Son Dakika
“Meyve veren ağaç taşlanır..!!”Yusuf Erdem Nalbantoğlu: "DSP seçmeni bu seçimlerde kimi tercih edeceğini çok iyi bilir"Hasta ve öğrenci rolü yapan polisler korsan taksicileri tuzağa düşürdü --AK Parti’de, 2 kişi meclis adaylığından çekildi“Keşan’da deprem anında, 9 toplanma alanı bulunuyor”Mazot, gübre, buzağı, hububat ve yem bitkileri destekleri ödenmeye başlandıYıldırım: “Davet edilmedim”Sanayi girişindeki kafa karıştıran tabela kaldırıldıTÜBİTAK'a proje hazırlayan Keşanlı öğrenciler Önder Arpacı'nın misafiri olduGece gündüz demeden kaldırım işgallerine devam...
Aydemir, engellilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti

Aydemir, engellilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti

Keşan Engellileri Koruma Derneği Basın Sözcüsü Sedat Aydemir, engellilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, engellileri güvence altına alan, koruyup kollayan bir yasa çıkartılması gerektiğini söyledi.

Aydemir, engellileri bütünüyle kapsayan, Anayasal hükümleri içine almış, koruyan, gözeten, talep eden bir engelli yasası olmadığını dile getirerek, bunun yanında, bir engelli bakanlığın da bulunmadığını ifade etti. Engelli yasası ve engelli bakanlığı olmayışının, Türkiye genelinin birinci sorunu olduğunu dile getiren Sedat Aydemir, “Bugüne kadar gelmiş geçmiş siyasal iktidarların ve son dönemdeki siyasal iktidarın engelli maaşlarıyla ilgili yaptıkları komik zamlar var. Bugün bir engelli vatandaş 3 ayda bir aldığı 400 lira ile geçinmek zorunda bazıları için bu çerez parasıdır. Askeri ücretin 1300 lira olduğu bir ülkede, yoksulluk sınırının 2 bin lira olduğu ülkede, 3 ayda bir alınan 1200 lira ile nasıl geçineceksiniz. Hal böyle olunca engelliler açısından bayramda kötü geçti. Bayram bir sıkıntı, gelmemesi gereken bir kâbus engelli için çünkü konuklarını ağırlayacak durumları olmuyor. Zaten engelliler hayatlarını zor idame ediyor. Bayramda en azından bir tatlı ya da bir şeker alacak bütçesi bile yok. Engelliler böyle günlerin bu ekonomik rahatsızlıktan dolayı istemiyor. Bunun yolu Cumhuriyet Türkiye’sinde bir yasa değişikliği ile Avrupa’da ki gibi güvence altına alan koruyup kollayan gözeten bir yasa çıkartıp bunların maaşlarında hiç değilse insan onuruna yaraşır şekilde bir iyileştirme yapmaları engellileri sevindirecek.” dedi.

“Sağlık sorunlarında engellilerden yine para alınıyor

Engellilerin, gelecekleri ile ilgili kaygı içerisinde olduklarını vurgulayan Sedat Aydemir, “Annelerine, babalarına bağımlı olan insanların bir gün annesi veya babası öldüğünde ne yapacağım kaygısı var. Tabi bu farkında olan için geçerli, farkında olmayan zihinsel engellilerde var. Onların da anneleri, babaları çocuğumu nereye bırakacağım diye düşünüyor. Engellilerde ilkokulu bitiren sayısı bile %25’ler civarında dolayısıyla iş bulmaları da zor oluyor. Ancak KPSS ile oluyor. Orada da sınavı kazansa bile yine güçlüklerle karşılaşıyor. Bölgelerinde yer olmadığında başka yere gidip çalışmak zorundalar. Bu durumda anne, babalarının evlerini oraya taşıması gerekiyor. Bu da çok zor oluyor. Orada tek başlarına yaşamlarını idame ettiremedikleri için işe bile girseler gittikleri yerde uyum sağlayamıyorlar ya da gidemiyorlar. Gelecek kaygısında anne ve babaların feryatları çok büyük onları bırakabilecekleri, devlete güvenebilecekleri bir yasa yok. Çocuğum ziyan olacak, gözüm arkada kalacak gibi bir takım endişe ve kaygılarla yaşamaya çalışıyorlar. Sağlık sorunlarında engellilerden yine para alınıyor. Alınmaması gerekir. Sosyal devlet anlayışında olması gereken budur. Hastanelerde duvarlarda yazı yazmasına rağmen engellilerin yine sıra beklediğini sırası geldiğinde ancak gidebildiğini oysa fiziksel anlamda tuvalet sıkıntısı yaşayan engellinin ne durumda olduğunu herkes hisseder. Orada o kişiyi bekletmenin çok yanlış olduğu fakat bağlayıcı bir hüküm olmadığı için sadece bir tebliğ olduğu için uygulanmıyor.” şeklinde konuştu.

“Fiziksel ve cinsel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar”

Aydemir, sözlerine şöyle devam etti: “Engellilerin eğitim, kültür, sanat faaliyetleri neredeyse hiç yok. Ancak, Halk Eğitimi’nin ya da İŞKUR’un açtığı kurslar var. Onlarda da belirle şart aranıyor. Eli ayağı tutması gerekiyor. Kısacası, kültürel anlamda engelliler çok yoksun durumda eğlenemiyorlar. Hatta, kendilerine göre; kız ya da erkekte bulamıyorlar. Fiziksel ve cinsel ihtiyaçlarını da karşılayamıyorlar. Anne, baba olmanın keyfini de yaşayamıyorlar. Olsa bile çok nadir şekilde engelli derneklerinde tanıştıkları insanlarla evlilikleri oluyor. Birbirlerini tamamlamaya çalışıyorlar.”

“Toplum dışına itilmek acınarak bakılmak istemiyorlar”

Keşan’da engelli sayısının kaymakamlık istatistiklerine göre; 700-750 civarında olduğunu aktaran Sedat Aydemir, “Bu istatistik çok eskide kaldı. Güncelleme yapılması için kaymakamlığa dilekçe de verdik. Bu konuda, engelli sayısının bin 500, 2 binlere dayandığını düşünüyoruz. Köyün birinde muhtar bildirmemiş bir engelli arkadaşımız odaya elleri bağlanmış şekilde sadece bir kilimin üzerinde yaşıyor. Bunu gördük ve utanç duyduk. Engelliler ötekileştirilmemeli. Toplum dışına itilmek acınarak bakılmak istemiyorlar. Mahalle komşuları bile, ‘engelli çocuğu var.’ diye, anneye ziyarete gelmiyor. Bunlar büyük ve aşılması güç sorunlardır.” dedi.

“Onore edici maaşlar verilmeli”

Aydemir, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa’da engellilere devlet iki türlü müdahalede bulunuyor. Birincisi ilaç yardımı olarak medikal anlamda diğeri de sosyal yönünü, kişiliğini geliştirme anlamında uyumluluk programlarıyla bunun psikolojik olarak hayata hazırlama ve yaşama uyma standardı olarak rampalarıyla, üst geçitleriyle, engellilere ayrılan yerleri ve onore edici maaşlarıyla ve onları üretime katmalarıyla, saygı duymalarıyla yapıyorlar.”

“Türkiye’de engelliler, Amerika’nın zencileri olarak nitelendiriliyoruz”

Engellilerin Türkiye’de ötekileştirildiğini de, öne süren Sedat Aydemir, şöyle devam etti: “Amerika’nın zencileri olarak nitelendiriliyoruz. Orada nasıl zenciler sadece müzikle, basketbol ve spor anlamında başarılılar. Bize de bakış tarzı aynı o durumda Türkiye’nin zencileri de engellilerdir. Toplum dışı kalıyoruz. Üretime katılamıyoruz. Üretim dışı kaldığımız için ailemize bağımlı olarak yaşamak zorunda kalıyoruz. Çok azımız KPSS ile veya kur’a ile işlere alınıyor. Keşan’da özellikle iş anlamında karşılaştığımız en önemli sorunlardan biri çevre civarında az sayıda toplu işçi çalıştıran insanların kafa taşçı bakış tarzıyla engellileri istememesi, isteyenlerinde astımlıysa eline süpürge verip çöp süpürtmesi, ayağı aksamasına rağmen yük taşıtması, ya da atıl durumda sadece sekreterlik verilmesi. Engeliler yetenekli insanlardır. Beyinleri 2 kat daha fazla çalışır. Oturduğu yerden sürekli beyni işlev halinde olduğu bir şeylerle uğraştığı için çok daha gelişmiş oluyor. Ama buna karşı sürekli geri planda işler veriliyor. Buradaki işyerleri de eğer roman vatandaşıysa ona potansiyel hırsız gözüyle bakıyor. Kürt ise potansiyel PKK’lı gözüyle bakıyorlar. Bu tür bakış tarzları ile gönderdiğimiz insanları geri çeviriyorlar. İlle saf Türk olması bekleniyor. Bu da yadırganacak bir durum. Bu durumu yumuşatmaya çalıştık. Kaymakam ve Belediye Başkanımızla ortaklaşa hareket edelim dedik. Ama durum halen çözülmedi. Bu Türkiye genelinde de yaşanıyor. Fakat Keşan’da daha belirgin biçimde ortada. Gönderdiğimiz hiçbir insanı işe almıyorlar. Engellilerin iş gücünden değil de yasadan faydalanılması gerekiyor işveren tarafından burada zaten yasa gereği verilen ücret vergiden düşülüyor.”

“Milletvekilleri inanmıyorsa, sadece

1 ay 400 lira ile geçinmeye çalışsın!”

Aydemir açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Yaşlılar, hamileler ve engelliler kaldırımdan gitmek ve rampadan inmek zorunda diğer insanlar gibi kaldırımdan atlayacak veya oradan inecek durumu yok Keşan’ın yol yapısı gereği kaldırımlarımız dar geri dönme olasılığı da yok. İlle geçen birimden yardım istemek zorunda eğer yalnız ise eğer rehabilitasyon yapan birisi varsa yine yardım istemek zorunda Keşan için bu çok önemli bir sorun. Kent düzenlemesi konusunda da belediye dilekçe verip kaldırım işgallerinin son bulmasını istedik. Zaten dönüşü zor olan kaldırımlarda birde esnaf orayı işgal ederse, sağlam kişilerin dahi zorlandığı yerden hiç geçemez. Engellilerin park yerleri ve rampaların önüne yapılan parklar konusunda trafik takdir komisyonu tarafından kararlar alındı. Uygulanacak cezalar belirlendi. Fakat normal arabalar, engelli yerlerine park ediyor Kaldırma konusunda yaptırım yok. Emniyet müdürleri de bizim bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok diyor. Yasalar hafif olduğu için bu durum ortaya çıkıyor. Son olarak biz siyasal iktidara sesleniyoruz ve diğer muhalefet milletvekillerine de sesleniyoruz. Yürütme ve muhalefetin ortak çıkaracağı bir yasa istiyoruz. Bu yasa güvence altına alsın engellileri, geleceği de kararmasın ve kaygıyla bakmasın maaşlarında iyileştirme olsun eğer milletvekilleri inanmıyorsa sadece 1 ay 400 lira ile geçinmeye çalışsın!”

 

 

YORUM YAZ
Son Eklenenler

“Meyve veren ağaç taşlanır..!!”

Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan yaptığı açıklamada; belediyecilik anlamında, AK Partililerin ve AK Parti Keşan Belediye Başkan Adayı Mustafa Helvacıoğlu’nun yaptığı eleştirilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Miras bırakıyorum”

AK Parti Keşan Belediye Başkan Adayı Mustafa Helvacıoğlu’nun geçen hafta, seçim bürosu açılışında, belediyecilik hizmeti anlamında yaptığı eleştiriler hakkında değerlendirmelerde bulunan Özcan, “Keşan’da, 15 yıl içerisinde birçok projeyi hayata geçirdik. Yaptığımız projeler herkes tarafından görülüyor. Gözünüzü açtığınızda, gördüğünüz bir çok proje bulunuyor. Benim 15 yıllık icraatlarım var. Her adım atıldığında, görmek isteyen göz bunları görür. Seçim döneminde, propaganda maksatlı ve sallama türü eleştiriler olur. Bir atasözünde, ‘bekara, karı boşamak kolay!’ diyor. Eleştiride bulunan arkadaş, gelsin benim 5 yılda yaptıklarımın 3’te 1’ini yapsın tebrik edeceğim. Ben, kendi partimin belediye başkan adayımıza miras bırakıyorum. Hatta, Allah korusun diğerleri kazanırsa, dünya kadar miras bırakıyorum. Ben hayata geçirdiğim projelerin yanı sıra; tonla proje bırakıyorum. Uçak batığını benden sonra gelecek arkadaşımız yapacak. Erikli’nin artıma tesisiyle ilgili yer sorunu hallettik ve bölge için iyi olacak. Yayla için kapasite artırımına hazırlıyoruz. Ben boş durmuyorum. Onlar gibi kadınların mevlitlerine, bebek ziyaretlerine gitmekle bu işler olmuyor.” dedi.

“Keşke onlarda bir ceket olsalar”

Helvacıoğlu’nun “Cekete oy verme dönemi bitti. Keşan’ı ideolojilerle uyutamayız. Atatürkçülük masada olmaz, çalışarak olur.” şeklindeki eleştirilerine de cevap veren Mehmet Özcan, şunları söyledi: “Ceket var, ceket var! Keşke onlarda bir ceket olsalar. İdeoloji söylemine gelinirse, hayat bir ideolojidir. Güya çalışmakla Atatürkçülük olacakmış! 17 yıldır çalışsınlar o zaman. 17 yıldır çalıştılar da, ne oldu? Ülke şuanda, borç batağında. Sevgili kardeşim işadamı. Şuanda, proje ve inşaat yapan var mı? Yok. Bankalardan iyi koşullarda kredi alan var mı? Yok. Piyasalar çok kötü durumda ve hemen her gün bir çok işletmenin battığını görüyoruz. Türkiye’de Atatürk tarafından yapılan işletmeler ve fabrikalar tek tek satıldı. Satılmadık bir şey kalmadı. Soruyorum: bunun neresi Atatürkçülük? Allah korusun, Keşan’ın da başına böyle şeyler gelmesin.”

“Keşan’da daha doğal gaz çalışmaları bitmedi”

Özcan, Mustafa Helvacıoğlu’nun “Keşan’da 3ç (çöp çukur çamur) sorunu 15 yıldır bitmedi. Ama İpsala’da, 5 yıl içerisinde alt yapı ve üst yapı bitti.” şeklindeki eleştirileri hakkında ise, şunları söyledi: “Keşan’da daha doğal gaz çalışmaları bitmedi. Daha kazılacak merkezi yerlerimiz var. Türkiye’de ciddi bir ekonomik kriz var. Keşke 1 sene daha böyle geçse de, ekonomik anlamda düzlüğe çıksak. Ben aday adaylığı açıklamamda, proje vaatlerinizde mantıklı davranılması gerektiğini söyledim. Sayın Cumhurbaşkanı, 2021 yılına kadar su, kanalizasyon gibi projelerin dışındaki projelere destek vermeyeceklerini söyledi. Kendi imkanlarıyla yapılacak işler var ve yapılabilir. Ama devlet imkanları açısından çok fazla rüya görmesinler.”

“Meyve veren ağaç taşlanır”

“Yapılan eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Mehmet Özcan, sözlerine şöyle devam etti: “Meyve veren ağaç taşlanır. Eleştiride bulunan Mustafa kardeşim, önce 5 yıl yapsın, ondan sonra eleştirilerde bulunsun. Onlar bekar, ben evliyim. Benim 15 yıldır belediye evliliğim var. Bekara karı boşamak kolaydır!”

“Medeni bir yarış yapsınlar”

Adaylara tavsiyelerde bulunan Özcan, şöyle konuştu: “Aday olan arkadaşlarımız, medeni bir yarış yapsınlar. Kişisel haklara saldırmasınlar. Eğer kişisel haklara saldırı olması durumunda, kimse bir adım ileri gidemez.”

“Birçok miras ve bir çok proje bırakıyorum”

“Sizden sonra gelecek adaya, miras bıraktığınız söylediniz. Miras olarak, neler bıraktınız?” şeklindeki soruya cevap veren Mehmet Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir şehrin 3-4 kriterine bakılır. Keşan’ın içme suyu anlamında 2040 yılına kadar hiçbir sorunu yok. Pis suların gideceği bir şebeke var. Pis su arıtma tesisi var ve şuanda çalışıyor. Yağmur suyu derdiniz yok. Hava kirliliği konusunda herhangi bir sıkıntı yok. Temel sorunlar bunlardır. Park ve peysaj yapmak bir şekilde olur. Ama en zor iş, yerin altına girip çıkmaktır. Festival yapılırken, Cennet Parkı’nın önündeki kanalizasyona kireç atılırdı. Şimdi öyle bir şey yok. Cevizlik deresinde canlı üremiyordu. Şimdi o derede balık ürüyor. Eski çöplük şehrin ortasında kalıyordu, şimdi böyle bir şey var mı? TOKİ olmadan 1000 tane konut yaparak, insanları ev sahibi yaptık. Trakya’nın yasal tek toptancı hali bizde bulunuyor. Oto galericiler sitesi var mı? Keşan Belediye binasının bulunduğu kompleks kaç yerde var? Eski pazaryerinin durumuyla şimdiyi kıyaslayın. Ayrıca, terminal projesi, eski itfaiyenin yeriyle ilgili proje, meydan yeri projesi hazır.  Bunlar miras değil mi? Birçok miras ve bir çok proje bırakıyorum. Yapacak olan iş çok.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Yusuf Erdem Nalbantoğlu: "DSP seçmeni bu seçimlerde kimi tercih edeceğini çok iyi bilir"

DSP Keşan İlçe eski Başkanı Yusuf Erdem Nalbantoğlu, Keşan'da belediye başkan adayı çıkartılmamasıyla ilgili DSP'nin üst düzey yönetimiyle karşı karşıya geldiğini ve istifa ettiğini belirterek, aday çıkarılmamasının, Keşan'da DSP seçmeni tarafından doğru bulunduğunu söyledi.

Nalbantoğlu, bir süre önce parti binasının anahtarlarını bir parti meclisi üyesine teslim ettiğinin altını çizerek, bundan sonraki açıklamalarının, bir İlçe Başkanı olarak değil, DSP Keşan İlçe eski başkanı sıfatıyla yapacağını belirtti. İlçe başkanlığı görevini yürütürken 31 Mart yerel seçimleri öncesi duyarlı uyarı ve davranışlı bir ilçe başkanından ziyade, sorumlu bir vatandaş olarak açıklama yaptığını ifade eden Yusuf Erdem Nalbantoğlu, "CHP ile AKP'nin başa baş gittiğini, DSP olarak bir aday çıkarırsak bunun AKP'nin işine yarayacağını düşünerek DSP Keşan İlçe Başkanlığı olarak seçimde aday çıkarmadık. Bu yüzden de parti üst yönetimiyle zıtlaşarak görevimden istifa ettim. Ancak ben her zaman bir Demokratik Solcu olarak kalacağım. Aday göstermeme davranışımız, ilçemizdeki DSP seçmeni tarafından da doğru bulundu. Bu durumda seçimlerde takdir DSP seçmenine kalıyor. Ecevit ve Atatürk çizgisinden ayrılmayan duyarlı DSP seçmeni bu seçimlerde kimi tercih edeceğini çok iyi bilir." dedi.

"Net cevap verilmiş olacak ve vicdanlar rahatlayacaktır"

Sözlerinin devamında, DSP üyesi olarak DSP Genel Merkezi'ne de uyarı yapmak istediğini belirten Nalbantoğlu, "Bilindiği gibi PM ve il başkanlarının ortak toplantısında alınan kararla DSP’ye dışarıdan ilk kez girecek olanlar ve çeşitli nedenlerle parti dışında kalanlar için partiye katılabilmeleri için şu iki kıstas mealen aşağıda yer aldığı şekilde öne sürülmüştü: Bu kişiler DSP ilkelerini benimsediklerini açıkça beyan edecekler, bunu dile getirmekle yetinmeyecekler ayrıca samimi oldukları konusunda parti yöneticilerini ikna edeceklerdi. Şimdi, DSP yöneticilerinden talebimiz şu; DSP’ye son anda katılan bu kişilerin DSP ilkelerini benimsediklerine dair bu kişilerin imzalarını bulunduran bir beyanı ve DSP yöneticilerinin bu beyanı inandırıcı bulduklarını gösteren ikinci bir beyanı DSP web sitesinde yayınlamalarıdır. Bunun yapılması halinde DSP’ye yapılan ithamlara en net cevap verilmiş olacak ve vicdanlar rahatlayacaktır. Aksi taktirde DSP, parti olarak siyasal ömrü içinde olmadığı kadar ağır bir ilkesizliğin altında ezilecektir. Bunu DSP’ye reva görmek, genel başkan dahil hiç kimsenin haddi değildir." diye konuştu.

"DSP ilkelerinden anlaşılması gereken, DSP program ve tüzüğü olduğudur"

DSP ilkelerinden anlaşılması gerekenin, DSP program ve tüzüğü olduğunu vurgulayan Yusuf Erdem Nalbantoğlu, şunları söyledi; "Bunun dışında herhangi bir kişiyi veya kişileri beğenmek, onlarla ne tür olursa olsun bir yakınlık ilişkisi içinde olmak ya da yönetici veya başka sıfattaki DSP ileri gelenlerin sözlerini kabullenmek, DSP ilkelerini kabul etmek anlamına gelmez. Bu katılımcıların her ne surette olursa olsun artık bu ilkelerden dönmeyecekleri konusunda namus sözü vermeleri gerekir ve verilen bu namus sözü DSP internet sitesinde ana manşet olarak yer almalıdır. Bunu bildirmeyi bütün Demokratik Solcular adına ödenmesi gereken vicdani bir borç olarak görüyorum."

Haber: İlker GÜREL

 

Hasta ve öğrenci rolü yapan polisler korsan taksicileri tuzağa düşürdü --

Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü trafik ekipleri, bir süre önce taksici esnafının şikayet ettiği "Korsan Taksicilik" ile ilgili operasyon düzenlerken, öğrenci ve hasta kılığına giren polisler, çağırdıkları korsan taksicileri suçüstü yakalanırken, Keşan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Mahmut Demirkan, emeği geçen herkese teşekkür etti.

İddiaya göre; "Korsan Taksicilik" yapan araçların, suç ve suçluların taşınmasına yönelik kullanıldığı yönünde bilgiler alan Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği ekipleri, "Korsan Taksicilik" yapan araçlara yönelik operasyon planladı. 21 Şubat 2019 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memurları, sivil kıyafetler giyerek, üniversite öğrencisi ve hasta rolüne girerek, "Korsak Taksicilik" yapan 2 sürücüye ulaşarak, belirli bir ücret karşılığında anlaşma sağladı. Öğrenci ve hasta rolüne giren polislerin belirlediği güzergah üzerinde konuşlandırılan trafik ekipleri, "Korsan Taksicilik" yapan araçları durdurdu.

Seri numaraları alınmış paralar verildi

Durdurulan "Korsan Taksilerin" sürücüleri üzerinde arama yapan polisler, sivil kılıktaki polislerin verdiği ve daha önce seri numaraları alınan paraları, araç sürücülerinin üzerinden geri aldı. "Korsak Taksicilik" yapan araç sürücüleri Y.B. ve Ç.Ç.'ye, ayrı ayrı 5 bin 10 TL cezai işlem uygulanırken, araçlar, 60 gün süreyle trafikten men edildi. Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün bu yöndeki çalışmalarının devam edeceği bildirildi.

"Emniyet teşkilatımızın başarılı çalışmalarının devamını dilerim"

Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin bu çalışmalarını memnuniyet ile karşılayan Keşan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Mahmut Demirkan, işini hakkıyla yapan taksici esnafının ve Keşan halkının güvenli yolculuğunun ön planda tutulması amacıyla gerçekleştirilen operasyon karşısında mutlu olduklarını dile getirerek, "Başta Keşan Kaymakamımız, Keşan İlçe Emniyet Müdürümüz ve tüm Emniyet Müdürlüğü personeli, Keşan halkımızın güvenli yolculuğunu ön planda tutmak maksadıyla, taksi ve taşıma işini meslek edinip bu işle geçinen Keşan esnafımızın hak ve hukuklarını korumak maksadıyla yapmış oldukları bu mücadelelerini tüm esnafımız adına kutlar, emniyet teşkilatımızın başarılı çalışmalarının devamını dilerim." dedi.

Haber: İlker GÜREL

 

AK Parti’de, 2 kişi meclis adaylığından çekildi

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde, AK Parti Keşan Belediye Meclisi’nde aday gösterilen 2 ismin adaylıktan çekildiği öğrenildi.

AK Parti Keşan Belediye Meclisi sıralamasında, 15’inci sıradan gösterilen Şengül Gündoğdu ve 17’nci sıradan gösterilen Ayser Saygı’nın adaylıktan çekildiği ifade edildi.

Gündoğdu ve Saygı’nın adaylıktan çekildiğine yönelik dilekçeyi, Keşan İlçe Seçim Kurulu’na ve AK Parti Keşan İlçe Başkanlığı’na gönderdiği öğrenildi.

Şengül Gündoğdu ve Ayser Saygı’ndan boşalan yerlere yeni isimlerin belirleneceği belirtildi.

(Haber: Deniz ÇİL)

 

“Keşan’da deprem anında, 9 toplanma alanı bulunuyor”

KEDAK (Keşan Doğal Afet Arama Kurtarma Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı ve Keşan Belediye Başkan Yardımcısı Cengizhan Aktan, yaptığı açıklamada; her evde deprem çantasının bulunması gerektiğini belirterek, Keşan’da 9 toplanma alanının olduğunu kaydetti.

“Keşan’da 4-5 arkadaşımız arama kurtarma faaliyetlerine katılabilecek düzeyde eğitim aldı”

Arama kurtarma ekiplerinin görevleri hakkında bilgilendirmede bulunarak, sözlerine başlayan Aktan, şunları söyledi: “Ekiplerin görevi; deprem anında ya da deprem dışında yaşanabilecek herhangi bir olumsuz durumda arama kurtarma faaliyetini yürütmektir. Biz çalışmalarımızı AFAD koordinasyonunda yapmamız üzerine bir sistem kuruldu. AFAD organizasyonu yapıyor, arama kurtarma dernekleri gerekli faaliyeti yürütüp yaralıları çıkartıyor ve 112 ekiplerine teslim ediyor. Son yıllarda, böyle bir iş birliği ve görev bölümü oldu. Keşan’da 4-5 arkadaşımız arama kurtarma faaliyetlerine katılabilecek düzeyde eğitim almış durumdalar. Edirne arama kurtarma ekipleri ile Türkiye Arama Kurtarma Dernekleri Federasyonu’yla birlikte eğitim çalışmalarını sürdürüyoruz. Edirne, Gönen, Yalova’da tatbikatlara ve eğitim faaliyetlerine katıldık.”

“Devirilecek eşyalar, duvarlara monte edilmeli”

Cengizhan Aktan sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizin yüzde 92’si deprem bölgesi içerisindedir. Keşan’da Saros Körfezi 1.derece, merkez 2.derece deprem bölgesidir. En önemli şey yapıların sağlam olmasıdır. Çok sayıda bina yıkılıp, iş arama kurtarma faaliyetine kaldığı zaman bunların hepsine müdahale edebilmek ve kazazedeleri kurtarabilmek maalesef mümkün değildir. Bundan ötürü de, bunların olmaması için çalışmak gerekiyor. Yapılar sağlam olmalı ve zemin etüdünün yaptırılıp, binaların buna göre inşa edilmesi gerekiyor. Bina içinde yaşayan insanlar, herhangi bir sarsıntıda üzerlerine devrilebilecek ve zarar verecek eşyaları mümkün olduğunca duvarlara monte etmeleri gerekiyor. Çünkü daha önceki depremlerde binalar yıkılmıyor ama içindeki eşyaların insanların üzerine devrilmesiyle yaralanmalar ve ölümler meydana geliyor. Aileler, deprem öncesi, deprem anı ve sonrasıyla ilgili gerekli bilgileri edinmeleri ve uygulamaları önemlidir.”

“Her evde bir deprem çantası olmalı”

“İnsanlar, evlerinde deprem çantası bulunduruyorlar mı?” şeklindeki soruya cevap veren Aktan şunları söyledi: “Her evde bir deprem çantası olmalı. Ama genelde evlerde deprem çantaları bulunmuyor. Çanta içerisinde düdük, el feneri, su, yiyecek gibi bir takım malzemelerin bulundurulması gerekiyor. Çünkü yardım çantasının içerisinde bulunan malzemelerle ilgili gerekli takip gerektiriyor. Bunların bir zorluğu yok ama ihmalkarlık yapılıyor. Ama her türlü olumsuzluk düşünülerek, evin bir köşesinde deprem çantası hazır tutulmalı.”

“Binalarda en zayıf noktalar merdivenlerdir”

“İnsanlar deprem sırasına ne yapmalı?” şeklindeki soruya cevap veren Cengizhan Aktan sözlerine şöyle devam etti: “Deprem sırasında, bina içerisindeyseniz kaçmaya çalışılmalı. Çünkü binalarda en zayıf noktalar merdivenlerdir. İnsanlar dairesinden kaçmak yerine, içeride kalarak üzerine devrilmeyecek cisimlerin yanında beklemek gerekiyor. Evlerde bazalı yataklar şuanda daha dayanaklı ve onların yanına çöküp, sarsıntının bitmesi beklenmeli. Sarsıntı bittikten sonra bina terk edilip, güvenli bir bölgeye geçilmesi gerekiyor.”

“Keşan’da, 9 toplanma yeri bulunuyor”

“Deprem anında Keşan’da toplanma yerleri nerelerdir?” şeklindeki soruya cevap veren Cengizhan Aktan sözlerine şöyle devam etti: “Keşan’da, 9 toplanma yeri bulunuyor. Genellikle tespit edilen noktalar geniş alanlardır. Yeni imar planlarından sonra bu alanlar tespit edildi. Toplanma alanları; Yeni Mahalle Adliye yanında bulunan 4 adet park, Yukarı Zaferi Mahallesi’nde bulunan İmam Hatip Lisesi Bahçesi, Yukarı Zaferi Mahallesi’nde bulunan semt spor alanı ve park alanı ile boş pazar alanı ve park alanı, Aşağı Zaferiye Mahallesi’nde bulunan stat, Kaymakamlık binası önündeki Atatürk Parkı, Toptancı Hali ve Kamyon Garajı, İspat Camii Mahallesi’nde bulunan Fen İşleri ve İtfaiye Müdürlük binaları bahçeleri, Trakya Üniversitesi civarındaki boş alanlar olarak belirlendi. Şuanda tabelaları yok ama yakın süre içerisinde yönlendirme tabelaları ve toplanma alanlarına tabelaları konulacak. Ayrıca, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında veriler toplanıyor ve elektronik sisteme girilecek. Yakın zaman içerisinde, cep telefonlarıyla toplanma alanları rahatlıkla bulunabilecek.”

“İmar affı nedeniyle bir takım sıkıntılar çıkacağını düşünüyorum”

Aktan sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’de çıkartılan imar affı nedeniyle bir takım sıkıntılar çıkacağını düşünüyorum. Çünkü ülkemiz deprem bölgesi içerisindedir. Bazı binalar tekniğe uygu şekilde yapılmadığını görüyoruz. Bu binalarda yaşayan insanlarımızda deprem anında can kayıpları yaşanabilir. İstenmeyen durumların yaşanmaması için bu binaların devletin ilgili birimleri tarafından denetlenmesi yapılmalıdır.”

(Haber: Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar