Son Dakika
Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ayçiçeği fiyatlarını görüştü“İhaleye çıkarılan alan tarla mı yoksa mer’a mı?”Karaca: “Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmeli”“Herkes tribüne oynuyor”Çarşı merkezindeki işyerinde çıkan yangın korkuttuNedim İşlek: "Vatandaşlar, MERNİS üzerindeki adres bilgilerini kontrol etmeli"Kılınç: “Demokrasiler, hukuk çerçevesinde yaşarlar”YKS sonuçlarına göre Uygulamalı Bilimler'e 194 öğrenci yerleşti Göksel Aktaş, ikinci el araç satışı yapan yeterlilik belgesi sahiplerine seslendi: "Ekspertiz firmalarından ekspertiz yaptırıp noterde beyan etmek zorundadırlar"Havsa Belediye Başkanı Aydın Balkan, Mustafa Helvacıoğlu’nu ziyaret etti
Danişment ve Vakıf’taki tesisler kaderine terk edilmiş..!!

Danişment ve Vakıf’taki tesisler kaderine terk edilmiş..!!

Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Geçmiş, geçen pazartesi günü bölgede yaptığı incelemeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Geçmiş, Danişment’te bulunan Dinlenme Tesisi’nin İçişleri Bakanlığı tarafından 10 yıllığına Edirne İl Özel İdaresi’ne tahsis edildiğini ancak, sözleşmenin bu yıl yenilenmemesi nedeniyle, tesisin atıl duruma düştüğünü ve kaderine terk edildiğini belirtirken, Vakıfköy’deki tesislerinde çürümeye terk edildiğini kaydetti.

“Kozköy’e bin 500 metrelik taş gönderilmişti

ancak, halen taşlar döşenmemiş”

Keşan ve Enez bölgesinde bir takım ziyaretlerde bulunduğunu belirterek, sözlerine başlayan Geçmiş, şunları söyledi: “Ziyaretlerimize ilk olarak, Kozköy’den başladık. Köyümüzün yolu yapılmış ve gelecek yıl inşallah iki kat asfaltlama yapılır. Köyün içerisine bin 500 metrelik taş gönderilmişti ancak, halen bu taşların muhtarlık tarafından döşenmediğini gördük. Muhtarımızla görüştüğümüzde, 500 metre daha taşa ihtiyacını dile getirdi. Ancak, biz bu taşlar 1,5 yıldır döküldüğü yerde duruyor. Bunun yapılması için ilgili bir kişiyi arayarak, yapılması konusunda görüştük. Sıkıntının kısa sürede çözüleceğini düşünüyorum.”

“Çamlıca Köyü’nün su sorununu gidermeye çalışacağız”

Çamlıca Köyü’ne yaptığı ziyarette, vatandaşın sorunlarını dinlediklerini ifade eden Mehmet Geçmiş, sözlerine şöyle devam etti: “İçme sularından ötürü son derece sıkıntılı olduklarını vatandaşlarımız bizlerle paylaştı. AK Parti’nin İl Özel İdare’ye köyler için para gönderdiğini dile getiriyor. Ancak, AK Parti’den Özel İdare’ye köyler için 1 kuruş gönderildiğini iddia ediyorsa, herkesle karşılaşmaya hazır olduğumu anlattım. 55 milyon liralık bütçenin olduğunu ve bunun yaklaşık 29 milyon lirası cari giderdir. Geri kalan parayla da, 354 köye yatırım yapmaya çalıştığımızı söyledim. Ödenek sıkıntısı yaşıyoruz ancak, az parayla çok işler yapmaya çalışıyoruz. Bunlarla ilgili 120 bin liralık ihale yaptık. Su borularını değiştirmek için ekiplerimiz çalışıyor. İnşallah Kasım ayındaki meclis toplantısında, 2018 yılı programına köyün içindeki borularında değiştirilmesini ele alıp, ödeneğini alırız. Böylece, Çamlıca Köyü’nün su sorununu gidermeye çalışacağız.”

“Sazlıdere Sahili’ne giden yol yok”

Sazlıdere Köyü’nde ve sahilde de, bir takım incelemelerde bulunduğunu ifade eden Geçmiş, “Sazlıdere Sahili’ni ziyaret ettim ancak, hoşuma gitmedi. Köye girdikten sonra, sahile giden hiçbir yol bulunmuyor. Sahil düzenlemesi yok. Tuvalet ve duş yerleri yok. Turizm Bakanlığı yetkilileri, Edirne bölgesi turizmle iyi noktalara geleceği ifade ediliyor. Ancak, bu kadar eksiklikler varken, bölgeyi nasıl turizme açacağız bilmiyorum. Yaşanan durumu görünce son derece üzüldüm.” şeklinde konuştu.

“Gökçetepe kampı, kız öğrencilere

tahsis edilerek, girişler yasaklanmış”

Gökçetepe ziyaretinde ise, yaz mevsiminde içme sularının yetmediği yönünde sıkıntı yaşadıklarını kendisine ilettiklerini anlatan Mehmet Geçmiş, “Yaz mevsiminde nüfusun artması nedeniyle, yetmediğini ifade ettim. Ama hayatınızı sıkıntıya sokacak olan içme suyu hakkında bir şey varsa, biz bunu gidermek zorunda olduğumuzu söyledim. Daha sonra Gökçetepe Kampı’na geçtik. Kamp alanı İstanbul’daki bir imam hatip lisesinin kız öğrencilerine tahsis edilerek, girişler yasaklanmış. Bölgenin doğal güzelliğini görmek isteyen herkese bu kampın açık olması gerekiyor. Bu bölgeye yakışan bir durum değildir. Laik Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmıyor.” dedi.

“Erikli ve Mecidiye…”

Geçmiş, Erikli ve Mecidiye köylerini ziyaret ettiklerini belirterek, yaşanan sorunları yerinde dilediklerini belirtti.

“Danişment’teki tesis,

kaderine terk edilmiş durumda”

Danişment Köyü’nü ziyaret ettiklerini belirten Mehmet Geçmiş, burada Danişment Eğitim Dinlenme Tesisleri’nin durumunu incelediklerini ifade ederek, şunları söyledi: “İçişleri Bakanlığı 10 yıllığına Edirne İl Özel İdaresi’ne tahsis etmişti. Ancak, sözleşme bitmesi nedeniyle, İçişleri Bakanlığı sözleşmeyi yenilemedi ve fesih etti. Şuanda, o tesis kaderine terk edilmiş durumda. Saros Körfezi’nin en güzel yerlerinden biri olan bu tesis ne yazık ki, çürümeye yüz tutmuş durumda. Eylül ayında yapılacak meclis toplantısında da, konuyu gündeme taşıyarak, kamuoyunu bilgilendireceğiz. Edirne’deki kamu binalarının çürümeye değil; halkın hizmetine sunmaya davet edeceğiz.”

“Tesis, 47 bin 773 metrekarelik

bir alanda hizmet veriyordu”

Kampın geçen yıl işletildiğini ancak, bu yıl işletilmediğini ifade eden Geçmiş, “Bakanlık, sözleşmeyi yenilemediğinden ötürü kamptaki taşınır malzemelerimizi 31 Mart 2017 tarihi itibariyle boşalttık. 19 Nisan 2017 tarihi itibariyle de, tesisi Keşan Mal Müdürlüğü’ne teslim ettik. Tesis, 47 bin 773 metrekarelik bir alanda hizmet veriyordu. Tesiste; sosyal tesis binası, idari ve personel tesis binası, misafirhane binaları yer alıyordu. 4 blok 64 daireden oluşan bir büyük bir tesis konumundadır. Şuanda, tesisin kapıları açık vaziyette ve çürümeye terk ediliyor. Bu yerler bölge ekonomisine katkı sunacak yerlerdir ancak, atıl durumda bırakılmış durumda.” şeklinde konuştu.

“Vakıfköy’deki tesiste, çürümeye terk edilmiş”

Vakıfköy’ünü ziyaret ettiğini ve yolunun kötü durumda olduğunu gördüğünü ifade eden Mehmet Geçmiş, sözlerini şöyle tamamladı: “Ulaşım rezalet durumda. Yolla ilgili bakım çalışmaları 1-2 gün içerisinde başlayacak. Ayrıca, Köylere Hizmet Götürme Birliği’ne ait bir tesis bulunuyor. Yaklaşık 20 yıllık önce yapılan bungalov evler var ama burası da, kaderine terk edilmiş durumda. Sahilde, kamuya ait en güzel yerler sahipsiz kalmış. Kaderine terk edilmiş ve çürümeye yüz tutmuş durumda. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’la konuyu görüştüğünü ve ne yapılabileceği konusunda araştırmalar yapılarak, belli bir planlama yapmaya çalışıyoruz.”

(Deniz ÇİL)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ayçiçeği fiyatlarını görüştü

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, geçtiğimiz gün Lalapaşa Ziraat Odası'nda gerçekleştirilirken, toplantı sonrasında ayçiçeği fiyatları ile ilgili açıklama yapıldı.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve aynı zamanda TZOB (Türkiye Ziraat Odaıar Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan başkanlığında toplanan İl Koordinasyon Kurulu toplantısına; Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzel, Uzunköprü Ziraat Odası Başkanı Yıldız Kılıç, Meriç Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cengiz ve Enez Ziraat Odası Başkanı Recep Elmas katıldı.

Darcan: "Ayçiçeği üreticilerini önümüzdeki 2020 yılında ayçiçeği ekimi yapıp yapmama konusunda tereddütlendirmiştir"

Ayçiçeği fiyatlarının ele alınarak değerlendirmelerin yapıldığı İl Koordinasyon Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Hüseyin Darcan, açıklanan ayçiçeği fiyatlarının, girdi maliyetlerinin ve enflasyonun altında kalması nedeniyle üreticinin zor duruma sokulduğunu dile getirerek, "Mazot ,gübre, ilaç ve tohum girdilerinin yaklaşık %30 artması yıllık ortalama enflasyonun %20,35 olduğunu göz önüne alınarak açıklanan ayçiçeği fiyatlarının tüm ayçiçeği üreticilerini önümüzdeki 2020 yılında ayçiçeği ekimi yapıp yapmama konusunda tereddütlendirmiştir. Girdi maliyetlerinin bu kadar yüksek olmasına rağmen, açıklanan rakamın totalde % 7,8 artış göstermesi üreticimizi zor durumda bırakmıştır. 2019 yılı ayçiçeği rafine yağına %68, ayçiçeğinin temel hammaddesi yan ürünlerinden yeme %38, küspeye %30 artış olmuştur. Ürün girdi maliyetleri ve ayçiçeği bitkisinden çıkan ürünlerin yuvarlak hesap %30 zamlanmasına karşın, ayçiçeği satış fiyatına % 7,8 fark yapılmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Mevcut gümrük vergisi şu an üreticimizi koruyamamaktadır. Hükümetimizden gümrük vergisinin % 20 olmasının tekrar gözden geçirilerek vergi oranının artırılması istenilmektedir.” dedi.

Haber: İlker GÜREL

 

“İhaleye çıkarılan alan tarla mı yoksa mer’a mı?”

Büyük Cami Mahallesi sakinlerinden Yusuf Nalbantoğlu yaptığı açıklamada; Keşan Belediyesi tarafından Büyük Cami Mahallesi’nde ihaleye çıkarılan 99 bin 629,44 metrekarelik alanın mer’a olarak kullanıldığını belirterek, “Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası’nın bu konuda, belediyeye itirazda bulunması gerekiyor.” dedi.

“İhaleye çıkarılan alan yıllardır mer’a olarak kullanılıyor”

Keşan Belediyesi tarafından Büyük Cami Mahallesi’nde 1519 ada 1 parselde 99 bin 629,44 metrekarelik alanın 3 yıllığına ihaleye çıkartıldığını belirten Nalbantoğlu, “Mevcut alanın tarla olarak, yıllık 54 bin 796 TL’ye ihaleye çıkarıldığını görmekteyiz. Fakat, burası yıllardır mer’a alanı olarak kullanılmaktadır. Burası yemyeşil mer’a alanıdır. Keşan Belediyesi’nde tarla tapusu olarak geçebilir ama burası yıllardır mer’a alanı olarak kullanılıyor. Ben, 57 yaşındayım ve kendimi bildim bile mer’a olarak kullanılmaktadır. Bölgedeki yetiştiriciler, hayvanları bu alanda otlatıyor. Yetiştiricinin o bölgedeki tek mer’ası orasıdır. Hatta, geçmiş yıllarda, Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası tarafından gübreleme çalışması yapılarak, otların büyüyüp; hayvanların yemesi için çalışma yapılmıştı.” dedi.

“Alanın mer’a olarak, kullanıldığı

yetkililerin gözünden kaçmış”

“O alanın ihaleye çıkartılması, bölgede faaliyet gösteren yetiştiriciler açısından nasıl bir etki yaratacaktır?” şeklindeki soruya cevap veren Yusuf Nalbantoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Belediye, bu alanı ihaleye çıkartırken yeniden gözden geçirmesinde fayda var. Bu alanın mer’a olarak kullanıldığı yetkililerin gözünden sanırım kaçmış. Bu alanla ilgili gerekli incelemelerin yapılması gerekiyor. Ayrıca, yetiştiriciler düşünülerek, Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası’nın belediyeye itirazda bulunması gerekiyor. O alanın bozulması bence biraz sakıncalıdır. Bu mer’a alanda büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar otlamaktadır. Ayrıca, bu alana sadece bölgedeki yetiştiricilerinde değil; yakın köylerinde hayvanları da gelmektedir. Yetkililerin hatalarından geri dönmelerini temenni ediyorum.”

(Haber: Deniz ÇİL)  

Karaca: “Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmeli”

Enez’de üreticilik yapan Ahmet Karaca yaptığı açıklamada; çiftçinin üretim yaparak battığını ve ayağa kaldırılması için uzun vadeli faizsiz kredilerin verilmesi gerektiğini kaydetti.

“Köye dönüş projelerin hiçbirinde başarı sağlanamadı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, “doğal afetlerden olumsuz etkilenen çiftçilerin kredi borçlarının faizsiz olarak ertelenmeli.” şeklindeki açıklamaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Karaca, şunları söyledi: “Sayın Şemsi Bayraktar, çiftçinin battığını yeni mi hissetmiş? Çiftçi yıllardan bu yana batak içerisinde ve kredi borçlarıyla boğuşuyor. Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmediği sürece, elinde tarım arazisi kalmaz. Koltuklarda oturan arkadaşlarımız, köylerde önümüzdeki süreçteki büyük tehlikeyi göremiyorlar. Köylerde 50-60 yaş grubu insanlar emekli oldu ve bu insanlar sadece kendi hayatlarını sürdürmek için üretim yapacaklardır. Çiftçi, bunun üzerinde bir üretim yapamıyor. Çünkü batmış durumdalar. Çiftçi, ürettikçe batıyor. Ayrıca, köylere dönen genç nüfusunda olmadığını görüyoruz. Köye dönüş çerçevesinde, 40 koyun verildi ve buna benzer birçok proje yapıldı. Ama bu projelerin hiçbirinde başarı sağlanamadı.”

“Çiftçi, borçlarını yine borçla kapatmaya çalışıyor”

Ahmet Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de uygulanan yanlış tarım politikası nedeniyle, çiftçinin elinde bu gidişle toprak kalmayacak. Çünkü çiftçi üretim yapmak için sürekli borçlanıyor ve borçlarını yine borçla kapatmaya çalışıyor. Çiftçi, borcunu ödeyemediği içinde elindeki malları bankalar tarafından haciz ediliyor. Daha sonra da, bu topraklar büyük firmaların eline geçiyor. Çiftçinin kredisinin ertelenmesi değil; krediyle desteklenmesi gerekiyor.”

“Çiftçiye gerekli destekleme

yapılmazsa, dışa bağımlılık artacaktır”

Karaca, sözlerini şöyle tamamladı: “1 ton gübre 2 bin 500 TL seviyesinde ve bu fiyatlara çiftçi nasıl üretim yapabilir ki? Geçen yıl, ayçiçeği fiyatı 2 bin 700 TL seviyesinde iken; bu yıl verilen fiyat 2 bin 500 TL seviyesindedir. Büyük holdinglere, işçi ve sigorta desteği veriliyorsa, çiftçiye de verilmelidir. Eğer çiftçiye gerekli destekleme yapılmazsa, dışa bağımlılık artacaktır. Türkiye’de gübreye ve mazota sürekli zamlar geliyor. Enflasyonun yüzde 40-yüzde 50 olduğu bir ülkede nasıl tarım yapılacak? Devletin çiftçiyi desteklemesi gerekiyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

“Herkes tribüne oynuyor”

Keşan’da çevreye duyarlığıyla bilinen Mehmet Sorgut yaptığı açıklamada; GAZDAŞ’ın doğal gaza geçişler konusunda gerekli çalışmaları yapmamasını, bazı kamu kurumlarının halen doğal gaza geçmediğini ve yetkililerinde sorunları bilmesine rağmen herhangi bir adım atmaması konusunda eleştirilerde bulundu.

“GAZDAŞ, bu aylarda çalışma yapmıyor”

Keşan, geçmiş yıllarda hava kirliliği konusunda Türkiye’de ilk sıralarda yer aldığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Sorgut şunları söyledi: “Keşan’da hava kirliliğinin olması nedeniyle, doğal gaza geçişler hızlı şekilde gerçekleşti. İnsanlar temiz bir Keşan için geçiş yaptılar. Keşan’da geçmiş yıllarda, hava kirliliğinin yüzdesinin çok yüksek seviyede olduğunu görüyoruz. İnsanların nefes alamayacağı ve yaşayamayacağı kirlilik değerlerini görüyordu. Trakya Üniversitesi Fakültesi’ne, solunum ve akciğer rahatsızlığı nedeniyle, insanların başvurularının çok olduğunu görmekteyiz. Doğal gaz konusunda,

herkes belli bir sorumluluk üstlendi ve üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Keşan’a doğal gazın gelmesini sağlayan GAZDAŞ’ın bu aylarda çalışma yapmadığını görmekteyiz. İnsanlar, GAZDAŞ’ın geçişleri biraz ötelediğinden çekinerek, yeniden kömür alımına gittiğini görmekteyiz. Kış mevsiminde insanların mağdur edilmeden biran önce doğal gaza geçişlerin tamamlanması gerekiyor.”

“Herkes tribüne oynuyor”

Mehmet Sorgut sözlerini şöyle tamamladı: “Keşan’da kaç tane abone olduğu ve apartmanların ne kadarının geçiş yaptığı konusunda yetkililerin gerekli bilgilendirmeleri yapmalarını bekliyoruz. Keşan’da doğal gaza geçiş yapılması konusunda öneri yapan kurumların ne kadarı geçiş yaptı? Okullarda, kamu kurumlarında kömür yakılıyor. Hatta, yeni yapılan hastanede dahi kömür yakılıyor. Bu kurumların doğal gaz için ihaleye çıkıp-çıkmadığını ise, bilmiyoruz. Bu kış mevsiminde, yine sıkıntılı bir süreç yaşayacağımıza inanıyorum. Her yıl aynı konuları konuşmaktan bizler bıktık ama yetkililer çözüm üretme anlamında herhangi bir adım atmıyor. Mevcut görevlere kim gelirse gelsin, herkes tribüne oynuyor. Keşan’da yollar, kaldırımlar aynı şekilde. Siyasiler değişiyor ama kadrolar aynı. Herkes sorunları biliyor. Bu gidişle, bizler sorunları her yıl yaşamaya devam edeceğiz.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Çarşı merkezindeki işyerinde çıkan yangın korkuttu

Demirciler Caddesi üzerinde bulunan bir işyerinde, dün saat 10.00 sıralarında çıkan yangın, büyümeden söndürüldü.

İddiaya göre; Demirciler Caddesi üzerinde bulunan ızgara salonunda, henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, kısa sürede işyerinin bacasını sardı. İşyerinden çıkan dumanları fark edenlerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri, polis ve GAZDAŞ ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale eden itfaiye ekipleri, alevleri büyümeden söndürürken, işyerinin önünde toplanan kalabalık da rahat bir nefes aldı. İşyerinde maddi hasar meydana gelirken, yangında yaralı olmaması ise sevindirici olarak karşılandı.

Haber MERKEZİ

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar