Son Dakika
Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan: "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"Oktay Bozkurt, delegelere, “İnce” çağrısında bulundu “Üretici için iyi bir sezon olmadı”Yeniden yapılandırmada başvurular 3 bini aştıGüpegündüz attılar ve gittilerErikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi yöneticileri, gündemdeki konuları değerlendirdiDurak, Sazlıdere’de bugün yapılacak toplantıya bölge halkını davet ettiSu havuzu, çiçeklik olduKorkuluklar kot farkında eridiAktaş: “İkinci el piyasasında, bayram öncesi hareketlilik bekliyoruz”
“Devlet, litresi 6 liraya satılan benzinden 3,72 lira vergi alıyor”

“Devlet, litresi 6 liraya satılan benzinden 3,72 lira vergi alıyor”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Keşan İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’deki ekonomik veriler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Devlet, litresi 6 liraya satılan

benzinden 3,72 lira vergi alıyor”

Dünya’nın en pahalı benzin ve motorinini kullanan ülkeler sıralamasında 193 ülke içinde ilk sıralarda yer alan Türkiye’nin bu konudaki liderliğini yıllardır sürdürdüğü belirtilen açıklamada, şunlara yer verildi: “Siyasi iktidar tarafından döviz kuru ve uluslararası ham petrol fiyatları bahane edilerek akaryakıt ürünleri üzerinden yüksek vergi geliri elde edilmektedir. Her geçen gün el yakan benzinin litre fiyatına 2000 yılında bir vatandaş ortalama 0,58 lira öderken, 2017 yılında 5,70 lira ödedi. 17 yılda benzinin litre fiyatının %1000 oranında arttığı ülkemizde trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısı, 2000 yılında 8,3 milyon iken; 2018 yılında 22 milyona 200 bine ulaştığı resmi verilerde de görülmektedir.

Dünya’nın en pahalı benzinini kullanan ülkelerden birisi olmamızın sebebi, benzin ve motorini başka ülkelerden ithal etmemiz değil, Türkiye’de akaryakıtın üzerine eklenen ve giderek artan vergilerdir. Devlet hem özel tüketim vergisi hem katma değer vergisi hem de bununla birlikte ÖTV’nin KDV’si, yani verginin vergisini alıyor. Bir litre benzin üzerinden ortalama % 62, motorinde ise, %52 vergi alınmaktadır. Bu veriler ışığında litresi 6 liraya satılan benzinden devlet 3,72 lira vergi almaktadır.”

“Benzin fiyatının yüksek olması kurla değil; Maliye

Bakanlığı’nın uyguladığı %62’lik vergiyle ilgilidir”

Açıklama şöyle devam etti: “2008 yılı Temmuz ayı ham petrol varil fiyatı 147 dolar iken, benzin pompa fiyatı 3,50 TL, motorin ise 3,19 TL iken 2017 yılı Ekim ayı ham petrol varil fiyatı 56 dolara düşmesine rağmen, benzin pompa fiyatı 5,60 lira, motorinin fiyatı 5,20 lira yükseltilmiştir. 147 dolardan 56 dolara düşen ham petrol fiyatının 3’te 1 fiyatına inmesine rağmen 3,50 TL olan benzinin litresinin 5,60 liraya vergi artışlarıyla yükseltilmesi vatandaşın aklına şu soruyu getiriyor: ‘Maliye Bakanlığı bizi soyuyor mu?’ Bu yanlış mali politikaların sunucunda ise akaryakıt üzerinden devletin büyük rant elde etmek için vatandaşı mağdur ettiği ekonomiyi de sekteye uğrattığı görülmektedir. Şu anda kullandığımız benzin fiyatının bu denli yüksek olmasının nedeni tam olarak dolar ya da petrol kurları değil, Maliye Bakanlığı’nın akaryakıta uyguladığı %62’lik yüksek vergi oranıdır. Vergili akaryakıt fiyatlarında lider olan Türkiye, vergisiz fiyatlarda Avrupa’nın en ucuz benzin fiyatına sahip ülkelerden birisidir.

Dünya’da benzin fiyatı en pahalı ülkelerden biri olan Norveç’in kişi başı milli geliri 95.000 dolar. Türkiye’de kişi başı milli geliri 10.000 dolar. Yani Norveçli biri yılda 95.000 dolar kazanırken benzinin litresine 6 TL ödüyor, Türkiye’de bir vatandaş yıllık 10.000 dolar kazanırken benzinin litresine 6 TL ödüyor. Kişi başı milli gelir ile benzin fiyatlarını kıyaslayınca Türkiye yine açık ara birinci. Bu adaletsizliği ortadan kaldırmak için akaryakıt ürünlerindeki vergi sisteminde düzenleme yapılması vatandaş lehine olumlu sonuçlar doğuracaktır.”

“Yat ve tekne sahiplerine her türlü desteği sağlarken

çiftimize neden bu imkanları sağlamamaktadır?”

Ulaşım her vatandaşın temel hakkı olduğu gibi önemli bir gereksinim olduğuna kayıt düşülen açıklamada, şöyle denildi: “Akaryakıt üzerinden alınan bu yüksek ve dengesiz vergiler vatandaşların hakkı olan ulaşım özgürlüklerini sınırlandırmakta ve ekonomik faaliyetlerini de kısıtlamaktadır. Akaryakıttan alınan bu yüksek vergiler kaçak akaryakıt tüketimini arttırmakta, hatta teşvik etmektedir.

Akaryakıt fiyatları tüm sektörleri ve tüm ürünlerin fiyatlarını belirlemesi açısından dolaylı olarak, 80 milyon vatandaşı, 22 milyon araç sahibini ise direk olarak ilgilendirmektedir. Yani akaryakıt hayati bir öneme sahiptir. Bu durum sadece benzinde değil; motorinde de karşımıza çıkmaktadır. Motorine gelen zamlar tarım sektöründeki üreticiyi de tüketiciyi de olumsuz etkilemektedir. Çiftçimiz tarım mevsimi gelmesine rağmen tarlalarını işleyemez duruma gelmiştir. Bunun en büyük müsebbibi AKP hükümetidir. ‘Köylü milletin efendisidir’ anlayışıyla yönetilen bir ülkeden köylüyü ve çiftçiyi her fırsatta sömüren, üretime izin vermeyen, samanı bile dışarından ithal eden bir ülke haline geldik.

AKP hükümeti yat ve tekne sahiplerine her türlü desteği sağlarken çiftimize neden bu imkanları sağlamamaktadır?”

“CHP iktidarında hem Keşan hem de

Türkiye müreffeh bir hayata kavuşacak”

Açıklama şöyle sonlandırıldı: “Son olarak, Çarşamba ve Perşembe geceleri yine motorine arka arkaya 30 kuruş zam yapıldı ve buna rağmen büyüme masalları anlatıldı. AKP hükümeti döneminde nefes alıp verdikçe zam haberlerini duymaya alıştık. Görüyoruz ki, artık tuz kokmuştur! CHP iktidarında bunu durduracağız, milletimizin soyulmasına müsaade etmeyeceğiz. CHP iktidarında hem Keşan hem de Türkiye müreffeh bir hayata kavuşacak. Ulaşım gibi temel bir ihtiyaç lüks olmayacak, CHP her zaman üreticinin yanında olacak. Köylü yine milletin efendisi, başımızın tacı olacak!”

(Haber Merkezi)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan: "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"

Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan, Keşan S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüs Taşıyıcılar Kooperatifi ortakları tarafından kurulan KETUS (Keşan Toplu Ulaşım Sistemi)'a alınan 2 aracın satışa çıkartılmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Büyükkayhan, dernek başkanı olarak göreve geldiğinde, engellilerin Çanakkale gezisi için KETUS A.Ş.'ye başvurduğunu ve şirket yönetiminin hiçbir talepte bulunmadan engelli vatandaşları Çanakkale'ye geziye götürdüğünün altını çizerek başladığı açıklamasında, bu konuda KETUS A.Ş. yönetimine bir kez daha teşekkür ettiğini söyledi. Bahse konu gezi sırasında, engelli vatandaşların taşınabilmesi adına en azından TOKİ ile Halk Ekmek arasında bir güzergah belirlenebileceği yönünde bir talepte bulunduğunu dile getiren İsmail Büyükkayhan, "Bunu tamamen ücretsiz yapmasalar da olurdu. Ancak bu işlem bir türlü gerçekleşemedi. Bu konuyu Keşan Belediye Başkanımıza ilettiğimde bazı hukuksal problemler olduğunu, bunları aşmak için çalıştıklarını, aştıkları andan itibaren engellilerin yanında olmak için çaba gösterdiklerini söylemişti. Fakat şimdiye kadar bir sonuç alınamadı." dedi.

" Mecburen araçları satışa çıkartmış oluyor"

Engelli vatandaşların bu süreçte, KETUS A.Ş. tarafından alınan araçlardan yararlanma şanslarının olmadığına dikkat çeken Büyükkayhan, "Bunun asın nedeninin, hukuksal problemin çözülmemesi olduğunu düşünüyorum. KETUS bu araçlara para ödedi ve araçlar çalışmadığı halde taksitlerini ödüyor. Mecburen de araçları satışa çıkartmış oluyor. Bu, onlar için gayet doğal. Çalışmayan bir malzemeye ölü yatırım yapılmaz. Ben de bir ticaret adamı olsam belki ben de aynı şeyi düşünürü.m. Biran önce KETUS ve belediye arasındaki problemin çözülerek engelli ve yaşlılar için diğer ile ve ilçelerde olduğu gibi halkın menfaatine işlem başlamasını bekliyoruz. Belediye seçimlerinden önce inşallah bu iş olacaktır. Belediye Başkanımızın da bize bu fedakarlığı göstereceğinden hiç şüphem yok." diye konuştu.

"Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"

KETUS A.Ş.'nin araçları satmasıyla ilgili plaka ve güzergah belirlenmesinin etken olabileceği yönündeki söylemleri hatırlatan İsmail Büyükkayhan, bu konunun Keşan Belediye Meclisi toplantılarında dile getirilmediğini ifade ederek, şunları söyledi; "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir. Nasıl ki TBMM, aldığı kararları Türkiye sınırları içerisinde uyguluyorsa, yerelde Belediye Meclisi de aldığı kararları ilçe sınırları içinde uygulayabilir. Alacağı kararlar da her zaman halkın menfaatinedir." 

İlker GÜREL

 

Oktay Bozkurt, delegelere, “İnce” çağrısında bulundu

 

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne eski İl Başkanı Oktay Bozkurt yaptığı açıklamada; kurultay delegelerinin, halkın çağrısına cevap vermesi gerektiğini ve değişim kurultayı için imza vermeleri gerektiğini kaydetti.

“Delegelerimiz, halkın çağrısına cevap vermeli”

Açıklamasına, “Sevgili yol arkadaşlarım, başlamış olan kurultay çağrımız Türkiye'nin gerçeklerini gören delegelerimizce karşılık bulmuş ve ilk günden 350 imzayı geçmiştir.” diyerek, başlayan Bozkurt, şunları söyledi: “Yeterli imza olmasından çok sevindirici olan, koltuk hesabı olmadan siyasi kariyer hesabı olmadan değişim ihtiyacına yürekleri ile katılan delegelerimiz olmasıdır. Bülent Ecevit’in genel başkanlığa geldiği gibi halkın isteklerine yanıt veren bir Cumhuriyet Halk Partisi delegasyonu o yıllarda olduğu gibi %40 barajını yıkıp geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi adında da geçtiği gibi halkın partisidir. Halkın çağrısına cevap vermek tüm delegelerimizi bir görevdir.”

“Değişim kurultayına imza verilmesini istiyorum”

Oktay Bozkurt sözlerine şöyle devam etti: “Tek adam rejimine, karşı muhalefet etmek kolay olmayacaktır. Bu görevi yıllar sonra ‘bu adam baş eder’ dediğimiz Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce üstlenmelidir. Cumhurbaşkanı olarak, görmek istediğimiz ve Türkiye'yi gerçek kimliğine kavuşturacak diye inandığımız Muharrem İnce'yi Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek kimliğine büründürecek kişi olarak görmemek zaten en büyük hata olacaktır. Bu bilinç ile tüm delegelerimizin bizlere 16 yıl sonra muhalefet olarak, kaç oy alacağımız değil; nasıl kazanacağımızı gösteren Muharrem İnce'nin genel başkan olması için değişim kurultayına imza vermelerini dilerim.”

“Delegelerimize çağrım, değişim hareketine katılmalarıdır”

Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu çağrıyı daha önce de yapmış bir eski il başkanı olarak, bu değişimin siyasi kayıpların ve kazançların değil, halkın kazanç ve kayıpları ile sonuçlanacağını tekrar hatırlatmak isterim. Mesele parti içi mesele değil; tam olarak Türkiye meselesidir. Türkiye'nin kazanması için yapmış olduğum çağrı için siyasi kayıp yaşamış biri olarak kendimi çok gururlu ve onurlu hissetmekteyim. Bunu zaman bize Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanı adayı olarak Türkiye'ye yakışan bir aday kazandırması ile daha da derinden hissettim. Yeni yönetim sistemi ile seçim süreçlerinde artık partinin kurumsal yapısının yanında güçlü lider ve halkın lideri ihtiyacı çok açıktır. İşte tam olarak bu sebep ile Muharrem İnce’yi partimize genel başkan olmasının yanında cumhuriyetimize, kişisel haklarımıza, özgürlüğümüze, halkımıza önderlik etmesi için delegelerimize çağrım bu değişim hareketine katılmalarıdır.”

(Deniz ÇİL)

 

 “Üretici için iyi bir sezon olmadı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan, yaptığı açıklamada; hububat hasadı hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sezonun üretici açısından iyi olmadığını kaydetti.

“Döviz kurundaki yükseliş,

girdi maliyetlerini %30 arttırdı”

Hububat üreticisi açısından iyi bir sezonun geçmediğini belirten Darcan, şunları söyledi: “Verimler düşük. Sap da zayıf ve balya sıkıntısı var. Çok iyi bir sezon değildi. Sezon ortasında yağmurların yağması sıkıntılı bir süreçti. Rekolte beklentilerin altında kaldı. Fiyat açısından baktığımızda ise diğer yıllara göre verilen fiyat iyiydi. Geçen yılki fiyatlara %12 artış yansıtıldı. Fiyat güzel ama döviz kurunda yükseliş girdi maliyetlerini yaklaşık %30 arttırdı. Gelen zamlara göre fiyat düşük kaldı. Ekim sezonunda artışları yakından hissedeceğiz. Mazot, gübre ve ilaçta müthiş bir artış var. Yeni sezonda bunlar karşımıza çıkacak.”

“Çimlenmeden dolayı TMO’nun

ürün almama sorununu çözdük”

Hüseyin Darcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çimlenmeden dolayı TMO ürün almıyordu ama bu sorunu çözdük. TMO ile görüşmelerimiz oldu. Şu anda çimlenmedeki %4 oran, %10’a çıktı. Yemlik sınıfından alacaklar. Ufak bir fiyat düşüşü yaşandı. Söz konusu oran geri çevrilenler için iyi bir rakam. Vatandaşın elinde ürün kalacağını düşünmüyorum.”

“Ayçiçeği üretimi açısından sıkıntı gözükmüyor”

Ayçiçeği üretimi hakkında değerlendirmede bulunan Darcan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ayçiçeği üretimi açısından şu anda her hangi bir sıkıntı gözükmüyor. Yağışların zamanında meydana gelmesi faydalı oldu. Ancak hasat sezonuna daha belirli bir zaman var ve neler yaşanacağını kestiremeyiz. Çeltikte de sıkıntımız yok. Örtü altında değiliz, doğaya müdahale etme şansımız yok. Aşırı sıcaklar ayçiçeğini etkiliyor.” 

(Deniz ÇİL)

Yeniden yapılandırmada başvurular 3 bini aştı

 

18 Mayıs 2018 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında, borçlarını yapılandırmak isteyenler için süreç devam ediyor.

31.03.2018 tarihine kadar olan borçları ve beyana tabi vergilerde 31 Mart 2018 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameleri kapsayan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamındaki yeniden yapılandırma başvuruları yoğun şekilde devam ediyor. Bahse konu kanun ile ilgili olarak Keşan merkezin yanı sıra, belde ve köylerinde de bilgilendirici çalışmalar yürüten Keşan Vergi Dairesi Müdürlüğü, kanun kapsamında borçlarını yapılandırmak isteyen vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor. Kanun kapsamında başvuru sayısının 3 bini aştığı tahmin ediliyor.

İlker GÜREL

Güpegündüz attılar ve gittiler

İspat Cami Mahallesi Muhtar Ali Çevikel Caddesi üzerindeki boşluk alana, güpegündüz gayet doğalmış gibi atılan koltuklar tepki çekti.

Muhtar Ali Çevikel Caddesi üzerinde, gündüz vakti, taşıdıkları eski koltukları herkesin şaşkın bakışları arasında, daha önce park yapılacağı yönünde açıklamaların yapıldığı, ancak hurdalıktan kurtulamayan alana atan kişilerin, daha sonra da hiçbir şey olmamış gibi oradan ayrılması tepki çekti. Vatandaşların uyarısına rağmen atılan koltuklar, uzun süredir hala aynı yerde dururken, ilgili mercilerin bu konuda yasal bir yaptırım uygulaması gerektiği dile getiriliyor. Daha önce, yeşil alan olduğu ve park yapılacağı yönündeki söylemlerin ardından park bekleyen vatandaşlar, bu manzara ile karşılaşmaları sonrasında yetkililerin gereğini yapmalarını istedi.

İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar