Son Dakika
“Yerel basın yaşamalı ve desteklenmeli..!!”Emniyetten baskın gibi motosiklet operasyonu“Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyor”İbrahim Öztürk: "Bizim bölgemizde dolar değil, tarım ve faiz etken"Halk Pazarı için sürücülere "Park yasağı" uyarısıAykut: “Engelliler, KETUS’un seferlere başlamasını bekliyor”Yusuf Çapraz’a 154 öğrenci kayıt yaptırdı  Keşan'ın meydanına yakışmayan manzaraVatandaş, göletteki çöplerin toplanmasını istediJandarma öğrenci servislerini denetledi
Budak, siyasi geleceği için adres gösterdi: “Toplumun ya da karar vericilerin teklifleri önemli..!!”

Budak, siyasi geleceği için adres gösterdi: “Toplumun ya da karar vericilerin teklifleri önemli..!!”

22. ve 23. Dönem AK Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Necdet Budak, bölgede ziyaretlerde bulunduğunu ve vatandaşın kendisini halen aktif milletvekili gibi gördüğünü belirterek, “Karnemiz geçmişte iyi ki, vatandaş teveccüh gösteriyor. Ancak, siyaset içerisinde yeniden olup-olmayacağımı zaman belirleyecektir. Artık, benim bir pozisyona başvurmamdan çok toplumun ya da karar vericilerin teklifleri önemlidir.” dedi.

2002 yılında ilk defa CHP’den milletvekili seçildiğini hatırlatan Budak, şunları söyledi: “Beni ilk defa milletvekili yapan CHP’li delegelerdir. CHP’li delegelerin benim üzerimde büyük emekleri var. CHP’li delegelere her zaman müteşekkirim.”

2004 yılında, CHP’den AK Parti’ye geçişinin nedenleri hakkında konuşan Necdet Budak, “Parti değiştirmede, şartım; Hamzadere ve Çakmak barajlarının yapılmasıydı. Dönemin başbakanı ve şimdi ki cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da söz verdi ve barajlar bölgeye kazandırıldı. Amacım bölgeye hizmet etmekti.” şeklinde konuştu.

::::::::::::::::

 

 

22. ve 23. Dönem AK Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Necdet Budak, siyasette yeniden aktif şekilde rol alıp-almayacağı, 2004 yılında neden parti değiştirdiği ve vatandaşın kendisine yaklaşımı hakkında değerlendirmelere bulundu.

“Vatandaş, bizi halen aktif milletvekili gibi görüyor”

Ramazan Bayramı nedeniyle, bölgeye geldiğini hatırlatarak, sözlerine başlayan Budak, “Arife gününden bu yana bölgedeyim. Akrabalarımın hepsi Keşan’da ve Karlıköy’de bulunuyor. Bende onlarla bayramlaşma adına bölgede bulunuyorum. Keşan’daki bayramlaşma töreninin yanı sıra; İpsala, Enez ve Uzunköprü’de de bayramlaşmaya katıldım.

Bölgede olduğum süre içerisinde vatandaşla da, bir araya geldim ve bizi halen aktif milletvekili gibi görüp; sorunlarını anlatıyor ve bunu Ankara’ya iletmemizi istiyorlar. Ama ben, 2011 yılından bu yana milletvekili değilim. Bizim parti teşkilatlarımız, belediye başkanlarımız ve milletvekillerimiz var. Sorunlar konusunda onlarla irtibat kurulmasının doğru olacağını anlatıyorum. Çünkü mevcut milletvekillerimiz var ve onlarda sorunlarla mutlaka ilgileneceklerdir. Ayrıca, ben, bölgede tek başına dolaştım ve her kesimden sevgi, saygı görmem beni mutlu etti.” dedi.

“Geçmişte ne söz vermişsek yapmışız”

“Vatandaş, halen sizi görevde bulunan bir vekil gibi sorunları aktarmaya devam ediyor ve çözülmesini istiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Necdet Budak, şunları söyledi: “Bu insanın biraz gururunu okşuyor. Ama köylerde toplantı yaptığımızda, yapılan yatırımları dile getiriyor. Ancak, ben bu yatırımların olmasına sadece vesile oldum. Ankara’ya, yatırımların gelmesi için AK Parti teşkilatıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte gittik. Yerlisu’daki vatandaşımız, başka yerlere çalışma yaptınız ama buradakini yarım bıraktınız ve bu da, sizin boynunuzun borcu yapacaksınız diyor. Bende teşkilatla ve milletvekilleriyle irtibat kurmaları durumunda çözüleceğini dile getiriyorum. Benden böyle bir beklenti olması güzel bir şey. Demek ki, geçmişte ne söz vermişsek yapmışız. Ama her şeye rağmen bana bir şey düşerse, yapmaya hazırım.”

“Projelere toplum ve siyasilerin sahip çıkması gerekiyor”

2011 yılından bu yana milletvekili olmadığını hatırlatarak, sözlerine devam eden Budak, şöyle konuştu: “Milletvekili olmasam dahi bölgem ve topluma hizmet edebileceğim çalışmalar içerisinde oldum. TEPAV olarak, bölge için çeşitli projeler ortaya koyduk ve bu yol haritasının artık, uygulamaya konulması lazım. Projelere toplum ve siyasilerin sahip çıkması gerekiyor. Sahip çıkılırsa, bölge açısından ciddi katkıları olacaktır. Demek ki, milletvekili olunsa da, olunmasa da topluma hizmet edilmek istendiğinde, farklı yöntem ve araçlarla yapılabilir. Bize görev düşerse, elimden gelindiğince bölgeme hizmet etmeye devam ederim.”

“Bunu zaman gösterecek”

“Yerlisu’da vatandaşın hizmetin yarım kaldığından ötürü sitem ettiğini dile getirdiniz. Peki, Necdet Budak’ı, siyasette yeniden ne zaman göreceğiz?” şeklindeki soruya cevap veren Necdet Budak, sözlerine şöyle devam etti: “Ben son seçimde milletvekili adaylığı için başvuru yapmadım. Şuanda, seçim ortamı da yok. Bu konuda bir şey söylemek çok erken. Devlette hizmetler devam edecektir. Burada Necdet Budak olmuş ya da olmamış çok önemli değil. Kişilere takılıp, kalınmaması lazım. Devlette devamlılık esastır. Bölgeye geldiğimde halen saygı görüyorsam, görevimi en iyi şekilde yapmamdan ötürüdür. Bu durum benim için güzel bir duygudur. Siyasette ne olur ne biter bilemeyiz. Eğer ülke ve bölgedeki gidişat iyi gidiyorsa; belediye başkanlığı, milletvekilliği ya da bir sivil toplum kuruluşunda elinden geleni yapmaya çalışacaktır. Kısacası bunu zaman gösterecektir. Ancak, bana hangi pozisyonda, hangi koltukta, hangi alanda görev düşerse, elimden geleni yapmaya hazırım.”

“Karnemiz iyi ki, vatandaş teveccüh gösteriyor”

“Necdet Budak’ın ismi belediye seçimlerinde Edirne ve Keşan için geçerken; genel seçimlerde sürekli dile getiriliyor. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Budak, şunları söyledi: “Bu konuda en iyi cevabı vatandaş verir. Geçmişte bir karnemiz var ve buna göre bir değerlendirme yaparak, bize teveccüh gösteriyorlar. Anket firmaları araştırma yapıyor ve çıkan sonuçların bir etkisi olabilir. Vatandaş talepte bulunuyorsa, mutlaka bildikleri bir şey vardır.”

“CHP’li delegelerin benim üzerimde büyük emekleri var”

Necdet Budak, “Üniversitede görevdeyken, siyasete girme düşüncesi sizde nasıl oluştu?” şeklindeki soruya ise, şöyle cevap verdi: “Ben, 2002 yılında CHP’den milletvekili seçildim. Beni ilk defa milletvekili yapan CHP’li delegelerdir. Özellikle Keşan, İpsala ve Enez başta olmak üzere tüm Edirne’nin katkısı olmuştur. CHP’li delegelerin benim üzerimde büyük emekleri var. 2004 yılında parti değiştirmemden ötürü CHP’li arkadaşlarımızdan haklı olarak, tepkiler oldu. O dönem çok zor bir süreç geçirdim. Ben bu değişikliği hizmet etmek için yaptığımı dile getirdim. Bunun çok detaylı nedenleri var ve belki de ileri de bu yönde bir kitap yazıp anlatma imkanım olabilir. CHP’li delegelere her zaman müteşekkirim.”

“2007 yılında seçimlere girdik ve yüzde 13 olan oy oranı, yüzde 26’ya çıktı”

“2007 yılında ise, AK Partili delegelerin desteğiyle seçildim. O dönem AK Parti’nin oy oranı çok düşük seviyedeydi. O zaman AK Parti Genel Merkezi’nde, Edirne oy oranı düşük ve çıkamama ihtimali olduğunu da dile getirdi. Ben Edirne’den başka bir yerden aday olmam ve burada kendimi ispatlamam gerektiğini anlattım. 2007 yılında seçimlere girdik ve yüzde 13 olan oy oranı, yüzde 26’ya çıktı. Ben Edirne’den kaçmadım. Benim amacım bölgeye hizmet etmekti ve bundan ötürü de, parti değiştirdim.”

“Parti değiştirmede, şart; Hamzadere ve Çakmak barajlarının yapılmasıydı”

“2004 yılında, dönemin başbakanı ve şimdi ki cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan Hamzadere ve Çakmak barajlarının yapılması durumunda parti değiştirebileceğimi söyledim. Eğer bunlar yapılabilecekse, siyasetin içerisinde olabileceğimi söyledim. Bana da, yapacağına yönelik söz verdi ve verdiği sözü de tutarak, barajları bölgeye kazandırdık. Barajlar kralı şekillinde de, lakaplar konuldu. İyi ki, bölgeme bir şeyler verebilmişim.”

“Benim bir pozisyona başvurmamdan çok

toplumun ya da karar vericilerin teklifleri önemlidir”

Budak, sözlerine şöyle devam etti: “Bundan sonraki süreçte siyaset içerisinde olup-olmayacağımı zaman belirleyecektir. Artık, benim bir pozisyona başvurmamdan çok toplumun ya da karar vericilerin teklifleri önemlidir. Ben bir şeyin peşinde değilim. Ama Trakyalı biri olarak, ben kendimi bölgeme adamış biriyim. Ben genç yaşta vekillik yaptım ve zaman geçtikçe bizlerde olgunlaştık, kendimizi geliştirdik. Allah bize, sağlık ve huzur versin.”

“Herkesi kucaklamaya çalıştım”

Necdet Budak sözlerini şöyle tamamladı: “Ben insanların hangi siyasi partiden olursa olsun kucaklamaya çalışıyorum. Bugün her kesimden insanla bir araya gelebiliyorsam kucaklayıcı bir siyaset anlayışı izlememden kaynaklanmaktadır.”

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Yerel basın yaşamalı ve desteklenmeli..!!”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, yaptığı açıklamada; AK Parti hükümetinin uyguladığı enerji politikaları, Sazlıdere’ye yapılmak istenen FSRU projesi ve yerel basının yaşadığı sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Doğaya zarar veren termik

santralleri kullanmaya çalışıyoruz”

Açıklamalarına, “Bütün hükümetler enerjiyi ucuza getirmenin peşindeler.” diyerek, başlayan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Doğaya zarar vermemek, doğayla beraber hareket eden enerjileri bulmak hükümetlerin asli görevleridir. Türkiye’nin çok ciddi bir güneş kaynağı var. Güneş, aslında tüm enerjiyi sağlayabilecek potansiyeldeyken şu an Rusya’ya bağımlı durumdayız. Doğal gazın yüzde 55’ini Rusya’dan elde ediyoruz. Onun dışında barajlarımızı, hidroelektrik santrallerimizi kullanamıyoruz. Rüzgâr enerjisi gibi temiz enerji santrallerimizi kullanamıyoruz. Doğaya zarar veren termik santralleri kullanmaya çalışıyoruz.”

“AKP doğa katliamları yapıyor”

Dünyanın termik santral ve nükleer santrallerden vazgeçtiğine kayıt düşen Okan Gaytancıoğlu “Dünya vazgeçerken, Türkiye nükleer santral ve termik santraller kullanmaya çalışıyor. Özellikle doğalgazı başka ülkeden gelmesine rağmen kullanıyoruz. Bunu yaparken de AKP doğa katliamları yapıyor. Bunun en basit örneğini Eskişehir Alpu Ovası’nda gördük. Oldukça verimli bir tarım arazisine herhangi bir araştırmaya gerek duymadan termik santral kurmaya çalıştılar. Halkın tepkisiyle karşılaşınca biraz ertelendi ama yine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle bunu yapmaya çalışıyorlar.” şeklinde konuştu.

“Proje, Saros’u katleder”

Gaytancıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Eskişehir Alpu Ovası’nda yaşanan benzer durum, Sazlıdere içinde geçerlidir. Saros FSRU Gemi İskelesi projesinin Sazlıdere’den geçmesi Saros’u katletmek anlamına geliyor. 3 ay önce sevgili Erdin Bircan’la Sazlıdere’ye gelerek oraya yapılmaması gerektiğini savunmuştuk. Ancak, AK Parti Genel Başkanı çıkardığı bir kararnameyle bu projenin olabilirliğini gündeme getirerek 2 Ekim’de bir ÇED toplantısı yapılacağını duyurdu. Tabii kalkınmak zorunda olan bir ülkeyiz. Ama doğayı koruyarak yapmalıyız, doğayı katlederek değil. Saros kendi kendini temizleyen bir denizdir. Orada bir sürü canlı var. Enerji lazım diye böyle bir yatırımın yapılması son derece yanlıştır. Evet, enerji bize lazım. Niye güneş enerjisini kullanmayalım? Niye bir ülkeye bağımlı olarak hareket ediyoruz? Etrafında tarım dışı arazi olan, orman olmayan yerlerde tabi ki termik santral yapılabilir. Türkiye’nin alabileceği en iyi karar güneş enerjisine geçmektir. Enerjimizi güneşten kullanmalıyız. O yüzden Sazlıdere’ye dikkat çekiyoruz. Biz, CHP olarak, doğayı kirleten termik santrallere karşıyız.”

“Yerel basın yaşamalı ve desteklenmeli”

Yerel basının sorunlarının her geçen gün artarak, devam ettiğini belirten Okan Gaytancıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yerel basınla ilgili hükümetin aldığı bazı kararlar var. Sayfa sayısının sınırlandırılması, Basın İlan Kurumu’nun aldığı ciddi ilan ücretleri yerel basının yaşamasına engel oluyor. Yerel basın yaşamalı ve ciddi anlamda desteklenmelidir. Çünkü ulusal basın belli bir siyasi gündemdedir. Ama yerel basın özgür ve istediğini yazabiliyor. Yereldeki haberleri genele taşıyabiliyor. Bundan ötürü de, yerel basın bizler için çok önemlidir. Yerel basının teşviki için bir dizayn gereklidir. Ama bu yerel basını öldürerek ve onlara yaşama şansı tanımayarak olmaz. Kâğıt fiyatlarının son derece arttığı bir ortamda, siz yerel basına bazı avantajlar sağlamazsanız, yerel basın nasıl yaşayacak? Kağıt, kalıp ve boya fiyatlarının belli bir seviyeye çıktığını görmekteyiz. Basının desteklenmesi konusunda kararların çıkması bekleniyordu ama çıkmadı. Türkiye’de yerel basının güçlendirilmesi için muhalefet olarak, destek vermeye çalışacağız.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Emniyetten baskın gibi motosiklet operasyonu

Yenimescit Mahallesi'nde, Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin yanı sıra, Özel Harekat Polisi, Motosikletli Yunus Timi ile Çevik Kuvvet ekiplerinin de destek verdiği motosiklet uygulaması gerçekleştirilirken, uygulamada çok sayıda motosiklet trafikten men edildi.

Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ve Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, dün saat 18.30'da başlayan motosiklet uygulaması yapıldı. Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin, Yenimescit Mahallesi'nin çeşitli noktalarında, aynı ana başlattığı operasyona, Özel Harekat Polisi, Motosikletli Yunus Timi ile Çevik Kuvvet ekipleri de destek verdi.

Plakasız, eksik evraklı motosikletler toplandı

Ekiplerin, 2 saat boyunca sürdürdüğü motosiklet operasyonunda, plakasız görülen her motosikletin şasi ve motor numaraları kontrol edilerek, çalıntı ihbarı verilen motosikletlerin numaraları ile karşılaştırıldı. Plakasız ve eksik evraklı çok sayıda motosiklet üzerinde uygulama gerçekleştiren ekipler, operasyon süresinde çok sayıda motosiklet çeşitli maddelerden trafikten men ederek, çekici ile yediemin otoparkına gönderdi. Operasyonu meraklı gözlerle seyreden mahalle sakinleri, operasyonların, uyuşturucuya karşı da gerçekleştirilmesini istedi. Gazetemiz baskıya girdiği saatlerde operasyon ile ilgili çalışmaların devam etmesi nedeniyle, detaylı bilgiyi bir sonraki sayımızda bulabilirsiniz.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

“Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyor”

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li Üyesi ve ayçiçeği üreticisi Mehmet Ali Yetim yaptığı açıklamada; ayçiçeği hasadının yüzde 95’inin tamamlandığını belirterek, çiftçilerin alacaklarının zamanında yapılması gerektiğini kaydetti.

“150-200 kilogram arasında ürün alınıyor”

Ayçiçeği hasadının yaklaşık yüzde 95’inin tamamlandığını belirten Yetim, “Bölgemizdeki ayçiçeği tarlalarında dönüm başına 150-200 kilogram arasında ürün alınıyor. Yağlı Tohumlar ve kooperatifin belirlediği yüksek yağ oranları ve en yüksek rakamlara ulaşmak mümkün gözükmüyor. Belirlenen yağ oranları kadar, yağ çıkmıyor. Üretici olarak, zararlarımız çok fazladır.” dedi.

“Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyor”

Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yorulmaz’ın “15 Ağustos’ta, Trakya Birlik’e ayçiçeğini teslim eden çiftçiler, hiçbir ödeme alamadı.” şeklindeki açıklamasını hatırlatan Mehmet Ali Yetim şunları söyledi: “Bazı çiftçilerimize ödemenin yapılmadığını bizlerde duyuyoruz. Çiftçiler paralarını alamadığı için mağduriyet yaşıyorlar. Çiftçinin parasını şimdi diğer yarısını sonra verilmesi gibi bir durumun olması da kabul edilemez. Burada, çiftçinin sırtına binmeye çalışıyorlar. Kurum olarak, tüccar kafasıyla bu işi yürütüyorlar. Fakat, bunlar ana parayı dahi ödemekte sıkıntı yaratıyorlar ve insanları yalvartıyorlar. Bu doğru bir davranış değildir. Alım yapılıyorsa, zamanında ödemelerin yapılması gerekiyor.”

“Yöneticiler maaşlarını ve huzur haklarını zamanında

alıyorsa, çiftçilerinde alacağını zamanında almalı”

Yetim sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yıl, üründen çok düşük verim aldık. Yağmur yağması nedeniyle, 150-200 kilogram ürün alındı. Fiyatlar geçmiş yıllara göre; yüzde 35 oranında arttı ama girdi maliyetleri yüzde 50-yüzde 60 gibi bir artış yaşandı. Bunlar karşılaştırıldığında, çiftçiler olarak yine zarardayız. Bizler paramız aldık ama borcumuzun ne kadarını ödeyip ne kadarını ödeyemeyeceğimizi göreceğiz. Yağlı Tohumların ödemesini yapmadığı çiftçilere biran önce ödemelerini yapması gerekiyor. Çiftçiye verilen para yine sizlere veriliyor. Yöneticiler maaşlarını ve huzur haklarını zamanında alıyorsa, çiftçilerinde alacağını zamanında alması gerekiyor.”

(Haber: Deniz ÇİL)

İbrahim Öztürk: "Bizim bölgemizde dolar değil, tarım ve faiz etken"

Keşan Umum Emlak Müşavirler Derneği Başkan Yardımcısı İbrahim Öztürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ı değerlendirirken, Keşan bölgesinde dolar üzerinde kira ya da satışın olmadığını söyledi.

Öztürk, Türkiye’de yerleşik kişilerin, ilgili Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ı değerlendirdi. Keşan ve bölgesinde, bu karar ile değişen bir durumun olmayacağı görüşünü dile getiren İbrahim Öztürk, "Keşan'da Dolar ile Euro ile yaptığımız bir iş yok. Bu karar daha çok büyük şehirleri etkileyecektir. Bizim bölgemizde vatandaşlar peşinatı zor veriyor. Kaldı ki doları nereden bulacaklar? Dolayısıyla, Keşan bölgesindeki piyasanın pek değişeceğini sanmıyorum. Bizim bölgemizde dolar değil, tarım ve faiz etken." dedi.

"Bu şartlarda konut kredisini kimse kullanamaz"

Keşan bölgesinde, tarıma göre hareket yaşandığının altını çizen Öztürk, "Keşan'da tarım iyi giderse, ürünlerin fiyatları da yüksek olursa, o zaman piyasa hareketlenir. Ayrıca, tarımın dışında faiz oranları da piyasayı belirleyen bir diğer faktör. Faizlerin artması, emlak piyasasını çok etkiledi. Şuanda 10 kişide belki 1 kişi konut kredisi kullanıyor. Bu şartlarda da konut kredisini kimse kullanamaz. İnşallah düzelecektir. İnşaat sektörü Türkiye'de ekonominin lokomotiflerinden. Alınan 'TL kararı' ile ilgili Türkiye geneline baktığımızda ise piyasanın olumlu yönde etkilenebileceğini söyleyebiliriz." diye konuştu.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Halk Pazarı için sürücülere "Park yasağı" uyarısı

Keşan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Cumartesi günleri Halk Pazarı'nın kurulduğu bazı cadde ve sokaklara araçların park etmemesi için uyarı levhaları koydu.

Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Keşan'da, Cumartesi günleri, Halk Pazarı'nın kurulduğu bazı cadde ve sokaklarda, Cuma akşamından araçların park edilerek bırakılması ve esnafın Cumartesi sabahı tezgah açamamasıyla ilgili şikayetler üzerine çalışma yaptı. Ekipler, Halk Pazarı'nın kurulduğu bazı cadde ve sokakların duvarlarına; "Cumartesi Pazarı bölgesidir. Cuma günleri saat 20.00'den sonra araç park etmek yasaktır." yazan uyarı levhaları koydu. Esnafın talebi üzerine yapılan bu çalışmanın ne kadar etkili olacağı ise bugün kurulan Halk Pazarı'nda belli olacak.

Haber / FOTO: İlker GÜREL

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar