Son Dakika
Cam ustası Yıldırım: "Camında çatlak olan araçlar muayeneden geçmiyor"Yukarı Zaferiye Mahallesi sakini Aldanmaz, revizyon ve ilave imar planlarını eleştirdiHelvacıoğlu: “Mezun öğrenciler iş bulamazken, işletmeler usta bulamıyor..!”Şapçı, Gaz ve Tesisatı Teknolojisi bölümünün 1 kişi tarafından tercih edilmesini değerlendirdiGege, imar planı değişikliğini değerlendirdi: “28 Temmuzda elini kaldırmış hiçbir meclis üyesi arkadaşı biz orada göremedik”Miniklerin göz dolduran yardımı500 balyayı ateşe verdi, kaçarken yakalandıKadına yönelik şiddet ve tacize dikkat çekmek için yola çıkan ekip Keşan'da mola verdiAdnan Vural’dan, Keşan’ın köylerini ziyarete gelen Mehmet Geçmiş’e tepki: “Umarım bundan sonra gelirse bize haber verir”Edirne İl Emniyet Müdürü değişti
Budak: “Hamzadere Barajı üzerinden siyaset yapmaya kalkmasınlar..!”

Budak: “Hamzadere Barajı üzerinden siyaset yapmaya kalkmasınlar..!”

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Danışmanı, 22. ve 23. dönem AK Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Necdet Budak, dün yaptığı açıklamada, Hamzadere Barajı'ndan Keşan Ovasına ilk kez su basılmasını değerlendirdi.

“Hamzadere Barajı için parti değiştirmiş birisiyim”

Açıklamasının başında, barajın Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağına değinen Budak, “Hamzadere Barajı'nın hikayesi 60'lı yıllara dayanıyor. Temelini atan Evren Bulut'u rahmetle anıyorum. Ben Hamzadere Barajı için parti değiştirmiş birisiyim. Hamzadere Barajı, Necdet Budak ile simgeleşmiş bir eserdir. Bölgenin ekonomisini değiştirecek bir eserdir. Samimi duygular ile bunları söylüyorum ve bunları söylerken tüylerim diken diken oluyor. Cumhurbaşkanımız benden bir istediğin var mı dediğinde 2004 yılında, benim tek isteğim Hamzadere ve Çakmak Barajı dedim. Bunlar olursa siyaset yaparım, olmaz ise siyaset yapmam dedim. Cumhurbaşkanımız bu bir hizmettir dedi ve Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan'a talimat verdi. İşin iç yüzü budur. Söyleme ihtiyacı hissetmemin nedeni, bizim bölge insanımız, siyaset yapanlar; a veya b partisi fark etmez, bölgenin ekonomisini değiştirecek yeni projelerin üzerinden siyaset yapsınlar. Tarihe not düştüğüm Hamzadere Barajı üzerinden siyaset yapmaya kalkmasınlar." diye konuştu.

“Benden sonra gelenler de benzer performansı göstersinler”

Necdet Budak, sözlerine şöyle devam etti: “Projenin sahibi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Necdet Budak'tır.  Ben siyaset yapmayı bu hizmetler üzerinden çok doğru bulmuyorum. Bölge halkı da biliyor, Hamzadere Barajı bölge için önemli. Milletvekilleri gelir geçer devlet daimi. Bu hizmetlerin olması lazım. Milletvekilleri, Belediye Başkanı ya da herhangi bir görevde olursa olsun, bölgenin ekonomisini değiştirecek eserleri tartışsınlar, imza atsınlar. Ben kendi bölgemde, milletvekilliği döneminde Mahmutköy'deki barajdan, Çamlıca'daki göletin yükseltilmesinden, Beyendik, Karlıköy, Suluca göletine kadar projesi, planlanması ve yapımı safhasında, sayamadığım bir çok gölet projesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Bakanımızla, otobüsler ile insanlarımızı hep Ankara'ya taşıdık. Toplumun desteği, Hükümetimizin desteği, Cumhurbaşkanımızın desteği ile bu projeleri hayata geçirdim. Ben 6 yıldır Milletvekili değilim. Ben isterim ki benden sonra gelenler de benzer performansı göstersinler."

“Çok fazla ekonomi projelerine odaklanmıyoruz”

Siyasi çekişmeler yerine bölgenin ekonomisini değiştirecek projelerin ortaya konmasının önemli olduğuna dikkat çeken Budak, “Bölgenin ekonomisini değiştirecek projeler yapılsın. Bunu söylemekteki kastım da şu; kesinlikle siyasi bir kredi çıkartmak değil, devlet okul ihtiyacı var ise zaten yapar, devlet hastane ihtiyacı var ise zaten yapar, yol ihtiyacı var ise yine bir şekilde yapar. Eskiden bunlar olmuyordu, AK Parti döneminde bunlar çok daha hükümetin ekonomiyi yönetmesi ile çok güzel bir şekilde yürüdü. Fakat bölgenin ekonomisini değiştirmek dediğiniz zaman, bu farklı bir konsept. Siyaset yapmak isteyenler, arkadan gelen gençler için de söylüyorum yada mevcut konum ve koşullarda siyaset yapmak isteyenlerin, siyasete kafa yorarken sadece reklam değil, sadece sosyal medya üzerinden fotoğraf çekmek değil, bölgenin ekonomisini değiştirecek projeleri hayata geçirmek için kendi projelerini koymaları ve anlatmaları gerekir. Onun içinde şunu söylemek istiyorum, 6 yıldır vekil değilim dedim, 6 yıldır gözlemlediğim biz çok fazla ekonomi projelerine odaklanmıyoruz. Genel olarak siyasi kısır çekişmeler yada reklamlar üzerinden bölgemdeki sosyal medya ve yerel basındaki kısır çekişmeleri görünce bölgem adına üzülüyorum.” dedi.

“Suyun Keşan halkına gelmesi, arazilerin değerini 5 katına çıkartıyor”

Necdet Budak, Keşan, İpsala, Enez bölgelerinde suyun her yere gideceğini dile getirerek, şunları söyledi: “Hamzadere Barajı yüzde yüz faaliyete geçmemesine rağmen, önümüzdeki 3 yıl içerisinde yüzde yüz faaliyete geçmiş olacak. Şu anda yüzde 60- 70 seviyelerinde. Keşan, İpsala, Enez arasında görebileceğiniz her yere, İzzetiye Köyü'nün altına kadar, Şabanmera'ya kadar, Enez'deki yamaç arazi sulamalarının olduğu Yenice Köyü'nün altlarına kadar her tarafa suyun taşınabileceği bir baraj. Suyun sadece Keşan halkına gelmesi bile oradaki arazilerin değerini 2-3 belki 5 katına çıkartıyor. Dönümü 5 bin TL ise, 10- 15 bin TL'ye çıkıyor.”

“Burada siyaset yapmak isteyenlere parti fark etmez”

Bölge için daha fazla projenin ortaya konmasını da vurgulayan Budak, “Ben bunlarla da kalmayarak, şahsi anlamda mütevazi davranmayacağım. Oda ve borsalarımıza, Hamzadere sulama birliğimize, Kalkınma Ajansı ile birlikte 30 tane somut proje ortaya koyduk. Bu projelerden bir tanesi de Gıda OSB. Suyun gelmesi ile birlikte hayvansal üretim anlamında su var, ot var, et olacak bunların katma değer sağlanıp, balkanlara, İstanbul'a ve ülke ekonomisine daha fazla nasıl katkıda bulunabiliriz, bunların projelerini de yazmamız lazım. Burada siyaset yapmak isteyenlere de parti fark etmez, TEPAV olarak hazırladığımız bu projeleri yol haritası olarak değerlendirmelerini öneririm. Eğer bu 30 proje dışında yeni projeleri var ise siyasiler onları ortaya koysunlar.” şeklinde konuştu.

“Hamzadere Barajı, bölge ekonomisini çok daha farklı noktalara getirecek”

Necdet Budak, sözlerinin devamında siyaset yapmak için ciddi bir projeye ihtiyaç olduğunu belirterek, “Ülkemizi seviyorsak, inancımız buysa çok çalışmamız gerekiyor. Çalışmaktan kasıt, tiyatro yaparak değil gerçek anlamda somut şeyleri ortaya koyarak olur. Bunun içinde siyasette kalitenin daha iyi noktalara gelmesi lazım. Siyaset yapacakların eğitim altyapısının iyi olması gerekiyor. Ben bu duygular ile Hamzadere Barajı'nın 3 yıl içerisinde, bölge ekonomisini çok daha farklı noktalara getireceğini düşünüyorum. Projenin ne kadar önemli olduğunu bölge halkı o zaman daha iyi anlayacaktır. Bölge çok daha farklı konuma gelecek, istihdam artacak, bölge ekonomisi çok daha farklı noktalara gelecektir.” dedi.. 

“Bölge halkı kısır siyasi çekişmelerden sıyrılıp, yeni projelerin konuşulmasını bekliyor”

Bölge halkının siyasetçilerden beklentisi olduğunun altını çizen Budak, “Ben geçtiğimiz Çarşamba akşamından itibaren, Pazar gününe kadar Keşan, İpsala, Enez bölgesindeydim. Çiftçilerimiz ile sohbet ettim. Köylerde sohbet ettim. Keşan'da vatandaşlar ile sohbet ettim. Şöyle bir gözlem içerisindeyim; Türkiye 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra da genel anlamda ekonomi ile ilgili bir geçiş süreci, son göstergeler iyi olmakla beraber bu bölgede edindiğim izlenimler; su parası veremeyen insanlarla da sohbet ettim, yerel yönetimlerden hizmet bekleyen, alamayan, şikayet eden vatandaşlar ile konuştum. Çiftçilerimiz ile sıkıntıları konuştuk. Esnaf ile ekonomiden söz ederek konuştuk. Ben kendi bölgemin insanında şöyle bir şey gözlemledim; siyaset yapanlardan, yerel yönetimler dahil, insanların bölgemizdeki siyasetçilerden bir beklentisi var. Siyasetçilerden umut olmalarını istiyorlar. İnsanlar bölgenin ekonomisini değiştirecek projeleri, siyaset yapanlardan ve yapmak isteyenlerden bekliyor. Yeni projelere ihtiyaç var. Bölgenin yeni bir yol haritasına ihtiyacı var. Bunun içinde biz 30 tane proje yaptık. Bölge halkı kısır siyasi çekişmelerden sıyrılıp, yeni projelerin konuşulmasını bekliyor.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Fevzi Can DİREK

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Cam ustası Yıldırım: "Camında çatlak olan araçlar muayeneden geçmiyor"

 

Oto cam ustası Osman Yıldırım, 1 Temmuz 2017 tarihinden sonra, camında çatlak olan araçların, ağır kusurlu olduğu için muayeneden geçemediğini söyledi.

Yıldırım, 1 Temmuz 2017 öncesinde, araçların camındaki çatlak ve küçük çizilmelerin, 'sürücü görüş açısını engelliyor' gerekçesiyle hafif kusur olarak gözüktüğünü ve muayeneden geçtiğini dile getirerek, "Yeni düzenleme ile artık camında çatlak olan araçlar muayenede ağır kusur olarak görünüyor ve muayeneden geçemiyor. Artık muayene öncesi araçta dikkat edilecek noktaları listelediğimizde, arabanızın camında çatlak olup-olmadığını da dikkate almanızı öneririz. Araç muayenesi için randevu alıp, aracınızı muayeneye sokmak üzere, muayene istasyonlarına gittiğinizde, mağdur olmamak ve muayene işlemlerini tekrarlamak zorunda kalmamak için cam çatlakları konusunda gerekli önlemleri aldıktan sonra muayeneye gidilmelidir." dedi.

"Mini onarım hizmeti ve doğal afetlere karşı kaskolanmış olduğuna dikkat ediniz"

Cam değişimi ile ilgili önerilerde de bulunan Osman Yıldırım, şunları söyledi; "Aracınızın camında çatlak varsa, kasko sigortası ile camınızı değiştirmek mümkündür. Bazı sigorta şirketlerinde bir defaya mahsus cam değiştirme imkanı sunulduğu bilgisini paylaşmakta fayda var. Kaskonuzu yaptırırken, mini onarım hizmeti ve doğal afetlere karşı kaskolanmış olduğuna dikkat ediniz. Araç cam değiştirme işlemi mini onarım kapsamında da değiştirilebilmektedir."

İlker GÜREL

Yukarı Zaferiye Mahallesi sakini Aldanmaz, revizyon ve ilave imar planlarını eleştirdi

Yukarı Zaferiye Mahallesi'nde ikamet eden Fethi Aldanmaz, revizyon ve ilave imar planları ile ilgili olarak yaptığı eleştirilere devam ederken, planlara onay vermeyen Süleyman Eren haricindeki diğer tüm Keşan Belediye Meclisi üyelerinin, planlara onay verirken vicanlarının nasıl hiç mi sızlamadığını sordu.

Aldanmaz, şimdiye kadar Keşan halkının oyları ile seçilen kişilerin, hangi partiden olurlarsa olsunlar, ilk önce Keşanlı olmalarının hakkını; onları hizmet için seçen Keşan halkına vermek zorunda olduğunun altını çizerek, "Belediye Meclisi'nin MHP'li Üyesi Süleyman Eren hocam hariç, Belediye Meclisi üyeleri ve İmar Komisyonu üyeleri, bu yeni imar planlarını imzalarken, parmak kaldırırken hiç mi vicdanınız sızlamadı? İktidarı, muhalefeti birlik olmuşçasına, yıllardır, dağ, taş, bayır, tarla toplayan üç beş kişinin rantını düşünerek yapılan bu imara nasıl evet dersiniz? Yıllardır, Keşan'ın her türlü sosyalliğinde bulunan, bu şehre emek vermiş, Keşan'ın yerli halkı bunu hak ediyor mu? Siz hiç mi görmüyor musunuz ya da gözlerinize mil mi çektiler? Keşan'da öyle yerlere ruhsatlar ve imar vermişler ki aklınız durur. Bunları bütün meclis üyeleri ve bütün Keşan halkı biliyor. 'Vallahi buralara kat veremeyiz' diyenler, o ruhsat verdikleri binalara bakarken acaba içi sızlamıyor mu? Keşan'a emeği geçmiş olan yerli halkın ahını almayın." dedi.

"Ferah ve yaşam kalitesi yaşanacak bir hale getirilir ve ondan sonra dışarılara imar verirsin"

Bir şehrin, şehir olması için ilk önce o şehrin içerisinin dizayn edilmesi gerektiği görüşünü bildiren Fethi Aldanmaz, "Ferah ve yaşam kalitesi yaşanacak bir hale getirilir ve ondan sonra dışarılara imar verirsin. Sen şehrin içini gündeme almadan bazı kişilerce toplanan tarlaları imara açıyorsun. Olmaz arkada. Bu vicdanlar buna dayanamaz. Bu millet yüz yıllık yıkık dökük yerlerde oturuyorlar ve yıllardır bir beklenti içerisinde hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Sayın Başkan; ilk toplantıda 'ben kat artırımı sözü vermedim' dedi. Peki başkan; yukarıları imara açacağının sözünü de vermedin. Oraları yıllardır toplayanlara vahi mi indi de tarlaları topladılar. Oraya imar vermeyin o zaman ve ormanlardan temiz hava gelsin. Şehir içine ve yeni hastane karşısına, İzzetiye Mahallesi'ne doğru verin bakalım o yerleri toplayanlar nasıl zıplayacaklar. Ancak bu mümkün değil. Sayın Başkan ve meclis üyelerinin o zenginlere gücü yetmez, gariban Keşan halkının dededen kalma binalarının yıkık-dökük içinde kalmasına yeter. Yok sosyal demokratmış, yok milletçiymiş, muhafazakarmış... Herkes siyaseti milletin derdini bırakmış, işleri sadece rantmış. Keşan halkı bunları öğrendi. Hadi topladınız ve imar verdiniz. Yerler sizin olsun ama gökyüzünü de mi satın aldınız? Yukarıya doğru insanlara bir kat vermeniz, sizleri neden rahatsız ediyor? Sonra babalarınızın malını mı, cebinizden paranızı mı yoksa yeni rant yerlerinden bu halka hisse mi vereceksiniz? Gelin bu yanlıştan dönün." diye konuştu.

"Keşan'da nefes almaya ve sıcak bir yuvada oturmaya bu insanların da hakkı var"

Şehir içerisindeki bazı yerlere ayrıcalık yapıldığını iddia eden Aldanmaz, şunları söyledi; "Şehir içerisindeki bazı yerlere neden ayrıcalık yapıp da katlar verdiniz? Keşan'da nefes almaya ve sıcak bir yuvada oturmaya bu insanların da hakkı var. 5 katın yanında kat verilmeyen yerlerde kömür, lastik, naylon yakılırsa, Keşan'ın havasını nasıl temiz tutacaksınız? Dönün bu yanlıştan Sayın Başkan ve meclis üyeleri. Sonra bu insanların yüzüne nasıl bakacaksınız? Eğer 28 Ağustos'tan sonra bu yeni imar planına 'Evet' diyen ve meclisten bu haliyle geçecek bir imar planına Keşan halkı olarak imza toplayıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na, yeni imar planının neye göre yapıldığını ve yerinde incelemek üzere başvuru yapacağız."

Haber MERKEZİ

Helvacıoğlu: “Mezun öğrenciler iş bulamazken, işletmeler usta bulamıyor..!”

 

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, yaptığı açıklamada, meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının eğitim durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’deki herkesin, çocuğunu doktor, mühendis, avukat olsun diye yetiştirmek için uğraştığını söyleyerek sözlerine başlayan Helvacıoğlu, “Hangi çocuğa ‘büyüyünce ne olacaksın’ diye

sorsak, ‘doktor, mühendis’ diyor. Peki biz, en önemli ihtiyacımız olan nitelikli iş gücünü nasıl geliştireceğiz? Meslek liseleri, her geçen gün, kan kaybederek zayıflıyor. Meslek yüksek okulları, uygulamasız oldukları için tecrübesiz eleman yetiştiriyor ve teorik olarak kağıt üzerinde usta yetiştiriyor. Diploma değil, insanın kendisi ustalık yapacak. Yetişen kalifiye elemanın kendisi usta olmalıdır. Mesleki eğitim ayağında, ticaret odaları ve esnaf odaları aktif rol almalıdır. Bu konuda bizlerle işbirliği yapılmalı ve birlikte hareket edilmelidir.” dedi.

“İyi yetişen kişi, iyi maaş alır”

Meslek liseleri ve meslek yüksekokulları arasında geçiş teşviki olması gerektiğinin altını çizen Mustafa Helvacıoğlu, “Meslek lisesinde okuyan bir kişi, aynı bölümü meslek yüksekokulunda okuduğunda, devletin de bir teşviki olmalıdır ki özendirici olsun. Devlet, meslek lisesinde okuyana meslek yüksekokuluna gitmesi için iş garantisi vermelidir. Meslek lisesindeki öğrenci o bölümü sevmeli ve bilmeli ki meslek yüksekokuluna gittiğinde de aynı bölümü tercih etsin. Öğrenci seçtiği meslekten mezun olduğunda ve iyi yetiştiğinde, örneğin devlette ona ‘Senin 3 yıl maaşının yarısını vereceğim, sigortanı 40 ay ödeyeceğim.’ demelidir. İyi yetişen kişi, iyi maaş alır.” şeklinde konuştu.

“Türkiye’deki mesleki eğitim, dünya standartlarına kavuşturulmalıdır”

Helvacıoğlu, sözlerinin devamında, Türkiye’deki işsizliğin arttığını ancak işletmelerin de eleman bulunamadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Türkiye’deki mesleki eğitimde bir sorun var. Demek ki Türkiye’deki meslek liselerinde bir eksiklik var. Bu eksiklikleri ve sorunları telafi edebilmemiz için, nitelikli iş gücü yetiştirebilmemiz için, esnaf odaları ve ticaret odalarıyla birlikte işbirliği yapmalıyız. Ne isteniyorsa, nokta atışı atışı yaparak o yönde iyileştirme yapılmalıdır. Türkiye’deki mesleki eğitim, dünya standartlarına kavuşturulmalıdır.  Bizim derdimiz, teorikten çok pratik meslek liselerinde ve meslek yüksekokullarında. Kağıt üzerinde her şey okunuyor ama pratik yok. Pratik uygulama artmadığı sürece ilerleyemeyiz.”

“Sadece Ankara’da birlikte masaya oturuluyor”

İşkur’un son projesinin iş dünyası ve mesleki eğitim adına çok fazla önem taşıdığına değinen Mustafa Helvacıoğlu, “İşkur, bu projesinde diyor ki ‘Yeni başlayan bir elaman, hiçbir şey bilmiyorsa, buyursun şu firmada o işi öğrensin. Sonra bu elaman işi öğrenirken maaşını 3 ay İşkur versin. Öğrendikten sonra firma, o elamanı işe alsın sonra da 30 ay sigortasını devlet ödesin. Aslında devlette, Milli Eğitim Bakanlığı da, odalar ve borsalar da bu iş için büyük çaba sarf ediyor ama kopukluk yaşıyoruz. Herkes, bir iş yapıldığında kendi tarafında yapıldığını sanıyor. Sadece Ankara’da birlikte masaya oturuluyor. Siyaset bu işi düşünerek, başarılı uygulamalar ortaya koyuyor ama 81 ile gelince hepsinde gayretler düşüyor. Ticaret odalarının, esnaf odalarının, sayın valimizin, milli eğitim müdürlüklerimizin, halk eğitim müdürlüklerimizin ve İşkur temsilcilerinin sık sık bir istihdam kurulu oluşturtmak kaydıyla bu işi yapmaları gerekiyor.” dedi.

“Bizlerle yapılacak işbirliği, çözüm odaklı olacaktır”

Helvacıoğlu, mesleki eğitiminin, iş piyasasında belirli bir işi yapmak veya bir mesleği yerine getirmek için gerekli olan bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazandırmayı amaçladığını belirterek, şöyle devam etti: “Mesleki eğitim, işletmeler açısından çok önemlidir, verimliliği arttırır, performansı arttırır ve iş kalitesini öne çıkararak, işletmelerin inovasyon ve araştırma yeteneğini güçlendirir. Eğer kaliteli bir eleman çalıştırırsak bu özelliklerle de olursa ticaret ve işletmelerimiz daha çok kazanır. Dolayısıyla ekonomi kazanır. Mesleki ve teknik eğitim, bireylerin ekonomik gelişmesini sağlar, refahını arttırır, fakirliği önler ve sosyal uyumluluğu sağlar. Kısacası mesleki eğitim, şehre çok iyi katkılar verir. İş verimliliğine ve iş dünyasına çözüm istiyorsak, mesleki eğitim ayağında kamu ve özel sektör ortaklığını arttırmalıyız. Biz, iş dünyasının temsilcileriyiz. Bizlerle yapılacak işbirliği, çözüm odaklı olacaktır. İş gücü niteliğini arttırmazsak, ilerleyen yıllarda çok daha zor günler bizi bekliyor.”

“Robotların bile işsiz kalacağı dönem geliyor” 

“Ne iş olsa yaparım” döneminin bittiğini de sözlerine ekleyen Mustafa Helvacıoğlu, iş ehliyeti olmayan kimsenin çalışamayacağını vurgulayarak, “Artık sadece mesleki iş ehliyeti olan kişi çalışacak. Eleman yetişmediği sürece ilerideki yıllarda, az gelişmiş olan ülkelerden ya iş gücü gelecek ya da robotlar gelecek. ‘4.0 sanayi devrimi’ başlıyor. Robotların bile işsiz kalacağı dönem geliyor. Donanımlı olmayan para kazanamayacak, işi iyi bilen ve iş ehliyeti olan kazanacak. Daha önce de söylediğim gibi mühendis 2 milyona iş bulamazken, işletmeler de 4 milyona usta bulamıyor. Eğer 10-15 yıl sonra nitelikli eleman bulamaz hale gelirsek, bu dışarıdan iş gücü gelecek anlamına geliyor, yani akıllı üretim dönemi geliyor. bu akıllı üretim döneminde sınıfta kalarak, küme düşmemeliyiz.”

Fevzi Can DİREK

Şapçı, Gaz ve Tesisatı Teknolojisi bölümünün 1 kişi tarafından tercih edilmesini değerlendirdi

TMMOB (Türkiye Makine Mühendisleri Odası Birliği) Makine Mühendisleri Odası Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Makine Mühendisi Tanju Şapçı, yaptığı açıklamada, Keşan’da Gaz ve Tesisatı Teknolojisi

programının yalnızca 1 kişi tarafından tercih edilmesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Doğalgaz sektöründe çalışan bizler için bu personeller altın değerindedir”

Şapçı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Eğitimin bu kadar önemli olduğu yüzyılımızda Keşan’da Gaz Tesisatı ve Teknolojileri Programını sadece 1 kişinin tercih etmesi Keşan için düşündürücüdür. Eğitimli eleman açığının had safhada olduğu günümüzde bu dallarda eğitim alacak personelin olmaması ya herkesin hayalinin yüksek olmasından ya da buralarda okuyan öğrencilerin mezun olduktan sonra iş bulamamasından kaynaklanmaktadır. Doğalgaz sektöründe çalışan bizler için bu personeller altın değerindedir. Bu eğitimi almış olan arkadaşlarımız gaz firması ile bizler arasında köprü vazifesi görmektedirler. Bir de bu bölümde okuyan arkadaşlarımızın dikey geçiş sistemi ile mühendis olma hakları bulunmaktadır. Keşan’da bulunan sanat okuluna da bu eğitim ile ilgili lise seviyesinde sınıf açılması gerektiği kanaatindeyim.”

“Eleman sıkıntımızı dışarıdan gelen arkadaşlarla çözüyoruz”

Alternatif enerji kaynakları faaliyete geçene kadar doğalgaz kullanmaya devam edileceğini dile getiren Tanju Şapçı, “Bu en az 30-40 yıl boyunca bu sektöre yatırım yapanların iş yapacağı anlamına gelir. Meslek Lisesi’nde okuyan arkadaşlarımızın üniversite sınavında sınavsız geçebileceği bölümlerdir. 2 yıllık bir programdan mezun olanlar sıhhi tesisat ve bina içi doğalgaz tesisatı yapabilen kalifiye elemanlardır. Bizler şu anda maalesef eleman sıkıntımızı dışarıdan gelen arkadaşlarla çözüyoruz. Herkesin avukat, doktor, mühendis olamayacağı bir sistemde bu mesleklere yardımcı olacak ara elemanlara her zaman ihtiyaç vardır ve bu ihtiyaç gün geçtikçe daha da artmaktadır.”

Fevzi Can DİREK

Gege, imar planı değişikliğini değerlendirdi: “28 Temmuzda elini kaldırmış hiçbir meclis üyesi arkadaşı biz orada göremedik”

 

MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Keşan İlçe Teşkilatı Başkanı Erkan Gege, geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlediği basın açıklamasında, Keşan İlave İmar ve Revizyon İmar Planlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Gege, Keşan'da bir çok vatandaşın bu planları beklediğini söyleyerek, “Keşanımızın 1984'te en son düzenlenmiş olan ima planı, tekrardan revize edildi. İlave ve eklerle beraber hazırlandı. Geçtiğimiz Temmuz ayı toplantılarında partimizin öngörüsü bu konu hakkında, imar değişikliğine ret oyu veren tek parti olduk. Bunun akabinde CHP ve AKP'nin oy çokluğu ile imar değişikliği revizyonu kabul edildi. 28 Ağustosa kadar askı süreci var. Askı sürecinin mantıklı süresi içerisinde son güne bırakmadan belediye yapılan bu değişiklik ile ilgili bilgilendirme toplantıları düzenledi geçtiğimiz hafta içerisinde. Yerinde bir karardı. Geç alınmış bir karardı, keşke bunu daha önce bizim ifadelerimizde de vardı. Basına da yansıdı ve meclis toplantısında, meclis üyelerimiz vasıtasıyla bu fikirlerimizi beyan etmiştik. Bu bilgilendirme toplantıları değişiklikten veya imar taslağının hazırlanmasından sonra, onaylanmasından önce yapılmasında fayda vardı. En azından vatandaşın haklı talepleri mantıklı bir şekilde dinlenirdi. Onaylanmış bir planın üzerinde bilgilendirme toplantısı yapmak maalesef pek tatmin edici olmadı, karşılık bulmadı. Çarşamba günü bizde katıldık o toplantıya ki vatandaşlar haklı taleplerini orada isyan şekline vararak, sert bir dil ile ifade ettiler. Bunlar vatandaşa daha öncesinden anlatılmış olsaydı, orada çok şen şakrak bir toplantı yaşanabilirdi. Maalesef yaşanan süreç bu. Burada ifade etmek isterim ki partimizin öngörüsü bu imar değişikliğinin bu şekilde olmaması gerektiği yönündeydi.” dedi.

“Utangaçlıkları mı var, çekindikleri bir şey mi var?”

Erkan Gege, imar değişikliğinin CHP ve AK Parti meclis üyelerinin oy çokluğu ile kabul edildiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Şimdi de vatandaşa anlatılmaya çalışılıyor, ne kadar anlatılacak, vatandaş ne kadar tatmin olacak bilmiyoruz. Benim vatandaşlara çağrım sükunetle arsa, arazilerini askılardan takip etmek, bilemedikleri teknik hususlarda da tapuları ile beraber benim arsamın son vaziyeti ne oldu şeklinde oradaki belediye çalışanları veya iller bankası personeli, bu planı yapmış olan arkadaşlar ifade edeceklerdir. Benim onlara bir tavsiyem olabilir ama şunu ifade etmek isterim ki bu imar değişikliğine ret oyu vermiş biz MHP, toplantılara iştirak ederek konu hakkında hem bilgi almak hem de o toplantıda bir temsil görevimizi yerine getirirken bu imar değişikliğine el kaldırmış, 28 Temmuzda yapılan toplantıda elini kaldırmış hiçbir meclis üyesi arkadaşı biz orada göremedik. Siz Keşan'ın 50 yıllık bir imarı ile ilgili 4 bin dönüm yeni imara açılmış olan arsa ve arazi ile ilgili kabul oyu veriyorsunuz ve bu oyunuzun arkasında maalesef durmuyorsunuz. Ben imar komisyonu üyelerini göremedim toplantıda. En baş, en asli görevleri. AKP soğuk kanlılıkla bu imar değişikliğine meclis üyeleri vasıtası ile evet verdiler. Lakin kendilerini de göremedik toplantıda. Çok mühim işleri vardır, tahmin ediyorum. Türkiye'de iktidar partisinin temsilcisi, Keşan'ın en başlıca sorunu, en başlıca işi olan imar değişikliğinin en can alıcı toplantısına katılmıyor. Pişman mısınız acaba çok merak ediyorum. Utangaçlıkları mı var, çekindikleri bir şey mi var? Kendilerinin bu konu hakkında basına açıklama yapmalarını bekliyoruz. Merak ediyorum yorumları ne olacak.”

“Belediye Başkanına yakışmadı”

İlk gün yapılan toplantının hararetli geçtiğini ve insanlar bir merak veya sinirli gelmiş olabileceğini ifade eden Gege, “Vatandaş orada yıllarca bu anı beklediklerini söyledi. Talepleri karşılık görmeyince eleştirinin dozu yüksek olabilir ama Belediye Başkanımızın orada, o da etten tırnaktan bir insan, onunda bizim gibi sinirleri var ama birazcık daha toleranslı olmasını beklerdim. Her ne kadar, cerrah, doktor olsan da, sen orada cerrah görevi ile oturmuyorsun. Sunuma Belediye Başkanı olarak katılıyorsun ve o sorumluluktasın. Her ne olursa olsun vatandaşı sükunet ile dinlemesi gerekiyordu bence. Farklı şekilde teskin edebilirdi insanları, bırakıp gitmesi hiç hoş olmadı. Belediye Başkanına yakışmadı. Bizler, vatandaşlar, siyasi partiler bizim gibi kuruluşlar belediyeyi eleştireceğiz. En doğal hakkımız bizim bu. Siz de bunun gereğini yapacaksın. Çünkü icra makamında, yapabilme makamında sen oturuyorsun. Biz oturmuyoruz.” şeklinde konuştu.

“Kabahatin büyüğünü AK Parti'de görüyorum”

Gege, sözlerinin devamında, vatandaşların yıllardır imar için büyük bir değişiklik beklediğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Yukarı Zaferiye'nin sorunları var ama Büyük Camii Mahallesi'nin de kendine göre sorunları var. Yekta Baydar'dan sanayiye kadar yer evleri, toz içerisinde insanlar oturuyor. Müteahhitler o bölgeye giremiyorlar. İnsanlar o bölgede  müteahhite verseler evlerini, nezih bir daire içerisinde oturur. İmkanı olursa bir daireden daha da kira geliri elde eder. Hayat standardını biraz daha yükseltebilirdi. Bu imar planı kanunlara göre yapılan bir plan, Belediye Başkanı buraya 5 kat vereyim, buraya 3 kat vereyim diye bir yetkisi yok. Memlekette imar kanunu diye bir kanun var. Bu imar kanununda, yükseklik, yol, yeşil alan gibi unsular birbirlerini bağlıyor. Başkanın da elinde değil, ama vatandaşların beklentileri var. Toplantıda muhtarın da bir haykırışı vardı; benim haberim yoktu şeklinde, Keşan'da 3 tane siyasi partiden birinin temsilcisi olan ben, benim de haberim yoktu bu imar değişikliğinden ve sanıyorum bizim meclis üyelerimizin de haberi yok. Sorun orada başlayıp, orada bitiyor. Keşan'da keşke bu toplantıları meclis toplantılarından kabulden önce yapsaydık. Bunu gerekirse haftalara yayabilirdik. Bu hafta Aşağı Zaferiye'nin imar planı görüşülecektir şeklinde yapılabilirdi. Bu tepkilerin önüne ancak bu şekilde geçilebilirdi. İnsanlar orada diyecek ki benimde talebim var ama seninde talebin var bakın buyurun hep beraber oturalım bir uzlaşı ortamı yaratılabilirdi. O olmadığı için insanların kafasında bir sürü değişik fikir oluştu. Faklı yorumlayanlar oldu. Sıra sıra konferans salonunda olabilirdi, bu hafta Aşağı Zaferiye'yi görüşüyoruz, gelsin muhtar ve mahalle sakinleri şeklinde olabilirdi. Orada insanların tepkisi şu şekilde oldu; siz bizim mahallemize gelmediniz, bizim sokağımıza gelmediniz oturduğunuz yerden bir plan yaptınız diye tepki gösterdiler. 50 yıllık bir imar planı, herkesin beklentisi ve bu bir gerçek herkes bunu bekliyordu. Ev yapmaya niyeti olandan tut, müteahhite, arsası olan gibi bir çok kişi bunu bekliyordu. Herkese yaranamayabilirsin, Belediye de haklı. Birilerinin arsasından yol geçmek zorunda kalacak. Senden geçmezse, ondan geçecek. Yeşil alan için birilerinin arsası istimlak edilecek. Bunların anlatılması gerekiyordu, kolay bir şey değildi. İnşallah Keşan için hayırlısı olur diyoruz. Bu işin esas müsebbibi zaten CHP, bunun organizasyonundan tut her şeyini yapan ama burada ben kabahatin büyüğünü AKP'de görüyorum. O ellerini kaldırırlarken acaba neler düşündüler, kaldırdılar da o ellerin arkasında neden durmuyorlar.  Kömür arabasında halkın sorunlarına eğiliyorum diyen zihniyet, burada herkesin yıllarca umutla beklediği imar planı değişikliğinde oralı bile olmamış AKP temsilcilerinin bu konu hakkında ne bir yorumlarını duyduk, ne bir gelişimlerini duyduk. Ağzı var dili yok bir vaziyette dut yemiş bülbül gibi arkadaşlar. Ben onlardan bu konu hakkında basına insanlara, rahat olun biz sizin arkanızdayız, biz sizin hakkınızı, hukukunuzu koruyacağız demesini bekliyoruz.”

Fevzi Can DİREK

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250