Son Dakika
Genç avukattan üzücü haber dün geldiPekcanlı: “2019 yılının ilk 11 ayında, 110 bin 959 esnaf kepenk kapattı”Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere muhtarları "mücavir alan" ile ilgili nedenleri anlattıKeşanlı Kıbrıs Gazilerine Milli Mücadele Madalyası ve Beratı verildiŞahinbaş, doğal gaz faturalarının makul seviyede gelmesi için önerilerde bulunduKöseler, asgari ücret ve eğitimin durumunu değerlendirdiEşini dövüp tehdit eden koca tutuklandı Yaya geçidinden geçen kadına kamyon çarptı -Keşanlılar geleneksel tıbbın imkânlarından yararlanacakHatalı parklar, trafiği kilitliyor
Enerjinin "İpek Yolu" İpsala'dan Avrupa'ya açıldı

Enerjinin "İpek Yolu" İpsala'dan Avrupa'ya açıldı

Türkiye ile Azerbaycan'ın en önemli işbirliği olarak gösterilen TANAP (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı)'nın Türkiye'den Avrupa'ya gaz verecek olan TANAP-Avrupa Bağlantısı, düzenlenen törenle açılırken, törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya gündeminin ticaret savaşları ile terör, sokak olayları ile istikrarsızlıkla meşgul olduğu bir dönemde, Türkiye'nin, Avrupa ile Asya'yı TANAP ile birbirine bağladığını söyledi.

Türkiye-Azerbaycan arasında 24 Aralık 2011'de imzalanan mutabakat ile Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) tarafından kurulan TANAP Doğalgaz İletim AŞ., Avrupa'ya uzanan boru hattının Türkiye'deki ayağının tamamlanması nedeniyle Açılış Töreni yapıldı. İpsala'nın Sarıcaali Köyü'ndeki MS4 Ölçüm İstasyonu'nda gerçekleştirilen TANAP-Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni'ne; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gürcistan Başbakanı Giorgi Gakharia, SOCAR Başkanı ve TANAP Yönetim Kurulu Başkanı Rövnag Abdullayev, çeşitli ülkelerin üst düzey bürokratlar ile AK Parti Edirne Milletvekili Dr. Fatma Aksal ve çok sayıda davetli katılırken, Edirne ve Keşan'dan da Edirne Valisi Ekrem Canalp, Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu ile AK Parti Keşan ilçe Başkanı Gürcan Kılınç da törene katılanlar arasında yer aldı.

Abdullayev: "Türkiye'nin, en büyük ikinci doğal gaz tedarikçisi olmasını hedefliyoruz"

Sarıcaali Köyü'ndeki TANAP-Avrupa Bağlantısı MS4 Ölçüm İstasyonu'na helikopterler ile gelen Erdoğan ve Aliyev, geniş güvenlik önlemleri altında açılışın gerçekleştirildiği salona geçti. Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev burada katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı. Törenin açış konuşmasını yapan RövnagAbdullayev, TANAP'ın, TAP üzerinden Avrupa'ya gaz vermeye hazır hale geldiğinin altını çizerek, tarihte ilk defa Azerbaycan gazının, Hazar Havzası'ndan Avrupa'ya doğrudan iletilmiş olacağını, bu sayede Türkiye'nin en büyük ikinci doğal gaz tedarikçisi olmasını da hedeflediklerini söyledi.

Dönmez: "TANAP’ın 1.850km’lik Anadolu yolculuğu bugün sona eriyor"

Törenin devamında söz alan Bakan FatihDönmez, 2012 yılında, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbeycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in imzaları ve iki liderin kararlı duruşu ile TANAP’ın Hazar'dan Avrupa'ya olan yolculuğunun başladığına dikkat çekerek, "Enerjinin İpek yolu olarak adlandırılan TANAP, tarihi İpek Yolu'nun misyonunu bugün enerjinin bütünleştirici rolü ile sürdürmeye devam ediyor. TANAP’ın ilk durağı Anadolu’ydu. Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımız ileAzerbeycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev ve misafir devlet başkanlarının teşrifleri ile TANAP’tan Türkiye’ye ilk gaz akışı başlamış oldu. Geçen yıl, 1,5 yıl süre zarfında toplam 3 milyar m3'ten fazla gaz akışı sağlandı. TANAP’ın 1.850km’lik Anadolu yolculuğu bugün sona eriyor. Gazın Avrupa yolculuğu başlıyor. TANAP bundan sonra Türkiye-Azerbaycan iş birliğinin gücünü, yeni ülkeler, yeni insanlar ile buluşturacak. Anadolu’yu boydan boya geçerek dağları denizleri ve boğazları, rekorlar ile aşarak Avrupa’nın içlerine kadar ulaşacak TANAP, bir enerji projesi olmasının çok ötesinde bir başarı hikayesidir. İki beden bir ruh anlayışı ile var olan Türkiye ve Azerbeycan’ı, yani tek bir milletin iki ayrı devlette yaşayan evlatlarını birbirine daha güçlü bağlayan bir düğümüdür. TANAP ile birlikte hayata geçirdiğimiz doğalgaz depolama, NNC diğer uluslar arası boru hatları ile Türkiye’nin doğalgazla arz güvenliği sorunu kalmamıştır. Yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa'nında enerji arz güvenliği açısında hayati bir öneme sahip bu proje, kıtaların, ülkelerin ve farklı renkleri de enerji potasında birleştirmiş oldu. Projemizde ilk etapta 6 milyar, sonrasında ise 31 milyar m3 doğalgaz hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın enerji geleceğine büyük katkı sağlayacaktır. Güney Gaz Koridoru'nun şah damarı olan TANAP, TAP ile birleşerek Akdeniz’in beline bir kuşak gibi dolanacak. Avrupa’ya gaz akışı için biz hazırız. Bundan sonraki süreci Avrupa’lı dostlarımıza emanet ediyoruz. Bugüne kadar Türkiye ile iş yapan iş birliği yapan ortak bir amaç için hareket eden bütün ülkeler kaybetmedi kazandı. Bu gelecekte de böyle olmaya devam edecektir. TANAP Avrupa gaz bağlantısını ülkelerimize hayırlar getirmesini temenni ederim." dedi.

Aliyev: "Bugün Türkiye ve onun lideri istikrarı sağlıyor, geleceğe bakmak için imkan yaratıyor"

Tören, Türkiye ile tarihi işbirliğinden birini yapan Azerbaycan'ın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev söz almasıyla devam etti. Sözlerine, tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Aliyev, şunları söyledi; "Birlikte başladığımız TANAP, Avrupa'ya ulaştı. Fayda sağlayacağına inandığımTANAP'ın ömrü uzun olacak. Maliyet yükünü esas Türkiye ve Azerbaycan yapmıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ile 450 milyon tondan çok petrol nakledilmiştir. TANAP'ın zamanında faaliyete geçmesindeherkese derin teşekkürlerimi bildirmek isterim. TANAP, Güney Gaz Koridoru'nun bir parçasıdır. 4. proje olan TAP'ın da vaktinde biteceğinden eminim.Güney Gaz Koridoru 7 ülkeyi birleştiriyor. Bu proje, uluslararası işbirliği projesidir. Projenin hayata geçmesi, Türkiye-Azerbaycan' siyasi iradesi sonucudur. Bu proje uzun müddetli anlaşmalar getirir. Sadece enerji projeleri olarak bakmamak gerekir. Eğer enerji projeleri ve karşılıklı destek olmasa hayata geçmezdi.Biz, birbirimize güveniyoruz. Kardeşliğimiz günden güne büyüyor. Önceki dönemi biliyoruz. IMF ve başka borçlardan yakasını kurtaramıyordu. Ancak şimdi siyasi istikrarı sayesinde yakasını kurtardı ve dünya çapında güç merkezi oldu. Bugün Türkiye ve onun lideri istikrarı sağlıyor, geleceğe bakmak için imkan yaratıyor. Biz buna seviniyoruz. Türkiye'nin gücü bizim gücümüz. Biz iki kardeş beraber devam edeceğiz. Bizim Türkiye ile çıkarlarımız birdir. Yaşasın Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği."

Erdoğan: "Bugün itibariyle Azerbaycan'ın doğal gazı ülkemiz üzerinden 20 il, 67 ilçe ve 600 köyden geçerek artık Avrupa'nın kapısına, yani buraya ulaşmıştır"

Törende son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz aldı. Güney Gaz Koridoru projesinin ana omurgasını oluşturan TANAP’ın (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı) Avrupa bağlantısının hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan,"Her aşaması, sabırla vilayet ile Türkiye Azerbaycan ve Gürcistan’ın ortak gayretleri ile örülen 7,5 senelik uzun ve meşakkatli bir süreci haklı gururunu yaşıyoruz. Her şeyden önce TANAP Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye güzergâhından Avrupa'ya TAP hattına bağlanıyor ve tabii oradan devamıyla da Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna Hersek güzergâhındaki ülkelerde özellikle buradan istifade ediyor. Tabi bütün bu adımları atarken bunun bir bölgesel proje olduğunu, bunun bir barış projesi olduğunu da özellikle vurgulamam lazım. Gürcistan üzerinden Anadolu'ya geliş ve bu giriş yapılırken de tabii Gürcistan'ın da buradaki gayretlerini kesinlikle inkâr etmemiz gerekiyor. Bu bir dayanışma ve bu dayanışmanın adı da barış. Bu proje her şeyden önce ülkelerimiz arasındaki köklü dostluğun sembolüdür. TANAP bu aşamaya Türkiye ve Azerbaycan'ın karşılıklı güvene dayalı ilişkileri sayesinde gelebilmiştir. Projenin başarısında, ayrıca üretici transit ve tüketici ülkeler ile projede pay sahibi olan şirketler arasındaki uyum da kilit rol oynamıştır. Hatırlayacağınız üzere TANAP ile ilgili ilk adımı 2012 senesinin Haziran ayında hükümetler arası ve ev sahibi hükümet antlaşmalarının İstanbul'da imzalanmasıyla atmıştık. Şahdeniz 2, nihai yatırım kararı anlaşmasını ise 2013'ün Aralık ayında BAKÜ’de düzenlenen bir törenle neticelendirdik. Ardından 17 Mart 2015 tarihinde Kars'ta, Türkiye-Azerbaycan ve Gürcistan Cumhurbaşkanları olarak TANAP’ın temel atma töreni gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra 3 yıl sonra ise 12 Haziran 2018'de dost ve kardeş ülkelerin de katılımıyla Eskişehir'de TANAP’ın açılış töreni yaptık. Haziran 2012'den bu yana geçen sürede projesinin TANAP projesinin hayata geçmesi için gerçekten büyük çaba sarf ettik. İçerde ve dışarıda özellikle atlattığımız onca badire ye bölgesel gerilime, hatta sıcak çatışmalara varan istikrarsızlıklara rağmen TANAP’ı planlandığı şekilde ilerlettik. Çok değerli kardeşim Aliyev’in şahsi ilgisi gerek Gürcistan makamlarının işbirlikleri, gerekse bu projeye emek veren kardeşlerimizin gayretleriyle hamdolsun TANAP’ı bugünkü aşamaya getirdik. Bugün hep beraber verilen emeklerin boşa gitmediğini görüyoruz. Enerjinin İpek Yolu olarak görülen bu projenin belirlenen takvime hedeflerimize ve taahhütlerimize uygun bir şekilde ülkelerimiz ile ilgili kısmını bugün itibari ile tamamlamış oluyoruz. Bu proje ile sahip olduğumuz zenginliklerin kendi vatandaşlarımızın, onlarla birlikte tüm bölge halklarının, tüm insanlığın hizmetine sunma irademizi teyit ettik. Biz,TANAP’la ülkemizin enerji ihtiyacını garanti altına almanın yanı sıra Avrupa'nın enerji arz güvenliği neden katkı yapmayı hedefledik. Bildiğiniz gibi TANAP, Azerbaycan'dan Avrupa'ya uzanan 3 bin 500 kilometrelik enerji koridorunun en önemli parçasıdır. Bugün itibariyle Azerbaycan'ın doğalgazı ülkemiz üzerinden 20 il, 67 ilçe ve 600 köyden geçerek artık Avrupa'nın kapısına, yani buraya ulaşmıştır. TANAP’tan 16 milyar m3 Azerbaycan doğalgazının Türkiye ve Avrupa’nın istifadesine sunulması, hayalden çıkıp gerçeğe dönüşmüştür." diye konuştu.

"Biz bunların bağırmaları ile çağırmaları ile gemilerimizi oralardan çekmeyiz"

Bu hattan geçecek olan 16 milyar m3’lük doğal gaz miktarının, 6 milyarını Türkiye'nin kullanacağını bildiren Recep Tayyip Erdoğan, "10 milyarın ise Avrupa ülkeleri kullanacaktır. Nitekim 18 Kasım 2019 itibari ile TANAP üzerinden Türkiye’ye taşınan gaz miktarı 3,3 milyar m3’e ulaştı. İlerleyen yıllarda TANAP’ın taşıma kapasitesini önce 24 milyar m3, ardından 31 milyar m3’e çıkarmayı planlıyoruz. Bundan sonra asıl sorumluluk sınırın öte tarafındaki komşularımıza düşüyor. Avrupa’ya gaz sevkinin başlaması için TAP(Trans Adriyatik Boru Hattı)'nın bir an önce tamamlanması gerekiyor. inşallahTAP’ında 2020 yılı içinde tamamlanmasını bekliyoruz. İnsanlık, son iki asırda enerji kaynaklarının kontrolü için savaşmış, çatışmış.Sonuçta milyonlarca insanın canına mal olan çok ağır bedeller ödemiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz coğrafya enerji kaynakları üzerinde yaşanan yıkıcı rekabete bizzat sahne olmuştur. Ortadoğu'nun 10 yıllardır istikrarsızlık boğuşmasını arka planında bu mücadele vardır. Bir damla petrolü insan kanından insan hayatından daha değerli gören zihniyet dünyaya barış ve huzur getirememiştir. Yaşanan onca acıya, yıkıma, ölüme yıkıma rağmen ne yazık ki bu anlayışın belli güçler tarafından devam ettirildiğini görüyoruz. Özellikle Doğu Akdeniz'de bulunan bir hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusunda birileri hakça paylaşım yerine, gerilimi körüklemeye çalışıyor. Adaletli paylaşım imkânı varken, tehdit diline ve şantaj politikalarına başvuruluyor. Oysa hiçbir ülke,uluslararası hukuktan üstün değildir. Emri vakiler ile netice alınamayacağı artık idrak edilmelidir. Ben yaptım oldu mantığıyla kimse bir yere varamaz. Aba altından sopa göstererek hiçbir ülke bir başkasına, haklarından sarfınazar ettiremez. Bilhassa Türkiye böyle bir zillete asla boyun eğemez. Ülkemiz ne kendi hukukunun, nede Kıbrıs Türkü'nün çıkarlarının çiğnenmesine izin vermez. Doğu Akdeniz’de ne Uzundeniz sınırlarına sahip bir ülkeyi dışlamak, ona rağmen projeler gerçekleştirmeye çalışmak zaten mümkün değildir. Şu an son teknolojiye sahip 2 sondaj gemimiz Fatih ve Yavuz ile ikiz sismik araştırma gemimiz, bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Biz bunların bağırmaları ile çağırmaları ile gemilerimizi oralardan çekmeyiz. Onlar orada şu anda görevlerini yapıyorlar ve yapmaya devam edecekler. Gemilerimizin ve mürettebatımızın güvenliği ise Deniz kuvvetlerimiz tarafından en üst düzeyde sağlanıyor. Bu gemilerimizin yürüttüğü faaliyetlerin kısa sürede meyve vereceğine inanıyorum. Libya ile anlaşmamızı yaptık.Bu anlaşmadan sonra şimdi bu anlaşma parlamentomuza gelecek ve parlamentomuzdan da geçmek sureti ile bu işi çok daha farklı konuma taşımış olacağız. Şimdi Libya’yı tehdit etmeye başladılar. Anlaşma yapıldı. Şimdi bu anlaşmanın diğer ayakları da aynen uygulamaya girecek ve bizim sondajlarımızdan çatışma mekânı değil, barış ve refah fışkıracak. Ben bu inançla sizlerin vasıtası ile doğu Akdeniz’deki tüm taraflara samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum;gelin enerji çatışma aracı yerine, işbirliği zeminine dönüştürelim. Diplomasinin imkanlarını kullanmak varken bölgeye yeni bedeller ödenecek yollara tevessül etmeyin." şeklinde konuştu.

"Dünya gündeminin ticaret savaşları ile terör, sokak olayları ile istikrarsızlıkla meşgul olduğu bir dönemde, biz bugün Avrupa ile Asya'yı TANAP ile birbirine bağlıyoruz"

Enerjinin, artan nüfus ve büyüyen küresel ekonomi neticesinde çok ciddi bir küresel mezhebi olarak önlerinde bulunduğunun bilindiğini ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı; "Aynı şekilde dünya enerji haritasının değiştiğinin bu alanda yeni aktörleri yeni projeleri işte bugün burada olduğu gibi yeni işbirliği modellerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Enerji güvenliğinin sağlanmasında üretici transit ve tüketici ülkeler arasındaki etkin işbirliğinin önemli olduğuna inanıyoruz. Türkiye, stratejik konumu ile enerji üreten ve tüketen ülkelerin tam kavşağında yer alıyor. Bugün yer kürede yer alan doğalgaz rezervlerinin %70'i petrol rezervinin ise %60'ı komşularımızın topraklarında bulunuyor. Ayrıca ülkemiz Avrupa’nın 4.,dünyanın 18. en büyük doğal gaz piyasası konumundadır. 2002 yılında 5 ilimizde doğal gaz varken bugün 81 ilimizin tamamına doğal gaz arzı sağladık. 2019 yılı Ağustos sonu rakamları ile 144 bin kilometreyi aşan bir doğalgaz dağıtım şebekesine çıktı. Ülke nüfusumuzun %81’ine, yani 66 buçuk milyon insanımıza doğalgazı ulaştırdık. 2018 yılı doğalgaz talebimiz ise 49,3 milyar metreküpü buldu. Doğalgaz depolama kapasitemizi 4 milyar m3'ten 11 milyar m3'e çıkarmayı planlıyoruz. İki yüzer doğalgaz depomla ve gazlaştırma gemisini hizmete sunduk. İnşallah bunlara bir yenisini daha ekleyeceğiz. Toplamda 5,4 milyar m3’lük bir kapasiteye sahip Tuz Gölü doğalgaz depolama tesisinin son bölümünün temelini bu sene attık. Bu kısmın 2023’te devreye girmesi ile tuz yapılarında dünyanın en büyük depolama tesisine sahip olacağız. Bütün bu rakamların istatistiklerin ülkemize sağladığı imkanların yanı sıra çok ciddi bir sorumlulukta yüklediğini biliyorum. Nitekim bugüne kadar bu mesuliyetimizin bilinci ile hareket ettik. Karşılaştığımız birçok çifte standarda rağmen diyalogdan, diplomasiden uluslar arası hukuktan asla taviz vermedik. Rekabet yerine işbirliğini gerilim yerine müzakerenin kavga yerine mesellerimizi konuşarak çözmenin peşinde olduk. Ne haklarımızdan vazgeçeceğiz, ne KKTC'nin hakkını yedireceğiz, nede hakkımız olmayana dil uzatacağız. Adalet, istikrar ve bölgesel iş birliği için gayret göstermeyi sürdüreceğiz. Bugün hep birlikte Avrupa bağlantısı açılış törenini icra ettiğimiz TANAP, ülkemizin barışçıl vizyonunun en son işaretidir. Dünya gündeminin ticaret savaşları ile terör, sokak olayları ile istikrarsızlıkla meşgul olduğu bir dönemde, biz bugün Avrupa ile Asya'yı TANAP ile birbirine bağlıyoruz. Buradan bölgemizde beraber tüm dünyaya işbirliği ve ortaklık mesajları veriyoruz. Türkiye'yi 3 kıtanın Enerji Ticaret Merkezi'ne dönüştürme yolunda yeni bir adım daha atıyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha TANAP’ın Avrupa bağlantısı açılış töreninde özellikle katılımlarıyla ve bütün bu inşaatta emeği geçen mimarından mühendisine kadar tüm kardeşlerime tüm yöneticilere, özellikle İlham Aliyev kardeşime de bu gayretleri ile Gürcistan tarafında bütün yönetici arkadaşlarımıza özellikle şahsım, milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzdeki dönemde kazan kazan temelinde yeni projelere imza atacağımıza inanıyor hepinizi sevgi saygı ile selamlarken yaşasın Azerbaycan Türkiye kardeşliği diyorum."

TANAP Avrupa'ya açıldı

Yapılan konuşmaların ardından, TANAP-Avrupa Bağlantısı'nın açılışı için Erdoğan ve Aliyev başta olmak üzere protokol üyeleri, hep birlikte butona bastılar ve TANAP'ın Avrupa'ya çıkışı, İpsala'nın Sarıcaali Köyü'nden başlamış oldu.

1.750 güvenlik personeli görev aldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yanı sıra üst düzey bürokratların katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde, İpsala ve çevresinde alınan geniş güvenlik önlemlerinde, yaklaşık 1.750 güvenlik personelinin görev aldığı öğrenildi. Tören, hiçbir aksaklık yaşanmadan, hazırlanan programın eksiksiz şekilde tamamlanırken, İpsala halkı da, İpsala'nın, TANAP ile adını tüm dünyada duyurmasından memnun olduklarını ifade etti. vatandaşlar, Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev'i İpsala'da ağırlamaktan son derece memnun olduklarını da belirtirken, doğal gaz hattının tüm her iki ülkeye de refah getirmesi temennisinde bulundu.

TANAP...

TANAP'ta ilk adım, Türkiye-Azerbaycan arasında 24 Aralık 2011'de imzalanan mutabakat zaptıyla atıldı. Bu kapsamda Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) tarafından TANAP Doğalgaz İletim AŞ kuruldu. Şirket, TANAP'ın tasarımı, inşaatı ve işletilmesini tamamlamak üzere proje sahibi olarak yetkilendirildi.Projenin hukuki altyapısı 26 Haziran 2012'de İstanbul'da Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan hükümetler arası anlaşma ve "Ev Sahibi Hükümet Anlaşması" ile oluşturuldu. Ev Sahibi Hükümet Anlaşması, 10 Eylül 2014'te TBMM tarafından onaylandı. Bugün ise Yunanistan sınırında Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) üzerinden Avrupa'ya bağlandı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Genç avukattan üzücü haber dün geldi

Evinden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç avukat Hakan çağış Taşdelen (30)'e ait otomobilin İpsala'ya bağlı Yenikarpuzlu Beldesi ile Koyuntepe Köyü arasındaki sulama kanalında bulunmasının ardından, burada 3 gündür yürütülen arama çalışmaları, genç avukatın cesedinin bulunmasıyla sona erdi.

İddiaya göre; 3 Aralık 2019 tarihinde, saat 19.00 sıralarında, ava gideceğini söyleyerek evden ayrılan genç Avukat Hakan Çağıl Taşdelen'den haber alamayan ailesi, durumu jandarmaya bildirdi. Bunun üzerine harekete geçen İpsala İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, çevrede yaptıkları araştırmada, Taşdelen'e ait 22 AAL 835 plakalı otomobili, 4 Aralık 2019 tarihinde, sabah saatlerinde İpsala'ya bağlı Yenikarpuzlu Beldesi ile Koyuntepe Köyü arasındaki sulama kanalında buldu. Vinç yardımıyla kanaldan çıkartılan otomobilde yapılan ilk incelemelerde, Taşdelen bulunamadı.

Arama ekipleri ve sahası genişletildi

Arama çalışmaları, 4 ve 5 Aralık 2019 tarihilerinde sonuç vermeyince, dün de devam etti. Sabah yeniden başlatılan arama çalışmalarında, sulama kanalının bağlandığı Hamzadere Barajı su toplanma havuzunun, yaklaşık 8 metre derinliğindeki su seviyesi, tahliye edildi. Lastik botla havuza inen Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şubesi Sualtı Grup Amirliği'nde görevli dalgıçların suda yaptıkları aramalara, Çanakkale Sahil Güvenlik ile Edirne ve Tekirdağ AFAD ekipleri de destek verdi. Jandarma, Keşan Doğal Afet Arama Kurtarma, Keşan Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ile Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale ekipleri ise iz köpekleriyle çevredeki çeltik tarlaları ve arazide yaya olarak da arama yaptı.

Kanalın 15. km'sinde bulundu

Çevrede bulunan bir çoban, aramaların yapıldığı sulama kanalının, pompalama bölümüne yakın olan alanda bir ceset olduğunu fark ederek durumu yetkili mercilere iletti. Çobanın söylediği alana giden ekipler, cesedi sulama kanalından çıkarttı. Otomobilin bulunduğu mesafeden yaklaşık 15 km sonra ulaşılan cesedin, ailesi tarafından Avukat Hakan Çağıl Taşdelen'e ait olduğu teşhis edildi. Taşdelen'in  cesedi otopsi için morga kaldırılırken, ailesi, ayakta durmakta güçlük çekti. Hakan Çağıl Taşdelen'in bulunmasıyla, 3 gün süren aramalar da sona erdi.

Haber: İlker GÜREL

Pekcanlı: “2019 yılının ilk 11 ayında, 110 bin 959 esnaf kepenk kapattı”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı yaptığı açıklamada; 2019 yılının ilk 11 ayında iş yeri kapanışlarının %6.2 oranında artarak, 110 bin 959 seviyesine ulaştığını kaydetti.

“Vatandaş, faturaların gelmesiyle birlikte krizi hissetmeye başlayacak”

Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte faturaların gelmeye başladığını belirten Pekcanlı, “Vatandaş, faturaların gelmesiyle birlikte krizi hissetmeye başlayacak. Bu kış mevsimi diğer kışlara benzemeyecek. Ekonomik olarak, çok sert bir kış mevsimi geçireceğiz. Doğal gaz çok temiz bir yakıt fakat Türkiye için hiç ekonomik olmayan bir yakıt türüdür. Çünkü çoğunu yurt dışından getirtiyoruz. Avrupa bizim yarı fiyatımıza ısınıyor. Bu ay faturalar geldiğinde, vatandaş nasıl bir dar boğazdan geçtiğimizi hissedecek. Esnaf da, şuanda aynı durumdadır.” dedi.

“İş yeri kapanışları, %6.2 oranında arttı”

Türkiye genelinde kepenk kapatan esnaf sayısının 110 bin 959’a ulaştığının altını çizerek, sözlerine başlayan Fevzi Pekcanlı, sözlerini şöyle tamamladı: “2019 yılının ilk 11 ayında, iş yeri kapanışları %6.2 oranında artış gösterdi. Bu kadar esnafın dükkanını kapattığı haberini okuyunca derin bir üzüntü yaşadım. 2002 yılında, Bülent Ecevit’e bir yazar kasa atma olayı yaşanmıştı. O krizi herkes hatırlar. Zannedersem bu kış da, iktidar partisinin il başkanlıklarına bu yazar kasa fırlatılacaktır. Herkes o pozisyonda. Tabii ki, bunu bir benzetme olarak söylüyorum. Böyle bir şeyin yaşanmasını asla istemem. Zor günlerden geçiyoruz. Edirne’de kapalı çarşılarımız var tarihi ve bu çarşılardaki dükkanlara zamlar yapılmaya çalışılıyor. Edirne sınır bölgesi, insanlar burada turist görünce alışveriş yapılıyor sanıyor. Ama buranın yerli esnafına bu turistlerin bir katkısı yok. Onlar büyük markalara marketlere gidiyor. AVM’lere kazandırıyor. Yerel esnafın bundan bir kazancı olmuyor. Devleti yöneten bürokratların bunu görmesi gerekir. Keşanlı esnaf da bunu bilir. Bunu gözeterek zam yapılmalı. Edirne’deki kalabalığın yerel esnafa bir faydası yok. Global firmalara katkısı var.”

(Haber: Deniz ÇİL)

 

Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere muhtarları "mücavir alan" ile ilgili nedenleri anlattı

Keşan Belediye Meclisi'nde görüşülerek, ilerleyen toplantılara bırakılan Gökçetepe, Mecidiye ve Sazlıdere köylerinin Keşan Belediyesi mücavir alanı içerisine dahil edilmesiyle ilgili görüş bildiren köy muhtarları, oluşturulacak komisyonun göz önünde bulundurmaları gereken noktalara dikkat çekti.

Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Gökçetepe Köyü Muhtarı Abdullah Kemik, talepleri iletilen köylerin Keşan Belediyesi mücavir alanlarına dahil edilmesinde, artı yönlerin ok daha fazla olduğunu belirterek, "Keşan Belediyesi'nin gündeme aldığı 3. madde ile ilgili, Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin imarının belediyeye devrolması veya belediyeye imar alanının genişletilmesi ile ilgili çalışmada tavsiye kararları alındı. Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye ilk bakışta eksilerle belediyeye başlayacağı görülüyor. Unutulmasın ki buralar da Keşan’ın bir parçası. Keşan turizmle bir şeyler kazanıyor. Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin içerisinde olduğu turizmle. Bu işe başlarken sadece artılar düşünülmez tabii, ama ileriki zamanda artılar, eksilerin kat kat üzerine geçecektir. Bugüne kadar hiç olmayan imar yolları açılacak, sıkıntılar büyük." dedi.

"Artık zamanının geldiğini düşünüyoruz"

Gökçetepe, Sazlıdere ve Mecidiye’nin de Keşan'ın birer parçası olduğunun altını çizen Kemik, "Bayramlarda, seyranlarda buraya gelecek olan gelirleri, ekonomik olarak Keşan’a katkılarını düşünelim. Buralar bayramlarda binlerce kişinin dolaştığı alan oluyor. Bir şeyi alırken belediyeler ve muhtarlıklar ticari amaçla yönetilemez, buralar hizmet yerleridir. İlk zamanlarda belediyenin sıkıntıları olabilir. Bizler artık bu işin zamanının geldiğini, bugünden sonra bir yerden başlamaları gerektiğini düşünüyoruz. Buradaki sahilleri ve imar durumunu, buradaki bütünlüğü hiç kimsenin elinin tersi ile itme lüksüne sahip değil. Burada kimsenin başka şeyler arama lüksü de yok. Eğer Keşan büyüyecekse, sahilleri ile birlikte büyüyecekse, biz turizme evet diyeceksek bu olaya mutlaka artı şeklinde düşüncelerin olması gerektiğine inanıyoruz. Keşan Belediyesi Erikli'yi alırken artıları ile mi aldı? Bayramlarda marketlerde ekmek veya diğer ürünleri bulamayanların hepsi Keşan'a gelip alıyor. İmarın orada yaygınlaştığını düşünürsek, bu vatandaşlar alışverişini orada yapamazsa yine Keşan’dan yapacak. Keşan’a faydalarını sadece belediyeye olarak düşünmemek lazım. Keşan’a katkısını çok olacağına inanıyoruz. Artık zamanının geldiğini düşünüyoruz." diye konuştu.

Balaban: "Biz buraya imar planı, alt yapı, içme suyu, yol ile ilgili çalışmalara 10 yılda yardımcı olursak, Keşan Belediyesi 5 yılda yapabilir"

Konuyla ilgili konuşan Mecidiye Köyü Muhtarı Ali Balaban da, kendilerinin, Gökçetepe ve Sazlıdere’den farklı olarak, biz daha önce belediye oldukları dönemde, farklı bir mücavir alan olduğunu ifade ederek, şunları söyledi; "Belediye ile ilgili çalışması vardı zaten. Mevcut mücavir alanı tekrar Keşan Belediyesi’ne bağlanması için bir çalışma yapılıyor. Fakat şimdi Keşan Belediyesi’nin ya da belediyelerin köylere göre olanakları çok farklı. Devletten ekipman desteği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan destekler geliyor. İmar çalışması ile ilgili daha hızlı işlemler yapabiliyor. Fakat köy muhtarlıkları bakanlıklarla, Kaymakamlık ve Valilik üzerinden yazışmalar yaparak izinler almak zorunda. Gelen hizmetler, daha kısa sürede gelir. Biz buraya imar planı, alt yapı, içme suyu, yol ile ilgili çalışmalara 10 yılda yardımcı olursak, Keşan Belediyesi 5 yılda yapabilir. Bize bu yönde artıları olur. Yaz aylarında günübirlikçiler geliyor. Çöpünü, pisliğini bırakıyorlar. Biz ‘kurduğun çadırı kaldır, çöpünü topla’ dedik mi ‘hangi hakla kaldırırsın’ denildiğinde vatandaş bir yönde haklı olur. Yazılı bir evrak verilmez, sadece kaldırın oradakileri denilir. Jandarma marifetiyle kaldırmaya çalışır. Jandarmaya da yazılı bir evrak gelmediği için iki eli bağlanıyor. Keşan Belediyesi’nin kendi mücavir alanları içerisinde yaşadık gördük. Zabıtayı gönderildiğinde, vatandaş çadırını çöpünün kaldırmadığı zaman 200-300 TL civarında kanuni bir cezası da oluyor. Zabıta ceza kesme yetkisine sahip, çadırları direk kaldırabiliyor. Erikli gibi bu yerlerinde belediyenin mücavir alana girmesi her şekilde artı yönü olacak. Keşan Belediyesi donanımlı araç-gereç hizmetleri ile bize hizmet verdiği zaman burada biz bu işin altından kalkarız, sahilimizi de kontrol altında tutabiliriz. Keşan Belediyesi’ne bağlanmadığımız sürece Mecidiye olarak tekrar belediyeyi geri alma şansımız olmadığı için bizim de iki elimiz taş altında kalır ve yoruluruz."

Özdemir: "Belediye burada zarar etmez"

Sazlıdere Köyü Muhtarı Mehmet Özdemir de, Sazlıdere Köyü'nün, Keşan Belediyesi'ne bağlanması noktasında fayda olacağını vurgulayarak, "Buranın öncelikle suyu var. Belediye o sudan da Erikli’ye, Yayla’ya kadar faydalanabilir. Hatta sahilde belediyenin kullanacağı yerler de var. Buraları bir şekilde kullanabilir ve gelir getirir. Belediyenin, sahillerde, köyde yaşayan insanların arsa vergileri, tapu-inşaat ruhsatları getirisi kadar, geliri de olur. Belediye burada zarar etmez, tabi bizim de faydamız olur. Artık sahil çok genişledi. Yaz aylarında buranın nüfusu 10 bin civarında oluyor. Bunun altından köy muhtarının kalkması çok zor. Orada Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı Feridun Tümer konuştu. Sazlıdere Köyü’de Keşan halkı. Çünkü Sazlıdere Köyü’nün, Keşan’da en az 40-50 haneye yakın yaşayan insanı var. Aynı zamanda Keşan halkı da yaz aylarında buraya gelip Belediye hizmetlerini görmek ister. Burada bir kısmının evi var, sahilde yazlıkları var. Bu insanlarda, belediye hizmetlerinin bu köye gelmesini isteyenler yani. Biz bunu o şekilde düşündük ve müracaat ettik. Erikli nasıl belediyeye bağlandıysa, biz de belediyeye bağlanmak istiyoruz. Keşan’daki bizim köylülerimiz olsun, gerek Keşan halkı olsun onlarda buraya gelip sahilden yararlanıyorlar. Onlarda sahilde daha güzel bir hizmet olmasını istiyorlar. Belediye bunları yapabilir. Bizim gücümüz yetmiyor ama belediye bunları yaparken her hizmetin bir karşılığı olur. Buralar mücavir alanına alınırsa hem belediye için iyi olur hem Keşan halkı için iyi olur. Keşan halkına iyi anlatmak lazım. Buraya hizmet gelirse hem belediye kazanacak hem de köy olarak biz kazanacağız." şeklinde konuştu.

Haber: İlker GÜREL

Keşanlı Kıbrıs Gazilerine Milli Mücadele Madalyası ve Beratı verildi

1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan tüm gazilere, KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) Bakanlar Kurulu Kararı ile "Milli Mücadele Madalyası ve Beratı" verilmesi kararı kapsamında, tüm Türkiye'de olduğu gibi Keşan'da da dün düzenlenen törende, Keşanlı 23 gaziye madalyaları ve beratları takdim edildi.

Saat 10.30 sıralarında, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Konferans Salonu'nda başlayan törene; Keşan Kaymakamı Nuri Özder, Garnizon Komutanı Albay Öztürk Mustafa Yılmaz, Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Edirne Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bilgin Özbaş, Keşan İlçe Jandarma Komutanı J.Kd.Bnb. Ahmet Barış Ulucanlı, Keşan İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin, Sosyal Hizmet Merkezi Keşan İlçe Müdürü Nergis Mustafapaşa, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı, Keşan Şehit Aileleri ve Gazileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ferhat Dönmez, gaziler ve aileleri katıldı.

Özbaş: "Bugün Doğu Akdeniz'de gemilerimiz ve uçaklarımız rahatlıkla dolaşıyorsa, bu sizlerin kahramanlığı ve cesareti sayesindedir. Fazlasıyla hak ettiğini madalyaların sizlere hayırlı olmasını diliyorum"

Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı'nın okunduğu törenin açış konuşmasını yapan Bilgin Özbaş, "Üzerinde yaşadığımız vatan topraklarının, önemi, jeopolitik konumu itibarıyla ülkemiz üzerinde emelleri olan dış güçlerin her zaman hedefi olmuştur. Bugüne kadar yapılan tüm savaşlarda, terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da, vatanın, birlik ve beraberliğimize yapılan tehditler, canlarını vermekten çekinmeyen aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafın boşa çıkarılmıştır. Bugün şanlı bayrağımızın altında hür bir şekilde yaşıyorsak, kahraman şehitlerimiz ve gazilerimize borçluyuz. Geçmişte göstermiş olduğunuz cesaret, bu toprakların vatan olmasını sağlamıştır. Sizleri için onur ve gurur kaynağı olan bu madalyalar, çocuklarınız ve torunlarınız için onur ve gurur kaynağı olacaktır. Bugün Doğu Akdeniz'de gemilerimiz ve uçaklarımız rahatlıkla dolaşıyorsa, bu sizlerin kahramanlığı ve cesareti sayesindedir. Fazlasıyla hak ettiğini madalyaların sizlere hayırlı olmasını diliyorum." dedi.

Dönmez: "Gaziliğin değerlerini topluma anlatmamız gerekiyor"

Daha sonra söz alan Ferhat Dönmez, Kıbrıs Barış Harekatı'nın önemine dikkat çekerek,"Yapılan zulmü bir gazi olarak Kıbrıs ziyaretimizde gördüm. Bu zulümleri nasıl yaptıklarına hala inanamıyorum. Barış Harekatı'nın anlamı çok iyi bilinmelidir. Askerlerimiz, orada onur ve gururla mücadele verdi. Gaziliğin değerlerini topluma anlatmamız gerekiyor. Bu anlamda gerekli çalışmaların yapılmasını umuyorum. Sadece gazilik unvanı ile madalya vermek değil, gazilerimize sahip çıkmak önemlidir." diye konuştu.

Madalyalar ve beratlar takdim edildi

Yapılan konuşmaların ardından, gazilere ve ebediyete uğurlanan merhum gaziler adına ailelerine madalyaları ve beratlarının teslimine geçildi. Ali Dinçtürk, Beytullah Ateş, Fikret Yüksel, Mehmet Küçükoğlu, Bilen Demir, Mehmet Göçer, Muhterem Mercan, Hasan Savran, Kazım Güroğlu, Mehmet Yılmazoğlu, Ömer Erginbaş, Kadir Can, Hüsmen Karaman, Mustafa Andaç, Fikri Oltan, Nizamettin Bıyıkoğlu, Hamdi Saltık'a madalya ve beratları takdim edilirken, merhum gazilerden Sadık Kılıç'ın madalya ve beratı eşi Hanife Kılıç'a, Emin Kuş'un madalya ve beratı Ayşe Kuş'a, Sabahattin Duman'ın madalya ve beratı ise Nesibe Duman'a takdim edildi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Şahinbaş, doğal gaz faturalarının makul seviyede gelmesi için önerilerde bulundu

Makine Mühendisi Yaşar Şahinbaş, yaptığı açıklamada, doğal gaz faturalarının makul seviyelerde gelmesi için önerilerde bulundu.

“Faturaların makul seviyelere gelmesi için binanızın mantolaması olmalı”

Isı yalıtımının iyi olduğu bir binada ısınmanın çok daha kolay ve tasarruflu olacağını belirten Şahinbaş, “Faturaların daha makul seviyelere gelmesi için binanızın mantolamasının olması gerekiyor. Peteklerde yeteri kadar büyük olmalı. Küçük petekle yarım saatte ısınan bir daire, büyük petekle 15 dakikada ısınır ve geri kalan süre bize tasarruf sağlar. Bir de kombinin özellikli olması gerekiyor. Tam yoğuşmalı ve çift yoğuşmalı kombilerin tercih edilmesi gerekir. Bu da, bizim için sudan tasarruf sağlar. Oda sıcaklığını 22 dereceye ayarladığımızda, kombi durur ve oda sıcaklığı düşene kadar bu süre korunur. Isı yalıtımı iyi yapılmış bir binada da bu bize bir tasarruf olarak döner.” dedi.

“Kombinizi, 22 dereceye ayarlayın”

Doğal gaz kombisinin 22 dereceye ayarlanması gerektiğinin altını çizen Yaşar Şahinbaş, sözlerini şöyle tamamladı: “22 derece makul bir derecedir. Projelerimizi de, 22 dereceye göre ayarlıyoruz. Doğal gaz yanarken, evde uzun kollu bir üstle oturulmasında fayda var. Kombimizi 25 dereceye çıkarıp, kış mevsiminde evde tişörtle oturmak, bize tasarruf sağlamayacaktır. Bu israf olur. Kışın neden kısa kollu gezelim ki? Kombisini sonuna kadar açıp, ev sıcak olduğu için camları açanlar var. Bu israftır ve gökyüzünü ısıtamayız. 22 derece teknik olarak makine mühendislerinin bize vermiş olduğu değerdir. İnsanın vücut sıcaklığı 22 dereceye alışmalı. Halkımız sobadan doğalgaza geçince, sobanın sıcaklığını hissetmek istiyor. Sobanın sıcaklığı 28-30 dereceleri bulur. Buna gerek yoktur. Diğer odalara geçtiklerinde de doğal olarak hasta olurlar. Kısacası kombimizi 22 derecede ve sürekli kullanıyor olmak, ısınmamız için bize yeterlidir.”

(Haber-Foto: Nilüfer ÇELİK)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar