Son Dakika
Menfez tıkandı, Enez yolu su altında kaldıErikli’de etkili olan yağışlar, esnafı mağdur ettiPaşayiğit Mahallesi ile ilgili süreç merak ediliyorAlioğlu: “İnşaat sektörü bu yıl, %6 civarında büyüyecek”Boyalık, Zeytin Dalı Harekatı hakkında konuştu: “Hedef, terör örgütleridir..!!”“Engelli KPSS’si kaldırılmalı”Görme engelli yaşlı adamın sesi pazara gelenleri mest ettiİpsalalı İşadamı Ahmet Koru, Keşan TSO seçimlerindeki yerini açıkladı: “Kırmızı Liste’deyiz”Yolları su bastı, altgeçitler trafiğe kapatıldıKorudağ'da kar yağdı
Bircan: “Mühendislik hatası yüzünden Yayla Sahili yok oldu”

Bircan: “Mühendislik hatası yüzünden Yayla Sahili yok oldu”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Erdin Bircan, dün yaptığı açıklamada, Yayla Balıkçı Barınağının, Yayla Sahili’ne yönelik tahribatı ile ilgili çalışmalarda bulunacağını söyledi.

Trakya Bölgesi’ndeki taş ocaklarının çevreye verdiği zararlar konusunu sık sık gündeme taşıyan Bircan, Yayla Sahili’ndeki tahribat ile ilgili de çalışmalarda bulunacağını ifade ederek, “Yayla Sahiline yapılan limanda bir mühendislik hatası var ve bu yüzden Yayla’da Sahili yok oldu. Yayla Sahili ile ilgili benim daha önceden de soru önergelerim var. Burada tarihi kalıntıların da yok olması ile ilgili soru önergelerim mevcut.” dedi.

“Konunun daha hızlı bir şekilde takipçisi olacağım”

Erdin Bircan, Yayla Barıkçı Barınağı ile ilgili yapılan mühendislik hatası nedeni ile Yayla’daki sahilin yok olduğunun bilindiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Yayla Limanı’nın yapım sıralarında dalgakıranın yanlış yönlendirilmesi sonucu sahil yok oldu. Taş ocakları gibi bu mücadeleyi de başlatacağız. Konu ile alakalı gerekli yerlerle tekrar görüşeceğim. Haklı olduğumuzu ispatlayabilmemiz için elimizde kanıtlar, krokiler olması gerekiyor. Bu konu ile alakalı çalışmalarımız var. Tahribat ortada. Daha önceki dönem ile bu dönemin kıyaslanacağı fotoğraflar olması gerekiyor. Zararın boyutunun somut olarak gösterilmesi gerekiyor. Bu konunun takipçisi olacağım. Vaktim olursa hafta içinde Yayla’da incelemelerde bulunacağız. 1 Ekim’den sonra da konunun daha hızlı bir şekilde takipçisi olacağım. Benim çevre ile ilgili konulara ekstra duyar gösterdiğim belli bir durumdur.”

“Cumhuriyetçileri FETÖ’cü ilan ediyorlar”

Bircan, açıklamasını şöyle tamamladı: “Ülkenin durumunu biliyoruz. Yakında genel bir gündem değerlendirmesi de yapacağım. Geçtiğimiz gün Cumhuriyet Gazetesi’nin davasındayım. FETÖ ile mücadele eden Cumhuriyetçileri FETÖ’cü ilan ediyorlar. Böyle bir çıkmazın içindeyiz.”

Haber MERKEZİ

YORUM YAZ
Son Eklenenler

Menfez tıkandı, Enez yolu su altında kaldı

Keşan bölgesinde, Pazar gününden beri etkili olan sağanak yağış sonrasında, dün sabah saatlerinde, Karahisar Köyü çıkışındaki menfezin tıkanması nedeniyle yolda biriken su, Keşan-Enez yolunu trafiğe kapattı.

Keşan-Enez yolu, aşırı yağış nedeniyle biriken yağmur suları, Karahisar Köyü çıkışında, DSİ eliyle yapılan menfezin tıkanması nedeniyle birikmeye başladı. Yağmurun sabah saatlerine kadar devam etmesi nedeniyle, Keşan-Enez yolunun Karahisar Köyü çıkışındaki bölümü sular altında kaldı. Ulaşıma kapanan yolun açılması için haber verilen DSİ ve Karayolları ekipleri, kepçeler ile suyun tahliye edilmesini sağlayacak kanallar açmak için çalışmalara başladı.

Siner: "Menfeze ulaşmak içi mecburen beton kanalı kırdık"

DSİ eliyle yeni yapılan menfezin tıkanması sonucu yolda yağmur suru biriktiğini ve ekipler çalışmaya başlamadan önce su seviyesinin yaklaşık 1,5 metreye kadar çıktığını dile getiren Karahisar Köyü Muhtarı İlhan Siner, saat 07.00 sıralarında trafiğe kapanan yolun, saat 12.00 sıralarında, yapılan çalışma sonrasında trafiğe açılabildiğini belirterek, "Menfezin tıkanması nedeniyle su birikti ve yol trafiğe kapatıldı. Menfeze ulaşmak içi mecburen beton kanalı kırdık. Ekiplerimiz çalışmalarını sürdürüyor. Karayolları ve DSİ ekipleri, biriken suyun azalmasından sonra tıkanan menfezi de açacak." dedi.

Suda sürüklenen kamyon yoldan çıktı

Bursa'dan gelerek Enez'deki işlerini tamamlamak üzere, sabah erken saatlerde yola çıkan vatandaşlardan Onur Özaydın da, 1,5-2 saatlik bir süre yolun açılmasını beklediklerini dile getirerek, ekiplerin bu sorunu gidermek için çalıştıklarını söyledi. Öte yandan, yolun suyla kapalı olmasına rağmen, karşı istikamete ilerlemeye devam eden bir kamyon, suda sürüklenerek yoldan çıktı. Kamyonun devrilmemesi ve herhangi bir yaralanmanın olmaması ise sevindirici olarak karşılandı. Kamyon, bir süre sonra kepçe yardımıyla yeniden yola çıkartıldı.

Tarla sahibi tarafından kapatıldı iddiası

Yetkililer ise yapılan menfezin, tarlalara su gitmesini istemeyen tarla sahiplerince toprak ile kapatıldığını ve böylece yağmur sularının menfezden akamayarak yolda birikmesine neden olduğunu iddia etti. Karayolları ekipleri, çalışma boyunca Keşan’dan Enez istikametine giden araçların sürücülerini, yolun bir süre araç trafiğine kapatıldığı yönünde uyarılarda bulundu. Ekiplerin çalışmaları sonucu, yol yaklaşık 5 saat sonra trafiğe açıldı. 

İlker GÜREL

Erikli’de etkili olan yağışlar, esnafı mağdur etti

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Turizm Komitesi Başkanı ve Saros Körfezi Turizm Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa İşçimen yaptığı açıklamada; Erikli’de yaşanan sel felaketi hakkında bilgilendirmede bulundu.

“Erikli’de içler acısı bir durum yaşanıyor”

Bölgede etkili olan son yağışların Erikli’yi olumsuz yönde etkilediğinin altını çizerek, sözlerine başlayan İşçimen, şunları söyledi: “Erikli’de yaşanan afet nedeniyle, esnaflarımızı ziyaret ettik. Şuanda, Erikli’de içler acısı bir durum yaşanıyor. Her yağışta, Erikli’de birçok işyerini su basıyor. Esnaf ve vatandaşlar, yaşanan soruna çözüm bulunmasını istiyor. Artık, bölgede yaşanan soruna kurumların el atması gerekiyor. Vatandaş ve esnaf, kurumları yanında görmek istiyor.”

“İşyerleri dize kadar su içinde”

Erikli’de esnafın çok zor durumda olduğuna kayıt düşen Mustafa İşçimen sözlerine şöyle devam etti: “Erikli’de çalışan 2 tane restaurantımız var ancak, su baskını nedeniyle, şuanda çalışamaz duruma geldi. İşyerlerinin dize kadar su içinde olduğunu ve yavaş yavaş tahliye edildiğini bize ilettiler. Ayrıca, inşaat malzemesi bulunan birçok işyerinin malzemeleri kullanılmaz hale gelmiş. Şuanda, halen birçok işyerinden pompalarla su atılıyor. Örnek vermek gerekirse; Erikli’de büyük marketlerden birinin bodrum katını su basmış ve tüm ürünleri kullanılmaz hale gelmiş. Erikli için hoş bir görüntü değil.”

“Kooperatif, yaşanan soruna çözüm üretmeli”

“Esnafın hiçbir yetkiliye ulaşamadığını dile getirdiniz. Peki, buradaki sorumluluk kime aittir?” şeklindeki soruya cevap veren İşçimen, sözlerini şöyle tamamladı:  “Bize kimse kızmasın ve gücenmesin. Burada, Erikli Sahili Turizm Güzelleştirme Kooperatifi’nin sorumluluğu fazladır. Çünkü burada yaşayan insanlar, kooperatife belli bir aidat ödüyorlar. Kooperatifin yaşanan soruna bir şekilde çözüm üretmesi gerekiyor. Halen gölden taşan ve biriken su rüzgarla birlikte işyerlerine geliyor. Esnafın emeklerine, mallarına yazık. Kış mevsiminde ticaret bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor ama bu tür afetlerden dolayı ciddi zarar görüyorlar.”

(Deniz ÇİL)

Paşayiğit Mahallesi ile ilgili süreç merak ediliyor

Paşayiğit Mahallesi içinden geçen duble yola yapılan bariyer çalışmasını istemeyen  ve 3 gün boyunca yaptıkları protestolar sonucunda, durumun İlçe Trafik Komisyonu'na sevk edilmesiyle duran çalışmalar ile ilgili süreç merak ediliyor.

Paşayiğit Mahallesi sakinleri, mahallenin içinden geçen duble yolda yapılan bariyer çalışmalarını 3 gün boyunca protesto ederek, durumu İlçe Trafik Komisyonu'na havale ettirmeyi başardıklarını hatırlatarak, aradan yaklaşık 15 gün geçmesine rağmen henüz süreç ile ilgili bilgi verilmediğini söyledi. Bu durumun kendileri açısından son derece önemli olduğunun altını çizen vatandaşlar, bir sabah yine çalışmaların başlamasıyla karşı karşıya kalmak istemediklerini vurgulayarak, süreç hakkında yetkililerin kendilerine bilgi vermelerini istedi.

Haber MERKEZİ

Alioğlu: “İnşaat sektörü bu yıl, %6 civarında büyüyecek”

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) Meclis Başkanı Yüksel Alioğlu, yaptığı açıklamada; inşaat sektörünün durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Bölgemiz ve ülkemiz için umutlu olmalıyız”

Açıklamasına, “Ekonomimizin en önemli gıdası umut ve moraldir.” diyerek, başlayan Alioğlu, şunları söyledi: “Sanayici olalım, tüccar olalım, turizmci ya da çiftçi, hepimiz umutla geleceğe bakmalıyız. Sadece kendimiz ve işlerimiz için değil, çalışanlarımız, bölgemiz ve ülkemiz için umutlu olmalıyız. Bizler iş dünyasının gerçekçi insanlarıyız. Bardağın boş kısmını görür ve tedbirimizi alırız. Ama öte yandan dolu kısmını görür ve bu umutla geleceğe bakarız. Bunu bölgemiz iş insanlarında da hissediyoruz. Dünya endüstri 4-0 kavramıyla bizim gibi gelişmekte olan ülkeler ve bilhassa kendi bölgemizde bu gibi ümitsizliklere kapılmaması gerektiğine inanıyoruz. Karamsar fikirler ve beyanatlara da itibar edilmemesi gerekir.  Bölgemiz geneline bakıldığında iş dünyamızın yatırımları devam ediyor. Endüstri 4-0 kavramıyla fabrikalarımız yeni teknolojilerle donatılıyor, yeni fabrikalar kuruluyor, ek yatırımlar yapılıyor, yeni oteller inşa ediliyor. İnşaat imalatları devam ediyor, işletmeler yeni yeni idari binalar yapıyor. Tüm bu gelişmeler bölge insanımıza daha fazla istihdam sağlamak adına bölgemizin daha fazla zenginleşmesi adına yapılıyor. Bu gelişmeler ışığında 2018 yılının bir önceki yıla göre daha iyi olacağı inancını taşıyoruz. Türkiye genelinde olduğu gibi bölgemiz de inşaat sektörü lokomotif sektör olduğunu hepimiz biliyoruz.”

“2016 yılında 202,986 m2 inşaat imal edilmiştir”

Yüksel Alioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Keşan Belediyesi İmar Müdürlüğü'nün ve Keşan Tapu Müdürlüğü'nün açıklamalarına göre Keşan'da 2016 yılında 202,986 m2 inşaat imal edilmiştir. 2017 yılında bu sayı 94,596 m’ye gerilemiştir. Rakamlara bakıldığında bir önceki yıla göre yarı yarıya bir azalma gözlenmektedir. Bu azalmanın başlıca sebeplerinden en önemlisi Keşan'da yenilenen imar revizyonu kapsamında uzunca bir süreyle ruhsat verilememesi, revizyonunun hazırlanması, komisyon görüşmeleri, onaylanması, 1 ay askı süresi ardından itirazlar, itirazların görüşülmesi vs. Yılın ikinci yarısı yasal prosedürlerin tamamlanması, 1 Ekim'de yeni imar mevzuatının değişmesi, kesilecek ruhsatları 2018 yılına ertelemiştir. Yeni yıla ertelenen projelerin takriben 80,000 m2 inşaat alanı olduğu tahmin ediliyor. Bu paralelde Tapu Müdürlüğümüzün açıklaması 2016 yılında yapılan satışlardan elde edilen döner sermaye harç damga vergisi toplam 11,583,420 TL Keşan Tapu Dairesi gelir elde etmiştir. 2017 yılında bu rakam 11,473,530 TL olmuştur. Tapudaki satışlara bakıldığında bir önceki yıla göre hemen hemen aynı kalmıştır. TUİK'in istatistiklerine bakıldığında 2017 Ekim ve Kasım ayında yavaşlama ivmesine karşın yılın genelinde olumlu bir ivme gösteren konut sektörü olarak 2018 yılından da umutluyuz. Türkiye genelinde 2016 yılında 1,341,453 adet konut satılmış, 2017 yılına gelindiğinde satılan konut sayısı 1,304,399 adet olmuştur, bir önceki yıla göre % 2,7küçülmüstür.”

“İnşaat sektörünün bu yıl, %6

civarında büyüyeceğini düşünüyoruz”

Alioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Keşan'a baktığımızda tapu satış istatistikler 2017 yılında bir önceki yıla göre sadece %1’lik bir küçülmeden söz edebiliriz. Ekonomimizin inişli çıkışlı dönemlerde gözler hemen konut sektörüne dönüyor. Ancak kısa vadeli düşünülmemeli. İnşaat sektörünün bu yılda %6 civarında büyüyeceğini düşünüyoruz. İş adamlarımız ve özellikle inşaat sektöründeki müteahhit arkadaşlarımızın ümitsizliğe kapılmadan çalışmalarını sürdürmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Müteahhit üyelerimizin çalışmalarını kolaylaştırması noktasında Keşan TSO ve MEYBENİ(Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi) ile ortak çalışma yürütüp inşaat çalışanlarımızın ustalık belgesi sınavlarının yapılıp yaklaşık 60 inşaat çalışanının belge sahibi olmasına vesile olunmuştur. Müteahhit üyelerimizin de desteğiyle belgelendirme çalışmalarının devam edeceğini daha fazla çalışanımızın belge sahibi olması için odamız bünyesinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

(Deniz ÇİL)

 

Boyalık, Zeytin Dalı Harekatı hakkında konuştu: “Hedef, terör örgütleridir..!!”

AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, yaptığı açıklamada; Afrin’e yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekatı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Türkiye mazlum ve mağdurlar için güvenilir bir limandır”

Türkiye’nin mazlum ve mağdurlar için güvenilir bir liman olduğunun altını çizerek, sözlerine başlayan Boyalık, şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Silahlı Kuvvetlerimiz Afrin’e ‘Zeytin Dalı Harekatı’nı başlatmıştır. Bu harekat kuşkusuz bir takım unsurların (PKK, PYD, DEAŞ ve türevleri) ülkemize yönelik açık birer tehdit olmasından dolayı icra edilmektedir. Bu bağlamda yine Suriye’de yaşanan şiddet ve istikrarsızlıktan nemalanan, ülkemiz güney sınırı boyunca alan kazanan, maalesef bazı müttefiklerimizden de gördüğü destekle güç devşiren ve bölgede ülkemizi, demografik yapıyı ve sivilleri hedef alan terör örgütü PYD gibi unsurların son durumu da bu harekatın gerçekleştirilmesini mecbur kılmıştır. Bu hain örgüt ve mücadele ettiğimiz DEAŞ ve PKK gibi örgütlerin sadece ülkemiz dışında değil sınırlarımız içinde de vatanımızı ve milletimizi hedef alan bir çok saldırıya yeltendiği/giriştiği bilinmektedir. Bu hain örgütler son yıllarda Hendek Kalkışması, İstanbul Vezneciler ve Kızılay Güvenpark saldırıları başta olmak üzere yüzlerce şehit ve binlerce yaralı vermemize yol açmıştır. Hemen sınırlarımızda yaşanan şiddet, çatışma sarmalı ile yukarıda isimleri sayılan terör örgütlerinin faaliyetleri sonucunda 370 bini Kürt olmak üzere 3,5 milyon masum insan yerlerinden, yurtlarından ayrılmak zorunda kalmış ve gidecek tek yer, sığınılacak tek güvenli liman olarak Türkiye’yi görmüştür. Nitekim ülkemiz yaptığı insan ve vicdan odaklı politikalarla bu sığınmacılara sahip çıkmış ve bugün dünyada mültecilere en fazla yardımı yapan ülke konumuna gelmiştir. Bu açıdan Türkiye mazlum ve mağdurlar için güvenilir bir liman olurken; aziz milletimiz darda kalana ulaşan yardım eli olmuş, şanlı bayrağımız güvenin teminatı ve yarınlara olan umudun adı olmuştur.”

“Hedef, terör örgütleridir”

Hüseyin Boyalık, açıklamasına şöyle devam etti: “Türkiye sınırlarında oluşturulmak istenen terör kuşağına son vermek, bu terör kuşağını oluşturan unsurların özellikle son günlerde hedef gözetmeksizin hastaneleri ve dolayısıyla sivilleri de hedef alan saldırılarına son vermek amacıyla bu harekatı başlatmak mecburiyetinde kalmıştır. Zeytin Dalı Harekatı en başından sonuna kadar meşrudur ve bu noktada herhangi bir tereddüt asla yoktur. Zira yukarıda da yer verildiği gibi bu harekat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı’na uygun bir şekilde başlatılmış ve icra edilmektedir. Türkiye bu harekat ile asla ve asla Suriye’nin toprak bütünlüğünü ya da bölgede yaşayan Türkmen, Kürt, Arap herhangi bir unsuru vs. hedef almamaktadır. Nitekim Türkiye Suriye, Kobani, Halepçe gibi bölgede görülen her türlü zorlu süreçte Kürt, Arap veya Türkmen etnik kimlik farkı gözetmeden tüm kardeşlerine kucak açmış bir ülkedir. Burada hedef yukarıda da belirtildiği gibi tamamen PKK, PYD, DEAŞ ve türevleri gibi terör örgütleridir.”

“Harekattaki amaç, sınırımızda oluşturulmak

istenen terör koridorunu bertaraf etmek”

Bölgedeki huzurun yeniden tesis edileceğini ifade eden Boyalık, sözlerini şöyle tamamladı: “Tıpkı ‘Fırat Kalkanı’nda olduğu gibi, bu harekattaki amaç da sınırımızda oluşturulmak istenen terör koridorunu bertaraf etmek, bölge halkı üzerindeki terör örgütlerinin baskısına nihai olarak son vermek ve bölgede huzurun yeniden tesis edilmesini sağlamaktır. Türkiye’nin bir NATO müttefiki olması hasebiyle de bu harekat ayrıca NATO’nun güney sınırlarını da muhafaza amacı taşımaktadır.

Operasyonu hedef almak ve Türkiye’yi uluslararası arenada zor durumda bırakmak isteyenlerin iftiralarında iddia ettiği gibi sivillere ve masum insanlara yönelik herhangi bir eylem asla söz konusu değildir. Tam tersine şu an Afrin’de PYD’nin yaptığı gibi bu terörist unsurların sivilleri kendileri için canlı kalkan olarak kullandıklarını görmekteyiz. Bu noktada operasyonu icra eden unsurlarımız azami dikkati, gayreti ve hassasiyeti kılı kırk yararcasına göstermektedir; göstermeye de devam edecektir. Vatanının, komşularının ve aynı dini, kültürü̈, coğrafyayı kadimden beri paylaştığı Türkmen, Kürt, Arap kardeşlerinin güvenliğini, istikrarını ve huzurunu sağlamaya yönelik olarak mücadele eden Mehmetçiklerimizin muzafferiyetini diliyor; tüm milletimizi bir, bütün ve kararlı bir duruşla ülkemizi hedef alan her türlü tehdit ve iftiralara karşı uyanık olmaya ve kendisine yakışan dik duruşu göstermeye davet ediyoruz.”

(Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250