Son Dakika
Keşan’da, Cuma namazı kılınacak camiler belli olduÇarşı merkezinde maske zorunluluğu getirildiKeşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen: "Kısıtlama sürecinde üretim sekteye uğramadı"Sanayi Kavşağı'ndaki kazada 4 kişi yaralandı“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”“İşlerimiz 5’te 1 oranında düştü”“İktidarın erken seçime gideceğini düşünmüyorum”Valilikten polisin yasağa uymadıkları için müdahale ettiği grup ile ilgili açıklama geldiYasak sonrası manzara değişmediAçar, süne ile mücadeleye dikkat çekti: "Çiftçilerimizin ilaçlama yapması önemlidir"
Çakırlar ve Gaytancıoğlu, hükümetin tarım politikasını eleştirdi

Çakırlar ve Gaytancıoğlu, hükümetin tarım politikasını eleştirdi

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu ve İYİ Parti Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, çiftçilere verilen destek kalemlerinde herhangi bir artma olmadığının altını çizerken, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, çiğ süt, malak, kırsal kalkınma ve tohum fidan desteği adı altında üreticilere sağlanacağını söylediği 284 milyon TL'lik destek konusunda da görüş bildirdi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çakırlar, öncelikle desteklemelerin gününde verilmesi gerektiğini söyledi. Çiğ süt desteklemelerinde fiyatı düşürmenin mantıklı bir yanı olmadığını dile getirerek sözlerine devam eden Orhan Çakırlar, "Bir tarafa destek vereceğim diyor, diğer bir yandan da verdiği desteği 10 kuruşa düşürüyor, enflasyon karşısında uçtu gitti. Kaşıkla verip, kepçeyle alıyorlar. Bu sadece siyasi bir manevradır diye düşünüyorum yoksa üreticinin yanında değiller. Enflasyon eğer yüzde 8,5 ise 3 ay içerisinde adamın alacağı paranın hesabı belli. Günü gününe vermeleri gerekir, neden vermiyorlar? Adam malını teslim etmiş, 1-2 ay süre verir ama Haziran’da buğdayını veya Ağustos’ta ayçiçeğini teslim ettiyse desteklemelerini de zamanında vermeli. Bu sıkıntıyı yaşayan çiftçiler, tedbirlerini bundan sonra düşünerek alması lazım. Bu nasıl bir tedbir; sandığa gittikleri zaman onları desteklememesi lazım. Maalesef ki buna rağmen yine de destek buluyor." dedi.

"Üretici bir an önce ürettiği ürünün desteğini almalıdır"

Sözlerinin son bölümünde, bir süre önce Tekirdağ ve İstanbul'da yaşanan ıspanak zehirlenmelerine dikkat çeken Çakırlar, "Son birkaç gündür gündemde olan ıspanak var. Hakikaten ottan mı? Devlet, 'ottan' diye resmi açıklama yaptı. Ona inanmak zorundayız. Başka inanacağımız bir kurum yok. Eğer ottan ise bu insanlar otu nasıl ayıramıyor. Bu ot sadece Tekirdağ’da ve İstanbul’un bir kısmında nasıl oluşuyor. Ispanak örneğini de şunun için veriyorum; tarım politikaları ne kadar vahim bir durumda. Ispanak üreticisi ne yapacak, ister istemez psikolojik olarak etkilenecek. Bu sefer sebze üreticisinin büyük bir kısmı da bundan etkilenecek. Tarım Bakanı'nın yaptığı bu açıklamaların doğru olduğunu düşünmüyorum. Üretici bir an önce ürettiği ürünün desteğini almalıdır. Enflasyon karşında bu çiftçiyi kollamak değil, aksine belini bükmektir. Herkes emeğinin karşılığını almalı. Bunu zaman zaman dile getiriyoruz. Bu tip şeylerde kulaklarının üstüne yatıyorlar. Zaten çiftçiyi bitirdiler. Alacakları desteklemeyi de 3 ay ertelerlerse, verecekleri paranın da kıymeti kalmaz. Yeni bütçe görüşmeleri başladı. Herhalde yeni bütçe görüşmelerinde 2020 yılını açıklayacaklar. Ocak ayına sarkıttıklarına göre bütçe açıklarını bir nebze daha azaltmanın mantığını güdüyorlardır diye düşünüyorum." diye konuştu.

Gaytancıoğlu: "Halkın enflasyonu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon gibi değil"

Tarım Bakanlığı bütçesinin Çarşamba günü, Plan Bütçe Komisyonunda sunulacağını, ayrıntılarının daha kendilerine ulaşmadığını belirten Gaytancıoğlu ise "Her ne kadar ‘Enflasyonun üzerinde arttırdık’ deseler de gerçek enflasyon, halkın enflasyonu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon gibi değil. Dolayısıyla bizim istediğimiz ‘Yasada öngörülen gayrisafi milli hasılanın yüzde1’inden az olamaz’ dediği desteğin verilmesi. O da 22 milyar TL değil, Türkiye’nin gerçekten alması gereken destek 48 milyar TL. Bazı destekleme kalemleri hiç arttırılmadı. Örneğin ayçiçeği 4 seneden beri 40 kuruş, soya ve pamukta aynı. TÜİK verileri en son Temmuz ayında açıklandı. Türkiye’de süt üretimi düşüyor. Çiftçi, hayvancılıktan para kazanamadıkları için süt üretimi de düşmeye başladı. Süt hayvanların bütçesi kesiliyor, et olarak değerlendiriliyor ve bir daha süt hayvanı beslemiyoruz. Yani çiftçi, hayvancılığı bırakıyor." şeklinde konuştu.

"Bir tek bildikleri önlem, ithalat yapmak"

Türkiye'de üretilen sütün, 20 milyon tondan, 18 milyon tona kadar gerilediğine dikkat çeken Okan Gaytancıoğlu, şunları söyledi; "Bunu gören iktidarın ‘Türkiye’de süt açığı oluşacak, insanlar süt içemeyecek, süt hayvancılığını desteklememiz gerekir’ demesi gerekirken 25 kuruş olan süt teşvik primini 10 kuruşa çektiler. Ocak ayındaki rakam yerel seçimler öncesi 10 kuruştan 25 kuruşa çıkarıldı. Ufukta seçim gözükmüyor, yeniden 10 kuruşa çektiler. Tamamen bir aldatmacadır, kandırmacadır. Çiftçinin oyunu alarak sözde yerel seçimlerde göz boyamaktır. Sorduğumuzda, ‘Bütçede para yok. Ödeme kalemi yok’ diye çok talihsiz bir cevap verdiler. Türkiye tarımına yön veren bakanlık, Türkiye’de süt üretiminin düştüğünü görerek önlemler alması lazım. Bir tek bildikleri önlem, ithalat yapmak. Süt ithal edilecek bir ürün değil ama süt tozu olarak ithal edersen, depolayabilirsen, uzun zaman kullanabilirsin. Süt tozundan da peynir, yoğurt, her türlü süt ürünü olabiliyor ama olan bizim süt üreticimize oluyor. Süt üreticimiz yeme çalışıyor, yem fiyatları, süt fiyatlarıyla neredeyse eşit. Böyle bu şekilde sağlıklı para kazanabilecek bir hayvancılık yapılması mümkün değil. Süt fiyatlarının yem fiyatlarından daha yüksek olması lazım, daha fazla para kazandırmalı ki insanlar süt hayvanına baksınlar, üretim yapsınlar, devlette biraz destek versin. Devlet tam tersine destek vermiyor, köstek oluyor. Bu son derece yanlış. Gelecek daha karanlık olacak. Önümüzdeki 2020 yılında Türkiye tarımında daha zor günler geçecek. Türkiye’de birçok üründe üretim açığı olacak. Nedeni uygulanan niteliksiz, yanlış politikalar."

Haber: İlker GÜREL

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Keşan’da, Cuma namazı kılınacak camiler belli oldu

Corona virüsü salgını tedbirleri kapsamında, 16 Mart’ta ibadete ara verilen camiler, yarın Cuma namazıyla birlikte yeniden ibadete açılıyor.

Keşan merkezinde, köylerinde ve beldelerinde Cuma namazı kılınacak ve kılınmayacak camiler, Keşan İlçe Müftülüğünün sosyal paylaşım sitesinde yayımlandı.

Yarın kılınacak Cuma namazları, corona virüsü tedbirleri nedeniyle, belirlenen cami bahçelerinde kılınacak.

Öte yandan abdestin camilerde değil, evlerde alınması gerektiği, belli mesafede saf tutulacağı, maske takılması gerektiği, namaz çıkışlarında tokalaşmanın olmayacağı ve camiye herkesin kendi seccadesiyle gelmesi gerektiği hakkında uyarılarda bulunuldu.

Keşan merkezinde Cuma namazı kılınacak camiler ve yerler ise, şöyle:

Çamlıkent Cami Bahçesi, Hacı Mümine Özkaya Cami Bahçesi, Hersekzade Ahmet Paşa Cami Bahçesi, Hersekzade Ahmet Paşa Anadolu İmam Hatip Lisesi Bahçesi, İzzetiye Mahalle Cami Bahçesi, Karaağaç Cami Bahçesi, Kurtuluş Özkaya Cami Bahçesi, Paşayiğit Mahallesi Yeni Cami Bahçesi, Sanayi Cami Bahçesi, Saray Avluları Cami Bahçesi, Sosyal Konutlar TOKİ Cami Bahçesi, Yukarı Zaferiye Mahallesi Cami Bahçesi.

Cuma namazı kılınmayacak camiler ise, şöyle:

Yörüker, Ensaray, Aşağı Zaferiye, Hacı Mehmet Ağa, Bekir Varnalı, Tahta Cami, İki Minareli Çarşı Cami, İstasyon Mahallesi, Yeni Sanayi Mescidi.

Keşan Beldelerinde ise, Cuma namazı kılınacak camiler ve yerler ise, şöyle:

Beyendik Beldesi TOKİ Cami, Beyendik Beldesi Açık Hava Düğün Salonu, Yenimuhacir Beldesi TOKİ Cami, Yenimuhacir Beldesi Açık Hava Düğün Salonu.

Keşan’a bağlı köylerde Cuma namazı kılınacak camiler ise, şöyle:

Akçeşme, Akhoca, Altıntaş, Bahçeköy, Barağı, Beyköy, Boztepe, Büyükdoğanca, Çamlıca, Çeltik, Çobançeşme, Danişment, Dışbudak, Erikli Köyü Sahil Cami, Gökçetepe, Kadıköy, Karacaali, Karasatı, Karlıköy, Kızkapan, Koruklu, Kozköy, Küçükdoğanca, Lalacık, Mahmutköy, Maltepe, Mecidiye Köyü Fatma Hatun Cami, Mecidiye Köyü Eski Cami, Pırnar, Sazlıdere, Seydiköy, Siğilli, Suluca, Şabanmera, Şükrüköy, Türkmen, Yayla, Yeniceçiftlik.

Cuma namazı kılınmayacak köyler ise, şöyle:

Çelebi, Erikli Köyü, Gündüzler, Karahisar, Mercan, Orhaniye, Yerlisu, Yeşilköy.

(Haber Merkezi)

Çarşı merkezinde maske zorunluluğu getirildi

Keşan’da çarşı merkezinde, yoğunluğu fazla olduğu caddelerde maske zorunluluğu getirildi.
Keşan Kaymakamı Nuri Özder başkanlığında toplanan Keşan İlçe Hıfzıssıhha Kurulu maske zorunluluğu ile ilgili karar aldı.

Alınan karara göre, çarşı merkezinde insan yoğunluğunun fazla olduğu İsmail Saraç Caddesi, Önder Caddesi, Demirciler Caddesi, Alparslan Türkeş Meydanı ve İsmet İnönü Caddesi’nde, vatandaşlar için maske takma zorunluluğu kararı aldı. Karar ile ilgili Keşan Belediyesi anons sistemi vasıtasıyla duyuru yapıldı.

Haber Mekezi

Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen: "Kısıtlama sürecinde üretim sekteye uğramadı"

Ramazan Bayramı süresince uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan çiftçiler, kısıtlamada üretime devam ederken, Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, üretimin sekteye uğramadığını söyledi.

Coronavirüs tedbirleri kapsamında, 23-24-25-26 Mayıs Ramazan Bayramı süresi boyunca tüm Türkiye genelinde sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı. Bu uygulamadan, tarımsal faaliyette bulunarak üretime katkı veren çiftçiler muaf tutuldu. Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, kısıtlama süresince, çiftçilerin tarımsal faaliyetlerine devam ettiğini dile getirerek, faaliyetler hakkında da bilgilendirmede bulundu.

"Çiftçimiz tarlasında arazisinde olmak zorundaydı"

Üretime devam etme zorunluluğu olduğunu söylediği çiftçilerin, kısıtlama süresince tarlalarında çalıştığını kaydeden Şen, "Çiftçilerimiz ekim ve dikim işlemlerini gerçekleştirmeye devam ettiler. Bazı bölgelerde ayçiçeği ve çeltik ekimlerinin %80-90’ı gerçekleşmiş vaziyette. Keşan’da da durum aynı. Çiftçimiz üretimin en önemli günlerinde oldukça hareketli. Çiftçimiz tarlasında arazisinde olmak zorundaydı. Hayvancılık ile uğraşan insanlar otluk ihtiyaçlarını karşılamak zorundaydılar. Bunu sağlayan üreticiler de bunlarla meşguldüler. Üreticiler olarak bayramı çalışarak geçirdik. Bu yıl virüs sebebiyle köylerde de çok hareketlilik olmadı. İnsanlar ayçiçeği ekimlerine ve arazilerini tırmıklamaya devam etti. Sulu arazilerde bahçesi olanlar bahçelerini ekmeye ve çeltik olan bölgelerde çeltiklerin ekimlerine devam edildi. Bu konuda bizlere gösterilen özen için ilk olarak İlçe Hıfzıssıhha Kurulu'na teşekkür ederiz. Yasak sürecinde üretim sekteye uğramadı. Son 2-3 gündür yağışlar oluyor. Yağışlardan dolayı bazı çiftçilerimiz evlerinde kaldı. Bazı tarım işlerinde yağmur da yağsa engellemeyen durumlar var. Bu durumdan engellenmeyen çiftçiler tarım arazilerinde çalışmalarına devam ettiler." dedi.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

 

 

Sanayi Kavşağı'ndaki kazada 4 kişi yaralandı

Sanayi Kavşağı'nda, dün saat 14.30 sıralarında, hafif ticari araç ile otomobilin çarpılması sonucu meydana gelen trafik kazasında, 4 kişi yaralanırken, otomobilde sıkışan yaşlı çift, ekipler ve vatandaşların yardımı ile sıkıştıkları yerden çıkartıldı.

İddiaya göre; Gelibolu istikametinde giden V.Ç. yönetimindeki 22 FB 201 plakalı hafif ticari araç, Sanayi Kavşağı'na geldiği sırada şehir merkezinden gelerek kavşaktan çıkış yapmak isteyen S.D. yönetimindeki 22 AC 231 plakalı otomobil ile çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ekipleri ve itfaiye sevk edildi. Kazada, V.Ç. ile aynı araçta bulunan P.Y. ve otomobilde bulunan S.D. ile eşi K.D. yaralandı. Otomobilde sıkışan sürücü S.D. ile eşi K.D., ekiplerin ve vatandaşların yardımı ile sıkıştıkları yerden çıkartıldı. Yaralılar, ambulanslar ile kaldırıldıkları Keşan Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”

Edirne İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Şenol Günday, yaptığı açıklamada; corona virüs salgını sürecinde yetiştiricilerin yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Küçükbaş hayvan fiyatları düştü”

Corona virüsü salgını sürecinde yetiştiricilerin yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Günday, “Bu süreçte, talebin olmaması nedeniyle, küçükbaş hayvanların fiyatlarında ciddi düşüşler yaşandı. Küçükbaşta baskül fiyatları 26 TL seviyesindeyken, 22 TL’ye kadar düştü. Fakat, fiyatlar kasaplarda değişmedi. Sadece yetiştiricinin elindeki fiyatlar değişti. Ayrıca, yetiştiricinin elindeki küçükbaş hayvanlara talep olmadığı için satışını yapamadı. Bu durumda yetiştiricinin maliyetlerini artırdı. Yetiştiriciler olarak, biran önce işlerimizin rayına girmesini bekliyoruz.” dedi.

“Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor”

“Yetiştiriciler, salgın sürecinden ne kadar etkilendi?” şeklindeki soruya cevap veren Şenol Günday sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte, tüm yetiştiricilerimiz olumsuz yönde etkilendi. Ama küçükbaş hayvanını virüsten önce satan yetiştiricilerimiz bu süreçten çok fazla etkilenmemiştir. Salgın, bölgemizde küçükbaş hayvancılığın hareketleneceği döneme denk geldi. Bundan ötürü de, küçükbaşta sıkıntılar var. Hayvancılıkta yem çok önemlidir. Ama yem fiyatları bu süreçte hiç yerinde durmadı ve sürekli artış yaşandı. Girdi maliyetlerimiz her geçen gün artıyor. Eğer bu şekilde devam ederse, kimse ayakta duramaz.”

Günday sözlerini şöyle tamamladı: “Salgın nedeniyle, sadece Türkiye’deki değil; tüm dünyadaki insanlar, sektörler olumsuz etkileniyor. Temennimiz, biran önce bu salgının sona erip, günlük yaşama geri dönmektir.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar