Son Dakika
Balaban, kalker ocağıyla ilgili dava sürecini anlattı: “Adaletimize güveniyoruz..!!”Mustafa Sümbül: “328 hektarlık alanda plantasyon çalışmalarımız devam edecek”17. yaşına giren MBM Taşımacılık Şirketi’nin yöneticilerine seminer verildiBostancı, CHP’nin eleştirilerine cevap verdi: “Sahillerden kesinlikle kum almıyoruz”“Esnafın durumu iç açıcı değil”Kurum binalarında depreme dayanıklılık testi için örnek alınıyor“Yeni Enformasyon Teknolojileri ve Kütüphaneler” temalı Kütüphane Haftası kutlanıyorÇiftçi Ercan, tarım aleti üreten firmalara öneride bulunduVural, Çınar’ın “Kapasite” eleştirisine “Belediye binası” iddiasıyla cevap verdi“Kamelyalar, kaç paraya ihaleye çıkarıldı?”
Son Eklenenler

Balaban, kalker ocağıyla ilgili dava sürecini anlattı: “Adaletimize güveniyoruz..!!”

Saros Körfezi Mecidiye Turizm Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı İrfan Balaban, Mecidiye Köyü İbrice Limanı mevkiine açılmak istenen kalker ocağı hakkına değerlendirmelerde bulunarak, şunları söyledi: Kalker ocağının açılması konusunda, ne kadar başarılı olunup-olunmayacağını bilmiyoruz. Ancak, bu ocağın açılmaması için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Biz, Türk adaletine güveniyoruz ve halkın çıkarları doğrultusunda karar verileceğine inanıyoruz.”

::::::::::::::::::::::

Saros Körfezi Mecidiye Turizm Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı İrfan Balaban yaptığı açıklamada; Mecidiye Köyü İbrice Limanı mevkiine açılmak istenen kalker ocağı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Ocağın açılması bölgemizi ve

işlerimizi çok kötüye götürecektir”

Açıklamasına, “Kalker ocağının Mecidiye’de açılacak olması bizlerin işlerini daha da, kötüye götürecektir.” diyerek, başlayan Balaban, şunları söyledi: “Bölgemizde; turizm, sebze ve meyvecilik ile köy pansiyonculuğu faaliyetleri çok yoğun şekilde yapılıyor. Ancak, bu ocağın açılması bölgemizi ve işlerimizi çok kötüye götürecektir. Mecidiye’de yaşayan bazı insanlarımız ne yazık ki, açılmak istenen kalker ocağının ne anlama geldiğini bilmiyor! Kalker ocağını, taş ocağı gibi düşünüyor. Oysa ki, taş ocaklarından çok farklıdır. Kalker ocağında, 50 metre yakından bir takım patlamalar yapılabiliyor. Daha önce taş ocaklarında yapılan patlamalarda, bölgeye gelen yetkililer, ‘deprem mi oluyor?’ şeklinde söylemleri olmuştu. O zaman yetkililerde yaşanan durumun farkına varmışlardı.”

“Kalker ocağı da, açılırsa, günde 60

tane daha kamyon geçişi yaşanacak”

İrfan Balaban, sözlerine şöyle devam etti: “Taş ocağı ve kalker ocağında yapılacak patlatmaların yer altı sularının yönünü değiştirebilir. Denizdeki balıklara zarar verebilir. Bunun ötesinde, geçen yaz döneminde, toz bulutu köyün sınırına kadar geldi ve her yeri bembeyaz yaptı. Ayrıca, Uzunkum’a giden araçlar, köye dönüşünde bembeyaz olarak geri dönüyorlar. Yaşanan sorun ortada ve bunun çözümü konusunda elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz. Kalker Ocağı’na dair, Edirne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce, ‘ÇED (çevresel etki değerlendirmesi) gerekli değildir.’ yönünde karar verilmiş. Soruyorum: ÇED raporunu nasıl istemezler? Bunu anlamak mümkün değildir. Bölgede yaşayan insanlara gelip sormuşlar mı, araştırmışlar mı? Ayrıca, yetkililer gelsinler yol üzerindeki herhangi bir evde kamyonların gürültüsünden yatabilecekler mi? Kalker ocağı da, açılırsa, günde 60 tane daha kamyon geçişi yaşanacak.”

“Amacımız; bizden sonra gelecek

nesle güzel bir Mecidiye bırakmaktır”

Kalker ocağının açılması konusunda, ne kadar başarılı olunup-olunmayacağını bilmediklerini ancak, mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini ifade eden Balaban, “Bizim gelecek nesillere karşı bir sorumluluğumuz var. Gelecek nesil bir gün bizden hesap sorarsa, en azından mücadele ettiğimizi anlatırız. Amacımız; bizden sonra gelecek nesle güzel bir Mecidiye bırakmaktır. Bu konuda, karşı çıkması gerekenlerinde yaşanan bu tabloya seslerini çıkarmalarını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

“Adaletimize güveniyoruz”

İrfan Balaban, sözlerini şöyle tamamladı: “Kalker ocağıyla ilgili davayı kazanırsak, taş ocaklarına da, emsal teşkil edecektir. Biz, hukuksal anlamda Edirne Barosu Keşan Temsilciliği’nden destek istedik. Bu konuda, Edirne Barosu Çevre Komisyonu da, gerekli desteği vereceğini dile getirdi. Biz, Türk adaletine güveniyoruz ve halkın çıkarları doğrultusunda karar verileceğine inanıyoruz. Adalet, kalker ocağı konusunda gerekeni yapacaktır. Allah, yardımcımız olsun.”

(Deniz ÇİL)

Mustafa Sümbül: “328 hektarlık alanda plantasyon çalışmalarımız devam edecek”

Keşan Orman İşletme Müdürü Mustafa Sümbül, devam eden çalışmalar hakkında bilgiler verirken, ORKÖY Projesi ile ilgili Keşan’ın 6 köyünde çalışma yapıldığını söyledi.

Sümbül, endüstriyel plantasyon çalışmaları kapsamında yürütülen kesim çalışmalarının yapıldığı alanlara fidan dikiminde sona gelindiğini bildirerek, “Geçtiğimiz yıl endüstriyel plantasyon çalışması yaptığımız alanların tamamına fidan dikilişi yapıldı. Çamlıca köyü üstünde bulunan alanlarda da fidanlar dikildi. Bu yıl kesim yapılan alanlarda sonbaharda dikim yapacağız. 218 hektar sahada 350 bin fidan diktik. Şuanda endüstriyel plantasyon sahalarının boşaltılması çalışmalarına devam ediyoruz. Biten 3 bölge var. Endüstriyel plantasyon çalışmalarımız devam edecek. Kesim için 328 hektar programımız var. Üretim olarak ise 120 bin metreküp programımız var.” dedi.

“Bu yıl kişi başına 18 bin TL destek veriliyor”

Sözlerinin son bölümünde, ORKÖY Projesi ile ilgili olarak da bilgi veren Mustafa Sümbül, bu proje kapsamında 6 köyde çalışma yapıldığını dile getirerek, şunları söyledi; “Kimlerin ne kadar destek alacağı konusunda tespit çalışmaları yapıldı. Bu yıl kişi başına 18 bin TL destek veriliyor. %20 hibe olacak. Bunun karşılığında büyükbaş hayvan alacaklar.”

İlker GÜREL

17. yaşına giren MBM Taşımacılık Şirketi’nin yöneticilerine seminer verildi

Kuruluşunun 17. yılına girerek, köklü şirketler arasında yer alan MBM Taşımacılık Temizlik Hizmetleri Turizm gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. yöneticileri, kuruluş yılını kutladı.

MBM Taşımacılık Temizlik Hizmetleri Turizm gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Meriç ve yönetici kadrosu, şirketin 17. kuruluş yılı nedeniyle düzenlenen toplantıda bir araya geldi. 24 Mart 2017 Cuma günü, Antalya’da başlayan toplantıda, yönetici personeline yönelik, 3 gün süren bir seminer verildi. Seminerin tamamlanmasının ardından, Meriç tarafından, yönetici kadrosuna günün anlam ve önemini belirten plaketler takdim edildi. Mehmet Emin Meriç, 17. yılına giren şirkette başarılı çalışmalarından dolayı tüm personeline teşekkür ederken, başarı dolu nice yılların geride bırakılması temennisinde bulundu. Yönetici kadrosu da, Meriç’e teşekkür ederek, şirketin geleceği için en iyi şekilde çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

İlker GÜREL

Bostancı, CHP’nin eleştirilerine cevap verdi: “Sahillerden kesinlikle kum almıyoruz”

Enez Belediye Başkanı Abdullah Bostancı yaptığı açıklamada; yaz dönemi için yapılan hazırlıklar ve CHP Enez İlçe Başkanlığı’nın Enez Belediyesi’nin yasalara ayıkırı şekilde kaçak kum çektiği yönündeki eleştirileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Turizm denildiğinde sadece deniz olarak olaya bakılmamalı”

Edirne Valisi’nin başkanlığında turizm hedefleri doğrultusunda, toplantı düzenlendiğini hatırlatarak, sözlerine başlayan Bostancı, “Toplantıya katılım beklenenin üzerinde oldu. Toplantıda; turizm bölgelerinde nelerin yapılabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Turizm denildiğinde sadece deniz olarak olaya bakılmamalıdır. Tarih ve doğal güzellik olarak, gezilebilecek alanlar şekilde düşünülmesi gerekiyor. Enez’de bu tarihi ve doğal güzelliklerin hepsi mevcuttur. Örnek vermek gerekirse; Gala Gölü ve bazı değerlerimizi sayabiliriz.” dedi.

“Kıyı kenar çizgisinde kalan alanlarda yetkiler netleştirilmelidir”

Sahillerde yaşanan sorunlarında dile getirildiğini vurgulayan Abdullah Bostancı sözlerini şöyle sürdürdü: “Sahillerde, kıyı kenar çizgisinde kalan alanlarda yetkiler anlamında bazı karmaşaların yaşandığını anlattık. Bu yetkilerin sabitlenip, netleştirilmesi gerektiğini söyledik. Ayrıca, denizdeki hal ve hareketlerinde düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü belediyelerin denizin içine kanunun gereği karışamıyor. Ama denizde yaşanabilecek herhangi bir kirlilikte ya da insanları rahatsız edici bir durumun olması halinde, ‘belediye başkanı nerede?’ şeklinde eleştiriliyor. Belediye başkanından herkes bir şeyler bekliyor ama yetkilerinin ne olduğunu kimse bilmiyor. Denizin içerisinde yapılabilecek herhangi bir faaliyette, belediyelerinde görüşlerinin alınması gerekiyor.”

“Müezzinoğlu, Enez’e yeni yatırımların gelmesi için söz aldık”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun bölge ziyaretlerinde kendisiyle görüşme fırsatı bulduğunu aktaran Bostancı, “Enez’in geçmişe göre, çehresinin çok fazla değiştiğini ve yapılan yatırımlardan memnun olduğunu dile getirdi. Enez’e yeni yatırımların yapılması konusunda bizlere söz verdi. Enez’in büyümesine, bakanımızın katkısı çok büyüktür. Yine bakanımız sayesinde, geçmiş dönemden kalan borçları öteledik. Yeni fabrikalar kurduk.” şeklinde konuştu.

“Geçen yıla göre; daha kalabalık olacağını düşünüyorum”

Yaz döneminden beklentiler hakkında değerlendirmelerde bulunan Abdullah Bostancı, şunları söyledi: “Geçen yıl sahillerimizde ciddi bir yoğunluk yaşadık. Bu yıl, geçen yıla göre; daha kalabalık olacağını düşünüyorum. Şuanda, eksikliklerimizin olup-olmadığını tespit ediyoruz ve var olan eksikliklerimizi gidermeye çalışıyoruz. Sahillerimizde, çevre düzenlemesini yaparak, su ve elektrik gibi diğer alt yapıyı da yaparak, yaz dönemine hazırlanıyoruz.”   

“Sahillerden kesinlikle kum almıyoruz”

“CHP Enez İlçe Başkanlığı tarafından Enez Belediyesi’nin yasalara ayıkırı şekilde kaçak kum çekildiği yönünde iddiaları bulunuyor. Konu hakkında da, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Bu konuda, ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya cevap veren Bostancı, şunları söyledi: “Enez’e 100 milyon liralık yatırım yapılıyor. Dolayısıyla, yaptığımız bir takım çalışmalar var. Belediye başkanı olarak, bana hırsızlık, namussuzluk yaptığıma yönelik hiçbir şey diyemiyorlar. Neymiş kaçak kum (!) alıyormuşuz. Bunlar bir bardak suda fırtına kopartıyorlar. Halbuki, şikayet eden zihniyet mezarlıktan 300-400 kamyon kumu alarak, gölü doldurdular. Hatta, başka yerlere sattılar. Şimdi de, sahillerden kum aldığımızı iddia ediyorlar. Ama biz, sahillerden kesinlikle kum almıyoruz. Bizleri şikayet edenler, belediyeyi 60 milyon lira zarara sokan insanlardır. CHP’den gelecek dönem için belediye başkan adayı olmak isteyen bazı arkadaşlarımız yaptığımız hizmetlerden şikayetçi konumdadır. O fotoğraflarda yer alan araçlar ise, bizim işletmemizin olduğu yerlerdir. Bu alanı başka yer olarak, dile getiriyorlar.”

“Amaç; belediye hizmetlerini durdurmak”

Abdullah Bostancı sözlerini şöyle tamamladı: “Bunların sürekli şikayetlerde bulunmasının amacı; belediye hizmetlerini durdurmaktır. Enez’i çok sevdiklerini söylüyorlar ama ilçeye en büyük hainliği yapıyorlar.”

(Deniz ÇİL)

“Esnafın durumu iç açıcı değil”

Keşan Madeni Eşya ve Demirciler Esnaf Odası Başkanı Hüseyin Erkan, yaptığı açıklamada; esnafın durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirtti.

“İşlerin kötü olmasından dolayı artık kafayı yemek üzereyiz”

Esnafın işlerinin uzun zamandan bu yana durgun olduğunun altını çizerek, sözlerine başlayan Erkan, şunları söyledi: “Yaşanan durgunluk sadece Keşan’da değil; tüm Türkiye genelinde yaşanmaktadır. Esnafın durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Esnaf olarak, işlerin kötü olmasından dolayı artık kafayı yemek üzereyiz. Bu konuda sürekli vekillere sorunlarımızı dile getirdik ancak, çözüm anlamında hiçbir adım atıldığını görmedik. Esnafın sorunlarına çok fazla eğilmediklerini düşünüyorum. Küçük esnafı artık, düşünen yok.”

“Parayı alan esnaf, hayal kırıklığına uğruyor”

Açıklamasına, “Devletimiz, KOSGEB tarafından esnafa 50 bin lira verilecek diyor.” diyerek, devam eden Hüseyin Erkan, “Devletimiz 50 bin lira verilecek diyorsa, bu para küçük esnafa verilir. 50 bin lira çok, birine 30 bin lira diğerine 20 bin lira vereyim demekle iş olmaz. Baştan 50 bin lira denilip, bu miktar birden düşerse, parayı alan esnafta hayal kırıklığına uğrar. Baştan ne kadar verileceği dile getiriliyorsa, o miktar verilmeli. İşini büyütecek esnafa ve daha fazla istihdamın sağlanması için devletin gerekli desteği vermesi gerekiyor. Ama bazı esnaf arkadaşlarımızın Bağkur’a ve Vergi Dairesi’ne borcu yok ancak, bankadan kredi çekmesi nedeniyle, KOSGEB’ten yararlanamadığını görüyoruz.”

“Esnafın durumu çok iç açıcı değil”

Küçük esnafın işlerinin her geçen gün kötüye gittiğini aktaran Erkan, “Yeni işyerleri açıldığı gibi, bir çok işletmede kepenk kapatıyor. Hatta, yeni açılan bazı işletmelerde, çok kısa süre içerisinde kepenk kapatma noktasına geliyor. Yaşanan bu durum, esnafın işlerinin ne kadar kötü olduğunun bir göstergesidir. Esnafın durumu çok iç açıcı değil.” dedi.

“Devlet, işletmelerin maliyetinin yüzde 50’sini karşılamalı”

İşletmelerin kepenk kapatmasının gerekçeleri hakkında da, düşüncelerini anlatan Hüseyin Erkan

şunları kaydetti: “İşletmelerin maliyetleri her geçen gün artmaya başladı. Çünkü işyerinin kirası, çalışanın sigortası, kendi sigorta primleri ve birçok kalemi göz önüne aldığımızda, esnafın dayanması zor. Esnafında bakacağı bir evi ve ailesi bulunmaktadır. Ancak, devletin işvereni rahatlatma ve nefes aldırma adına maliyetin yüzde 50’sini karşılaması gerektiğini düşünüyorum.”

“Bölümlerin kapanmasıyla birlikte artık yetişen gençlerde olmuyor”

Erkan sözlerini şöyle tamamladı: “Keşan ve Türkiye genelinde artık, yeterli sayıda ustaların yetişmediğini görüyoruz. Örnek vermek gerekirse; sanat okullarında, 3 bölümün kapandığını görüyoruz. Bölümlerin kapanmasıyla birlikte artık yetişen gençlerde olmuyor. Gençler yetişmediği içinde gelecek süreçte, ciddi sıkıntıların yaşanacağını düşünüyoruz.”

(Deniz ÇİL)

 

Tüm Kategoriler

Gündem

Siyaset

Tarım

Bölgesel

Dünya

Ekonomi

Resmi İlan

Spor

Teknoloji

Sponsorlar

250x250