Son Dakika
CHP İlçe Başkanı Gümülcineli de Sezen’in açıklamalarını eleştirdi: “Trakya Birlik’in ana öz sermayesini oluşturan üreticilerimiz ve çiftçilerimizdir”Dost: “Turizm sezonu başlamadan önce koordinasyon toplantısı düzenlenmeli”Şapçı: “Bu yıl, 3 bin-4 bin dairenin doğalgaza geçeceğini düşünüyorum”Yeni hastanenin kantini yıllık 450 bin TL’ye ihale edildiSorgut, hava kirliliği konusunda konuştu: “Sorunun çözümü konusunda işimiz, Allah’a kaldı”Belediyenin “Panik Atak ile Başa Çıkma” konulu toplantısı yapıldıSerhat Okan, asansör sektörünün sorunlarına dikkat çektiİŞKUR tarafından Keşan’da, 300 kişi istihdam edilecekİlçe Seçim ve İlçe Nüfus Müdürlükleri ile muhtarlar referandum mesaisi yaptıPazarcı esnafına yaka kartı dağıtılıyor
Son Eklenenler

CHP İlçe Başkanı Gümülcineli de Sezen’in açıklamalarını eleştirdi: “Trakya Birlik’in ana öz sermayesini oluşturan üreticilerimiz ve çiftçilerimizdir”

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Keşan İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti Edirne Milletvekili Rafet Sezen’in yaptığı “Birlik olmasa Trakya’da ayçiçeği ekemez hale gelecekler” şeklindeki açıklamalarını eleştirerek, Trakya Birlik’in öz sermayesini oluşturan kişilerin çiftçiler ve üreticiler olduğunu söyledi.

Rafet Sezen’in ayçiçeği ile ilgili yaptığı “Birlik olmasa Trakya’da ayçiçeği ekemez hale gelecekler” şeklindeki açıklamaları eleştirenler arasına, CHP Keşan İlçe Başkanı ErdoğanGümülcineli de katıldı. Sezen’in yaptığı bu açıklamayı “Esefle” karşılayan Gümülcineli, “Trakya Birlik’i kuranlar ve sahipleri zaten üreticiler ve çiftçilerdir. Bu anlamda Trakya Birlik’i, Yağlı Tohumlar Kooperatifi’ni, bölgesine, üreticisine, çiftçisine faydalı olsun diye üreticilerimiz kurdu. Bu konuda Rafet Sezen’in ‘Trakya Birlik’i eleştirmesinler’ sözlerini doğru bulmuyorum. Orası Trakya Birlik; çözüm üretme yeri, üreticisine çeşitli alternatifi sunma yeri, ürünlerin değerini en iyi şekilde verip en iyi şekilde pazarlama yeri. Trakya Birlik’in ana öz sermayesini oluşturan üreticilerimiz ve çiftçilerimizdir. Trakya Birlik gerçek işlevini yapsın. Oranın çok sağlıklı bir şekilde yönetilmediğine inanıyorum.” dedi.

“Bugün bakıyorum ayçiçeği tohum satış fiyatlarında, piyasada çuvalı 600 TL civarında, Trakya Birlik’te 680 TL”

Kendisinin de çiftçilik ile uğraştığını dile getiren ErdoğanGümülcineli, Trakya Birlik’e ürün döktüklerini ifade ederek, “Verdiği farkla birlikte 1 lira 50 kuruş gibi bir para geçti elimize. Bugün ayçiçeği 2 liranın üzerinde. 75 TL/Ton farkın ciddi anlamda çok az olduğunu görüyoruz. Trakya Birlik çok yoğun ayçiçeği de almadı. Bu anlamda ekonomik olarak çok zora da düşmedi. Malını en iyi şekilde değerlendirdiğine ve değerlendirmesi gerektiğine inanıyoruz. Geçtiğimiz yıl ton başına 130 TL fark verildi. Bu yıl neye istinaden bunu 75 TL belirlediler onu da anlamış değilim. Trakya Birlik’in asıl amacı ve hedefi üreticisini korumaktır. Üretimi arttırma gibi üstlenmesi gereken görevleri vardır. Sonuç itibari ile ayçiçeği üreticisine tüm girdileriyle en ucuza mal edip, çiftçilerine üretime katkı anlamında destek vermesi lazımdır. Bugün bakıyorum ayçiçeği tohum satış fiyatlarında, piyasada çuvalı 600 TL civarında, Trakya Birlik’te 680 TL. Böyle üretici birliği olmaz.”diye konuştu.

“Bir koltukta iki karpuz taşınmaz”

Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı olan Rafet Sezen’in, aynı zamanda Edirne Milletvekili olduğunun altını çizen Gümülcineli, Sezen’in bu ii görev arasında seçim yapması gerektiğini dile getirerek şunları söyledi; “Sayın Milletvekilimiz RafetSezen bu görevi yapacaksa Trakya Birlik’e dönsün. Bir koltukta iki karpuz taşınmaz. Hem milletvekilliği hem Trakya Birlik yöneticiliği olmaz. Ya milletvekilliğini yapsın ya da Trakya Birlik’i gerçek sahipleri yönetsin. O anlamda ben Rafet Sezen’in ‘çiftçiler Trakya Birliğe sahip çıksın’ ifadesini çok doğru bulmuyorum. Trakya Birlik’e üreticilerimiz piyasa şartlarının, fiyatların yüksek olduğu dönemlerde de gitti üyelik görevi, ortaklık görevlerini yerine getirerek ürünlerini Trakya Birlik’e dökerek her zaman desteğini verdi. Ama muhakkak ki üretici de malının değerinin piyasa şartlarında olmasa da yakın fiyatlar olarak desteklenmesini bekler. Türkiye kendi yağ ihtiyacını karşılayamıyor. Yaklaşık bin ton civarı bir yağ ihtiyacımız var. Bunu dışarıdan ithal ediyorlar. Diğer ülkelerin üreticisini desteklemiş oluyorlar. Sen ürettiğini arttıracak girişimler, destekler yapman gerekirken, kalkıp Trakya Birlik çiftçisi birliği eleştirmesin, sahip çıksın diyorsun. Her zaman sahip çıktılar, ne zaman sahip çıkmadılar ki? Her yıl döktüğü ürünle de verdiği taahhütle de bu ortadadır. Üreticimiz her zaman Trakya Birlik’e sahip çıkıyor ve sonuna kadar destekliyor. Trakya Birlik, üreticisi, çiftçisi ve üyeleri gibi düşünmeyerek hem desteğini esirgemekte hem fiyat politikasında sağlıklı fiyatlar oluşturmamaktadır. Trakya Birlik bu anlamda dönsün asli görevini yapsın. Üretici ve çiftçi her zaman birliğe sahip çıkar ama onlar yeter ki bir nebze de olsa ürünün karşılığını versin.”

İlker GÜREL

Dost: “Turizm sezonu başlamadan önce koordinasyon toplantısı düzenlenmeli”

Turizm İşletmecisi Selim Dost, yaptığı açıklamada, turizmin geçen yıla göre daha iyi olacağını belirtirken; turizm sezonu başlamadan önce bölge sorunlarının belirlenmesi ve çözümü anlamında, Keşan Kaymakamı başkanlığında, koordinasyon toplantısının yapılması gerektiğini kaydetti.

“Turizm geçen yıla göre; yüzde 20-yüzde 30 artacaktır”

Turizmin geçen yıl, kötü geçtiğini ancak, bu yıl turizmciler olarak, umutlu olduklarının altını çizerek, sözlerine başlayan Dost, “Bu yıl, turizm geçen yıla göre; yüzde 20-yüzde 30 oranında farklı olacağını düşünüyorum. Bu yıl, para harcayacak tatilcinin de bölgemizi tercih edecektir. Ülkemizde önemli bir olumsuzluk yaşanmadığı sürece, turizmin iyi geçeceğine inanıyorum.” dedi.

“Sorunlar çözülemedikten sonra turizm ilerleme göstermez”

“Bölgede yaşanan sorunlar, çözüme kavuşuyor mu?” şeklindeki soruya cevap veren Selim Dost, sözlerine şöyle devam etti: “Erikli’de değişen bir şey yok. Durumlar her geçen gün kötüye gidiyor. Sorunların çözümü konusunda, atılan bir adım yok. Sorunlar çözülemedikten sonra turizm ilerleme göstermez. Aksine geriye doğru gidiyoruz. Bundan ötürü de, sorunlar konusunda gerekli iyileştirme biran önce yapılmalıdır.”

“Kimlik bildirim uygulamasıyla, kalite artmış olacak”

Otellerde, pansiyonlarda ve kiralık evlerde kalacak kişilerin kimlik bildiriminin zorunlu hale geldiğini hatırlatan Dost sözlerine şöyle devam etti: “Bu uygulamanın bölge açısından daha iyi olacağını düşünüyorum. Böylece, yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğunda önüne geçilmiş olunacak. Tatil ya da başka maksatla gelen birçok insan var ve bunları bizlerin ayırt etmesi mümkün değildir. Uygulamayla birlikte en azından bunlar rahat şekilde ayırt edilebilecek. Herkes huzur içinde tatilini yapabilecek. Uygulamayla birlikte kalitede artmış olacaktır.”

Sezon başlamadan önce koordinasyon toplantısı düzenlenmeli”

Turizm sezonu başlamadan önce sorunların belirlenmesi ve çözümü anlamında, koordinasyon toplantısının yapılması gerektiğine dikkat çeken Selim Dost, sözlerini şöyle tamamladı: “Koordinasyon kurulu toplantısı Keşan Kaymakamı başkanlığında düzenlenmelidir. Kaymakam ilgili kurum ve kuruluş, sivil toplum örgütleri, bir araya gelip; sorunların çözümü noktasında yapılması gerekenler hakkında toplantı düzenlenmelidir. Bölgede ekmek yemek istiyorsak, herkes taşın altına elini koymalıdır. Gelecek nesillere bir şeyler bırakmak istiyorsa, mücadele edeceğiz.”

(Deniz ÇİL)

Şapçı: “Bu yıl, 3 bin-4 bin dairenin doğalgaza geçeceğini düşünüyorum”

Makine Mühendisleri Odası Edirne Şube Yönetim Kurulu Üyesi Tanju Şapçı yaptığı açıklamada; doğalgaz ve mantolama sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Merkezi sistem dahi olsa, her daire

tekrar doğalgaz abonesi olması gerekiyor”

Açıklamasına, “Keşan’da, GAZDAŞ bürosu açılarak, başvurular alınmaya başladı.” diyerek, başlayan Şapçı, şunları söyledi: “Bundan sonraki süreçte, iş mühendislere düşüyor.  Mühendisler, o binaya nasıl bir sistem kurulacağı hakkında apartman yöneticilerine bilgi vermek zorundadır. Herkes merkezi sistem denildiğinde, doğalgaza tek abone olacağı düşünülüyor. Bu durum son derece yanlıştır. Merkezi sistem dahi olsa, her daireye tekrar doğalgaz aboneliği gerekiyor.”

“Yüzde 27.5 oranında tasarruf sağlıyor”

Mantolama sistemleri hakkında da, bilgilendirmede bulunan Tanju Şapçı, “Konfordan ödün vermeden enerji tasarrufu sağlamak için ısı yalıtımı yapmak, otomasyon sistemleri ve yüksek verimli cihazlar kullanmak gerekiyor. Merkezi olarak ısıtılan binalarda, tüketim ısı pay ölçer cihazlarıyla ölçülmez. Ve termostatik vanalarla ısı kontrolü yapılmaz ise, tasarruf etmek mümkün değildir. İstediğimiz kadar mantolama yapalım ama ısı pay ölçerle ölçmez isek ve termostatik vanaları koymazsak, bu bizim ısı tasarrufu yapmamızı engeller. Şartların hepsini yerine getirdiğimizde, gerekli enerji tasarrufu sağlayacaktır. Örnek vermek gerekirse; 11 bin binada yapılan uygulamada, yüzde 27.5 oranında tasarrufun sağlandığı görüldü. Mantolama yapıldıktan sonra otomasyon cihazlarını da koymamız gerekiyor.” dedi.

“Keşan’da, 5 cm’lik mantolamayı öngörüyoruz”

“Keşan’da, binalarda mantolama sistemleri konusunda yeterli bilgiye sahip miyiz?” şeklindeki soruya cevap veren Şapçı, sözlerine şöyle devam etti: “Keşan’da binalarda mantolama yapıldı ama bunların birçoğu mühendislere danışılmadan yapıldı. Şuanda da, halen danışılmadan yapılmaya devam etmektedir. Enerji kimlik belgesi 2017 yılı mayıs ayından itibaren her binada olması gereken bir belgedir. Bunu alabilmemiz için ısı yalıtımının yapılmış olması gerekiyor. Olmayan binaların tapularda işlemleri olmayacaktır. Daha sonraki etapta da, belediyenin mecliste alacağı kararlar doğrultusunda, enerji kimlik belgesi olmayan binalar, enerji kimlik belgesi olan binaya göre; daha fazla temizlik vergisi ve emlak vergisi verecektir. Kimsenin kimseyi zehirlemeye ya da daha fazla atık çıkarmaya hakkı yoktur. Bundan ötürü de, enerji kimlik belgesi alınmalı. Enerji kimlik belgesi alması içinde, ısı yalıtımını yatırmak zorundadır. Keşan’da, biz, 5 cm’lik mantolama öngörüyoruz. Ama Keşan’da halen 3 cm’lik mantolama yaptıran arkadaşlarımız var. Ama bunların yüzde 80-yüzde 90’ı enerji kimlik belgesi almasına engel olacaktır. Fazladan 2 cm’lik verecekleri para yerine çerçevelerini değiştirecekler, ısı cam takmak durumda kalacaklar. Çünkü 3 cm’lik ile 5 cm’lik mantolama arasında çok fazla bir fark yok. Kullanılacak malzemeler yine aynı olacaktır.”

“Bu yıl, 3 bin-4 bin dairenin doğalgaza geçeceğini düşünüyorum”

Tanju Şapçı, “Keşan’da doğalgaz başvuruları başladı. Peki, ilk gaz ne zaman yakılacak?” şeklindeki soruya şöyle cevap verdi: “Keşan’da şuanda, kaloriferlerin sönmesi bekleniyor. Bu yıl 8 bin daire için doğalgaz hazır hale gelecektir. Büyük bir ihtimalle bu yıl, 3 bin-4 bin dairenin doğalgaza geçeceğini düşünüyorum. 15-20 Nisan gibi başlar; ekim ya da kasım ayına kadar devam eder.”

“Yerli firmalar tercih edilmeli”

Doğalgaz konusunda, vatandaşların yerli firmaları tercih etmesi gerektiğine vurgu yapan Şapçı, sözlerini şöyle tamamladı: “Vatandaşımız, ilerleyen süreçte herhangi bir sıkıntı yaşamaması için yerli firmaları tercih etmeli. Herkes iyi olması için çalışıyor. Zaten GAZDAŞ, kötü yapılan yerin gazını açmıyor. Bu işi yapacaklar, mutlaka yanında bir mühendis çalıştırmak zorundadır.”

(Deniz ÇİL)

Yeni hastanenin kantini yıllık 450 bin TL’ye ihale edildi

 

Yeni Keşan Devlet Hastanesi binasındaki “Çalışmalar durdu” söylentilerine açıklık getiren Edirne İl Genel Meclisi’nin AK Partili Üyesi Adnan Vural, çevre düzenlemesi ile ilgili firmanın yaşadığı ufak bir sıkıntı olduğunu, ancak bunun da giderildiğini dile getirirken, hastanenin kantin ihalesinin gerçekleştirildiğini de bildirdi.

Vural, yapımına devam edilen ve büyük ölçüde tamamlanan Devlet Hastanesi’ndeki çalışmaların durduğu şeklindeki söylentilere açıklık getirdi. Hastanenin iç kısmındaki çalışmaların tamamlandığını bildiren Adnan Vural, “Yatakları kondu ve modern bir hastane Keşan’a yakın zamanda hizmet etmeye başlayacak. Ancak çevre düzenlemesi konusunda ilgili firmanın ufak bir sıkıntısı oldu. Sıkıntının giderilmesinin ardından çalışmalara yeniden başladı. Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği ve Sağlık İl Müdürlüğü ile görüşmelerde bulunduk. Şu anda çevre düzenlemesi çalışmaları yeniden başlamış durumda. Çevre düzenlenmesi çalışmalarının ardından hastane hizmete başlayacaktır.” dedi.

“Keşan Belediyesi de üzerine düşen görevleri yapmalı”

Sözlerinin devamında, hastane ile ilgili Sağlık Bakanlığı’nın üzerine düşeni yaptığını, Keşan Belediyesi’nin de üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğinin altını çizen Vural, “Örneğin kanalizasyon konusunda sıkıntılar var. Terfi binası yapılarak pompalarla pisliğin şehir kanalizasyonuna şebekeye aktarmalı. Bu konuda bir çalışma yok. Yolun durumu ortada. Son derece kötü. Köprü dar. Belediye Başkanımız menfez şeklinde yapılacağını söylemiş. Ancak bu çalışmaların biran önce yapılması gerek.” derken, ihalesi geçtiğimiz hafta içerisinde yapıldığını söylediği hastane kantini ihalesi ile ilgili şu bilgileri verdi; “Keşan Devlet Hastanesi yeni binasının bulunan kantinin ihalesi yapıldı. İhale Edirne Kamu Hastaneleri Birliğinde 8 firmanın katılımıyla gerçekleştirildi. İhale 148 bin 500 TL’den başladı. 450 bin TL’ye Havsa’dan bir işletme aldı. Aylık 37 bin 500 TL kira ödeyecek.”

“Teknik elemanlar incelemede bulunacak ve gereken yapılacak”

Son olarak, Boztepe köyüne giden yolda bulunan köprünün altında oluşan çukurlar hatırlatılan Adnan Vural, bu ve diğer çalışmalar hakkında da şunları söyledi; “Alt geçit İl Özel İdaresi ağında değil. Karayollarının yaptığını bir çalışma. Sıkıntıyı ilgililere ilettik. Teknik elemanlar incelemede bulunacak ve gereken yapılacak. Mezbaha-Boztepe arasındaki yolda stabilize çalışmaları devam ediyor. Önümüzdeki hafta tamamlanacak. Ayrıca İzzetiye-Bahçeköy arasında bir yolumuz var. Bu yolla ilgili talepler geliyor. Asfalt olmasa da bir düzenleme çalışması yapacağız. 45 köyümüzde mezarlık düzenlemelerini yapacağız. İlçe Başkanımız Hüseyin Boyalık ile konuyu Vali Bey’e aktaracağız.”

İlker GÜREL

 

Sorgut, hava kirliliği konusunda konuştu: “Sorunun çözümü konusunda işimiz, Allah’a kaldı”

Keşan’da çevreye duyarlılığıyla bilinen Mehmet Sorgut, yaptığı açıklamada; Keşan’da hava kirliliğinin bu yılda yüksek düzeyde olduğunu ve çözümü konusu konusunda toplantıların yapıldığı ancak, ilerlemenin kat edilemediğini belirterek, “Sorunun çözümü konusunda işimiz, Allah’a kaldı.” dedi.

“Keşan’da sorunlar sadece konuşulmakla

kalıyor ve çözüm için somut bir ilerleme yok”

Keşan’da hava kirliliği sorunun sürekli tartışıldığını hatırlatarak, sözlerine başlayan Sorgut, şunları söyledi: “Hava kirliliği konusunda, toplantılar düzenlenerek, soruna çözüme aranıyor ancak, değişen bir şey olmuyor. Hava kirliliği, bu yılda hissedilebilir düzeyde olduğunu gördük. Kirlilik oranının, Suriye’ye atılan gaz bombasından daha fazla olduğunu yetkili merciler tarafından açıklandı. Yaşananlar ortadayken, Keşan’da sadece sorunlar konuşulmakla kalıyor ve çözüm için somut bir ilerlemenin olduğunu görüyoruz. Sadece kirliliği seyretmekle kalıyoruz.”

“İşimiz Allah’a kaldı”

Mehmet Sorgut sözlerine şöyle devam etti: “Kirlilik nedeniyle, bir çok insan sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını görmekteyiz. Bende, sağlık sorunları yaşadım ve bir süre Edirne’de Trakya Üniverstesi’nde yatmak zorunda kaldım. Kaldığım süre zarfında, Edirne’de de ciddi bir kirliliğin yaşandığını gördüm. Edirne’de doğalgaz kullanılıyor ancak, kirlilik yine de devam etmektedir. Kirlilikten kurtulmak için doğalgaz çözüm olarak gösteriliyor. Ancak, doğalgaz kullanan birçok şehirde kirlilik yaşanmaya devam etmektedir. Dolayısıyla, ithal kömür ya da doğalgaz kullanımı kirliliğin çözümünde etkili olmuyor. Bu yılda, kirlilik anlamında her şey aynı tas aynı hamam devam etmektedir. Bizler yağmur duasına çıkıyorsak, kirliliğin yaşanmaması içinde rüzgar duasına çıkmak zorunda kalacağız. Kısacası, işimiz Allah’a kaldı.”

“Gelecek yılda, benzer kirlilik vak’aları yaşanacaktır”

“Kirlilik konusunda, yine toplantılar yapılacak ve alınan tedbirler masaya yatırılacak. Peki, gelecek yılda benzer sorunlar yaşanır mı?” şeklindeki soruya cevap veren Sorgut şöyle konuştu: “Gelecek yılda, benzer kirlilik vak’aları yaşanacaktır. Keşan’da belli bir hava akımı olmadığından ötürü sorun her yıl yaşanmaya devam edecektir. Doğalgaz gelecek ancak, birçok insan ekonomik nedenlerden ötürü geçemeyecektir.”

“Kirlilik konusunda durum vahim”

Mehmet Sorgut sözlerini şöyle tamamladı: “Kirlilik konusunda durum vahim. Keşan’da yeni sağlık sorunları yaşanmadan yetkililer biran önce çözüm anlamında somut adımlar atmalı. Aksi takdirde, bunun vebali büyük olacaktır.”

(Deniz ÇİL)

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250