında dik durmalıyız. Yöresel pazarları kurmalıyız. Ancak biz buraları kıymetlendiremiyoruz. Başkanımız ve kaymakamımızı yalnız bırakmamalıyız. Trolcüler geleceğine teknelerle olta turizmini geliştirmeliyiz." ifadelerine yer verdi.

Ersöz: "Çok değerli bir yerde yaşıyoruz"

Toplantıda konuşan Enez Kaymakamı Elif Canan Tuncer Ersöz de, Enez ve Saros Körfezi'nin, Türkiye'deki en önemli turizm bölgesi arasında yer aldığının altını çizerek, "Enez'i çok seviyoruz. Ayağınızı denize soktuğunuzda balıkları görebiliyorsunuz. Çok değerli bir yerde yaşıyoruz. Balıkçı barınaklarımızda sorunlarımız var. Bunları büyüklerimize ilettik. Duyarlılıklarınız nedeniyle teşekkür. Çocuklarımızın Enez'in tadını çıkartmaları dileğiyle." dedi. Toplantının son bölümünde konuşan Keşan TSO Meclis Üyesi İsmail Keleş, birlikteliğin örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, bu birlikteliğin hareket etmesi durumunda başarılamayacak bir şeyin olmayacağını söyledi. Toplantı, bu konuşmaların ardından, Enez Sahili'nde yenen akşam yemeği ile sona erdi.

İlker GÜREL / Fevzi Can DİREK

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Keşan Anafartalarspor Başkanı Salih Kirezci: "Bu olumsuzluk için özür dileriz!"

Kısa bir süre önce Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü tarafından durdurulan otomobilin içerisinde uyuşturucu bulunması ve otomobil içerisinde bulunan Keşan Anafartalarspor Kulübü yöneticisi M.A.'nın tutuklanmasıyla ilgili olarak, dün Keşan Anafartalarspor Kulübü yönetimi basın toplantısı yaptı.

Saat 15.00 sıralarında, Keşan Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü önünde başlayan toplantıya; Keşan Anafartalarspor Kulübü Başkanı Salih Kirezci ile bazı Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Keşan Anafartalarspor Kulübü yöneticisi M.A.'nın, uyuşturucudan Tekirdağ'da tutuklanmasıyla ile ilgili çıkan haberler ile ilgili konuşan Kirezci, "Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta, spora yakışmayan, kulübümüz adına da istenmeyen, yönetimimizin içindeki bir kişi üzerinden adli bir vaka yaşandı. Bu nedenle biz de bir açıklama yapma gereği duyduk. Kulübümüz, 40 yıllık geçmişi olan, kamuya mal olmuş bir spor kulübüdür. Adı geçen eski yöneticimiz, daha önce birçok dernekte yöneticilik yapmış kişidir. Keşanspor, Engelliler Derneği ve bizim kulübümüzde yönetimine girmiş, hatta ailesi, kulübümüzün kurucularından olan kişidir." dedi.

"Bu kişi yönetimimize gelerek; şans oyunlarından kendisine bir miktar para çıktığını ve kulübe maddi yardımda bulunmak istediğini, şans verilmesi durumunda da 1 dönem yöneticilik yapmak istediğini söyledi"

Adı geçen yöneticinin, kulüp başkanı olarak anılmasıyla ilgili süreç hakkında bilgi veren Salih Kirezci, "Bu kişi yönetimimize gelerek; şans oyunlarından kendisine bir miktar para çıktığını ve kulübe maddi yardımda bulunmak istediğini, şans verilmesi durumunda da 1 dönem yöneticilik yapmak istediğini söyledi. Biz de kendisine olumsuz cevap vermesek de, 17 kişilik yönetim olarak bu konuyu görüşeceğimizi söyledik. 1 ya da 2 gün içerisinde bu arkadaş, basına haber vermiş. Tertip edilen yemekle de resmi olmayan bu kararı, basına deklare ettik. Amacımız; arkadaşın beyanlarına dayanarak, kulüplerin de zor durumda olduğunu düşünerek, bu arkadaşımıza yetki vermeyi düşündüğümüzü söyledik. Ancak resmi bir karar almamıştık. Resmi olarak bu kulübün başkanı benim. Kısa bir süre sonra da bu olay yaşandı." diye konuştu.

"Haberi okuduğumuz andan itibaren Yönetim Kurulu olarak toplandık ve bu kişinin gerek yönetimden, gerekse kulüpten ihracı için gerekli işlemleri başlattık"

Bahse konu olayla ilgili haber aldıklarından hemen sonra, Yönetim Kurulu olarak toplandıklarını aktaran Kirezci, "Bu durum, her konuda olsa da özellikle spor adına son derece olumsuz bir durum. Biz, gençlerle spor yapan kamuya mal olmuş bir spor kulübüyüz. Kulübümüzün adının bu şekilde olumsuzluklarla anılması hepimizi çok üzdü. Dolayısıyla haberi okuduğumuz andan itibaren Yönetim Kurulu olarak toplandık ve bu kişinin gerek yönetimden, gerekse kulüpten ihracı için gerekli işlemleri başlattık. Kulübümüzün yöneticisi benim. Kamuoyundan ve tüm bürokrasiden bu olumsuzluk için çok özür diliyorum. Bu konuda mutlaka sorumluluk duyuyoruz. Onlar da bize güvenerek, bizim organizasyonlarımıza katılıp destek oluyorlar. Bizim bunu daha iyi incelememiz gerekirdi. Biz de belki zaafa düştük. Bu arkadaşın ihraç işlemleri tamamlandıktan sonra, yedeklerden biri gelerek, yönetimdeki görevini alacaktır." şeklinde konuştu.

"Biz bu kişinin tutuklandığını sonraki gün öğrendik"

Sözlerinin son bölümünde, geçen Cuma günü transferlerin son günü olduğu bilgisini veren Salih Kirezci, takımın, Serkan Bayraktar ve Hayrettin Yıldız antrenörlüğünde sezona hazır olduğunu söyledi. Bürokrasinin, belediyenin ve tüm Keşanlıların da desteği ile daha iyi takım kurarak daha iyi yerlere geleceklerine olan inancını dile getiren Kirezci, daha sonra soruları cevaplandırdı. "Bahse konu olayla ilgili haber çıktıktan sonra, şuanda yaptığınız açıklamadan önce, sosyal medyadaki hesabınızda ilgili haberi eleştiren paylaşımlar yapmanızın nedeni nedir?" şeklindeki soruyu cevaplandıran Salih Kirezci, "Biz olayı tam olarak anlayalım ve buna göre açıklama yapalım diye, kamuoyunun destekleri ile ayakta duran kulüp olarak, çevrede rahatsızlık vereceğini düşünerek, o gün sosyal medyada tepki verdim. Biz bu kişinin tutuklandığını sonraki gün öğrendik. Biraz da sonucu bilmemenin verdiği şaşkınlık yüzünden tepki de gösterdik. Bizim amacımız burada kimseyi suçlamak değil. Olayın manşete taşınması bize biraz tuhaf geldi. Spor kulüplerinin amacı, gençler kötü alışkanlıklara yönelmesin diye spor yaptırtmaktır. Daha dikkatli olup, daha iyi inceleyebilirdik. Bahse konu kişi, daha önce de çeşitli dernek ve kulüplerde yöneticilik yapmış, şans oyunlarından para çıktığını sosyal medyada deklare etmiş biridir. Biz bunun bu noktaya geleceğini düşünemedim ama maalesef oldu. Artık yolumuza devam edeceğiz. Kulübümüz, geçen yıldan daha iyi durumdadır." dedi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Özcan, aday adaylığı hakkında konuştu: “Kesin kararımı, Cuma günü açıklayacağım”

Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, dün yaptığı açıklamada; Ankara ziyareti ve belediye başkanlığı için yeniden aday adayı olup-olmayacağı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Ankara’da seçim öncesi

bilgi alışverişinde bulunduk”

Ankara ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Özcan, “12 Ekim 2018 Cuma günü saat 10.00’da genel merkezin davetlisi olarak, Ankara’daydım. Partili belediye başkanlarının toplantısı vardı. Toplantılara katıldık. Seçim öncesinde bilgi alışverişinde bulunduk. Seçim stratejilerinin nasıl olacağıyla ilgili konuşuldu ve değerlendirmeler yapıldı. Gidişimizin amacı bunlardı.” dedi.

“Cuma gününü bekleyin”

“Ankara’ya gittiniz ve tüm Keşan’ın merak ettiği bir konu var. Ankara’da adaylığınız hakkında konuşuldu mu? Tekrar aday olmayı düşünüyor musunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Mehmet Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ankara’da, mutlaka görüşmelerim oldu. Kendi içimde de bazı düşüncelerim var. Ortamı değerlendiriyorum. Kesin kararımı Cuma günü CHP Keşan İlçe Başkanlığı Binası’nda yapacağım toplantıda açıklayacağım. Cuma gününü bekleyin”

(Haber: Deniz ÇİL)

“Yanlış tarım politikaları nedeniyle, kıtlık yaşanacağını düşünüyorum”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu yaptığı açıklamada; 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle değerlendirmede bulunarak, “AK Parti iktidarının izlediği yanlış tarım politikaları nedeniyle, gelecek süreçte, Türkiye’de kıtlık yaşanacağını düşünüyorum.” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti ve üreticiler

yaşanan durumu hak etmiyorlar”

16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle, değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Gaytancıoğlu, “Dünya Gıda Günü’nde, kıtlıkla karşılaşacak ülke Türkiye’dir. Çünkü üretime ve üreticiye destek vermeyen, üreticinin borç batağına girmesine yol açan bir hükümet tarafından yaklaşık 16 yıldır yönetiliyoruz. Türkiye tarımını tamamen dışa bağımlı hale getirmiş ve yapısal sorunları çözmeyi hiç düşünmemiş. Yaşanan sorunlar ithalat yapılarak, çözülmeye çalışılıyor. Halkın beslenme ihtiyacını yabancı ülkelerin üreticilerine bırakmış durumdalar. Pirinç, nohut ve fasulye olmak üzere bir çok ürünü ithal etmeyi kendisine ilke edinmiş bir hükümet tarafından yönetiliyoruz. Dünya Gıda Günü’nün yaklaştığı bugünlerde bu durumun değiştirilmesi gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve üreticiler bu durumu hiç hak etmiyorlar.” dedi.

“AKP kendi gıdasını güvence altına almıyor”

Okan Gaytancıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Yurt dışından ithal edilen etlerde şarbon tehlikesinin olduğunu gördük ve yaşadık. Bazı tüketiciler, şarbon şüphesiyle hastanelere kaldırılmıştı. Ama halen Brezilya ve Uruguay’dan hayvan ithal etmek için araştırmalar yapılıyor. Tüm kontroller kaldırılarak, halen dışarıdan hayvan ithal etmekle soruna çözüm aramak doğru değildir. Türkiye toprakları çok verimlidir. Türk üreticisi çalışkandır ve teknolojiyi takip etmektedir. Ama iyi bir yönlendirmenin yapılması gerekiyor. Türkiye’de buğday kıtlığı olacaktır. Çünkü taban gübre fiyatı çok arttı ve bunu kullanmadan ekim yapmayı planlıyor. Taban gübre kullanmadan ekim yapması durumunda verim çok fazla düşecektir. Bu gidişle, Türkiye ürün ithal edecek ülke bulamayacak. Çünkü tüm dünya ülkeleri tarımlarını koruyorlar ve dışarıya ürün vermeyerek, kendi stoklarını koruyorlar. Kısacası, kendi ürünlerini koruma altına alıyorlar. Fakat, AKP kendi gıdasını güvence altına almıyor ve başka ülkelerde gıdayı aramaya çalışıyor. Türk insanı tamamen tahıl tüketen bir hale geliyor. Mevut hükümet görevini yapamıyor. Onların yerine üretimi destekleyen hükümetlerin gelmesini temenni ediyorum.”

“Türkiye’de kıtlık yaşanacak”

Hazırlanan tarım raporu hakkında da, bilgilendirmede bulunan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Hazırladığım tarım raporunu, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na sundum. Türkiye’de tarım politikaları bu şekilde giderse, kıtlık yaşanacağını dile getirdim. Üretici yeterince desteklenmiyor. Üreticinin 100 milyar lira alacağı var. Üretici, sürekli olarak, borçlanıyor. İthalatı özendirici adımlar var. Birçok tarımsal ve hayvancılık alanındaki tesisler yabancıların eline geçmiş durumda. Kırsal kesimde insanlar kalmıyor. Bunların hepsini bir arada düşünürsek, Türkiye’de kıtlık yaşanacaktır.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Boyalık, CHP’nin 2014 yılı vaatlerini gündeme taşıdı: “Tutulan söz yok..!!”

AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, yaptığı açıklamada; CHP’li Keşan Belediyesi’nin 2014 yerel seçimlerinde Keşan için vaat ettiği sözleri yerine getiremediğini belirterek, eleştirilerde bulundu.

“Verdiği sözü tutmayan CHP

belediyesinden bir şey olmaz”

Yenimescit Mahallesi’nde, İspat Cami Mahallesi’nde, Aşağı Zaferiye Mahallesi’nde bir seçim atmosferi içerisinde olduklarının altını çizerek, sözlerine başlayan Boyalık, şunları söyledi: “Keşan’ın düzgün yönetilmediğini defalarca dile getirdik. Bu sebeple de, halkın teveccühünü almak için sokaklarımızı geziyoruz. Sokaklarda gezerken çocukların olur olmaz yerlerde, inşaat yıkıntıları arasında oynadığını, uçurtma uçurduğunu gördük ve bundan rahatsızlık duyduk. CHP’li Keşan Belediyesi’nin 2014 yerel seçimlerinde Keşan’a verdiği sözler vardı. Bunlardan bir tanesi de her mahallede gençlerin, çocukların oynayabileceği parkların oluşturulacağıydı. 20-25 tane tutmadıkları sözler var. Ancak, bizim için önemli olan çocuklar ve yaşlılardır. Çocuklara ve yaşlılara verdiği sözü tutmayan CHP belediyesinden bir şey olmaz. Park olarak yapılan yerleri nargile salonuna çeviren bir belediye var. Çocuklarımıza değer vermeliyiz. Keşan’daki çocuk parklarında nargile satışına izin veriliyorsa ve bunların adı çocuk parkıysa, diyecek söz dahi bulamıyorum. Çocuk parklarında sigara bile içilmez. Çocuklarımızı bu kötü alışkanlıklardan uzak tutmalıyız. Bu sebeple Keşan Belediyesi, Keşan halkına verdiği çocuk parkı sözünü tutmamıştır. Ama AK Parti Belediyesi olduğunda önce çocuklar ve gençler için bir şeyler yapacak. Sonra da yaşlılar için, çünkü yaşlılarımız da bizim için çok kıymetlidir.”

“Tutulan söz yok”

Keşan’da huzurevi yapılması konusunda ciddi manada yol kat ettikleri belirten Hüseyin Boyalık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Keşan Belediyesi bize arsayı imarlı olarak daha 6 ay önce teslim edebildi. 5 yıl önce ‘Keşan’a huzur evi yapacağım’ diye söz veriyorsun, seçim beyannamesi bastırıyorsun ve 5 yıl boyunca bu sözü unutuyorsun. Emin olun ki Mart’taki seçimlerde de ‘Keşan’a huzurevi yapacağız’ diye beyanat verecekler. Böyle bir mantık yok. Keşan halkını verdikleri sözleri tutmayarak kandırıyorlar. Seçim beyannamelerine bakın, tutulan söz yok. CHP’den aday adayı olacak biri çıkıyor, ‘Keşan’a Kent Müzesi yapacağız’ diyor. Kent Müzesi yapmak zaten seçim beyannamenizde var. 5 yıldır niye yapmadınız? Neredesin Keşan Belediyesi? Keşan Belediyesi, hiçbir zaman bu işleri yapma taraftarı olmadı. Keşan’a enerji lazım, enerjik bir kadro lazım.  Bu kadro da, AK Parti sayesinde Keşan’a gelecektir, Keşan bu hizmeti alacak.”

“Keşan Belediyesi oraya bir beton yığını dikti”

“CHP’den aday adayı olan Şenol Yalı’nın, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda pazaryerinin üstünü asma germe sistemiyle kapatacaklarını duyurdu. Pazaryeri projesi eleştirdiğiniz bir projeydi. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Boyalık, sözlerini şöyle tamamladı: Şenol ağabeyimiz kıymetli bir mimardır. Ama bu projenin başından sonuna kadar CHP’nin içerisinde olan biridir. Bu işler yapıldıktan sonra eleştirilmez, yapım aşamasındayken eleştirilir. İlk günden beri bu projeyi eleştiriyoruz. Oradaki insanlar 2 yıldır eziyet çekiyorlar. Yapıcı eleştiriler lazım, biz yıkıcı değiliz. Yapıcı olmak için Keşan Belediyesi’ni eleştiriyoruz. Pazaryeriniz üzeri kapatılmalı. Keşan’a manifaturacılar için kapalı bir pazaryeri oluşturulmalı. Mevcut alan çok daha güzel değerlendirilebilirdi. Orasının adı pazaryeriydi, belediye binası değildi. Keşan Belediyesi oraya bir beton yığını dikti. Bu, CHP’nin yaptığı en büyük hatadır. Kent Konseyi diye bir şey kurmuşlar, belediyenin arka bahçesi. Kent Konseyi kentin ıslahını, sağlığını düşünür. Niye konuşmuyorlar bu konuda. Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu işe kalbini koyacak, emek harcayacak bir kadro lazım. Bu da AK Parti’de var. Bizler bu işe talibiz. Keşan’ın başarıyla 5 yıl içinde havasını, suyunu, yolunu değiştireceğiz. Keşan’da huzurla yaşayacağız.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

Jandarma ve polisten ortak trafik uygulaması...

Keşan İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Timi ve Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme ve Büro Amirliği ekipleri tarafından, 13 Ekim 2018 tarihinde ortak uygulama yapıldı.

Keşan-Enez, Keşan-İpsala ve Malkara-Keşan güzergahlarında, 3'er ekip ile 23.00 ile 01.00 saatleri arasında gerçekleştirilen uygulamada, Keşan İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Timi ve Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme ve Büro Amirliği ekipleri, araç sürücülerine yönelik kontroller gerçekleştirdi. Araçların belgeleriyle ilgili de kontroller yapan ekiplerin, bölge ayırt etmeden birlikte, vatandaşların huzuru ve güvenliği amacıyla gerçekleştirdikleri uygulama, sürücüler tarafından destek gördü. Ekipler, evrak eksiği bulunan sürücü ve araçlara cezai işlem uyguladı.

Polis, haftaya denetim ile başladı

Öte yandan, jandarma ile birlikte 13 Ekim'de uygulama yapan trafik ekipleri, dün de Paşayiğit Caddesi'nde ters yön uygulaması yaptı. Artarak devam eden trafik uygulamalarının, devam edeceği bildirildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar