Son Dakika
Odalar ve borsalardan "Barış Pınarı Harekatı"na tam destek: "Harekat; BM Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır"“Yoksulluk ve işsizlikle mücadele için istihdam alanları yaratılmalı”“Havaların soğumasıyla, grip ve solunum yolu hastalıkları kapımıza dayandı”“İşten çıkarılan işçilerin haklı davalarında yanlarındayız..!!”Gaytancıoğlu: “AKP kıyılarımızı yağmalamaya devam ediyor”3 ayrı yerden ayakkabı çalan şüpheli yakalandıKeşan MYO öğrencileri ile bazı protokol üyeleri kahvaltıda buluştuMuhasebecilere "Vergi Usul İncelemeleri ve Mesleki Sorumluluk” konulu seminer verildiVural: “2020 yılı bütçesinden altyapısı olmayan 3 köye pay ayrılmalı”“Meme kanseri, kadınlara oranla     erkeklerde çok nadir görülüyor”
Demirkan olası trafik yoğunluğuna karşı uyardı: "Toplu taşıma araçlarını kullanmakta fayda var"

Demirkan olası trafik yoğunluğuna karşı uyardı: "Toplu taşıma araçlarını kullanmakta fayda var"

Keşan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Mahmut Demirkan, Kurban Bayramı öncesinde bugün yaşanması beklenen yoğun trafiğe önlem olarak toplu taşıma araçlarını gösterdi.

Demirkan, Ramazan Bayramı arifesinde yaşanan yoğun araç trafiğini hatırlatıp, Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Keşan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince alınan tedbirlere dikkat çekerek, çarşı merkezine araçları ile çıkan vatandaşların dakikalarca trafikte beklediğini söyledi. Bugün de Kurban Bayramı'nın arife günü  olduğunu vurgulayan Mahmut Demirkan, bu araç trafiğine Halk Pazarı yoğunluğunun da ekleneceğini kaydederek, "Yoğun araç trafiği şimdiden başladı. Zaten Cumartesi günleri yaşanan yoğunluğa, bayram alışverişi için çarşıya çıkacak araçlar da eklenirse, yine yoğun bir trafik olabilir. Bu araç trafiğinde dakikalarca zaman kaybetmemek ve trafik sıkışıklığına sebep olmak istemeyen vatandaşlarımız, toplu taşıma araçlarını tercih edebilir. Böylece hem kendilerinin zamanı harcanmamış olacak, hem de şehir merkezindeki araç trafiği rahat bir şekilde akmış olacak." dedi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Odalar ve borsalardan "Barış Pınarı Harekatı"na tam destek: "Harekat; BM Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır"

TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği)'ne bağlı 365 oda ve borsaların öncülüğünde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınırdaki terör yapılanmalarına karşı yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı'na destek vermek amacıyla, Türkiye genelinde eş zamanlı olarak ortak basın açıklaması yaparken, Keşan'da yapılan ortak basın açıklamasında da harekatın Türkiye'nin uluslararası kurallardan doğan hakkını kullandığı vurgulandı.

Saat 10.00 sıralarında, Keşan TSO Meclis Toplantı Salonu'nda başlayan ortak basın açıklamasına; Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası), Keşan Ticaret Borsası, İpsala Ticaret Borsası, Türkiye Barolar Birliği Edirne Barosu Keşan Temsilciği, Keşan Ziraat Odası, Keşan Lokantacılar ve Kahveciler Odası, Keşan Şoförler ve Otomobilciler Odası, Keşan Bakkal ve Manavlar Odası, Keşan Berberler ve Kuaförler Odası, Keşan Dülgerler İnşaat Sanatkarlar Elektrik Tesisatçıları Odası, Keşan Madeni Eşya ve Demirciler Odası, Keşan Tuhafiyeciler ve Manifaturacılar Odası, İpsala Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İpsala Ziraat Odası Meclis Başkanları, Yönetim Kurulu Başkanları ve temsilcileri katıldı.

Şapçı: "Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir"

Barış Pınarı Harekatı'na destek verilmek amacıyla gerçekleştirilen ortak basın açıklaması, açıklamaya katılanlar adına Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Şapçı tarafından okundu. 81 ilde aynı anda tüm odalar ve borsalarla birlikte bu açıklamayı yaparak, hem Türkiye'ye, hem de dünya kamuoyuna seslendiklerinin altını çizen Şapçı, "Türkiye, 9 Ekim 2019’da Suriye sınırı üzerinde 'Barış Pınarı' adı verilen sınır ötesi harekât başlatmıştır. Amaç; hem ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, hem de ülkemiz ve bölge ülkeleri için tehdit oluşturan terör koridorunu ortadan kaldırmaktır. Bu bölgeyi PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinden temizleyerek, Suriye halkını teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarmak, bölgede huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis etmektir. Bizler devletimizin aldığı bu kararın arkasındayız ve destekliyoruz. Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Barış Pınarı Harekâtı, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvelik Konseyi terörle mücadele kararları ile BM Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır. Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir. Dolayısıyla bu harekât, meşrudur ve uluslararası hukuka uygundur. Ülkemiz özellikle Fırat’ın doğusunda sınırın ötesinde konuşlu terör örgütü unsurlarınca, son iki yılda yüzün üzerinde taciz ve hasmane eyleme maruz kalmıştır. Bu terör örgütleri, Suriye içinde ve Suriyelilere yönelik de saldırılar düzenlemektedir." dedi.

"Herkes artık şunu çok iyi görmelidir ki; masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan terör gruplarına sessiz kalmamız beklenemez"

Suriye’deki yerel halkın da terör örgütlerinin giderek artan insan hakkı ihlalleri, göçe zorlanma, taciz ve zulmüne karşı şikâyetleri ve tepkilerinin sürekli arttığını kaydeden İsmail Şapçı, "Herkes artık şunu çok iyi görmelidir ki; masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan terör gruplarına sessiz kalmamız beklenemez. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtıyla başlayıp devam eden tüm bu operasyonlarıyla Türkiye, terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde vermektedir. Aynı zamanda da sivillerin ve masumların korunmasına azami dikkat gösterilmektedir. Zaten bunu hem Fırat Kalkanı hem de Zeytin Dalı harekâtlarında da gösterdik. Önceden terörün hâkim olduğu bölgede hayat normale döndü, barış ve huzur geldi. Yurtlarını terk etmek zorunda kalmış Suriyelilerin geri dönüşüne de zemin hazırlamış olduk. Türkiye’nin elinden gelen tüm imkânlarını bu bölgeler için nasıl seferber ettiğini de tüm dünya kamuoyu gördü. Çünkü biz inanıyoruz ki, gönül dünyasını ve insanları imar edemeyenler, yeryüzünü imar edemezler. Bizler Türkiye olarak yıkmaktan, yakmaktan yana hiç olmadık, olmayacağız. Bizim tarafımız huzurdur, barıştır, kardeşliktir. Türkiye’nin terörle mücadeleye dönük çabaları, etnik ve dini temizlik de dâhil olmak üzere, insanlığa karşı işlenen suç niteliğindeki PKK/PYD/YPG ve DEAŞ eylemleri nedeniyle yerlerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşlerinin önünü açacak, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasına da katkıda bulunacaktır. Bu nedenle Türkiye’nin başlattığı her harekât, Suriyeli göçmenler, mazlum ve mağdur durumdaki yerel halk tarafından desteklenmektedir. Tüm bu gerçekler ışığında, uluslararası camiayı, teröre karşı ortak duruş sergileme ve evrensel insan haklarını bu bölgede hâkim kılma yönünde niyetlerini açık bir şekilde göstererek, ülkemize destek vermeye davet ediyoruz. Son olarak, şunu da herkesin bilmesini istiyoruz. Türkiye ve Türkiye ekonomisine yöneltilen tehditlere Türk milleti, iş dünyası ve sivil toplumu, bir ve beraber olarak en güzel cevabı verecektir. Bu tehditler karşısında bu vatanın her bir ferdi, Türkiye’nin geleceği için daha çok çalışacak, daha çok üretecektir. Gün sessiz kalma değil, milli birlik ruhuyla, bir ve beraber olarak ses verme günüdür. Öte yandan bütün vatandaşlarımızı, özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliği ve provokasyonlara karşı dikkatli olmaya çağırıyoruz. Bu bölgede yaşayanlar bizim komşumuzdur, kardeşimizdir. Aynı medeniyetin, aynı kültürün, aynı inancın mensupları olan bizler arasındaki kardeşlik ve komşuluk hukukunu kimse yok edemez. Aramıza kimse fitne ve fesat sokamaz, bizi birbirimize düşman edemez. Türkiye’nin iş dünyası olarak dualarımızla ve bütün gönlümüzle devletimizin ve kahraman askerlerimizin yanındayız. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgedeki terör unsurlarını yok edeceğine ve terör örgütlerini hezimete uğratacağına olan inancımız tamdır. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, mekânları cennet olsun. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Cenab-ı Hak Mehmetçiğimizi korusun, Ordumuzu muzaffer kılsın. Yar ve yardımcımız olsun." diye konuştu.

Haber / FOTO: İlker GÜREL 

 

 

“Yoksulluk ve işsizlikle mücadele için istihdam alanları yaratılmalı”

Yenimescit Mahallesi Muhtarı Fikret Kantar yaptığı açıklamada; 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü” nedeniyle değerlendirmelerde bulunarak, Yoksulluk ve işsizlikle mücadele için istihdam alanları yaratılmalı.” dedi.

“Yoksulluk denildiğinde, ilk akla gelen mahallelerin başında geliyoruz”

Keşan’da, 80 bin kişinin yaşadığını ve birçok insanın yoksulluk ve işsizlikle mücadele ettiğini belirten Kantar, “Yoksulluk denildiğinde, ilk akla gelen mahallelerin başında geliyoruz. Mahallemizde belli bölgelerde yaşayan insanlarımız arasında işsizlik ve eğitimsizlik had safhalara ulaşmış durumda. İşsizliğin nedenleri arasında, eğitimsizlik gelmektedir. Mahallemizde olduğu gibi Keşan’da ve Türkiye genelinde işsizlik artış gösteriyor. Keşan’da bazı insanlarımız, kağıt toplayarak ve hamallık yaparak geçimini sağlıyorlar. Mahallemizde, dikiş kursları açıldı ve buraya giden insanlarımız iş buldular. Ama her şeye rağmen en çok işsiz yine bizim mahallemizde bulunuyor.” dedi.

“İnsanların evlerine masraf yapacak parası yok”

Keşan’da en fazla metruk evin Yenimescit Mahallesi’nde bulunduğunu belirten Fikret Kantar, sözlerine şöyle devam etti: “Mahallemizde, metruk evlerin oluşmasındaki nedenler arasında, insanların evlerini tamir ettirememesi gelmektedir. İnsanların evlerine masraf yapacak parası yok. Bundan ötürü de, insanlar evlerini bırakıp, kiraya çıkmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla, tamirat görmeyen evler metruk hale dönüşmüş oluyor. Eğer bu evlerin sahiplerine yardımcı olunmuş olsa iyi olurdu ve metruk ev kalmazdı.”

“Yoksulluk ve geçim sorunu insanların en büyük sorunların başında geliyor”

Kantar, sözlerini şöyle tamamladı: Yoksullukla mücadele için istihdam alanları yaratılmalı ve meslek edindirme kurslarının açılması gerekiyor. Keşan’a OSB’nin biran önce hayata geçmesini bekliyoruz. Çünkü bir çok insanımız, halen işsiz durumda ve hayat mücadelesi veriyorlar. Kısacası, yoksulluktan kurtarma adına atılan bir adım yok. Yoksulluk ve geçim sorunu insanların en büyük sorunların başında geliyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

“Havaların soğumasıyla, grip ve solunum yolu hastalıkları kapımıza dayandı”

Özel Keşan Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Uğur Özdağlı, yaptığı açıklamada; havaların soğumasıyla birlikte grip başta olmak üzere solunum yolu hastalıklarının yaşanmaya başladığını kaydetti.

“Grip başta olmak üzere solunum yolu hastalıkları kapımıza dayandı”

Havaların soğumasıyla birlikte hayatımıza yeni yeni sorunların eklendiğini belirten Özdağlı, “Doğa, soğuk ve sert kış günlerine kendini hazırlarken insan bedeni de değişimler yaşıyor. Öncelikle güneş eskisi gibi ısıtmıyor. Artık insanlar kapalı mekanlarda daha çok zaman geçirmek zorunda. Okullar açıldı ve sınıflar eskisine göre daha fazla öğrenci barındırmak zorunda. Ortak yaşam alanları, havaların değişimiyle birlikte hastalıkların yayılması için uygun ortamlar haline geldi. Grip başta olmak üzere solunum yolu hastalıkları kapımıza dayandı.” dedi.

“Ne yapılmalı?”

Uğur Özdağlı sözlerini şöyle sürdürdü: “Grip aşısı her yıl, bir önceki yıl gribe neden olan virüsler göz önünde bulundurularak, bir sonraki yıl gribe neden olacak virüslere yönelik tahmin ile yeniden hazırlanır. O yüzden gripten korunmak için yapılması gereken ilk şey, aşı olmaktır. Her sene, sezonu geldiğinde aşılanmak en azından enfeksiyonu ağır geçirmeyi önler. Aşının her yıl zamlanarak gerçekten yüksek rakamlara ulaştığı bu günlerde sizleri endişelendirmek istemiyorum. Ama öncelikle risk gruplarına aşı yapma-yaptırma alışkanlığını edinelim. Riski yüksek olanlar, gebeler, 6-59 ay arası çocuklar ile 50 yaş üstü yetişkinler, kronik hastalığı olanlar(Astım dahil kronik akciğer hastalığı, diyabet, metabolik hastalıklar, kalp hastalığı, kronik karaciğer, kronik böbrek hastalığı, nörolojik hastalıklar), 6 ay-18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin tedavisi kullananlar, obez kişiler (yetişkinde: Vücut kitle indeksi ≥40 olanlar), komplikasyon riski yüksek olanlarla aynı evde yaşayan veya bakım verenler, sağlık çalışanları, özellikle 6 aydan küçük çocuklarla temasta bulunanlar, 5 yaş altı ve 50 yaş üstü kişilerin ev temaslıları ve bakım verenler.”

“Grip aşısı SGK tarafından karşılanıyor”

Grip aşısının bazı durumlarda SGK tarafından karşılandığını ifade eden Özdağlı, “65 yaş ve üzerindeki kişiler, yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişiler, gebeliğin 2. veya 3. üç ayında (trimesterinde) olan gebeler, astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olanlar, diyabet dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı bulunanlar, kronik böbrek yetmezliği olanlar, kan hastalığı (hemoglobinopatisi vb.) olanlar, bağışıklık sistemi yetmezliği olan veya bağışıklığı baskılayan tedavi alanlar, 6 ay-18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin (asetil salisilik asit) tedavisi alan çocuk ve ergenler. Bu kişiler için grip aşısı, hastalıklarını/gebelik durumunu belirten sağlık raporuna dayanılarak her branştan hekimlerce reçete edildiğinde yılda bir defa ödenmektedir.” şeklinde konuştu.

“Grip aşısının yan etkileri, çok fazla abartılıyor”

Grip aşısının yan etkilerinin çok fazla abartıldığını ve aşının asla hastalığa sebep olmayacağını söyleyen Uğur Özdağlı sözlerini şöyle tamamladı: “Aşının yan etkileri maalesef çok abartılmakta ve büyük ilaç devlerinin ticari icadı olduğu çok dillendirilmektedir. Aşının kendisi canlı olmayan ve zararsız dokulardan çoğaltıldığı için asla hastalık yapmaz. Yumurta alerjisi olanlar dışında herkese rahatlıkla yapılabilir. Ticari kısmına gelince orada biraz durmak gerekiyor. Eski sağlık bakanlarından birisi yakın tarihte Refik Saydam Hıfzıssıhha merkezinin kapanılmasına sebep olmuştu. Bu merkez onlarca aşının ülkemizde yapılmasına ve hatta dünyaya dağıtılmasına kadar varan büyük bir merkezdi. Osmanlı’dan çiçek aşısını öğrenen Avrupa’dan günümüze, bütün aşıları ithal eden bir ülke konumuna nasıl geldiğimiz, bu yazının konusu olmaz ama ‘Biraz da tarihimizi incelemek gerekmez mi?’ diye düşünmeden olmuyor işte. Başta risk gruplarına ve gerçekten korunmak istiyorsak kendimize aşı yapmanın zamanıdır. Sağlıkla kalın.”

(Haber: Nilüfer ÇELİK)

 

 

 

“İşten çıkarılan işçilerin haklı davalarında yanlarındayız..!!”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Keşan İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada; Keşan Belediyesi’nin işten çıkartılan işçilerle ilgili savunması hakkında eleştirilerde bulunularak, “Belediye de iddia edildiği gibi herkesin CHP referanslı olduğu doğru değildir. Ama İŞKUR üzerinden AKP referanslı işçilerin çeşitli kurumlara işe alındığı gerçektir.” denildi.

“İşten çıkarılan işçilerin haklı davalarında yanlarındayız”

Açıklamada, şunlara yer verildi: “Keşan halkının da yakından takip ettiği belediyeden çıkarılan işçilerin davalarını takip etmeye devam ediyoruz ve edeceğiz. AKP’nin hukuken kazanamayacağı bir davayı siyasetle kazanmaya çalışmasına her zaman karşı çıkacağız. Bizler Türkiye’nin en köklü partisi olarak, toplumun her alanında insanların karşılaştıkları haksızlıklarla her zaman mücadele ettik. Bugün de işten çıkarılan işçilerin haklı davalarında yanlarındayız. İş haklarının feshi için bugün işverenin teknik ve somut olgular ortaya koyması gerekir. Bu dava da, işveren konumundaki belediye olguların hiçbirinden bahsetmemektedir. Tamamen belediyenin işleyişi üzerinden savunma hazırlanmıştır. Ancak, bu süreçte işçinin iş akdi feshedilmesi için somut nedenler yargıtayca aranmaktadır.”

“Belediye avukatları sadece kurumun değil, kurum çalışanlarının da haklarını gözetmek zorundadır”

“Geçtiğimiz gün yerel gazetelerde çıkan Keşan Belediyesi avukatlarından Hakan Çevikel’in işten çıkarılan işçilerin işe iadesi davası ile ilgili akla ziyan savunmasını hayretler içinde okuduk. Hayret etmemizin sebebi meslek olarak, avukatlığı seçen ve temel de kişisel hak ve özgürlükleri korumaya yemin eden bir kişinin, ettiği yemini unutarak kendini sadece bir siyasi partinin savunuculuğuna adamış olması oldukça üzücü. Belediye avukatları sadece kurumun değil, kurum çalışanlarının da haklarını gözetmek zorundadır. Kaldı ki, kendisi avukatlığını yaptığı kurumla ilgili yeterli araştırmayı yapmamış olacak ki, ne çalışan sayısını doğru saptayabilmiş ne de son 30 yılda başa gelen MHP başkanlığına dikkat etmiştir. Öncelikle belediye de iddia edildiği gibi 780 personel değil, 537 personel vardır. Aradaki farkı kendisi nereden çıkarmıştır, kaydı var mıdır?  Ayrıca, bu rakamın içerisinde 158’i devlet memuru statüsüyle çalışan personeldir. İddia ettikleri gibi işe alınan herkes CHP referanslıysa, bugün devlette mi CHP’yi kayırmaktadır? Belediyeler bakanlık müfettişleri tarafından denetlenmektedir, o zaman kendisi içinde bulunduğu iktidar partisini de denetim yapmamakla mı suçlamakta yoksa CHP’ye saldırayım derken, açık verdiğini mi fark etmiyor? Savunmasının en başından beri  ‘CHP iktidarı bitti, AKP geldi, yönetim değişti’ diyerek, siyasi üstünlük taslamak peşindedir. Anlaşıldığı üzere geçmiş dönemde de AKP İlçe Başkanlığı yapan Çevikel, hala parti avukatlığı yaptığını sanmaktadır. Siyaset hukuktan üstün değildir. Fakat, Çevikel hala siyaset yapma peşindedir.”

“Yüksek rakamlara 3 personel daha alınması art niyetin göstergesidir”

“En başta da söylediğimiz gibi hukuken kazanılamayacak bir dava da işin içine siyaset katılarak kazanılmaya çalışılmaktadır. Yine savunma da, %30 diye lanse edilen rakamın doğrusu bütçenin  %40’ı şeklinde geçmektedir. İşçi çıkarımına gerekçe gösterilen bu duruma rağmen hala personel sayısının fazlalığına aldırmadan yüksek rakamlara 3 personel daha alınması art niyetin göstergesidir.”

“İŞKUR üzerinden AKP referanslı işçilerin çeşitli kurumlara işe alındığı gerçektir”

“Belediye de iddia edildiği gibi herkesin CHP referanslı olduğu doğru değildir. Ama bugün başka bir devlet kurumu olan İŞKUR üzerinden AKP referanslı işçilerin çeşitli kurumlara işe alındığı ve hatta alınanların bazılarının partili olmadığı gerekçesiyle işten çıkarıldığı gerçektir. Ne yazık ki, bu durum 18 yıldır AKP iktidarının devlet kurumlarını ve hukuk sistemini getirdiği durumun en net göstergesidir. Esas liyakatsizlikle suçlanması gerekenlerin, adam kayıranların kim olduğu halkımız tarafından da bilinmektedir.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Gaytancıoğlu: “AKP kıyılarımızı yağmalamaya devam ediyor”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Keşan’ın Erikli, Yayla, Danişment ve Mecidiye köylerinin sahillerinin kiralanmasını meclis gündemine getirdi.

Gaytancıoğlu, dünyanın en özel denizlerinden biri olan Saros Körfezi’ndeki bu yerlerin hangi yöntemlerle kiralandığını Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a sordu.

Kiralanan yerlerin doğal sit alanı olduğunu hatırlatan Okan Gaytancıoğlu, “Kıyılarımız adeta yağmalanırcasına birilerine peşkeş çekiliyor. Orada yaşayan insanlarımız bu yerlerin hangi gerekçelerle kimlere verildiğini öğrenmek bile öğrenemiyorlar. Bu kıyıları en iyi o köylerimizde yaşayanlar korur. Birilerine devredilecek veya kiralanacak ise bu yerler asıl sahipleri olan köylerimize verilmelidir. Yüzyıllardır buralar doğa harikası olarak kaldıysa orada yaşayanlar kıyılarını koruduğu içindir. Vatandaşa rağmen ben yaptım oldu anlayışıyla yapılan işlerden halkımıza fayda gelmez.” dedi.

Gaytancıoğlu Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a şu soruları yöneltti: “1-Edirne İli Keşan İlçesi Erikli Köyü sahilindeki (1,2,3,4,5,6,7,8) ve Yayla Köyü, Danişment Köyü, Mecidiye Köyündeki 3. Derecede doğal sit alanında yapılan kiralama işlemleri için Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ihale dosyası hazırlanmış mıdır?

2-Bu yerlere ait 11 adet ihale ilanları ne zaman, nerede ve hangi usullerle duyurulmuştur?

3-Bu ihale dosyaları Bakanlığınızca değerlendirilmiş midir?

4-Değerlendirilmiş ise hangi dosyalar uygun bulunmuş hangileri uygun bulunmamıştır?

5-Edirne Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 10.05.2018 ve 660,659,658,657,656,655,654,653 sayılı kararlarının içeriği nedir?

6-Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce hazırlanan 26/04/2018 tarihli inceleme raporunda yapılan tespitler nelerdir?

7-Bu 11 adet alanlarla ilgili alınan kararların hangileri Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez komisyonunca onaylanıp, hangileri onaylanmamıştır?”

(Haber Merkezi)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar