Son Dakika
Keşan'daki engelli dernekleri, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde siyasilere sordu: "Neden duyduğunuz halde duymazlıktan geliyorsunuz?"“CHP, umudunu darbelere bağlamış”“Sorunlar, siyasi iktidarın aklına gelmiyor (!)”12 kişinin hayatını kaybettiği yangının ardından yurtların fiziki yapısı merak edilmeye başlandıKeşan TSO, Kariyer ve Girişimcilik Topluluğu üyesi öğrenciler ile bir araya geldiGüneş: “Çocuklarımıza kuvvetli bir iman şuuru vermeliyiz”2 gün süren Kan Bağışı Kampanyası'nda tam 462 ünite kan toplandıAK Parti heyeti, engelli derneklerini ziyaret ederek sorunları dinlediBüyükşehir olacak 30 il içinde, Edirne’de yer alıyor“Bina yıkılmamalı”
Son Eklenenler

Keşan'daki engelli dernekleri, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde siyasilere sordu: "Neden duyduğunuz halde duymazlıktan geliyorsunuz?"

*  3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle, Keşan'daki engelli dernekleri bir program düzenlerken, programda konuşan Emine Sönmez, siyasilere sitemde bulunarak, " Yakın gelecekte bu zihinsel engelli gençlerin sokaklara döküldüğünü düşünsenize! Onlara acıyıp kafanızı mı çevireceksiniz? Çözüm üretmek varken, neden sessiz kalıyorsunuz?" dedi.

 

Keşan'daki engelli dernekleri; Keşan Zihinsel Engelliler Derneği, Keşan Ortopedik Engelliler Derneği ve Keşan Engellileri Koruma Derneği tarafından, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle program düzenlerken, programda konuşma yapan EmineSönmez, 10 yılı aşkın süredir, bıkmadan usanmadan dile getirdikleri "Engelsiz Yaşam Merkezi"ni yine gündeme taşıdı.

Saat 11.00’de, Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı önündeki program; Keşan'daki engelli derneklerinin, Atatürk Anıtı'na çelenk sunmasının ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başladı. Daha sonra, Keşan Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı EmineSönmez söz aldı. 3 Aralık’ın, 1992 yılında Birlemiş Milletler tarafından Engelliler Günü olarak kabul edildiğini hatırlatan Sönmez, "Engelli bireylere yönelik toplumsal bilinç ve farkındalığın arttırılması için çalışmalar başlatılmıştır. Engelli insanlarımızın sorunları, yalnızca kendilerinin değil, ailelerinin, çevrenin, toplumun, yerel yönetimlerin, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. Nüfusumuzun önemli bir bölümünü teşkil eden engellilerimizin toplumsal bütünleşmelerinin ve hayatın her alanında aktif rol üstlenmelerinin sağlanması, onlara sunulan hizmetlerin erişilebilir olması, devlete ve topluma düşen öncelikli bir görevdir. 2 Aralık 2016 Cuma günü Sosyal Hizmetler Merkezi’nde 23 yaş üzeri zihinsel engelli bireyler için el sanatları kursu açıldı. Çocuklar ve aileler gelişmeden dolayı çok mutlu. Bunun için başta Sayın Kaymakamımız Nuri Özder ve Belediye Başkanımız Mehmet Özcan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz."

"Bir kez olsun oy kaygınız olmadan toplumsal bir projeyi sahiplenmeniz için ne yapmamız gerekiyor"

Yapılanı görüp teşekkür etmek, yapılmayanı da görüp isteklerini tekrarlamanın, boyunlarının borcu olduğunu vurgulayan EmineSönmez, "Aramızda bizden hayırlı haber bekleyen ailelerimiz var. Engelli sorunları dağlar kadar, çözüm için ise çok küçük adımlar atılabiliyor. Yaklaşık 10 küsur senedir, bıkmadan usanmadan ‘Engelsiz yaşam merkezine ihtiyacımız var’ diye haykırıyoruz. Neden duyduğunuz halde duymazlıktan geliyorsunuz? Bu bizim için çözüm bekleyen çok büyük bir sorun. Yakın gelecekte bu zihinsel engelli gençlerin sokaklara döküldüğünü düşünsenize! Onlara acıyıp kafanızı mı çevireceksiniz? Çözüm üretmek varken, neden sessiz kalıyorsunuz? 15 senedir sıra gelmedi mi isteğimize? İktidar ve muhalefet partilerinin ilçe temsilcilerine sesleniyorum. Bir kez olsun oy kaygınız olmadan toplumsal bir projeyi sahiplenmeniz için ne yapmamız gerekiyor. Engelsiz yaşam merkezine en kısa zamanda kavuşmak dileğiyle, engelleri, engellileri, engel olanları fark edelim ve çözüm bulalım.” diye konuştu.

Büyükkayhan: "Tahminen %90’ın üzerinde engelli, eğitimden nasiplenmemiştir"

Keşan Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı İsmailBüyükkayhan da BM İnsan Hakları Komisyonu'nun, 5 Mart 1993 tarih ve 1993/29 sayılı bildiri ile üye ülkelere 3 Aralık gününde engellilerin haklarının eşit ölçüde sağlanması ve engellilerin topluma kazandırılmasını istediğini ifade ederek, "O bildiriden sonra da 3 Aralık engelliler günü olarak bilinmektedir. 1965 yıllarında ilk tanıştığım Şehitler Gaziler ve Sakatlar dernekleri ülkemizin insanı ve zamanın hükümetlerince desteklenmekteydi. Dünya sağlık örgütlerinin verilerine göre ülkemiz nüfusunun %12.3’ü engellidir. Bunların aileleri de engelliler ile yaşadıklarından ötürü engelliliği en iyi bilen bireylerle birlikte ülkemiz nüfusunun en az %30’u engelli bayatı yaşamaktadır diyebiliriz. Günümüzde engel çeşitleri sağlık olarak 47 ayrı kategoride incelenmekte olmakla beraber ağırlıklı olarak 5 alanda öne çıkmaktadır. Bedensel engelliler, ruhsal engelliler, zihinsel engelliler, görme engelliler ve işitme engelliler.Engellilere verilen engelli kimlik kartları birçok yerde avantajlar sağlasa da engellilerle ilgili çıkarılan yasaların yolcu otobüslerinde uygulanmadığını görmekteyiz. Konuyla ilgili olarak yaptığımız yazılı başvurularda Ulaştırma Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan farklı cevaplar almamız bizleri de şaşırtmıştır. 2000 yılından günümüzde devletimiz engellilerle ilgili birçok düzenlemelerde bulunmuşsa da kontrol yetersizliğinden ötürü asıl engellilerin düzenlemelerde yararlanmadığını görmekteyiz. Bilhassa şehirlerarası ulaşımda engelli haklarına hiç riayet edilmediğini görmekteyiz. Hatta bu konuda engellilerimiz rencide bile edilmektedir. Engellilerimizin hemen tamamı eğitimden nasibini alamamıştır. Tesadüfen aradan çıkan bazıları eğitim alarak toplama girebilmişlerdir. Tahminen %90’ın üzerinde engelli, eğitimden nasiplenmemiştir. Bu suç onların değil, engelsizlerindir. Gerekirse iyi kurallara bu engellileri okuma-yazmaya zorlamalıyız. Ekonomi; engellilerimizden verilen 350 TL para ile geçinmeleri istenmektedir. Aldıkları para 3 günde bitince derneğe, belediyeye, kaymakamlığa koşarak, yardım istemeye başlarlar. Kimi elektrik, su faturasını ödeyemediğini kimi de eczaneye çok borç yaptığını anlatmaya çalışır ve para arar. Çünkü eczacı da haklı olarak bir dereceye kadar verisi vermektedir. İlaç parası olmadığı için ilacını alamayan bu insanın sosyal devlet tarafından korunduğunu sansak da bunun ne kadar gerçek olduğu ortadadır. Sağlık Bakanlığımız hastanelerde bir sıralama yapmıştır; engelliler, 65 yaz üzeri vatandaşlar ve hamileler… Muayene olmaya giden bir engelli vatandaş ‘Engelliyim öncelik hakkım var’ dediğinde görevli arkadaşlar ‘Sen nereden engellisin. Buradakiler hepsi zaten engelli’ cevabı vererek, vatandaşımızı söylediğine pişman etmektedir. Bir sürü sıkıntıdan sonra engelli muayene oluyor, doktor ilaç yazıyor ama elde avuçta yok. Hangi eczaneden nasıl ilaç alırım derdi devam ediyor. Saygı değer hükümet yetkililerimize 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde seslenmek istiyoruz; %40 ve üzeri tüm engellilerden muayene ve ilaç parasını alınmasın. Verilen maddi yardım az olduğundan ilaç ve muayene parasını ödeme gücümüz yok. Bu konuda maaşı veya maaşsız engelli ayrımı yapılmamalı. Engellilerin araç ve vergi sorunu; araç kullanabilecek durumda olup araç almak isteyen engelli vatandaşlarımızdan bazı şartlar aranmakta. Engel durumu, engel oranı gibi. Devletimizin kabul ettiği %40 engel oranı ile %100 engel oranı arasında ne fark var? Vatandaşımız engellerinden dolayı araç alarak yaşamları kolaylaştırmaya çalışıyorlarsa buna devletin engel olmaması gerektiğini düşünüyorum. Kucakta tedaviye taşınan engelliler var. Hükümetimizin bu konulara yakın zamanda ele alarak gereğini yapacağına güvenimiz sonsuzdur.” şeklinde konuştu. Yapılan bu konuşmaların ardından program sona ererken, programın sonunda, Doğru Cevap Etüt Merkezi öğrencileri tarafından toplanan mavi kapaklar, Keşan Engellileri Koruma Derneği yönetimine teslim edildi. Verilen bu destek nedeniyle teşekkür eden dernek yönetimi, kuruma bir teşekkür belgesi verdi.

“CHP, umudunu darbelere bağlamış”

AK Parti Edirne İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Aksal yaptığı açıklamada; kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi, anayasa değişikliği ve ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Kadınsız bir siyaset düşünemiyor”

5 Aralık Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin yıldönümü olduğunu hatırlatarak, sözlerine başlayan Aksal, “Türkiye, kadına seçme ve seçilme hakkını veren ülkelerin başında geliyor. Siyaset yapan bir kadın olarak, siyasette kadın daha çok olmalıdır. Kadın bulunduğu her ortama farklı bir bakış açısı, nezaket ve zarafet getirmektedir. Bugün dünya nüfusunun yarıdan fazlasını kadınlar oluşturuyor. Kadınsız bir meclis ve siyaset düşünemiyor.” dedi.

“Kadınlar olarak, birbirimizi daha

çok desteklememiz gerekiyor”

Fatma Aksal sözlerine şöyle devam etti: “Siyaset yapmak, kadın ve erkek içinde çok zordur. Siyaset yapmak kolaymış gibi gözüküyor ama siyaset, ciddi anlamda maddi ve manevi fedakarlık istiyor. Ama kadınlar olarak bizlerde bu işin mücadelesini vermemiz gerekiyor. Kimse kimseye gel, bu makama otur demiyor. Bunun mücadelesini yine insanın kendisi verecektir. Kadınlar olarak, bu konuda birbirimizi daha çok desteklememiz gerekiyor. Edirne’de belediye başkanları, milletvekilleri, il genel meclisi üyeleri, belediye meclis üyeleri anlamında da, kadının yer alması gerekiyor. İnşallah daha çok kadını ileri ki, süreçte görürüz.”

“En yakın seçim döneminde inşallah daha fazla kadın aday görürüz”

“Gelecek süreçte, kadın sayısı siyasette artacağına inanıyor musunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Aksal, şunları dedi: “İnşallah kadın sayımız daha fazla olur. En yakın seçim döneminde inşallah daha fazla kadın aday görürüz. İl genel ve milletvekili anlamında, daha çok adayımız olur. Edirne’ye kadın il genel ve milletvekili yakışırdı. Hangi parti olursa olsun yakışır. Edirne’de CHP’nin milletvekili çıkarmayı adayları dahi yoktu. Son seçimlerde kadın milletvekili sayısı fazla yoktu ancak, daha fazla olmasını diliyorum.”

“Anayasa değişikliğine ihtiyaç var”

Fatma Aksal, “Türkiye’de Anayasa değişikliği gündemde ve gelecek hafta içerisinde meclise gelmesi bekleniyor. Peki, değişiklik konusundaki düşünceleriniz nedir?” şeklindeki soruya ise, şöyle cevap verdi: “Anayasa değişikliği imzaya açıldı. Cumhurbaşkanlığı’nı da kapsayan Anayasa değişikliği önümüzdeki günlerde meclise gelecek. Başkanlık olarak değil; Cumhurbaşkanlığı olarak devam edeceği söyleniyor. İsme çok fazla takılmamak lazım. Türkiye’de bir takım sıkıntılar var ve bunları giderecek bir değişikliğe ihtiyaç var. Bu önümüzdeki günlerde meclise gelecek ve bahar döneminde de, referanduma gitmesi düşünülüyor. Cumhurbaşkanımız, mecliste 367’yi bulmuş olsak da, yine millete giderek, değişikliği soracaklarını dile getiriyor. Referandumla birlikte yoğun bir süreç bizi bekliyor. AK Parti’de seçimler bittiği günün ertesi seçimlere yeniden hazırlık yapılır. Biz çalışmalarımızı yapıyoruz ve hazırız. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.”

“Türkiye şuanda, darbe anayasasıyla yönetiliyor”

AK Parti’nin iktidara geldiği günden bu yana her defasında millete inildiğini hatırlatan Aksal, “Ülke için en iyi kararı yine millet verecektir. Bazı çevreler, Cumhurbaşkanımıza diktatör benzetmesinde bulunuyor. Ancak, millete en çok danışan ve millet tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanımız var. Dolayısıyla, bu çevrelere en güzel cevabı yine millet vermektedir. Türkiye şuanda, darbe anayasasıyla yönetiliyor. Birçok değişiklik yapıldı ancak, kalbura döndü. Türkiye’nin daha güzel ve demokratik bir anayasaya ihtiyacı vardır. Bunu da, millete sormak en doğal bir durumdur. Cumhurbaşkanımızda, milletten aldığı destekle bugünlere gelmiştir. Millete rağmen hiçbir şey yapılamaz. Millet isterse değişiklik gerçekleşir.” şeklinde konuştu.

“Başkanlık sistemi ülkedeki istikrarsızlığı ortadan kaldırıyor”

“AK Parti, başkanlık konusundan neden bu kadar ısrarcı ve neden muhalefet partileri buna karşıdır?” şeklindeki soruya cevap veren Fatma Aksal, sözlerine şöyle devam etti: “Muhalefet partilerinin karşı çıkmasını anlayamıyorum. Ben, 10 yıl boyunca Amerika’da yaşadım ve burası başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Başkanlık sistemi ülkedeki istikrarsızlığı ortadan kaldırıyor. Belirsizliği gideren bir sistemdir. Başkanlık sistemini savunanlar olduğu gibi parlamenter sistemi de savunanlar var ve onlara saygılıyız. Biz diyoruz ki, millete çıkıp soralım ve kararı yine millet versin. Nasıl yönetilmek istediğinin kararını kendileri versin. Milletin tercihine ve söylemine saygımız sonsuzdur.”

“CHP, umudunu darbelere bağlamıştır”

Millete inmekten kimsenin korkmaması gerektiğini belirten Aksal, “Cumhurbaşkanımız en gücünü yine milletten alıyor. Milletten hiçbir zaman korkmadı ve bugünde başarılıdır. Millete rağmen siyaset yapamazsınız. Bu millet tek partili dönem haricinde hiçbir zaman CHP’yi iktidar yapmadı. CHP ne yazık ki, umudunu darbelere bağlamıştır. Darbelerle iktidara gelseniz de, millet eline geçen ilk fırsatta indirecektir. 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimine sevinen kesimde vardı. Artık, Türkiye’de çok şeyler değişti ve darbeyle o koltuklara kimse oturtmaz. CHP, iktidara genellikle darbeler sonrasında gelmiştir. Darbelere umudunu bağlayanlar hayal kırıklığına uğradı. Bundan sonrada aynı olacaktır.” şeklinde konuştu.

“Süreç atlatılacaktır”

Ülke ekonomisi hakkında da, konuşan Fatma Aksal, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye ve dünya olarak, zor bir süreçten geçiyoruz. 2008 yılında çok büyük bir kriz yaşandı ancak, Türkiye’de bu çok fazla hissedilmedi. Ülke zor bir süreçten geçiyor. 2001 yılında, gecelik faizler 7 bin 500’lere çıkmış durumda. 15 Temmuz darbe girişimde başarılı olamayanlar, ülkeyi farklı bir algı operasyonuyla yönlendiriliyor. Fakat süreç atlatılacaktır.”

 

 

“Sorunlar, siyasi iktidarın aklına gelmiyor (!)”

MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Keşan İlçe Başkanı Erkan Gege, yaptığı açıklamada, bölgede imar sorunu ve OSB konusunda yaşanan sorunlar hakkında değerlendirmelerde bulunurken; siyasi iktidara sorunlar çözümü anlamında büyük iş düştüğünü ve Keşan olarak birlikte hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.

“Sorunlar yaz döneminde değil; şimdiden

tespit edilip, çözümü için çalışılmalı”

Keşan’da her yaz döneminde Erikli, Mecidiye, Yayla ve Danişment sahillerindeki sorunların ortaya çıktığını ancak, kış mevsimine girildiğinde bunların rafa kaldırıldığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Gege, “Yaz mevsiminde sorunlar yaşanıyor ve herkes çözüm önerilerini ortaya koyuyor. Ancak, sezonun bitmesiyle birlikte sorunlar bir sonraki yıla kadar konuşulmuyor ve gerekli önlemlerin alınması anlamında bir şey yapılmıyor. Sorunların yaz döneminde değil; şimdiden tespit edilip, çözümü için çalışmalara başlanması lazım.” dedi.

“Esnaf, işyerine ruhsat dahi alamıyor”

Sahillerin en büyük sorunları arasında imar geldiğinin altını çizen Erkan Gege, şunları söyledi: “İmar planları nedeniyle, bölgedeki insanlar uzun yıllardır sıkıntılar yaşıyor. Bugüne kadar yaşanan sorunu hiçbir yetkili çözemedi. Artık, bu soruna çözüm üretilmesi gerekiyor. Sorunun çözümüyle birlikte oradaki esnafında rahatlamasına sebep olacaktır. Esnaf, bir yer açmaya kalktığında imar ve tapu gibi birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Hatta, işyerine ruhsat dahi alamıyor. Bundan ötürü de, bölgenin gelişmesi de beklenemez.”

“Bölgeyle ilgili özel bir kanun çıkarılabilir”

“İmar sorununa neden çözüm üretilmiyor. Edirne’nin bakanı oldu ancak, yine de çözüm üretilmedi. Peki, bu konudaki düşünceleriniz nedir?” şeklindeki soruya cevap veren Gege, şunları söyledi: “Sorunu bakan dahi çözemiyorsa, kim çözecek ki? Kimse çözemiyorsa, bu çözülmez bir hal almaya başlamış. Eğer bir şey yapılamıyorsa, bölgeyle ilgili özel bir kanun çıkarılabilir. İnsanlarda yıllardan bu yana belli bir tedirginlik var. Hatırlanacağı gibi, Mecidiye’de belli bir yıkım yaşanmış; Erikli’de de, benzer bir yıkımın gerçekleşeceği dile getirilmişti ve herkes tedirginlik içinde yaşıyor. Sorunu yine siyaset çözecektir. Siyasi iktidarın sanırım bu sorunlar aklına gelmiyor (!) Siyasi iktidarın çözmek isteyip de, çözemediği bir sorun olması mümkün müdür? Türkiye’yi yönetiyorlar da, Keşan’daki bu sorunumu çözemiyorlar? Erikli’nin en güzel yerlerinde imar sorunu yaşanıyor. Artık, böyle gelmiş böyle gider denilmemeli ve yaşanan soruna ‘dur!’ denilerek, çözüm üretilmeli. Yatırımcı, imar sorunu nedeniyle, bölgeye yatırımda yapamıyor. Bundan ötürü de, ileriye gidemiyor.”

“Şimdi otlakıye bedeline takıldıysak, ya sonra…”

Keşan’da uzun zamandır OSB konusunun tartışıldığını ve Keşan’da toplantılar yapıldığını hatırlatan Erkan Gege, sözlerine şöyle devam etti: “O dönem, OSB konusunda toplantılar yapıldı, bakana raporlar ve dosyalar verildi. Daha sonra da, bakan bir söz vererek, Keşan’ı umutlandırdı. Ancak, dev gibi proje, otlakıye parasına takılıp kaldı. Bunun yeteri kadar koşturulmamasından ötürü kaldığını düşünüyorum. Otlakıye bedeline takıldıysak, ilerleyen süreçte ilerleneceğini ve daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini görüyoruz. Valilikle bu konuda konuşulabilir, bakan bey yeniden ziyaret edilerek, çözüm üretilmesi adına somut adımlar atılmalı.”

“Siyasal iktidarın temsilcileri ile yerel

yöneticilerin birlikte hareket etmesi gerekiyor”

Bölge gençlerinin çalışmak için köyden şehre taşındığını aktaran Gege, sözlerini şöyle tamamladı “2000 yılında kırsal nüfus, 34 bin iken; şuanda 19 bin seviyelerine düşmüş durumda. Bu verilerde, köyden şehre göçün bir göstergesidir. Bu nüfus; Keşan’a değil, sanayi bölgelerine göç ediyor. Bunun önüne geçme adına, OSB’yle ilgili çalışmalar yapılıyor ancak, otlakıye bedeline takıldık kaldık. Dolayısıyla, sorunların aşılması için Ankara’da bunlar daha fazla dile getirilmeli. Bunun çözümü yine siyasal iktidardan geçmektedir. Sorunu aşma adına siyasal iktidarın temsilcileri ile yerel yöneticilerin birlikte hareket etmesi gerekiyor.”

 

12 kişinin hayatını kaybettiği yangının ardından yurtların fiziki yapısı merak edilmeye başlandı

Adana'nın Aladağ ilçesindeki bir özel öğrenci yurdunda, 12 kişinin hayatını kaybettiği yangının ardından, Türkiye genelinde olduğu gibi Keşan'daki öğrenci yurtlarının fiziki yapıları ve güvenlik tedbirleri merak edilmeye başlandı.

Adana'nın Aladağ ilçesindeki özel bir öğrenci yurdunda 10 öğrenci, yurt yetkilisinin 6 yaşındaki kızı ve bir eğitmen olmak üzere 12 kişinin hayatını kaybettiği yangının ardından, yurtların fiziki durumları ve güvenlik tedbirlerinin yeterli olup-olmadığı konuları tartışılmaya başlandı. Yurt binalarının, her anlamda yönetmeliklere uygun olup-olmadığı da kafalarda oluşan soru işaretleri arasında yer alırken, Keşan'da da öğrenci ve okul sayılarındaki artış, yurt binalarını da arttırdı.

Edirne'deki yurt ve pansiyonlarda yangın merdivenleri kontrol edilecek

Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler, Hakkı Yörük Sağlık Yüksekokulu, Keşan Fen Lisesi ve Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi’nin de Keşan'daki eğitime başlamasıyla birlikte, yurt sayısında da artış yaşandı. Artış yaşanan bu yurtların, güvenlik tedbirlerinin ilgili yönetmeliğe uygun olup-olmadığı merak edilirken, yetkili ağızlardan bu konular hakkında açıklama yapılması bekleniyor. Bilindiği gibi Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne’deki tüm yurt ve pansiyonlarda yangın merdivenlerinin kontrolü için gerekli talimatı verdi.

 

Keşan TSO, Kariyer ve Girişimcilik Topluluğu üyesi öğrenciler ile bir araya geldi

Keşan TSO (Ticaret ve Sanayi Odası) yönetimi, Trakya Üniversitesi Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu öğrencilerinin işbirliğinde, Uygulamalı Girişimcilik Programı projesinin hayata geçirilmesi adına oluşturdukları Kariyer ve Girişimcilik Topluluğu ile geçtiğimiz Cumartesi günü düzenlenen kahvaltıda bir araya gelerek proje hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Saat 09.30 sıralarında, Saros Hotel'de başlayan kahvaltıya; Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Mutaf, Keşan Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Vedat Çimen, T.Ü. Öğretim Görevlisi Hüseyin Çakırlar, Keşan TSO Akreditasyon Sorumlusu KOSGEB Temsilcisi Seda Havale, Keşan TSO Genel Sekreteri Erdem Başak, Keşan TSO Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Gökhan Gürer ve topluluk öğrencileri katıldı.

Başarılı öğrenciler, robotları ile Amerika’da yarışmaya katılacaklar

Topluluk öğrencileri, proje ile ilgili bilgi vererek, "Projenin amacı; Üniversite öğrencilerinin girişimcilik ve pazarlama konularında bilinçlendirilmesi ve aynı zamanda okulda öğrenilen bilgilerin pratiğe dökülerek, uygulamalı bir girişimcilik programı kapsamında gerçekleştirilmesidir." dediler. Kahvaltıya, kurdukları Robotik Kulübü ile büyük başarılara imza atan Edirne Bahçeşehir Fen Lisesi öğrencileri Baturalp Akalın ve Mehmet Can Aşar da katıldı. Kurdukları Robotik Kulübü ile her yıl çeşitli yarışmalara katılıp derece aldıklarını belirten Akalın ve Aşar, "Robotların yazılımlarını, tüm sistemlerini biz geliştirdik. 2 hafta önce İstanbul’da yine bir robot yarışmasına katıldık. Oradan 3 bin Dolar kazandık. 6-16 Mart arasında Amerika’da da bir yarışmaya katılacağız. Oradaki ödülü kazanırsak dünya şampiyonasına gideceğiz. Yaptığımız robotlar 2 metre yükseklik ve 60 kilogram ağırlığa sahip.” dediler.

Helvacıoğlu: "Bu oluşan kadro Keşan TSO ile sürekli bağlantılı olacak"

Daha sonra sözü Keşan TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu aldı. Üniversite- sanayi işbirliği içerisinde başlattıkları çalışmaları geliştirmek istediklerinin altını çizen Helvacıoğlu, "Oda olarak Türkiye’ye örnek olan bir alt yapımız var. Oda olarak üniversite öğrencilerinin de içinde olduğu bir meclis oluşturduk. Yaklaşık 50 kişilik olan bu grubu ticaret ve ekonomiyle ilişkilendirmek adına neler yapabilirizi konuşuyoruz. Bununla ilgili bir çalışma komitesi oluşturduk. Sizin bir yönetiminiz olacak. Bu oluşan kadro Keşan TSO ile sürekli bağlantılı olacak. Çalışmaları raporlandırıp üst kurula sunacağız. Üniversiteyi bitirince işe girmek isteyeceksiniz ancak sizden iş tecrübesi isteyecekler. İş tecrübesi istiyorlarsa o iş fırsatını da sizlere vermelidirler. Bu aşamada teori ve pratiğin aynı müfredat içerisinde olduğu bir eğitim sistemini öneriyoruz. Bunu açık bir şekilde üniversite yönetimine öneriyoruz. Keşan bu konuda pilot bölge olabilir. Kâğıt üzerinde meslek öğrenilmez. Bu konuda siz öğrenciler anket de yapabilirsiniz. Biz işin pratik bölümündeyiz. Öğrenciler olarak biz iş adamlarının yanından çalışıp işi öğrenebilirsiniz. Ne iş yapmak istiyorsanız o işletmeyi tanıyın. Şu an en kıymetli sermaye zamandır. Çok hızlı gelişmemiz lazım. Örneğin oğlum hukuk bölümünde okuyor. Geceleri, ertesi gün davaya girecek avukat ağabeylerinin dosyalarını hazırlıyor. İşin içinde olmalısınız. Okulun adı üzerinde Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, ama uygulama yok. Büyük düşünün. Siz bu uygulamaya hazırlanın, Keşan TSO size mutfak olsun.” dedi.

"Evimden buraya gelene kadar iki babanın çocuklarına iş aradıklarını gördüm"

Gençlere, kendilerini her zaman geliştirmeleri yönünde önerilerde bulunan ve tecrübelerini de aktaran Mustafa Helvacıoğlu, "Evimden buraya gelene kadar iki babanın çocuklarına iş aradıklarını gördüm. Hayat okul bitince başlayacak. Kendinizi hep hazır tutun. Kendinizi yetiştirmezseniz eğer aldığınız diplomanın hiçbir anlamı yok. Kendinize fark yaratın. Kendinin sürekli güncelleyin. En hızlı değişen şey bilgidir. Mevcut kalıpları yıkmalıyız. Nasıl farklı olurum diye çaba sarf etmemiz lazım. Ezber bozmalıyız. Her zaman yenilikçi ve girişimci olun. Eski köye yeni adet getirin. Israr edin, dik durun. Kaliteli insan olun. Siz kaliteli olursanız yaptığınız iş de kaliteli olur. Bu memlekette ekmek var. Kendinize hedef koyun, rol model oluşturun. Akıl çerçevesi içinde büyük düşünün. Hayatınızı kalite ve bilgiye endeksleyin. Ben okulda okurken 4 yerde çalıştım. Hep fark yaratmaya çalıştım. Herkes gezip tozarken ben ne yapıp fark yaratabilirim diye düşünüp mücadele ediyordum. İşi, okurken öğrendim. Hepinizin bir aile sorumluluğu var. En güzel miras eğitimdir. Bir baba olarak sizlere bunu söylüyorum.” diye konuştu.

"Para isteyen taraf siz olmayın"

Keşan TSO yönetimi ve üniversite öğrencileri işbirliğinde, öğrencilere yönelik girişimcilik kursu açılması ve firma gezilerinde bulunulması konularına da değinen Helvacıoğlu, şunları söyledi; "İşi öğrenmek ve çalışmak isteyen öğrencilere, çeşitli yerlerde iş imkânı bulmaları konusunda Keşan TSO olarak yardımcı olabiliriz. Para isteyen taraf siz olmayın. İşletme, zaten sizi yetiştirmek için fedakârlık yapacak. Siz kendiniz fark yaratın. Bana kaç para vereceksiniz diye işe başlamayın. Bizim yapacağımız etkinliklere katılın. 7 yıldızlı hizmet veren bir oda olduk. Trakya’da tekiz. Sizleri Keşan TSO’ya davet ediyorum. Gelin zaman geçirelim. İnanın bu konuşmalar bile siz öğrencilerde iz bırakacaktır. Kendinize örnek alacak rol modeller seçin. Çok kıymetli yaştasınız. Önünüz açık, geleceğiniz sizin eliniz. Yanacak mısın itfaiyeci olacaksın. Toplantımıza katılan herkese çok teşekkür ediyorum.”

Mutaf: "Bu işe duyarlı olun"

Daha sonra söz alan Kadir Mutaf, "Bu projenin alt yapısı daha önce yapıldı. Daha önce öğrenci komitesi kurmuştuk. Güzel çalışmalar gerçekleştirdik. O komiteyi her yerde lanse ettik ancak oradaki bazı arkadaşlar üzerilerine düşenleri yapmadı. Gençlerle yaptığımız çalışmalar ile takdir topladık. Benim sizden ricam bu işe duyarlı olun. Bu işe sorumluluk olarak bakın. Bu işten artı alacak sizlersiniz.” diye konuştu. Kahvaltı, Keşan TSO yöneticileri ve üniversite öğrencilerinin proje hakkında görüş alışverişinde bulunmasıyla bir süre daha devam etti.

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250