Son Dakika
Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan: "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"Oktay Bozkurt, delegelere, “İnce” çağrısında bulundu “Üretici için iyi bir sezon olmadı”Yeniden yapılandırmada başvurular 3 bini aştıGüpegündüz attılar ve gittilerErikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi yöneticileri, gündemdeki konuları değerlendirdiDurak, Sazlıdere’de bugün yapılacak toplantıya bölge halkını davet ettiSu havuzu, çiçeklik olduKorkuluklar kot farkında eridiAktaş: “İkinci el piyasasında, bayram öncesi hareketlilik bekliyoruz”
“CHP, şeker fabrikalarının satılmaması için direniyor”

“CHP, şeker fabrikalarının satılmaması için direniyor”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; hükümet tarafından 14 şeker fabrikasının kapatılmak istenmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Şeker fabrikaları, Cumhuriyet ile birlikte kuruldu”

Şeker fabrikalarının, Cumhuriyet ile birlikte kurulduğunu hatırlatarak, sözlerine başlayan Gaytancıoğlu, “Şeker pancarı, bu ülkeye Cumhuriyet ile birlikte giren bir bitki yani şeker elde edilen bir bitkidir. Cumhuriyet’ten önce biz şekeri ithal ediyorduk. Bu ithalatı gören Cumhuriyetin kurucuları başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, sanayi devrimini başlatırken şeker fabrikaları ile yola çıktı. Alpullu Şeker Fabrikası, Uşak Şeker Fabrikası, Turhal Şeker Fabrikası, Eskişehir şeker Fabrikası olmak üzere Büyük Taarruz’dan hemen sonra, 6 ay sonra bunun temelleri atıldı. 1,5 yıl sonra faaliyete geçti. O tarihten bugüne 30 tane şeker fabrikası kuruldu. Bunları 5 tanesi özelleşti ama 25 tanesi kamuda, kimisi 2 liraya şekeri mal eder, kimisi 8 liraya mal eder. Ama her birisi bulunduğu bölgeye ciddi anlamda istihdam yaratır. Pancarın işlenmesi ile elde edilen küspesi çok değerli hayvan yemidir. Onun dışında sağlıklı ve kaliteli şekeri biz beslenmede kullanırız.” dedi.

“Nişasta bazlı şekerin sağlıklı olmadığı

bilim dünyası tarafından sürekli dile getiriliyor”

Okan Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nişasta bazlı şekerin sağlıklı olmadığı bilim dünyası tarafından sürekli dile getiriliyor. İnsan sağlığına verdiği zararlar dile getiriliyor. Ama ciddi anlamda bir AKP hükümeti nişasta bazlı şekere kota açabilmek için, yer verebilmek için bir takım uluslar arası anlaşmalara imza atıyor. Türkiye’de üretilen şekerin yüzde 10’u nişasta bazlı şeker olacak dendi sonra bu kota yüzde 50 arttırıldı, yüzde 15’i nişasta bazlı şeker olacak dendi. Kime dendi bunlar; Amerikan Cargill Firması’na. Amerikan Cargill Firması 3 ay önce bir rapor hazırladı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı’na sundu. O raporu biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ele geçirdik. Size şimdi o rapordan bir takım başlıklar sunuyorum, bunu daha sonra ayrıntılı bir şekilde kamuoyu ile paylaşacağım. O raporda şunlar var; Türkiye’de şeker piyasasını serbest bırakın, isteyen nişasta bazlı şeker tüketsin isteyen şeker pancarı tüketsin. Böyle bir şey var mı? Böyle bir şey olamaz, nişasta bazlı şeker sağlığa çok zararlı. Az önce dedim ki; 2 liraya da şeker var, 8 liraya da şeker var. Şimdi şeker fabrikalarını 25 şeker fabrikası olarak düşünürseniz, 2 liralık şeker ile 8 liralık şekeri karıştırdığınızda şeker fabrikaları kimisi zarar ediyor kimisi kar ediyor, bunu topladığınızda 3 liraya biz şekeri mal ediyoruz. 3 lira 30 kuruşa, 3 buçuk liraya da satıyoruz. Dolayısıyla şeker fabrikaları zarar etmiyor, kar ediyor. Bir de özelleştirme süreci içerisinde olduğu için şeker fabrikaları modernize edilmedi. Örneğin Alpullu, 4 yıldan beri çalıştırılmadı. Çalıştırılmayan fabrikanın zarar etmesi tabi ki mümkün.

“Cumhuriyet Halk Partisi olarak,

fabrikaların satılmaması için direniyoruz”

Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, şeker fabrikalarının özelleştirilme kararına karşıyız. Hükümet, 15 Şubat’ta bir kararname çıkardı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından şeker fabrikalarının satışına onay verildi. Şimdi 14 şeker fabrikası ihalede, satılacak. Hükümet dilediğine vermeye yetkilidir. Bu hiç iyi bir şey demek değil. Türkiye’nin şeker ihtiyacını maalesef nişasta bazlı şekere yönelik politikalar ile gidereceğini anlıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ciddi anlamda direniyoruz. Şeker fabrikalarının satılmaması, devlet tarafından işletilmesi, modernize edilmesi, işçinin hakkını savunması için Cumhuriyet Halk Partisi komite oluşturmuştur. Ben de bu komitenin içerisindeyim. İlk eylemimizi Alpullu’da yaptık. Daha sonrasında; Yozgat Şeker Fabrikası, Kırşehir Şeker Fabrikası, Burdur Şeker Fabrikası, Çorum Şeker Fabrikası, Amasya Şeker Fabrikası, Tokat Turhal Şeker Fabrikası gibi fabrikalarda eylemler yaptık. Bu hafta içerisinde Erzincan, Erzurum, Ağrı, Van, Kars, Muş ve Elazığ şeker fabrikalarında da eylemlerde ve açıklamalarda bulunacağız. Cumhuriyet Halk Partisi şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşıdır. Bunlar Cumhuriyetin kazanımlarıdır. Her şeyi yerli ve milli olan şeker fabrikaları kesinlikle satılamaz. Hükümeti de daha sükunetli bir şekilde bu kararı gözden geçirmeye davet ediyorum.”

(Deniz ÇİL)

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan: "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"

Keşan Engelliler Derneği Başkanı İsmail Büyükkayhan, Keşan S.S. 25 No'lu Keşan Şehiriçi Minibüs Taşıyıcılar Kooperatifi ortakları tarafından kurulan KETUS (Keşan Toplu Ulaşım Sistemi)'a alınan 2 aracın satışa çıkartılmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Büyükkayhan, dernek başkanı olarak göreve geldiğinde, engellilerin Çanakkale gezisi için KETUS A.Ş.'ye başvurduğunu ve şirket yönetiminin hiçbir talepte bulunmadan engelli vatandaşları Çanakkale'ye geziye götürdüğünün altını çizerek başladığı açıklamasında, bu konuda KETUS A.Ş. yönetimine bir kez daha teşekkür ettiğini söyledi. Bahse konu gezi sırasında, engelli vatandaşların taşınabilmesi adına en azından TOKİ ile Halk Ekmek arasında bir güzergah belirlenebileceği yönünde bir talepte bulunduğunu dile getiren İsmail Büyükkayhan, "Bunu tamamen ücretsiz yapmasalar da olurdu. Ancak bu işlem bir türlü gerçekleşemedi. Bu konuyu Keşan Belediye Başkanımıza ilettiğimde bazı hukuksal problemler olduğunu, bunları aşmak için çalıştıklarını, aştıkları andan itibaren engellilerin yanında olmak için çaba gösterdiklerini söylemişti. Fakat şimdiye kadar bir sonuç alınamadı." dedi.

" Mecburen araçları satışa çıkartmış oluyor"

Engelli vatandaşların bu süreçte, KETUS A.Ş. tarafından alınan araçlardan yararlanma şanslarının olmadığına dikkat çeken Büyükkayhan, "Bunun asın nedeninin, hukuksal problemin çözülmemesi olduğunu düşünüyorum. KETUS bu araçlara para ödedi ve araçlar çalışmadığı halde taksitlerini ödüyor. Mecburen de araçları satışa çıkartmış oluyor. Bu, onlar için gayet doğal. Çalışmayan bir malzemeye ölü yatırım yapılmaz. Ben de bir ticaret adamı olsam belki ben de aynı şeyi düşünürü.m. Biran önce KETUS ve belediye arasındaki problemin çözülerek engelli ve yaşlılar için diğer ile ve ilçelerde olduğu gibi halkın menfaatine işlem başlamasını bekliyoruz. Belediye seçimlerinden önce inşallah bu iş olacaktır. Belediye Başkanımızın da bize bu fedakarlığı göstereceğinden hiç şüphem yok." diye konuştu.

"Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir"

KETUS A.Ş.'nin araçları satmasıyla ilgili plaka ve güzergah belirlenmesinin etken olabileceği yönündeki söylemleri hatırlatan İsmail Büyükkayhan, bu konunun Keşan Belediye Meclisi toplantılarında dile getirilmediğini ifade ederek, şunları söyledi; "Keşan Belediye Meclisi isterse Keşan'da her şeyi yapabilir. Nasıl ki TBMM, aldığı kararları Türkiye sınırları içerisinde uyguluyorsa, yerelde Belediye Meclisi de aldığı kararları ilçe sınırları içinde uygulayabilir. Alacağı kararlar da her zaman halkın menfaatinedir." 

İlker GÜREL

 

Oktay Bozkurt, delegelere, “İnce” çağrısında bulundu

 

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne eski İl Başkanı Oktay Bozkurt yaptığı açıklamada; kurultay delegelerinin, halkın çağrısına cevap vermesi gerektiğini ve değişim kurultayı için imza vermeleri gerektiğini kaydetti.

“Delegelerimiz, halkın çağrısına cevap vermeli”

Açıklamasına, “Sevgili yol arkadaşlarım, başlamış olan kurultay çağrımız Türkiye'nin gerçeklerini gören delegelerimizce karşılık bulmuş ve ilk günden 350 imzayı geçmiştir.” diyerek, başlayan Bozkurt, şunları söyledi: “Yeterli imza olmasından çok sevindirici olan, koltuk hesabı olmadan siyasi kariyer hesabı olmadan değişim ihtiyacına yürekleri ile katılan delegelerimiz olmasıdır. Bülent Ecevit’in genel başkanlığa geldiği gibi halkın isteklerine yanıt veren bir Cumhuriyet Halk Partisi delegasyonu o yıllarda olduğu gibi %40 barajını yıkıp geçecektir. Cumhuriyet Halk Partisi adında da geçtiği gibi halkın partisidir. Halkın çağrısına cevap vermek tüm delegelerimizi bir görevdir.”

“Değişim kurultayına imza verilmesini istiyorum”

Oktay Bozkurt sözlerine şöyle devam etti: “Tek adam rejimine, karşı muhalefet etmek kolay olmayacaktır. Bu görevi yıllar sonra ‘bu adam baş eder’ dediğimiz Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce üstlenmelidir. Cumhurbaşkanı olarak, görmek istediğimiz ve Türkiye'yi gerçek kimliğine kavuşturacak diye inandığımız Muharrem İnce'yi Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek kimliğine büründürecek kişi olarak görmemek zaten en büyük hata olacaktır. Bu bilinç ile tüm delegelerimizin bizlere 16 yıl sonra muhalefet olarak, kaç oy alacağımız değil; nasıl kazanacağımızı gösteren Muharrem İnce'nin genel başkan olması için değişim kurultayına imza vermelerini dilerim.”

“Delegelerimize çağrım, değişim hareketine katılmalarıdır”

Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu çağrıyı daha önce de yapmış bir eski il başkanı olarak, bu değişimin siyasi kayıpların ve kazançların değil, halkın kazanç ve kayıpları ile sonuçlanacağını tekrar hatırlatmak isterim. Mesele parti içi mesele değil; tam olarak Türkiye meselesidir. Türkiye'nin kazanması için yapmış olduğum çağrı için siyasi kayıp yaşamış biri olarak kendimi çok gururlu ve onurlu hissetmekteyim. Bunu zaman bize Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanı adayı olarak Türkiye'ye yakışan bir aday kazandırması ile daha da derinden hissettim. Yeni yönetim sistemi ile seçim süreçlerinde artık partinin kurumsal yapısının yanında güçlü lider ve halkın lideri ihtiyacı çok açıktır. İşte tam olarak bu sebep ile Muharrem İnce’yi partimize genel başkan olmasının yanında cumhuriyetimize, kişisel haklarımıza, özgürlüğümüze, halkımıza önderlik etmesi için delegelerimize çağrım bu değişim hareketine katılmalarıdır.”

(Deniz ÇİL)

 

 “Üretici için iyi bir sezon olmadı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Darcan, yaptığı açıklamada; hububat hasadı hakkında değerlendirmelerde bulunarak, sezonun üretici açısından iyi olmadığını kaydetti.

“Döviz kurundaki yükseliş,

girdi maliyetlerini %30 arttırdı”

Hububat üreticisi açısından iyi bir sezonun geçmediğini belirten Darcan, şunları söyledi: “Verimler düşük. Sap da zayıf ve balya sıkıntısı var. Çok iyi bir sezon değildi. Sezon ortasında yağmurların yağması sıkıntılı bir süreçti. Rekolte beklentilerin altında kaldı. Fiyat açısından baktığımızda ise diğer yıllara göre verilen fiyat iyiydi. Geçen yılki fiyatlara %12 artış yansıtıldı. Fiyat güzel ama döviz kurunda yükseliş girdi maliyetlerini yaklaşık %30 arttırdı. Gelen zamlara göre fiyat düşük kaldı. Ekim sezonunda artışları yakından hissedeceğiz. Mazot, gübre ve ilaçta müthiş bir artış var. Yeni sezonda bunlar karşımıza çıkacak.”

“Çimlenmeden dolayı TMO’nun

ürün almama sorununu çözdük”

Hüseyin Darcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çimlenmeden dolayı TMO ürün almıyordu ama bu sorunu çözdük. TMO ile görüşmelerimiz oldu. Şu anda çimlenmedeki %4 oran, %10’a çıktı. Yemlik sınıfından alacaklar. Ufak bir fiyat düşüşü yaşandı. Söz konusu oran geri çevrilenler için iyi bir rakam. Vatandaşın elinde ürün kalacağını düşünmüyorum.”

“Ayçiçeği üretimi açısından sıkıntı gözükmüyor”

Ayçiçeği üretimi hakkında değerlendirmede bulunan Darcan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ayçiçeği üretimi açısından şu anda her hangi bir sıkıntı gözükmüyor. Yağışların zamanında meydana gelmesi faydalı oldu. Ancak hasat sezonuna daha belirli bir zaman var ve neler yaşanacağını kestiremeyiz. Çeltikte de sıkıntımız yok. Örtü altında değiliz, doğaya müdahale etme şansımız yok. Aşırı sıcaklar ayçiçeğini etkiliyor.” 

(Deniz ÇİL)

Yeniden yapılandırmada başvurular 3 bini aştı

 

18 Mayıs 2018 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında, borçlarını yapılandırmak isteyenler için süreç devam ediyor.

31.03.2018 tarihine kadar olan borçları ve beyana tabi vergilerde 31 Mart 2018 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameleri kapsayan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamındaki yeniden yapılandırma başvuruları yoğun şekilde devam ediyor. Bahse konu kanun ile ilgili olarak Keşan merkezin yanı sıra, belde ve köylerinde de bilgilendirici çalışmalar yürüten Keşan Vergi Dairesi Müdürlüğü, kanun kapsamında borçlarını yapılandırmak isteyen vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor. Kanun kapsamında başvuru sayısının 3 bini aştığı tahmin ediliyor.

İlker GÜREL

Güpegündüz attılar ve gittiler

İspat Cami Mahallesi Muhtar Ali Çevikel Caddesi üzerindeki boşluk alana, güpegündüz gayet doğalmış gibi atılan koltuklar tepki çekti.

Muhtar Ali Çevikel Caddesi üzerinde, gündüz vakti, taşıdıkları eski koltukları herkesin şaşkın bakışları arasında, daha önce park yapılacağı yönünde açıklamaların yapıldığı, ancak hurdalıktan kurtulamayan alana atan kişilerin, daha sonra da hiçbir şey olmamış gibi oradan ayrılması tepki çekti. Vatandaşların uyarısına rağmen atılan koltuklar, uzun süredir hala aynı yerde dururken, ilgili mercilerin bu konuda yasal bir yaptırım uygulaması gerektiği dile getiriliyor. Daha önce, yeşil alan olduğu ve park yapılacağı yönündeki söylemlerin ardından park bekleyen vatandaşlar, bu manzara ile karşılaşmaları sonrasında yetkililerin gereğini yapmalarını istedi.

İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar