Son Dakika
Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ayçiçeği fiyatlarını görüştü“İhaleye çıkarılan alan tarla mı yoksa mer’a mı?”Karaca: “Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmeli”“Herkes tribüne oynuyor”Çarşı merkezindeki işyerinde çıkan yangın korkuttuNedim İşlek: "Vatandaşlar, MERNİS üzerindeki adres bilgilerini kontrol etmeli"Kılınç: “Demokrasiler, hukuk çerçevesinde yaşarlar”YKS sonuçlarına göre Uygulamalı Bilimler'e 194 öğrenci yerleşti Göksel Aktaş, ikinci el araç satışı yapan yeterlilik belgesi sahiplerine seslendi: "Ekspertiz firmalarından ekspertiz yaptırıp noterde beyan etmek zorundadırlar"Havsa Belediye Başkanı Aydın Balkan, Mustafa Helvacıoğlu’nu ziyaret etti
CHP’de Gümülcineli tekrar başkan

CHP’de Gümülcineli tekrar başkan

CHP’nin geçtiğimiz Cumartesi günü yapılan Keşan İlçe Kongresi yoğun bir katılımla gerçekleştirilirken, Erdoğan Gümülcineli başkanlığında tek liste olarak seçime giren liste oy kullanan 187 delegeden 185’inin  oyunu alarak seçimi kazandı. Öte yandan seçim öncesinde yapılan konuşmalarda ise gerek partililer, gerekse eski yönetici ve milletvekilleri tarafından çeşitli eleştiriler dile getirildi.

Saat 11.50 sıralarında Keşanspor Düğün Salonu’nda başlayan kongreye, delegeler ve partililer tarafından yoğun bir ilgi gösterildi. CHP Edirne Milletvekilleri Erdin Bircan ve Okan Gaytancıoğlu, CHP İl Başkanı Oktay Bozkurt ile yönetimi, Keşan Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan, İl Genel Meclisi Başkanı Abdülaziz Çıkıkçı, İl Genel Meclisi Üyeleri Erdinç Can, Mehmet Ali Yetim ve Erol Açık, çevre ilçelerin İlçe Başkan ve Yöneticileri ile çok sayıda partilinin katıldığı kongre, yeterli çoğunluğun sağlanmasının ardından başladı.

Erdoğan Gümülcineli: “CHP örgütleriyle, vekilleriyle ve genel merkez organlarıyla

kongrelerini birlik beraberlik ve bütünlük içersinde gerçekleştirmeye çalışıyor.”

Kongrenin açılışını yapan İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli, kongreye katılan tüm delege ve üyelere teşekkür ederek; “Ülkemiz son günlerde büyük sıkıntılar yaşıyor. CHP örgütleriyle, vekilleriyle ve genel merkez organlarıyla kongrelerini birlik beraberlik ve bütünlük içersinde gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu zor zamanda zorlu mücadele içersinde yer alan dava arkadaşlarıma teşekkür ediyor, yapacağımız kongrenin Keşan’a ve partimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Divan Başkanlığı’na Mehmet Özcan seçildi

Daha sonra ise Gümülcineli, verilen önerge doğrultusunda Divan Başkanlığı’na Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan’ın, Katip Üyeliklere ise Yenimuhacir Belediye Başkanı Recep Ordu ve Çamlıca eski Belediye Başkanı Halil Büyükyatıkçı’nın önerildiğini söyledi. Yapılan oylama sonucunda divan heyeti seçimi oy birliği ile kabul edildi. Divan Başkanı Mehmet Özcan yaptığı konuşmada, kendisini bu göreve getiren tüm delegelere teşekkür ederek yapılacak olan kongrenin Keşan’a hayırlı olmasını diledi.

Saygı Duruşu’nda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divana sunulan ve 41 delegenin imzasının yer aldığı önergeyi okuyan Mehmet Özcan, verilen önergede seçimlerin “Blok Liste” olarak yapılmasının istendiğini açıkladı. Yapılan oylama sonucu seçimlerin blok liste olarak yapılması oy birliği ile kabul edildi.

AK Parti’de kongreye katılarak başarılar diledi

Önergenin kabulünün ardından CHP İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli tarafından Çalışma Raporu ve Salih Kirezci tarafından da Hesap Raporu okundu. Bu sırada AK Parti İlçe Başkanı Tolga Saltık, İl Genel Meclisi Üyesi Adnan Vural ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, CHP İlçe Kongresi’ni ziyaret etti. Saltık kongrenin hayırlı olmasını diledikten sonra yöneticilerle birlikte kongreden ayrıldı. Yapılan oylama sonucunda Çalışma ve Hesap Raporları oy birliği ile ayrı ayrı kabul edildi.

Erdoğan Gümülcineli: “Ülkemizin gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var”
1,5 yıl önce göreve getirildiklerini belirten Erdoğan Gümülcineli, “Bugüne kadar verdiğiniz destekleriniz ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne bağlılığınızla 3 seçimi başarı ile geride bıraktık. Yine sizlerin destekleriyle Keşan’daki oylarımızı her geçen seçim artırdık. Ancak ülkede partimizi istediğimiz yere taşıyamadık. Partimize bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da katkı vermeye devam edeceğiz. Ülkemizin gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var. Ülkemiz kaosla yönetiliyor ve her gün bir yerlerden şehit haberleri duyuluyor. Onun için bizlere çok büyük işler düşüyor. Bugüne kadar partimize ve çalışmalarımıza verilen desteklerden ötürü tüm partililerimize teşekkür ediyoruz.” dedi.

Gürkan Güneser: “Genel Merkez yönetimlerinde adaletsizlik söz konusu”

Divan Başkanı Mehmet Özcan daha sonra konuşma yapmak isteyenlerin isimlerini yazdırmalarını istedi ve ilk sözü geçen dönem CHP’den Milletvekili adayı olan Gürkan Güneser’e verdi.

CHP Keşan İlçe teşkilatının Keşan’daki oylarını her seçimde artırdığını kaydeden Güneser, bu nedenle özverili çalışmalarından dolayı CHP Keşan İlçe yönetimini kutlarken, CHP’nin ülke genelinde aldığı oylarının büyük çoğunluğunun batıdan geldiğini ifade ederek: “Ama bakıyorsunuz Tuncelili bir Genel Başkanımız var. Partimizin bütün birincilikleri Trakya illerinden çıkıyor. Bakıyorsunuz, Diyarbakır, Rize, Manisa, Malatya genel başkan yardımcılarımızın memleketleri. Bu gerçekten adaletsizlik ve çok doğru olmayan bir yöntem. Burada kim başarılı olmuşsa onun temsilde adalet dediğimiz ilke ile değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Parti Başkanının ve yanında birlikte çalışmak istediği MYK üyeleri hariç çarşaf listeyle yapılmasını, müdahale edilmemesini, hiçbir şekilde anahtar liste çıkarılmamasını alınan oy yüzdelerine göre illerden parti meclisinde çalışacak kişilerin tayin edilmesini öneriyorum.” diye konuştu.

Güneser, ayrıca CHP’nin örgütlerinde yer alan kişilerin Belediyelerde çalışmasının etik olmadığını ifade ederek Belediye-Örgüt ilişkisine dikkat çekti.

Kemal Değirmendereli: “Partimizi belediye partisi olmaktan kurtarmalıyız”

Daha sonra söz alan Mustafa Bezbaş da parti içindeki kavgaların bitirilmesi gerektiğini savundu.

Hüseyin Erkin de kongrelerde mikrofonların kısıtlandığını ancak herkesin istediğini konuşup eleştiri yapabileceğine dikkat çekerek, Cumhuriyet Halk Partisi olarak proje üretilmesini istedi.

Eski Milletvekili Nejat Gencan da yaptığı konuşmada delegelerin kongreye ilgi göstermemesine ve bu nedenle salonun dolmamasına sitem etti.

CHP Edirne eski Milletvekili Kemal Değirmendereli de delegelerin kongreye ilgi göstermediğinin altını çizerek, “Partimizi belediye partisi olmaktan kurtarmalıyız.” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer partinin ilçe başkanı, gençlik kolları başkanı ve kadın kolları başkanı belediye çalışanı oluyorsa veya Belediye çalışanları ön seçimde gelip blok olarak oy kullanıyorsa o zaman sağlıklı sonuçlara varmamız mümkün değildir. Veya delege seçimlerinde belediye başkanları ya da belediye başkanlarının yakınları fiili olarak müdahale ediyorsa o da bizi ileri götürmez. Bugün maalesef Keşan’da yaşadığımız bu burukluğun, enerjisizliğin altında da böyle bir önemli sebebi görmekteyim. Bunları hep beraber aşmamız gerekiyor. En büyük başarı Edirne halkının başarısıdır. Eğer önümüzdeki günlerde biz bu eksiklikleri gidermez, partimizi belediye partisi hüviyetinden çıkarmaz, belediye parti ilişkilerini saha sağlıklı raya oturtmazsak önümüzdeki yerel seçimlerde bu başarıyı beklememiz beyhude olur.”

Erdin Bircan: “Birbirimizi değil, AK Parti’yi ve AK Parti’den kopamayan
Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmeli ve onu nasıl başkan yapmayacağımızı konuşmalıyız”

Değirmendereli’den sonra söz alan CHP Edirne Milletvekili Erdin Bircan, sözlerine 5 Aralık Kadın Hakları Günü’nü kutlayarak başladı.

Bircan, Ankara’ya iki milletvekili olarak gittiklerini ancak seçimde 3 kişilik çalışmalar gerçekleştirdiklerine işaret ederek, şöyle devam etti: “Niye eleştiriyoruz. Burada gençlerimiz iş arıyor. Bu insanlar direk tepelerindeydi. 30 Mart’ta bu gençlerimiz direk tepelerinde gezerken, ceplerinde 5 kuruş harçlık yoktu. Şimdi bu gençlere, bu insanlara iş vermek ve parti içinde görev alıyorlarsa Belediye içinde çalışmalarında ne sorun var. Bunu AKP’liler yapıyor. Biz çok demokratiğiz diyoruz ama o gençler orda dururken ben rahat edemiyorum. Ben bundan sonra belediye başkanlarımıza giderek bu gençlerimizin işe alınmasını isteyeceğim. Böyle bir şeyi kürsüden eleştirmek nasıl bir şey? Biz tabi ki burada birbirimizi eleştireceğiz. Ancak önce öz eleştirimizi yapacağız. Burada AKP şu anda diktatörlüğünü ilan eden Cumhurbaşkanı var. AKP’ye destek olmuş,  kendi partisini hala bırakmayan bir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan var. Biz bunu konuşacağız. Biz bunu nasıl başkan yapmayacağı, diktatörlüğüne nasıl son vereceğimizi konuşmamız gerekirken, biz hala kısır döngülerle burada ne oluyor diyoruz. Artık içimizdeki enerjiyi göstermeliyiz. CHP’nin her yerde olduğunu göstermeliyiz.  Gelin AKP’yi konuşalım. Parlamentoda, TBMM’de meclis başkanı iç tüzüğü uygulamıyor. Grup Başkanvekillerimize söz vermiyor. Bu mecliste meclisi bitirmeye, parlemantoya karşı olan,  cumhurbaşkanının emir ve direktiflerini yerine getiren bir meclis başkanı var. Biz bunları konuşacağız. Biz burada zincir olup, Ankara’da sesimizi yükseltmemiz gerekirken, biz birbirimizi konuşuyoruz.”

“Ben milletvekilliği  yaptığım süre içersinde bu ayrışımı, bu öteleştirmeyi kabul etmiyorum”
Erdin Bircan konuşmasının devamında Gürkan Güneser’in konuşmasındaki eleştirileri de şu şekilde değindi: “Genel Başkanımız Tunceliliymiş. Bundan daha doğal bir şey var mı? Yönetimlerde, parti meclisinde  temsil edilmediğimiz doğru. O zaman gelin hep birlikte, kol kola girelim, parti meclisinde de MYK’da da bizler olalım. Ama biz yine ayrışıyoruz. Bundan sonra burada, ben milletvekilliği  yaptığım süre içersinde bu ayrışımı, bu öteleştirmeyi kabul etmiyorum.Nedir bu öteleştirme. AKP’lilerle yemek yiyoruz, ama benim partilim geldiğinde sırtını dönüp selam vermiyoruz. Ondan sonra çıkıp mikrofonda bas bas bağırıyoruz. Edirne’de örgütleri hiçbir zaman inkar edemeyiz. İktidar olduğumuz belediye başkanlarımız bizim yanımızda oluyor. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Gençlik ve Kadın Kollarının tamamı bizlerle beraber oldu. Bizler güçlü olacağız. Umutlu olacağız. Hiçbir zaman umudumuzu yitirmeyeceğiz.”

Mehmet Özcan: “Belediye-örgüt işbirliğinde bahsedilen yer Keşan değil, Edirne Belediyesi’dir”

Konuşmalardaki parti-belediye eleştirileri üzerine konuşma ihtiyacı duyduğunu belirten Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, belediyelerin partilerin kazanılmış meyvesi olduğunu belirterek, “Benim örgütüm bundan ısırmak zorundadır.” dedi.

Özcan, şöyle konuştu: “Konu belediyecilik olunca bana da bir söz hakkı doğuyor. 3 dönemdir %50’nin üzerinde seçim kazandık. Her zaman bütün çalıştığım ilçe başkanlarıma şunu söylemişimdir. Belediyeler partinin kazanılmış meyvasıdır. Benim örgütüm bundan ısırmak zorundadır. Seçimlere giderken dedik ki, iç mücadele yaparız ama şu an zamanı değil. İç mücadelemizi seçim bittikten sonra yapalım dedik. O belediye başkanları sayesinde ekonomik sıkıntı çektiniz mi? Neden belediyelere vuruyorsunuz. Edirne Belediyesi’nde olan parti-belediye işbirliğini benim vatandaşlarım yanlış anlayabilir. Burada bahsedilen konu Keşan Belediyesi ile ilgili bir şey değil. Kadın Kolları Başkanımızın Edirne Belediye Başkan Yardımcısı olması teknik olarak mümkündür ama etik değildir. İstifa eder görevinden bir başkası gelir bu görevi yapar. Edirne’de başka kadın mı kalmadı? Aynı şekilde Merkez İlçe Başkanlığı  yapacaksın, gelecek benim elemanım olacak. Yok böyle bir şey! Bunlara biz azami dikkat ediyoruz. Biz tabii ki kendi partililerimizi alacağız. Burada asıl vurgulanmak istenen şey, 3 tane yöneticinin etik olmadan Belediyede çalıştırılması. İstifa eder görevinden başka kişiler gençlik kolu başkanı da,  kadın kolu başkanı da, merkez ilçe başkanı da bulunur. Vekillerimizin ve partililerimizin bahsettiği konu bu. Ben bu güne kadar böyle bir şey yapmadım, yapmayacağım. Ne kendime kukla bir yönetim istedim, ne de başka bişey. Ben ilçe başkanımızın bize danışmanlık etmesini istiyorum. Ben göreve ilk geldiğimde en çok yardımı Erdoğan beyden aldım. Belediye ile parti bağlantısı olacaksa, neden belediyeleri kazanmaya uğraşıyoruz.”

 

“2019’a 4 yıl varken CHP Genel başkanımız nasıl atama yapacağım diyor”
Mehmet Özcan, sözlerinin devamında Haziran seçimleri sırasında yaşadığı bir olaydan bahsederek, ön seçimin önemine şu şekilde değindi: “Yine Haziran seçimlerinde Koalisyon görüşmeleri sırasında Ankara’da içimi acıtan bir şey vardı. Sayın Genel başkanımız salona girdiği gibi ‘Siz başkanlar örgütlerden uzak durun, çünkü 2019’da  atama yapacağım’ dedi. Daha 2019’a 4 sene var. Kurultay yaşayalım bakalım. Vekillere ön seçim yapacaksın, bizlere ‘Merak etmeyin atama yapacağım’ Hani demokrasi nerede? Biz 2005 yılından beri İl yönetimlerinde ön seçim diye diye bu yola çıktık. Kısmenden biraz fazla da olsa bunları başardık. Bizler önce demokrasiyi içimize sindireceğiz.” diye konuştu.

Koalisyon görüşmelerinde kanaatlerini almak için Ankara'ya davet edildiklerini ve içinin acıdığını söyleyen Özcan, “Genel Başkan belediye başkanlarına ‘2019'da atama yapacağım.’ dedi. 2019'a daha 4 sene var. Vekillere ön seçim yapacaksın, başkanlara atama yapacaksın. Hani demokrasiydi? Biz 2005 yılından beri il yönetimiyle birlikte ön seçim diye diye bu ilkeyle yola çıktık ve sonunda bunu kısmen de olsa yaptık. Biz önce demokrasiyi içimize sindireceğiz. Önce demokrat, ondan sonra sosyal demokrat olmayı öğreneceğiz. Bu bağlamda belediye parti ilişkilerinde, özellikle seçilmiş önderlerimiz, il ya da ilçe başkanlarımız olur eğer böyle bir hata yapıyorsa belediye başkanları kendi aralarında uyarılır, iş ayyuka çıkmadan kırılır, sarılır, uyarılır. Ve böyle de konuşmak zorunda kalmayız.” dedi.

Okan Gaytancıoğlu: “Bu salonda herkes birbiriyle dost olmalı, rakip olmamalı.”

Mehmet Özcan, sözlerinin sonunda kongrenin hayırlı olması dileğinde bulundu ve sözü CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu’na bıraktı.

Gaytancıoğlu da Kadın Hakları Günü’nü kutladıktan sonra 5 Aralık’ın aynı zamanda Dünya Toprak Günü olduğunu da hatırlatarak şu anda dünyadaki savaşların bir çoğunun sebebinin toprak olduğunu vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partili olmanın sorumluluk istediğine vurgu yapan Okan Gaytancıoğlu, “Tabii ki eleştireceğiz. Biz öyle dimdik duran biat kültüründen mi, mücadeleden mi geliyoruz. Sağdan sola yazan bir topluma, soldan sağa yazdıran bir liderimiz var. Ülkemiz ve partimiz zor durumdadır. %25’i bende kabul etmiyorum. Çok çalışmamıza rağmen, Trakya’da başarılı oluyoruz, Edirne’de 1. Parti oluyoruz. Türkiye’de Edirne 1. Oluyor. Herkes görevini yaptı. Ama ülke genelinde bir yerde eksiklik var.  Demek ki, eksikliklerimiz var. Bunların en önemlisi de halka dokunmamaktır. Halka dokunmak, anlatmak zorundayız. Mücadele etmek zorundayız. Bıkmadan, usanmadan, yorulmadan çalışmak zorundayız. Cumhuriyet Halk Partililer yorulmaz. Hele söz konusu vatansa hiç yorulmazlar. Ülkemiz tehdit altındadır. AKP bir parti değildir. 13 Milyon aileyi yoksullaştırarak, biat kültürüyle getirilerek, en önemli haklarımızdan biri olan haber alma hakkımızı dahi elimizden alarak başarılı olmuşlardır. Tüm televizyonlara ele geçirilmiştir. Birbirimizi eleştirelim ama kırıcı olmasın. Bizler birbirimizi incitmektense karşımızdakini incitmeliyiz.  Belediyelerimiz tabii ki görevlerini yapacak. Parti-örgüt birlikteliğine önem gösterecek. Bizim rakibimiz biz değiliz.  Bu salonda herkes birbiriyle dost olmalı, rakip olmamalı.” diye konuştu.

Oktay Bozkurt: “Genel Merkez yapısını değiştirmediği sürece biz kolay kolay başarıya ulaşamayız.”

Kongrenin son konuşmasını yapan CHP Edirne İl Başkanı Oktay Bozkurt, kongreye katılanlara hoşgeldiniz diyerek son konuşmacı olmanın zor olduğunu dile getirdi.

Hem eleştirilere maruz kaldığını, hem başarılı olmasına rağmen başarısızlıkla itham edildiğini ifade eden Bozkurt, kendi içlerinde iç kavga olduğunu kaydetti.

Oktay Bozkurt, her ne olursa olsun CHP'yi Türkiye'ye birinci olarak taşıyan Enez İlçe Başkanı Vedat Avc'ya, İpsala İlçe Başkanı Ahmet Uybaş'a, Keşan İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli'ye, Havsa İlçe Başkanı Hasan Özer'e, Uzunköprü İlçe Başkanı İnanç Sülüş'e, Süloğlu İlçe Başkanı Önder Cin'e, Lalapaşa İlçe Başkanı Halil Akdere'ye, Merkez İlçe Başkanı Şenol Geçmiş'e, tüm kadın ve gençlik kollarına, belediye başkanlarına, il genel meclisi üyelerine, belediye meclisi üyelerine, fedakar partili kadınlara, CHP'ye gönül vermiş, cumhuriyeti ve Atatürk'ü sevenlere teşekkür etti ve hep birlikte mücadele verdiklerini ve hep birlikte kazanıp başardıklarını kaydetti.

Bozkurt, neden kaybettiklerini ve %25'i neden geçemedikleri konusunda şunları söyledi: "Genel Merkez yapısını değiştirmediği sürece biz kolay kolay başarıya ulaşamayız. 12 yıldan beri Rasim Çakır'la hep konuşmamda da bunu söylüyorum. Rasim Çakır'dan bu yana bir tane Parti Meclisi üyemiz yok. 1 tane MYK üyemiz yok. Ankara'da temsil gücümüz yok. 2 tane vekilimiz var. Edirne'deki örgüt çekişmesine mi, Ankara'nın mı yoksa Türkiye'nin mi derdine düşsünler. İlk önce bizler kurultay sayımızı değiştirmemiz gerekiyor. Madem bizler bu partinin omurgasıysak, madem biz bu partinin kalesiysek, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli partinin kalesiyse kurultayda sayımızın değişmesi lazım. Kurultayda temsil sayımız 8. Ama 0,1 alan Diyarbakır'ın temsil sayısı 26. Aldığımız oy oranına göre kurultay temsil sayısının dağıtımını yapmaları gerekiyor. O yüzden biz güçlü değiliz. Genel Merkez'de söz sahibi değiliz. Genel Merkez'deki sayıyı değiştirmediğimiz sürece başarılı olamayız. İlk önce çuvaldızı başkasına değil, kendimize batırmamız lazım.

"Genel Merkezimiz bir kuruş destek vermedi”

İç çekişmelerin olduğunu da dile getiren Oktay Bozkurt, "Oktay Bozkurt, taksici ve başarısız oldu. Taksiciysem, işçiysem diye il başkanlığı yapamayacak mıyım? Ben halkın içindeyim. Mustafa Kemal'in izinden giden çoluğunu çocuğunun düğününü göremeyen bir il başkanıyım. Başarısız denilen bu örgüt, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye 2.si oldu. Başarısız denilen bu örgüt, belediye başkanlarımızın sayesinde 2 önseçim geçirdi. 1.sinde maddi anlamda harcanan milletvekillerimiz oldu ve Genel Merkezimiz bir kuruş destek vermedi." diye konuştu.

Eleştirmek güzel ancak ilk önce partiye geleceksin

Belediyeler Cumhuriyet Halk Partisi'nin Trakya'da aynası olduğunu vurgulayan Bozkurt, CHP Edirne eski Milletvekili Adayı Hüseyin Erkin'in eleştirilerine yönelik olarak şunları söyledi: "Yerelde seçilen parlamenterlerimiz var. 17 seçilmiş il genel meclisi üyelerimiz var. Yurtiçi ve yurtdışı birçok komisyonlarımız var. Bizim il genel meclisi üyelerimiz hepsinde çok başarılı. Hüseyin Erkin bugüne kadar partiye gelip, ‘Benim bu projelerim var. il genel meclis üyelerini toplayalım ve vali kanalını kullanıp bu projelerini Edirne'ye taşıyalım.’ dedi mi? Demedi. Eleştirmek güzel ancak ilk önce partiye geleceksin. Söz istemenize gerek yok.  Kongrelerde kongre delegesi ve onur konuğu konuşur. Ayrıca kongre delegesi de değilsiniz. Onu da belirteyim."

“Önemli olan Cumhuriyet Halk Partili olmaktır.”

Bu süreçte Mustafa Bezbaş'ın il teşkilatının değişeceğini söylediğini aktaran Oktay Bozkurt, sözlerini şöyle tamamladı: "İl teşkilatı değiştirilebilir. İlçe başkanları değişebilir. Bu parti kimseye kalmadı. Bu koltuk da kimseye de kalmayacak. Bu koltuk gelip geçici. Önemli olan milletvekili, il başkanı, belediye başkanı olmak değil. Önemli olan Cumhuriyet Halk Partili olmaktır. Hepinize teşekkür ediyorum."

“Kullanılan187 oydan 185’ini aldı”

Bozkurt’un konuşmasını tamamlamasının ardından Divan Başkanı Mehmet Özcan, kongrenin hayırlı olması dileyerek, seçime geçildiğini söyledi ve görevi İlçe Seçim Müdürü Sevin Dal’a bıraktı.

Erdoğan Gümülcineli önderliğindeki tek liste ile gidilen seçimde 354 delegeden 187’si oy kullandı ve 185 oy geçerli sayıldı.

İki zarfın içinden oy pusulası çıkmadığı için geçersiz sayıldığını dile getiren Dal, seçim sonucunu açıklayarak Erdoğan Gümülcineli önderliğindeki listenin göreve getirildiğini söyledi.

Seçimin ardından Gümülcineli’yi ilk tebrik eden kişiler partideki gençler oldu.

Seçimin ve sonucun hayırlı olmasını dileyen Erdoğan Gümülcineli, kongreye katılanlara teşekkür etti.

Yapılan seçimin ardından seçilen yeni CHP İlçe Yönetimi ise şu isimlerden oluştu:

Asil: Rafet Akıncı, Nasip Çakır, Erhan Engin, Gökmen Oğuz, Rıza Özzade, Nedret Özkan, İlker Gürbüz Öner, Cemal Özdemir, Hatice Öcal, Sait Kalan, Sinan Kaya, Işıl Kurt, Azize Top, Heves Özgür Yıldız

Yedek: Murat Kozak, Osman Çolak, Arif Demirkol, Ayşe Özcan, Bilgin Duran, Ali Üren, Ersin Güven, Emine Gegeoğlu, Okan Bulgur, Banu Kalfalar, Tayfun Pekişçi, Süleyman Gürsel Paçaman, Müjgan Yavuz, Ali Şevik

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ayçiçeği fiyatlarını görüştü

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, geçtiğimiz gün Lalapaşa Ziraat Odası'nda gerçekleştirilirken, toplantı sonrasında ayçiçeği fiyatları ile ilgili açıklama yapıldı.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve aynı zamanda TZOB (Türkiye Ziraat Odaıar Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan başkanlığında toplanan İl Koordinasyon Kurulu toplantısına; Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzel, Uzunköprü Ziraat Odası Başkanı Yıldız Kılıç, Meriç Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cengiz ve Enez Ziraat Odası Başkanı Recep Elmas katıldı.

Darcan: "Ayçiçeği üreticilerini önümüzdeki 2020 yılında ayçiçeği ekimi yapıp yapmama konusunda tereddütlendirmiştir"

Ayçiçeği fiyatlarının ele alınarak değerlendirmelerin yapıldığı İl Koordinasyon Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Hüseyin Darcan, açıklanan ayçiçeği fiyatlarının, girdi maliyetlerinin ve enflasyonun altında kalması nedeniyle üreticinin zor duruma sokulduğunu dile getirerek, "Mazot ,gübre, ilaç ve tohum girdilerinin yaklaşık %30 artması yıllık ortalama enflasyonun %20,35 olduğunu göz önüne alınarak açıklanan ayçiçeği fiyatlarının tüm ayçiçeği üreticilerini önümüzdeki 2020 yılında ayçiçeği ekimi yapıp yapmama konusunda tereddütlendirmiştir. Girdi maliyetlerinin bu kadar yüksek olmasına rağmen, açıklanan rakamın totalde % 7,8 artış göstermesi üreticimizi zor durumda bırakmıştır. 2019 yılı ayçiçeği rafine yağına %68, ayçiçeğinin temel hammaddesi yan ürünlerinden yeme %38, küspeye %30 artış olmuştur. Ürün girdi maliyetleri ve ayçiçeği bitkisinden çıkan ürünlerin yuvarlak hesap %30 zamlanmasına karşın, ayçiçeği satış fiyatına % 7,8 fark yapılmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Mevcut gümrük vergisi şu an üreticimizi koruyamamaktadır. Hükümetimizden gümrük vergisinin % 20 olmasının tekrar gözden geçirilerek vergi oranının artırılması istenilmektedir.” dedi.

Haber: İlker GÜREL

 

“İhaleye çıkarılan alan tarla mı yoksa mer’a mı?”

Büyük Cami Mahallesi sakinlerinden Yusuf Nalbantoğlu yaptığı açıklamada; Keşan Belediyesi tarafından Büyük Cami Mahallesi’nde ihaleye çıkarılan 99 bin 629,44 metrekarelik alanın mer’a olarak kullanıldığını belirterek, “Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası’nın bu konuda, belediyeye itirazda bulunması gerekiyor.” dedi.

“İhaleye çıkarılan alan yıllardır mer’a olarak kullanılıyor”

Keşan Belediyesi tarafından Büyük Cami Mahallesi’nde 1519 ada 1 parselde 99 bin 629,44 metrekarelik alanın 3 yıllığına ihaleye çıkartıldığını belirten Nalbantoğlu, “Mevcut alanın tarla olarak, yıllık 54 bin 796 TL’ye ihaleye çıkarıldığını görmekteyiz. Fakat, burası yıllardır mer’a alanı olarak kullanılmaktadır. Burası yemyeşil mer’a alanıdır. Keşan Belediyesi’nde tarla tapusu olarak geçebilir ama burası yıllardır mer’a alanı olarak kullanılıyor. Ben, 57 yaşındayım ve kendimi bildim bile mer’a olarak kullanılmaktadır. Bölgedeki yetiştiriciler, hayvanları bu alanda otlatıyor. Yetiştiricinin o bölgedeki tek mer’ası orasıdır. Hatta, geçmiş yıllarda, Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası tarafından gübreleme çalışması yapılarak, otların büyüyüp; hayvanların yemesi için çalışma yapılmıştı.” dedi.

“Alanın mer’a olarak, kullanıldığı

yetkililerin gözünden kaçmış”

“O alanın ihaleye çıkartılması, bölgede faaliyet gösteren yetiştiriciler açısından nasıl bir etki yaratacaktır?” şeklindeki soruya cevap veren Yusuf Nalbantoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Belediye, bu alanı ihaleye çıkartırken yeniden gözden geçirmesinde fayda var. Bu alanın mer’a olarak kullanıldığı yetkililerin gözünden sanırım kaçmış. Bu alanla ilgili gerekli incelemelerin yapılması gerekiyor. Ayrıca, yetiştiriciler düşünülerek, Keşan Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı ve Keşan Ziraat Odası’nın belediyeye itirazda bulunması gerekiyor. O alanın bozulması bence biraz sakıncalıdır. Bu mer’a alanda büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar otlamaktadır. Ayrıca, bu alana sadece bölgedeki yetiştiricilerinde değil; yakın köylerinde hayvanları da gelmektedir. Yetkililerin hatalarından geri dönmelerini temenni ediyorum.”

(Haber: Deniz ÇİL)  

Karaca: “Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmeli”

Enez’de üreticilik yapan Ahmet Karaca yaptığı açıklamada; çiftçinin üretim yaparak battığını ve ayağa kaldırılması için uzun vadeli faizsiz kredilerin verilmesi gerektiğini kaydetti.

“Köye dönüş projelerin hiçbirinde başarı sağlanamadı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, “doğal afetlerden olumsuz etkilenen çiftçilerin kredi borçlarının faizsiz olarak ertelenmeli.” şeklindeki açıklamaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Karaca, şunları söyledi: “Sayın Şemsi Bayraktar, çiftçinin battığını yeni mi hissetmiş? Çiftçi yıllardan bu yana batak içerisinde ve kredi borçlarıyla boğuşuyor. Çiftçiye uzun vadeli faizsiz kredi verilmediği sürece, elinde tarım arazisi kalmaz. Koltuklarda oturan arkadaşlarımız, köylerde önümüzdeki süreçteki büyük tehlikeyi göremiyorlar. Köylerde 50-60 yaş grubu insanlar emekli oldu ve bu insanlar sadece kendi hayatlarını sürdürmek için üretim yapacaklardır. Çiftçi, bunun üzerinde bir üretim yapamıyor. Çünkü batmış durumdalar. Çiftçi, ürettikçe batıyor. Ayrıca, köylere dönen genç nüfusunda olmadığını görüyoruz. Köye dönüş çerçevesinde, 40 koyun verildi ve buna benzer birçok proje yapıldı. Ama bu projelerin hiçbirinde başarı sağlanamadı.”

“Çiftçi, borçlarını yine borçla kapatmaya çalışıyor”

Ahmet Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de uygulanan yanlış tarım politikası nedeniyle, çiftçinin elinde bu gidişle toprak kalmayacak. Çünkü çiftçi üretim yapmak için sürekli borçlanıyor ve borçlarını yine borçla kapatmaya çalışıyor. Çiftçi, borcunu ödeyemediği içinde elindeki malları bankalar tarafından haciz ediliyor. Daha sonra da, bu topraklar büyük firmaların eline geçiyor. Çiftçinin kredisinin ertelenmesi değil; krediyle desteklenmesi gerekiyor.”

“Çiftçiye gerekli destekleme

yapılmazsa, dışa bağımlılık artacaktır”

Karaca, sözlerini şöyle tamamladı: “1 ton gübre 2 bin 500 TL seviyesinde ve bu fiyatlara çiftçi nasıl üretim yapabilir ki? Geçen yıl, ayçiçeği fiyatı 2 bin 700 TL seviyesinde iken; bu yıl verilen fiyat 2 bin 500 TL seviyesindedir. Büyük holdinglere, işçi ve sigorta desteği veriliyorsa, çiftçiye de verilmelidir. Eğer çiftçiye gerekli destekleme yapılmazsa, dışa bağımlılık artacaktır. Türkiye’de gübreye ve mazota sürekli zamlar geliyor. Enflasyonun yüzde 40-yüzde 50 olduğu bir ülkede nasıl tarım yapılacak? Devletin çiftçiyi desteklemesi gerekiyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

“Herkes tribüne oynuyor”

Keşan’da çevreye duyarlığıyla bilinen Mehmet Sorgut yaptığı açıklamada; GAZDAŞ’ın doğal gaza geçişler konusunda gerekli çalışmaları yapmamasını, bazı kamu kurumlarının halen doğal gaza geçmediğini ve yetkililerinde sorunları bilmesine rağmen herhangi bir adım atmaması konusunda eleştirilerde bulundu.

“GAZDAŞ, bu aylarda çalışma yapmıyor”

Keşan, geçmiş yıllarda hava kirliliği konusunda Türkiye’de ilk sıralarda yer aldığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Sorgut şunları söyledi: “Keşan’da hava kirliliğinin olması nedeniyle, doğal gaza geçişler hızlı şekilde gerçekleşti. İnsanlar temiz bir Keşan için geçiş yaptılar. Keşan’da geçmiş yıllarda, hava kirliliğinin yüzdesinin çok yüksek seviyede olduğunu görüyoruz. İnsanların nefes alamayacağı ve yaşayamayacağı kirlilik değerlerini görüyordu. Trakya Üniversitesi Fakültesi’ne, solunum ve akciğer rahatsızlığı nedeniyle, insanların başvurularının çok olduğunu görmekteyiz. Doğal gaz konusunda,

herkes belli bir sorumluluk üstlendi ve üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Keşan’a doğal gazın gelmesini sağlayan GAZDAŞ’ın bu aylarda çalışma yapmadığını görmekteyiz. İnsanlar, GAZDAŞ’ın geçişleri biraz ötelediğinden çekinerek, yeniden kömür alımına gittiğini görmekteyiz. Kış mevsiminde insanların mağdur edilmeden biran önce doğal gaza geçişlerin tamamlanması gerekiyor.”

“Herkes tribüne oynuyor”

Mehmet Sorgut sözlerini şöyle tamamladı: “Keşan’da kaç tane abone olduğu ve apartmanların ne kadarının geçiş yaptığı konusunda yetkililerin gerekli bilgilendirmeleri yapmalarını bekliyoruz. Keşan’da doğal gaza geçiş yapılması konusunda öneri yapan kurumların ne kadarı geçiş yaptı? Okullarda, kamu kurumlarında kömür yakılıyor. Hatta, yeni yapılan hastanede dahi kömür yakılıyor. Bu kurumların doğal gaz için ihaleye çıkıp-çıkmadığını ise, bilmiyoruz. Bu kış mevsiminde, yine sıkıntılı bir süreç yaşayacağımıza inanıyorum. Her yıl aynı konuları konuşmaktan bizler bıktık ama yetkililer çözüm üretme anlamında herhangi bir adım atmıyor. Mevcut görevlere kim gelirse gelsin, herkes tribüne oynuyor. Keşan’da yollar, kaldırımlar aynı şekilde. Siyasiler değişiyor ama kadrolar aynı. Herkes sorunları biliyor. Bu gidişle, bizler sorunları her yıl yaşamaya devam edeceğiz.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Çarşı merkezindeki işyerinde çıkan yangın korkuttu

Demirciler Caddesi üzerinde bulunan bir işyerinde, dün saat 10.00 sıralarında çıkan yangın, büyümeden söndürüldü.

İddiaya göre; Demirciler Caddesi üzerinde bulunan ızgara salonunda, henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, kısa sürede işyerinin bacasını sardı. İşyerinden çıkan dumanları fark edenlerin haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri, polis ve GAZDAŞ ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale eden itfaiye ekipleri, alevleri büyümeden söndürürken, işyerinin önünde toplanan kalabalık da rahat bir nefes aldı. İşyerinde maddi hasar meydana gelirken, yangında yaralı olmaması ise sevindirici olarak karşılandı.

Haber MERKEZİ

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar