Son Dakika
“Doğal gazla birlikte, hava kirliliği yarı yarıya azalacak..!!”Hüseyin Erkan: "Her çocuğun yeteneği farklıdır"Demirkan, cep telefonun yol açtığı üzücü sonuçlara dikkat çekti“Geleceğimize sahip çıkalım”Küçük yaşta evlilik mağdurları, sorunlarının çözülmesini istiyorHafta sonu poliklinikleri 2'ye indiVural, Keşan-Erikli Karayolu’nda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi“Sanayi Kavşağı çalışmaları, 3 ay içinde tamamlanacak”Belediyeden emekli olan Kılavuz'dan çarpıcı iddialar..!Şehit ateşi Uzunköprü’ye düştü - Şehit Babası Ali Bülbül: “Oğlumun tek hedefi polis olmaktı”
Bircan: "Adalet için yürüyoruz"

Bircan: "Adalet için yürüyoruz"

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Edirne Milletvekili Erdin Bircan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı yürüyüşün, tüm adaletsizliklere karşı olduğunu ifade etti.

Bircan, CHP'nin "Adalet Yürüyüşü"nün önemli olduğunu dile getirerek, "Bizim milletvekili arkadaşımız Enis Berberoğlu'na yapılan yargı katliamı kabul edilemez. Daha önce Aydınlık Gazetesi'nde çıkmış, Habertürk Gazetesi'nde yayınlanmış, bir çok ulusal ve Uluslar arası ajansın da geçtiği haber için hakkında hiçbir delil olmayan Milletvekili Berberoğlu'nu tutuklamak adaleti yok etmektir. Biz CHP olarak sadece Berberoğlu için değil halkımızın tüm mağdur edilmiş kesimleri için Adalet yürüyüşü yapıyoruz.” dedi.

"AKP yargısı eşittir FETÖ yargısı"    

Erdin Bircan, “Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde haykırdık. Bu kadar vatansever insana yapılan iftaralara karşıyız dedik. O süreçlerde talimatlı FETÖ yargısı nasıl iş yapıyorsa bugün de AKP'nin yargısı aynısını yapıyor. Yok birbirlerinden farkı. AKP yargısı eşittir FETÖ yargısı. Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk gibi davalarda FETÖ'cüler asılsız ve kanıtsız iddialarla bu ülkenin yurtseverlerini hapse attığında CHP olarak biz talimatlı yargıyı anlattık, bu davaların en büyük mağdurlarından olduk. Bugün ise o gün FETÖ'ye kol kanat geren, ne istediler de vermedik diyenin yargısı iş başında. AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın talimatı ile Enis Berberoğlu 25 yıl hapse mahkum edildi ve tutuklandı. Bugünkü yargının (AKP yargısı), dünkü yargıdan (FETÖ yargısı) bir farkı olmadığı için biz bu Adalet yürüyüşünü yapıyoruz. Yürüyüşe ülkenin tüm kesimlerinden destek yağıyor. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şeyin olma şansı yok. Halkımızın yoğun desteğinin sebebi de bu. Çevrenizde AKP yargısının mağdur etmediği bir aile göremezsiniz. Yürüyüş kesintisiz sürecek. Her gün yeni yüzler görüyoruz yürüyüşümüze katılan. Bize güç veren, destek olan yurttaşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor.” diye konuştu.

Haber MERKEZİ

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Doğal gazla birlikte, hava kirliliği yarı yarıya azalacak..!!”

Makina Mühendisleri Odası Edirne Şube Yönetim Kurulu Üyesi Tanju Şapçı yaptığı açıklamada, doğal gaz kullanımıyla birlikte hava kirliliğinin azalacağını belirtirken; Keşan’daki yetkisiz firmalar ve kombi alırken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında uyarılarda bulundu.

“Toplantıya katılım az oldu”

Doğal gazla ilgili olarak, geçen Cuma gün yapılan toplantıya katılımın son derece az olduğunu hatırlatarak, sözlerine başlayan Şapçı, şunları söyledi: “Keşan’da 700 tane apartman olduğu düşünüldüğünde, katılımın en az 300-350 olmasını bekliyordum. Fakat vatandaşlarımızın duyarsız olması ve doğal gaz işinin bazı mahallelere bölünmemiş olması katılımın az olmasına neden olmuştur.”

“Doğal gaza, geçilmesiyle birlikte

hava kirliliği yarı yarıya azalacak”

Toplantıda, Keşan’daki gaz temsilcisinin seviyenin yüzde 55’lere ulaştığını ve 15 bin-16 bin konuta gaz gelebileceğini dile getirdiğini belirten Tanju Şapçı, “15 bin-16 bin konuta gaz verilecek ve bu sene en az yüzde 30’u doğal gaz dönüşüm işine geçecektir. Bu da, yaklaşık olarak, 4 bin 800 kişinin gaz firmasına abone olması anlamına geliyor. Dönüşüme geçilmesiyle birlikte, yaklaşık 20 bin ton yerli kömür kullanılmamış olacaktır. Keşan’da yaklaşık 60 bin ton kömür kullanıldığı düşünülürse, kullanım oranı 3’te 1 oranında düşecektir. Denetimler bu yıl daha fazla olacak ve doğal gaza da, geçilmesiyle birlikte hava kirliliği yarı yarıya azalacaktır.” dedi.

“Yetkisiz firmalara dikkat”

Şapçı sözlerine şöyle devam etti: “Keşan’da 18’i yerli olmak üzere 40’a yakın yetkili firma doğal gaz dönüşüm işini yapmaktadır. Fakat 30’a yakın firmada, yetkisi olmadan doğal gaz işlerini yapmaya devam etmektedir. Vatandaşlarımızın bu konuda dikkatli olmalarını öneriyoruz. Yetki belgesi olmayan firmalardan vatandaşlarımızın uzak durmaları gerekiyor. Çünkü ilerleyen süreçte, bunlarla ilgili bir takım mağduriyetler yaşanabilir. Ayrıca, bu işler ustalık değil; uzmanlık işidir. Projelerin bir makine mühendisi tarafından çizilip, işin yapılması gerekmektedir.”

“Kombi alırken dikkat!”

Vatandaşın doğal gaz kombisi konusunda dikkat etmesi gereken hususlar hakkında, bilgilendirmede bulunan Tanju Şapçı sözlerine şöyle devam etti: “Vatandaşlarımız, kombi alırken bunun yoğuşmalı olmasına dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü 2018 yılından itibaren yoğuşmasız kombi üretimi Avrupa’da yasaklandığı gibi Türkiye’de üretimi yapılmayacaktır.”

“Doğal gaz kullanarak, kömürden

çok daha ucuza ısınmamız mümkün”

“Doğal gaza geçilmesinin avantajları ne olacaktır?” şeklindeki soruya cevap veren Şapçı, sözlerini şöyle tamamladı: “Doğal gaz düzgün kullanıldığında, çok pahalı bir yakıt değildir. Dışa bağımlı bir yakıt türüdür. Fakat, evimizin yalıtımı, mantolaması, cam filitreleri, çatımız varsa, doğal gaz kullanarak, kömürden çok daha ucuza ısınmamız mümkündür. Ama kömür yakar gibi doğal gaz ısısını 30 derecede tutmaya kalkarsak, aylık faturalar 500 liranın altında gelmez. Bundan ötürü de, doğal gazı normal ısınma amaçlı kullandığımızda, içerideki sıcaklık 20-22 derecede olacaktır. Bu da, maliyetimizi yarı yarıya düşürecektir. Doğal gazda, her artırdığımız her 1 derece için yüzde 6 gibi yakıt parası öderiz. Örnek vermek gerekirse; 20 deerecelik sıcaklıkta 300 lira ödüyorsak, yüzde 6 artış olur ve 318 lira artış olmuş olur. Kısacası, 2 derecelik sıcaklık artışı yakıtımızı yüzde 10’dan fazla artırmaya yetiyor. Bundan ötürü de, doğal gaz kullanırken bunlara dikkat etmeliyiz. Yalıtımın düzgün olması gerekiyor.”

(Deniz ÇİL)

Hüseyin Erkan: "Her çocuğun yeteneği farklıdır"

Keşan Madeni Eşya ve Demirciler Esnaf Odası Başkanı Hüseyin Erkan, mesleki eğitimin gelecek açısından son derece önemli olduğunun altını çizerken, ailelerin, yetenekli çocuklarını mesleki eğitimi yönlendirmeleri gerektiğini söyledi.

Erkan, özellikle Mesleki Eğitim ve Çıraklık Eğitim Merkezlerinden gelen öğreticilerle, mesleki eğitimler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayarak, "Mesleki eğitimi yeteri kadar tanıtamıyoruz. İnsanları bu konuda yönlendiremiyoruz. Herkes mühendis, doktor, avukat v.s olamaz. Her çocuğun yeteneği farklıdır. Çocuklarımız yeteneklerine göre yönlendirilmelidir. Bu şekilde olsa ne kalfalık ne ustalık sıkıntısı olur. Herkes, çocuğu doktor, avukat olsun istiyor. Sıkıntı burada başlıyor. Mesleki Eğitimi tanıtım amaçlı afişler asılıyor. Bizler de sanayinin çeşitli yerlerine bunlardan asacağız. Türkiye genelinde usta ve çırak sıkıntısı var. Bu sorun nereye kadar böyle gidecek. İnsanları bazı konularda yönlendirmek gerekir. Keşan’da mesleki okullara yeni atölyeler eklendi. Bu da önemli bir gelişme. Bu işlere yeteneği olan çocuklar mesleki eğitime yönlendirilmelidir. Bu konuda anne babalara büyük görev düşüyor. Eskiden bir esnafın çocuğu babasından bir şeyler öğrendiği zaman ‘Elinde altın bileziği var’ denilirdi. Artık o ‘altın bilezik’ bitti. Bunun tekrar geri gelmesi için konuyu gündemde tutmak gerekir. Altın bilezik geri gelsin.” dedi.

Haber MERKEZİ

 

 

Demirkan, cep telefonun yol açtığı üzücü sonuçlara dikkat çekti

Keşan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mahmut Demirkan, araç kullanırken cep telefonu ile gerek arama yapmak, gerekse konuşmak gibi davranışların, dikkat dağıttığının altını çizerek, basit bir arama yaparken bile, tehlikeli bir durumun gözden kaçırılma olasılığının yüzde 29 olduğunu söyledi.

Demirkan, araç kullanırken cep telefonu ile arama yapmanın, çalan telefona cevap vermenin veya numara çevirmek gibi davranışların, sürücünün dikkatinin dağılmasına, konsantrasyonunun bozulmasına neden olarak kazaya yol açabileceğinin altını çizdi. Aracın güvenli bir biçimde yol almasının, her şeyden önce sürücünün sorumluluğu altında olduğunu vurgulayan Mahmut Demirkan, "Bu nedenle bütün sürücüler aracı kontrol etmesini güçleştiren bu durumları öğrenerek kaza riskini azaltmaya yönelik önlemler alabilirler. Araç içinde cep telefonunu kapalı tutmak bu açıdan en etkili önlemdir. Cep telefonlarının kullanımı sırasında sürücüler daha fazla hata yapmakta, bazı tehlikeli durumların ya hiç farkına varamamakta ya da önlem almakta geç kalmaktadırlar. Yapılan bir araştırmaya göre bu gecikme çevresel koşullara, aracın o andaki hızına ve sürücünün yaşına bağlı olarak 0.6 saniyeden 0.9 saniyeye kadar artabilmektedir. Saatte 60 km hızla giden bir otomobilin sürücüsünün frene basmasının bu kadar gecikmesi durma mesafesinin 15 metre daha artması demektir." dedi.

"Bir çok araştırmada doğrulanan başka bir bulgu ise, ele alınmadan kullanılan araca bağlı telefonların kaza riski açısından hiç bir yarar sağlamamasıdır"

Yağılan aynı araştırmada, cep telefonuyla konuşan bir sürücünün, çevresindeki tehlikeli durumların bazılarını hiç fark edemediği tespitinde bulunduğunu ifade eden Demirkan, "Buna göre sürücülerin basit bir arama yaparken %20, zihni çok fazla meşgul eden bir görüşme yaparken ise %29 olasılıkla tehlikeli bir durumu gözden kaçırabileceği bulunmuştur. Cep telefonunu kullanımı yalnızca numara çevirirken ya da konuşurken değil, telefon beklerken ve görüşme bittikten sonraki süre içinde bile kaza riskini arttırıcı bir etki yapmaktadır. 699 sürücü üzerinde yapılan bir başka araştırmada görüşme bittikten sonraki 5 dakika içinde kaza olasılığının 4.8 kat, 15 dakika içinde ise 1.3 kat daha fazla olduğu bulunmuştur. Bir çok araştırmada doğrulanan başka bir bulgu ise, ele alınmadan kullanılan araca bağlı telefonların kaza riski açısından hiç bir yarar sağlamamasıdır. Çünkü, sürücü için dikkat dağıtıcı olan yönü telefonun fiziksel özellikleri değil, konuşmanın yoğunluğudur." diye konuştu.

"Sürücünün deneyimli olması veya cep telefonu kullanmaya alışkın olması da riski azaltmaya yetmemektedir"

Yapılan araştırmalarda bir başka bulguya da sıklıkla rastlandığını belirten Mahmut Demirkan, bu rastlantının, cep telefonu kullanan sürücülerin, hızlarını azaltması olduğunu bildirerek, şunları söyledi; "Bir anlamda sürücüler aracı kontrol etmek amacıyla olabilecek hataları telafi etmeye çalışmaktadırlar. Ancak bu daha önce belirtilen tehlikeleri ortadan kaldırmak için yeterli olmamaktadır. Cep telefonu kullanan sürücülerin tehlikeli bir durumda hiç tepki vermeme olasılığı da bulunmaktadır. Bu da %12'ye kadar ulaşabilen ve trafik güvenliği açısından göz ardı edilmemesi gereken yüksek bir orandır. Sürücünün deneyimli olması veya cep telefonu kullanmaya alışkın olması da riski azaltmaya yetmemektedir. Hem telefon kullanmaya alışkın hem de deneyimli sürücüler oldukları halde bu kişilerin iki-üç kat daha fazla hata yaptıkları gözlenmiştir. Son yıllarda yapılan araştırmalar cep telefonu kullanımının kişiyi fiziksel olarak meşgul etmesinden çok artan zihinsel faaliyet ve buna bağlı olarak dikkatin dağılması, konsantrasyonun bozulması nedeniyle kaza riskini arttırdığına işaret etmektedir. Bu nedenle: En etkili önlem araç kullanırken cep telefonunu kapalı tutmaktır."

İlker GÜREL

 

“Geleceğimize sahip çıkalım”

Bir Nefes Sağlık Derneği Başkanı Op. Dr. Ragıp Taş yaptığı açıklamada; sigaranın ve uyuşturucu madde kullanımını zararları hakkında bilgi vererek, kullanım yaşının her geçen gün düştüğünü kaydetti.

“Sigara bırakmak isteyenler,

bizlere ulaşarak, destek alabilirler”

Sigarayı bırakmak isteyenlere dernek olarak, yol gösterme anlamında yardımcı olduklarının altını çizerek, sözlerine başlayan Taş, “Bu kişileri doktor arkadaşlarımıza yönlendirerek, bırakmaları anlamında faydalarımız olmaktadır. Geçmiş dönemlerde, çok zorda kalındığında, ilaç desteğimiz oluyordu. Ancak, ilaç desteğini şuanda, bakanlığımız vermektedir. Bundan ötürü de, sadece yol gösterme anlamında destek veriyoruz. Sigara bırakmak isteyenler, bizlere ulaşarak, destek alabilirler. Derneğimiz çalışmalarına devam ediyor.” dedi.

“Sigaranın ve madde kullanımının zararlarını

anlatmak için Keşan’daki tüm okullara ulaşmak istiyoruz”

Derneğin bu yıl daha aktif faaliyetler içerisinde olacağını ifade eden Ragıp Taş, sözlerine şöyle devam etti: “Derneğimiz yeni üye çalışmalarına başlayarak, faaliyet alanımızı genişletmeyi planlıyoruz. Sigaranın ve madde kullanımının zararlarını anlatmak için Keşan’daki tüm okullara ulaşmak istiyoruz. Bu çerçevede; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’yle okulların açılmasına yakın ya da okullar açıldığında görüşmelerimiz olacak. Derneğimize, sağlıkçıların yanı sıra; eğitim camiasının da, destek vermesini istiyoruz.”

“Toplumun, sahip çıkması gerekiyor”

“Sigara kullanımı 10 yaşına kadar düştüğü dile getiriliyor. Gençlere bu konuda, ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?” şeklindeki soruya cevap veren Taş, şunları söyledi: “Çocuklarımız ve gençlerimiz biraz sahipsiz kalıyorlar. Aileler, çocuklarına değer veriyor ancak, sadece onların değil; toplumun da, sahip çıkması gerekmektedir. Sigara ve uyuşturucu konusunda, tek başına mücadele edilmesi mümkün değildir. Örnek vermek gerekirse; uyuşturucu madde konusunda sadece emniyet, jandarma ve savcılığın mücadelesiyle değil, toplumunda bu konuda kullananlar ve satanlar konusunda mücadele etmesi gerekiyor. Uyuşturucu geleceğimizi karartıyor ve gençlerimiz zor durumlara düşüyor. Örnek vermek gerekirse; Keşan’da her gün gençlerimiz bonzaiden ötürü tedavi görüyor. Bonzaiden dolayı kazalar oluyor, aileler huzursuz oluyor.  Sorun varsa, bu konuda topyekün bir seferberlik yapılmalıdır.”

“Çocuklarımız ve gençlerimiz,

bizim geleceğimiz ise, sahip çıkacağız”

Ragıp Taş sözlerini şöyle tamamladı: “Uyuşturucu madde girişinin ve kullanımının el birliğiyle engellenmesi gerekiyor. Bu sorun, sadece kolluk kuvvetlerini değil; toplumun her kesmini ilgilendirmektedir. Çocuklarımız ve gençlerimiz, bizim geleceğimiz ise, onlara sahip çıkmakta bizim görevimizdir.”

(Deniz ÇİL)

  

Küçük yaşta evlilik mağdurları, sorunlarının çözülmesini istiyor

Yenimescit Mahallesi'nde küçük yaşta evlilik mağduru aileler bir araya gelerek, kamuoyunda tepki sonucu geri çekilen “cinsel istismar yasası”nın yeniden ele alınarak çıkartılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binalı Yıldırım’dan destek istedi.

Küçük yaşta evlilikle ilgili mağdur olan bazı aileler geçen Cuma akşamı biraraya gelerek, Yenimescit Mahallesi’nde basın açıklaması düzenledi.

Saat 18.00 sıralarında başlayan açıklamaya, mağdur aileler ve yakınları katıldı.

Çekiç: “Ailelerin mağduriyetini gidermek için çabalıyoruz”

Erken yaşta evlilik sonucu bazı sıkıntıların yaşandığını belirten mahalle halkından Müslüm Çekiç, şunları söyledi: “Biz bu sıkıntıyı daha önce AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık’a ilettik. 16 Nisan’dan sonra bize kendisi söz verdi. Seçimden sonra gerekirse bir otobüs tutup bu insanları mağdur etmemek için Ankara'ya götürüp, ilgili yerlerle görüştüreceğini söyledi. Ancak bu olmadı. Mahalle halkı da AK Parti'li olduğum için bu sözün ne zaman yerine getirileceği ile ilgili bana baskı kurmaya başladı. Birkaç ailemiz AK Parti'ye gitmiş ancak sorularına yanıt alamamış. Biz Adalet ve Kalkınma Partiliyiz. Buradan herkesi adaletli olmaya davet ediyoruz. Biz buradaki ailelerin mağduriyetini gidermek için çabalıyoruz. Biz yanlış bir şey yapmadık.”

“AK Parti, romanlara sahip çıksın”

Keşan'da yaşayan roman vatandaşların AK Parti'ye sahip çıktığını ifade eden Çekiç, partinin de romanlara sahip çıkması gerektiğini belirterek, “Biz olmadan Keşan'da AK Parti olmaz. Cumhurbaşkanımız, başbakanımız bize sahip çıkıyor. Ama biz burada Keşan'ı, Edirne'yi aşamıyoruz. Biz mahallemizin sorunlarını elimizden geldiğince çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz.” 

Coşkun: “İki evladım, babalarından uzak yaşıyor”

Daha sonra söz alan Ayşenur Coşkun, eşinin cezaevinde olduğunu, 8 yaşındaki ve 2 aylık bebeğiyle mağduriyet yaşadıklarını belirterek, “İki evladım da babalarından uzak yaşıyorlar. Bizim eşlerimizi 'tecavüzcü' diye cezaevine koyuyorlarsa bu adalet değil. Biz adalet istiyoruz. Bu iki çocukla bize kim bakacak? Biz eşlerimizi istiyoruz, mağduriyetlerimizin giderilmesini istiyoruz.”

Güzel: “İnsanların tek suçu erken yaşta evlenmek”

Nursel Güzel de geri çekilen yasal düzenlemenin kendilerini umutlandırdığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Çok sözler verildi ancak hiçbiri yerine getirilmedi. Hüseyin Boyalık, referandumdan sonra bu konuyla ilgileneceklerini ve bizi Ankara'ya götüreceklerini söyledi. Ama sözünü yerine getirmedi. Bize yardım etmelerini istiyoruz. Bizleri önce umutlandırıp sonra umutlarımızı söndürmesinler. Bu insanların tek suçu erken yaşta evlenmek. Biz sesimizin Cumhurbaşkanına, başbakana ulaşmasını istiyoruz.” 

Denizli: “Erken evliliği desteklemiyoruz ancak

evlenenlerin de mağdur bırakılmamaları gerekiyor”

Açıklamada, en son söz alan Ergin Denizli ise, şunları söyledi: “Erken evliliği desteklemiyoruz ancak evlenenlerin de mağdur bırakılmamaları gerekiyor. Biz bir kereye mahsus, kendi istekleri, onaylarıyla evlenmiş ancak yasa gereği cezaevine düşmüş olanların affedilmesini istiyoruz. Hüseyin Boyalık, söz verip bizi Ankara'ya götüreceğini söyledi. Bir söz verdiyse bunun yerine getirilmesi lazım. İlçe başkanımız bizimle hiç ilgilenmiyor. Biz oylarımızı Recep Tayyip Erdoğan için atıyoruz. Sadece Keşan'da değil, tüm Türkiye genelinde mağdur olan insanlarımız var.”

(Deniz ÇİL)

 

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250