Son Dakika
Bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti --Kıbrıs Gazisi Ali Biçer, harekatın 44.yıldönümünde anılarını anlattı __2 otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü 5 kişi yaralandı __Tekin Keşan'a, Akcan Havsa'ya atandı __Uybaş, sezonu değerlendirdi ve su sorununa dikkat çekti __Mercan Sokak esnafı 1 yıldır yol bekliyor __Engelli Yılmaz Sancar: "Devlet Hastanesi'nde engelli raporu için benden ücret talep edildi" __“Trol ve gırgır tekneleri, Enez Limanı’nı kullanmayacak” __Keşan TSO üyelerine, e-ticaret semineri verildi __Uzunköprü, Türkiye’yi temsil ediyor -
“Dijitalleşme ve E-Ticaret Konferansı” dün, gerçekleştirildi

“Dijitalleşme ve E-Ticaret Konferansı” dün, gerçekleştirildi

TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), Trakya Kalkınma Ajansı, Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası), Keşan Ticaret Borsası, İpsala Ticaret Borsası ve E-Ticaret Merkezi A.Ş. işbirliğinde düzenlenen “Dijitalleşme ve E-Ticaret Konferansı” dün gerçekleştirildi.

Keşan TSO Konferans Salonu’nda başlayan konferans, saat 11.00 sıralarında başladı.

Konferansa; Türkiye E-Ticaret Meclisi Başkan Yardımcısı Merter Özdemir, Sefamerve Ceo’su Mehmet Metin Okur, TOBB Sektörler ve Girişimcilik Daire Başkanı Ozan Acar Ekonomist Sami Altınkaya, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Günay, Trakya ve Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Keşan TSO Meclis Başkanı Yüksel Alioğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, oda ve borsaların temsilcileri ile öğrenciler katıldı.

Altınkaya: “Zeybek oynamayı

bırakıp halay çekme zamanı geldi”

Konferansta, konuşan Altınkaya, Keşan’da birlikte olunmasının çok ciddi nedenlerinin olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Trakya’nın artık, entegre olunması gerekiyor. Sanayinin kalkınmasında birlikte hareket edilmesi ve ortak aklın harekete geçirilmesi gerek. Artık zeybek oynamayı bırakıp halay çekme zamanı geldi. Trakya kendi markalarını dünyaya nasıl duyuracak? E-ticaret, e-ihracat yapabilir. Türkiye ve tüm dünya pazarlarına açılabilir. Ama markaların doğru ve kaliteli üretimi, dünya standartlarında üretim yapılması önemli. Trakya için çıkış yolunu aramalıyız. Nasıl büyümek ve hangi sektörlerde gelişeceğimizi iyi belirlemek lazım. Şehirlerin birbiriyle entegre olması lazım. Çıkış yolu marka olmaktan geçiyor.  Bugün ihracatın en kolay yolu e-ticaret. Dünyanın büyük ülkeleri bunu yapıyor. Biz neden yapmayalım. Türkiye’de e-ticaret rakamları çok düşük. Bunu yükseltmemiz lazım. Çin sadece e-ticaretten 2,5 milyar dolar para kazanıyor. Bu neden Türkiye’de olmasın. Türkiye’deki boşluk da Trakya’dan doldurulabilir. Bizim peynirimiz, yoğurdumuz, yağımız var. Dünyaya satacağımız pek çok ürünümüz var. dünyayı yeniden keşfetmemek lazım.”

Helvacıoğlu: “Trakya’nın e-marketini

oluşturmak üzere fitili Keşan’dan yakıyoruz”

Konferansta söz alan Mustafa Helvacıoğlu da, şunları söyledi: “Keşan’da önemli bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. İş dünyasını dijital döneme hazırlıyoruz. Tüm Trakya’nın e-marketini oluşturmak üzere fitili Keşan’dan yakıyoruz. E-ticarette Keşan’a ayda 20 bin-25 bin paket geliyor. Keşan’da ise %10’u kadar giden var. Yani gelenle giden arasında fark büyük. Bu önemli bir kayıp biz de e-ticareti geliştirmek için gerekeni yapmalıyız. Dünya bu yönde ilerliyor. Keşan’dan neler satabileceğimizin hazırlığını yapmalıyız. Geleceğe hazırlanmalıyız. Üyelerimizi e-ticarete hazırlayacağız.”

Günay: “Farkındalık yaratıp

dünya ile entegre olmalıyız”

Günay’da, Keşan’da önemli bir program gerçekleştirdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu: “Ev sahibi Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’na vizyonundan ötürü teşekkür ediyorum. Esas hedefimiz e-ticaret ile alakalı üyelerimizin dikkatini çekmek. Üyelerimizin kat edeceği çok fazla yol var. Farkındalık yaratıp dünya ile entegre olmalıyız.”

Şahin: “2018’nin ilk e-ticaret

seminerini Keşan’da yapıyoruz”

Mahmut Şahin ise, 3 senedir e-ticaret seminerleri düzenlediklerinin altını çizerek, şunları söyledi: “İlkini Çorlu, ikincisini Edirne’de ve 3.’sünü yine Çorlu’da düzenlemiştik. 2018’nin ilk e-ticaret seminerini Keşan’da yapıyoruz. Amacımız Keşan’ın e-ticaretini geliştirmek. Trakyalılar olarak bu işi yapmalıyız. Bu pastadan biz de pay almalıyız.”

“KONFERANSIN İKİNCİ BÖLÜMÜ…”

Konferansın ikinci bölümünde; Özdemir, Okur ve Acar katılımcılara konu ile ilgili bilgi ve tecrübelerini aktardı.

Okur: “Geçmişten ders almak için bilgiyi biriktiriyoruz”

Okur, konuşmasında şunlara yer verdi: “Keşan TSO tarafından markalaştırılan İpsala Pirinci’ni dışarıya satmanın yollarını aramalıyız. Geçmişten ders almak için bilgiyi biriktiriyoruz. Ne için dijitalleşiyoruz? Biriktirdiğimiz bu bilgileri ölçebilmek için. Matematik geleceğin en önemli sektörü olacak. Ölçümleyemeyeceğim hiçbir şeye yatırım yapmam. Yeni dönemde başarıyı yakalamak için hızlanmak ve işi optimize etmek gerekiyor. Daha az depo, daha az iş gücü ve daha az reklam ile işi yürütemeyen şirketler artık var olamayacak.”

Acar: “Dijitalleşme ile birlikte

farklı iş kolları ortaya çıkacak”

Acar’da, konuşmasında şunları söyledi: “Keşan diğer birçok ilçeden farklı konumda. Lojistik anlamında avantajlı, Türkiye'nin her konuda en zengin bölgesinde, tarımsal kapasitesi inanılmaz fazla. O zaman bu bölgede niye sanayileşme olmasın. Bu kapsamda, dijitalleşme ve sanayileşme anlamında bölgenin önü oldukça açık. İş süreçlerinde nasıl dijitalleşmeye geçilecek bunları tasarlamamız gerekiyor. Önemli bir konu da; dijitalleşme ile birlikte insana daha az ihtiyaç duyulacağı algısı. Sanayi devrimi dönemleri gibi süreçlerde de hep bu konuşuldu. Fakat insana her zaman ihtiyaç olacak. Dijitalleşme ile birlikte farklı iş kolları ortaya çıkacak.”

Özdemir: “İnsana her zaman ihtiyaç olacak”

Merter Özdemir de, konuşmasında şunlara yer verdi: “Yeni dönemde merkezden kitleye kayan bir süreç yaşıyoruz. Eskiden firmalar ARGE birimlerini kendi içlerinde kurar ve barındırırlardı. Yeni dönemde platform devrimi yaşanıyor. Büyük şirketler açık inovasyona yönelmiş durumda. İnsana her zaman ihtiyaç olacak. Yeni mesleklere ihtiyaç duyulacak. Matematik çağın değişmezi olacak ve önemi artacak. Burada önemli olan, işleri eski sistem ile mi yürütmeye çalışacağız, yoksa yeniye geçiş mi yapacağız? Buna karar vermek gerekiyor.”

Konferans, konuşmacıların katılımcıların sorularını cevaplandırmasının ardından sona erdi.

(Deniz ÇİL)

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti --

İspat Cami Mahallesi Paşayiğit Caddesi üzerinde, 19 Haziran 2018 Perşembe günü saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda, bıçakla yaralanan kişi, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

İddiaya göre; Daha önce aralarında husumet bulunan Osman Kara (43) ve Emre Pirinçustası(28), Paşayiğit Caddesi üzerinde karşı karşıya geldi. Burada tartışmaya başlayan ikiliden Prinçustası, hurda toplamada kullandığı bıçağı cebinden çıkartarak Osman Kara'ya sapladı ve olay yerinden kaçtı. Aldığı bıçak darbesiyle kan kaybeden Kara ise aracına binerek işyerine gitti.

Asayiş kısa sürede yakaladı

Kanlar içerisinde araçtan inen Osman Kara'yı kanlar içerisinde görenler, Kara'yı hemen Keşan Devlet Hastanesi'ne götürdü. Osman Kara, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kara'nın cesedi otopsi için hastane morguna konuldu. EmrePirinçustası ise olaydan kısa süre sonra polis tarafından yakalanarak, gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek mahkemeye çıkartılan Pirinçustası, tutuklanarak cezaevine konuldu. Öte yandan, Osman Kara'nın, otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan cenazesi, Keşan Hacı Mümine Özkaya Camii'nde ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından asri mezarlıkta toprağa verildi.

Haber MERKEZİ

Kıbrıs Gazisi Ali Biçer, harekatın 44.yıldönümünde anılarını anlattı __

Kıbrıs Gazisi Ali Biçer, yaptığı açıklamada; Kıbrıs Barış Harekatı’nın 44. Yıldönümü nedeniyle, anılarını anlattı.

“7 tezkereci arkadaşımız

vardı ve hayatlarını kaybetti”

Kıbrıs Barış Harekatı’nda yaşadıklarını anlatarak, sözlerine başlayan Biçer, “Acemi birliğimin ardından usta birliğine geçtim ve Kıbrıs Harekatı başladı. Gemiye binene kadar bize bir şey söylemediler. Gemide komutanlarımız ‘Harekata çıktık. Gazamız mübarek olsun’ dediler. Sabaha karşı harekat başlamış oldu. Gemiden iner inmez ateşle karşılaştık. Burada 7 tezkereci arkadaşımız vardı, 7’si de hayatını kaybetti. O dönemde genciz ve kafamıza bir şeyi takmıyorduk. O dönemde bugünleri görüp-görmeyeceğimi bile düşünmedim. Öyle bir hava vardı. O günkü şartlarda G-1 tüfeklerle çatışmaya giriyorduk. İki şarjör ateş ediyoruz, silah tutukluk yapıyordu. Vurulan arkadaşımızın silahını alıyorduk. Bataryalarımız bitti, irtibat kesildi. Sabaha kadar bir birimizi doğradık.” dedi.

“Ya denize atlayacaktık ya da ölecektik”

Ali Biçer sözlerine şöyle devam etti: “2 harekata kalktığımızda, bir çatışmaya girdik. İki tepelik arasında bir alan. Kafasını kaldıran vuruluyordu. 3 arkadaş söz konusu alanda bulunan deniz boyundaki bir patikadan tepelik alanı geçmek istedik. Bizi fark ettiler ve ateş açtılar. Ya denize atlayacağız ya da öleceğiz. Yaklaşık 25 metre yükseklikten denize atladık. Karaya çıktığımızda yüzmeyi bilmediğimiz ortaya çıktı. Denizden nasıl çıktığımıza hâlâ anlam veremiyorum. Bu olayı hiç unutamadım. Karaya çıktığımız alanda bir taşı siper yaptık ama o kadar şiddetli ateş ediyorlardı ki kaya parçalandı. Daha sonra takviye birliklerimizin desteği ile kurtulduk. Harekatta yaşananlar çok farklıydı. Savaş iyi bir şey değil.” şeklinde konuştu.

“Rumlar gelmiş, erkekleri ve kadınları kesmiş”

Biçer, sözlerini şöyle tamamladı: “Kıbrıs Barış Harekatı’nda oradaki halkın Türk askerine bakışı çok iyiydi. Rumlar gelmiş, erkekleri ve kadınları kesmiş. Biz son anlarda onlara can olduk. Ancak daha sonra halk değişmiş. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra ziyaret amaçlı adaya gittim. Türk askerine olan sempati kaybolmuş. Bununla karşılaştım. Benim kucağımda orada 20 arkadaşım vefat etti. Kurtuldular ve her şeyi unuttular. Unutabilirler ama Kıbrıs, Türkiye için stratejik bir noktada. Bugün olsa yine oraya giderim. Zor bir dönem geçirdik, benim için unutulmayan bir süreçtir.”

(Deniz ÇİL)

 

 

 

2 otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü 5 kişi yaralandı __

Keşan-Malkara yolunun 2. kilometresinde bulunan kavşakta, dün saat 16.00 sıralarında meydana gelen trafik kazasında, 1 kişi hayatını kaybederken 5 kişi de yaralandı.

İddiaya göre; Malkara'da Keşan'a giden Selfet Doğan (36) yönetimindeki 34 VH 6882 plakalı otomobil, yolun 2. kilometresinde bulunan kavşağa geldiği sırada, aynı istikamette giden ve kavşaktan dönmek için sola dönüş yapmak isteyen Ali İşlek (66) yönetimindeki 59 PH 042 plakalı otomobile çarptı. 34 VH 6882 plakalı otomobilin takla attığı kazada; sürücüler Doğan ve İşlek'in yanı sıra; Yasin Yıldız (27), Cengiz Aydemin (52), Emine İşlek (61) ve Emine İşlek (6) yaralandı. Yaralılar, olay yerine çağırılan ambulanslar ile Keşan Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan, durumu ağır olan Ali İşlek, yapılan tüm müdahalelerin ardından kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Haber MERKEZİ

 

 

Tekin Keşan'a, Akcan Havsa'ya atandı __

Keşan İlçe Emniyet Müdürü Zafer Akcan Havsa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atanırken, 2. Sınıf Emniyet Müdürü olan Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin de Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandı.

3. Sınıf Emniyet Müdürü iken Yüksek Değerlendirme Kurul Kararı, İçişleri Bakanlığının 6 Temmuz 2018 tarihli Oluru ile 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi eden Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Tekin, Edirne İl Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. Tekin, Valilik Makamı'nın 18 Temmuz 2018 tarihli oluru ile de Keşan İlçe Emniyet Müdürü olarak atandı. Yapılan atama ile 29 Ağustos 2018 tarihinde Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü görevine başlayan Zafer Akcan ise Havsa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Öte yandan, Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü görevinin ardından İpsala Kara Hudut Kapısı Şube Müdürü olarak görev yapan Edirne İl Emniyet Müdür Yardımcısı 2. Sınıf Emniyet Müdürü Göksel Demiralp de Uzunköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne atandı. Haber

İlker GÜREL

Uybaş, sezonu değerlendirdi ve su sorununa dikkat çekti __

Kudret Gayrimenkul Sahibi Kudret Uybaş yaptığı açıklamada; Erikli’deki sezonda hareketliliğin yaşanıp-yaşanmadığı ve yıllardır devam eden su sorunu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Sezon şuana kadar beklentilerimizi karşılamadı”

Yaz sezonun gelmesiyle birlikte Erikli’de hareketliliğin yaşanıp-yaşanmadığı hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sözlerine başlayan Uybaş, şunları söyledi: “Erikli’de 15 Temmuz’a kadar istenen doluluk oranına ulaşamadık. Haziran ayında ve 10 Temmuz’a kadar ki, süreçte havaların yağmurlu olması, esnaf açısından iyi olmadı. Kısacası, sezon şuana kadar beklentilerimizi karşılamadı.”

“Festivallerin başlamasıyla,

yüzde 100’lük doluluk oranına ulaştık”

Kudret Uybaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erikli’de festivallerin başlamasıyla birlikte hareketlenmeler başladı. Festivallerin olması nedeniyle, Erikli’de yüzde 100’lük bir doluluk söz konusudur. Gençlerin olduğu bir yoğunluk yaşanıyor. Ağustos ayında bir festival daha var ve yine yoğunluk yaşanacaktır. Ayrıca, birçok memurun ve özel sektörde çalışanların 20 Temmuz’dan sonra izin aldığını görmekteyiz.

Herhangi bir aksilik olmaması durumunda ağustos ayının sonuna kadar yoğunluk olacaktır.”

“Erikli’de su sorunu yaşanıyor”

Erikli’de yaşanan su sorunu bu yıl daha fazla yaşandığını belirten Uybaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Evlere artık, tankerle su taşımak zorunda kalınıyor. Bu sorun haftasonu katlanarak devam edecektir. Bölgemize, festival için ek olarak, 10 bin insan gelmesi nedeniyle, sorun daha fazla kendisini hissettirecektir. Kooperatif yetkililerinde ve ilgililerden ekstra bir çaba gösterilmesini bekliyoruz. Erikli’de su sınırlı şekilde veriliyor. Alt yapı sorunu artarak devam ediyor. Yetkililerin sorunu çözmesini bekliyoruz.”

(Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar