Son Dakika
67 okulda karne alan 13 bin 391 öğrenci yarıyıl tatiline başladı“Hükümet, Türkiye’yi hukuk sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyor”Akıllı: “Belediye ve kooperatif yönetimi devir konusunu unuttu”Karaman: “Dernek binası en geç 1 ay içinde kullanıma açılacak” Keşan TSO Kadın Girişimciler'in kadınları üretime teşvik edecek projesi: "Marifetli Hanım Eller Kooperatifi"Mecidiye’deki kalker ocağıyla ilgili dava, 24 Ocak’ta gerçekleştirilecekOkul Sporları Organizasyonu'nun düzenlediği spor yarışmalarında önemli başarılar elde edildiYayırıl tatili Umre kafilesi dualarla kutsal topraklara uğurlandıKeşan Sosyal Hizmet Merkezi’nin minik öğrencileri de karnelerini aldıBaşkan Özcan’dan öğrencilere karne hediyesi
Budak: “Hamzadere Barajı üzerinden siyaset yapmaya kalkmasınlar..!”

Budak: “Hamzadere Barajı üzerinden siyaset yapmaya kalkmasınlar..!”

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Danışmanı, 22. ve 23. dönem AK Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Necdet Budak, dün yaptığı açıklamada, Hamzadere Barajı'ndan Keşan Ovasına ilk kez su basılmasını değerlendirdi.

“Hamzadere Barajı için parti değiştirmiş birisiyim”

Açıklamasının başında, barajın Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacağına değinen Budak, “Hamzadere Barajı'nın hikayesi 60'lı yıllara dayanıyor. Temelini atan Evren Bulut'u rahmetle anıyorum. Ben Hamzadere Barajı için parti değiştirmiş birisiyim. Hamzadere Barajı, Necdet Budak ile simgeleşmiş bir eserdir. Bölgenin ekonomisini değiştirecek bir eserdir. Samimi duygular ile bunları söylüyorum ve bunları söylerken tüylerim diken diken oluyor. Cumhurbaşkanımız benden bir istediğin var mı dediğinde 2004 yılında, benim tek isteğim Hamzadere ve Çakmak Barajı dedim. Bunlar olursa siyaset yaparım, olmaz ise siyaset yapmam dedim. Cumhurbaşkanımız bu bir hizmettir dedi ve Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan'a talimat verdi. İşin iç yüzü budur. Söyleme ihtiyacı hissetmemin nedeni, bizim bölge insanımız, siyaset yapanlar; a veya b partisi fark etmez, bölgenin ekonomisini değiştirecek yeni projelerin üzerinden siyaset yapsınlar. Tarihe not düştüğüm Hamzadere Barajı üzerinden siyaset yapmaya kalkmasınlar." diye konuştu.

“Benden sonra gelenler de benzer performansı göstersinler”

Necdet Budak, sözlerine şöyle devam etti: “Projenin sahibi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Necdet Budak'tır.  Ben siyaset yapmayı bu hizmetler üzerinden çok doğru bulmuyorum. Bölge halkı da biliyor, Hamzadere Barajı bölge için önemli. Milletvekilleri gelir geçer devlet daimi. Bu hizmetlerin olması lazım. Milletvekilleri, Belediye Başkanı ya da herhangi bir görevde olursa olsun, bölgenin ekonomisini değiştirecek eserleri tartışsınlar, imza atsınlar. Ben kendi bölgemde, milletvekilliği döneminde Mahmutköy'deki barajdan, Çamlıca'daki göletin yükseltilmesinden, Beyendik, Karlıköy, Suluca göletine kadar projesi, planlanması ve yapımı safhasında, sayamadığım bir çok gölet projesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Bakanımızla, otobüsler ile insanlarımızı hep Ankara'ya taşıdık. Toplumun desteği, Hükümetimizin desteği, Cumhurbaşkanımızın desteği ile bu projeleri hayata geçirdim. Ben 6 yıldır Milletvekili değilim. Ben isterim ki benden sonra gelenler de benzer performansı göstersinler."

“Çok fazla ekonomi projelerine odaklanmıyoruz”

Siyasi çekişmeler yerine bölgenin ekonomisini değiştirecek projelerin ortaya konmasının önemli olduğuna dikkat çeken Budak, “Bölgenin ekonomisini değiştirecek projeler yapılsın. Bunu söylemekteki kastım da şu; kesinlikle siyasi bir kredi çıkartmak değil, devlet okul ihtiyacı var ise zaten yapar, devlet hastane ihtiyacı var ise zaten yapar, yol ihtiyacı var ise yine bir şekilde yapar. Eskiden bunlar olmuyordu, AK Parti döneminde bunlar çok daha hükümetin ekonomiyi yönetmesi ile çok güzel bir şekilde yürüdü. Fakat bölgenin ekonomisini değiştirmek dediğiniz zaman, bu farklı bir konsept. Siyaset yapmak isteyenler, arkadan gelen gençler için de söylüyorum yada mevcut konum ve koşullarda siyaset yapmak isteyenlerin, siyasete kafa yorarken sadece reklam değil, sadece sosyal medya üzerinden fotoğraf çekmek değil, bölgenin ekonomisini değiştirecek projeleri hayata geçirmek için kendi projelerini koymaları ve anlatmaları gerekir. Onun içinde şunu söylemek istiyorum, 6 yıldır vekil değilim dedim, 6 yıldır gözlemlediğim biz çok fazla ekonomi projelerine odaklanmıyoruz. Genel olarak siyasi kısır çekişmeler yada reklamlar üzerinden bölgemdeki sosyal medya ve yerel basındaki kısır çekişmeleri görünce bölgem adına üzülüyorum.” dedi.

“Suyun Keşan halkına gelmesi, arazilerin değerini 5 katına çıkartıyor”

Necdet Budak, Keşan, İpsala, Enez bölgelerinde suyun her yere gideceğini dile getirerek, şunları söyledi: “Hamzadere Barajı yüzde yüz faaliyete geçmemesine rağmen, önümüzdeki 3 yıl içerisinde yüzde yüz faaliyete geçmiş olacak. Şu anda yüzde 60- 70 seviyelerinde. Keşan, İpsala, Enez arasında görebileceğiniz her yere, İzzetiye Köyü'nün altına kadar, Şabanmera'ya kadar, Enez'deki yamaç arazi sulamalarının olduğu Yenice Köyü'nün altlarına kadar her tarafa suyun taşınabileceği bir baraj. Suyun sadece Keşan halkına gelmesi bile oradaki arazilerin değerini 2-3 belki 5 katına çıkartıyor. Dönümü 5 bin TL ise, 10- 15 bin TL'ye çıkıyor.”

“Burada siyaset yapmak isteyenlere parti fark etmez”

Bölge için daha fazla projenin ortaya konmasını da vurgulayan Budak, “Ben bunlarla da kalmayarak, şahsi anlamda mütevazi davranmayacağım. Oda ve borsalarımıza, Hamzadere sulama birliğimize, Kalkınma Ajansı ile birlikte 30 tane somut proje ortaya koyduk. Bu projelerden bir tanesi de Gıda OSB. Suyun gelmesi ile birlikte hayvansal üretim anlamında su var, ot var, et olacak bunların katma değer sağlanıp, balkanlara, İstanbul'a ve ülke ekonomisine daha fazla nasıl katkıda bulunabiliriz, bunların projelerini de yazmamız lazım. Burada siyaset yapmak isteyenlere de parti fark etmez, TEPAV olarak hazırladığımız bu projeleri yol haritası olarak değerlendirmelerini öneririm. Eğer bu 30 proje dışında yeni projeleri var ise siyasiler onları ortaya koysunlar.” şeklinde konuştu.

“Hamzadere Barajı, bölge ekonomisini çok daha farklı noktalara getirecek”

Necdet Budak, sözlerinin devamında siyaset yapmak için ciddi bir projeye ihtiyaç olduğunu belirterek, “Ülkemizi seviyorsak, inancımız buysa çok çalışmamız gerekiyor. Çalışmaktan kasıt, tiyatro yaparak değil gerçek anlamda somut şeyleri ortaya koyarak olur. Bunun içinde siyasette kalitenin daha iyi noktalara gelmesi lazım. Siyaset yapacakların eğitim altyapısının iyi olması gerekiyor. Ben bu duygular ile Hamzadere Barajı'nın 3 yıl içerisinde, bölge ekonomisini çok daha farklı noktalara getireceğini düşünüyorum. Projenin ne kadar önemli olduğunu bölge halkı o zaman daha iyi anlayacaktır. Bölge çok daha farklı konuma gelecek, istihdam artacak, bölge ekonomisi çok daha farklı noktalara gelecektir.” dedi.. 

“Bölge halkı kısır siyasi çekişmelerden sıyrılıp, yeni projelerin konuşulmasını bekliyor”

Bölge halkının siyasetçilerden beklentisi olduğunun altını çizen Budak, “Ben geçtiğimiz Çarşamba akşamından itibaren, Pazar gününe kadar Keşan, İpsala, Enez bölgesindeydim. Çiftçilerimiz ile sohbet ettim. Köylerde sohbet ettim. Keşan'da vatandaşlar ile sohbet ettim. Şöyle bir gözlem içerisindeyim; Türkiye 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra da genel anlamda ekonomi ile ilgili bir geçiş süreci, son göstergeler iyi olmakla beraber bu bölgede edindiğim izlenimler; su parası veremeyen insanlarla da sohbet ettim, yerel yönetimlerden hizmet bekleyen, alamayan, şikayet eden vatandaşlar ile konuştum. Çiftçilerimiz ile sıkıntıları konuştuk. Esnaf ile ekonomiden söz ederek konuştuk. Ben kendi bölgemin insanında şöyle bir şey gözlemledim; siyaset yapanlardan, yerel yönetimler dahil, insanların bölgemizdeki siyasetçilerden bir beklentisi var. Siyasetçilerden umut olmalarını istiyorlar. İnsanlar bölgenin ekonomisini değiştirecek projeleri, siyaset yapanlardan ve yapmak isteyenlerden bekliyor. Yeni projelere ihtiyaç var. Bölgenin yeni bir yol haritasına ihtiyacı var. Bunun içinde biz 30 tane proje yaptık. Bölge halkı kısır siyasi çekişmelerden sıyrılıp, yeni projelerin konuşulmasını bekliyor.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Fevzi Can DİREK

YORUM YAZ
Son Eklenenler

67 okulda karne alan 13 bin 391 öğrenci yarıyıl tatiline başladı

Türkiye genelinde olduğu gibi Keşan'da da 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı’nın 1. dönemi, dün, 50 resmi, 17 özel olmak üzere toplamda 67 okulda 13 bin 391 öğrencinin karne almasıyla sona ererken, Ali Kale ve Kardeşleri İlkokulu'nda, Karne Töreni yapıldı.

Saat 10.30'da başlayan törene, Keşan Kaymakamı Nuri Özder ve Keşan İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili İlhan Saz, okul yöneticileri, öğretmenler ve veliler katıldı. Özder ve Saz, burada öğrenciler ile bir araya gelerek, ilkokul öğrencileri ile anasınıfı öğrencilerine karne ve başarı belgeleri ile hediyeler takdim etti.

Özder: "Bazı branşlardaki norm kadromuzda ise fazlamız var"

Karne dağıtımının ardından basın mensuplarına ilk dönem ile ilgili kısa bir değerlendirmede bulunan Nuri Özder, 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı 1. döneminin, fazla büyük bir sorun olmadan geride kaldığını dile getirerek, "Çok yoğun bir sıkıntı yaşamadık. Bazı sıkıntılarımız oluyor tabii ki ama ikinci dönem bunların daha az olması için çalışacağız. Öğretmen açığı ile ilgili bir sorunumuz yok. Ücretli öğretmen sayımız oldukça az. Bazı branşlardaki norm kadromuzda ise fazlamız var. Tüm öğretmen ve öğrencilerimize iyi tatiller dilerim." dedi.

Saz: "Değerli veliler; Karneler çocuklarımızın nasıl bir insan olduğunu ortaya koymaz"

Daha sonra konuşan Keşan İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili İlhan Saz, 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı 1. yarıyıl sonunda Keşan'da 13 bin 391 öğrencinin karne heyecanı yaşadığını dile getirerek, "İlçemizde 1108 öğretmenimizle sorunsuz olarak 1.yarıyıl dönemini tamamlamış bulunmaktayız. Sevgili öğrenciler; Başarı birden çok faktöre bağlıdır. Başarıya ulaşmada sorumluluk duyma, planlı çalışma, ulaşılabilir hedeflere sahip olma ve kararlı olma son derece önemlidir. Tatiller, dinlenmeyi hak ettiğimiz dönemlerdir. Bütün bir dönemin yorgunluğunu tatilde atmak en büyük hakkınızdır. Kitap okuma alışkanlığınızı pekiştirmek amacıyla bol bol kitap okumanızı tavsiye ediyorum. Değerli öğretmen arkadaşlarım; Bugün sizlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmayı sınıflarımızda bekleyen öğrencilerimiz, yarın ülkemizi daha iyi seviyelere çıkarabilmek için bayrağı hepimizden teslim alacaktır. Elimizdeki cevheri gerektiği gibi işlersek verdiğimiz emekler asla boşa gitmeyecektir. Sevgi dolu, sabırlı, hoşgörülü, yenilikleri takip edip, bilgilerini güncelleyen ve bu bilinçle hareket eden siz değerli meslektaşlarımın yetiştirdiği öğrenciler her birimizin gururu olacaktır. Değerli veliler; Karneler çocuklarımızın nasıl bir insan olduğunu ortaya koymaz, onların okul derslerindeki durumlarının nasıl olduğunu gösteren belgelerdir. Karneleri değerlendirirken, çocuklarımızı cesaretlendirmeli, özgüvenlerini yitirmelerine neden olacak kıyaslamalardan kaçınmalıyız. Esas olan Çocuklarımızın mutluluğudur. Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 2. döneme en iyi şekilde hazırlık yapmaktayız. 1. dönem çalışmalarımıza katkı sunan ve desteklerini esirgemeyen tüm paydaşlarımıza, tüm kişi ve kurumlara destek ve katkılarından ötürü şükranlarımızı arz ediyor tüm öğretmen ve öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum." diye konuştu. Eğitim öğretim yılının ikinci dönemi ise 5 Şubat 2018 Pazartesi başlayacak.

 

İlker GÜREL

 

 

 

“Hükümet, Türkiye’yi hukuk sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyor”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu yaptığı açıklamada; OHAL’in 6’ncı defa 3 ay daha uzatılması ve ülkedeki ekonomik durum hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Dış dünyada itibar kaybediyoruz,

mecliste sürekli kan kaybediyor”

Açıklamasına, “AKP, Türkiye’de ekseni kaydırmaya çalışıyor ancak, halktan destek bulamıyor.” diyerek, başlayan Gaytancıoğlu şunları söyledi: “16 Nisan’dan sonra tek adam rejimi devreye girdi. 15 Temmuz’da da, bir darbe girişimi sonucu ülkede OHAL ilan edildi. Türkiye, OHAL sürecinden bir türlü çıkarılamıyor. Çıkamadığımızdan ötürü de, dış dünyada itibar kaybediyoruz, mecliste sürekli kan kaybediyor. Meclise yasalar gelmiyor ve tek adam rejimi kendi gücünü kanun hükmünde kararnamelerle, sarayda hazırladığı yasalarla Türkiye Cumhuriyeti’ne dikte ettirmeye çalışıyor. Biz, CHP olarak, 15 Temmuz’a genel kontrollü darbe dedik. 20 Temmuz saray darbesine karşıyız. Çünkü 1 milyona yakın insan tutuklandı ve yerlerinden edildi.”

“Hükümeti Türkiye’yi hukuk

sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyor”

Okan Gaytancıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de hukuku bitirmek isteyen tek adam rejimi var. Türkiye Cumhuriyeti, 1923 tarihinden itibaren belli bir süre tek partiyle yönetildi ancak, daha sonra çok partili döneme geçildi ve demokrasi işledi. Halkın seçtiği kişiler parlamentoda yer aldı. Yasalar uzlaşmayla geçti. Anayasa Mahkemesi’nin kararları tüm yasaların üzerindedir. Fakat, hükümet Türkiye’yi hukuk sisteminin dışına çıkarmaya çalışıyorlar. Hukukun üstünlüğünü ön plana çıkarmıyor, üstünlerin hukukunu ortaya çıkarıyorlar. Burada üstün olanda, tek adamdır. Sarayda, danışmanlar yasaları hazırlıyor ve meclise gerek duyulmadan çıkartılıyor. Örnek vermek gerekirse; OHAL, 6’ncı defa 3 ay uzatıldı. Uzatılmasıyla birlikte meclis tatile sokuldu.”

“İnsanlar işsizlik ve yoksullukla baş başa kaldı”

AK Parti hükümetinin Türkiye’nin yüzde 11.1 büyüdüğünü dile getirdiğini hatırlatan Gaytancıoğlu, şunları söyledi: “Türkiye’de ekonomi çok kötü durumda ancak, büyüdüğümüz dile getiriliyor. Bundan ne işsizler ne çiftçiler, ne de emekliler faydalanabiliyor. Ama bağkur primlerinde yüzde 20’ye yakın bir artış söz konusu. Emekli maaşlarına gelen zam ise, yüzde 5.4 seviyelerindedir. Enflasyon ise, yüzde 12 seviyelerinde olduğu görülüyor. Kısacası, ekonomi çok kötü durumdadır. Dışarıda ülkenin itibarı kalmadı. Bunun yolu uzlaşma ve hukukun üstün kılınmasıdır. Türkiye’de farklı gündemler ortaya atılıyor ama insanlar işsizlik ve yoksullukla baş başa kalıyor.”

“Birçok ürünü ithal ediyoruz”

Türkiye tarımının durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Okan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye tarım ülkesi ama halen birçok ürünü ithal ediyoruz. Halkımız yaşananları görüyor. İlk seçimlerde, halkımız sandıkta gereken cevabı verecektir. CHP olarak, Türkiye’yi yönetmeye talibiz.”

(Deniz ÇİL)

Akıllı: “Belediye ve kooperatif yönetimi devir konusunu unuttu”

Erikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi eski 2. Başkanı Şükrü Akıllı, yaptığı açıklamada; kooperatifin, Keşan Belediyesi’ne devri ve yaz döneminde alınması gereken tedbirler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Yaz mevsimi için güvenlik tedbirleri alınmalı”

Erikli’nin yaz mevsiminde nüfusunun 75 bin-80 bin seviyelerine ulaştığının altını çizerek, sözlerine başlayan Akıllı, şunları söyledi: “Nüfusun artması nedeniyle, güvenlik tedbirlerinin artırılmasında ve zabıta sayısının artırılmasında fayda var. Erikli’nin belli noktalarına mobese kameralarının da, konulması gerekiyor. Erikli’nin ve bölgenin güvenliği için bunlar şarttır. 2017 yılının sonlarında Erikli’de toplantı olmuştu ve konu hakkında, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan bilgilendirmede bulunmuştu.”

“Yaz döneminde su sıkıntısı yaşanabilir”

Şükrü Akıllı sözlerine şöyle devam etti: “Yaz mevsiminde yaşanan olumlu ya da olumsuz olaylar karşısında tecrübe sahibi olmuş oluyoruz. Erikli’de herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmaması için kış mevsiminden itibaren alınması gerekiyor. Erikli’de en büyük sorunların başında su geliyor. Bu yıl yeterli yağışların olmadığını görüyoruz. Eğer havalar bu şekilde devam ederse, gelecek yaz döneminde su anlamında ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliriz. Ayrıca, alt yapı anlamında gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Aksi takdirde, gelecek yaz döneminde tatil için gelenler insanlar yine çile çekmeye devam ederler.”

“Belediye ve kooperatif

yönetimi devir konusunu unuttu”

Kooperatifin belediyeye devri konusunda, değerlendirmelerde bulunan Akıllı, sözlerini şöyle tamamladı: “Belediyeye devir konusunda kaçınılıyor. Ufak tefek tedbirlerle, Erikli’de bazı şeyler düzeltilmeye çalışılıyor. Ancak, ufak tefek tedbirler alınarak, Erikli’de sorunlar çözülemez. Kalıcı tedbirlerin alınması gerekiyor. Biz, kooperatifin Keşan Belediyesi’ne devrini sürekli dile getirdik. Ancak, gelinen noktaya bakıldığında, belediye ve kooperatif yönetimi devir konusunu unuttu. Önümüzdeki dönem, kooperatifin görev süresi doluyor. Soruyorum: Erikli’de hizmeti kim götürecek? Artık, sorunun çözüme kavuşturulması gerekiyor.”

(Deniz ÇİL)

Karaman: “Dernek binası en geç 1 ay içinde kullanıma açılacak”

Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği’nin yeni binasında inşaat çalışmaları devam ediyor.

Konuyla ilgili olarak, Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği Başkanı Sebahattin Karaman ve Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Gücüyener bilgilendirmede bulundu.

“1 ay içinde kullanıma açılacak”

Dernek binasının en geç 1 ay içerisinde kullanıma açılacağını belirten Karaman, “Yıkım aşamasındaki süreç sıkıntılı oldu. Binanın ana yol üzerinde olması ve bizim bölgemizde binayı yıkacak donanımda makine yoktu. Makine İstanbul’dan geldi. Diğer süreçler ile birlikte de bizim düşündüğümüzden 1,5 aylık bir sarkma oldu. Bizim amacımız 6 aylık bir süreçte içine geçmekti ama olmadı. Binanın yapımına 1,5 ay geç başladık. Yinede düşündüklerimizi uyguladık. Mimar Şenol Yalı kardeşimizi tebrik ederek anmak istiyorum. Bize çok faydası oldu. Teknik ekibimizin desteği, onların motivasyonu ve yönetim, denetim kurulu arkadaşlarımız dahil bir ekip oluşturduk ve binayı bu duruma getirdik. Binanın yüzde 95’lik kısmı bitti. Hedeflediğimiz amaçlar doğrultusunda, bina için hedeflediğimiz meblağ vardı buna da paramız yetti. Eksik olarak ince işçilik kaldı. İnce sıva ve parke döşeme kaldı. En fazla 1 ay içerisinde içine geçeceğiz. Asansörümüz oldu, boyamız bitti, su ve doğal gaz bitti.” dedi.

“Bina ne şekilde kullanılacak?”

Dernek binasının ne şekilde kullanılacağı hakkında da, bilgilendirmede bulunan Sebahattin Karaman, sözlerine şöyle devam etti: “Binamızın adı Keşan Emekli Öğretmenler Yardımlaşma Derneği, binamızın alt katımızı kiracılarımız belli. 2. ve 3. kat Emekli Öğretmenler Derneği ve toplantı salonu olarak kullanacağız. Son 3 katı kiraya vereceğiz. Sosyal amaçlı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Teras katı da lokanta olarak kullanmak istiyoruz.”

“Diğer binalarda, asansör olmadığı

için fazlalık gibi gözüküyor”

Dernek binasının diğer binalara göre, yüksekliğinin fazla olduğu yönünde yapılan eleştiriler hakkında da, konuşan Karaman, sözlerini şöyle tamamladı: “Herkes bir şeyler söyleyecek, eleştirilere açığız. Hatamız var ise hatamızı da kabul ederiz. Karşılıklı bakıldığında karşımızdaki bina ile yüksekliği aynı. Gözüken ön tarafta bir asansör boşluğunun olduğu bölge var. Bu yerin yapılması gerekiyordu. Diğer binalarda o yok, asansör olmadığı için fazlalık gibi gözüküyor. Binamızın 1 metrelik kapalı çıkması vardı önceden Belediye Başkanımıza gittik bu konuda o da teknik olarak bunu yapamayacağımızı söyledi. Şu anda bir fazlalık yok veya kapalı çıkmamız yok.”

(Deniz ÇİL)

 

Keşan TSO Kadın Girişimciler'in kadınları üretime teşvik edecek projesi: "Marifetli Hanım Eller Kooperatifi"

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Kadın Girişimciler Kurulu tarafından, Trakya'daki oda ve borsaların ortaklığında kurulan Trakya ABİGEM (Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi) A.Ş. işbirliğinde, "Bin kadın" sloganı ile hazırlanan "Marifetli Hanım Eller Kooperatifi" projesi, dün düzenlenen basın toplantısı ile tanıtıldı.

Saat 12.30 sıralarında, Keşan TSO Meclis Toplantı Salonu'nda başlayan basın toplantısına; Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Kadın Girişimciler Kurulu üyeleri ile Trakya ABİGEM A.Ş. Direktörü Fatih Yaldız katıldı.

Helvacıoğlu: "Kadına değer vermek sözle olmaz"

Toplantıda, proje ile ilgili bilgiler veren Helvacıoğlu, Keşan TSO Kadın Girişimciler Kurulu ile Trakya ABİGEM A.Ş. işbirliğinde gerçekleştirilen projede, Keşan, İpsala ve Enez’i kapsayan bölgedeki bin kadının üretime katılması amacıyla hayata geçirileceğinin altını çizerek, "Bu önemli proje ile yaşamın her alanında yanımızda olan kadınlarımızı üretime teşvik edeceğiz. Marifetli hanım eller projemiz ile kadınlarımız aile, bölge ve ülke ekonomisine de katkı sağlayacak. Gıda ve hizmet konusunda ürettikleri ev ve el ürünlerini satarak ekonomiye değer katacaklar. Kadın girişimcilerimiz bir araya gelerek bilgi ve deneyim alışverişinde bulunacak ve birbirlerini güçlendirmeleri sağlanacak. Üyeler, internet sitesi üzerinden de sipariş alıp satış yapabilecek. Kooperatif üyesi kadınlar, eğitimler sayesinde istedikleri alanlarda uzmanlaşma imkanı da bulacak. Sabit satış noktası ve satış tır dorsesi marifeti ile kadınlarımız kooperatif kültürü kapsamında ürettikleri ev ve el ürünlerini pazarlayabilecekler. Hazırladığımız projeyi AB, Kalkınma Ajansı ve sınır ötesi gibi çağrıya çıkan hibe programlarına sunacağız. Kadına değer vermek sözle olmaz. Kadınlarımızı üretime sokabiliyorsak işte o zaman kadına değer vermiş oluruz." dedi.

Yaldız: "Kadınlarımız, artık el ürünlerini sosyal medyadan satışa sunuyor"

Mustafa Helvacıoğlu'nun ardından söz alan Yaldız, projenin, kadınlara yönelik ve üretimin amaçlanması nedeniyle tercih edilebilir olduğunun altını çizerek, "Proje taslağı olarak hazır olmalıyız. Çünkü başvuru süresi kısa oluyor ve bu kısa sürede hazırlıklı olmalıyız. Kadınlarımız, artık el ürünlerini sosyal medyadan satışa sunuyor. Bu kadınlarımızı tespit ederek, projeye dahil edebilir, böylece hem üretimi arttırır, hem de projenin amacına ulaşmasına yardımcı olabiliriz. Ciddi ve kadınlara destek verici olan bu proje, eğitimlerle güçlendirilebilir. " diye konuştu. Toplantı, Kadın Girişimciler Kurulu üyelerinin, proje hakkındaki sorularını cevaplandırılmasının ardından sona erdi.

İlker GÜREL

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250