Son Dakika
KEŞAN BELEDİYESİ SU VE KANALİZASYON  MÜDÜRLÜĞÜ’NCE GAZ KLOR TÜPÜ KEŞAN BELEDİYE BAŞKANLIĞIPekcanlı: “İl kongremizi, 9 Şubat’ta yapmayı planlıyoruz”İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, aracılığı ile yıl içerisinde bin 38 kişi özel sektörde işbaşı yaptı“Dengesiz şekilde ağaç kesimleri yapılıyor”Diğdem Uslu davası başladı: * Katil zanlısı baba savcılıktaki ifadesini inkar etti: "Tamamen yanlışlık sonucu buradayız"“Sazlıdere’deki sorunların çözülmesini istiyoruz”“Doğamızı ve arazilerimizi korumaya kararlıyız”Ev ve işyerlerindeki temizlik tehlikeye dönüşüyorSokak hayvanları için Uşak'tan battaniye gönderdilerKanalizasyon ve su hatları işyerlerine kadar çekiliyor
Enerjinin "İpek Yolu" İpsala'dan Avrupa'ya açıldı

Enerjinin "İpek Yolu" İpsala'dan Avrupa'ya açıldı

Türkiye ile Azerbaycan'ın en önemli işbirliği olarak gösterilen TANAP (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı)'nın Türkiye'den Avrupa'ya gaz verecek olan TANAP-Avrupa Bağlantısı, düzenlenen törenle açılırken, törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya gündeminin ticaret savaşları ile terör, sokak olayları ile istikrarsızlıkla meşgul olduğu bir dönemde, Türkiye'nin, Avrupa ile Asya'yı TANAP ile birbirine bağladığını söyledi.

Türkiye-Azerbaycan arasında 24 Aralık 2011'de imzalanan mutabakat ile Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) tarafından kurulan TANAP Doğalgaz İletim AŞ., Avrupa'ya uzanan boru hattının Türkiye'deki ayağının tamamlanması nedeniyle Açılış Töreni yapıldı. İpsala'nın Sarıcaali Köyü'ndeki MS4 Ölçüm İstasyonu'nda gerçekleştirilen TANAP-Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni'ne; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gürcistan Başbakanı Giorgi Gakharia, SOCAR Başkanı ve TANAP Yönetim Kurulu Başkanı Rövnag Abdullayev, çeşitli ülkelerin üst düzey bürokratlar ile AK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal ve çok sayıda davetli katılırken, Edirne ve Keşan'dan da Edirne Valisi Ekrem Canalp, Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ile AK Parti Keşan ilçe Başkanı Gürcan Kılınç da törene katılanlar arasında yer aldı.

Abdullayev: "Türkiye'nin, en büyük ikinci doğal gaz tedarikçisi olmasını hedefliyoruz"

Sarıcaali Köyü'ndeki TANAP-Avrupa Bağlantısı MS4 Ölçüm İstasyonu'na helikopterler ile gelen Erdoğan ve Aliyev, geniş güvenlik önlemleri altında açılışın gerçekleştirildiği salona geçti. Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev burada katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı. Törenin açış konuşmasını yapan RövnagAbdullayev, TANAP'ın, TAP üzerinden Avrupa'ya gaz vermeye hazır hale geldiğinin altını çizerek, tarihte ilk defa Azerbaycan gazının, Hazar Havzası'ndan Avrupa'ya doğrudan iletilmiş olacağını, bu sayede Türkiye'nin en büyük ikinci doğal gaz tedarikçisi olmasını da hedeflediklerini söyledi.

Dönmez: "TANAP’ın 1.850km’lik Anadolu yolculuğu bugün sona eriyor"

Törenin devamında söz alan Bakan FatihDönmez, 2012 yılında, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbeycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in imzaları ve iki liderin kararlı duruşu ile TANAP’ın Hazar'dan Avrupa'ya olan yolculuğunun başladığına dikkat çekerek, "Enerjinin İpek yolu olarak adlandırılan TANAP, tarihi İpek Yolu'nun misyonunu bugün enerjinin bütünleştirici rolü ile sürdürmeye devam ediyor. TANAP’ın ilk durağı Anadolu’ydu. Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımız ileAzerbeycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev ve misafir devlet başkanlarının teşrifleri ile TANAP’tan Türkiye’ye ilk gaz akışı başlamış oldu. Geçen yıl, 1,5 yıl süre zarfında toplam 3 milyar m3'ten fazla gaz akışı sağlandı. TANAP’ın 1.850km’lik Anadolu yolculuğu bugün sona eriyor. Gazın Avrupa yolculuğu başlıyor. TANAP bundan sonra Türkiye-Azerbaycan iş birliğinin gücünü, yeni ülkeler, yeni insanlar ile buluşturacak. Anadolu’yu boydan boya geçerek dağları denizleri ve boğazları, rekorlar ile aşarak Avrupa’nın içlerine kadar ulaşacak TANAP, bir enerji projesi olmasının çok ötesinde bir başarı hikayesidir. İki beden bir ruh anlayışı ile var olan Türkiye ve Azerbeycan’ı, yani tek bir milletin iki ayrı devlette yaşayan evlatlarını birbirine daha güçlü bağlayan bir düğümüdür. TANAP ile birlikte hayata geçirdiğimiz doğalgaz depolama, NNC diğer uluslar arası boru hatları ile Türkiye’nin doğalgazla arz güvenliği sorunu kalmamıştır. Yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa'nında enerji arz güvenliği açısında hayati bir öneme sahip bu proje, kıtaların, ülkelerin ve farklı renkleri de enerji potasında birleştirmiş oldu. Projemizde ilk etapta 6 milyar, sonrasında ise 31 milyar m3 doğalgaz hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın enerji geleceğine büyük katkı sağlayacaktır. Güney Gaz Koridoru'nun şah damarı olan TANAP, TAP ile birleşerek Akdeniz’in beline bir kuşak gibi dolanacak. Avrupa’ya gaz akışı için biz hazırız. Bundan sonraki süreci Avrupa’lı dostlarımıza emanet ediyoruz. Bugüne kadar Türkiye ile iş yapan iş birliği yapan ortak bir amaç için hareket eden bütün ülkeler kaybetmedi kazandı. Bu gelecekte de böyle olmaya devam edecektir. TANAP Avrupa gaz bağlantısını ülkelerimize hayırlar getirmesini temenni ederim." dedi.

Aliyev: "Bugün Türkiye ve onun lideri istikrarı sağlıyor, geleceğe bakmak için imkan yaratıyor"

Tören, Türkiye ile tarihi işbirliğinden birini yapan Azerbaycan'ın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev söz almasıyla devam etti. Sözlerine, tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Aliyev, şunları söyledi; "Birlikte başladığımız TANAP, Avrupa'ya ulaştı. Fayda sağlayacağına inandığımTANAP'ın ömrü uzun olacak. Maliyet yükünü esas Türkiye ve Azerbaycan yapmıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ile 450 milyon tondan çok petrol nakledilmiştir. TANAP'ın zamanında faaliyete geçmesindeherkese derin teşekkürlerimi bildirmek isterim. TANAP, Güney Gaz Koridoru'nun bir parçasıdır. 4. proje olan TAP'ın da vaktinde biteceğinden eminim.Güney Gaz Koridoru 7 ülkeyi birleştiriyor. Bu proje, uluslararası işbirliği projesidir. Projenin hayata geçmesi, Türkiye-Azerbaycan' siyasi iradesi sonucudur. Bu proje uzun müddetli anlaşmalar getirir. Sadece enerji projeleri olarak bakmamak gerekir. Eğer enerji projeleri ve karşılıklı destek olmasa hayata geçmezdi.Biz, birbirimize güveniyoruz. Kardeşliğimiz günden güne büyüyor. Önceki dönemi biliyoruz. IMF ve başka borçlardan yakasını kurtaramıyordu. Ancak şimdi siyasi istikrarı sayesinde yakasını kurtardı ve dünya çapında güç merkezi oldu. Bugün Türkiye ve onun lideri istikrarı sağlıyor, geleceğe bakmak için imkan yaratıyor. Biz buna seviniyoruz. Türkiye'nin gücü bizim gücümüz. Biz iki kardeş beraber devam edeceğiz. Bizim Türkiye ile çıkarlarımız birdir. Yaşasın Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği."

Erdoğan: "Bugün itibariyle Azerbaycan'ın doğal gazı ülkemiz üzerinden 20 il, 67 ilçe ve 600 köyden geçerek artık Avrupa'nın kapısına, yani buraya ulaşmıştır"

Törende son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz aldı. Güney Gaz Koridoru projesinin ana omurgasını oluşturan TANAP’ın (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı) Avrupa bağlantısının hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan,"Her aşaması, sabırla vilayet ile Türkiye Azerbaycan ve Gürcistan’ın ortak gayretleri ile örülen 7,5 senelik uzun ve meşakkatli bir süreci haklı gururunu yaşıyoruz. Her şeyden önce TANAP Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye güzergâhından Avrupa'ya TAP hattına bağlanıyor ve tabii oradan devamıyla da Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna Hersek güzergâhındaki ülkelerde özellikle buradan istifade ediyor. Tabi bütün bu adımları atarken bunun bir bölgesel proje olduğunu, bunun bir barış projesi olduğunu da özellikle vurgulamam lazım. Gürcistan üzerinden Anadolu'ya geliş ve bu giriş yapılırken de tabii Gürcistan'ın da buradaki gayretlerini kesinlikle inkâr etmemiz gerekiyor. Bu bir dayanışma ve bu dayanışmanın adı da barış. Bu proje her şeyden önce ülkelerimiz arasındaki köklü dostluğun sembolüdür. TANAP bu aşamaya Türkiye ve Azerbaycan'ın karşılıklı güvene dayalı ilişkileri sayesinde gelebilmiştir. Projenin başarısında, ayrıca üretici transit ve tüketici ülkeler ile projede pay sahibi olan şirketler arasındaki uyum da kilit rol oynamıştır. Hatırlayacağınız üzere TANAP ile ilgili ilk adımı 2012 senesinin Haziran ayında hükümetler arası ve ev sahibi hükümet antlaşmalarının İstanbul'da imzalanmasıyla atmıştık. Şahdeniz 2, nihai yatırım kararı anlaşmasını ise 2013'ün Aralık ayında BAKÜ’de düzenlenen bir törenle neticelendirdik. Ardından 17 Mart 2015 tarihinde Kars'ta, Türkiye-Azerbaycan ve Gürcistan Cumhurbaşkanları olarak TANAP’ın temel atma töreni gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra 3 yıl sonra ise 12 Haziran 2018'de dost ve kardeş ülkelerin de katılımıyla Eskişehir'de TANAP’ın açılış töreni yaptık. Haziran 2012'den bu yana geçen sürede projesinin TANAP projesinin hayata geçmesi için gerçekten büyük çaba sarf ettik. İçerde ve dışarıda özellikle atlattığımız onca badire ye bölgesel gerilime, hatta sıcak çatışmalara varan istikrarsızlıklara rağmen TANAP’ı planlandığı şekilde ilerlettik. Çok değerli kardeşim Aliyev’in şahsi ilgisi gerek Gürcistan makamlarının işbirlikleri, gerekse bu projeye emek veren kardeşlerimizin gayretleriyle hamdolsun TANAP’ı bugünkü aşamaya getirdik. Bugün hep beraber verilen emeklerin boşa gitmediğini görüyoruz. Enerjinin İpek Yolu olarak görülen bu projenin belirlenen takvime hedeflerimize ve taahhütlerimize uygun bir şekilde ülkelerimiz ile ilgili kısmını bugün itibari ile tamamlamış oluyoruz. Bu proje ile sahip olduğumuz zenginliklerin kendi vatandaşlarımızın, onlarla birlikte tüm bölge halklarının, tüm insanlığın hizmetine sunma irademizi teyit ettik. Biz,TANAP’la ülkemizin enerji ihtiyacını garanti altına almanın yanı sıra Avrupa'nın enerji arz güvenliği neden katkı yapmayı hedefledik. Bildiğiniz gibi TANAP, Azerbaycan'dan Avrupa'ya uzanan 3 bin 500 kilometrelik enerji koridorunun en önemli parçasıdır. Bugün itibariyle Azerbaycan'ın doğalgazı ülkemiz üzerinden 20 il, 67 ilçe ve 600 köyden geçerek artık Avrupa'nın kapısına, yani buraya ulaşmıştır. TANAP’tan 16 milyar m3 Azerbaycan doğalgazının Türkiye ve Avrupa’nın istifadesine sunulması, hayalden çıkıp gerçeğe dönüşmüştür." diye konuştu.

"Biz bunların bağırmaları ile çağırmaları ile gemilerimizi oralardan çekmeyiz"

Bu hattan geçecek olan 16 milyar m3’lük doğal gaz miktarının, 6 milyarını Türkiye'nin kullanacağını bildiren Recep Tayyip Erdoğan, "10 milyarın ise Avrupa ülkeleri kullanacaktır. Nitekim 18 Kasım 2019 itibari ile TANAP üzerinden Türkiye’ye taşınan gaz miktarı 3,3 milyar m3’e ulaştı. İlerleyen yıllarda TANAP’ın taşıma kapasitesini önce 24 milyar m3, ardından 31 milyar m3’e çıkarmayı planlıyoruz. Bundan sonra asıl sorumluluk sınırın öte tarafındaki komşularımıza düşüyor. Avrupa’ya gaz sevkinin başlaması için TAP(Trans Adriyatik Boru Hattı)'nın bir an önce tamamlanması gerekiyor. inşallahTAP’ında 2020 yılı içinde tamamlanmasını bekliyoruz. İnsanlık, son iki asırda enerji kaynaklarının kontrolü için savaşmış, çatışmış.Sonuçta milyonlarca insanın canına mal olan çok ağır bedeller ödemiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz coğrafya enerji kaynakları üzerinde yaşanan yıkıcı rekabete bizzat sahne olmuştur. Ortadoğu'nun 10 yıllardır istikrarsızlık boğuşmasını arka planında bu mücadele vardır. Bir damla petrolü insan kanından insan hayatından daha değerli gören zihniyet dünyaya barış ve huzur getirememiştir. Yaşanan onca acıya, yıkıma, ölüme yıkıma rağmen ne yazık ki bu anlayışın belli güçler tarafından devam ettirildiğini görüyoruz. Özellikle Doğu Akdeniz'de bulunan bir hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusunda birileri hakça paylaşım yerine, gerilimi körüklemeye çalışıyor. Adaletli paylaşım imkânı varken, tehdit diline ve şantaj politikalarına başvuruluyor. Oysa hiçbir ülke,uluslararası hukuktan üstün değildir. Emri vakiler ile netice alınamayacağı artık idrak edilmelidir. Ben yaptım oldu mantığıyla kimse bir yere varamaz. Aba altından sopa göstererek hiçbir ülke bir başkasına, haklarından sarfınazar ettiremez. Bilhassa Türkiye böyle bir zillete asla boyun eğemez. Ülkemiz ne kendi hukukunun, nede Kıbrıs Türkü'nün çıkarlarının çiğnenmesine izin vermez. Doğu Akdeniz’de ne Uzundeniz sınırlarına sahip bir ülkeyi dışlamak, ona rağmen projeler gerçekleştirmeye çalışmak zaten mümkün değildir. Şu an son teknolojiye sahip 2 sondaj gemimiz Fatih ve Yavuz ile ikiz sismik araştırma gemimiz, bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Biz bunların bağırmaları ile çağırmaları ile gemilerimizi oralardan çekmeyiz. Onlar orada şu anda görevlerini yapıyorlar ve yapmaya devam edecekler. Gemilerimizin ve mürettebatımızın güvenliği ise Deniz kuvvetlerimiz tarafından en üst düzeyde sağlanıyor. Bu gemilerimizin yürüttüğü faaliyetlerin kısa sürede meyve vereceğine inanıyorum. Libya ile anlaşmamızı yaptık.Bu anlaşmadan sonra şimdi bu anlaşma parlamentomuza gelecek ve parlamentomuzdan da geçmek sureti ile bu işi çok daha farklı konuma taşımış olacağız. Şimdi Libya’yı tehdit etmeye başladılar. Anlaşma yapıldı. Şimdi bu anlaşmanın diğer ayakları da aynen uygulamaya girecek ve bizim sondajlarımızdan çatışma mekânı değil, barış ve refah fışkıracak. Ben bu inançla sizlerin vasıtası ile doğu Akdeniz’deki tüm taraflara samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum;gelin enerji çatışma aracı yerine, işbirliği zeminine dönüştürelim. Diplomasinin imkanlarını kullanmak varken bölgeye yeni bedeller ödenecek yollara tevessül etmeyin." şeklinde konuştu.

"Dünya gündeminin ticaret savaşları ile terör, sokak olayları ile istikrarsızlıkla meşgul olduğu bir dönemde, biz bugün Avrupa ile Asya'yı TANAP ile birbirine bağlıyoruz"

Enerjinin, artan nüfus ve büyüyen küresel ekonomi neticesinde çok ciddi bir küresel mezhebi olarak önlerinde bulunduğunun bilindiğini ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı; "Aynı şekilde dünya enerji haritasının değiştiğinin bu alanda yeni aktörleri yeni projeleri işte bugün burada olduğu gibi yeni işbirliği modellerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Enerji güvenliğinin sağlanmasında üretici transit ve tüketici ülkeler arasındaki etkin işbirliğinin önemli olduğuna inanıyoruz. Türkiye, stratejik konumu ile enerji üreten ve tüketen ülkelerin tam kavşağında yer alıyor. Bugün yer kürede yer alan doğalgaz rezervlerinin %70'i petrol rezervinin ise %60'ı komşularımızın topraklarında bulunuyor. Ayrıca ülkemiz Avrupa’nın 4.,dünyanın 18. en büyük doğal gaz piyasası konumundadır. 2002 yılında 5 ilimizde doğal gaz varken bugün 81 ilimizin tamamına doğal gaz arzı sağladık. 2019 yılı Ağustos sonu rakamları ile 144 bin kilometreyi aşan bir doğalgaz dağıtım şebekesine çıktı. Ülke nüfusumuzun %81’ine, yani 66 buçuk milyon insanımıza doğalgazı ulaştırdık. 2018 yılı doğalgaz talebimiz ise 49,3 milyar metreküpü buldu. Doğalgaz depolama kapasitemizi 4 milyar m3'ten 11 milyar m3'e çıkarmayı planlıyoruz. İki yüzer doğalgaz depomla ve gazlaştırma gemisini hizmete sunduk. İnşallah bunlara bir yenisini daha ekleyeceğiz. Toplamda 5,4 milyar m3’lük bir kapasiteye sahip Tuz Gölü doğalgaz depolama tesisinin son bölümünün temelini bu sene attık. Bu kısmın 2023’te devreye girmesi ile tuz yapılarında dünyanın en büyük depolama tesisine sahip olacağız. Bütün bu rakamların istatistiklerin ülkemize sağladığı imkanların yanı sıra çok ciddi bir sorumlulukta yüklediğini biliyorum. Nitekim bugüne kadar bu mesuliyetimizin bilinci ile hareket ettik. Karşılaştığımız birçok çifte standarda rağmen diyalogdan, diplomasiden uluslar arası hukuktan asla taviz vermedik. Rekabet yerine işbirliğini gerilim yerine müzakerenin kavga yerine mesellerimizi konuşarak çözmenin peşinde olduk. Ne haklarımızdan vazgeçeceğiz, ne KKTC'nin hakkını yedireceğiz, nede hakkımız olmayana dil uzatacağız. Adalet, istikrar ve bölgesel iş birliği için gayret göstermeyi sürdüreceğiz. Bugün hep birlikte Avrupa bağlantısı açılış törenini icra ettiğimiz TANAP, ülkemizin barışçıl vizyonunun en son işaretidir. Dünya gündeminin ticaret savaşları ile terör, sokak olayları ile istikrarsızlıkla meşgul olduğu bir dönemde, biz bugün Avrupa ile Asya'yı TANAP ile birbirine bağlıyoruz. Buradan bölgemizde beraber tüm dünyaya işbirliği ve ortaklık mesajları veriyoruz. Türkiye'yi 3 kıtanın Enerji Ticaret Merkezi'ne dönüştürme yolunda yeni bir adım daha atıyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha TANAP’ın Avrupa bağlantısı açılış töreninde özellikle katılımlarıyla ve bütün bu inşaatta emeği geçen mimarından mühendisine kadar tüm kardeşlerime tüm yöneticilere, özellikle İlham Aliyev kardeşime de bu gayretleri ile Gürcistan tarafında bütün yönetici arkadaşlarımıza özellikle şahsım, milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzdeki dönemde kazan kazan temelinde yeni projelere imza atacağımıza inanıyor hepinizi sevgi saygı ile selamlarken yaşasın Azerbaycan Türkiye kardeşliği diyorum."

TANAP Avrupa'ya açıldı

Yapılan konuşmaların ardından, TANAP-Avrupa Bağlantısı'nın açılışı için Erdoğan ve Aliyev başta olmak üzere protokol üyeleri, hep birlikte butona bastılar ve TANAP'ın Avrupa'ya çıkışı, İpsala'nın Sarıcaali Köyü'nden başlamış oldu.

1.750 güvenlik personeli görev aldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yanı sıra üst düzey bürokratların katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde, İpsala ve çevresinde alınan geniş güvenlik önlemlerinde, yaklaşık 1.750 güvenlik personelinin görev aldığı öğrenildi. Tören, hiçbir aksaklık yaşanmadan, hazırlanan programın eksiksiz şekilde tamamlanırken, İpsala halkı da, İpsala'nın, TANAP ile adını tüm dünyada duyurmasından memnun olduklarını ifade etti. vatandaşlar, Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev'i İpsala'da ağırlamaktan son derece memnun olduklarını da belirtirken, doğal gaz hattının tüm her iki ülkeye de refah getirmesi temennisinde bulundu.

TANAP...

TANAP'ta ilk adım, Türkiye-Azerbaycan arasında 24 Aralık 2011'de imzalanan mutabakat zaptıyla atıldı. Bu kapsamda Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) tarafından TANAP Doğalgaz İletim AŞ kuruldu. Şirket, TANAP'ın tasarımı, inşaatı ve işletilmesini tamamlamak üzere proje sahibi olarak yetkilendirildi.Projenin hukuki altyapısı 26 Haziran 2012'de İstanbul'da Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan hükümetler arası anlaşma ve "Ev Sahibi Hükümet Anlaşması" ile oluşturuldu. Ev Sahibi Hükümet Anlaşması, 10 Eylül 2014'te TBMM tarafından onaylandı. Bugün ise Yunanistan sınırında Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) üzerinden Avrupa'ya bağlandı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

YORUM YAZ
Son Eklenenler

KEŞAN BELEDİYESİ SU VE KANALİZASYON  MÜDÜRLÜĞÜ’NCE GAZ KLOR TÜPÜ KEŞAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI

KEŞAN BELEDİYESİ SU VE KANALİZASYON 
MÜDÜRLÜĞÜ’NCE GAZ KLOR TÜPÜ
KEŞAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI


Keşan Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğünce Gaz Klor Tüpü alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası                : 2020/33172
1-İdarenin                                          :
a) Adresi                                             : Belediye Yeni Hizmet Binası Yukarı Zaferiye Mahallesi
                                                             İlyasbey Caddesi No:23/E 22800 KEŞAN/EDİRNE
b) Telefon ve faks numarası            : 2847141185 - 2847140985
c) Elektronik Posta Adresi                   : malihizmetler@kesan.bel.tr
ç) İhale dokümanının görülebileceği   : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
 internet adresi (varsa)
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı                     : 5 Adet 800 Litrelik Gaz Klor Tüpü   Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde  ulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri                    : Keşan Belediyesi Kadıköy Rasim Ergene İçme ve Kullanma  Suyu Tesisleri
c) Teslim tarihi                    : İdarenin Talep Ettiği Miktarda Mal, sözleşmenin imzalandığı  tarihten itibaren 60 Takvim Günü İçerisinde Kadıköy Rasim Ergene İçme ve Kullanma Suyu Tesislerine Teslim Edilecektir
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer                : Yukarı Zaferiye Mahallesi, İlyasbey Caddesi, No:23/E Keşan  Belediyesi Yeni Hizmet Binası Kat:2 Destek Hizmetleri  Müdürlüğü Keşan/EDİRNE
b) Tarihi ve saati                    : 30.01.2020 - 11:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1.3. İhale konusu malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu izin, ruhsat veya faaliyet belgesi veya belgeler:
İstekli Firmalar Teklif Dosyalarında Ayrıca Aşağıdaki Belgeleri Sunmak Zorundadır. 
a) İstekli firma üretici/imalatçı ise; teklif zarfı içerisinde kendisine ait ihale tarihi itibariyle güncel ISO 9001:2015 belgesi, Tanklara ait ADR-2015 direktifine uygun olarak TSE veya TURK LOYDU tarafından verilmiş tip onay belgesi, Klor vanalarına ait TS EN ISO 10297 standarda uygun tip onayı belgesini
b) İstekli firma yetkili satıcı ise, teklif zarfı içersinde tedarik edeceği malın imalatçısından/ üreticisinden kendisine verilmiş güncel satış yetki belgesi ile, imalatçı/üretici firmaya ait ihale tarihi itibariyle güncel ISO 9001:2015 belgesi, Tanklara ait ADR-2015 direktifine uygun olarak TSE veya TURK LOYDU tarafından verilmiş tip onay belgesi, Klor vanalarına ait TS EN ISO 10297 standarda uygun tip onayı belgesini sunacaktır.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgeler:
a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler,
b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge veya belgeler,
c) Türkiye'de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerden biriyle birlikte sunduğu serbest bölge faaliyet belgesi.
İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunması yeterli kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu aşağıdaki belgeler ile tevsik edilir.
İsteklinin imalatçı olduğunu gösteren belgeler şunlardır;
1.Sanayi sicil belgesi
2.Kapasite raporu
3.İmalat yeterlik belgesi
4.Yerli malı belgesi veya teknolojik ürün deneyim belgesi
İsteklinin yukarıdaki belgelerden birini sunması yeterlidir.
4.3.2. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren doküman:
İsteki firmalar, Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 43. Maddesi gereğince, tedarik edeceği gaz klor tüplerinin teknik özelliklerinin içeren doküman, katalog vb. ihale dosyası içinde ibraz edeceklerdir.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. Bu ihaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli malı teklif eden yerli istekliye ihalenin tamamında % 5 (yüzde beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.
7. İhale dokümanının görülmesi:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Yukarı Zaferiye Mahallesi, İlyasbey Caddesi, No:23/E Keşan Belediyesi Yeni Hizmet Binası Kat:2 Destek Hizmetleri Müdürlüğü Keşan/EDİRNE adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
14. Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.

Pekcanlı: “İl kongremizi, 9 Şubat’ta yapmayı planlıyoruz”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı yaptığı açıklamada; il kongresinin ne zaman yapılacağını, il başkanlığına yeniden aday olup-olmayacağını ve kurultay süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Edirnelilere yakışan bir kongre sürecini gerçekleştirdik”

CHP’deki seçim sürecinin, mahalle delegeleriyle başladığını hatırlatarak sözlerine başlayan Pekcanlı, şunları söyledi: “Mahalle delege seçimleriyle başlayan ve ilçe kongrelerine devam eden süreç, sona erdi. İlçe başkanlığı, yönetim kurulu ve il delegeliği seçimlerini bitirdik. Bizde delege ve ilçe kongreleri uzun bir süreçtir. Bu seçimlerin ardından il kongreleri oluyor. İl kongresinin ardından Edirne’deki seçimlerimiz sona erecektir. 9 ilçemizde yapılan seçimler, tüm illere örnek olacak şekilde gerçekleştirildi. CHP’li üyelerimiz, seçimlerde en demokratik haklarını kullandılar. Bizim dışımızdaki bazı partiler, salonlarda birbirimizle kavga etmemizi bekliyorlardı ancak, bu tür olayların hiçbiri yaşanmadı. Bundan ötürü de, il başkanı olarak, tüm üyelerimize ve örgütümüze sonsuz teşekkür ediyorum. Edirnelilere yakışan bir kongre sürecini gerçekleştirdik. İl kongremizin bu şekilde bitmesini istiyoruz.”

“İl kongremizi, 9 Şubat’ta yapmayı planlıyoruz”

“Edirne il başkanlığı seçimleri ne zaman yapılacak?” şeklindeki soruya cevap veren Fevzi Pekcanlı sözlerini şöyle sürdürdü. “İl kongremizi, 9 Şubat’ta yapmayı planlıyoruz. Yönetim olarak, bu yönde karar alarak, İl Seçim Kurulu’na vereceğiz. İl Kongresi’nde, seçilmiş olan 488 kongre delegesi ve 32 tane doğal delegemiz oy kullanacak. Kongrede, toplam 520 kişi oy kullanacak. 520 kişi; il başkanını, il yönetimini, il disiplin kurulunu ve 8 kurultay delegesini seçecektir.”

“Kongrede, aday olmayı düşünüyorum”

Pekcanlı, “İl kongresinde, yeniden aday olacak mısınız?” şeklindeki soruya ise, şöyle cevap verdi: “Kongrede, aday olmayı düşünüyorum. Uygun bir zamanda, il başkanlığı adaylığımla ilgili açıklamam olacaktır. Ben, ilçe kongreleri bittikten sonra adaylığımı açıklamayı uygun görmüştüm. 2 dönemdir il başkanıyım ve yeni dönemde de, aday olacağım.”

“İlk seçimlerde, kaybettiğimiz yerleri geri alacağız”

“CHP’nin oy durumu nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Fevzi Pekcanlı şöyle konuştu: “Görevde bulunduğum süreç içerisinde, referandum seçimlerinde Türkiye 2’ncisi olduk. Genel seçimlerde, Edirne’den 2 milletvekili çıkardık. 3’üncü milletvekilini az bir farkla kaçırdık. Yerel seçimlerde il olarak, AK Parti’den aldığımız yerler olduğu gibi kaybettiğimiz yerlerde oldu. Bu seçimlerde ilk defa ittifak yaparak girdik. Seçimlerde, 9 ilçenin 6’sını aldık. Başarılı bir süreç yaşandı. Daha iyi olabilir miydik denilirse, biraz daha fazla çalışılmış olsa başarılı olurduk. Örnek olarak, Keşan’da biraz daha fazla çalışılmış olunsa, çok daha başarılı olurduk. Bu kongrelerde yapılan hataları da, değerlendiriyoruz. Ama ilk seçimlerde, kaybettiğimiz yerleri geri alacağız. Ben bu örgüt yapısına ve seçilmiş arkadaşlarımıza inanıyorum.”

“Seçilirsem, genel başkanımızla

birlikte siyaset yapmaya devam edeceğim”

Pekcanlı sözlerini şöyle tamamladı: “İl kongresinin ardından, genel başkanlık seçimlerini gerçekleştireceğiz. 8 kurultay delegemizle, Ankara’da genel başkanlık seçimlerinde oyumuzu kullanacağız. İl başkanı ve kurultay delegesi olarak seçilirsem, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’yla birlikte siyaset yapmaya devam edeceğim. Farklı bir arayışa girmeyeceğim.”

 

(Haber: Deniz ÇİL)

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, aracılığı ile yıl içerisinde bin 38 kişi özel sektörde işbaşı yaptı

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, 2019 yılı içerisinde, bin 38 kişi özel sektörde işe yerleştirilirken, yıl boyunca düzenlenen TYP (Toplum Yararına Program) proje çalışmaları kapsamında ise 723 işçinin işe alımıyla ilgili 13 milyon 692 bin 829,90 TL ödenek kullanıldı.

Keşan, İpsala ve Enez geneline hizmet veren İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, 2019 yılı boyunca yürüttüğü çeşitli çalışmalar ve projeler ile iş arayanlar ve işçi arayanları buluşturdu. İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurlu olağan toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda aktif işgücü programları kapsamında istihdamın korunmasına, geliştirilmesine ve işsizliğin önlenmesine yardımcı olmak amacıyla yıl boyunca meslek edindirme kursları düzenledi.

15 kişi İstihdam Garantili Kursa katıldı

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi tarafından açılan ve 21 bin 403,60 TL ödenek kullanılan İstihdam Garantili Kurs kapsamında, 15 kişilik kursa katılanlara, 1 aylık eğitim verildi.

30 kişiye 2 aylık eğitim verildi

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi'nin sorumluluk sahasında, özel politika kapsamında 30 kişilik İşgücü Yetiştirme Kursu düzenledi. 15'er kişilik 2 grubun, 2 farklı zamanda açılan kursları için 43 bin 953,55 TL'lik ödenek kullandırıldı.

TYP projelerinden 723 işçi geçici de olsa işbaşı yaptı

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi'nin yıl içerisinde, Keşan, Enez ve İpsala bölgelerini kapsayan 27 farklı TYP projesinde, 723 kişi geçici de olsa istihdama katıldı. Keşan, Enez ve İpsala bölgelerindeki çeşitli kurumlara alınan 723 geçici işçi için 13 milyon 692 bin 829,90 TL ödenek kullanıldı.

193 kişiye Girişimcilik Eğitim Programı kapsamında eğitim verildi

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, sorumluluk sahasındaki 2019 yılı içerisinde düzenlediği Girişimcilik Eğitim Programı'nda 193 kişiye eğitim verdi. Keşan'da Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası), İpsala'da ise İpsala Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü'nde düzenlenen programlara katılan toplam 193 kişi için 34 bin 536,64 TL'lik ödenek kullandırıldı.

İşbaşı Eğitim Programı ile 288 kişinin istihdamı sağlandı

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi'nin yıl içerisinde yaptığı İşbaşı Eğitim Programı'na 288 kişi katıldı. 2 milyon 476 bin 467,09 TL'lik ödeneğin kullandırıldığı İşbaşı Eğitim Programı'nda 288 kişi Keşan ve İpsala'daki özel sektörde işbaşı yaptı. Farklı zamanlara göre düzenlenen İşbaşı Eğitim Programı kapsamında istihdam edilenler arasında İngilizce öğretmeni, satış danışmanı, makine mühendisi gibi meslek sahipleri de yer alıyor.

Keşan'da 899 kişiye 3 milyon 836 bin 699,58 TL İşsizlik Ödeneği ödendi

İşsizlik Ödeneği konusunda da hizmet veren İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, bu kapsamda, bahse konu ödenekten faydalanmak isteyen bin 946 kişinin başvurusunu alırken, değerlendirilen başvurulardan 899 kişi, İşsizlik Ödeneği almaya hak kazandı. Böylece 2019 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla 3 milyon 836 bin 699,58 TL İşsizlik ödeneği ödendi. Öte yandan, 2019 yılı sonu itibarıyla Ücret Garanti Fonu için 70 kişiye bildirge bağlandı ve toplamda 498 bin 353,02 TL ödendi. Ayrıca, 11 kişi Yarım Çalışma Ödeneği, 29 kişi de Kısa Çalışma Ödeneği almaya hak kazandı.

2019 yılı sonu itibarıyla bin 38 kişi işe başladı

İş arayan ve işçi arayan işverenlerin buluşmasına aracılık eden İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi, bu anlamda bin 38 kişinin özel sektörde işe yerleşmesini sağladı.

İşe yerleştirilen bin 38 kişinin yarısından fazlası kadın

Özel sektörde işbaşı yapanlardan 546'sı kadın olurken, 318 genç de iş başı yapanlar arasında yer aldı. Yine bu kapsamda 27 engelli vatandaş işbaşı yaparken, yükseköğretim mezunu 156 kişi, işverenler tarafından işe alındı. İşsizlik Ödeneği alan 41 kişinin de yeniden işbaşı yapmasıyla birlikte toplam işbaşı yapan kişi sayısı da bin 38 oldu.

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi'ne 4 bin 131 işyeri kayıtlı

Keşan'daki işyerlerinden toplam 4 bin 131'i İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi'ne kayıtlı olurken, kayıtlı bulunan işyerlerinin çalıştırdıkları işçi sayısına göre dağılımı ise şu şekilde; 0 ile 10 arasında çalışanı bulunan işyeri sayısı 4 bin 6, 10 ile 50 arası çalışanı olan işyeri sayısı 125, 50 ile 100 çalışanı olan işyeri sayısı 20, 100  ve üzeri çalışanı olan işyeri sayısı ise 9.

İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi işçi ve işyeri ziyaretlerini yıl boyu sürdürüyor

İçi ile işvereni bir araya getirerek sağlıklı bir istihdam yaratmayı amaçlayan İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi yetkilileri, işçi ile işvereni bir araya getirmekle kalmayıp, hem işçileri hem de işverenleri ziyaret ederek durum değerlendirmesi yapıyor. Bu kapsamda İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi gerek özel sektör, gerekse kurum ziyaretleri gerçekleştirirken, İŞKUR Keşan Hizmet Merkezi'ne danışanların toplam 23 bin 807 sorusuna da cevap verdi.

Haber: İlker GÜREL

“Dengesiz şekilde ağaç kesimleri yapılıyor”

Keşan SARDOS (Saros Doğa ve Spor ) Derneği Başkanı Faruk Eker yaptığı açıklamada; yapılan faaliyetler, evsel atıklar, bölgede yapılan ağaç kesimleri ve su kaynaklarının dikkatli kullanılması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Faaliyetlerimiz…”

Dernek olarak, yapılan faaliyetler hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Eker, şunları söyledi: “Derneğimizin standart faaliyetleri devam ediyor. 3’er aylık periyotlar halinde belli bir planlama yapıyoruz. Bu planlarımız içerisinde hafta sonları 1 hafta bisiklet, 1 hafta doğa yürüyüşü olacak şekilde faaliyetlerimiz oluyor. Bunun yanı sıra; önemli günlerde belli sosyal faaliyetlerde yapılıyor. Faaliyetlerimiz, haziran ayının başına kadar devam edecektir. 6 yıldır 27. Alaya vefa ve şehitlerimize saygı turu adı altında bisiklet turu yapıyorduk. Bu yıl faaliyetimizin 7’ncisini gerçekleştireceğiz. Bisiklet turlarını da, bu maksatla yapmaktayız. Her geçen yıl yeni katılımcılar aramıza geliyor.”

“Evsel atıklar, en büyük çevre sorunudur”

Çevre felaketlerinin dünyanın en büyük sıkıntılardan biri olduğunu belirten Faruk Eker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya’da ve Türkiye’de birçok çevresel felaketler yaşanıyor. Bunların başında evsel atıklar gelmektedir. En büyük sıkıntı, evsel atıklarla yapılan kirliliktir. Artık, ülkemizin her yerinde bu kirlilik görülmektedir. İnsan eliyle yapılan kirlilik şuanda had safhaya ulaşmış durumda. Bu konuda ciddi bir tedbir alınmazsa, gelecekte çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacağız. Çevreye çöp atmamanın eğitiminin okul çağından itibaren verilmesi gerekiyor. Gerekli önlemler alınmazsa, çöp üzerinde yaşamaya başlayacağız. Farkında olmadan evsel atıklar çığ gibi büyüyor. Okyanuslarda, bir kıta büyüklüğünde çöp yığınlarının olduğundan bahsediliyor. Bu ciddi bir tehlikedir.”

“Dengesiz şekilde ağaç kesimleri yapılıyor”

Bölge yapılan ağaç kesimleri hakkında konuşan Eker, şunları söyledi: “Dengesiz şekilde ağaç kesimleri yapılıyor. Korudağ’da, endüstriyel plantasyon adı altında çok ciddi miktarda ağaç kesimi yapılıyor. Ağaçlar, insanların yaşam kaynağıdır. Bizlerin oksijen kaynağımız ve akciğerlerimizdir. Ne kadar çok ağaç kesilirse, o bölgelerdeki iklim yapısının ve ekolojik dengenin değiştiğini düşünüyoruz. Ağaç kesimleri, hayvanlar açısından da çok büyük bir sıkıntıdır. Bölgemizde kesilen ağaçlardan dolayı Karacaların artık, yaşam alanlarına yaklaştığını görüyoruz. Bölgemizde, domuz sayısı artıyor. Ayrıca, ağaçların kesilmesiyle birlikte yaşam alanlarında yaşanan azalış nedeniyle, bizlerin yaşam alanlarında görüyoruz.”

“Su kaynakları dikkatli kullanılmalı”

Bölgede yaşanan kuraklık hakkında değerlendirmede bulunan Faruk Eker, sözlerini şöyle tamamladı: “Kadıköy Barajı’nda su seviyesinin ciddi oranda azaldığını gördük. Bölgemizde, ekolojik anlamda belli bir sıkıntı söz konusu. Kar ve yağmur yağışı olmuyor. Eğer bu şekilde giderse, ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalabiliriz. Bundan ötürü de, su kaynaklarının dikkatli şekilde kullanılması gerekiyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Diğdem Uslu davası başladı: * Katil zanlısı baba savcılıktaki ifadesini inkar etti: "Tamamen yanlışlık sonucu buradayız"

Keşan'da geçtiğimiz yıl kızı Diğdem Uslu (32)'yu boğarak öldürdükten sonra parçalara ayırdığı cesedini ormanlık alana gömdüğü iddiasıyla tutuklanan baba Hasan Uslu (56) ile anne Satı Uslu (54)'nun yargılanmasına dün başlanırken, baba Hasan Uslu, kızını öldürdüğünü inkar etti.

İddiaya göre; 9 Ocak 2019 tarihinde, İspat Cami Mahallesi Özgün Yapı Kooperatifi arkasındaki ormanlık alanda, kozalak toplamaya giden bir kişi gazete kağıdına sarılmış kesik insan kolu buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince yapılan parmak izi incelemesinde, omuz hizasından kesildiği belirlenen sol kolun, kentteki bir gece kulübünde oryantallik yapan Diğdem Uslu'ya ait olduğu tespit edildi. Kesik kolun bulunduğu ormanlık alanda yapılan geniş çaplı araştırmada, kadına ait olduğu değerlendirilen kalça kemiği, kafa ve diğer uzuvlar da bulundu. Vücut parçaları üzerinde düzgün kesikler olduğunun belirlenmesi üzerine polis, Diğdem Uslu'nun dönerci ustası olan babası Hasan Uslu üzerine yoğunlaştı. Uslu Ailesi'nin evinde yapılan incelemede de cinayet izleri bulundu. Polis, baba Hasan Uslu ve anne Satı Uslu'yu gözaltına aldı. Polisteki sorgusunda susma hakkını kullanan Hasan Uslu, savcılığa verdiği ifadesinde, kızını elleriyle boğduğunu, bıçakla parçaladığı cesedi, satın aldığı derin dondurucuda sakladıktan sonra sırt çantası içerisinde kızının köpeğini de yanına alarak 7 gün boyunca parçalar halinde taşıdığı ormanlık araziye gömdüğünü söyledi. Hasan Uslu, "Altsoydan akrabayı kasten öldürme", Satı Uslu ise "Suçu bildirmeme" suçundan tutuklandı.  Olayla ilgili yargılama süreci Edirne 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

"Bir insan evladının kötü yola düşmesini ne kadar içine sindirebilir?"

İddianamenin okunmasının ardından savunması sorulan baba Hasan Uslu, kızı Diğdem Uslu'nun psikolojik sorunlar yaşadığını savunarak, yaşam tarzından rahatsızlık duyduğunu söyledi. Uslu'nun, "Kızımı tedavi ettirmek için uğraştık. Üniversite okuması için teşvik ettim. Daha sonra üniversite eğitimini bıraktı. Gece geç saatlerde eve sarhoş gelmeye başladı. Keşan'da bir eğlence merkezinde çalışıyordu. Gidip görmedim, bana kendisi söyledi. Eve sarhoş gelip, annesine ve bana hakaret edip, bizi darp etti. Eğlence merkezinde birlikte olduğu adamlar kapıya dayanıyorlardı. Kızıma yaptığı işten dolayı utanç duyduğunu söyledik. Kendisini her türlü tedaviye götürdük. Kız kardeşine, annesine, bana sürekli saldırgan bir tutum içerisindeydi. Bir insan evladının kötü yola düşmesini ne kadar içine sindirebilir? Ailesi olarak biz böyle olmasını istemedik. Çok ağır küfürler ederek, annesine saldırdı. Annesi bayıldı. Bir anda şuurumu kaybetmişim. Kendime geldiğimde eşimi salona yatırdım." dediği öğrenildi.

"Tamamen yanlışlık sonucu buradayız"

Olay günü Diğdem Uslu'nun annesiyle kavga ettiğini öne süren Hasan Uslu, "Saldırıp hakaret etmeye başladı. Yumruklar savurdu. Küfür etti. Eşim bizi ayırmaya çalıştı. Başaramadı. Anlatılanları tekrar yaşamak istemiyorum. Her şey bir anda oldu. Eşim ve benim bu olayla hiçbir alakamız yoktur. Tamamen yanlışlık sonucu buradayız. Bize verilen evrakları okumadan imzaladık. Karakolda anlattıklarımız ile imzaladıklarımız aynı değil. Susma hakkımızı kullandığımız halde ifade vermişiz gibi imza attırdılar. Sonra kendimizi cezaevinde bulduk. Yazılı ve görsel medyada, kamuoyunda katil, cani olarak yer aldık." diye konuştu.

Anne Satı Uslu baygınlık geçirdi

Ceset parçalarının bulunduğu ormanlık alana, ilk defa polis ile birlikte gittiği iddiasında bulunan Hasan Uslu, cesedi de ilk defa orada gördüğünü söyledi. Mahkeme başkanının savcılıkta verdiği "Boğarak öldürdüğü" ifadesi hatırlatılan ve eve derin dondurucu almasıyla ilgili nedeni sorulan Hasan Uslu, kendisinin esnaf olduğunu ve aldığı derin dondurucuyu geri sattığını dile getirdi. Savcılık ve sorgu hakimliğinde verdiği ifadeler okunan Hasan Uslu, kızını boğduğunu söylediği kısımları inkar ederek, sırtında çantayla Diğdem Uslu'nun köpeğini gezdirirken kamera görüntüleri bulunmasıyla ilgili de, köpeği gezdirdiğini, çantada da köpeğin oyuncaklar ve tasmasının bulunduğunu anlattı. Anne Satı Uslu ise kızının psikolojik sorunları olduğu iddiasında bulunarak, "Kafasına bir şeyleri takmış herhalde, ne söylediğini hatırlamıyorum. Bana saldırdı. Ben bayıldım kaldım. Bayıldıktan sonrasını bilmiyorum. Kızımın öldüğünü karakola götürdüklerinde öğrendim. Sağ olsaydı da ayağının altında paspas olsaydım. Kızım kötü de olsa, iyi de olsa benim kızımdı. Hala durumu kabullenebilmiş değilim. Her gün ölüyorum. Benim kızımın bir saati bir saatine, bir günü bir gününe uymazdı. Ben onun neye nasıl tepki vereceğini ölçemezdim." dediği öğrenildi. Satı Uslu, savunmasının ardından baygınlık geçirdi ve adliyeye çağrılan sağlık ekibi Uslu'ya müdahale etti.

Kız kardeş anne ve babasından şikayetçi olmadı

Mahkemeye müşteki olarak katılan Diğdem Uslu'nun kız kardeşi Ö.U. da ablasının ölümünü basından öğrendiğini söyleyerek, ölen ablasının yasını tutarken anne ve babası için de yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti ve anne-babasından şikayetçi olmadığını söyledi. Duruşmanın savcısı, Satı Uslu'nun "Altsoydan akrabayı kasten öldürme" suçundan beraat ettirilmesini, hakkında "Suçu bildirmeme" suçundan suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Baba Hasan Uslu'nun ise "Altsoydan akrabayı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını, verilecek cezada "Haksız tahrik" hükümlerinin uygulanmasını ancak "Takdiri indirimi" nedenlerinin uygulanmamasını istedi. Hasan ve Satı Uslu'nun tutukluluklarının devamına karar veren mahkeme, sanık avukatlarında savunma için süre vererek, duruşmayı erteledi.

Haber MERKEZİ

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar